BASIN BÜLTENİ Eide: “Her iki lider de 2016’da Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için kararlı” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Eide: “Her iki lider de 2016’da Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için kararlı”
Tarih: 09.06.2016 > Kaç kez okundu? 682

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından dün kabul edilen Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, yapıcı ve kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdiklerini, bugün (dün) Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri ile de görüştüğünü ve her iki liderin tekrardan, 2016’da Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için kararlı olduğunu gördüğünü kaydetti.

Her iki liderin de kaybedilecek zaman olmadığını savunduğunu son toplantılarında da ortaya koyduğunu kaydeden Eide, gelecek haftaların en verimli bir şekilde planlanması gerektiğini ifade etti.

Bugünkü toplantıda liderlerin, “müzakerelerde hangi aşamada bulunulduğunu, son bir yılda nelerin başarıldığını” genel olarak değerlendireceğini belirten Eide, gelecek haftalarda en üst düzeyde ele alınabilmeleri için, uzlaşıya varılmamış konuların neler olduğunun belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Eide, “Bu, Liderlerin bu konuları daha doğrudan bir şekilde ele almaya hazır oldukları anlamına gelmektedir” dedi.

Müzakerelerde pek çok ilerleme kaydedildiğini ancak yapılacak çok için olduğunun saklanmaması gerektiğini kaydeden Eide, Liderlerin kararlıklarını açıkça ortaya koyduğunu, son birkaç hafta içerisinde kararlılıklarının daha da arttığını gözlemlediğini kaydetti. Eide, “Çünkü sürekli kararlılık sergilemedikleri takdirde bir çözümün olmayacağını gördüler” dedi.

Yakınlaşmaların ve uzlaşma olmayan noktaların yazılı olduğu bir belgenin bulunması halinde, Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri’nin neden yakınlaşmaların ve uzlaşı sağlanmayan noktaların net bir şekilde ortaya konması yönünde talepte bulunduğu, şeklinde bir soruya karşılık Eide, ellerinde yüzlerce sayfadan oluşan bir belgenin bulunduğunu, belge üzerinde anlaşma sağlanan konuların siyahla yazıldığını, üzerinde uzlaşı sağlanmayan konularda Kıbrıs Türk tarafının görüşlerinin kırmızı, Kıbrıs Rum tarafının görüşlerinin ise mavi renkte yazılını anlatı.

Eide, bir yıllık görüşmelerin ardından müzakerelerin geldiği nokta hakkında “Genel ortak bir anlayış” elde etmek gerektiğini, bunun zamanın daha verimli kullanılmasına yardımcı olacağını söyledi.



“Anastasiadis, Eide’den uzlaşı noktalarını yazıya dökmesini istedi”



Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın İstanbul’a gitmesi ve Genel Sekreter’le görüşmesi nedeniyle çıkan krizden sonra BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ile ilk kez görüştü. Rum radyosu Anastasiadis’in müzakerelerde gelinen noktanın yeniden netleştirilmesini istediğini duyurdu.

Dün sabah Rum Başkanlık Sarayı’nda gerçekleşen görüşme sonrasında, İstanbul krizi nedeniyle zaman kaybedildiğine işaret eden Eide, Kıbrıs sorunuyla ilgili yeni bir müzakere formu oluşturulmasının tartışılmakta olduğuna dikkat çekti.

Eide, Anastasiadis’in görüşme sırasında, yapılması gereken daha çok iş olduğunu belirterek müzakerelere bağlılığını yinelediğini söyledi.

Anastasiadis BM ile Rum tarafının, müzakerelerde bulunulan noktayla ilgili anlaşmazlığı mı olduğu sorusuna olumlu cevap vererek, tam da bu nedenle hangi noktada olunduğunun belirlenmesi ve bütün müdahillerin bu konuda objektif bir bilgiye sahip olması için yakınlaşmaların, karşılıklı anlayışların ve anlaşmazlıkların yeniden kaydedilmesini istediğini söyledi.

Anastasiadis “gelecekte tekrarlanmaması gereken bazı şeyler netleştirildikten sonra bugünkü (dünkü) görüşmede, benim inisiyatifimle, müzakerelerin içerisinde hareket edilmesi gereken çerçevenin belirlendiği kanaatindeyim” ifadesini kullandı.

Anastasiadis “Eide’nin söylediği gibi, müzakerelerin, liderlerin daha aktif katılımıyla mı yoğunlaştırılacağı” sorusuna karşılık “Bunun olması doğaldır ancak önce, masadaki mevcut durumun ne noktada olduğunu, yakınlaşmaların neler, yakınlaşmaya dönüştürülmesi gereken karşılıklı anlayışlar neler, anlaşmazlıklar neler bilmemiz gerekir” dedi.

2016’da çözüm hedefinin geçerli olup olmadığı sorusuna da Anastasiadis “Taraflara bağlı. Taraflar derken elbette sadece iyi niyeti kastetmiyorum. Bir konfederatif unsurlar taşımadan, gerçek federal çözüm olması için belirlenen zemini de kast ediyorum” ifadesini kullandı.



Liderler bugün görüşüyor



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, bugün yeniden bir araya geliyor.

Görüşme, Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabaları çerçevesinde ara bölgede BM tarafından müzakereler için tahsis edilen binada yer alacak.



Hammond’un liderlerle telefon görüşmesi



İngiltere Dışişleri Bakanı Philip Hammond’un Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile telefon görüşmeleri yaparak, müzakere sürecine destek belirttiği telefon görüşmesini değerlendiren Rum Fileleftheros gazetesi, Hammond’un liderlerle ayrı ayrı yaptığı telefon görüşmelerinin ana konusunun Dünya İnsani Zirvesi kapsamında İstanbul’da cereyan edenler ve Anastasiadis’in bu nedenle BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ve Cumhurbaşkanı Aklıncı ile planlı görüşmelerini iptal etmesi olduğunu yazdı.

Hammond’un, krizin yatışmaya başlamasına rağmen gecikmeli devreye girdiğine dikkat çeken gazete, İngiltere Dışişleri Bakanı Hammond’un, Londra’nın sürece desteğini dile getirerek, Akıncı ve Anastasiadis’ten, “istemeleri halinde ülkesinin yardıma hazır olduğunu bilmelerini” istediğini kaydetti.

Akıncı-Hammond telefon görüşmesi hakkında Hammond’un daha önceki telefon görüşmelerinde, Akıncı’yı, 23 Haziran’da yapılacak AB referandumundan sonra Londra’ya davet edeceğini ilettiğini hatırlattı.



ABD’li Rumlar 2016’da çözümü dayanaksız buluyor



ABD’de yaşayan Rum ve Yunanlılar, Kıbrıs sorununun 2016 içerisinde çözülmesi tutumunu dayanaksız buluyor. Helen-Amerikan Liderliği Konseyi (HALC) CEO’su Andy Zemenidis, “Amerikan hükümetinin çözümü finanse edeceğine dair hiçbir taahhüdü yoktur, bu nedenle Kıbrıs sorununun 2016 içerisinde çözümü tutumu dayanaksızdır” ifadesini kullandı.

Rum Simerini gazetesi ABD’deki Rum-Yunan örgütlerinin liderleri tarafından organize edilen “Kıbrıs Mücadelesi Dünya Koordinasyon Komitesi” (PSEKA) 32’nci Kongresi’nde Amerikalı yetkililerden, “Kıbrıs sorununun ABD Başkanı Barack Obama’nın görev süresi bitmeden çözülmesiyle ilgili öngörülere son vermeleri, dikkatlerini ve baskılarını Türkiye’ye yoğunlaştırmalarının isteneceğini” yazdı.

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Avrupa Konuları Müdürü Charles Kupchan ve Dışişleri Bakanlığı Güney Avrupa Konuları Müdürü Phil Kosnett’in ABD’nin Kıbrıs sorunu ve Yunan meseleleriyle ilgili politikaları hakkında bilgilendirme yapacağı PSEKA kongresinde Perşembe günü de ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Ulusal Güvenlik Danışman yardımcısı Colin Kahl da bilgilendirme yapacak.

Gazete “Helen-Amerikan Liderliği Konseyi (HALC) CEO’su Andy Zemenidis’in “Amerikan hükümetinin çözümü finanse edeceğine dair hiçbir taahhüdü yoktur, bu nedenle Kıbrıs sorununun 2016 içerisinde çözümü tutumunun dayanaksızdır” vurgusuna dikkat çekti.

“Kıbrıs’ın yeniden birleşme maliyetinin, Kıbrıs’ın resesyondan kurtarılma maliyetinden çok daha fazla olduğunu biliyoruz” diyen Zemenidis “Amerikan hükümeti yeniden birleşme maliyetine katkı koyma yolu bulacağını söylüyor ama söylem dışında, katkı yapacağı meblağla ilgili hiçbir işaret yoktur. Bu da 2016 Kasımı’na kadar çözüm takvimini tamamen gerçek dışı yapıyor. Amerikan Kongresi Ekim 2016’da kapanıyor” ifadesini kullandı.

Zemenidis ABD’nin uzun zamandır sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti”ne devlet olarak değil toplum olarak yaklaştığına dikkat çektiğini yazan gazete PSEKA Başkanı Philip Christopher’in de ABD’nin Güney Kıbrıs’a yaklaşımıyla ilgili görüşü paylaştığını ve “2016 sonuna kadar çözüm yanılgısı değişmelidir. Washington, çözüme ulaşabilmemiz için Türkiye’ye baskı yapılması gerektiğini anlamalıdır” dediğini yazdı.

Habere göre İsrail, Mısır, Ermenistan, Yunanistan, Güney Kıbrıs büyükelçiliklerine PSEKA Kongresi’ne katılmaları için davetiye gönderildi, Amerikan-Yahudi Lobisi (AJC) ve Ermeni Ulusal Komitesi’nden (ANC) temsilciler Kongre’ye katılacaklarını bildirdi. Başkan adaylarından Hillary Clinton ve Donald Trump’ın dış politika yüksek temsilcileri de PSEKA Kongresi’ne katılarak bilgilendirme yapacak.



ELPE’den Kıbrıs sorununun olası çözümüyle ilgili çalışma



Yunan Petrolleri Şirketi (Hellenic Petroleum) ELPE’nin, Güney Kıbrıs’taki EKO isimli yan şirketinin, Rum piyasasının yüzde 33’lük hissesine sahip olduğunu ve Güney Kıbrıs’taki 300 benzin istasyonunun da 91’ine sahip olduğunu yazan Rum Simerini gazetesi, ELPE’nin KKTC’deki akaryakıt piyasasını inceleyip incelemediği konusundaki bir soruyu karşılık

“Şirketimiz bununla ilgili değerlendirmeler yaptı, işgal altındaki Kıbrıs’taki durumla ilgili bir görüntüye sahibiz ayrıca Kıbrıs sorunu çözüldüğü takdirde, benzin istasyonları dahi satın alarak hızlı bir şekilde hareket etmeye hazırız” ifadelerini kullandı.

Rum Fileletheros gazetesi ise haberinde, ELPE’nin Yunanistan’da gerçekleştirilen genel kurulunda, ELPE ile şirketin Güney Kıbrıs’taki EKO isimli yan şirketinin üst düzey temsilcilerinin, “EKO Kıbrıs’ın” Kıbrıs sorununun çözümü durumunda faaliyette bulunmaya hazır olmak amacıyla, Güney Kıbrıs’taki mevcudiyetinin bir devamı olarak, KKTC’de benzin istasyonları ve petrol ürünlerinin dağıtımı ile faaliyetlerini acil olarak geliştirmek için, bütünlüklü bir çalışma hazırladığını açıkladıklarını aktardı.

Akaryakıt ürünlerinin ikmali ve yakıt ihtiyacı, var olacak olan benzin istasyonları, rekabet ve ilgili diğer şeylerin de incelendiğini kaydeden gazete, bu hazırlığın aslında işletme planlamalarının haricinde, çözüm durumunda hem ciddi perspektifler, hem de ciddi sorunlar yaratılacak olmasıyla alakalı olduğunu belirtti.

Gazeteye göre, ELPE’nin uluslararası ticaretten sorumlu üst düzey müdürü Kostas Mademlis, yakıt kalitesinin kritik bir mesele olacağını, çünkü KKTC’de AB prototipleri ile kısıtlamaları bulunmadığını öne sürdü.



Özyiğit: "Topluma vurulan en büyük darbelerden biri olacak”



Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, “içeriği aylarca saklanan, son şekli kapalı kapılar arkasında verilen, toplumun özvarlıklarının peş keş çekilmesini öngören ekonomik protokolün, halka vurulacak en büyük darbelerden biri olacağını” savundu.

Toplumun geleceğini ipotek altına alacağını ileri sürdüğü Ekonomik Protokol’ün imzalanmasına rağmen topluma duyurulmadığını, Başbakan Özgürgün ile Başbakan Yardımcısı Denktaş'ın attıkları imzayı açıklamak yerine susmayı tercih ettiklerini, imza törenlerinin de gerçekleşmediğini iddia eden Özyiğit, "Attığınız imzayı dahi açıklayamayacak kadar korkuyorsanız, niye bu anlaşmaya imza attınız. Ancak şu çok iyi bilinsin ki, korkunun ecele faydası yoktur. Eninde sonunda toplum bunların hesabını soracaktır" dedi.

2009-2012 ve 2013-2015 ekonomik paketlerin halkı fakirleştirdiğini, halkın alım gücünü gerilettiğini, bazı hakları gasp ettiğini kaydeden Özyiğit, “geçtiğimiz hafta imzalanan ekonomik paketle birlikte de telefon, elektrik ve limanların peş keş çekileceğini” savundu.

“Geçmiş paketler çerçevesinde özelleştirme adı altında yapılan peşkeşlerin topluma sadece pahalılık olarak yansıdı, yapılanlardan toplum değil, belirli kesimler kazançlı çıktı” diyen Özyiğit, Kıbrıs Türkü açısından stratejik kurumların devredilmesinin ancak ve ancak "Halk düşmanlığı' olarak nitelendirilebileceğini savundu.

İmzalanan anlaşma bazı olumlu unsular içerse de, özellikle stratejik kurumların devredilmesini öngören unsurlar göz önüne alındığında onaylamanın mümkün olmadığını belirten Özyiğit, "Maraş'ın yasal sahiplerine devrine karşılık, Mağusa Limanı’nın uluslararası ticarete açılmasının tartışıldığı, dahası 2016 yılı içerisinde çözüm olasılığının dile getirildiği bir dönemde, mevcut hali ile bile kar eden Mağusa Limanı’nın elden çıkarılması bu topluma yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri olacaktır" ifadelerini kullandı.

Kıb-Tek'in üretim, dağıtım ve tahsilat olarak bölümlere ayrılacağını, kurulacak Enerji Dairesi kontrolünde dağıtım ve tahsilatın özelleştirileceğini, üretimin ise kurumda kalmış gibi gösterildiğini, oysa kurumun AKSA ile garantili alım sözleşmesi olduğunu belirten Özyiğit, süreç içerisinde tüm bölümlerin elden çıkarılmasının planlandığını savundu.

“Telekomünikasyonda ise kamu-özel ortaklığı şeklinde peşkeşin öngörüldüğünü “ ileri süren Özyiğit, protokolün açıkça özelleştirmeyi, bununla birlikte de çalışanların sendikasızlaştırılıp sokağa atılmasını öngördüğünü iddia etti.

Devlet Planlama Örgütü'nün kapatılmayacağı söylenirken, protokol çerçevesinde ne tür tedbirler alınacağının belirtilmediğini ifade eden Özyiğit, DPÖ'nün diğer devlet ve özel kurumlar ile ilişkilerini düzenleyerek veri ve bilgi akışının artırılması, aynı zamanda teknolojik alt yapısının güçlendirilerek personel yapısının düzeltilmesi gerekirken, bu tür konulardan anlaşmada hiç bahsedilmediğini, bunun da ülkenin planlama yapısını belirleyen kurumun gözden çıkarıldığı algısına neden olduğunu öne sürdü.

Protokolün ayrıca, mesai saatlerinin yeniden düzenlenmesi, özlük haklarının geriletilmesi, ihtiyat sandığı ve sosyal sigorta prim oranlarının artırılması, emeklilik yaşının yükseltilmesini de öngördüğünü savunan Özyiğit, "Kamu sektöründe kamu-özel işbirliği modeli öngörülürken, bazı devlet daireleri Gençlik ve Spor Koordinasyon Ofisi gibi uygulamalarla işlevsizleştiriliyor. Bazıları da kamu-özel işbirliği adı altında özele devrediliyor. UBP ile DP, toplumdan kurumları peşkeş çekmek ve hakları gasp etmek için onay almadı. Halka rağmen bu adımları atanlar, günü geldiğinde tüm bunların hesabını vereceklerini de bilsinler" ifadelerini kullandı.



Çeler ve Reddediyoruz Platformu, Koordinasyon Ofisi’ne karşı



Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Girne Milletvekili Zeki Çeler ve Reddediyoruz Platformu, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurtdışı Koordinasyon Ofisi’nin Kurulması ve Faaliyetlerine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı”na karşı olduklarını vurguladı.

Çeler ve Reddediyoruz Platformu, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurtdışı Koordinasyon Ofisi’nin Kurulması ve Faaliyetlerine İlişkin Anlaşma’nın, ülke gençlerinin geleceğini tehdit ettiğini savunarak, yasanın geçmesini engellemek için tüm halktan destek istedi.

Çeler ve Reddediyoruz Platformu, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurtdışı Koordinasyon Ofisi’nin Kurulması ve Faaliyetlerine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı” hakkında basın toplantısı düzenledi.

Cumhuriyet Meclisi Şeref Salonu’nda yer alan basın toplantısında TDP Milletvekili Zeki Çeler, yasa tasarısının maddelerine ilişkin açıklamalarda bulundu, ardından Reddediyoruz Platformu sözcüsü Fezel Nizam bir basın bildirisi okudu.

Basın toplantısında ilk sözü alan Zeki Çeler, özellikle son bir haftadır protokol için destek istendiğini belirterek, protokolle gençler için 13 milyon TL harcanacağının söylendiğini, protokol maddelerinin içeriği hakkında ise bilgi verilmediğini ileri sürdü.

Yasa tasarısının KKTC’deki spor ve gençlik dairelerini işlevsiz bırakacağını savunan Çeler, ofisin başına TC’den bir başkan atanacağını ver ofiste çalışacak bütün personelin istihdamının TC tarafından yapılacağını kaydetti.

Anlaşmada başka ciddi bir sıkıntının ise, TC’den gelen yetkililere diplomatik dokunulmazlığın verilmesi olduğunu ifade eden Çeler, KKTC’nin hiçbir mercisinin ofisin çalışmalarını denetleyemeyeceğini vurguladı.

Tüm gençlik kampları, yeni yapılacak kamplar ve bu kampların işletmesinin de bu ofise devredileceğine dikkat çeken Çeler, tüm spor tesisleriyle yeni yapılacakların işletmesinin de bu ofise devredileceğini belirtti.

Çeler, yapılacak yeni projelerin KKTC tarafından sunulsa da, ofisin uygun bulduklarını uygulayacağını savunarak, KKTC’de var olan ve ileride yapılacak yurtların idare ve izinlerinin de bu ofis tarafından verileceğini kaydetti.

KKTC devletinin ofisin istediği tüm bilgileri vermekle yükümlü olacağını da ifade eden Çeler, projelere ve çalışanlara KKTC olarak hiçbir engelleyici şart konulamayacağını vurguladı.

Çeler, anlaşmanın bir tarafın iptal etmemesi halinde, her 5 yılsonunda 5 yıl daha uzatılacağına dikkat çekerek, protokolün yürürlüğe girmesi ardından istenildiğinde, buna ek her türlü anlaşma ve protokollerin imzalanabileceğini ve Meclis onayı gerekmeden yürürlüğe girebileceğini belirtti.

Anlaşmayla gençlerin uluslararası müsabakalara katılabileceğinin söylendiğini, ancak bunun mümkün olmadığını savunan Çeler, gençlerin ancak TC’nin düzenleyeceği müsabakalara katılabileceğini kaydetti.

Bu anlaşmaya evet demelerinin mümkün olmadığını vurgulayan Zeki Çeler, tüm halkı kendilerine destek vermeye çalıştı.

Konuyla ilgili komite toplantısının bugün olduğunu ifade eden Çeler, yasa için Başsavcılık’tan görüş istendiğini belirtti.

Çeler, yasa tasarısının komiteden geçmesi halinde ise, muhtemelen Pazartesi günü yasa tasarısının Meclis’te oylanacağını sözlerine ekledi.

Çeler’den sonra söz alan Reddediyoruz Platformu sözcüsü Fezel Nizam da, platformun basın bildirisini okudu.

Bildiride, yasa tasarısının bugün Meclis komitesinde onaylanması halinde her gün sokaklarda olup, yasanın geçmesini engellemek için ellerinden geleni yapacakları vurgulandı.

Anlaşmanın Kıbrıslı Türklerin asimilasyonuna yönelik bir adım olduğu savunulan bildiride, “Bu yasa ile Kıbrıslı Türklerin kendi geleceği ile ilgili söz hakkı kalmayacaktır. Kurulması planlanan bu ofis kendi kurumlarımızı etkisiz hale getirecektir” denildi.

Bildiride, yasa tasarısında yer alan ve Çeler’in özetlediği maddelere yeniden değinilerek, “Bütün bu maddeler ışığında bizler, Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan ve var olan bütün birey, örgüt, kurum ve kuruluşları partizanlıktan ve bireysel kaygılardan arınmış bir şekilde bu mücadeleden yana taraf olmaya çağırıyoruz. Meclis komitesinde bulunan vekilleri bu yasaya hayır demeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.



Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2016 Arama Kurtarma Tatbikatı’nın kara safhası icra edildi



Şehit Teğmen Caner Gönyeli 2016 Arama Kurtarma Tatbikatı’nın kara safhası, 101 Evler (St. Hilarion) bölgesinde icra edildi.

Tatbikatı, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, Başbakan Hüseyin Özgürgün, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Üçüncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral İlyas Bozkurt, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı (GKK) Tümgeneral Erhan Uzun, GKK Yardımcısı Tuğgeneral Erdinç Korkuter, TSK Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hakan Üstem, Pakistan, Afganistan, Kosova, Katar, İran ve Güney Afrika Cumhuriyetinden komutanlar, bazı bakan ve milletvekilleri de izledi.

Tümgeneral Erhan Uzun tatbikat bölgesinde yaptığı konuşmada, “arama kurtarma faaliyetlerinin zamana karşı bir yarış niteliği taşıdığını ve profesyonelce yetişmiş personele, iyi bir organizasyona, birimler arası yakın bir koordinasyon ile işbirliğine ihtiyaç gösterdiğini ve 24 saat görev yaptırmayı gerektirdiğini” söyledi.

Uzun, arama kurtarma yetkisinin, KKTC’nin hava sahası ile kara sularında KKTC’nin; en batıda Erenköy, Güzelyurt ve doğuda Gazimağusa kuzeyi dahil olmak üzere uluslararası sularda ve hava sahasında ise Türkiye Cumhuriyetinin olduğunu ifade etti.

Tümgeneral Uzun, tatbikatın maksadının “arma kurtarma unsurlarının, koordinasyon ve birlikte çalışma usullerini geliştirmek; arama kurtarma personelini eğitmek; insani yardım harekatı ve işbirliği konularında Türkiye’nin ve KKTC’nin imkan ve kabiliyetlerini denemek” olduğunu anlattı.

Erhan Uzun, “KKTC Türkiye Cumhuriyeti ile işbirliği, gönül ve emel birliği içerisinde, her ortamda, gece ve gündüz, kara sularında veya uluslar arası sularda her yerde ve her zaman arama kurtarma harekatı icra etmeye hazırdır” dedi.

İzmir- Ercan seferini yapan bir uçağın 101 Evler bölgesine zorunlu iniş yapması üzerine kurgulanan Tatbikat’a Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Havacılık Birlik Komutanlığı, Özel Görev Kuvvet Komutanlığı, Polis Genel Müdürlüğü; Sağlık Bakanlığı, Orman Dairesi Müdürlüğü, Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı unsurları; Türk Silahlı Kuvvetlerinden bir uçak bir de helikopter iştirak etti.

Kıbrıs Türk Barış Harekatı esnasında hayatını kaybeden Teğmen Caner Gönyeli adı altında icra edilen Arama Kurtarma Tatbikatı Kara ve Deniz safhası olmak üzere iki safha ve üç senaryoya dayanılarak icra ediliyor.



Kıbrıs Türk-Kırgız İş Forumu düzenlendi



Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’teki Park Otel’de 30-31 Mayıs 2016 tarihlerinde yer alan “Kıbrıs Türk-Kırgız İş Forumu”’nun açılışı geçtiğimiz Pazartesi günü düzenlenen bir törenle gerçekleştirildi.

Yoğun bir katılımının olduğu açılış törenine; Kırgızistan’ın Eski Başbakanı Feliks Kulov, Eski Dışişleri Bakanı Askar Aitmatov, TC Bişkek Büyükelçisi Metin Kılıç, Pakistan Büyükelçisi Qazi Habib Ur Rahman, Türkmenistan Büyükelçisi Shadurdy O. Meredov, Kırgızistan’da faaliyet gösteren Amerikan Ticaret Odası’nın Genel Direktörü Zarina Chekirbaeva, Avrasya İş Birliği Kırgızistan Resmi Temsilcisi Lenara Niyazbekova, Kırgızistan Garanti Fonu Direktörü Malik Abakirov ile iş dünyasından birçok kişi katıldı.

KKTC Bişkek Temsilcisi Dr. Tayseer Al Shanableh açılış töreninde yaptığı konuşmada; Kıbrıs Türk ve Kırgız halkları arasında özellikle iş dünyasında kurulan işbirliğinin önemine dikkat çekti. Açılışta ayrıca Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Ticaret Dairesi Müdürü Nalan Nazlı, KTTO Başkanı Fikri Toros, TC Bişkek Büyükelçisi Metin Kılıç ile Egemendik Derneği Başkanı Erkinbek Djoroev de birer konuşma yaptılar.

Forumun sona ermesinin ardından gerçekleştirilen panelde ise KTSO Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Bulancak, İŞAD Başkanı Metin Şadi, KTTO Ticaret Geliştirme Uzmanı İzzet Adiloğlu ile KITİAD Başkanı ve Kırgız Demir Bank Genel Müdürü Şevki Sarılar birer sunum yaptılar. Panelin ardından çalıştay ile devam eden Kıbrıs Türk-Kırgız İş Forumu’nda ise KKTC’den katılan iş insanları ile Kırgız eş sektör temsilcileri arasında görüşmeler gerçekleştirildi. Forumda ayrıca KKTC Bişkek Temsilcisi Dr. Tayseer Al Shanableh ile Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros; KTTO ile Kırgızistan’da faaliyet gösteren Amerikan Ticaret Odası arasında bir işbirliği başlatılması hususunda görüş alışverişinde bulundu.



Yeni İngiliz Yüksek Komiseri yine Matthew Kidd oluyor



Rum Alithia gazetesi, Rum Haber Ajansı’na (KİPE) dayandırdığı haberine göre,

İngiliz Yüksek Komiseri Ric Todd’un şahsi sebeplerden ötürü görevinden ayrıldığı ve bu göreve, Mayıs 2010’dan Ağustos 2014’e kadar Kıbrıs’ta İngiliz Yüksek Komiserliği yapan Matthew Kidd’in geleceğini ekledi.

Rum Politis gazetesinin haberine göre ise, KİPE’ye konuşan İngiliz Yüksek Komiserliği sözcüsü, yeni yüksek komiser atanması sürecinin gelişme aşamasında olduğunu söyledi.

Gazete, Kidd’in Todd’un görevini tamamlayıp tamamlamayacağının henüz netleşmediğini ve Todd’un İngiltere Dışişleri Bakanlığı tüzükleri uyarınca, 2018 yılına kadar Kıbrıs’ta kalmasının öngörüldüğünü ifade etti.

Gazete, Todd’un görevini devralacak Kidd’in, önümüzdeki günlerde Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e güven mektubunu sunmasının beklendiğini ekledi.



St. Barnabas Kilisesinde ayin



Rum Kilisesi'nin kurucusu ve koruyucusu Apostolos Varnavas'ın yortusu münasebetiyle 11 Haziran Cumartesi günü Gazimağusa yakınlarındaki St. Barnabas Kilisesi'nde ayin düzenlenecek.

Rum Politis gazetesi ve diğer gazeteler ayininin yapılacağı açıklamasının Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösteren söz konusu bölgeye ait “koordinasyon komitesi” tarafından yapıldığını yazdı.









Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram













Dışişleri Bakanlığı











Facebook





Twitter





YouTube





Websitesi













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio_news@kktcenf.org

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 36
Dün Tekil 1041
Bugün Tekil 552
Toplam Tekil 1933824
IP 54.81.108.205






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































29 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Sevgim - Millete!
Vurgunluğum - Azadlığa ve adalete!
itaatim - Hocalarıma!
Borcum - Dostlarıma ve meslektaşlarıma!
Nefretim - Yalancılara ve iki yüzlülere!

(Ebülfez ELÇİBEY)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.311 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu