BASIN BÜLTENİ Türkiye tüm AB ülkelerine vize zorunluluğunu kaldırdı - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Türkiye tüm AB ülkelerine vize zorunluluğunu kaldırdı
Tarih: 04.05.2016 > Kaç kez okundu? 675

Paylaş


Türkiye Cumhuriyeti tarafından vize uygulanan, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin vatandaşlarına yönelik vize zorunluluğunun kaldırılması hakkındaki karar TC Resmi Gazete'de yayımlandı.

Türkiye tarafından vize uygulanan AB üyesi ülkelerin vatandaşlarına vize zorunluluğunun kaldırılması, TC Dışişleri Bakanlığı’nın 29 Nisan 2016 tarihli yazısı üzerine, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 18'inci maddesine göre Bakanlar Kurulu'nca kararlaştırıldı.

Resmi gazetede yayımlanan karara göre, AB üyesi ülkelerin vatandaşlarına yönelik vize zorunluluğunun kaldırılması, “AB'nin Schengen bölgesinde Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulamasını kaldırdığı tarihten itibaren” uygulanmaya başlayacak.

Söz konusu kararın alınması, AB ile Türkiye arasında üzerinde anlaşmaya varılan 72’i kriterin hayata geçirilmesi çerçevesinde gerçekleşti.



Türkiye’nin AB ülkelerine vizeyi kaldırması Güney’de büyük ilgi uyandırdı



Türkiye Cumhuriyeti (TC) Bakanlar Kurulu’nun, Brüksel’in Türk vatandaşlarıyla ilgili anlaşmayı uygulaması şartıyla Türkiye’nin de AB üyesi tüm ülkelerin vatandaşlarına vize uygulamasını kaldırma kararının resmi gazetede yayımlanması Güney Kıbrıs’ta büyük ilgi uyandırdı.

Rum radyosu haberi, “Türk vatandaşlarına vizenin kaldırılması konusunda Ankara-AB arasında yapılan anlaşma uygulanırsa, Kıbrıslı Rumların artık Türkiye’yi ziyaret etmek için vize almaları gerekmeyecek” vurgusuyla duyurdu.

Rum Sözcü Nikos Hristodulidis Anastasiadis hükümetinin görüşünü, Türkiye Bakanlar Kurulu’nun ilgili kararını gördükten sonra yapacağını açıklarken, siyasi partilerden ilk tepkiler geldi.

Hristodulidis, Rum Yönetimi’nin, TC Bakanlar Kurulu’nun ilgili kararını görmek istediğini, konu hakkında gayrı resmi haberdar olduğunu ancak görüşünü açıklamak için, Avrupa Komisyonu’nun, Türk vatandaşlarına vizenin serbest bırakılması yol haritasıyla ilgili değerlendirmesini bekleyeceğini anlattı.

Rum sözcü, Türkiye’nin yerine getirmesi gereken 72 kriterden Güney’i doğrudan ilgilendirenlerin “Kıbrıs Cumhuriyeti hamillerine vizenin kaldırılması, geri iade anlaşmasının Kıbrıs için de tam ve ayrım gözetmeksizin uygulanması, adalet, özgürlük ve güvenlik konularında bütün üye devletlerle etkin işbirliği” olduğunu söyledi.

“Türkiye, Kıbrıs pasaportlarını tanımalı” iddiasında bulunan DİSİ Başkanı Averof Neofitu, konuyu yorumlarken Komisyon’un raporunun yarın yayımlanmasına kadar sabredilmesi gerektiğine işaret etti.

“Ancak Ankara, Türk vatandaşının bu anlaşmayla Avrupa’nın her yerine gidebilmesini ancak Kıbrıslının Türkiye’ye girmek için tanınmamışlık prosedüründen geçmesini isteyemez” diyen Neofitu “Avrupa, Türkiye’yle ilgili konularda daha önce de Kıbrıs’ın arkasına saklandı” vurgusunu yaptı.

Averof Neofitu gerek partisi DİSİ’nin, gerekse Rum Yönetimi’nin, Komisyon’da Türkiye’yle ilgili vize uygulamasını oylayacak olan Avrupa Halk Partisi çerçevesinde savaş vereceğini de açıkladı.

AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, Türk vatandaşlarına vize için 72 kriter belirlendiğini, bunlardan birinin de “aslında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tanınması demek olan, Kıbrıs pasaportunun tanınmasıdır. Hükümet bu mesajı her istikamete vermeli ve yapılacak bütün baskılara da dayanmalıdır. Avrupa Birliği’nin kendi koyduğu şartlar yerine getirilmezse bizim geri adım atmamamız gerekir” dedi.

DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos, Avrupa Komisyonu’nun yapması beklenen imtiyazlı vize ve Türk vatandaşlarının AB’de serbest dolaşımı önerisinin “kışkırtıcı ve yanlış olduğunu” iddia ederek “diğer bir deyişle Avrupa Komisyonu bize, biz Kıbrıslı Rumlar Türkiye yüzünden kendi vatanımızda serbest dolaşamıyorken 70 milyon Türk’ün ülkemize serbestçe girebileceğini söylüyor” dedi.

Papadopulos bu konuda Rum Yönetimi’nin tavrını da şu sözlerle eleştirdi: “Avrupa Komisyonu’nun Türkiye için belirlediği ve hükümetin de kabul ettiği 72 kriter nelerdir? Bu kriterler neden Ulusal Konsey’de tartışılmadı? Kriterler arasında Kıbrıslı Rumların kendi vatanlarında serbest dolaşmalarını da içeriyor mu? Başkan Anastasiadis bu tehlikeli gelişmeleri görüşmek üzere derhal Ulusal Konsey’i toplamalı.”

Ekologalar Hareketi ve Vatandaşlar İşbirliği Başkanı Yorgos Perdikis gelişmelerin Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’i gafil avladığını savunarak, “Rum Yönetimi, Avrupa Konseyi’nin Türk vatandaşlarına vize uygulamasını kaldırmak için uyguladığı planı eli-kolu bağlı izliyor” dedi. Perdikis, Anastasiadis’i, Türkiye’nin ve AB’nin Güney Kıbrıs’ı doğrudan etkileyecek planlarına karşı inisiyatif almak için derhal Rum Ulusal Konseyi’ni veya Siyasi Parti Başkanları’nı toplamaya çağırdı.

Vatandaşlar İttifakı Başkan Yardımcısı Stelios Stilianu, “Türkiye müzakerelerde göçmenleri mülkiyet haklarından mahrum bırakmakta ısrar ederken, Komisyon, Türk vatandaşlarına vizeyi kaldırmaya çalışıyor” iddiasında bulundu. “Bu ilk değil. Komisyon daha önce de gerek Büyük Britanya gerekse bu sefer olduğu gibi Almanya’nın yönlendirmesiyle Türk taleplerini yerine getirdi” ifadesini kullandı.

Dayanışma Hareketi Başkanı Eleni Theoharus, “Türk vatandaşlarına vizenin kaldırılması, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımasından geçer” iddiasında bulunarak, “Ankara tanımadan yapılacak herhangi bir anlaşma, Türkiye’nin işlevsiz Kıbrıs Cumhuriyeti politikasını teyit eder” dedi.



Hristodulidis: “Tüm kriterler yerine getirilmeli”



Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye’ye vizeleri kaldırması konusu dünkü Rum basınında geniş yer bulurken, Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis, AB’nin Türkiye’ye vizeleri kaldırması için Türkiye’nin tüm kriterleri yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Rum Alithia gazetesinin haberine göre Hristodulidis, Rum hükümeti olarak gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, AB Komisyonu’nun bugün, Türkiye’nin 72 kriteri yerine getirmesi konusundaki üçüncü değerlendirmesini Avrupa Konseyi’ne sunacağını hatırlattı.

Hristodulidis, konunun hukuki bir eylem olmasından ötürü Avrupa Parlamentosu’nun da onayını gerektirdiğini iddia ederek, Türkiye’nin uygulamaya koyması gereken yükümlülüklerden birinin de, tıpkı diğer AB vatandaşlarına olduğu gibi “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlarına Türkiye’ye vizesiz ve diğer işlemleri uygulamadan girme imkanı tanıması olduğunu vurguladı.

Hristodulidis ayrıca, karar alınabilmesi için oy birliğine ihtiyaç duyulmadığını, oy çokluğunun yeterli olacağını vurguladı.



Özgürgün: “Hedefim, Türkiye ile ilişkilerin çok daha sağlıklı ve verimli bir şekilde sürmesidir”



Başbakan Hüseyin Özgürgün BRT’ye yaptığı açıklamada “Benim hedefim bu dönemde biraz sıkıntıya girmiş gibi görünen Türkiye ile ilişkilerin çok daha sağlıklı ve verimli bir şekilde sürmesidir” dedi. Türkiye ile ekonomik protokol konusunda ise Özgürgün, “Daha önce bazı tartışmalara neden olan pürüzlerin aşılmayacağını düşünmüyoruz. Protokolün çok kısa sürede imzalanacağını düşünüyorum” dedi.

Özgürgün ayrıca,25 Bin vatandaşlık verilecek gibi iddiaların da doğru olmadığını ifade etti. Başbakan Özgürgün, Türkiye’nin AB üyesi ülkelerin vatandaşlarına vize uygulamasını kaldırmasının Güney Kıbrıs’ın tanındığı anlamına gelmediğini de belirtti.



“Ana engeli mülkiyet olan Kıbrıs müzakereleri, birçok engelle ilerliyor görünüyor”



Güney Kıbrıs’ta yayımlanan Rum Fileleftheros gazetesi, “müdahiller olumlu ortam şekillendirmeye çalışsa da ana engeli mülkiyet olan Kıbrıs müzakereleri, birçok engelle ilerliyor görünüyor” yorumunu yaptı.

Gazete, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in müzakereleri ve son görüşmelerinde ele aldıkları konuların detaylarıyla ilgili iddialarda bulundu.

Türk tarafının, belirli bir süre (20 yıllık bir süreden söz edildiğine dikkat çekildi) KKTC’deki eski Rum mallarında kalanların otomatikman mal sahibi olduğu görüşünde olduğunu yazan gazeteye göre geriye kalanlar için ise başvuru ve anlaşmazlıklar için kurulacak olan Mülkiyet Komitesi aracılığıyla bir prosedür izlenecek.

Gazete mal sahipleri açısından mülklerin geleceğiyle ilgili temel anlaşmazlık olan, öncelik hakkının mal sahibinde mi kullanıcıda mı olacağı anlaşmazlığının da devam ettiğine dikkat çekti ve bilgi sahibi bir kaynağın “bu mesele netleştirilmezse yalnız mülkiyetteki değil diğer konulardaki müzakere de ilerleyemez” dediğini yazdı.



Total yıl içerisinde sondaj yapmak istiyor



Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis, Fransız Total şirketinin, yıl bitmeden, Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği “Münhasır Ekonomik Bölgesi” içerisindeki ruhsatına sahip olduğu 11’inci parselde sondaj yapmak için çaba gösterdiğini belirtti.

Rum Simerini gazetesine göre katıldığı bir programda konuşan Lakkotripis, devasa Mısır yatağının 11’inci parsele 6 kilometre mesafede olduğuna işaret ederek, Fransızların, sondajlar Mısır doğalgazının kaynağı olan “Eratosthenis” (denizaltı dağı) yakınlarında olacağından daha iyi neticeler elde edeceklerine dair değerlendirmelerde bulunduklarını aktardı.

Lakkotripis, aynı zamanda Rus hidrokarbon şirketlerinin Güney Kıbrıs’ın parsellerinde faaliyet göstermemesine ilişkin endişelerini de dile getirdi.

Hangi ülkeden gelirse gelsin tüm şirketlerin memnuniyetle karşılandığını ifade eden Lakkotripis, buna Moskova’da temaslarda bulundukları Rus şirketlerin de dahil olduğunu belirterek, Rus şirketlerin Doğu Akdeniz’in bütününde varlık göstermemesinin dikkate alınması gereken bir unsur olduğunu söyledi.

24 Mayıs’ta çıkılan üçüncü tur ruhsat ihalesinin tamamlanmasını beklemeleri gerektiğini de belirten Lakkotripis, önümüzdeki 10 gün içerisinde şirketlerden ilk yorumların gelmesini beklediklerini ifade etti.



BM Rum genel seçimlerinden sonra prosedürü hızlandıracak



Kıbrıs sorunundaki hareketliliği sürdürmek ve prosedürü daha hızlı ilerletmek isteyen BM’nin, Rum tarafında 22 Mayıs’ta yapılacak genel seçimler sonrasında Kıbrıs müzakerelerinde çok daha yoğun bir çaba harcayacağı haber verildi.

Rum Fileleftheros gazetesinin haberine göre, anlaşma için 2016 tarihinin varlığını koruduğuna inanan BM Kıbrıs grubu, siyasi kararlar almaları için Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’i daha çok müdahil etmeye çalışıyor.

BM’nin bu yöndeki çabasının, müzakerelerde önemli, hatta kimilerinin aşılması imkansız sorun ve zorluklar varken cereyan etmekte olduğuna dikkat çeken gazete, BM’yi meşgul eden diğer bir meselenin ise Rum Müzakereci Andreas Mavroyannis’in favori olduğu BM Genel Kurulu başkanlığı seçimleri nedeniyle müzakerecilikten istifası konusu olduğuna işaret etti.

Habere göre BM, Mavroyannis’in istifasından sonra atanacak ve halen belirlenmemiş yeni Rum müzakerecinin ihtiyaç duyacağı adaptasyon süresinin prosedürü geciktirmesinden korkuyor.



Sloat’dan Nuland’ın ziyaretiyle ilgili bilgilendirme



ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Amanda Sloat, Helen-Amerikan toplumu unsurlarıyla bir araya gelerek, Dışişleri Bakanlığı'nın Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşarı Victoria Nuland’ın Kıbrıs ziyareti hakkında bilgi verdi.

Rum Filelelftheros gazetesi, Amerikalıların, iyi ortamdan ve liderlerin kamuoyu önünde dile getirdikleri ilerlemeden cesaretlendiğini, ABD hükümetinin, liderlerin 2016 yılı içerisinde çözüm bulunması arzusunu paylaştığını yazdı.

Habere göre, Sloat, çözümün mümkün olduğuna dair somut unsurların var olup olmadığı şeklindeki soruyu yanıtında, yeni bir şey eklemezken, seçimlerin ardından müzakerenin normal hızda devam edeceğini, zor konuların ayrıntılı bir şekilde ele alınacağını ve daha ileri görüş birliklerinin bulunacağını ifade etti.

Türkiye’nin tutumuna ilişkin olarak Sloat, Türk yetkililerin, Kıbrıs sorununun çözümlenmesi ilişkin açıklamalarını olumlu olarak değerlendirdi.



Burcu’dan YÖDAK eleştirileri konusunda açıklama



Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, KTÖS’ün önceki gün yaptığı açıklamayla YÖDAK Başkanı Hüseyin Gökçekuş’u görevden almadığı için Cumhurbaşkanı Akıncı’ya yönelttiği, dayanıksız olduğunu belirttiği suçlamaları sürdürdüğünü kaydederek, “KTÖS yönetiminin mesnetsiz suçlamalarına ilişkin görüşlerimizi son kez paylaşmakta yarar görüyoruz” ifadeleriyle yeni bir açıklama yaptı.

“Daha önce de benzer haksız eleştirilerde bulunan KTÖS yönetimine gerekli yanıtlar kamuoyu nezdinde verilmiştir” diyen Burcu, KTÖS’ün 28 Nisan’daki basın açıklamasıyla Gökçekuş’u görevden alması için Cumhurbaşkanı Akıncı’ya çağrıda bulunduğu; 29 Nisan’da yaptıkları açıklamayla KTÖS’e geniş bir yanıt verildiğini, ayrıca Cumhurbaşkanı’nın bu konuda izleyeceği yol hakkında da kamuoyuyla bilgi paylaşımında bulunduğunu hatırlattı.

KTÖS yönetiminin 28 Nisan’daki açıklamasında, bir önceki açıklamalarından farklı olarak değindiği tek yeni unsurunYÖDAK’ı mahkemede temsil edecek avukatın YÖDAK Yönetim Kurulu tarafından mı yoksa YÖDAK Başkanı tarafından mı belirlenmesi gerektiği yönündeki uyuşmazlığı sonlandırmak üzere alınan Yüksek İdare Mahkemesi (YİM) kararı olduğunu ifade eden Burcu, açıklamasına şöyle devam etti:

“KTÖS yönetimi, 3. Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu tarafından YÖDAK Başkanlığı’na atanan Prof. Dr. Gökçekuş’un ‘taraflı ve usulsüz icraatlar yaptığının belgelendiğini, görevden alınma şartının oluştuğunu iddia etmişti. Sayın Cumhurbaşkanımız Hüseyin Gökçekuş’u atayan kişi olmamakla birlikte, görevden alma prosedürünü eksiksiz uygulamakla mükelleftir. 29 Nisan günü yapılan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü açıklamasında bu konu aşağıdaki şekilde özetlenmiştir:

Söz konusu YİM kararı hakkında istinaf süreci devam etmektedir. Buna rağmen, bu kararın YÖDAK Başkanı’nın görevden alınması şartlarını ortaya çıkarıp çıkarmadığıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı Başsavcılık’tan hukuki görüş talep etmiştir. Cumhurbaşkanımız, daha önceki iddialar karşısında ortaya çıkan hukuki süreç ve objektif sonuçlar ışığında hareket etmişti. Bu yeni iddialar hakkında da Başsavcılığın hukuki görüşünü esas alarak hareket edecektir.”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Burcu, Cumhurbaşkanı’nın tutumu bu kadar açık ve belirgin olmasına karşı KTÖS’ün hemen 4 gün sonra benzer bir açıklama daha yaparak, uygun olmayan bir üslupla Cumhurbaşkanı’nı yeniden suçlamasının düşündürücü olduğunu belirtti.

KTÖS’ün Cumhurbaşkanı’na “’Yetkim yok’ diyerek olaydan sıyrılmaya çalışıldığı; seçilmesinin ardından bir ay sonra Hüseyin Gökçekuş ve YDÜ Rektörü Suat Günsel’e plaket vermek suretiyle onları kayırdığı; Ismarlama görüş almak için Başsavcılığa başvurulduğu; Bu çabaların Gökçekuş’un ortaya koyduğu tüm yasadışı icraatları örtmeye yönelik olduğu” yönünde suçlamalarda bulunduğunu ifade eden Burcu, Cumhurbaşkanı’nın özerk bir kurul olan YÖDAK üyelerini atama yetkisi olmadığını çünkü onları Cumhurbaşkanlığı makamının atamadığını; Cumhurbaşkanlığı’nın yalnızca YÖDAK Başkanı’nı atadığını, başkanı görevden alma koşullarının ise 13 Aralık 2005 tarih ve 214 sayılı Yüksek Öğretim Yasası’nın 8. maddesiyle düzenlendiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Cumhurbaşkanı’nın Başsavcılık’tan YÖDAK Başkanı’nın görevden alınmasının bu yasa tahtında hukuki gereklerinin oluşup oluşmadığı hakkında resmi değerlendirme talep ettiğini; ayrıca “YÖDAK Başkanı’nı görevden alma yetkim yoktur” diye bir beyanı olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı’nın, YÖDAK Başkanı’nı bir şartla görevden alabileceğini, onun da ancak bir Yüksek Mahkeme Yargıcı’nın görevden alınma koşulları çerçevesinde olabileceğini anlatan Burcu, şöyle devam etti:

“YÖDAK’ın içine düştüğü durumdan duyduğu rahatsızlığı hakkında kamuoyuyla sürekli paylaşımda bulunmuştur. Rahatsız olmak başka şeydir, yasalara ve demokratik teamüllere bağlı kalmak başka bir şeydir. Sayın Cumhurbaşkanımız elindeki yetkileri keyfiliğe dayalı değil her zaman olduğu gibi hukuka bağlılıkla kullanmak durumundadır.”

Barış Burcu, YÖDAK’ın değişik ülkelerden akademisyen ve araştırmacıların katılımıyla geçen yıl mayıs ayında düzenlediği “Yüksek Öğrenimde Kalite Çalıştayı”na ve Cumhurbaşkanı’nın verdiği resepsiyona da değinerek, KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil’in bu etkinlik anısına verilen plaketleri bile insafsız bir suçlama fırsatı olarak gördüğünü belirtti.

“Bilinmesini isteriz ki Cumhurbaşkanımız’ın yolunu Sayın Şener Elcil’in iddia ettiği gibi ne YDÜ ve Sayın Suat Günsel, ne de KTÖS yöneticileri çizebilir. Bulunduğu makamda bu konuda Cumhurbaşkanımız’ın tek güzergahı hukuktur” diyen Burcu, Başsavcılık’ın da devletin en üst hukuk danışmanlığı olduğunu vurguladı.

Burcu açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“Başsavcılık’tan hukuki görüş istedi diye KTÖS Yönetimi’nin yaptığı açıklamayla Cumhurbaşkanımız’ı ‘ısmarlama görüş istedi’ veya ‘yasadışılığın üstü örtülüyor’ şeklinde suçlaması hukuka inançsızlığın açık bir göstergesidir. Bu gibi mesnetsiz suçlamalar iddia sahiplerini, Sayın Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’nın hukuka ve demokratik prensiplere bağlılığını çok iyi bilen halkımızın vicdanında sorumlu kılar. Başka da bir işe yaramaz. Bu iddialar karşısında çeşitli defalar geniş açıklama yaptığımızı ve kamuoyunu yeterince bilgilendirdiğimizin farkında olarak KTÖS Yönetimi’nin mesnetsiz suçlamalarına ilişkin görüşlerimizi son kez paylaşmakta yarar görüyoruz.”



Rumların KKTC’deki kredi kartı kullanımları 744 bin 526 Euro



Rum Fileleftheros gazetesi, Kıbrıslı Rumların 2016 yılının ilk üç aylık döneminde kredi kartlarıyla KKTC’de yaptıkları harcamaların 744 bin 526 Euro’ya ulaştığını ve harcamaların ağırlıklı olarak KKTC’deki otel ve kumarhanelerde yapıldıklarını yazdı.

“JCC” şirketinin verilerine göre, Kıbrıslı Rumların ilk üç aylık dönemde 3 bin 105 kez kredi kartı kullanımında bulundu.

Gazete, söz konusu dönemde KKTC’deki otel ve kumarhanelerde kredi kartlarıyla yapılan harcamaların 433 bin 599 Euro olduğunu; sadece Mart ayı için bu rakamın 222 bin 644 Euro’ya ulaştığını belirtirken, diğer alış verişler için ise Kıbrıslı Rumların 115 bin 380 Euro harcadıklarını savundu.



Konser piyanisti Taner’den Bakü’de resital



Konser Piyanisti Rüya Taner, Azerbaycan Cumhuriyeti Devletinin özerkliğine kavuşmasının 25.yıl kutlama programı çerçevesinde başkent Bakü' de resital verdi.

Rüya Taner’in “The Landmark” ve T.C. Azerbaycan Büyükelçiliği himayesi, katkısı ve işbirliği ile ilk resitali "Beynelhalk Mugam Merkezi " salonunda dünkü konserinin ardından, ikinci konseri ise Perşembe günü Rotunda Salonu’nda davetlilere sunulacak.









Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram













Dışişleri Bakanlığı











Facebook





Twitter





YouTube





Websitesi













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio_news@kktcenf.org

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 31
Dün Tekil 1041
Bugün Tekil 421
Toplam Tekil 1933693
IP 54.225.47.94






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































29 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Sevgim - Millete!
Vurgunluğum - Azadlığa ve adalete!
itaatim - Hocalarıma!
Borcum - Dostlarıma ve meslektaşlarıma!
Nefretim - Yalancılara ve iki yüzlülere!

(Ebülfez ELÇİBEY)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.098 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu