BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Toprak, güvenlik ve garantiler ilk kez cuma günü ele alınacak” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Ara�t�rmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Toprak, güvenlik ve garantiler ilk kez cuma günü ele alınacak”
Tarih: 28.07.2016 > Kaç kez okundu? 555

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, cuma günü gerçekleştirilecek müzakerelerde ilk kez “toprak”, “güvenlik” ve “garanti” konularının ele alınacağını ancak “harita”, “yüzdelik” ve “yer ismi” konularının gündeme gelmeyeceğini belirtti.

Akıncı, Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı’na dönüşünde yaptığı basın açıklamasında, Kıbrıs müzakerelerinde 2016 yılı içerisinde bir sonuca ulaşmak istediklerini, bu hedefin halen mümkün olduğunu belirtti. Görüşmelerde bu yönde ilerlemeler kaydettiklerini ve her görüşmede ileriye doğru bir adım atıldığını ifade eden Akıncı, bugün (dün) yapılan çalışmada da yeni ortak anlayışlar sağladıklarını ve bunların müzakereciler tarafından yarın yazıya döküleceğini kaydetti.

Ağustos ayının ilk yarısında görüşmelere ara vereceklerini kaydeden Akıncı, dünkü verimli çalışmanın Ağustos’un ikinci yarısından itibaren sürdürebilmeleri halinde 2016’da çözüme ulaşılması yönündeki hedefe ulaşabileceklerini söyledi.

Akıncı, müzakerelerde halen daha güç ve zor konuların bulunduğunu ancak bunların karşılıklı irade ve kararlılıkla aşılabileceğini belirtti.

Ağustos’tan sonra yeni bir formata geçilip geçilmeyeceği yönündeki bir soruya ise Cumhurbaşkanı şöyle yanıt verdi:

“Daha farklı bir model olacaksa yani onu günü gelince açıklarız. Bugünkü (dünkü) çalışmayla ilgili çok ayrıntıya girme durumunda değilim. Ele aldığımız konularda gerçekten daha ileri bir noktaya gelerek ayrıldık masadan. Ancak tabii çok ayrıntıya girmek, yeni yeni sorunlar yaratabilir. Bir taraf bir şey söyler, diğeri başka türlü algılar. O yüzden ben bunlara girmekten kaçınıyorum. Sürece zarar gelmesin diye yapıyorum bunu. Yoksa gizlemek için değil. Her iki halkın da, ne olduğunu anlayarak neyi oylayacağını bilerek referanduma gitmek için yeterli zamanı olacak. Şimdi henüz referandum aşamasında, o noktada değiliz. Hele bir görelim. O gün yaklaşınca yine konuşuruz.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, Anastasiadis ile 29 Temmuz Cuma günü planlanan görüşmede ilk kez “toprak”, “güvenlik” ve “garanti” konularının konuşulacağını belirtti. Akıncı, bu görüşmenin, "11 Şubat 2014 belgesinde belirtildiği gibi,” konuların birbirine bağlantılı olarak görüşülmesi” anlayışı doğrultusunda gerçekleştirileceğini söyledi.

Harita, yüzdelik, köy ve yer ismi konularının kesinlikle gündeme gelmeyeceği, genel çerçevede bir görüş alış veriş olacağını kaydeden Akıncı, “Beyin fırtınası şeklinde birbirimizi anlamaya çalışacağımız bir toplantı olacak. Şu konudaki kararlığımızda da bir değişiklik yoktur; bu bahsettiğim konuların detaylı ele alınması, özellikle güvenlik ve garanti meselelerinin sonuçlandırılması sürecin en sonunda garantörlerin de katılacağı bir konferansta ele alınacaktır” dedi.

Akıncı, “Her defasında biraz daha ileriye gitme kaydıyla bu kangren olmuş sorunu çözümlemek istiyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Maronitlerin Kuzey Kıbrıs’taki köylerine geri döneceği yöndeki yorumların anımsatılması üzerine, konunun uzun zamandan beri gündemde olduğunu söyledi. KKTC’de Maronitlerin 1974 öncesi yaşadığı 4 köyün bulunduğunu ve Koruçam’da hali hazırda Maronitlerin yaşadığını kaydeden Akıncı, askeri bölge içerisinde olan Gürpınar'da (Ay Marina) ikamet edilecek ev kalmadığından yeni yerleşim yerlerinin yapılması gerektiğine işaret etti.

Güney Kıbrıs’taki Maronitlerle temasları bulunduğunu kaydeden Akıncı, gerek askeri, gerekse sivil yönetim açısından yaklaşımların olumlu olduğunu ancak somut bir durum bulunmadığını ve bunların iyi niyetli düşünceler olduğunu söyledi.

Ay Marina köyündeki küçük kilisenin tamiri için ihale sürecinin sonuçlandığını ve kiliseye askeri bölgenin içerisine girmeden ulaşım için yeni bir yol yapıldığını kaydeden Akıncı, “Bu anlamda niyetler olumludur ancak bugün (dün) itibarıyla size somut bir tarih veremiyorum. Ancak gerek Kıbrıslı Türkler, gerekse Maronitler olsun, o köyün sakinleri uyum içerisinde çalışıyorlar... O köyü yeniden yerleşime aşacak altyapıyı hazırlamak için el birliğiyle bir çalışma vardır” dedi.

Aplıç ve Derinya kapılarının açılmasıyla ilgili Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) altında açılan ihalelerde yaşanan gecikmenin kendisini de üzdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, müteahhitlerin talepleri üzerine ihale sürecinin 3 gün uzatıldığını ancak Aplıç kapısındaki iş için teklif sunulmazken, Derinya’daki ihale için yüksek teklif sunulduğu yönünde bilgiler bulunduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı altında ihale sürecinin yeniden başlatılması düşüncesinin var olduğunu ve ihaleden kaynaklanan gecikmelerin nedeninin öğrenilmesi için gereken talimatı da verdiğini kaydeden Akıncı, “Bu yolları yapıp, bu kapıları açmamız lazım” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, bazı kesimlerin kendisine yönelik “kapıların açılması için ortaya irade koyması” gerektiği yönündeki eleştirilere değinerek, Türk tarafının, elektrik şebekelerinin birleştirilmesi ve mobil telefonlarda işbirliği yapılması konularında olduğu gibi bu konuda da yapmak zorunda olup yapmadığı bir şey kalmadığını belirtti. Akıncı, bu sürecin yeniden hızlandırılması için UNDP yetkilileri ile görüşmek gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’ın Kıbrıs sorununun çözümü için mevcut müzakere sürecinin son şans olduğu yöndeki açıklamasının sorulması üzerine, kendisi ile Anastasiadis’in ayni kuşağın liderleri olduğuna işaret ederek, mevcut sürecin, kendi kuşakları ve federal bir çözüm için son şan olduğuna inandığını belirtti.

“Bu sürecin, bizim neslin son denemesi olduğunu defalarca altını çizdim. Bu dönem, çözüm için bizim neslin son denemesini yapmaktayız. Bunu her ikimiz de biliyoruz. Evet, diplomaside nokta yoktur, virgüldür, noktalı virgüldür. Diplomasi gene devam eder diyebilir. Ama en diyorum ki federal çözüm ihtimalinin de son şansı olabilir bu deneme. Başarısızlık söz konusu olursa, bu kadar emek, bu kadar insan çalışıyor. Yüzlerce insan Kıbrıs sorunun bu döneminde çok yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Bizi sonuca götürebilecek çok malzeme birikmiştir. Şimdi de olmazsa, Annan planının üzerinden 12 geçti. Böyle bir süreç 12 yıla mal oldu. Şimdi de, bu kadar emeğin olduğu bir ortamda yine olmazsa, buna son şans demeyip ne diyeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Binali Yıldırım’ın federal çözüm için son şans sözleri bu çerçevede bir tehdit değil, gerçeğin ifadesidir.”



Özgürgün: “Türkiye’nin adadaki varlığı, adil bir çözüm bulunana kadar, Kıbrıs Türklerin güvenini sağlayan en önemli unsurdur.”



Başbakan Özgürgün, “Türkiye’nin adadaki varlığı, Kıbrıs Türk ve Kıbrıslı Rumlar arasında sürdürülebilir, kalıcı, adil bir çözüm bulunana kadar, Kıbrıs Türklerin güvenini sağlayan en önemli unsurdur. Anavatan Türkiye’nin her açıdan çok iyi olması, güçlü ve sağlıklı olması bizim için her şeyden önemlidir. Bugünlere biz tek yürek olarak geldik, yarınlara da el ele omuz omuza gönül birliği içerisinde yürüyeceğiz” diye konuştu.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’ın resmi davetlisi olarak gittiği Ankara’daki temasları çerçevesinde, Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım ile görüştü. Görüşmenin ardından ortak bir basın toplantısı düzenleyen iki başbakan, Kıbrıs sorunu, KKTC Su Temin Projesi ve 15 Temmuz’da Türkiye’de yapılan darbe girişimi konularında açıklamalarda bulundu.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, iki hükümetin yaklaşık aynı tarihlerde göreve başladığını, Anavatana yaptıkları ziyareti, kardeşlerin buluşması olarak değerlendirdiklerini belirtti.

Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminden dolayı üzüntülerini ileterek, 15 Temmuz’un Kıbrıs tarihinde de kara bir leke olduğunu belirten Başbakan Özgürgün, Kıbrıs’ta 15 Temmuz 1974 Yunan Cuntası darbesinin ardından, Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’de adaya barış ve özgürlüğü getirdiğini kaydetti.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, 20 Temmuz 1974’de adaya gelen barış ve huzur ortamının ardından Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşılması için çabalarına devam ettiğini anlattı.

Başbakan Özgürgün, 15 Temmuz’da Türkiye’nin milli iradesine karşı yapılan saldırıda hayatını kaybedenleri rahmetle anarak, yaralılara acil şifalar diledi.

Türkiye ile ilişkileri her zaman her alanda geliştirmek için çaba içinde olduklarını ifade eden Başbakan Özgürgün, Kıbrıs sorununun çözümünde de iki ülke dış politikalarının yakın işbirliği ve uyum içinde yürütüldüğünü, Türkiye’nin çözüm süreçlerine her zaman en büyük desteği verdiğini belirtti.

Başbakan Özgürgün, “Türkiye’nin adadaki varlığı, Kıbrıs Türk ve Kıbrıslı Rumlar arasında sürdürülebilir, kalıcı, adil bir çözüm bulunana kadar, Kıbrıs Türklerin güvenini sağlayan en önemli unsurdur. Anavatan Türkiye’nin her açıdan çok iyi olması, güçlü ve sağlıklı olması bizim için her şeyden önemlidir. Bugünlere biz tek yürek olarak geldik, yarınlara da el ele omuz omuza gönül birliği içerisinde yürüyeceğiz” diye konuştu.

Türkiye’den Adaya giden su projesinin dünyada bir ilk olduğuna işaret eden Başbakan, Toros dağlarının suyunun, Kıbrıs’ın kurak toprakları ile buluştuğunu söyledi.

Projenin Kıbrıs tarihinde bir dönüm noktası olacağını ve suyun sadece Kıbrıs Türklerine değil, önümüzdeki dönemde ümit ettiğimiz nihai anlaşmaya varıldığında Rumlara da verileceğini, bunun adanın makus talihini de değiştireceğini kaydeden Başbakan Özgürgün, 1940’lardan beri Kıbrıs Türkü’nün özlemi olan suyun adada ulaştığını, Kıbrıs Türkü’nün suyu sevinçle karşıladığını belirtti.

Başbakan Özgürgün, tarihi su projesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, bir soru üzerine, 21 Temmuz’da FETÖ/PDY’yi terör örgütü listesine dahil ederek tüm faaliyetlerini yasakladıklarını hatırlatarak, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve polis yetkilileriyle toplantılar yaparak, en küçük bir ihbar, bilgi veya hareketin bile değerlendirilmesi gerektiği konusunda mutabık kaldıklarını, bir tespit yapılırsa derhal müdahale konusunda polis ve GKK komutanlarının yetkili olduğunu anlattı.

Başbakan Özgürgün, şöyle konuştu:

“Biz böyle bir olaya göz açtırmayız. En ufak bir toleransımız da yoktur. Ancak şu ana kadar böyle bir hususla ilgili gerek polis, gerekse Güvenlik Kuvvetleri Komutanlarımızın ihbarlara yönelik yapmış olduğu müdahalelerde bir doğruluğa rastlanmamıştır. Bu değerlendirmeler devam edecektir. Bizde faaliyeti yasaklanmış terör örgütü listesinde birçok örgüt daha var. Bu da o kapsamda değerlendirilmektedir. Gerek Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığımız gerekse polisimiz bu konuda tam bir donanım ve görev anlayışı içinde hareket etmektedir. Tespit ettiğimiz en ufak bir şey olursa gereği neyse en ciddi şekilde yapacağız.”

TC Başbakanı Binali Yıldırım da konuşmasında, Başbakan Özgürgün’ün ilk resmi yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yaptığını belirterek, Başbakan ve heyetine teşekkür etti.

Türkiye-KKTC ilişkilerinin “ mükemmel” düzeyde gittiğini, Türkiye kalkındıkça KKTC’nin de kalkınacağını ifade eden Başbakan Yıldırım, Türkiye ve KKTC’nin tasa ve sevinçte beraber olduğunu kaydetti.

Başbakan Özgürgün’e ve kabinesine başarılan dileyen Yıldırım, Kıbrıs sorununun çözümü yönündeki kararlı duruşlarından dolayı da teşekkür etti.

Kıbrıs Türklerine uygulanan ambargolara dikkat çeken Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Yıllardan beri Kuzey Kıbrıs tarafı adeta yok sayılmış, izolasyonlara tabi olmuş, Avrupa Birliği'nin, dünyanın bütün imkanları haksız bir şekilde Güney tarafından kullanılmaya devam etmiştir. Artık bunun sürdürülebilir bir hal olmadığı ortadadır.”

Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki etkin teminatının, olmazsa olmaz olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Kıbrıs Türkü’nün haklı davasını bundan sonra da anlatmaya devam edeceğiz. Çözüm hangi şartlarda gerçekleşirse gerçekleşsin veya gerçekleşmesin, Türkiye'nin etkin teminatı, Kıbrıs'ta olmazsa olmazdır. Bir daha bir maceraya izin verecek bir altyapıya Türkiye müsaade etmez. Bunu herkesin bilmesi gerekir. Biz barış istiyoruz” dedi.

Kıbrıs'ın büyüyüp gelişmesine yönelik çalışmaların önemine de değinen Yıldırım, şöyle devam etti:

"Enerjinin, adanın gelişmesine, büyümesine harcanmasını istiyoruz. Bütün bu iyi niyetlerimize rağmen kafalarının arkasında başka proje olanlar da bilsin ki, böyle bir proje hayata geçirmeye kalktıklarında yine Türkiye, Kıbrıslı kardeşlerinin yanı başındadır, onlarla beraberdir."

Kıbrıs'taki barış müzakerelerinin sürdüğünü, Kıbrıs Türk tarafının her zaman yapıcı davrandığını hatırlatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Barış müzakereleri devam ediyor, varsın devam etsin. Ama biz her zaman yapıcı tarafta olduk. Kuzey Kıbrıs Türk tarafı da tüm samimiyetiyle yapıcı davranıyor. Bu aslında, her seferinde 'barışalım, beraber yaşayalım' deyip oyunbozanlık yapan Rum tarafının son şansıdır. Bu şansı da iyi değerlendirmelerini tavsiye ederiz."

Kıbrıs’ta yatırım projelerinin devam ettiğini ifade ederek, Türkiye’den Adaya gelen suya da değinen Başbakan Yıldırım, bunun, Kıbrıs Türkü’nün özgürlük mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük’ün de hayali olduğunu söyledi.

Yıldırım, Dr. Küçük’ün Türkiye’den adaya su gittiğinde mezarının bu su ile yıkanmasını vasiyet ettiğini de kaydetti.

Başbakan Yıldırım, Dr. Küçük’ün vasiyetinin yerine getirildiğini ve mezarının Türkiye’den giden su ile yıkandığını anımsattı.

Başbakan Yıldırım, bir soru üzerine, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı ile ilgili herhangi bir projeleri olmadığını belirterek, “Onlar orada yerinde duruyor, durmaya devam edecek. Çünkü onlar, adanın güvenliğini sağlıyor. Sadece Kıbrıs Türk tarafı değil, adanın tamamında huzur ve güvenliği sağlamakla meşguller” dedi.

Başbakan Hüseyin Özgürgün temasları çerçevesinde daha sonra, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. Görüşme Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basına kapalı gerçekleşti.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile de görüştü. Genelkurmay karargahında yer alan görüşme basına kapalı gerçekleşti.



Eide: "Önümüzdeki birkaç hafta, mülkiyet, garantiler ve güvenlik gibi daha önce görüşülmeyen yeni başlıklar ele alınacak"



Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon'un Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, birkaç hafta içinde Kıbrıs'ta "mülkiyet, garantiler ve güvenlik" gibi daha önce görüşülmeyen yeni başlıkların ele alınacağını bildirdi.

BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Kıbrıs konulu kapalı oturumunun ardından Ban'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar ile basın toplantısı düzenleyen Eide, Kıbrıs'ta çözüm penceresinin hala açık olduğunu söyledi.

Çözüm penceresinin sonsuza dek açık olmayacağını belirten Eide, "Önümüzdeki birkaç hafta, mülkiyet, garantiler ve güvenlik gibi daha önce görüşülmeyen yeni başlıkların ele alınacağı müzakerelere sahne olacak." dedi.

Eide, bir soru üzerine, Türkiye'deki gelişmelerin garantör ülkelerin Kıbrıs sorununa yönelik desteği ve Kıbrıs liderleri tarafından yapılan çabaları etkilemediğini kaydetti.

Spehar ise BMGK'nın tüm üyelerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis'in çözüm çabalarına tam destek verdiğini ifade etti.



Anastasiadis Netanyahu’dan istediğini alamadı



Türkiye-İsrail yakınlaşmasının ardından İsrailli yetkililer tarafından, Leviathan’dan Türkiye’nin Güney sahillerine doğal gaz boru hattı döşenmesi projesiyle ilgili açıklamalar üzerine Pazar günü İsrail’e giden Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis Başbakan Benjamin Netanyahu’dan istediğini alamadı.

Rum Politis gazetesi’nin haberine göre Netanyahu, Anastasiadis’e açıkça, “gelecekte Türkiye’ye ulaşacak bir boru hattını, kendi MEB’indeki parseller için sonbaharda çıkacağı yeni ruhsat ihalesi öncesinde masada tutmak istediğini” söyledi.

Gazete Anastasiadis’in, çabalamasına rağmen İsrail Başbakanı’ndan, “ülkesinin Kıbrıs sorununun çözümünden önce Türk hükümeti veya Türk şirketleriyle Leviathan’dan başlayıp ‘Kıbrıs MEB’i üzerinden Türkiye sahillerine kadar boru hattı döşenmesi konusunda istişare, daha çok da anlaşma yapmayacağı” teyidini alamadığına dikkat çekti.



Fransa’nın Lefkoşa Büyükelçisi, Din İşleri Başkanı Atalay’ı ziyaret etti



Fransa’nın Lefkoşa Büyükelçisi Rene Troccaz, dün Din İşleri Başkanı Prof. Dr. Talip Atalay’ı makamında ziyaret etti.

Din İşleri’nden verilen bilgiye göre, ziyarette, Fransa ve Türkiye’de meydana gelen terör olayları nedeniyle duyulan üzüntünün dile getirildi ve terör eylemlerinin karşılıklı kınandı.

Görüşmede, Kıbrıs'ta bir süredir Dini Liderler arasında sürdürülen iletişim süreci ve barış ortamının oluşmasına etkisi ele alındı.



İtalya’da “Kıbrıs’ta Fırsatlar ve Riskler” çalıştayı düzenlendi



İtalya’da “Kıbrıs’ta Fırsatlar ve Riskler” konulu çalıştay düzenlendi.

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Yakın Doğu Enstitüsü (YDE) ile Konrad Adenauer Vakfı işbirliğinde düzenlenen ve Kıbrıs’taki fırsatların ve risklerin ele alındığı çalıştaya, Avrupa Birliği, Almanya, Yunanistan, İsrail ve Türkiye’den uzmanlar katıldı.









Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram













Dışişleri Bakanlığı











Facebook





Twitter





YouTube





Websitesi













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio_news@kktcenf.org

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 5
Dün Tekil 565
Bugün Tekil 178
Toplam Tekil 1982764
IP 54.90.92.204






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































22 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu