BASIN BÜLTENİ Yıldırım, bugün KKTC’ye geliyor - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Yıldırım, bugün KKTC’ye geliyor
Tarih: 02.06.2016 > Kaç kez okundu? 589

Paylaş


İlk yurt dışı ziyaretini bugün KKTC’ye yapacak olan Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım, Başbakan Hüseyin Özgürgün, tarafından Ercan Havalimanı’nda resmi törenle karşılanacak, ardından da temaslarına başlayacak.

Yıldırım, ilk olarak Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından kabul edilecek ve görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlenecek.

Meclis Başkanı Sibel Siber tarafından da kabul edilecek olan Türkiye Başbakanı Yıldırım, daha sonra ise Başbakan Hüseyin Özgürgün ile Başbakanlık'ta bir araya gelecek. Başbakanların baş başa görüşmesinin ardından heyetler arası görüşmeye geçilecek.

Türkiye Başbakanı Yıldırım'ın temaslarını tamamlamasının ardından KKTC'den ayrılması öngörülüyor.



Hüdaoğlu: “Müzakereler şu an zarar görmüş durumda”



Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Gürdal Hüdaoğlu, Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için sürdürülen müzakerelerin Rum liderin yarattığı suni kriz nedeniyle zarar gördüğünü, tamir edilmesi için yapılması gerekenler olduğunu kaydederek, “Bu konuda yükümlülük büyük ölçüde Sayın Anastasiades'in üzerine düşüyor” dedi.

BRT’de yayımlanan “Haber Dosyası” programında katılarak gündemle ilgili soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Gürdal Hüdaoğlu, halkın Akıncı’yı Cumhurbaşkanı seçerek çözüm istencini ortaya koyduğunu söyledi.

Hüdaoğlu, Cumhurbaşkanı’nın hep bu bilinçle hareket ettiğini, politikalarını bunun üzerine kurduğunu belirtti.

Hüdaoğlu, geçen bir yıl içinde, müzakerelerde yeni bir şey elde edildiğini, tüm tarafların 2016’da çözüm hedefini belirlediğini vurguladı.

Rum liderin krize dönüştürdüğü İstanbul’daki Akıncı- Ban Ki-moon görüşmesinin bugüne kadarki müzakere sürecine gölge düşürdüğünü ifade eden Müsteşar Hüdaoğlu, kritik bir noktada olduklarının altını çizdi.

Hüdaoğlu şöyle devam etti:

“Kritik bir noktadayız ve şurası çok önemli. Sayın Anastasiades'in son hamlesi acaba bir anlık tepkinin sonucu mudur, yoksa uzun vadeye yansıyacak bir tasarımın ilk adımı mıdır? Bu çok belirleyici olacak. Bunun anlık, fevri bir çıkış olduğunu okumak istiyoruz. Uzun süreli bir stratejinin parçası olmadığını anlamak istiyoruz. Eğer böyle olursa ve Sayın Anastasiadis krizden çıkış noktasında toparlayıcı rol üstlenirse ve sürece daha fazla zarar vermesini önleyecek biçimde gereğini yaparsa, bundan sonraki süreçte bu kadarla denilerek yola devam edilebilir.”

Krizin patlak verdiği günde yaşananları anımsatan Hüdaoğlu, güneydeki seçimin ertesi günü yaşanan çıkışın tesadüf olamayacağını belirterek şunu ekledi:

“Sonuçların verdiği hayal kırıklığıyla bir çıkış mı yoksa sonuçları daha derinden okuyup bunun gereği gibi varsayılan bir çıkışa mı yöneldiler? Çünkü 2016'da referandum olacaksa uygun bir siyasal iklimi şart. Bu tür dengelere bakılarak zamana yayma gibi bir hamle midir bu? Bunları kısa sürede görmüş olacağız. Bizi iyi niyetimizi koruyarak, gereğini de yaparak şu an Sayın Anastasiades'in işi normal rayına oturtması konusunda iyi niyetle beklemekteyiz. Eğer kriz atlatılır ve her şey normal seyrinde giderse, 2016 içinde umutsuz olmak için fazla neden olmayabilir.”

Diyaloğu açık tutarak, sonucunda halkların kabul edebileceği bir çözüm planını ortaya çıkarmanın önemine vurgu yapan Hüdaoğlu, şunu kaydetti:

"Bu konuda kritik bir zaman dilimine girilmiş olunuyor. Evet, anlık bir şey. Şu an müzakereler zarar görmüş durumda. Ama tamir edilmesi için yapılması gereken şeyler var. Bu konuda da yükümlülük büyük ölçüde Sayın Anastasiades'in üzerine düşüyor ama Sayın Cumhurbaşkanımız da sürecin hızlandırılması ve iki katına çıkarılması, bir kez daha masaya dönülmesi ve bütün meselelerin bir kez daha kaldığı yerden konuşulması gerektiğini açıkladı. Buna bir yanıt alınması gerekir. Olumlu bir yanıt olmasını umuyoruz."

“Cumhurbaşkanı Akıncı'nın Lefke'de yaptığı konuşmayı nasıl okumak gerekir?” şeklindeki soru üzerine Hüdaoğlu, Akıncı'nın ana akım politikasının her zaman çözüm olduğunu söyledi.

Akıncı’nın, Kıbrıslı Türklerin temsiliyetinin mutlaka uluslararası arenada, tüm dünyada muhafaza edilmesini istediğine vurgu yapan Hüdaoğlu, kendi kendini yönetmesi konusunda da eskiden beri kararlı duruşunun sürdüğünü ifade etti.

Akıncı’nın “Bizi ara bölgeye hapsedemezler” çıkışının da bundan kaynaklandığını belirten Hüdaoğlu, Akıncı'nın uluslararası temaslarında da çözümden başka ajandası olmadığını anlattı.

Çözümün 2 taraflı olduğuna işaret eden Hüdaoğlu, bunun olmaması halinde Kıbrıs Türklerin kendi kendilerini Sarayönü'nde yiyemeyeceğini kaydetti.

Hüdaoğlu, Kıbrıslı Türklerin sadece Lefkoşa'da ara bölgede liderleri tarafından temsil edilmediğini, dışlanmış içinde varlıklarını sürdürmeyeceğini vurguladı.

Aplıç ve Derinya'da kısa zamanda asfaltlama çalışması beklendiğini açıklayan Hüdaoğlu, 5-6 ay içinde kapıların nihai olarak açılmasının beklendiğini söyledi.

Gürdal Hüdaoğlu, yeni hükümetle Kıbrıs konusunda nüanslar olsa da temel hedefin ortak olduğunu, ilişkilerin de iyi gittiğini söyledi.

Hüdaoğlu, Cumhurbaşkanı’nın 3’lü kararnameleri geciktirdiği yönündeki söylemlerin doğru olmadığını da belirterek, noter gibi her şeyi imzalamanın doğru olmadığını, kararnamelerin ortalama 3 gün içinde imzalandığını, Cumhurbaşkanın atamaları dikkatle incelediğini ve bu konuda hassasiyet gösterdiğini kaydetti.



Eroğlu: “Kıbrıs konusu ortak milli davamızdır. Bu davayı başarı ile yürüteceğinize yürekten güveniyorum”



Türkiye Cumhuriyeti’nin 65. hükümetini kuran ve TBMM’den güvenoyu alan Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’a tebrik mesajı gönderen 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Kıbrıs konusu ortak milli davamızdır. Bu davayı başarı ile yürüteceğinize bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler ışığında yarınlarımızı garantiye alacak bir siyaset izleyeceğinize de yürekten güveniyorum” dedi.

Eroğlu, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Yıldırım’a gönderdiği mesajda:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin 65’inci hükümetini kurmanız ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden güvenoyu almanız dolayısı ile sizi ve sizin şahsınızda Bakan arkadaşlarınızı tebrik eder, başarılar dilerim.

Sizlerin gayretleri ile Anavatan Türkiye’nin iç ve dış mihrakların tüm aksi çabalarına rağmen daha güvenli, refah ve huzurlu günlere doğu ilerleyeceğine, uluslararası alanda hak ettiği yeri alacağına inancım tamdır.

Kıbrıs konusu ortak milli davamızdır. Bu davayı başarı ile yürüteceğinize bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler ışığında yarınlarımızı garantiye alacak bir siyaset izleyeceğinize de yürekten güveniyorum” dedi



Akıncı ve Anastasiadis yarın ara bölgede çocuklara yönelik etkinliğe katılacak



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis, yarın, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum çocukların yer alacağı, İki Toplumlu Eğitim Teknik Komitesi tarafından düzenlenen ilk etkinliğe katılacak.

Liderlerin kararıyla oluşturulan Komite’nin etkinliğinde, 11-12 yaşlarında toplamda yaklaşık 100 Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum çocuk Lefkoşa ara bölgedeki Dayanışma Evi’nde bir araya getirilecek.

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası ile Güney Kıbrıs’tan POED öğretmen sendikası tarafından desteklenen etkinlikte, toplumlar arası anlayışın gelişmesine yardımcı olmak hedefiyle katılımcıların, oyun, müziksel ve sanatsal faaliyetlerle birbirini daha iyi tanıması, karşılıklı anlayışın geliştirilmesi amaçlanıyor.



Türkiye’den gelen su, bugün deneme amaçlı verilecek



Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, KKTC Su Temin Projesi kapsamında adaya ulaşan suyun, deneme amacıyla bugünden itibaren üç gün boyunca Lefkoşa, Gazimağusa, Hamitköy ve Tepebaşı’na verileceğini açıkladı.

Çavuşoğlu yaptığı yazılı açıklamada, su konusunda Türkiye’yle süren temaslarda belediyelerin kaygılarını ilettiklerini, bu kaygıların aşılabilmesi için de belediyelerin durumlarının tespit edilebilmesine ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Çavuşoğlu, “Türkiye Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun bu kaygıların giderilmesi amacıyla gösterdiği büyük nezaketle, suyun deneme amaçlı üç gün süreyle bazı bölgelere iletilmesi yönünde görüş birliğine varıldığını” bildirdi.

Çavuşoğlu, Lefkoşa Belediyesi ile yapılan temaslarda bu girişimin olumlu karşılandığını ve suyu almaya hazır olduklarını ifade eden Çavuşoğlu, Gazimağusa Belediyesi’nin de Abonelik Sözleşmesi’ni bugün Bakanlığa ulaştırdığını ve suyun eski hat üzerinden bölgeye verilmesi önerisini kabul ettiğini açıkladı.

Lapta Belediyesi ile yapılan görüşmelerde belediyeye bağlı Tepebaşı’na (Çamlıbel, Tepebaşı, Karpaşa) verilmesi yönünde görüş birliğine varıldığını kaydeden Çavuşoğlu, Gönyeli Belediye Başkanı Ahmet Benli’nin yurt dışında olması ve abonelerine önceden uyarı yapamamış olması nedeniyle konuyu adaya dönüşünde değerlendireceğini bildirdi.



Hristodulidis : “Müzakerelere müdahil olan herkesin, sorunlardan kaçınılması için dikkatli olması gerek”



Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis, önceki gün katıldığı bir programda, Kıbrıs Rum tarafının, müzakereleri durdurmadığını, bununla birlikte müzakerelere müdahil olan herkesin, sorunlardan kaçınılması için dikkatli olması gerektiğini de savundu.

Rum Simerini gazetesine göre, Hristodulidis, gereken noktada uygun açıklamaların yapıldığını ve Anastasiadis’in yemeği iptal etme nedenlerinin “anlaşıldığını” ifade etti.

Bu tür olayların yeniden yaşanmamasını ümit ettiklerini belirten Hristodulidis, görüşmenin iptal edilmesinin duygusal içgüdülerle değil siyasi verilerle yapıldığını da savundu.

BM’nin tavrını da eleştiren Hristodulidis, “Akıncı’yı görerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mükafatlandırılmamalıydı” ifadesini kullandı.

Hristodulidis, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin oynadığı rol konusunda ise, bunun şahsi değil siyasi bir rol olduğuna dikkati çekti.

Kıbrıs Türk tarafının, Türkiye’nin savunduğu “sahte” devletin yükseltilmesi siyasetine ne kadar uyum sağladığı şeklindeki bir soru üzerine Hristodulidis, bunu şiddetle reddederek “sahte devletin yükseltilmesi durumu yoktur. Kıbrıslı Türklerin iki seçeneği vardır: ya Kıbrıs sorununun çözümü, ya da Türkiye’nin bir ili olmak, kendileri için bu ne anlama gelirse gelsin, böyle bir gelişmenin, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne de olumsuz etkileri olacak” şeklinde konuştu.

Hristodulidis, Kıbrıs Türk toplumunun başka bir seçeneğinin olmadığını bildiğini, Türkiye ne yaparsa yapsın, “sahte” devleti yükseltemeyeceğini çünkü bunun yasa dışı faaliyet ürünü olduğunu ileri sürdü.

Müzakereci konusuna da değinen Hristodulidis, Andreas Mavroyannis’in BM Genel Kurul Başkanlığı’na seçilmeyi başarması temennisinde bulunurken böylesi bir durumda yeni bir atama kararı vermenin Anastasiadis’in konusu olacağını söyledi.

Hristodulidis açıklamasında ayrıca Mavroyannis’in, müzakerenin her boyutunu ayrıntılı bir şekilde gözden geçirecek, müzakere sürecine yönelik bütünlüklü bir belge de hazırlayacağını ifade etti.



Müzakereciler Buttenheim’ı uğurlama kapsamında gayrı resmi görüştü



Kıbrıslı Türk ve Rum müzakereciler Özdil Nami ve Andreas Mavroyannis önceki gün, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin de katıldığı gayrı resmi görüşmede bir araya geldi ancak müzakere yapmadı. Dünkü görüşmenin, Genel Sekreter’in Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Lisa Buttenheim’ın uğurlanması kapsamında gerçekleştiği haber verildi.

Rum Alithia gazetesi, Lefkoşa eski Havaalanı’ndaki müzakere salonunda gerçekleşen görüşmede müzakerecilerin, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in görüşmeye yeniden başlamasıyla birlikte yapılabilecek bazı organizasyon düzenlemelere gayrı resmi değindiklerini yazdı.

Mavroyannis’in önceki gün BM Genel Kurulu 71’inci dönem başkanlığı seçimleri için New York’a hareket ettiğini yazan gazete Anastasiadis’in, Mavroyannis’in ancak 13 Harizan’daki seçimi kazanması halinde yerine bir müzakereci atamayı düşüneceğine dikkat çekti. Akıncı ve Anastasiadis’in yemek krizi sonrasında ilk kez, Perşembe günü Eğitim Teknik Komitesi’nin Kıbrıslı Türk ve Rum 100 çocuğun katılımıyla Dayanışma Evi’nde düzenleyeceği etkinliğinde bir araya geleceğini hatırlatan gazeteye göre, liderler bu vesileyle, 2016 sonunda çözüm hedefiyle müzakereleri hızlandırmak maksatlı görüş alış verişinde bulunacak.

Rum Politis gazetesi ise haberinde önceki günkü müzakere görüşmesinin daha çok liderlerin, müzakerelerde bundan sonra atılacak adımlar ve izlenecek yöntem ile görüşme sıklığının belirleneceği bir sonraki görüşmesinin hazırlığı niteliğinde olduğunu yazdı.

Mavroyannis’in New York’a hareket etmesine rağmen müzakere heyetlerinin görüşmelerine devam edeceğini, bir sonraki Akıncı-Anastasiadis görüşme tarihinin de liderlerin Perşembe günkü Eğitim Teknik Komitesi etkinliğindeki görüşmelerinde kesinleşmesinin beklendiğini yazdı.

Öte yandan, Rum Simerini gazetesi Kıbrıslı Türk ve Rum müzakereciler Nami ve Mavroyannis dün son görüşmelerini yaparken, Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş’ın Kıbrıslı Türkler ve Rumlar Kıbrıs Cumhuriyeti şemsiyesi altında bulunamazlar diyerek “müzakere prosedürü krizdeyken, bir ‘sertleşme’ işareti daha verdiğini” savundu ve açıklamaya geniş yer verdi.



Erhürman resmen başkanlığa aday



Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Sekreteri, Lefkoşa Milletvekili Tufan Erhürman, parti başkanlığına adaylığını resmen açıkladı.

TAK’a yazılı açıklama yapan Erhürman, özetle şunları kaydetti: “Bir süreden beri parti içerisinde sürdürdüğüm istişareler sonucunda Cumhuriyetçi Türk Partisi genel başkanlığına aday olmaya karar vermiş bulunuyorum. Tarihinin hiçbir döneminde bir lider partisi özelliği göstermemiş partimizde hedefim; donanımlı, dinamik ve deneyimli kadrolarımızın, katılımcı bir anlayışla, iş birliği ve dayanışma içerisinde, halkımızın ve ülkemizin gereksinim duyduğu adil, eşitlikçi, özgürlükçü ve barışçı politikaları üreteceği ve hayata geçireceği bir yapıyı tüm CTP’lilerle ve halkımızın en geniş kesimleriyle birlikte oluşturmaktır.”

CTP’nin sol değerler ışığında yenilenerek mücadelesini sürdüreceğini vurgulayan Erhürman, şunları kaydetti: “CTP; ekonomik, sosyal ve kültürel sebeplerle dezavantajlı duruma düşürülen emekçilerle, üretenlerle, çalışanlarla, açık ve gizli işsizlerle, doğum yeri, etnik kökeni, dini veya mezhepsel inancı, cinsiyeti, cinsel yönelimi, cinsiyet kimliği ve benzeri özellikleri dolayısıyla ayrımcılığa uğrayanlarla dayanışma ve işbirliği içerisine girecek, yalnızca Meclis’te değil her yerde ve yaşamın her anında daha demokratik, daha eşitlikçi, daha özgürlükçü, daha barışçı ve kaynakların adil paylaşıldığı ve bölüşüldüğü bir düzen için mücadelesini yükseltecektir.”

CTP’nin kurulduğu günden beri tek tek kişilerle ya da örgütlerle değil, bir zihniyetle mücadele ettiğini kaydeden Erhürman, “Demokrasiye, adalete, eşitliğe, özgürlüğe, barışa karşı olan bu zihniyet tohumlarını yalnızca siyasete değil, toplumsal yaşamın her alanına serpiştirmiştir. Dolayısıyla bu zihniyete karşı mücadele de yalnızca dar anlamıyla siyaset alanında değil toplumsal yaşamın her alanında sürdürülmek zorundadır” dedi.

Genel başkanlığına adaylığının, bu mücadelenin içerisinde, bu dönemde görev ve sorumluluk olduğu kanaatinden kaynaklandığını belirten Erhürman, “CTP, bu mücadelenin adresidir ve donanımlı kadrolarıyla, halkımızla ve onun örgütleriyle birlikte yenilenerek ve yeniden bu mücadeleyi yükseltmek için yola koyulmaya hazırdır” diye ekledi.



TDP, gösteri, yürüyüş ve benzeri etkinliklerde izin alınmasını içeren genelgenin geri alınması istedi



Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), Ulusal Birlik Partisi-Demokrat Parti (UBP-DP) koalisyon hükümetinin İçişleri Bakanlığı tarafından Kaymakamlıklara gönderilen ve gösteri, yürüyüş ve benzeri tüm etkinliklerle ilgili önceden izin alınmasını içeren genelgenin Anayasa'ya aykırı olduğunu savundu. TDP genelgeyi şiddetle protesto ederek, geri alınmasını istedi.

TDP tarafından yapılan açıklamada, Anayasa'nın 32. maddesinin “Yurttaşlar önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplanma veya gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir” ifadesini içerdiği belirtilerek, “İçişleri Bakanı ya Anayasa'yı bilmiyor, ya da kendisini Anayasa'nın üstünde görüyor. Bu olay, hem demokrasinin özümsenemediğinin, hem de hukukun üstünlüğü ilkesinin içselleştirilemediğinin somut göstergesidir. Toplumun bu tür zihniyetler tarafından yönetiliyor olması hem düşündürücü, hem de endişe vericidir” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, hükümetin, “Telekomünikasyon Dairesi, KIB-TEK ve limanlar başta olmak üzere “toplumun öz varlıklarının peşkeş çekilmesini ve bazı hakların geri alınmasını öngören ekonomik protokolü imzalamaya hazırlandığı” iddia edilerek, geniş halk kitleleri tarafından ortaya konulacak toplumsal tepkileri önlemek, en aza indirmek için şimdiden önlem almaya çalıştığı savunuldu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Şunu net bir şekilde hatırlatmak isteriz ki; Anayasa'nın 32. maddesine göre 'Yurttaşlar önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplanma veya gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptirler. İçişleri Bakanı şunu bilmelidir ki, bu tür etkinlikler için Kaymakamlıklardan izin alınmaz, yalnızca güvenliğin sağlanması ve gerekli tedbirlerin alınması için bilgilendirme yapılır.”

Açıklamada, genelge şiddetle protesto edildi ve derhal geri alınması istendi.

TDP açıklamasında, “Genelgedeki imza sahibi de Anayasa'nın ilgili maddesinden haberdar değilse, bunun büyük bir gaf olduğunu belirtir, imza sahibinin görevden alınması gerektiğini belirtiriz” ifadeleri kullanıldı.



Bennoune, Atalay’ı ziyaret etti



Birleşmiş Milletler’in (BM) Kültürel Meselelerden Sorumlu Raportörü Prof. Dr. Karima Bennoune, Din İşleri Başkanı Prof. Dr. Talip Atalay’ı makamında ziyaret etti.

Pazar günü Larnaka’da yer alan Hala Sultan Tekkesi’ni ziyaret ederek Güney Kıbrıs Temsilcisi ve Hala Sultan Camii İmamı Şakir Alemdar ile görüş alışverişinde bulunan Bennoune, Atalay’ı da ziyaret ederek alanıyla ilgili çeşitli konularda görüşlerine başvurdu.

Öte yandan, BM Kültürel Haklar Özel Raportörü Karima Bennoune 2 Haziran Perşembe günü

Ara bölgede basın toplantısı düzenleyerek, Kıbrıs’a ilk ziyaretinde kültürel haklarla ilgili edindiği izlenimleri paylaşacak.

Bennoune, ayrıca Adada bulunacağı bir haftalık sürede çeşitli yetkililer, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileriyle de bir araya gelecek.



Şehit Teğmen Caner Gönyeli - 2016 arama kurtarma tatbikatı 6 - 9 haziran tarihleri arasında yapılacak



Şehit Teğmen Caner Gönyeli - 2016 Arama Kurtarma Tatbikatı, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arama kurtarma teşkilatında yer alan sivil ve askeri unsurların katılımıyla, 6-9 Haziran tarihleri arasında, Girne 101 Evler (St. Hilarion) bölgesinde, Doğu Akdeniz’de Gazimağusa açıklarında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprakları ve kara suları ile Türk arama kurtarma bölgesi içerisinde yer alan uluslararası sularda icra edilecek.



Kasulidis: “İşlevsiz olan sahte devlet”



Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, Türkiye’nin sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin işlevsiz olduğu” görüşünü Avrupa Konseyi’nde dile getirmesinin ardından yaptığı yazılı açıklamada “işlevsiz olanın sadece Türkiye tarafından tanınan ‘sahte devlet’ olduğunu” iddia etti.

Rum Fileleftheros ve diğer gazeteler, Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’in söz konusu açıklamasında, “Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin işlevsiz olduğu iddialarını BM üyesi 193 ülkenin hiçbirinin kabul etmediğini” vurguladığını yazdılar.

Habere göre Kasulidis, “uluslararası hukuki düzende işlevsiz olan, sadece Türkiye tarafından tanınan ‘sahte devlet’ olarak Kıbrıslı Türklerdir” şeklinde konuştu.



Derinya barikatı sonbaharda



Kıbrıs Rum tarafının Barikatların Açılması Teknik Komitesi’ndeki üyesi Sotos Zakheos Derinya barikatının 5-7 aylık bir süre zarfında açılabileceğini belirtti.

Rum Politis ve diğer gazeteler, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Derinya barikatının açılması sürecinin sonuna yaklaşıldığı yönündeki açıklamasının ardından Barikatların Açılması Teknik Komitesi Kıbrıslı Rum üyesi Sotos Zakheos’un da benzer bir açıklamayla Akıncı’yı doğruladığını yazdılar.

Habere göre Zakheos açıklamasında, Kıbrıs Türk tarafından, barikattan Gazimağusa’ya kadarki 2 kilometrelik yolun genişliğinin 7 metreden 9 metreye çıkarılmasını amaçlayan ihaleyi ilan etmeye hazır oldukları bilgisini aldıklarını belirterek, bu bağlamda barikatın 5-7 aylık bir süre zarfında açılabileceğini ifade etti.

Zakheos, Kıbrıs Rum tarafında fazla bir altyapı gerekmediğini, yolun hali hazırda yapılmış olduğunu vurgularken, Lefke barikatının açılması için ise “daha çok şey gerektiğinin” altını çizdi.

Zakheos, Lefke barikatı bölgesinde mayın temizleme çalışmalarının BM tarafından tamamlanmış olmasına karşın, yapılması gereken yolun inşasının bölgenin coğrafik yapısından ötürü zor olması, istimlakların yapılmasının gerekmesi ve bölgenin AB’nin çevre koruma programı “Natura’ya” dahil olmasından ötürü gerekli çevre araştırmasının bir an önce yapılmasının gerekmesi gibi unsurların mevcut olduğunu vurguladı.



“Rumlar, Yunanistan’dan da asker alacak”



Rum Haravgi gazetesine göre, Rum Savunma Bakanı Hristoforos Fokaidis, Rum Milli Muhafız Ordusu’na (RMMO) alınacak profesyonel asker kadrosunun dolmaması halinde, Yunanistan’dan da asker alınabileceğini söyledi.



EOKA’ya silah taşıyan Yunan kaptan için büst



Yunanistan’ın Sunio liman kentinden Baf’ın Hloraka köyü sahiline EOKA için silah ve mühimmat taşıyan Yunan kaptan anısına büst dikildi. Büstün açılışını Rum Savunma Bakanı Hristoforos Fokaidis ve Yunanistan Milli Savunma Bakan Vekili Dimitris Vitsas birlikte yapacak.

Rum Fileleftheros gazetesinin haberine göre Yunanistan’ın “Salaminu” (Salamis) adasından olan Evangelos Lukas Kutalianu isimli kaptanın 1955 ve 56’da Yunanistan’dan EOKA’ya silah taşıdığını ve tutuklanarak hapsedildiğini yazdı.

Habere göre 5 Mart 1954’te “Sirin” isimli tekne ile Yunanistan’ın Sunio liman kentinden Baf’ın Hloraka köyü “Vreksi” sahiline EOKA için silah ve mühimmat taşıyan kaptan Kutalianu, 25 Ocak 1955’te de aynı amaçla bu sefer “Ayios Yeorgios” isimli tekneyle, Hloraka’nın “Rodafinia” kıyısına yanaşmış ve tahliye sırasında tutuklanmıştı. Zamanın Baf Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da 4 yıl hapse mahkum edilmişti.

Gazete, Yunan kaptanın doğum yeri olan Salamis adası belediyesinin 2014’te adına büst dikmeye karar verdiğini, büstün yapım ve dikim masraflarının Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposluğu, Baf Metropolitliği ve Rum işadamları tarafından karşılandığını vurguladı.

Habere göre Salamis, Ayiu Mina Kilisesi avlusuna dikilen büst, 5 Haziran’da Rum Savunma Bakanı Hristoforos Fokaidis ve Yunanistan Milli Savunma Bakan Vekili Dimitris Vitsas tarafından açılacak. Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos’u Baf Metropoliti Yeorgios’un temsil edeceği açılışa, Baf Belediye Başkanı Fedonas Fedonos ve diğer Baf yetkilileri katılacak. 2015’te Baf ile kardeş belediye olan Salamis’i de Belediye Başkanı Kleovulos Papakostas temsil edecek.









Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram













Dışişleri Bakanlığı











Facebook





Twitter





YouTube





Websitesi













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio_news@kktcenf.org

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 24
Dün Tekil 1038
Bugün Tekil 834
Toplam Tekil 1931080
IP 107.22.126.144






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































26 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Başka dile uymaz ananın sesi, Her sözün ararsan vardır Türkçesi
(Ziya GÖKALP)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu