BASIN BÜLTENİ “Akıncı-Ban görüşmesi Anastasiades'i öfkelendirdi” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ “Akıncı-Ban görüşmesi Anastasiades'i öfkelendirdi”
Tarih: 25.05.2016 > Kaç kez okundu? 602

Paylaş


Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, önümüzdeki perşembe günü, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ile yapacağı görüşmeyi iptal ettiği belirtildi.

Rum haber kaynakları, BM’nin organizatörlüğü ve Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Dünya İnsani Zirvesi için İstanbul’da bulunan Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın önceki gün aniden İstanbul’a gitmesinin ardından, planlandığı gibi bugün değil, dün İstanbul’dan ayrıldığını haber verdi.

Habere göre Rum Hükümeti Sözcüsü Nikos Hristodulidis, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide tarafından, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zirveye katılanlar onuruna verdiği yemeğe, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın katılacağı konusunda bilgilendirilmesinin ardından, önceki akşam yemeğe katılmamaya karar verdiğini söyledi.

Rum kesiminde Pazar günü gerçekleştirilen milletvekili seçimlerinin ardından Rum Meclisi tarihinde ilk kez sekiz partili bir meclis oluşumu içerisine girdi. Siyasi uzmanların yaptıkları analizlere göre; Rum Meclisi’nin yeni oluşumu içerisinde sağ görüşlü partilerin ağırlıklı olarak yer alması Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis üzerinde yeni baskılar oluşturmaya başladı. Rum yönetiminin başında olduğu günden beridir sıklıkla muhalif partilerin hedefi haline gelen Anastasiadis’in şimdi Rum Meclisi ’nde hakim olan sağ ve katı görüşlü bu kesimleri memnun etme çabalarında bulunduğunu ifade eden siyasi uzmanlara göre, Rum lider Anastasiadis’in BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Espen Barth Eide ile Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile yapacağı görüşmeleri iptal etmesinin altında da bu çaba yatıyor. Siyasi uzmanlar tarafından yapılan yorumlara göre; aldığı olumsuz eleştiriler nedeniyle 2018 yılında yapılacak Rum başkanlık seçimlerinde başarılı olma şansını kaybetme korkusu yaşayan Anastasiadis, muhalif partilerin gözünü boyayarak kendine çevrilen oklardan kurtulmaya çalışıyor.



Akıncı: “Kıbrıs Türk halkı sadece ara bölgeye sıkıştırılamaz”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Dünya İnsani Zirvesi çerçevesinde İstanbul’da verdiği yemeğe katıldığı için Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in bu yemeğe iştirak etmemesini anlamsız ve ölçüsüz tepki olarak nitelendirdi ve Kıbrıs Türk halkının çözümden yana olduğunu ve var gücüyle çalışacağını vurgulayan Akıncı, Kıbrıs Türk halkının sadece ara bölgeye sıkıştırılmış bir halk olarak kalmayacağını söyledi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Dünya İnsani Zirvesi’ne katılan devlet ve hükümet başkanları onuruna verdiği yemeğe katılan ve BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile bir görüşme yapan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıcı önceki akşam gittiği İstanbul’dan dün akşam döndü.

Ercan Havalimanı’nda, yemeğe katılması BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile görüşmesi ve Anastasiadis’in yemeği protesto ederek katılmamasını değerlendiren Akıncı, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in yemeğe katılmamasını değerlendirirken, “Bizim oradaki varlığımızı hazmedememek gerçekten anlamsızdır. Duygularla tepkisel hareket etmek yerine akılla ve mantıkla doğru yönde ilerlemek gerekir” dedi.

Davet aldığı yemeğe açıklık getiren Mustafa Akıncı, Dünya İnsani Zirvesi’nin BM organizasyonunda yapıldığını ve yapılan alanın BM toprağı olarak kabul edildiğini, oysa kendisinin zirveye değil, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği yemeğe, Erdoğan’ın daveti üzerine katıldığının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı İstanbul ziyaretinin sadece bir yemekten ibaret olmadığını da hatırlatarak, bu ziyareti hem yemeğe katılmak hem de BM Genel Sekreteri’yle görüşmek üzere gerçekleştirdiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, ziyaretin saklandığı gibi bir algının oluştuğunun hatırlatılması üzerine, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un programının çok yoğun olduğunu Ban’la görüşme olasılığının gerçekleşmesinin ardından kesinleştiğini bu yüzden ani gerçekleştiği gibi bir durumun ortaya çıktığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum tarafındaki seçim de geride kaldığına göre artık çözüme odaklanarak farklılıkları bertaraf etmek için yoğun tempoya girerek çözüm koşullarını yaratmak gerektiğini kaydetti.

Son gelişmeler ışığında 27 Mayıs’taki liderler görüşmesinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin sorulması üzerine Akıncı şunları söyledi:

“Bizim açımızdan gerçekleşmemesi için hiçbir neden yok. Biz şu anda planlandığı programlandığı gibi o görüşmeye hazırlanacağız. Ve o görüşmeye gideceğiz. Bizim elimizde olmayan nedenlerle eğer görüşmenin gerçekleşmemesi gibi bir durumu söz konusu olursa, bu durumun neden bu şekilde olduğunu da herhalde bunu yaratanlar kendileri izah ederler.

Ben İstanbul’dan ayrılırken böyle bir bilgi yoktu. Sadece Sayın Eide ile görüşmeyecekleri şeklinde bana sosyal medyadan ulaşan bir bilgi oldu. Kendi takdirleridir Biz Sayın Eide ile Perşembe sabahı görüşmemizi yapacağız.”

Anastasiadis’in BM’den Akıncı’nın gitmeyeceği yönünde garanti aldıktan sonra zirveye katıldığı yönündeki iddialarla ilgili Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı şöyle konuştu:

“BM’nin toplantısının yer aldığı alanda bu zirve gerçekleşti, bugün (dün) de devam edip sonuçlanacak. Bizim katılışımız oraya olmadı Biz BM’nin kendi bünyesinde organize ettiği bir alana davetli olarak gitmedik. Çünkü o alan zirve devam ettiği sürece BM toprağı olarak algılanır ve BM’nin bayrağı çekilir. Ve orada yönetim BM’ye geçer ve usul budur. Zirve dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın düzenlediği devlet ve hükümet başkanlarının davetli olduğu, benim de davetli olduğum bir yemek var. Bu konuda kimseye de söz söyleme hakkı da verilmeyecek bir durumda bir davete icabet ettim.

Ne bekleniyordu? Türkiye Cumhuriyeti’nin düzenlediği, kendi Cumhurbaşkanı’nın düzenlediği bir davet. KKTC Cumhurbaşkanı’nı davet etmesinden daha doğal ne olabilirdi ki?”

Bir ay önceki İKÖ toplantısına katılımın daha farklı olduğunu çünkü KKTC’nin gözlemci üye olduğunu belirten Akıncı, orada konferansa katıldığını ancak bu zirvede konferans katılmasının kendisi açısından söz konusu olmadığının altını çizdi.

Yemek daveti yanında BM Genel Sekreteri’nin de İstanbul’da olması nedeniyle görüşme olasılığını araştırdıklarını soruşturdukları ve görüşmenin olacağının netleşmesinin ardından gitmeyi uygun gördüğünü söyleyen Akıncı, “Ben oraya giderken BM Genel Sekreteri ile görüşeceğimi bilerek gittim. Sadece bir yemeğe gitmedim. Hem yemeğe hem de onun ötesinde BM Genel Sekreteriyle de görüşmeye gittim” dedi.

Akıncı’ya daha önce birçok kez Kıbrıs Türk halkının lideri olarak BM Genel Sekreteri ile görüştüğünü, Devlet Başkanı olarak yemeğe katılmasının Anastasiadis’i neden rahatsız ettiği, Anastasadis’in çözünden mi kaçtığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Akıncı, bu konuda aşırı yorum yapmak istemediğini, aşırı tepkilerin anlamsız olduğunu düşündüğünü, Rum tarafının bu konuda ölçüsüz tepki gösterdiğini ifade etti.

Akıncı, BM Genel Sekteri ile görüşmesinin her zaman Kıbrıs’ta bir çözüm ve daha güzel günlerin gerçekleşmesi için olduğunu söyledi.

Akıncı, Kıbrıs Türk halkının çözümden yana olduğunu ve var gücüyle çalışacağını ancak Kıbrıs Türk halkının sadece ara bölgeye sıkıştırılmış bir halk olarak kalmayacağını vurguladı.

Akıncı “Biz BM teşkilatı ve onun Genel Sekreteri’yle bir tek New York’ta mı görüşeceğiz? Ya da BM yetkilileriyle bir tek ara bölgede mi görüşeceğiz. Ocak ayında Davos’ta görüştük ondan bile rahatsızlıklar duyuldu” dedi.

Akıncı, çözüm için kendi haklarını sonuna kadara savunarak, Kıbrıs Türk halkının eşitliğini, özgürlüğünü güvenliğini gözeterek diğer toplumun makul hassasiyetlerini gözeterek bir çözüm için doğrultusunda ellerinden geleni art niyetsiz ve samimiyetle yapacaklarını söyledi.

Akıncı, “Bu demek değil ki, Kıbrıs Türk halkı kendisini tanıdığını söyleyen Cumhurbaşkanı’nın düzenlediği ve ev sahibi olduğu, davetli olduğu bir yemeğe dahi katlım gösteremeyecek. Ve orada BM Genel Sekreteri’yle de bir görüşme gerçekleştiremeyecek. Bu tahammülsüzlük bizim kabul edebileceğimiz bir durum değil” diye konuştu.

Kendisinin yemeğe katılımının müzakere sürecine bomba olduğu yönündeki görüşlerin sorulması üzerine Akıncı, özetle şunları ifade etti:

“Niye bu bizim sürece bir bombamız olsun. Ben dün (önceki )akşam saatlerinde gittim bugün (dün) öğle saatlerinde döndüm. Ne yaptım ben bu sürede? Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın yemeğine icabet ettim. Orada diğer davetliler gibi bulundum. Onun ardında da uygun bir odaya giderek BM Genel Sekreteriyle bir görüşme yaptım. Bu niye çözüm sürecini sabote etsin. Bizim oradaki varlığımız niye bu kadar rahatsızlık yaratıyor. Bunu soranlar önce bunu sorgulasın.

Bu sabotaj değil müzakere sürecine yardımcı olarak değerlendirilmesi gereken bir konudur. Davos’ta olduğu gibi Sayın Anastasiadis’le de beraber olmak isterdim ben orda yeri de ayrılmıştı yemekte. Niye gelmediğini kendisi izah ediyor ama bu izahın çok da tutarlı olabileceğini düşünmüyorum. Çünkü yanlış bir değerlendirme içindedirler.”

Cumhurbaşkanı Akıncı BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile görüşmesini değerlendirerek, yararlı bir görüşme yaptıklarını vurguladı.

Genel Sekreterle en son Ocak ayında Davos’ta görüştüklerini anımsatan Akıncı, o günden buyana gelişmeleri ele aldıklarını, yılsonuna kadar sürecin en iyi nasıl değerlendirilebileceği konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.

Akıncı, Ban’ın bu yılın sonunda görevini tamamlayacağını, o yüzden Ban’ın bu kadar çaba sarf ettiği çözümün gerçekleşmesini görevden ayrılmadan önce görmek istediğini arzuladığını söylediğini ifade etti.



Hristodulidis: “Anastasiadis’in Akıncı ile cuma günü yapılacak görüşmesi gerçekleştirilmeyecek”



Rum Hükümeti Sözcüsü Nikos Hristodulidis, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile önümüzdeki cuma günü yapılması planlanan görüşmesinin, önceki gün İstanbul’da olup bitenler yüzünden gerçekleştirilmeyeceğini açıkladı.

Rum haber kaynaklarına göre, konu hakkında yazılı açıklama yapan Hristodulidis, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in “Türkiye’deki İnsani Zirve’nin gerçekleştirilmesi vesilesiyle, önceki gün meydana gelen kabul edilemez eylemler dolayısıyla, Kıbrıs Türk lideriyle 27 Mayıs Cuma günü yapılması planlanan görüşmesinin gerçekleştirilmesi için uygun zemin olmadığını üzüntüyle tespit ettiğini” açıkladı.

Habere göre Rum sözcü, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in “Sahte devletin yükseltilmesini amaçlayan tek yanlı hareketler olmadan, karşılıklı saygı ölçütü ve Kıbrıs sorununa karşılıklı kabul edilir bir çözüm bulunmasına ilişkin olarak dile getirilen ortak irade muhafaza edildiği takdirde, diyalogun sürmesine ilişkin kararlılığını yinelediğini” de dile getirdi.

Habere göre Rum sözcü “BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı ayrı tutulmaksızın, herhangi bir müdahil taraftan gelen benzer hareketlerin, gelişme aşamasındaki sürece yardımcı olmamakla kalmayıp, ancak bunun yerine süreci baltaladığını” da iddialarına ekledi.

Rum haber kaynakları, Dünya İnsani Zirvesi’ne katılmak üzere İstanbul’da bulunan Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in bu akşam Atina’ya ulaşacağını, yarın da Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile görüşmesinin beklendiğini de bildirdiler.



Özgürgün: “Su konusundaki tartışmalar kasıtlı ve gereksiz”



Başbakan Hüseyin Özgürgün, Türkiye’den gelen içilebilir suyun değerinin hiç bir şekilde ölçülemeyeceğini, içilebilir su için 2.30 TL ücretin hiçbir şekilde konuşulmaması gerektiğinin belirterek, bu konudaki tartışmaların kasıtlı, gereksiz ve yanlış olduğunu söyledi.

Kıbrıs Genç TV’de katıldığı bir programda konuşan Başbakan Özgürgün, Ekonomik ve Mali Protokol’ün imzaya hazır olduğunu ve herhangi bir sıkıntının olmadığını belirtti. Özgürgün, protokolün Türkiye’deki yeni hükümetin resmen göreve başlamasının ardından imzalanacağını açıkladı.

Türkiye’den mali bir kaynak gelmediğini ülke içinde atıl durumda olan kaynakları harekete geçirdiklerini ifade eden Başbakan Özgürgün, yapılan çalışmalarda mali anlamada kaynak yaratılabileceğini gördüklerini, Ekonomik ve Mali Protokol imzalandığında gelecek olan ek kaynaklarla daha da rahatlayacaklarını söyledi.

Belirli noktalara özelleştirmenin gerekli olduğunu düşündüklerini, özellikle limanlar ve Telekomünikasyon’un hep gündemde olduğuna değinen Başbakan Özgürgün, elektrikte üretimin yarısının şu an özel olduğunu, dağıtımda da bir açılım yapılabileceğini kaydetti.

Bunların yapılması gereken gecikmiş işler olduğunu, hükümetin cesaretle bunların üzerine gideceğini anlatan başbakan Özgürgün, “Sonuçta hedef, iletim, dağıtım ve üretimin ayrıştırılmasıdır. Gerek çalışana, gerek elektrik hizmetlerine veya bu anlamda bir kaosa yol açmak değil, bunun bu şekilde algılanması gerekiyor” diye konuştu.

Ulusal Birlik Partisi (UBP)-Demokrat Parti (DP) koalisyon hükümetinin önünde iki yıl olduğunu, bu sürede halkın günlük yaşamını kolaylaştıracak adımlar atmayı ve büyük projelerin başlangıcını yapmayı hedeflediklerini belirterek, piyasalara olan birçok mali yükümlülüğü yerine getirdiklerini kaydetti.

Özgürgün, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak İstanbul’a gitmesi ile Rum lider Nikos Anastasidis’in, verilen yemeğe katılmamasını da değerlendiren Başbakan Hüseyin Özgürgün, şöyle konuştu:

“Gayet basit, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nı eşit bir taraf olarak görmüyor. Masada görüşürken de; ‘Ben azınlıklarımla görüşüyorum. Kendi ülkemdeki azınlıklarımla sorunum var’ diyor. Bunu dünyaya böyle söylediği için, Sayın Akıncı ile eşit düzeyde bir platformda hayatta görünmez, görünmek de istemez. Bu, BM’de de böyledir.”

Rumlar’ın 1950’lerden beri hakim politikasının; “Kıbrıs bir Elen adasıdır, Kıbrıs’ta hakim Kıbrıslı Rumlardır, Kıbrıslı Türkler azınlıktır, bu azınlıklara bazı haklar vererek, yönetimde söz sahibi yapabiliriz ama bir yere kadar” şeklinde olduğuna vurgu yapan Başbakan Özgürgün, Kıbrıslı Türklerin bunu kabul etmediği için sorunun devam ettiğini, Kıbrıslı Türklerin böyle bir şeyi kabul etmesinin mümkün olmadığını kaydetti.

Başbakan Özgürgün, Anastasiadis’in yemeğe katılmayışının, Rumların hala 1950’deki düşüncede olduğunu gösterdiğini belirtti.



Hyatt bugün Kıbrıs’a geliyor



ABD Uluslararası Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kenneth E. Hyatt bugün Kıbrıs’a geliyor.

Amerika Birleşik Devletleri Lefkoşa Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamaya göre, 2 gün adada temaslarda bulunacak olan Hyatt, Rum Yönetimi Başkanlığı Müsteşarı Constantinos Petrides ve Amerikan enerji şirketleri temsilcileri ile görüşecek.

Hyatt Perşembe günü, Kıbrıs’taki iş insanlarıyla bir araya gelecek. Görüşmede Hyatt, ‘Çözüm Sonrası bir Ortamda Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’de ABD ticaret fırsatları’ konulu bir konuşma yapacak.

Ardından ABD’nin Kıbrıs Büyükelçisi Kathleen Doherty, Kıbrıs Rum Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Phidias Pilides ile Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros da birer konuşma yapacak.



Elam : “Meclis’te yalnızca hayır demek için bulunmayacağız, siyasi emellerimiz var”



Güney Kıbrıs’ta pazar günü gerçekleştirilen milletvekilliği seçimlerinde, yüzde 3,6 olan seçim barajını geçerek Meclis’e girmeyi başaran ELAM’ın Basın Sözcüsü Geadis Geadi, Meclis’te yalnızca hayır demek için bulunmayacaklarını; siyasi emellere sahip olduklarını söyledi.

Geadi, Rum Simerini gazetesinde yer alan açıklamasında, en başından itibaren, ulusal çizgiler veya toplum ile halkın iyiliği için öneriler ortaya koyacak herhangi bir partiyi, siyasi alanından bağımsız olarak destekleyeceklerini söylediklerini dile getirdi.

Herhangi birini desteklemekten tereddüt etmeyecekleri gibi, herhangi bir öneriyi reddetme konusunda da tereddüt etmeyeceklerini ifade eden Geadi, Meclis’te yalnızca hayır demek ve her şeye karşı negatif olmak için bulunmayacaklarını yineledi.

Gazeteye göre Geadi, ELAM’ın herhangi bir şey ile hem fikir olduğu takdirde gerekli ittifaklar oluşması için rol oynayacağını, ancak tezlerinden herhangi bir ödün vermeyeceğini de ifade etti.

ELAM’ın Meclis’e girmesiyle birlikte rehavete kapılmayacağını ve bunun yalnızca ELAM’ın ortaya koyduğu ilk hedeflerin başarılması olduğunu da dile getiren Geadi, ELAM’ın şu an, bunca yılın çabalarının verdiği sonuçların keyfini çıkarmakta olduğunu kaydetti.

Bunun bir “savaş” değil yalnızca “kazanılan bir mücadele” olduğunu da ifade eden Geadi, kendileri ve çocukları için iyi bir gelecek, Kıbrıs sorununda iddialı (talepkar) bir politika, aynı zamanda bütün insanların menfaati için sosyal bir politikaya ilişkin “savaşın” ise sürmekte olduğuna işaret etti.

Kendilerine Meclis’te yalnızca iki sandalyenin yeterli olmadığını, rehavete kapılmayacaklarını ve hedeflerinin bununla sınırlı olmadığını ifade eden Geadi, yeni mecliste uygulamaya çalışacakları siyasi emellere sahip olduklarını sözlerine ekledi.

Rum Politis gazetesi ise, ELAM’ın geçtiğimiz gün yapılan milletvekilliği genel seçimlerinde, 26 köyde çift haneli oranlar elde ettiğini ve böylece 2014 yılında gerçekleştirilen Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ortaya çıkan dinamiği korumuş olduğunu yazdı.

Öte yandan, ELAM’ın büyük kent merkezlerine girmeyi başaramadığının görüldüğünü kaydeden gazete, ELAM’ın Baf’ın uzak köylerindeki etkisinin azaldığının, Limasol ve “Lefkoşa’ya” bağlı köylerdeki etkisini ise artırdığının görüldüğünü ekledi.



Güneydeki seçimler sonrası ittifak arayışları



Rum Alithia gazetesi, pazar günkü seçimlerin ardından sekiz partili bir meclis haline gelen Rum meclisinde, partilerin yeni koşullar ışığında meclis başkanı adaylarının belirlenmesi için yoğun kulis faaliyetlerine giriştiklerini yazdı.

Gazete, meclis başkanlığına aday olarak kulislerde birçok ismin gündemde olduğunu, bunlardan bazılarının AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu ve DİSİ Başkanı Averof Neofitu olduklarını belirterek, Rum Meclisi’nin ilk oturumunu yapacağı 2 Haziran tarihine kadar partilerin çalışmalarının sürmesinin beklendiğini aktardı.

Gazete bir diğer haberinde, AKEL partisinin Pazar günkü seçimlerde aldığı yüzde 25,67’lik oy oranının parti içerisinde endişelere yol açtığını, seçimler öncesinde partide oy kaybı beklentisi olmasına karşın yüzde 7’lik bir oy kaybının beklenmediğini yazdı.

AKEL’in oy kaybının büyüklüğünün parti içerisinde çeşitli sebeplere dayandırıldığını ifade eden gazete, bunlardan ilkinin partinin sanki milletvekilliği seçimlerine değil başkanlık seçimlerine girermiş gibi DİSİ’yi rakip almış gibi görünmesi, ikincisinin ise uzun zaman partinin kamuoyunda açıklamalarını yapan Nikos Katsuridis’in oğlunun adaylar arasında gösterilmeyerek, Katsuridis’in AKEL dışında kalmasına sebebiyet verilmesi olduğunu savundu.

Rum Fileleftheros gazetesi ise, seçim sonrasındaki dönemde partilerin çoğunun uğradıkları zararı ve elde edebilecekleri kazanımları değerlendirmeye başladıklarını, DİSİ ve AKEL’in seçim sonuçlarını endişeli şekilde değerlendirmekte olduklarını yazdı.

Haberde, partilerin karşı karşıya oldukları ilk unsurun meclis başkanlığı seçimi olduğu ve partiler arasında gayrı resmi temasların başladığı belirtildi.

Gazete bir diğer haberinde, DİSİ’den istifa ederek Dayanışma hareketini kuran ve seçimlerde milletvekilli seçilen Rum AP Milletvekili Eleni Teoharus’un AP milletvekili olarak kalacağını duyurduğunu yazdı.

Habere göre partiden yapılan açıklamada, Teoharus’un “Kıbrıs halkının AB’deki haklarını savunmak amacıyla AP’da kalmaya karar verdiği” belirtildi.

Gazete, Teoharus’un bu kararının ardından yerine, sadece 767 oy alan Yorgos Papadopulos’un meclise gireceğini vurguladı.

Bir başka haberinde ise gazete, ciddi oy kaybı yaşayan bir diğer parti olan EDEK’te ağrı bir havanın hakim olduğunu, partinin milletvekili adayı iki başkan yardımcıları Maria Vasiliadu ve Marinos Teodoru’nun istifalarını sunduklarını yazdı.

EDEK’in oyları bir önceki seçimde aldıkları yüzde 8.93’ten yüzde 6.18’e geriledi.



1974 Barış Harekatı’nda çalındığı iddia edilen ikonlar Rum Kilisesi’ne iade edildi



Kıbrıs’ın kuzeyindeki bir kilisede bulunan ve 1974 Barış Harekatı’nda çalındığı iddia edilen, daha sonra da Almanya’nın Düsseldorf kentindeki bir müzayede evinde tespit edilen Ay.Trifona ikonunun, Rum Kilisesi’ne iade edildiği bildirildi.

Rum Fileleftheros gazetesi, ikonla birlikte bir gümüş haçın da, harekattan sonra çalınarak pazarda yasadışı şekilde satılmaya çalışıldığını, ancak Rum Ortodoks Kilisesi’nin Europol aracılığıyla, ikonlar üzerinde hak iddia ederek, bunların iade edilmesini sağladığını yazdı.

Habere göre ikonlar, en kısa zamanda adaya gelecek.



Noratlas uçakları için Yunanistan’la temasa geçilecek



Rum Başkanlığı İnsani Konular ve Dış Rumlar Komiseri Fotis Fotiu’nun, ara bölgede Lefkoşa Havaalanı yakınlarında gömülü olan iki Noratlas uçağıyla ilgili ne yapılacağı konusunda bu hafta içerisinde Yunanistan’ın Güney Kıbrıs Büyükelçisi ve diğer yetkililerle temasa geçeceği haber verildi.

Rum Simerini gazetesine göre Fotiu, uçakların bulundukları yerden çıkarılmasıyla ilgili bir karar alınmadığını belirtti.

Uçaksavarlar tarafından vurulmasına rağmen alana inmeyi başaran ancak aldıkları hasar nedeniyle bir daha havalanamayan Noratlas tipi iki nakliye uçağının gömülü olduğu bilgisini veren Fotiu, 1974’ten önce bölgede üsleri olan İngilizlerin uçakları buraya gömdüğünü söyledi.

Yetkili ofisin, bir tanığın anlattıkları üzerine konuyla ilgili bilgi sahibi olduğunu anlatan Fotiu, bu tanığın uçakların gömülü olduğu yeri de gösterdiğini belirtti.

Fotiu, uçakların 10 metrelik bir vadide gömülü olduğunu söyledi.

Kazı yapılıp uçakların Rum tarafına mı götürüleceği, yoksa orada mı bırakılacağına karar vermek için bu hafta Yunanistan’ın Güney Kıbrıs Büyükelçisi ve diğer yetkililerle iletişime geçeceğini belirten Fotiu, kazı kararı alındığında Kıbrıs’taki BM Barış Gücü (UNFICYP) ile iletişime geçileceğini ifade etti.

Rum Haber Ajansı’na konuşan UNFICYP Basın Sözcüsü Alim Sıddık da, bölgede uçakların bulunmasına yönelik kazı yapılması için şimdiye kadar resmi bir talep almadıklarını belirtti.

Bu arada uçakların gömülü olduğu yerde kayıp mürettebat veya asker bulunması beklenmiyor.









Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram













Dışişleri Bakanlığı











Facebook





Twitter





YouTube





Websitesi













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio_news@kktcenf.org

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 31
Dün Tekil 973
Bugün Tekil 138
Toplam Tekil 1937159
IP 54.158.55.5






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Safer 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Asil yetimler anadan babadan değil, ilim ve ahlaktan yoksun olanlardır. (HZ. ALİ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu