Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek - Prof. Dr. Ata ATUN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Rumların müzakerelerden beklentisi çok yüksek - Prof. Dr. Ata ATUN
Tarih: 19.09.2016 > Kaç kez okundu? 475

Paylaş


Hiçbir Rum siyasinin veya da emekli olmuş Rum politikacının, Kıbrıs konusunda sürmekte olan müzakerelerin önünün açılması veya sonuca gitmesi veya da “biz de fedakarlıkta bulunalım” düşüncesi ile “Güzelyurt’u, eski ismi ile Omorfo’yu almasak da olur” dediğini duymadım. Bırakın söylemeyi veya teşbih yapmayı, böylesi bir imada bile bulunmadılar bu güne değin. Rumlara göre müzakerelerin sonucu ne olursa olsun illaki Güzelyurt kendilerine iade edilecek. Edilmezse böylesi bir anlaşmaya karşı çıkacaklarmış ve AB’nin bir gün müdahale ederek KKTC sınırları içinde kalan topraklarının kendilerine geri vermesini bekleyeceklermiş.



Aynı kapsam içinde Gazimağusa’nın hemen bitişiğindeki “kapalı Maraş, eski ismi ile Varosha da geri verilmese de olur” diyene rastlamadım bu güne değin. Makarios’tan beri tüm görüşmecilerin iddiası ve olmazsa olmaz isteği “Kapalı Maraş çevresi ile birlikte, yani Anadolu, Canbolat, Harika, Lala Mustafa Paşa, Namık Kemal, Piyale Paşa ve Zafer Mahalleleri ile birlikte daha ilk günden geri verilsin”dir. Rumlara Kapalı Maraş ve KKTC’nin sebze üretim merkezi olan çevre mahalleleri ve tarlalar daha ilk günden verilmezse asla böylesi bir anlaşmaya “Evet” demezlermiş, çözüm de asla gerçekleşmezmiş ve sabırla AB’nin bir gün müdahale etmesini bekleyeceklermiş.



Yıllardır kurulan hayaller Rum siyasiler tarafından çok büyük boyutlarda tutulmuş. Kıbrıslı Rumların bütün güvenceleri ve beklentileri son 2 yüz yıldır olduğu gibi hala daha Avrupa Devletlerinden. İllaki bir gün, şimdiki adı Avrupa Birliği olan Hristiyan Avrupa devletlerinin birleşerek, bundan bir asır önce Osmanlı Devletine baskı yapıp, bir tek mermi atmadan ve savaşmadan Yunanistan’ı Osmanlı Devletinden koparıp bağımsız bir devlet haline getirdikleri gibi Kıbrıs adasını da zamanı gelince Kıbrıslı Türklerden temizleyecek ve saf bir Helen adası olarak Rumların egemenliğine verecek olması. Bütün Kıbrıslı Rumların hayalleri bu rüya ile dolu. Bu nedenle de müzakerelerden beklentileri çok yüksek.



Zannediyorlar ki Birlemiş Milletler denilen tek taraflı düşünen kuruluş ve bu kuruluşun beynini olan Güvenlik Konseyi, Kıbrıs Türk halkı pes diyene dek bu insanlık dışı izolasyonları ve ambargoları kaldırmayacak ve büyük bir ısrarla sürdürecek. Gün gelecek, Kıbrıslı Türklerin içine yerleştirdikleri taraftarları ve provokatörlerin kışkırtması ile Kıbrıslı Türkler bu izolasyonlardan ve ambargolardan bıkacak ve KKTC’yi lav ederek Rumların egemenliği altına girmeyi kabul edecekler.



Anastasiadis müzakerelerin sonucunda “Dört Özgürlüğün” yani Rumların adanın istedikleri yerine yerleşebileceği, iş kurabileceği, dolaşabileceği ve mal alıp-satabileceğinin daha ilk günden derhal başlayacağını Kıbrıslı Türklerin kabul edeceği beklentisi içinde. Bunu da Kıbrıs Rum halkına çekinmeden her açılışta, her törende daha doğrusu her fırsatta dile getiriyor ama hayal ektiğinin farkında bile değil maalesef.



İşin ilginç ve garip tarafı hiçbir Rum düşünür ve siyaset bilimcinin bu eşiğin, 2004 yılında yapılan Referandumda çıkan sonuçtan sonra üzerinden atlanıldığını hala daha farkında olmaması. Kıbrıslı Türklerin bir kısmı o dönemde “Kıbrıs sorunu yeter ki çözülsün de biz gene göçmen olmaya, elimizdeki toprakları, işyerlerini ve evlerimizi Rum’a iade etmeğe hazırız” derken günümüzde bunu diyen bir tek Kıbrıslı Türk yok artık.



Rumlar arasında bazı deneyimli kişiler müzakerelerin nereye doğru gittiğinin ve sonucunun ne olacağının farkına yeni yeni varmaya başladılar. Bunların arasında yer alan Kıbrıs Rum Yönetiminde bir zamanlar Bakanlık yapmış olan eski Planlama ve İnşaat Dairesi Müdürü Yakovus Aristidu'nun bir müddet evvel Rum halkına yönelik yayınladığı önerisi çok ilginç gerçekten. Önerisinde Aristidu özetle "Mülkiyet işi Arap saçına döndü. Kıbrıslı Rumlar KKTC'de emlak işi yapan şirketlerle temasa geçip, en azından bir zamanlar sahibi oldukları malların inkişaf edilmesine ortak olması daha olumlu sonuçlar verecektir” tavsiyesinde bulunmakta.



İşin garip tarafı bu önerisini de 1977 yılında rahmetlik Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş ile Makarios arasında gerçekleştirilen Birinci Doruk anlaşmasına dayandırmakta Aristidu. "Mal mübadelesinden söz eden Denktaş’la keşke daha işin başında anlaşsaydık" diyerek Kıbrıslı Rumlara “Kıbrıs Rum Yönetiminin tüm karşı çıkmasına ve yasalarla önlemeye çalışmasına rağmen, Kıbrıslı Türklerle temas kurun ve KKTC sınırları içindeki taşınmaz mallarınızı, Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs sınırları içinde bıraktığı taşınmaz mallarla takas ediniz” tavsiyesinde bulunmakta…..



Ata ATUN

e-mail: ata.atun@atun.com veya ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: AtaAtun1

http://www.twitter.com/ataatun

19 Eylül 2016





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 983
Bugün Tekil 793
Toplam Tekil 1932022
IP 54.158.212.93






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































27 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü, Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü.
(Hüseyin Nihal ATSIZ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu