BASIN BÜLTENİ Özgürgün: “Koordinasyon Ofisi ile herhangi bir yetki devri söz konusu değil” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Özgürgün: “Koordinasyon Ofisi ile herhangi bir yetki devri söz konusu değil”
Tarih: 21.06.2016 > Kaç kez okundu? 585

Paylaş


Başbakan Hüseyin Özgürgün, Koordinasyon Ofisi ile herhangi bir yetki devrinin söz konusu olmadığını, kendilerinin onaylayacağı projeler doğrultusunda gençliğe ve spora ciddi kaynak oluşturulacağını söyledi.

Katıldığı bir programda konuşan Başbakan Özgürgün, Koordinasyon Ofisi’nin Kıbrıs Türk gençliğine destek ve yardım öngördüğünü ifade etti. Koordinasyon Ofisi’nin ne yapacağını anlattıklarını ama anlamak istemeyenler olduğunu dile getiren Özgürgün, “Anlamak istemeyenlere anlatamazsınız, zorla anlamak istemeyene nasıl anlatacaksınız, anlamaz. AKEL Genel Sekreteri de bu konuda açıklama yaptı, onlarla birlikte hareket etme noktasında olanlara neyi anlatacaksınız” dedi.

Koordinasyon Ofisi ile hiçbir yetkinin devredilmediğinin altını çizen Başbakan Özgürgün, “Burada, Kıbrıs Türk gençliğine ve Kıbrıs Türk sporuna yardım ve destek var. Bu, uluslararası bir anlaşmayla birbirini tanıyan iki devlet arasında yapılıyor” ifadesini kullandı.

Anlaşmanın iki devletin meclislerinden geçirilerek güçlü bir altyapı oluşturulduğuna işaret eden Başbakan Özgürgün, Koordinasyon Ofisi’nin, Başbakanlığın yürüttüğü bir yasayla Kıbrıs Türk sporuna ve gençliğine hizmet vereceğini vurguladı.

Kıbrıs Türk halkının oynanan senaryoyu net görmesi gerektiğini kaydeden Başbakan Özgürgün, şöyle devam etti:

“Şimdi ben Başbakan olarak yetkilerimi kime devredebilirim ki, devretmem zaten. Biri benden bir şey isterse onu da yapmam. Ancak, AKEL Genel Sekreteri ile aynı doğrultuda hareket edenlere benim bir şey anlatacak halim de yok. Onların amacı da belli, niçin yaptıkları belli. Kıbrıs Türk halkının net olarak böyle bir senaryoyu görmesi gerekiyor. Çünkü bu, gençlik ve spora destek ofisi. Gençlikle sporun desteklenmesinden başka bir şey yok. Bunu da, biz yürüteceğiz, bizim uygun göreceğimiz şekilde yapacak. Yıllarını spora vermiş, sporun içinden gelen birisi olarak, sporun ‘s’sinden anlamayanların, sporla ilgisi olmayanların bunu ne hale getirdiğini de görmekten büyük üzüntü duyuyorum. Siyasete alet edildi. Türkiye’yi dışlama ve Türkiye’yi istememe şekline getirildi. Bu çok yanlış ve çok tehlikeli bir noktadır. Bu tamamen gençliğe ve spora hizmet. Sporumuza bizim projelerimiz doğrultusunda ciddi şekilde destek ve kaynak yaratacak, ciddi artıları olan uluslararası bir anlaşma. Bu anlaşma da Anavatan Türkiye ile yapılıyor.”

Başbakan Özgürgün, anlaşma uyarınca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uygun görmediği hiçbir proje ve yatırımın yapılmayacağını belirterek, “Biz hangi projeye uygunluk verirsek, o projeyi yürütecek olan da biz olduğumuza göre, o tesisler de burada olduğuna göre, bizim devletimizin organları tarafından sahiplenilip yürütülecek. Başka bir şey düşünülmez” dedi.

Ofis çalışanlarına diplomatik dokunulmazlık verileceği eleştirilerine de cevap veren Başbakan Özgürgün, diplomatik dokunulmazlığın AB Koordinasyon Ofisi’ne de verildiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Diplomatik dokunulmazlık orada çalışanlara verilir. Büyükelçiliğe ve Büyükelçilik mensuplarına diplomatik dokunulmazlık verirsiniz. Koordinasyon Ofisi’nde çalışacak olanlar da diplomatik haklardan yararlanacak. Yurt dışına gidip gelirken diplomatik statüde olacak, açılımı budur. Diplomatik bir hak kişiye verilir. Bakanlar Kurulu kararı ile AB Koordinasyon Ofisi’ne de verilmişti. Oraya verildi diye AB Koordinasyon Ofisi her istediğini yapabilir mi, bir yetki devri var mı, hayır. Gençlik ve Spor Koordinasyon Ofisi konusunda endişe edilecek bir şey yoktur. Kaldı ki, anlaşma yapılan yer de Anavatan Türkiye. Bizi rahatsız eden bir şey varsa, ek protokol ile düzeltileceğini de zaten söyledik.”

Koordinasyon Ofisi’ne karşı yapılan eylemlerle, 13 yıl önce Annan Planı döneminde yapılanların yapılmaya ve aynı havanın yaratılmaya; bundan da iç siyasette prim elde edilmeye çalışıldığına değinen Başbakan Özgürgün, bugün, Annan Planı dönemindeki konjonktürün olmadığını, gücün daha düşük olduğunu kaydetti.

Başbakan Özgürgün, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Koordinasyon Ofisi konusunda Anayasa Mahkemesi’ne görüş sormasıyla ilgili olarak da, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın inceleme ve Anayasa Mahkemesi’ne sorma hakkı var” dedi.

Başbakan Özgürgün, CTP Genel Başkanı ve 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, “Türkiye ile ilişkilerde en kötü dönem yaşanıyor” şeklindeki değerlendirmesinin sorulması üzerine şöyle konuştu:

“O, bir önceki dönemi kastediyor. Bu dönemi kastetmiyor. Sayın Talat, getirdikleri noktayı kastediyor. UBP-DP hükümeti kurulduktan sonra 1,5 ay içinde çok ciddi adımlar attık ama o kadar kırıldı ve bozuldu ki, onları düzeltmek gerçekten zaman alacak. Çünkü o kadar kırıp döktükten sonra yeniden düzeltmek kolay değil. Kıbrıs Türküne yapılabilecek, yaşatılabilecek en büyük sıkıntılardan biridir; Türkiye’nin ilgisini ve Türkiye’nin sevgisini, verebileceği desteği zarara ve sekteye uğratacak bir şekle getirmek. Ve maalesef getirildi. Su krizinde yapılanlar, Ekonomik Mali Protokol’le ilgili geciktirmeler ve güvensizlik ortamları. Bunlar, Koordinasyon Ofisi için de yapıldı ve iki sene Meclis’e götürülmedi. İki sene önce Hükümet Bakanlar Kurulu’ndan geçirip yürürlüğe de koydu, şimdi aynısı reddediyoruz diye karşı çıkıyor. Bunu yaptığınız zaman nasıl güvenecek, nasıl ilişkiler iyi olacak? Sayın Talat şaşırdı galiba.”

Başbakan Özgürgün, son dönemlerde spor kulüpleri ile yoğun temas içinde görülmesinin nedeninin, sezon sonu ve ödül törenlerine denk gelmesi olduğunu, bu birlikteliklerde, kulüplerin başarılarını kutlamayı amaçladığını belirtti.

Başbakan Özgürgün, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın hükümetle ilgili açıklamalarının bilgisi dahilinde olduğunu, gerektiğinde kendisinin de konuşacağını, ama daha çok Serdar Denktaş’ın konuşacağını söyledi.

Ekonomik ve Mali Protokol’un uygulamalarının takvimlendirildiğini ve hükümetin ömrünün Temmuz 2018’e kadar olduğunu belirten Başbakan Özgürgün, protokolün, KKTC’nin ekonomik ve mali anlamda büyüyüp gelişmesi adına yapılan ortak bir çalışma olduğunu, protokolde rahatsız edecek bir durum olmadığını, programın sırasıyla uygulamaya konacağını kaydetti.

Kamu-özel ortaklığında yapılacak projelerde dikkatli olmak gerektiğini, KKTC’nin bu alanda yeni olduğunu ifade eden Başbakan Özgürgün, “Bu noktada hassas ve titiz davranmak istiyoruz” dedi.

Türkiye’den getirilen su konusuna da değinen Başbakan Hüseyin Özgürgün, 20 belediyenin, meclislerinden karar alarak sözleşmeyi imzaladığını, suyun, anlaşmayı imzalayan belediyelere çok kısa sürede ulaştırılacağını söyledi.

Başbakan Özgürgün, son İstanbul ziyaretiyle ilgili yapılan eleştirilere üzüldüğünü, kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını, özel tören ile resmi törenin ne olduğunu çok iyi bildiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağını öğrendiklerinde, törene resmi olarak gitmek zorunda olduklarını vurguladı.

Başbakan Özgürgün,18 yıldır milletvekili olduğunu, Dışişleri Bakanlığı yaptığını, diplomatik olarak neyin ne olduğunu, özel tören ile resmi törenin ne olduğunu iyi bildiğini dile getirerek, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı her tören resmi törendir. Biz, Sayın Erdoğan’ın katılacağını öğrendikten sonra oraya resmi olarak gitmek zorundaydık. Sayın Erdoğan ve beş bakanın katıldığı tören ciddi olarak resmi bir devlet törenidir. Oraya siz, KKTC Başbakanı olarak bilet keserek özel araçla gidemezsiniz. Orada Sayın Erdoğan ile görüşme fırsatı da oldu” dedi.

Konunun Meclis’te de gündeme getirildiğini aktaran Başbakan Özgürgün, “Sayın bir milletvekilinin bunu Meclis’te gündeme getirmesi ve söylemesi daha da üzücü. Bunu getiren, üstelik Bakanlık yapmış bir milletvekili. Resmi törenle özel töreni en azından onun ayırt etmesi lazımdı. Devlet ciddiyetini, devlet tecrübesini, devletin, özel ve resminin ne olduğunu diplomatik terbiyeyi, hem okulundan hem siyasetin içinden gelen birisi olarak bize öğretmeye kalkıyorlar, buna gerçekten üzülüyorum” diye konuştu.

Kıbrıs konusuna da değinerek, göstergelerin, Rumların niyetinin 2016 içinde bir çözüm olacağını göstermediğini, Rumların her noktada Kıbrıs Türklerini azınlık olarak gördüğünü spor yapmasını dahi engellediğini dile getiren Başbakan Özgürgün, müzakere masasının Rumlar açısından, zaman geçirilen bir tiyatro sahnesi olduğunu vurguladı. Başbakan Özgürgün, “Görüşme masasına biz iyi niyetle gidiyoruz, Sayın Cumhurbaşkanımız katılıyor. Rum tarafından baktığınızda bir tiyatro sahnesi kurgulanıyor ve orada zaman geçiriyorlar. Oysa Kıbrıs Türk tarafı gerçekten bir anlaşma niyetinde ve yıllardır da bunu gerçek bir niyetle ortaya koymuştur” dedi.

İstanbul’da Cumhurbaşkanı Akıncı’nın elini sıkmadan oradan kaçanın, müzakere masasına samimiyetle oturduğuna kimin inanacağını soran Başbakan Özgürgün, “İstanbul’da bir dostluk ortamı yaratıp o mesajı verseydi, belki bugün çözüme üç adım daha yakın olacaktık, sekiz adım geri gittik” dedi.

Başbakan Özgürgün, Rumların, “içimdeki azınlıkla görüşüyorum” dediği için Kıbrıslı Türklerle sadece ara bölgede görüştüğünü, Kıbrıs dışında bir yerde görüşmediğini, bunu anlatmaya çalıştıklarını ifade ederek, “BM Genel Sekreteri toplum liderlerini New York’a davet ettiğinde giderler. Ama New York’ta BM Genel Kurulu esnasında görüşmez, fotoğraf karesine de girmezler. Neden? ‘Ben devletim o azınlık’ diyor. Dışişleri Bakanlarının görüşme heyetlerinde olmamasının da sebebi yıllardır bu. ‘Dışişleri bakanı bir tanedir, benimkidir, diğeri sahtedir’ diyor. Böyle bir zihniyetle eşit şartlarda nasıl anlaşacaksınız ki. Sizi eşit kabul etmeyen bir zihniyetle nasıl eşit anlaşma yapacaksınız. Kıbrıs Türk halkının eşitliğinin kabul edildiği bir anlaşmanın çok zor olmadığını düşünüyorum” diye konuştu.

Başbakan Özgürgün, vatandaşlık konusunun insanlık dramına dönüştürüldüğünü de belirterek, şunları kaydetti:

“KKTC’de doğmuş, annesi babası da vatandaş olan ama 18 yaşını geçtiği için vatandaş olmayan çocuklar var. Burada 15-20 yıldır düzen kurmuş ve her şeyi ile buraya ait olan ama vatandaş olamayan insanlar var. Bir de, çok daha vahimdir, elinde kimlik kartı olup, ‘sen vatandaş değilsin’ denenler var. Bunu duyduğumda inanamadım, araştırdım. Vatandaşlık işlemlerini yapmış, kimlik kartını almış ama hükümet değişikliğinde gelen hükümet içerden vatandaşlığı silmiş. Bunlar çok üzücü. Niye bunlar yapılıyor, nedir bunun arkasındaki amaç, insan düşünüyor. Devlet ciddiyeti nerde, insanlık hakkı nerde?”

Hükümet olarak, bütün sektörlerin sorunlarına uzlaşı ve işbirliği içinde çözüm bulmak hedefinde olduklarını, gereksiz tartışmalarla vakit geçirmeyeceklerini ifade eden Başbakan Özgürgün, “Sorunlara çözüm bulmak, projeler üretmek istiyoruz. Bunları yaparken de maksimum uzlaşma düşüncesindeyiz. Halka yararlı icraatları ortaya koyabileceğimizi düşünüyorum” diyerek sözlerini tamamladı.



Akıncı: “Federal yetkiler konusundaki müzakere tamamlanmak üzere”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, federal yetkiler konusundaki müzakerenin tamamlanmak üzere olduğunu belirtti ve bir sonraki toplantıda bu konuyu sonuçlandırabileceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis yoğunlaştırılmış Kıbrıs müzakereleri kapsamında geçtiğimiz Cuma günkü görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı’na dönüşünde yaptığı açıklamada, verimli, sonuç alıcı ve detaylı bir görüşme gerçekleştirdiklerini kaydetti ve federal yetkiler konusunu hemen hemen tamamlamaya yakın bir noktaya geldiklerini dile getirdi. Akıncı, müzakerecileri federal yetkiler konusu üzerinde çalışma yapmak üzere yetkilendirdiklerini ve bir sonraki toplantıda bu konuyu sonuçlandırabileceklerini düşündüklerini de belirtti.

Akıncı, daha önce 21 Haziran Salı günü mülkiyet konusunu konuşmanın kararlaştırıldığını ancak, bugün ( geçtiğimiz cuma günü) federal yetkiler altındaki çalışma uzadığı için bugün (geçtiğimiz cuma günü) görüşmeleri gereken kurucu devletlerin uluslararası anlaşma yapma yetkileriyle ilgili bölüm ile kurucu devletler arasındaki koordinasyon ve işbirliği başlıklı konuların Salı gününe sarktığını belirtti.

Salı günü bunlarla ilgili çalışma yapacaklarını belirten Akıncı, müzakerecilerin de federal yetkiler konusunda vardıkları mutabakatların altını doldurmak ya da henüz tam olarak sonuçlandıramadıkları noktalarda ek bir çalışma yapacaklarını kaydetti.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Cumhurbaşkanı Akıncı, sınır kapılarıyla ilgili bir soruyu yanıtlarken, bir önceki görüşmelerinde Derinya ve Aplıç Kapılarının BM Kalkınma Programının AB finansmanıyla ihaleye çıkabilmesi için bulunan bazı eksikliklerin bulunduğunu ve bunların tamamlanmasını talep ettiklerini hatırlattı. Akıncı, BM Kalkınma Programınca bugün (önceki gün) Aplıç ve Derinya kapısıyla ilgili ihale çıkıldığını söyledi. Her iki taraftaki yol projelerinin daha önce ihaleyle hazırlandığı anımsatan Akıncı şimdi de ihaleyle bu yollarda gereken asfaltlama, genişletme gibi çalışmaların yapılacağını anlattı.

Aplıç Kapısında Rum tarafında Rum müteahhitlerin yapması gereken bir kısım olduğunu ve bunun yapımının daha fazla zaman alabileceği yönünde söylemler bulunduğunu ifade eden Akıncı, güçlükler ne olursa olsun 4-5 ay içinde hazırlıkların tamamlanmasını temenni ettiklerini kaydetti. Her iki taraftaki kapıların da eş zamanlı olarak açılmasını umduklarını vurgulayan Akıncı, Güney’deki çalışmalar daha uzun zaman isteyecekse bunun planlamasını Rum tarafının şimdiden yapmasında yarar bulunduğunu söyledi.

Dönüşümlü Başkanlık konusunun konuşulup konuşulmadığının sorulması üzerine de Akıncı federal yetkilerin dönüşümlü başkanlıkla ilgili olmadığını dönüşümlü başkanlığın yürütmeyi ilgilendirdiğini kaydetti.

Rum Yönetimi’nin yeterince rezerv bulunursa hidrokarbon gelirinin bir kısmının çözümün finansmanı için kullanılabileceği ancak diğer devletlerin de sorumluluğu olduğunun unutulmaması konusunda bir açıklama yaptığının hatırlatılması ve Kıbrıs Türk tarafının çözümün finansmanını sağlayacak bir komite kurulması önerisinde bulunmayı düşünüp düşünmediğinin sorulması üzerine de Cumhurbaşkanı Akıncı, Doğu Akdeniz’deki doğal kaynakların sadece Kıbrıs değil tüm bölge için ciddi bir işbirliği alanı ya da ciddi gerginlikler yaratabileceğini söyledi.

Önlerinde yoğun bir müzakere süreci bulunduğunu, sondajların geçmişte yarattığı gibi müzakereler için olumsuz sonuçlar yaratmasını istemediklerini belirten Akıncı, bu konuda dikkatli olmak gerektiğini söyledi. Bu kaynaktan gelecek gelirin çözümün finansmanı için kullanılmasının akıl işi olduğunu, çözüme katkı sağlayıcı olduğunu ifade eden Akıncı, bu konunun destekleyicisi olduklarını belirtti.

Bunun yanında uluslararası toplumun ve AB’nin de çözümün finansmanına yardımcı olacağı yönünde hep yeşil ışık yakmış olduğunu belirten Akıncı, Türkiye’nin de günü geldiğinde bu konudaki katkısını esirgemeyeceğini söyledi. Akıncı, “Yeter ki iki tarafın da çıkarlarını gözetecek bir federal yapı kurulması konusunda uzlaşalım” diye konuştu.

Bugünlerde somut olarak bir komite önerisi olmadığını belirten Akıncı ancak bunun hep gündemlerinde olduğunu da ifade etti.



Anastasiadis ilerleme yaşandığını açıkladı



Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, “liderlerin bugünkü (geçtiğimiz cuma günkü) görüşmesinde ilerleme yaşandığını ve merkezi hükümet ile oluşturucu devletlerin yetkilerine ilişkin konularda sonuca varmak için ortada iyi bir zemin bulunduğunu” açıkladı.

Rum haber kaynaklarına göre Anastasiadis, müzakerelerin yoğunlaştırılmış faslı çerçevesinde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile gerçekleştirdikleri görüşme sonrasında, basına yaptığı açıklamada, “görüşmenin verimli geçtiğini ve görüşmede merkezi hükümet ile oluşturucu devletlerin yetkilerine ilişkin konuları ele aldıklarını” belirtti.

Görüşmede ilerleme yaşandığını ve sonuca ulaşmak için iyi bir zemin bulunduğunu dile getiren Anastasiadis, “bir sonraki görüşmede devletin uluslararası anlaşmalar yapmasına ilişkin yetkileri ile merkezi hükümet ve oluşturucu devletler arasındaki işbirliği anlaşmaları konusunu ele alarak devam edeceklerini” söyledi.



Lider eşlerinden müzakere sürecine katkı



Lider eşleri Meral Akıncı ile Andri Anastasiadis, devam eden Kıbrıs müzakerelerine katkıda bulunmak amacıyla önceki gün ara bölgede bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın eşi Meral Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in eşi Andri Anastasiadis, toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin konuları ele aldı.

Ledra Palace Otel’de yer alan toplantıya BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar ile BM Kıbrıs Barış Gücü Komutanı Kristin Lund da katıldı.



Ticaret Odası: “Kuzey Kıbrıs % 9.51 daha ucuz"



Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO), Kuzey Kıbrıs’ın Güney Kıbrıs’tan % 9.51 daha ucuz olduğunu belirtti.

KTTO, Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrıs arasındaki fiyat farklılıklarını tespit etmek amacıyla düzenli olarak yaptığı “Karşılaştırmalı Fiyat Düzeyleri” çalışmasında, Haziran ayı itibari ile tüketicilerin günlük ihtiyaçlarını daha iyi yansıtabilmek amacı ile kullandığı ürünleri, yeni ürünler ekleyerek güncelleştirdiğini kaydetti. KTTO bu çerçevede, Haziran ayı başı itibariyle alınan güncellenen ürünlerin fiyatlarına dayanarak çalışma sonuçlarını açıkladı.

KTTO’dan yapılan açıklamada, 7 Haziran 2016 tarihinde alınan fiyatlara göre, Güney Kıbrıs’tan 590,42 TL’ye alınan mallar için Kuzey Kıbrıs’ta 539,14 TL ödemenin yeterli olduğu ifade edilerek, “Dolayısıyla, Haziran ayı itibariyle alınan fiyatlara göre, halkımızın günlük ihtiyaçlarını karşılamak için aldıkları ürünlerin sepet ortalamasında Kuzey Kıbrıs’ta % 9.51 daha ucuz olduğu gözlemlenmiştir” denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Çalışma kapsamında 49 ürün için yapılan fiyat karşılaştırması, birebir eşdeğer ürün bazında (marka, ağırlık birimi) gerçekleşmiştir. Fiyatlar, Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrıs’taki 3 süpermarketten alınan fiyat ortalamalarını yansıtmaktadır. Çalışmamız kampanyalı ürünlerin fiyatlarını yansıtmamaktadır.”



Güney Kıbrıs’ta her 4 kişiden biri yabancı uyruklu



Güney Kıbrıs’ta yaşayan her 4 kişiden birinin yabancı uyruklu.

Rum Fileleftheros gazetesi, Güney Kıbrıs’ta ikamet eden yabancı uyruklu sayısının 208 bini geçtiğini; üçüncü ülke vatandaşlarının sayısında azalma, AB vatandaşı olanların sayısında ise artış olduğunu yazdı.

Gazete, Güney Kıbrıs’ta şu an yasadışı olarak ikamet edenlerin sayısının ise tam olarak bilinmediğini; ancak bu sayının daha önceleri 15-20 bin civarında olduğunu kaydetti.

Rum Muhaceret Dairesi’nin verilerine göre, Güney Kıbrıs’ta şu an, kayıtlı 208 bin 325 yabancı uyruklu kişi bulunduğunu belirten gazete, bunlardan 61 bin 301’inin üçüncü ülke vatandaşı, 147 bin 24’ünün de AB vatandaşı olduğunu yazdı.

Gazete devamla, yabancı uyrukluların “Kıbrıs vatandaşlığı” alabilmesi için, adaya 5 milyon Euro’luk yatırım yapmasının (devlet tahvili satın alma, şirketlere hissedar olma, taşınmaz satın alma veya herhangi bir taşınmaza/kamu menfaatine olacak bir inşaata yatırım yapma ve bankalardan birine, bu miktardaki parayı 3 yıl vadeli olmak koşuluyla yatırma) yeterli olduğunu yazdı.

Haberde, Rum Bakanlar Kurulu’nun, özel durumlarda, vatandaşlık verilmesi bağlamında, vadeli hesap dışındaki 5 milyon Euro’luk yatırım kriterini, yapılacak olan bir yatırımın en az 12,5 milyon Euro olması koşuluyla, 2,5 milyon Euro’ya düşürebileceği de belirtildi.









Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram













Dışişleri Bakanlığı











Facebook





Twitter





YouTube





Websitesi













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio_news@kktcenf.org

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 40
Dün Tekil 1041
Bugün Tekil 551
Toplam Tekil 1933823
IP 54.81.108.205






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































29 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Sevgim - Millete!
Vurgunluğum - Azadlığa ve adalete!
itaatim - Hocalarıma!
Borcum - Dostlarıma ve meslektaşlarıma!
Nefretim - Yalancılara ve iki yüzlülere!

(Ebülfez ELÇİBEY)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.382 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu