BASIN BÜLTENİ Liderler bugün görüşüyor - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Liderler bugün görüşüyor
Tarih: 26.04.2016 > Kaç kez okundu? 646

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde bugün yeniden bir araya geliyor.

Görüşme ara bölgede görüşmeler için tahsis edilen binada yer alacak.

Liderler en son 19 Nisan’da bir araya gelmişti. Cumhurbaşkanı Akıncı, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’le olumlu gelişmelere ilaveler yaptıklarını belirtmişti.

Akıncı, “Üç buçuk saat süreyle pozitif atmosferde, iyi bir görüşme gerçekleştirdik. Olumlu gelişmelere ilaveler yaptık. Çalışmaya devam, hedef 2016’da çözüm” ifadelerini kullanmıştı.



Akıncı: “Gönül huzuru içerisinde onaylayabileceğiniz bir anlaşma yaratmak için var gücümüzle çalışıyoruz”



Dipkarpaz Belediyesi, “1. Dipkarpaz Belediyesi Yol Koşusu ve Halk Yürüyüşü Festivali” açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, halkın gönül huzuru içerisinde onaylayabileceği bir anlaşma yaratmak için var güçleriyle çalışmakta olduklarını vurgulayarak, “Elbette hem kendimizi hem de diğer toplumu düşünerek hareket ediyoruz. Aksi takdirde ortak bir noktada buluşmak mümkün değil. Kendi haklarımızdan, eşitliğimizden, özgürlüğümüzden, güvenliğimizden elbette fedakarlık yapmak mümkün değil, ama bunları sağlarken diğer toplumun da haklarına saygılı olacağız. Başka türlü bu adaya adalet, barış, huzur gelmez" dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs'ta çok önemli ve hayati bir dönemden geçtiklerini, 2016'nın yüzde yüz çözüm yılı olacağını söylemenin zor olduğunu, ancak bıkmadan usanmadan çalışacakları hayati bir yıl olacağını belirtti.

Akıncı, aynı nesilden olan iki liderin de artık Kıbrıs sorununu tarihte bırakmak ve yeni bir sayfa açmak için çalıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Birbirimizi suçlama oyunlarına yeltenmeden, gerektikçe gereken dozda eleştirilerle ama karşılıklı suçlamalarda bulunmadan, geleceğe, gelecek kuşaklara yeni bir sayfa açmanın, yeni bir adada gelecek yaratmanın heyecanıyla uğraşıyoruz."

Akıncı, Kıbrıs'ın çok kültürlü bir ada olduğunu, bütün bu kültürel zenginliği de farklılık veya ayrışma olarak değil, zenginlik olarak gördüklerini belirterek, faklılıkları zenginlik olarak görmenin ve faydalanmanın en büyük görevleri olduğunu söyledi.

Kıbrıs'ta birçok ciddi olayın, savaşların yaşandığını, kayıplar, şehitler olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, 1974'ten bu yana 42 yıl geçtiğine, bundan sonra artık geçmişten dersler alarak geleceğin daha güzel, mutlu ve huzurlu şekilde yaratılması gerekliliğine işaret etti.

"Bunu biz Kıbrıslılar başaracağız, kimse bize gökten zembille indirecek değil" diyen Akıncı, bu adada yaşayan herkesin hiç ayrımsız hak ettiği barış ve geleceği aydınlatmak için bıkmadan usanmadan çalışacaklarını vurguladı.

Bunun başarılması için kendilerine yardımcı olunması gerektiğini, dış güçlerin olumlu katkılarının da olması gerektiğini, ancak günün sonunda bu çözümü kendilerinin yaratacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Akıncı, "Ama işin başı bizleriz, bu topraklarda, Kuzey ve Güney’de yaşayan iki toplumdur, sonuçta onların ve sizlerin önüne gelecek bu anlaşma ve iradenizle siz karar vereceksiniz" diye konuştu.



Akıncı, Koruçam’da "IV. St. George Festivali"ne katıldı



Koruçam’da düzenlenen "IV. St. George Festivali"ne katılan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, yaptığı konuşmada, Kıbrıs'ta Türk, Rum, Maronit ve diğer tüm toplumların birlikte yaşadığını ifade ederek, hep birlikte işbirliği ile adada güzel bir gelecek kurabileceklerini kaydetti.

Sadece Koruçam’daki değil tüm ülkedeki Maronitlerin "kardeşleri" olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum lider Nikos Anastasiadis ile çok güçlü bir şekilde çözüme ulaşmak için çalıştıklarını söyledi.

Akıncı, sadece Kıbrıs için değil, hem bölge, hem Ortadoğu hem de dünya için barış istediklerini belirterek, 2016 yılında çözüme ulaşmak için ümitli olduğunu kaydetti ve aynı jenerasyondan olduğu Rum liderle yaptığı müzakere sürecini "son şans" olarak gördüğünü anlattı.

Tek amaçlarının, gelecek nesillere güzel bir gelecek bırakmak olduğunu ifade eden Akıncı, Kıbrıs'ta yaşayan tüm halkların ve kültürlerin gücünü birleştirmesi ve birlikte çalışması halinde güzel bir gelecek yaratılabileceğine vurgu yaptı.



Akıncı: “Dünyada barış ve huzuru artırmak en büyük arzumuz ve uğraşımız”



Cumhurbaşkanlığı himayelerinde “Her günü bayram gibi bir gelecek” sloganıyla Cumhurbaşkanlığında “Rengârenk 23 Nisan” etkinliği gerçekleştirildi.

Ülke genelindeki tüm özel gereksinimli çocuklar ve aileleri için düzenlenen etkinlikte konuşan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, çocukların her gününü böylesi mutlu şekilde geçirmesini istediklerini ve bunun için çalıştıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Akıncı, Adayı barış ve huzur içinde bir ada yapmak, dünyada barış ve huzuru artırmanın en büyük arzuları ve uğraşları olduğunu söyledi.

Akıncı savaşların en büyük mağdurlarının çocuklar olduğunu da ifade ettiği konuşmasında, orta doğudaki savaşlardan dolayı çok acılar yaşandığını, cansız çocuk bedenlerinin kıyılara vurduğunu hatırlatarak, Suriye’den Türkiye ve civar ülkelere yönelen, 3 milyona yakın insanın mülteci hayatı yaşadığını anlattı.

Avrasya Ekonomik Zirvesi’nde Suriyeli çocukların resimlerini gördüğünü ve resimlerin sahibi çocukları Adaya davet ettiklerini kaydeden Akıncı, çocukların kendilerinin gelemediğini fakat resimlerinin Kıbrıs’a geldiğini, öğretmenlerinden 3 kişilik bir heyetin de bugün Kıbrıs’ta bulunduğunu söyledi.

Suriye’de yaşananları hiçbir dünya çocuğunun yaşamamasını dileyen Akıncı, Suriye’ye barış ve huzurun bir an önce gelmesini diledi ve tüm çocuklara “barış içinde nice bayramlar” temennisinde bulundu.



Özersay: “Garantiler BM parametresidir, kaldırılmak yerine farklılaştırılabilir”



Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Rum Politis gazetesinde yayımlanan söyleşisinde garantilerin BM parametresi olduğunu ve kaldırılmak yerine farklılaştırılabileceğini söyledi.

Özersay, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e, “kararlılıklarından şüpheye düşürmeksizin, süreci geciktirmemeleri” çağrısında bulundu.

Rum tarafının istediği gibi, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik kapsamlı bir planın olması için, müzakere masasındaki “büyük al-ver” de tüm tarafların bulunması gerektiğini vurgulayan Özersay, kendisinin takvimden bahsetmediğini, ancak beyan edilmiş bir hedefin olmasının şart olduğunu kaydetti.

Özersay, Kıbrıs sorununun, “adım adım uzlaşılar” ile çözülmesini mümkün görmediğini, kendisinin çözüm olacağı konusunda ne iyimser ne de kötümser olduğunu ve gerçekçi olmayı tercih ettiğini söyledi.



Gierow: “Kıbrıs’ta Barış Prosedürünün Dini Yolu başarılı”



İsveç’in Güney Kıbrıs’taki büyükelçisi Klas Gierow, büyükelçilik himayesinde yürütülmekte olan “Kıbrıs’ta Barış Prosedürünün Dini Yolu (The Religious Track of the Cyprus Peace Process)” projesini başarılı bulduğunu çünkü bu sayede Kıbrıslı Türk ve Rum dini yetkililerin “birbirlerini tanıdığını, görüştüğünü ve hatta birbirlerinin haklarını savunmaya başladığını söyledi.

Haftalık Rum Kathimerini’ye yaptığı özel açıklamada, Kıbrıs’ta dinlerin ve dini yetkililerin prosedüre yapıcı şekilde katılmaları halinde çok olumlu katkı koyabileceklerine inanç belirten Gierow, İsveç Büyükelçiliği himayesindeki prosedürün dini özgürlüklerle ilgili birçok alanda olumlu etki yaptığını ve daha önce hiç yürünmemiş yollar açtığını ifade etti.

Gierow, Kıbrıs’taki dini yetkililerin çözümü ve iki toplum arasında birlikte yaşamayı desteklemeye, temelde hazır olduklarına inanç belirterek “Kıbrıs tarihinde ilk defa, bizim aracılığımızla, 11 Şubat 2014 Ortak Açıklaması’nı destekleyen ilk ortak açıklamayı yaptılar” dedi.

Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanlığı’na seçildiği dönemde büyük bir iyimserlik dalgası yayıldığını ve “bütün yıldızlar aynı hizaya geldi” görüşünde birleşildiğini söyleyen Gierow, bir yıllık bir dönem sonunda halen birçok çözülmemiş sorun kaldığını belirterek “ancak her iki liderin de çözüm taahhüdüne bağlı olduğu izlenimine sahibim” dedi.

Gierow iyimserliğinin sürmesinin ana nedeninin liderlerin taahhütlerinin sürmesi ve BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin yürüttüğü çalışmanın kesintisiz devam etmesi olduğunu belirterek “Prosedürdeki momentumun kaybolmadığını görmemiz çok önemlidir, ileriye bakmak, sadece ekonomik yönünün değil kapsamlı bir çözümün avantajlarına odaklanmamız çok önemlidir” dedi.

Gazete “Türkiye’yi AB’den Uzaklaştırmayalım” başlığıyla ayırdığı bölümde ise Gierow’un, Ankara Protokolü’nü uygulamadığı için diğer AB üyeleriyle birlikte İsveç’in de Türkiye’nin bazı müzakere başlıklarını dondurduğunu ancak 23 ve 24 numaralı başlıkların temel haklar, adalet ve özgürlüklerle ilgili önemli başlıklar olduğuna dikkat çektiğini yazdı.

Gazeteye göre Gierow şunlara dikkat çekti:

“Bu başlıkların açılması AB’ye, Türkiye’yi ifade özgürlüğü, hukuk kurallarına v.b. saygı göstermesi için reformlara cesaretlendirmek ve Türkiye’ye baskı yapmak için uygun platformu oluşturur. Başlıkların açılmasında bir tereddüt varsa, şu unutulmamalıdır ki, başlıkların açılması ile kapanması arasında çok büyük bir fark vardır. Başlıklar ancak, sonuçların tam memnuniyet verici olması halinde kapanır. Türkiye’yi Avrupa’dan uzağa değil, Avrupa’ya doğru döndürmeyi başarırsak, bütün üye devletler için çok iyi olur.”



Çelebis: “Mülkiyet çözülmezse süreç çökebilir”



AKEL Kıbrıs Masası Şefi ve milletvekili adayı Tumazos Çelebis, Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerinde mülkiyet başlığındaki sorunların aşılamaması ve bazı kesimlerin seçimlere odaklanması durumunda müzakere sürecinin çökebileceğini iddia etti.

Rum Haravgi gazetesinde yer alan söyleşisinde Çelebis, KKTC’deki üç siyasi parti CTP, TDP ve BKP ile AKEL’in ilişkilerine de değindi ve genel açıdan bu işbirliğinden memnun olduklarını ifade etti.

Çelebis, bu partilerle “temel özgürlüklerde sınırlamalar olmaması, mülklerin iadesi ve nüfus yapısı konularında ortak paydada buluştuklarını” vurguladı.



Dimitriadis: “Rum Yönetimi Kıbrıslı Türk kayıplar için 20’şer bin Euro vereceğini açıklamalı”



Rum avukat Ahilleas Dimitriadis, Kayıp Şahıslar Komitesi’nin “Gerçek Komitesi”ne (Truth Now) dönüşmesini ve Rum yönetiminin, 500 civarındaki Kıbrıslı Türk kaybın yakınlarına 20’şer bin Euro ödeyeceğini açıklamasını teklif etti.

Adını “Titina Loizidu” davasıyla duyuran ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurularında Rum kayıp yakınlarının avukatlığını yapan Dimitriadis haftalık Rum Kathimerini gazetesine kayıplarla ilgili açıklama yaptı.

Dimitriadis, BM Güvenlik Konseyi’nden onaylı Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) ’nın “bilgi eksikliği ve başarısız kazı çalışmaları nedeniyle çok yakında işlevini kaybedeceğini, mevcut çalışma yöntemiyle bin 19 Rum ve 344 Kıbrıslı Türk kaybın bulunması şansının çok az olduğunu” söyledi.

İnsanların, aleyhlerine hukuki yargı süreci başlatılacağından korktukları için gömü yerleriyle ilgili bilgi vermekten çekindiklerini söyleyen Dimitriadis, KŞK’nın görev ve yetkilerinde basit değişiklikler yapılarak “Gerçek Komitesi”ne dönüştürülebileceğini, her iki taraftan kişilerin, bu komiteye verecekleri bilgilerin hiçbir şekilde aleyhlerine kullanılmaması, haklarında kovuşturma açılmaması için de yasal düzenleme yapılması gerektiğini anlattı.

Dimitriadis “toplum, insanların infazına katılan yani suçlu olan bir kişinin, üzerinden çok zaman geçtiği için 40-50 yıl önce işlediği suçtan dolayı mahkemeye çıkartılması yerine, gerçeği yani 1963-67 ve 1974’te infaz edilen kişilerin nerede gömülü olduğunu söylemesini tercih eder” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin, Rum yönetiminin 4’üncü hükümetler arası başvurusunda AİHM’in kayıp yakınları için belirlediği 30 milyon Euro’luk tazminat parasını ödemediğini söyleyen Dimitriadis özetle şunları ifade etti:

“Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, bir yandan bu tazminatı ödemesi için baskı yaparken bir yandan da, Türkiye 30 milyon Euro’yu ödediği günün ertesinde kendisinin de 500 civarındaki Kıbrıslı Türk kayıp yakınına 20’şer bin Euro vereceğini -eğer yardımcı olacaksa, sorumluluk kabul etmeden- açıklaması gerekir. Kıbrıs bunu, Türkiye’nin mahsurlar için ödemesi gereken 40 ve Titina Loizidu’nunki gibi durumlar için ödemesi gereken 50 milyon Euro ile bağdaştırabilir.”



Eurasia Group: “Kıbrıs sorununun 2016 yılının sonuna kadar çözüm olasılığı yüzde 60”



Eurasia Group, Kıbrıs sorununun 2016 yılının sonuna kadar çözüm olasılığının yüzde 60 olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Rum Filelefteheros gazetesi, İngiliz “Economist” dergisinin ise haberinde, seçimler ve KKTC’deki hükümet krizinin müzakerelerde gecikme yaşanmasına sebep olabileceğini, ancak müzakereleri durdurmayacağını ifade etti.

Haberin dergide “Sen Rakı Diyorsun, Ben Uzo” başlığıyla yer aldığını da kaydeden gazete, haberde müzakerelere ilişkin iyimserlik yanı sıra, aşılması gereken büyük engellere atıfta bulunulduğunu da belirtti.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin “durumun 2004 yılından ve Annan Planı’ndan farklı olduğu yorumunda bulunduğu” da aktarılan haberde, Eide’nin “bu kez anlaşmanın Kıbrıslılar tarafından yazılacağını söylediğini” de iletti.

Gazeteye göre dergi haberinde “ada birleştiğinde dahi, etnik çizgilerle bölünmüş gevşek bir federasyon olarak kalacağı değerlendirmesine” de yer verdi.

Haberde, Koruçam’da hüküm süren durum ile “merkezi Lefkoşa’da bulunan bir analistin” çözümün maliyeti konusundaki değerlendirmesine de yer verildi.



“Müzakerelerin ilerlemesinin anahtarı mülkiyet”



BM ve uluslararası toplumun, Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerinin ilerleyebilmesinin anahtarının, mülkiyet başlığında uzlaşı sağlanması olduğunu düşündükleri iddia edildi.

Rum Fileleftheros gazetesi, uluslararası aktörlerin, “henüz yapılması gereken çok iş olmasına karşın 2016 yılı içerisinde çözüme ulaşılması gerektiğini” düşündüklerini, özellikle BM’nin 2016 yılında çözüme ulaşılabileceğinde ısrarcı olduğunu iddia etti.

Gazete, yabancı aktörlerin, KKTC’deki siyasi gelişmeler ve Türkiye’nin geniş çaplı planlarının müzakereleri etkileme ihtimali olmasına karşın, zorlukların aşılması gerektiğini düşündüklerini belirtirken mülkiyet başlığındaki sorunun ise Kıbrıs Türk tarafının “mülklerin iadesi ve Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Türk oluşturucu devletçiğine yerleşmeleri konularında getirdiği sınırlamalar olduğunu” öne sürdü.

Habere göre Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Türk tarafının sınırlamalarının kalkması durumunda çözümün maliyetinin de önemli ölçüde düşeceğini iddia ediyor.

Gazete, çözümün maliyetinin ne olduğunun verilecek tazminatlarla belirleneceğini, en büyük sorunun ise tazminatlar için paranın nereden bulunacağı olduğunu savunarak, birçok ülkenin uzman ve teknik destek yardımında bulunacağını belirtmesine karşın hiçbirinin ekonomik yardım yapacağını taahhüt etmediğini ileri sürdü.

Gazete ayrıca, mülkiyet başlığındaki sorunların halledilmesi durumunda toprak başlığına geçileceğini, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin ise, KKTC’de “infial yaratabileceği için toprak konusunu derinlemesine görüşemeyeceklerini iddia ettiklerini” savundu.

Haberde ayrıca, Kıbrıs Rum tarafının müzakerecisi olan Andreas Mavroyannis’in yerine kimin getirileceğinin henüz kesinleşmediği bildirildi.

Mavroyannis’in BM Genel Kurulu 71’inci Oturum Başkanlığı’na aday olduğu ve seçilmesine kesin gözüyle bakıldığı da haberde vurgulandı.

Öte yandan Rum Kathimerini gazetesi, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis arasındaki “olumlu kimyanın” müzakere masasında iyi ortamın yeniden canlanmasına ve uluslararası toplumun da müzakerelere ilişkin planlarını ileriye götürmesine olanak tanıdığını yazdı.

Gazete, liderlerin pazartesi günü yaptıkları görüşme sonrasında Anastasiadis’in “müzakerede yönetim ve mülkiyette ilerleme sağlandığını” açıklamasının ardından BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin liderlerin önüne, müzakerelerin önümüzdeki aylardaki planını koyduğunu belirtti.

Habere göre Eide bu planda, “Eylül ayına kadar, siyasi anlaşmaların uzlaşılara dönüştürülmesini, yönetim, mülkiyet, ekonomi ve AB başlıklarında müzakerelerin tamamlanmasını, uzlaşı noktaları ve uzlaşmazlık noktalarının net biçimde kayda geçirilmesini ve müzakere belgelerinin karşılıklı olarak güncellenmesini” talep etti.

Gazete, müzakerelerdeki durumun yaz sonu ya da en geç sonbahara kadar netleştirilmesi gerektiğinin “ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı” Victoria Nuland tarafından da Kıbrıs ziyareti sırasında vurgulandığını öne sürdü.

Anastasiadis’in muhataplarına, Mavroyannis’in müzakerecilikten ayrılmasının Kıbrıs Rum müzakere gurubunun işleyişini engellemeyeceği ve her halükarda Mavroyannis’in yerine ilk aşamada Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis’in “ad hoc” olarak geçebileceğini ilettiğini de yazan gazete, liderlerin yarınki görüşmenin gündeminde dört başlığın bulunmasına karşın, yönetim ve mülkiyette yoğunlaşmasının beklendiğini aktardı.



Sefcovic, çözüm ve enerji perspektiflerinden bahsetti



Avrupa Komisyonu’nun Enerji Birliği’nden Sorumlu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic’in Kıbrıs sorununun çözümü ve enerji alanındaki perspektiflerden söz etti.

Rum Simerini gazetesine göre GLOBES 2016 toplantısı çerçevesinde “New Europe” adlı bir gazeteye konuşan Sefcovic, Akdeniz doğal gaz rezervlerinin kalkındırılması ve Avrupa’ya naklinin Kıbrıs sorununun çözümüne yardımcı olabileceği şekilde kanaatte bulundu.

Kıbrıs’taki barışçıl süreçte çözüme ulaşmaya yönelik umutlu perspektife işaret eden Sefcovic, yatırımlar için yeni bir durağın oluşturulmasıyla Doğu Akdeniz için yeni bir fasıl açılabileceğine değinerek, Avrupa’nın da bundan faydalanabileceği ve Doğu Akdeniz’deki gazın önemli bir müşterisi olabileceğine dair inancını dile getirdi.



Kasulidis: “Sürecin sonuna yaklaştıkça yavaşlama olması normaldir”



Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, Güney Kıbrıs’taki siyasi partilerin Kıbrıs sorununun çözümü sürecinde yavaşlama olduğuna ilişkin eleştirilerine, “sona yaklaşıldığında her zaman yavaşlama olduğu” yanıtını verdi.

Rum Simerini gazetesinin haberine göre Kasulidis, “Doğru olan, bazı partilerin bahsettiği gibi sadece yavaşlama değil, ilerlemenin yavaşlamasıdır. İlerlemenin yavaşlaması, tıpkı müzakereye açık altı başlıktan dördünde şu anda olduğu gibi, sona yaklaşıldığında olur” şeklinde konuştu.

Kasulidis, Rum siyasi parti başkanlarına “sakin olmalarını, şu anda uzlaşı noktalarına dönüştürülmeye çalışılan görüş birliği unsurlarının, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Rum Meclisi’nde kendilerini bilgilendirdiği unsurlar olduğunu” vurguladı.

Kasulidis, liderlerin son görüşmelerinin verimli geçtiğini belirterek “bir müzakerenin sonuna vardığımızda çok önemli konuların zaman istediğine alışmalıyız” şeklinde konuştu.

Kasulidis: “Bir müzakerenin sonu derken, açık olan altı başlıktan dördünün sonunu kastediyorum. Büyük olasılıkla bu dört başlık, diğer iki başlık açılmadan ki bunların da açılma zamanının yaklaştığını düşünüyorum, tam olarak tamamlanmayacak. Yani bazı unsurlar en sonunda eş zamanlı müzakereye kalacak” ifadesini kullandı.

Ulusal Konsey’in, belgelerin sızdırılması gibi eylemlerin gerçekleşmemesi adına, Güney Kıbrıs’taki seçimlerden önce toplanmasının söz konusu olmadığını da belirten Kasulidis “hali hazırda müzakerelerin sızmalardan etkilendiğini, Türk tarafı toprak konusunda sızmalardan korktuğu için toprak konusundaki müzakerelerin gecikmekte olduğunu” iddia etti.

Kasulidis, “mülkiyet ve gelecekteki federal devletin yapısı konusunda ilerleme kaydedildiğini” belirterek “mevcut konuların çok fazla olduğunu ve görüşüldükçe çözülmesi gereken başka konuların da olduğunun ortaya çıktığını” ifade etti.

Şu anda ortaya konulan çabanın bu yönde olduğunu vurgulayan Kasulidis, “çözüm halk tarafından onaylandığında Kıbrıs sorunu diye bir şeyin olmaması gerekir” şeklinde konuştu.

KKTC’deki hükümet çalışmalarının müzakereleri etkilemediğinin de altını çizen Kasulidis, “son görüşmelerde olumsuz bir etki olmadığını, kendilerinin endişe ettikleri konuları hem resmi Kıbrıs Türk tarafı hem de yabancı faktörlere ilettiklerini” ifade etti.



Hükümet programı bugün meclis’te görüşülüyor



Ulusal Birlik Partisi (UBP)- Demokrat Parti (DP) Koalisyon Hükümeti’nin programı bugün Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülüyor.

Başbakan Hüseyin Özgürgün ile Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş tarafından cuma gün Meclis’te okunan 61 sayfalık hükümet programıyla ilgili görüşme için Genel Kurul, bugün toplanıyor.

Meclis Genel Kurulu, hükümet programı üzerindeki görüşmesini bugün tamamlarsa, çarşamba günü güvenoyu oylaması yapılacak.

Anayasa’ya göre, programın Cumhuriyet Meclisi’nde okunmasından sonra güvenoyuna başvurulur. Güvenoyu için görüşmeler, programın okunmasından iki tam gün geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçtikten sonra oylama yapılır.

UBP ile DP, hükümet protokolünü 15 Nisan’da imzalamış, Bakanlar Kurulu listesi Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından 16 Nisan Cumartesi günü onaylanmış ve aynı gün Cumhuriyet Meclisi’nde okunmuştu.

UBP-DP hükümeti, 50 sandalyeli Meclis’te 23 milletvekiliyle temsil ediliyor. Hükümetin güvenoyunu bağımsızların da desteğiyle alması bekleniyor.



KKTC, EXPO 2016’da



Antalya’da geçtiğimiz cuma günü resmi açılışı gerçekleşen ve Türkiye’nin ilk EXPO’su olma özelliğini taşıyan EXPO 2016 içerisinde yer alan KKTC Kültür Evi ve Bahçesi’nin yapım çalışmaları devam ediyor.

Kültür Dairesi Müdürü Aydan Başkurt ve beraberindeki heyet, KKTC’ye ayrılmış sahada yapımı devam eden çalışmaları inceledi.

EXPO süresince ziyarete açık olacak ve daha sonra da kalıcı olarak alanda yer alacak KKTC Kültür evinde Kıbrıs Türk kültürünü yansıtan eşyalar yer alacak. Bu kapsamda; yatak odası, oturma odası, mutfak ve sergi odasını oluşturan eşyalar Antalya’ya ulaştırıldı. Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Kültür Evinin bahçesine eski Kıbrıs evlerinde bulunan su kuyusu ve köy fırını yerleştirilmesi planlanıyor.

Ayrıca bahçe düzenlemesinde Kıbrıs’a özgü bitkilerin fidanları ekilmeye başlandı.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kültür Dairesi Müdürü Aydan Başkurt, Kıbrıs Türk Kültürünü yansıtan kalıcı bir eseri EXPO bünyesine kazandıracak olmalarının mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Başkurt, Kültür evinin tamamlanmasının ardından alanı ziyaret eden turistlerin alanda bulunan 50’ye yakın ülkenin evlerinin yanında KKTC Kültür evini de ziyaret etme fırsatı bulabileceğini ifade ederek, bunun ülke turizmini de büyük bir kazanım sağlayacağını söyledi.



Asil Nadir KKTC’de



Tutuklu bulunduğu İngiltere’den Türkiye’ye iade edilen Kıbrıslı Türk iş insanı Asil Nadir, tahliye edilmesinin ardından önceki gün KKTC’ye döndü.

Nadir, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Ülkenin onur mücadelesinde, ülke olma mücadelesinde elbette katkılarımız olacak. Sıkı durun. Birbirinizi çok sevin. Sizi çok özledim. Her şey çok güzel olacak" dedi.

İngiltere Adalet Bakanlığı Nadir’in hapis cezasının geri kalanını Türkiye’de çekme talebini kabul ederek önceki gün Türkiye’ye iade etmiş ve Nadir dün akşam İstanbul’daki mahkemenin kararıyla, şartlı salıverme ve ertelemeyle ilgili yasadan faydalanarak serbest kalmıştı.

2012 yılından beri İngiltere’de tutuklu bulunan Kıbrıs Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı, iş insanı Nadir’in iadesi, Türkiye’nin İngiltere’yle yürüttüğü uzun diplomatik süreç sonucunda gerçekleşti.

Ortağı olduğu İngiltere’nin en büyük şirketlerinden Polly Peck’in iflas etmesinin ardından hakkında tutuklama kararı çıkartılan ve 1993’te kaçarak geldiği KKTC’den Ağustos 2010’da kendi isteğiyle, aklanmak için döndüğü Londra’da tutuklanan Nadir; 2012'de hakkındaki 13 suçlamanın 10'undan suçlu bulunarak 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.



“Seçimlerin galibi DİSİ olacak gibi görünüyor”



Güney Kıbrıs’ta 22 Mayıs’ta yapılacak genel seçimlerin galibinin DİSİ partisinin olabileceği belirtildi. Rum Alithia gazetesi, EDEX-IMR Limited konsorsiyumunun, Rum Devlet Radyo ve Televizyon Kurumu’nun (RİK) hesabına 8-18 Nisan tarihlerinden bin kişiyle yaptığı ankete göre DİSİ’nin yüzde 23,5 oyla seçimlerin galibi olacağının görüldüğünü aktaran gazete, AKEL’in ise yüzde 17 oranıyla ikinci parti olarak görüldüğünü kaydetti.

Ankette DİKO’nun yüzde 9’luk bir orana sahip olduğunu yazan gazete, onu yüzde 4,5 ile EDEK, yüzde 4 ile Vatandaşlar İttifakı, yüzde 3’le Dayanışma Hareketi ile Çevreciler ve yüzde 1,5 ile ELAM’ın izlediğini belirtti.

Ankette hangi kriterlere göre oy kullanılacağının sorulması üzerine yüzde 24’ünün “Kıbrıs sorunu”, yüzde 33’ünün “iç yönetim” ve yüzde 36’sının “her ikisi” yanıtı verdiğini yazan gazete, Kıbrıs sorununun yakın zamanda çözülüp çözülmeyeceğine dair soru üzerine yüzde 62’sinin olumsuz, yüzde 34’ünün olumlu görüş belirttiğini kaydetti.

Gazete Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Kıbrıs sorunundaki icraatlarının nasıl değerlendirildiğinin sorulması üzerine katılımcıların yüzde 40’ının memnuniyet, yüzde 58’inin de memnuniyetsizliklerini dile getirdiğini aktardı.

Güney Kıbrıs’taki ekonomik durum konusunda ise yüzde 38’inin ekonominin bir yıl önceye göre daha iyi bir noktada olduğu, yüzde 41’inin bir değişiklik olmadığı değerlendirmesinde bulunduğunu kaydeden gazete, anketin en ilgi çekici noktalarından biri olarak da, katılımcıların 52’sinin Güney Kıbrıs kurtarma programının, yani memorandumun, yararlı olduğunu, sadece 4’te 1’inin zarar verici olduğunu düşündüğünü belirtti.





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 983
Bugün Tekil 750
Toplam Tekil 1931979
IP 54.196.72.162






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































27 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü, Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü.
(Hüseyin Nihal ATSIZ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.811 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu