“SOYKIRIM” TASARISI = PROTOKOL TUZAĞI - Dr. Ali ASKER - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









“SOYKIRIM” TASARISI = PROTOKOL TUZAĞI - Dr. Ali ASKER
Tarih: 05.03.2010 > Kaç kez okundu? 2076

Paylaş


05 Mart 2010

ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi “Ermeni Soykırımı” tasarısını 1 fark oyla kabul etti. ABD ve Türkiye arasındaki ilişkiler gerildi. Bundan sonra ne gibi gelişmeler olabilir?



Karar Krizi Üç Bölümden ibaret karar metnine göre Ermeni Soykırımı, Osmanlı İmparatorluğu tarafından tasarlanmış ve 1915”ten 1923”e kadar uygulanmıştır. Yaklaşık 2 milyon Ermeni”den 1.5 milyon erkek, kadın ve çocuk öldürülmüş, hayatta kalan 500 bin kişi evlerinden sürülmüş ve bu durum, Ermenilerin tarihi vatanlarındaki 2 bin 500 yıllık varlıklarının ortadan kalkmasıyla sonuçlanmıştır. Karara göre güya Ermenilere karşı yapılan “soykırımın” Hitler”in Yahudilere karşı soykırım uygulamasına gerekçe oluşturmuştur. Kararın politik açıklamasında Başkan”a her yıl Ermeni Soykırımı”nı anma mesajında 1.5 milyon Ermeni”nin sistemli ve kasten yok edilmesini "soykırım" olarak tanıması ve ABD”nin Ermeni Soykırımı”na karşı yaptığı müdahalenin onurlu tarihini hatırlatması çağrısı” yapılmaktadır. Tasarı 22”ye karşı 23 oyla kabul edildi. Sürece başkanlık eden Yahudi kökenli Demokrat politikacı Howard Berman”ın taraflı davrandı ve tasarıyı geçirmek için içtüzüğü adeta zorladı. Berman oylama için zamanın dolmasına rağmen süreyi birçok kez uzattı. Tasarı lehindeki oylar öne geçer geçmez ise oylamayı bitirdi. Nitekim oylar Türkiye lehine 20-18 iken oturumu uzatarak Türkiye aleyhinde 22-23 oyla karar almağı sağladı. Karar; Ermenistan tarafından memnunlukla karşılandı. Türk hükümetinin yaptığı resmi açıklamada tasarının, 1915 olaylarına ilişkin olarak içerdiği somut tarihi hataların yanı sıra, tamamen tek yanlı bir yaklaşımla hazırlandığı, tasarının, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi”nde kabulünün arzu edilmeyen sonuçlara yol açacağına vurgu yapıldı. ““ Alınan ilk önlem ise Türkiye”nin ABD”deki büyükelçisi Namik Tan”ı istişarelerde bulunmak için Ankara”ya çağırmak oldu. Şimdi Ne Olacak Türkiye”nin bundan sonra atacağı adımlar konusunda değişik fikirler seslenmektedir. Genel kanaat, kararın Temsilciler Meclisinde görüşülmesinin engellenmesi için çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiği yönündedir. Nitekim 2000 ve 2007 yılları da örnek gösterilerek “asıl mücadelenin Genel Kurulda yaşanacağı ifade edilmektedir. Tasarılar 2000 ve 2007 yılında Amerikan Başkanlarının oldukça güçlü müdahaleleri sonucunda engellenmiştir. Dün basına yansıyan haberlerde Obama”nın tasarının geçmesine karşı olduğu söylenmektedir. Obama yönetimi tasarının geçmemesi için Kongre”ye tavsiyede bulundu. Ayrıca Dışişleri Bakanı H.Clinton”ın komite başkanı Howard Berman”la görüşerek, kendisine Türkiye-Ermenistan arasında imzalanan protokoller ve yaşanan ilerlemeler göz önünde bulundurulduğunda, tasarının geçmesinin iki ülke ilişkilerine zarar vereceği uyarısında bulundu. Gerçekten ABD yönetimi, Başkan Obama tasarının kabulü sürecini engellemeye çalışır mı? Öncelikle şunu vurgulamak gerekir: Bundan önce yaşanan süreçlerde ABD yönetimi başından itibaren olaya müdahale eder ve karar alınmasını engellerdi. Hatta 2007 yılında Başkan G.Bush teker teker komisyon üyeleriyle görüşmüştü. Komisyon üyelerine ülkenin üç eski savunma bakanları ve sekiz dışişleri bakanları tarafından imzalanmış Türkiye lehine iki mektup gönderilmiştir. Fakat bu defa böyle bir şey yaşanmadı. Zaten bu süreci tetikleyen, başlatan ve yürüten kişinin Obama olduğu da herkes tarafından bilinen gerçekliktir. Bu yüzden ilerideki süreçte de Obama yönetimi samimi davranmayacaktır. Dahası “tasarının engellenmesini” Türkiye”ye karşı bir pazarlık konusu haline getirecektir. Yani ABD Başkanı 24 Nisan gelmeden protokollerin Türkiye parlamentosundan geçmesini sağlamak için baskı yapacaktır. Türkiye”nin ise ulusal çıkarlarına ters düşen bu belgeleri onaylamaması gerekir. Böyle bir adımın atılması; 1) Azerbaycan”la ilişkilerde iplerin tamamen kopması. 2) Sözde soykırım ve toprak iddialarının dolaylı olarak tasdik edilmesi anlamına gelecektir. Buna karşılık elde edeceği kazanım ise “bir senelik nispi rahatlama” olacaktır. Çünkü sözde soykırım konusu her sene gündeme getirilen, değişik çevrelerin rant sağladığı ve önemli paraların döndüğü bir olgudur. Dikkat edilmesi gereken önemli bir husus; tasarıya karşı oy kullananların hiçbirisi Türkiye”nin bu konularda suçsuz olduğu veya Ermeni iddialarının gerçekçi olmadığı gerekçesiyle oy kullandıklarını ifade etmemişler. Karşı oy kullanmanın tek nedeni olarak tasarının ABD”nin çıkarlarına ters düşmesidir. Örneğin Cumhuriyetçi Dan Burton: “İki ülke bir anlaşma yapmaya çalışıyor. Bir sonuca ulaşmak için tüm tarihi gerçekler inceleniyor, bence en iyi çözüm yolu bu. 21. yy”dayız, askerlerimiz savaşta ve Türkiye”de güvenliğimiz için çok önemli olan bir üssü kaybetme riskiyle karşı karşıyayız” demiştir. Bu süreci değerlendirdiğimiz zaman bazı önemli hususların altını çizmek gerekiyor. Maalesef son bir yıl içinde bu yönde yaşanan gelişmeler Türkiye”nin aleyhinde oldu. Türkiye”nin gündemi yapay konularla meşgul edilirken, Ermeni konusunda ABD politikalarının doğurduğu tehlikeler hep arka plana atıldı. Ermeni sorununa ilişkin Türkiye kısa vadeli, 2-3 aylık politikalar geliştirmemeli, bunun “Türkiye”den taviz koparma” aracına dönüşmesine fırsat vermemelidir. Türkiye Kafkaslarla ilgili bölgesel politikasını değiştirdi. Yakın müttefiki ve komşusu Azerbaycan”la ilişkileri büyük yara aldı, karşılıklı güven sorunu ortaya çıktı. Türkiye”nin protokollerle ilgili beklentilerinin hiçbirisi gerçekleşmedi. Avrupa “demokrasilerinde” soykırım yoktur demenin suç oluşturduğu bir ortamda Türk kamuoyunda “tarihimizle barışmak”, “özür dilemek” gibi söylem ve eylemler geliştirildi. Türk dış politikası Ermenistan”la kırmızı çizgileri ortadan kaldırıldığını açıkladı. Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından işgali ve Karabağ konusunu öncelikli şart olmaktan çıkardı. Zaman geçtikçe sürecin Türkiye aleyhine geliştiği daha da belirginleşti. En azından bu aşamadan sonra Türk Dış politikası “Ermeni sorunu”yla ilgili gerçekleri görmeli ve bu yönde politika geliştirmeli. Ermenistan”la ilişkilerin kurulması, sözde Ermeni soykırımı, sınırların karşılıklı tanınması, toprak iddiaları gibi konular Türkiye”ye karşı yönelik düşmanlık politikasında bir bütünün parçalarıdır. Sözde “Soykırım Tasarısının” komitede onaylanmasıyla Türkiye”nin de protokolleri imzaya sunmama hakkı doğmuştur. Bugün Türk Dışişleri Bakanı A.Davutoğlu düzenlediği basın konferansında hükümetin tepkilerini dişle getirdi. Türkiye”ye baskı yaparak bir şeyler elde etmenin mümkün olmayacağını dedi. Alınan kararın Türkiye-Ermenistan protokollerin parlamento onayından geçirilmesini imkansız kıldığını söyledi. Ayrıca Karabağ konusunda somut ilerleme sağlanmasının da bu süreci yakından etkileyeceği uyarısında bulundu. En azından bugün Türk dış politikası değişen şartlara bağlı olarak bu zamana kadar devam eden sürecin hesabını yapmalı, sekteye uğramış “Ermeni açılımını” sağduyu ve akliselimle yeniden gözden geçirmelidir. Unutulmamalı ki faydalı statüko faydasız değişimden daha önemlidir. Dış politikada “taşları yerinden oynatmak” taşın ayağa düşme riskini de doğurabilir.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 27
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 799
Toplam Tekil 1641154
IP 54.167.149.128






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.811 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu