BASIN BÜLTENİ Özgürgün: “Her Kıbrıs Türk’ü tarihini çok iyi bilmeli ve geçmişten ders çıkarmalı” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Özgürgün: “Her Kıbrıs Türk’ü tarihini çok iyi bilmeli ve geçmişten ders çıkarmalı”
Tarih: 02.08.2017 > Kaç kez okundu? 73

Paylaş


Başbakan Hüseyin Özgürgün, her Kıbrıs Türkü’nün tarihini çok iyi bilmesi ve geçmişte yaşananlardan dersler çıkarması gerektiğini belirterek “Kıbrıs Türk halkı olarak geleceğimize yön verirken, hangi yollardan geçtiğimizi, ne koşullarda bugün sahip olduğumuz devletimizi kurduğumuzu asla unutmamalı, bu bilinçle hareket ederek KKTC’yi daha ileriye taşımak için çok çalışmalıyız” dedi.

Başbakan Özgürgün, 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında Kıbrıs Türklerinin, Kıbrıs’ta yüzyıllar boyu verdiği varoluş mücadelesinin simgesi olan 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı’nda, Kıbrıs Türk tarihinde gerçekleşen 3 önemli olayın yıl dönümünü aynı günde kutlamanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, şunları kaydetti:

“1 Ağustos tarihi, Kıbrıs'ın fethinin 446'ıncı, Türk Mukavemet Teşkilatı'nın 59'uncu, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın ise 41'inci kuruluş yıldönümü olarak şanlı tarihimizdeki yerini almış ve bu topraklarda verilen onurlu mücadelelerin en büyük ifadesidir.

Kıbrıs Türkleri bu adada varlığını korumak, huzur ve güven ortamı içerisinde bir yaşam sürebilmek adına büyük bedeller ödemiştir. Kıbrıs Türk halkı bugünlere, birçok zorluğa göğüs gererek, canını, malını ortaya koyarak, büyük fedakarlıklar ve acılar sonucunda ulaşmıştır. Tarihi süreçte yaşananları unutmak asla mümkün değildir. Her Kıbrıs Türkü’nün tarihini çok iyi bilmesi ve geçmişte yaşananlardan dersler çıkarması gerekmektedir. Kıbrıs Türk halkı olarak geleceğimize yön verirken, hangi yollardan geçtiğimizi, ne koşullarda bugün sahip olduğumuz devletimizi kurduğumuzu asla unutmamalı, bu bilinçle hareket ederek KKTC’yi daha ileriye taşımak için çok çalışmalıyız. İnanıyorum ki, geçmişimizden aldığımız güçle geleceğe daha emin adımlarla ilerleyecek ve ülkemizi daha refah günlere ulaştıracağız.

Bu anlamlı gün vesilesiyle, canlarını ortaya koyarak bu toprakları vatan yapan tüm Aziz Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi ve varoluş mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anar, her koşulda destekleri ile Kıbrıs Türkü’nün yanında olan Anavatan Türkiye’ye, tüm TSK ve GKK mensuplarına teşekkürlerimi sunar, tüm halkımızın ‘1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı’nı en içten duygularla kutlarım.”



Özgürgün: “GKK, KKTC’nin yüz akı olmaya devam eden önemli bir kurum”



Başbakan Hüseyin Özgürgün, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı (GKK) Tümgeneral Yılmaz Yıldırım’ı kabul etti.

Başbakan Hüseyin Özgürgün kabulde yaptığı konuşmada kurulduğu 1976 yılından beri en zor koşullarda görev yapan GKK’nın, KKTC’nin yüz akı olmaya devam eden önemli bir kurum olduğunu söyledi.

Kara ve deniz olmak üzere iç ve dış güvenliği sağlamakta olan GKK’nın çok önemli bir görev yürüttüğünü belirten Özgürgün, 1 Ağustos 1958 ile 1976 tarihlerinin Kıbrıs Türk halkının var oluşunda dönüm noktaları olduğunu kaydetti.

GKK, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Polis Genel Müdürlüğü ve geriye kalan diğer kurumların özellikle Kıbrıs sorununun gündemde olup olmadığına bakmaksızın başarılı görevler yürütmekte olduklarını belirten Özgürgün, bu kapsamda 1 Ağustos’u bir kez daha sevinçle kutladıklarını ifade etti.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım ise ziyareti; GKK’nın 41’inci, TMT’nin 59’uncu ve Kıbrıs’ın fethinin 446’ncı yıldönümünde, KKTC’nin güvenlik ve emniyetini sağlayan kurum ve kuruluşlar olarak bağlılıklarını bildirme amacıyla gerçekleştirdiklerini ifade etti.

“Güvenliği en iyi şekilde yerine getirmeye gayret gösteriyoruz” diyen Yıldırım, Başbakan Özgürgün ile hükümete katkıları için teşekkür etti.



Akıncı, Eide’yi kabul edecek; akşama veda resepsiyonuna katılacak



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakereler üzerinde rapor hazırlamakta olan Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’yi yarın kabul edecek.

Cumhurbaşkanı Akıncı, yarın ayrıca Eide’nin görev süresinin dolması dolayısıyla ara bölgedeki Ledra Palace Otel’de vereceği veda resepsiyonuna katılacak.

Cumhurbaşkanı Akıncı, 4 Ağustos’ta da, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide’nin ayrılışı nedeniyle onuruna, Cumhurbaşkanlığı’nda bir veda resepsiyonu verecek. Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü Basın Sözcüsünün Ofisinden yapılan açıklamada, ülkesi Norveç’te 11 Eylül’de yer alacak genel seçimlerde aday olan Eide’nin, seçime kadar BM’deki görevinden istifa etmesi gerektiği, bunu da BM Güvenlik Konseyi’ne Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik görüşmelerle ilgili raporunu sunduktan sonra yapacağı, bu nedenle görevinden ayrılış tarihinin de net olmadığı belirtildi.



Denktaş: "Kapalı Maraş'ın açılmasına olumlu bakıyorum"



Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı ile 43 yıldır hem yerleşime hem de iskana kapatılan ve kamuoyu tarafından "Hayalet Şehir" olarak adlandırılan Kapalı Maraş'ın açılmasına son derece olumlu baktığını belirterek, "Burayı böyle tutmak yerine hem siyaseten hem ekonomik açıdan bir ihtiyacın giderilmesinin zamanı gelmiştir." dedi.

Denktaş, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Kıbrıs müzakerelerinde, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'ne verilmiş misyon çerçevesinde iki toplumlu ve iki kesimli federasyon temelinde çözüm arayışının uzun yıllar sürdüğünü belirtti.

Sürekli görüşülmesine ve çözüm için masaya oturulmasına rağmen Kıbrıs sorununda bir yere varılamadığına işaret eden Denktaş, bu parametrelerle görüşmelere devam edilmesinin anlamının kalmadığını söyledi.

Başbakan Yardımcısı Denktaş, geçen süre içinde dünyanın Rum tarafına adanın bütününü temsil rolü biçtiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Rum tarafı da kendisine biçilen bu rolü içselleştirmiş ve artık Kıbrıs Cumhuriyeti'ni bir Rum Cumhuriyeti olarak görmektedir. Çözüm dendiğinde de kendilerine ait Helenleşmiş bir Kıbrıs Cumhuriyeti içerisinde, Türkçe bilen AB vatandaşlarının bulunduğu bir ortamı yaratmak istemektedir. Hiçbir şekilde elinde var olan ve dünya tarafından kendisine verilmiş olan yetkileri bizimle paylaşmak istememektedirler. Bu nedenle de bir sonuca ulaşılamamaktadır. Tarafların eşit olmadığı bir topluluk ile bir devlet eşit federasyon oluşturulamaz."

Denktaş, Rum tarafıyla bu parametrelerle görüşmeye devam edilmesinin kendilerini hiçbir noktaya taşımayacağının çok açık şekilde ortaya çıktığını söyledi.

BM'nin ara buluculuğuyla hazırlanan 2004'teki Annan Planı'nı, Rum tarafının reddettiğini anımsatan Denktaş, "Biz buna rağmen yine de görüşmeye devam ettik. Bir kez daha gördük ki bu işin liderlerin değişmesiyle bir alakası yok. Önce Rauf Denktaş suçlandı. Arkasından Mehmet Ali Talat geldi, olmadı. Derviş Eroğlu geldi, olmadı. Şimdi Mustafa Akıncı geldi. Netice yine sıfır, elde var sıfır. Rum tarafının düşüncesi sabittir. Kıbrıs Türk tarafının hassasiyetleri bellidir. Bu şekilde bir yere varılamayacağı aşikardır." ifadelerini kullandı.

Uluslararası hukuk çerçevesinde uluslararası toplumun kabul edebileceği adımlar atılması gerektiğini ifade eden Denktaş, bu adımların KKTC'ye ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan fayda sağlaması gerektiğine vurgu yaptı.

Denktaş, "Türkiye ile ilişkilerimizi birkaç uluslararası anlaşmayla farklı noktalara getirmemiz gerekir. Savunma ve iş birliği anlaşmaları bunlardan biridir. Biz, kendi anlaşmamızı yapmalıyız." dedi.

Türkiye'nin yıllardır KKTC'yi uluslararası toplumla buluşturduğuna dikkati çeken Denktaş, şunları söyledi:

"Onun için müteşekkiriz. Bir anlaşma ile dış temsiliyetimizi, Türkiye ile yapacağımızı resmen beyan etmemiz gerekir. Bir de serbest ticaret anlaşmasını, Türkiye ile yapmamız gerekir. Şu anda 600 binlik bir ekonomik pastamız var. Bu 600 binlik pastamızı 85 milyon 600 bine çıkarmamız lazım. Rumlar, bu imkanları kullanmak suretiyle Türkiye'nin Rum iş adamları için de bir fırsat olduğunu anlar. Rum tarafıyla eşit pazarlık masası kurulursa o zaman iki eşit arasında bir federasyon oluşur. Federasyon ancak ve ancak eşitler arasında kurulmasıyla yaşar."

Kıbrıs'ta yaşayan Maronitlerin köylerine dönmesine gerek cumhurbaşkanı gerek partilerin olumlu yaklaşmasıyla bir devlet politikası haline dönüştüğünü dile getiren Denktaş, KKTC'de kalan dört eski Maronit köyünün yerleşime açılacağını söyledi.

Denktaş, Kıbrıs Maronitlerinin 1974'te köylerinden ayrılmasından sonra kendi hayatlarını kurduklarını belirterek, "Bu bizim için önemli bir adımdır. Rum tarafının ne tür tepki vereceğini düşünmeksizin atılan adımdır. Bunun alt yapısının hazırlanması, köylerin yeniden düzenlenmesi, inşaatların yeniden başlaması, oraya gelecek kişilerin durumunun ne olacağı, cumhurbaşkanının oluşturduğu bir teknik heyet tarafından çalışılıp ele alınacaktır. Kısa bir süre sonra da hayata geçecektir. Önemli bir açılımdır. Olumlu baktığımız bir yaklaşımdır." diye konuştu.

"Kapalı Maraş'ın açılmasına son derece olumlu bakıyorum." diyen Denktaş, bölgenin faaliyete geçmesinin Rum ve Türkün birlikte yaşayabileceğinin ve çalışabileceğinin görülmesi açısından önemli bir açılım olacağını söyledi.

Serdar Denktaş, Kapalı Maraş'ın açılmasının, başta inşaat olmak üzere birçok sektörü etkileyeceğini belirterek, "Bu, o bölgeyi yeniden canlandırabilir. 'Çözüm olacak, iade ederiz' diye yıllarca kapalı tutuk. Olmadı çözüm. Peki, artık o zaman burayı böyle tutmak yerine hem siyaseten hem ekonomik açıdan bir ihtiyacın giderilmesinin zamanı gelmiştir. Ancak bütün fizibilite çalışmalarından tutun her tür eksiği gediği çok iyi çalışılmalı, iyi düşünülmeli ve bu adım ona göre atılmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.



Nami: “Süreç Rum tarafının yeni adım atmayı reddetmesi ile çöktü”



Müzakereci Özdil Nami, Crans Montana’daki temel ayrılığın Rum tarafının, BM Genel Sekreteri’nin belirlediği çerçevede ilerlemeye yaklaşmamasından kaynaklandığını belirtti. Nami, “Bu süreç garantiler yüzünden veya asker sayısındaki fikir ayrılığından çökmedi esas çökme sebebi Rum tarafının yeni adım atmayı reddetmesi oldu” ifadelerini kullandı.

Müzakereci Özdil Nami, Kıbrıs konusunda Crans Montana ve bundan sonraki süreci BRT’ye değerlendirdi.

BM Genel Sekreteri’nin belirlediği çerçeveyi özetleyen Nami, Crans Montana’daki çerçeveyi; “müdahale hakkında başka bir modele sahip yeni garanti sistemi oluşturulması, asker sayısında indirime gidilmesi ancak nihai sayının Başbakanlar düzeyinde belirlenmesi, dönüşümlü başkanlığın mutlak kabul edilmesi ve 2’ye bir oranının aranması, federal konularda olası bir tıkanıklığın aşılması mekanizma oluşturulması ve 1 olumlu oy aranması, Türkiye vatandaşlarına eşdeğer muamelede adilane çözüm bulunması, mülkiyette ise Kuzeye verilecek mülkte kullanıcılara bakılması, Rumlara bırakılacak mülkte ise ilk sahiplerine öncelik verilmesi” şekilde aktardı.

Rum liderliğinin bu çerçevede adım atma iradesi bulunmadığını yineleyen Nami, ‘‘Bu çerçeveyi Rum tarafının reddetmesi nedeniyle BM Genel Sekreteri’nin konferansı bitirmek dışında bir seçeneği kalmadığını” belirtti.

Müzakereci Nami, BM parametrelerine ilişkin tartışmalara da açıklık getirdi.

BM parametreleri ile ilgili Türk tarafının bir sıkıntısı bulunmadığını kaydeden Nami, “BM parametresi çerçevesine en uygun davranan biz olduk, sıkıntı Rum tarafının BM parametrelerini reddetmesinden çıktı, dolayısıyla sorgulanması gereken budur’ ifadelerini kullandı.

Müzakereci Nami, bundan sonra izlenecek politikaya yönelik de görüşlerini aktararak, “Bundan sonraki adımlarda dünya lisanını kullanarak Rum tarafını çözüme zorlayıcı davranmak hedefimiz olmalı” dedi.

Kıbrıs’ta her iki tarafın da düşünme ve değerlendirme dönemine girdiği hatırlatmasını yapan Nami, “Rum tarafına sırtını dönenen, dünyayı karşısına alan bir politika izlenmeyeceğini” belirtti.

Nami, “Bu değerlendirmeden ne çıkar bilemeyiz ancak ne çıkmaması gerekir söyleyebilirim, Rum tarafına sırtına dönen Türk politikası olmamalı, kararlı şekilde ne istediğini bilen yapıcı dostluk elini uzatan bir politika lazım, işbirliği ortamını zorlayacak yaklaşımla daima sürecin liderliğini elinde tutan bir politika oluşturmamız lazım” diye konuştu.

Maraş konusunda iddiaları da yanıtlayan Özdil Nami, “Kapsamlı çözüm çerçevesinde atılacak adımların kapsamlı çözüm dışında atılmasını kimse beklemesin… dünyayı karşımıza almayacağız ve dostluk elini havada tutacağız; bu iki ilke doğrultusunda gerekli değerlendirme yapılacaktır, eğer kendi çıkarlarımıza uygun görürsek bunu yaparız, Maraş konusu mu olur başka konular mı olur kendi içinde değerlendiririz” ifadelerini kullandı.



1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı kutlandı



1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı tören ve etkinliklerle kutlandı.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın 41’inci, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın 59’uncu ve Kıbrıs’ın fethinin 446’nci yıl dönümü dolayısıyla dün Başkent Lefkoşa’da iki tören düzenlendi.

İlk tören Atatürk Anıtı’nda, ikinci tören ise Şehitler Abidesi’nde yer aldı.

Törenlere Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Güvenlik Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Cemal Volkan, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanı Erdoğan Çelebi, Polis Genel Müdürü Süleyman Manavoğlu, bazı milletvekilleri ve muharip derneklerin temsilcileri katıldı.

Atatürk Anıtı’ndaki tören Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım’ın tören birliklerini selamlamasıyla başladı.

Protokol sırasında göre çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu ve istiklal marşı ile bayrakların göndere çekilmesiyle devam eden törende Tümgeneral Yılmaz Yıldırım Anıt Özel Defteri’ni imzaladı.

Yıldırım; ‘Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı olarak bizler, dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türkü’nün esenliğini ve mutluluğunun, barışı korumanın teminatı olmaya devam edeceğiz’ ifadelerini kullandı.























Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 23
Dün Tekil 876
Bugün Tekil 58
Toplam Tekil 1934206
IP 54.162.152.232






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































30 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Vatan ne Türkiyedir Türklere ne Türkistan,
Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: TURAN
(Ziya GÖKALP)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.312 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu