BASIN BÜLTENİ Akıncı, KKTC de bulunan yabancı parlamenterleri ve basın mensuplarını kabul etti - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı, KKTC de bulunan yabancı parlamenterleri ve basın mensuplarını kabul etti
Tarih: 22.07.2017 > Kaç kez okundu? 76

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 20 Temmuz etkinlikleri dolayısıyla KKTC’de bulunan yabancı parlamenterleri kabul etti.

Aralarında Azerbaycan, İngiltere, Macaristan, Slovakya, Gürcistan, Makedonya, Madagaskar, Uganda, Kosova ve Rusya’dan milletvekillerinin olduğu heyet, Cumhurbaşkanı Akıncı ile Kıbrıs sorununda yaşanan son gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs Türk tarafının tüm çabalarına rağmen Crans-Montana zirvesinin sonuçsuz kalmasına neden olan gelişmeler hakkında parlamenterlere bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı dün ayrıca 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla KKTC’de bulunan yabancı basın mensuplarını da kabul etti.



Siber, yabancı parlamenterleri kabul etti



Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla ülkede bulunan yabancı parlamenterleri kabul etti.

Kabulde; İngiltere, Uganda, Azerbaycan, Macaristan, Slovakya, Gürcistan, Makedonya ve Madagaskar’dan parlamenterler ve temsilciler yer aldı.

Kabulde konuşan Uganda Meclis Başkanı Rebecca Kadaga, bu gibi ziyaretlerin ülkelerin ilişkileri açısından önemli olduğuna işaret etti.

Meclis Başkanı Siber ise, bu gibi ziyaretlerin barış ve dostluğa önemli katkıda bulunduğun vurgulayan Siber konuşmasında Kıbrıslı Türklere yönelik izolasyon ve ambargoların kaldırılması çağrısında bulundu.



Ertuğruloğlu : “Çözüm çabaları geçen hafta İsviçre’de bitti”



Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Kıbrıs'ta 50 yıldır BM'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde sürdürülen görüşmelerin ve çözüm çabalarının geçen hafta İsviçre'de bittiğini ifade etti.

Ertuğruloğlu, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları kapsamında KKTC'yi ziyaret eden yabancı parlamenterler ve gazetecileri kabul ederek, Kıbrıs sorunu ve müzakere süreci ile ilgili brifing verdi.

Bakanlık’ta yer alan ve ayrı ayrı gerçekleştirilen brifinglerde, Ertuğruloğlu, yabancı parlamenter ve gazetecilere Kıbrıs sorunu tarihçesi ile müzakere sürecinde gelinen son aşama hakkında bilgiler verdi.

Ertuğruloğlu, parlamenter ve gazetecilerin yeni dönemde KKTC'nin nasıl bir yol izleyeceği ile ilgili sorularını da yanıtladı.

Yabancı gazetecilere yönelik brifinge, Sırbistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Hırvatistan, İtalya, Katar, Umman, İspanya, Kanada, Azerbaycan ve Lübnan'dan gazeteciler katıldı.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Azerbaycan, Makedonya, Gürcistan, Slovakya, Madagaskar, Pakistan ve İngiltere'den gelen yabancı parlamenterlere de süreç hakkında detaylı bilgiler verdi.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Kıbrıs'ta 50 yıldır BM'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde sürdürülen görüşmelerin ve çözüm çabalarının geçen hafta İsviçre'de bittiğini ifade etti.

Kıbrıs'ta iki devlet bulunduğunu ve bundan sonra artık Kıbrıs'ta bu iki devletin iyi komşuluk ilişkileri içerisinde geleceği inşa edebileceğini kaydeden Ertuğruloğlu, “bundan sonra Kıbrıs'ta müzakere olmayacak" demediğini, ancak bundan sonra müzakere olacaksa müzakerelerin iki devlet arasında olabileceğini söyledi.

KKTC'nin önünde birçok seçenek bulunduğunu ve Anavatan Türkiye'nin desteğiyle masadaki tüm seçeneklerin değerlendirilebileceğini belirten Ertuğruloğlu, Kıbrıs adasında barış ve huzurun Kıbrıs Türk halkı tarafından her zaman korunacağını vurguladı.

Süreç boyunca Kıbrıs Türk tarafı olarak her zaman çözümden, anlaşmadan yana olduklarını ancak 50 yıl boyunca sadece zamanlarının çalındığına işaret eden Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının çalınacak bir 50 yılı daha olmadığını, çünkü bu sürecin bugüne kadar olduğu gibi aynı şekilde sürdürülmesi halinde hiçbir zaman sonuçlanamayacağını, bunun da İsviçre'de görüldüğünü belirtti.

Rum tarafının İsviçre'ye müzakere için değil, sadece "sıfır asker sıfır garanti" hedefiyle geldiğini ifade eden Ertuğruloğlu, "Kıbrıs Türk tarafı olarak sadece Türkiye'nin garantisine güveniyoruz. Kıbrıs Türk halkı Türkiye'nin garantisi dışında bir garantiyi asla kabul etmez" dedi.

Ertuğruloğlu, ayrıca sorunun sadece asker ve garantiler olmadığını, Rum tarafının Kıbrıslı Türklerle yönetim ve güç paylaşımı başta olmak üzere hiçbir şeyi paylaşmak değil tartışmak bile istemediğini vurguladı.

Türkiye'nin 1974'ten beridir adada huzur, barış ve güvenlik için bulunduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, o tarihten bugüne adada barış ve huzur içinde bir yaşam sürdürüldüğünü söyledi.

Soruları da yanıtlayan Ertuğruloğlu, Kıbrıs Rum tarafının doğalgaz konusunda attığı tek taraflı adımları eleştirerek, bu konuda Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının haklarını sonuna kadar koruyacağını vurguladı ve Rum tarafının bu konuda Kıbrıs Türk halkının haklarını göz ardı ederek, gerginliğe yol açmamasını temenni etti.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız ve insanlık dışı izolasyon ve ambargoların da artık kaldırılması gerektiğini de vurguladı.

Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının bu coğrafyada yalnız olmadığına, yanında her zaman Anavatanı Türkiye Cumhuriyeti'nin bulunduğuna işaret ederek, KKTC'nin her zaman güçlü Türkiye Cumhuriyeti'nin desteğiyle bu coğrafyadaki varlığını ve gelişimini sürdüreceğini söyledi.

Ertuğruloğlu, brifingin ardından yabancı gazetecilerle anı fotoğrafı çektirdi, ayrıca özel röportajlar verdi.



Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı’nda değerlendirme toplantısına katıldı



Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dün KKTC’ye geldi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından kabul edilen Çavuşoğlu, görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı’ndaki çalışma yemeğine katıldı.

Çalışma yemeğine Meclis Başkanı Sibel Siber, Başbakan Hüseyin Özgürgün, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman ve TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit de katıldı.

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay da çalışma yemeğinde hazır bulundu.

Yemekte Kıbrıs müzakerelerinin Crans Monta’nada başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından durum değerlendirmesi yapılarak, bundan sonra atılacak adımlarla ilgili üst düzey toplantılara devam edilmesi kararı alındı. KKTC temaslarını tamamlayan Çavuşoğlu, dün akşam Ada’dan ayrıldı.



Çavuşoğlu: "Artık bundan sonra başka süreçler olacak”



Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Artık bundan sonra başka süreçler olacak Kıbrıs'ta. Ömür boyu bu şekilde bu süreç gidemez." dedi.

Çavuşoğlu ve Estonya Dışişleri Bakanı Sven Mikser, Dışişleri Bakanlığı Resmi Konut'taki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Bakan Çavuşoğlu, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Doğu Akdeniz’de tek taraflı olarak sürdürdüğü hidrokarbon faaliyetlerine ilişkin bir soruya, "Kıbrıs Rum yönetiminin tek taraflı olarak burada adım atması doğru değildir. Çünkü Kıbrıs adası etrafındaki rezervlerde Kıbrıs Türk halkının da hakkı vardır." yanıtını verdi.

Çavuşoğlu, "Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin de artık Kıbrıs sorununun arkasına sığınmaması gerekiyor. 2004 yılında referandumdan sonra AB sözünü tutmadı. Şimdi KKTC üzerindeki ambargo ve kısıtlamaların bir an önce kalkması lazım. Bu bir kere insani değil. Bu çağda bir tarafı hak etmediği şekilde üye yapıyorsunuz, diğer tarafı baskı altında tutuyorsunuz. İnsani olmayan yaptırımlar uyguluyorsunuz. Bu doğru bir şey değil." dedi.

İsviçre'nin Crans-Montana kentindeki Kıbrıs müzakereleri sürerken Rum yönetiminin böyle bir adım atmasının Rum kesiminin ve Yunanistan'ın gerçek niyetini ortaya koyduğunu belirten Çavuşoğlu, "Onların planı şuydu, bu süreci 12'sine kadar uzatmak ve ertelemek. 12'sinde tek taraflı attıkları adım karşısında Türkiye ve KKTC birlikte tabii ki duyarsız kalmayacak, adım atacaktı. Bunu bahane göstererek masadan kaçacaklardı. Bu planı biz gördük. Ama istedikleri gibi olmadı ve Crans-Montana'da süreç onların yüzünden tıkandı." diye konuştu.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs Konferansı'na bu şekilde devam edilemeyeceği kararı verdiğini hatırlatan Çavuşoğlu, "Yani burada iyi niyet yok. Şimdi madem Türk tarafının hakkı var, bunu da kendileri söylüyor, o zaman niye çözüme odaklanmıyorsun da tek taraflı faaliyette bulunuyorsun? Ama alıştılar. 2004'te referandumda Annan Planı'nı reddettiler, ağabeyleri onları ödüllendirdi, hemen AB'ye aldılar. Şımarttılar tabii. Ne yapsalar destek buluyorlar. Şimdi orada da küçücük bir taraf üye ve Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği değil birçok süreci de tıkıyorlar. Yani esasen AB de buna çanak tutuyor işin doğrusu." dedi.

Türkiye'nin, Kıbrıs sorununu adada barış ve Doğu Akdeniz bölgesinde istikrar için çözülmesini istediğini vurgulayan Çavuşoğlu, sürecin parametrelerinin ve Türk tarafının kırmızı çizgilerinin belli olduğuna dikkati çekti.



Türkiye Milli Güvenlik Kurulu: "KKTC ile Türkiye’nin hak ve menfaatleri̇ korunacak"



Türkiye Milli Güvenlik Kurulu (MGK) dünkü toplantısında, Kıbrıs’taki gelişmelerde ele alınarak, İsviçre'deki Kıbrıs Konferansı ve sonuçlarının da değerlendirildiğine dikkati çekilerek, "Doğu Akdeni̇z'de, doğal kaynaklar üzerindeki asli̇ haklarımız çerçevesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye’nin hak ve menfaatlerinin korunması konusundaki kararlılığımız vurgulanmıştır." ifadeleri kullanıldı.



Denktaş: “11 Şubat ortak belgesi etrafında şekillenen müzakere süreci bize göre bitti”



Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, 11 Şubat 2014 ortak belgesi etrafında şekillenen müzakere sürecinin kendilerine göre bittiğini kaydederek, DP olarak imza attıkları ortak belgeye desteklerini çektiklerini duyurdu.

Denktaş, “Bu belge bizim için artık yok hükmündedir, bağlayıcı değildir” dedi.

Serdar Denktaş, Kıbrıs konusunda gelinen son aşamayı dün sabah DP Genel Merkez Binası’nda düzenlediği basın toplantısıyla değerlendirdi.

Denktaş, “DP olarak bu sürece ilk günden itibaren tüm kaygı ve tedirginliklerimize rağmen desteğimizi verirken bunun bir son olması gerektiğini de sürekli belirttik. Süreç içerisinde de yapıcı desteğimizi sürdürdük” dedi.

Süreç sonunda başlanan noktaya geri dönüldüğünü söyleyen Denktaş, sonucun KKTC açısından kayıp bir üç buçuk yıl daha, toplumsal hayal kırıklığı, tedirginlik ve yeni siyasal gerginliklere gebe bir ortama yol açtığını kaydetti.

İki tarafın siyasi eşitliği ve iki eşit Kurucu Devletin oluşturacağı yeni ortaklık temelinde Kıbrıs sorununa adil, kalıcı ve yaşayabilir bir çözüm bulunmasının yıllardır Kıbrıs Türk tarafının ve Türkiye’nin hedefi olduğunu dile getiren Denktaş, Kıbrıslı Rumların bu vizyonu paylaşmadığını, Kıbrıslı Türklerle eşitlik temelinde ortak bir devlet oluşturma kaygıları bulunmadığını ifade etti.

AB’nin Kıbrıs konusundaki tarihsel hatasının da burada yattığını dile getiren Denktaş, “Bu büyük hata, Annan Planı döneminde AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Verhaugen tarafından da ‘1996 yılında Rum tarafının, AB üyeliği sonrasında çözüme engel olmayacakları sözüne güvenmemiz en büyük hatamız olmuştur’ açıklaması ile perçinlenmiştir” dedi.

“AB, Kıbrıs adasının bütününü, tüm uyarılarımıza rağmen, Kıbrıslı Türklerle müzakere etmeden, üyelik koşullarını bizimle tartışmadan, hassasiyetlerimizi dikkate almadan, yani bize rağmen, Birliğin parçası ilan etmiştir” diyen Denktaş, “Biz esasında onlar açısından bir oldu-bitti ile müzakere etmekteyiz. Bir benzetme yapacak olursak, terzi ölçümüzü alarak bize elbise dikeceğine, dikilmiş olan bir elbiseye bizim girmemizi istemektedirler” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği’nin de Kıbrıs’la ilgili stratejik önceliğinin Akdeniz’deki enerji kaynaklarına ulaşım ve ortak güvenlik ve savunma politikasının gelecekteki şekillenmesi olduğunu belirten Denktaş, AB’nin de öncelikli hedefinin iki tarafın siyasi eşitliği ve iki eşit kurucu devletin oluşturacağı yeni ortaklık temelinde Kıbrıs sorununa adil, kalıcı ve yaşayabilir bir çözüm bulunması olmadığını belirtti.

Denktaş, “Ancak bu başarılabilse AB açısından kabul edilebilir bir yapı ortaya çıkmış olurdu” dedi.

Kıbrıs’la ilgili hemen herkesin bir önceliği bulunduğunu dile getiren Denktaş, herkesin kendi önceliğini, hedeflerini gerçekleştirmek istediğini vurguladı.

Kıbrıslı Türklerin de hedeflerini, yerleşmiş ancak çalışmayan, sonuç üretmeyen ve üretemeyecek olan “Kıbrıs sorunun çözüm kriterleri” dışına çıkartarak genişletmesi ve derinleştirmesi gerektiğini belirten Denktaş, “Bu, Kıbrıs sorunun çözümünden bir kaçış önerisi değildir. Bu öneri umutlarımızı, ideallerimizi, hedeflerimizi Kıbrıs sorunun çözümünden bağımsızlaştırmak önerisidir. Bu kendimize olan öz güvenimizi güçlendirme önerisidir” dedi.

Denktaş, “Bu, devletimizi daha demokratik, daha yaşanabilir, toplumsal refahın daha adil paylaşıldığı, insan haklarına daha da saygılı, daha hesap verebilir adil bir yönetim anlayışına ulaştırabilmek için yaptığım bir toplumsal uzlaşı çağrısıdır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Crans-Montana görüşmeleri için “bu son duraktır” dediğini anımsatan Denktaş, “Bizce de 11 Şubat 2014 belgesi etrafında şekillenen süreç bitmiştir. Hayali umutlar peşinde koşma sürecinin sonlandırılması adına, biz DP olarak, 11 Şubat 2014 ‘Ortak Açıklaması’na verdiğimiz desteği geri çekiyoruz. Bu belge bizim için artık yok hükmündedir, bağlayıcı değildir” ifadelerini kullandı.



Çelik: " AB üyesi devletlerin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bakış açısından bir an evvel kurtulmasını bekliyoruz”



Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) Toplantısında Kıbrıs meselesini ele aldıklarını belirterek, "Kesin olarak Türkiye çözümden yana, Türk tarafı pozitif bir yaklaşım sergilemesine rağmen bu son çözüm fırsatı kaçırılmıştır. Bunda da Rum tarafının uzlaşmaz tutumu birinci derecede etkendir." değerlendirmesinde bulundu.

Son Kıbrıs görüşmelerinde de AB yetkililerinin gözlemci olarak bulunduğunu kaydeden Çelik, "Herkes objektif şekilde Türkiye'nin ne kadar hazır olduğunu, çözümden yana olduğunu ve pozitif bir yaklaşım sergilediğini gördü." diye konuştu.

Çelik, "Müzakerelerin en iyi aşamalarından bir tanesinde Rum kesiminin Enosis kararını gündeme getirmesi, Enosis kararıyla ilgili yaklaşım sergilemesi çözümle ilgili pozitif atmosferi zehirleyen en önemli etkenlerden bir tanesi olmuştur." dedi.

Kıbrıs meselesine ilişkin Çelik, şunları dile getirdi:

"'Güney Kıbrıs bir Avrupa devletidir, biz onu bir Kıbrıs Cumhuriyeti diye kabul ederiz, Türk kesimi de sadece bir cemaattir, müzakereler Kıbrıs devletine Türk cemaatinin katılması şeklindedir' diye bir yaklaşım oluyorsa, bu Türkiye açısından asla kabul edilemez. Ama Güney Kıbrıs'ta şimdiye kadar gördüğümüz yaklaşım bu oldu. Nitekim zaman zaman Avrupa platformlarında da Türkiye'ye dönük eleştiriler yapılırken bunu gündeme getiren Yunan ve Rum üyelerin de bu yaklaşım içerisinde olduğunu, 'İşte Güney Kıbrıs bir Avrupa devletidir, dolayısıyla Türk tarafı çözüme yanaşmalıdır' gibisinden tek taraflı taviz beklediklerini görüyorum. Bunun tabii kabul edilebilir bir tarafı yok. Herhangi bir şekilde gündemimize alacağımız bir konu da değil. "

Türkiye'nin Kıbrıs'ta iki eşit, egemen ve kurucu devlete dayalı çözüm parametresi söz konusu olursa destekleyeceğine dikkati çeken Çelik, "Türk askerinin müzakerelerin başında adada bulunmaması gibi bir teklif tartışma dışıdır. Yaşanmışlıklar var, oranın tarihi var. Geçmişte acı sonuçlarla ortaya çıkmış bir takım tecrübeler var. Türk askeri orada bütün adanın güvenliği için bulunmaktadır. İnsanların barış içinde yaşamasını sağlamak için bulunmaktadır." ifadelerini kullandı.

Çelik, son Kıbrıs müzakerelerinde pozitif sinyaller alınmaya başlandığını ancak Güney Kıbrıs Rum yönetiminde seçimlerin yaklaşması nedeniyle Rum tarafının daha "dar ve kuşatıcı" yaklaşıma girdiğini söyledi.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 983
Bugün Tekil 563
Toplam Tekil 1931792
IP 54.81.110.114






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































27 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü, Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü.
(Hüseyin Nihal ATSIZ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.311 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu