BASIN BÜLTENİ Liderler uzun aranın ardından 3 saat görüştü - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Liderler uzun aranın ardından 3 saat görüştü
Tarih: 12.04.2017 > Kaç kez okundu? 159

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis yaşanan krizle bozulan müzakere masasında yaklaşık 2 ayın ardından dün yeniden bir araya geldi. Ara Bölgede müzakereler için tahsis edilen binada yer alan Liderler görüşmesi, yaklaşık 3 saat sürdü.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, geldikleri süreçte tarafların masa başında konuları tek tek ele alıp bir konu etrafında dolanarak bir yere varma şansının kalmadığını kaydetti.

Bunun 22-23 aylık müzakere sonrasında geldikleri nokta olduğunu vurgulayan Akıncı, ”Bu metotla epey ilerlemeler sağlandı, bu metot yine devam edecek ama BM’nin de bazı yaratıcı düşünceler geliştirmesine de, sürecin bu şekilde devam edecek olması bir engel değildir” dedi.

BM‘nin tarafsızlığını koruyarak ve yazılı resmi öneri sunmadan, hakemlik rolüne de soyunmadan tarafların birbirleri arasındaki mesafeleri kapatıcı nitelikte köprü kurucu düşünceler geliştirebileceğini kaydeden Akıncı, BM’nin bunları sözlü olarak da yapabileceğini belirtti.

Akıncı, kendilerinin Türk tarafı olarak bunları dinlemeye hazır olduğunu, Rumlar’ın da buna itiraz edeceklerini sanmadığını kaydetti.

BM’nin, gerek liderler gerek müzakereciler seviyesinde arada gidip gelerek garantörler arasında da mekik diplomasisini yürüterek, bu sürece katkı yapmasıyla yeni bir konferans tarihini, daha sonraki bir aşamada saptamaya yöneleceklerini kaydeden Akıncı, buna göre bir sonuca ulaşıp ulaşamayacaklarını hep birlikte göreceklerini de ifade etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı müzakere dönüşünde Cumhurbaşkanlığı’nda basına açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bugünkü görüşmede, önlerindeki müzakere dönemini programlamaya çalıştıklarını, ne öngördüklerini, konulara nasıl yaklaşmaları gerektiğini, hangi tarihlerde buluşabileceklerini ve onun ötesinde nasıl sonuca ulaşabileceklerini birbirlerine karşılıklı olarak anlatma fırsatı bulduklarını kaydetti. Akıncı, 1.5 aylık dönem için 4 toplantı tarihi saptadıklarını ve 20 Nisan, 2 Mayıs, 11 ve 17 Mayıs tarihlerinde bir araya gelme kararı aldıklarını belirtti.

Akıncı, müzakerecilerin ise yarından başlayarak gerektikçe bir araya geleceğini dile getirdi.

Resmi bir takvim ve müzakereler şu tarihte biter şeklinde bir anlayış olmamakla birlikte, müzakerelerin uzayıp gitmesinin kimsenin işine gelmediğini dile getiren Akıncı, BM ve uluslararası kuruluşlar dahil, adanın insanları ve en fazla da Kıbrıs Türk halkının bir sonuç alınabiliyorsa artık bu sonucun alındığını görmek istediğini belirtti.

2016 yılı sonunu çözüm için hedef olarak gösterirken, 2017 içinde yaşanacak potansiyel risk taşıyan olayların hep altını çizmeye çalıştığını beliren Akıncı, bunlardan birinin doğal gaz araştırmalarına ilişkin olduğunu kaydetti. Akıncı, Temmuz ayının ilk haftalarında Rum tarafında sondaj çalışmalarının yapılacağının açıklandığını, çözümün ve bu konuda bir anlaşmanın olmadığı durumda bunun barındırdığı riskleri söylemesine bile gerek olmadığını vurguladı.

Bugün(dün) bu konunun da uyarısını bir kez daha yaptığını belirten Akıncı, Rum tarafının bu konuya biraz farklı yaklaşabileceğini, ancak 2014’te yaşananlar bulunduğunu, bu alanın tarafları birleştirici bir iş birliği unsuru olmasını istediklerini ifade etti.

Doğalgaz yataklarındaki zenginliğin her iki topluma ait olduğu belirten Akıncı, tarafların yararına olabilecek bir konunun tarafları geren yeni gerginliklere neden olan bir unsur olmaması gerektiğini düşündüklerini belirtti. Akıncı, bu nedenle Temmuz’a kadarki sürecin önemine işaret etti.

Rum tarafında seçimlerin Subat ayında olacağını, seçim havasının Güney’de erken başladığını da ifade eden Akıncı, takvim yok dense bile ortada doğal bir takvim olduğunun kendiliğinden ortaya çıktığını vurguladı.

Önümüzdeki süreçte BM’ye ne kendilerinin ne de Rum tarafının hakemlik atfetmediğini, BM’nin kendilerinden talebinin de bu olmadığını vurgulayan Akıncı, BM’nin masaya yazılı resmi öneri koymasının söz konusu olmadığını, bu konuda Rum tarafıyla görüşlerinin aynı olduğunu söyledi.

BM’nin iki taraf kendilerinden istediği sürece istedikleri oranda yardımcı olmaya hazır olduğunu kendilerine ilettiğini dile getiren Akıncı, Genel Sekreter Gutteres ile Brüksel’de yaptıkları görüşmede de görüşlerinin aynı çerçevede olduğunu teyit ettiklerini söyledi.

Ancak geldikleri süreçte tarafların masa başında konuları tek tek ele alıp bir konu etrafında dolanarak bir yere varmalarının şansının kalmadığını da kaydeden Akıncı, “Bu 22-23 aylık müzakere sonrasında geldiğimiz noktadır. Bu metotla epey ilerlemeler sağlandı bu metot yine devam edecek ama BM’nin de bazı yaratıcı düşünceler geliştirmesine de, sürecin bu şekilde devam edecek olması bir engel değildir.

BM tarafsızlığını koruyarak ve yazılı resmi öneri sunmadan, hakemlik rolüne de soyunmadan tarafların bir birleri arasındaki mesafeleri kapatıcı nitelikte köprü kurucu düşünceler geliştirebilir. Bunları sözlü olarak da yapabilir. Biz Türk tarafı olarak bunları dinlemeye hazırız. Rumların da buna itiraz edeceklerini sanmıyorum” diye konuştu.

İhtiyaç doğdukça bunu BM’ye aktaracaklarını kaydeden Akıncı, BM’nin de bu konudaki düşüncelerini kendileriyle paylaşacaklarını belirtti.

12 Ocak’ta Cenevre Konferansı’nda buluştuklarını, konferans sonrasında Mont Pelerin’de Garantör ülkelerin de katılımıyla müzakerecilerin ve teknik ekiplerin katıldığı bir çalışma yapıldığını anımsatan Akıncı, konferansın bir diğer beklentisinin “Güvenlik ve Garantiler dışındaki diğer başlıklarda da Kıbrıs’ta ilerleme sağlamak ve konferansın yeniden devamını getirmek olduğunu söyledi. Akıncı, şimdi bulundukları noktanın işte bu nokta olduğunu söyledi.

İyi niyetle bugün müzakere sürecine başladıklarını, müzakerecilerin de yarından başlayarak gerekli oldukça bir araya geleceğini anlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, müzakerecilerin, kendilerinin belirlediği 4 toplantıdan daha fazla görüşeceğini ve hem kendileri hem de müzakerecilerin temasının da sık sık olacağını belirtti.

Hedeflerinin, kendilerini konferansa taşıyacak noktaya varmak olduğunu kaydeden Akıncı, sonrasında bunu halka sunabilecek bir seviyeye getirip getiremediklerinin muhasebesini yapacaklarını ve buna göre bundan sonraki adımları hep birlikte atacaklarını kaydetti.

Akıncı, bugünkü başlangıcın gerçek anlamda bir yeni başlangıç olmasını da temenni etti.

Basının sorularını da yanıtlayan Akıncı bir soru üzerine, gelinen noktada asıl önemli olanın ilk dört başlıkta geriye kalan önemli konuları bir birlerine ne oranda yakınlaştırabilecekleri olduğunu kaydetti.

Toprakla ilgili zaten bir adım atıldığını ve bunun en sonunda açılmak üzere BM’nin kasasına kilitlendiğini söyleyen Akıncı, Güvenlik ve Garantilerle ilgili müzakerenin 5’li konferansta olacağını, bütün konuların masada olduğu bir gerçek olmakla birlikte bunların yeri ve zamanının duruma göre değişiklik arz edebileceğini anlattı.

Güney doğal gaz kazılarına başladığında Temmuz ayında müzakerelere bir ara verilip verilmeyeceğinin sorulması üzerine ise Cumhurbaşkanı Akıncı, ara değil Temmuz’a kadar başarabilirlerse müzakereleri sonlandırma hedefinde olmaları gerektiğini düşündüğünü ve söylediğini kaydetti.

Temmuz ayında açıklanan kazılar yapılırsa bununun neticesinde neler olduğunu gördüklerini kaydeden Akıncı, kazılar ve güneydeki seçimlerin kendilerini zorlayan olgular olduğunu kaydetti, ancak müzakereleri bitirelim noktasında olmadıklarını vurguladı.

Akıncı, gerginlik yaratan unsurları ortadan kaldırmak için ya kazıları ertelemek ya da çözümü süratlendirmek gerektiğini kaydetti.

Bugüne kadar vardıkları uzlaşıların, önlerindeki birkaç ayın, bir çerçeveyi kurmalarına niyet ve irade varsa yettiğini gösterdiğini kaydeden Akıncı, ne olacağını göreceklerini belirtti.

Diğer bir soru üzerine Akıncı, krizden sonraki ilk müzakerenin normal bir şekilde geçip sonlandığını kaydetti.

Mekik diplomasisinin gerekli olduğunu vurgulayan Akıncı, BM’nin hakemlik olmaksızın yardımcı olabileceği bir alan bulunduğunu söyledi.

Artık gelinen noktada bir birlerinin pozisyonlarını tekrar etmeye başladıklarını kaydeden Akıncı, “Kaç defa aynı konularda bir birimizi ikna etmeye çalışacağız, bunun da bir sınırı var, Dolayısıyla bu yöntem bir yere gelir ve tükenir. O zaman bunun dışında buna yardımcı olacak ne unsur kalır geriye? Bir tek unsur vardır; BM, başka birinin size bu konuda yardımcı olmasını bekleyemezsiniz” diye konuştu.

Bir diğer soruyu yanıtlarken de Akıncı, Türkiye ile sürekli iletişim içerisinde olduklarını, Türkiye ile iletişimlerinde bir sıkıntı olmadığını söyledi. Sonunda referanduma gidileceğini ve kararı Kıbrıs Türk ve Rum halklarının vereceğini ifade eden Akıncı, bir çözüme varabilmek için Türkiye ile Yunanistan’ın desteğinin çok önemli olduğunu kaydetti.



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu: “ENOSİS kararı bertaraf edilmedi”



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, dün gerçekleşen Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada müzakerelerin yeniden başlamasına değindi.

Ertuğruloğlu, ENOSİS kararının bertaraf edildiğinin söylendiğini, ama kendisinin nasıl bertaraf edildiğini anlamadığını belirtti. Sadece “Yetki Parlamento’dan alındı Eğitim Bakanlığı’na verildi” dedi.

Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının yanlış bilgilendirildiğini ve kararın bertaraf edildiğinin söylendiğini kaydetti.

Karar iptal edilmiş olsa bile bunun müzakerelerin başarı şansı ile devam etme ihtimalinin ne olduğunu soran Ertuğruloğlu, Anastasiadis’in “azınlık çoğunlukla eşitlenemez” söyleminin ortada olduğunu, Rumların müzakerelerde siyasi eşitliği kabul ettiğini gösteren tek bir madde bulunmadığını söyledi.

Ertuğruloğlu, 50 yıldır müzakere edildiğini, Rumların masa dışında gerçek politikasını yürüttüğünü, müzakereleri neticelendirip referanduma gitme niyetleri olmadığını belirtti.



Ertuğruloğlu: “Ayin İzinleri için kriterlerimiz var”



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, dün gerçekleşen Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Rumlar’ın KKTC’de dini ibadetlerini yerine getirmelerinde bazı kriterleri göz önünde tuttuklarını söyledi.

Ertuğruloğlu bu çerçevede Gazimağusa’daki Ay İkserino kilisesinde ayin yapılmasına izin vermediklerini belirtti.

Ertuğruloğlu, din ve inanç özgürlüğünü engellemeye çalışmadıklarını, din ve inancın siyasete alet edilmesini engellemeye çalıştıklarını belirtti.

KKTC topraklarında, Rumların siyasi mesaj verme adına dini özgürlüğü istismar etmelerine izin vermeyeceklerini söyleyen Ertuğruloğlu, üç tane kilise belirlediklerini, buralarda hiçbir kısıtlama olmaksızın ayine izin verdiklerini, her kilisede her istenilen anda ayin yapma talebini tasvip etmediklerini kaydetti.

Ertuğruloğlu, ayin konusunda tartışmaların çok yoğun olduğu bir dönemde bir Rum papazın ziyaretine geldiğini, hiçbir şikayette bulunmadığını ifade etti.

Söz konusu kilisede sürekli ayin yapma talebi olduğunu, Rumların amacının “burası bizimdir” mesajı vermek olduğunu dile getiren Ertuğruloğlu, halkın bir kısmının da söz konusu kilisede ayin yapılmasından rahatsız olduğunu söyledi.



Başbakan Özgürgün, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide’yi kabul etti



Başbakan Hüseyin Özgürgün, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’yi dün kabul etti.

Başbakanlıktaki görüşmeye Başbakanlık Müsteşarı Metin Beyoğlu da hazır bulundu. Görüşme öncesinde basına açıklama yapılmadı.



KKTC'de kullanılan oylar Türkiye'ye gönderildi



Türkiye'de 16 Nisan'da yapılacak anayasa değişikliği halk oylaması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) sandıkların önceki gün kapanmasının ardından kullanılan oylar kuryeyle Türkiye'ye gönderildi.

Lefkoşa'da5-9 Nisan tarihleri arasında kurulan sandıklarda kullanılan oylar, sandık görevlileri ve siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla torbalara konularak mühürlendi.

Mühürlü torbalar Dışişleri Bakanlığı’nın özel kuryeleri tarafından siyasi parti temsilcilerinin eşliğinde Türk Hava Yolları (THY) uçağıyla Türkiye'ye gönderildi.

Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk oylamasında vatandaşların önceki yıllara göre yoğun katılımına şahit olduğunu belirterek bunun memnuniyet verici olduğunu söyledi.

KKTC'de yapılan halk oylamasında yaklaşık 100 bin seçmenden 43 bin 480'inin oy kullandığını ifade eden Büyükelçi Kanbay, 1 Kasım 2015 seçimine göre yüzde 10'luk bir artış kaydedildiğini açıkladı.

Kanbay, 5 gün süren oylamada herhangi bir sorun yaşanmadığını belirterek güvenliği sağlayan görevlilere teşekkür etti.

Oylamanın tamamlanmasıyla 42 adet oy torbasının Ankara'ya gönderildiğini ve Yüksek Seçim Kuruluna teslim edildiğini kaydeden Kanbay, halk oylamasında tüm yurt dışı temsilciliklerde oy kullanma oranının yükseldiğini, bunu vatandaşların demokratik tercihlerini ortaya koymaları bakımından olumlu karşıladığını kaydetti.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 983
Bugün Tekil 791
Toplam Tekil 1932020
IP 54.158.212.93






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































27 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü, Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü.
(Hüseyin Nihal ATSIZ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu