BASIN BÜLTENİ UBP Parti Meclisi Özgürgün’ü yetkilendirdi - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ UBP Parti Meclisi Özgürgün’ü yetkilendirdi
Tarih: 12.04.2016 > Kaç kez okundu? 724

Paylaş


Ulusal Birlik Partisi (UBP) Parti Meclisi, UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün'ü, DP UG ve bağımsızlarla koalisyon hükümeti kurma çalışmaları yapmak üzere yetkilendirdi.

UBP Genel Merkezi’nde yaklaşık 2 saat süren toplantıda, Özgürgün bilgilendirme yaptı, parti meclisi üyelerini dinledi. Toplantı sonrası Özgürgün basına açıklama yapmadı.

UBP Parti Meclisi, cuma günü yeniden toplanarak, hükümet kurma çalışmalarımdaki sonucu görüşecek.

Özgürgün'ün cumartesi günü de, istişarelerinin ardından hazırlayacağı Bakanlar Kurulu listesini Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'ya sunması bekleniyor.



Akıncı: "Bu ziyaretler Kıbrıs Türk halkının iki eşit taraftan biri olarak yeni bir geleceği inşa etme arzusunun yansıtılması olacak"



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Almanya’ya hareketinden önce TAK ve BRT'ye yaptığı açıklamada, "Bu ziyaretler Kıbrıs Türk halkının bu adada iki eşit taraftan biri olarak barış ve huzur içerisinde karşılıklı haklara saygılı olarak yeni bir geleceği inşa etme arzusunun yansıtılması olacak" dedi.

Akıncı, Almanya'da Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile görüşecek, Federal Parlamento, Avrupa Birliği Komisyonu ve Friedrich Ebert Vakfı’nda konuşma yapacak.

Bazı başka temaslarda da bulunacağını söyleyen Akıncı, ziyaretlerinde Avrupa Birliği'nin en önemli ülkelerinden Almanya'da ve İslam ülkeleri nezdinde Kıbrıs Türk halkının barışçı kimliğini bir kez daha anlatma, Kıbrıs'ta çözüm kararlılığını barışçı bir geleceğe uzanma kararlılığını yeniden teyit etme fırsatı bulacaklarını vurguladı.

Akıncı, şunları söyledi:

"Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesinin devam ettiğini ve bunu sağlamak için herkesin üzerine düşeni yapmasının kaçınılmazlığının da altını çizeceğiz.

Kıbrıs Türk halkı 12 yıl önce referandumda gösterdiği kararlılığı bundan böyle de göstermek arzusunda ve niyetindedir, bu iradeye sahiptir, ancak bu irade karşılıksız kalmamalıdır.

Bu bağlamda Kıbrıs sorununun ulaştığı uluslararası nitelik açısından da Avrupa Birliği'nin yapması gerekenler var, İslam dünyasının da göstermesi gereken dayanışma var; Geçmiş kararlarında birçok kez belirttikleri 'Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmayı' devam ettirmeleri özellikle son dönemde önemlidir.

Kısacası bu ziyaretler Kıbrıs Türk halkının bu adada iki eşit taraftan biri olarak barış ve huzur içerisinde karşılıklı haklara saygılı olarak yeni bir geleceği inşa etme arzusunun yansıtılması olacak.

Amaç güzeldir; barış ve huzur içerisinde bir gelecek inşasına katkı yapmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle ayrılıyorum."

Almanya temaslarının ardından çarşamba günü İstanbul'a geçecek olan Akıncı, burada İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılacak.

Akıncı'ya Almanya ziyaretinde eşi Meral Akıncı, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı ve Müzakere Heyeti Üyesi Erhan Erçin, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Cenk Gürçağ ile Cumhurbaşkanlığı Dış ilişkiler Koordinatörü Deniz Birinci eşlik ediyor.



Talat: "Enerji kaynakları, Türkiye ve Yunanistan’ın yakınlaşması çözüm sürecine yardımcı olacaktır"



2. Cumhurbaşkanı ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, enerji kaynaklarının ve Türkiye ile Yunanistan'ın yakınlaşmasının çözüm sürecine yardımcı olacağını söyledi.

Adnan Menderes Üniversitesi’nde Genç Liderler Topluluğu tarafından düzenlenen "Kıbrıs Sorunu" konferansta konuşan Talat, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda alınan mesafeyi ve devam eden çözüm arayışlarını anlatıp, öğrencilerin sorularını yanıtladı.

Talat, bir öğrencinin, "Enerji kaynakları, Rum tarafının yaşadığı ekonomik sıkıntılardan çıkışı için çözüm sürecine katkı sağlar mı?" sorusu üzerine, Rumların doğal gaz kaynaklarının ortaya çıkması üzerine bunun Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlanabileceğini gördüklerini ve bu gelişmelerin Rum tarafındaki havayı değiştirdiğini anlattı.

Rum tarafının Kıbrıs adasında çözümün bulunmasıyla ekonomisinin rahatlayacağını bildiğini anlatan Talat, "Bu şekilde çökmüş olan ekonomilerini ayağa kaldırabilecekler, yabancı yatırımcı çekebilecekler. O yüzden şartlar değişti. Enerji kaynakları, Türkiye ve Yunanistan'ın yakınlaşması çözüm sürecine yardımcı olacaktır. Bugün çözüm süreci müzakerelerini yöneten Cumhurbaşkanlığıdır ama hükümet de tabii etkiler. Hükümet krizinin çok uzun sürmeyeceğini düşünüyorum, bugün yarın hükümet kurulur diye düşünüyorum ya da erken seçime doğru sürüklenir öyle görünüyor. Bizde ciddi bir yapısal sorun var. 5 yılda bir seçim yapılır 20 yılda 18 hükümet kuruldu. Bu kaldırılabilecek bir yük değil. Tabii bunu kendi siyasetimizin çözmesi lazım." dedi.

Talat, "Türkiye'de başkanlık sistemi tartışmalarını nasıl görüyorsunuz?" sorusu üzerine, bu durumun Türkiye'nin kendi içindeki bir mesele olduğunu söyledi.

KKTC'de seçim barajının yüzde 5, Türkiye'de ise yüzde 10 olduğunu anımsatan Talat, şöyle konuştu:

"Biz 2005'de 45,5 oy aldık, mecburen koalisyona gittik. AK Parti yüzde 35 oy aldı tek başına hükümet kurdu bir yıl önce. Yani sistemlerimiz farklı olduğu için Türkiye'de daha istikrarlı hükümetler kurulabiliyor. İşin kötü tarafı Güney'de başkanlık sistemi olduğu için onlar bize karşı üstünlük sağlıyor. Biz de kendi içimizde tartışacağız. Bunu tartışmamız lazım. Zaten olası bir çözümde iki tarafta da aynı sistem olacak, onu anlaştık. Biz Rum tarafını da düşünmek zorundayız. Bizim tartışmamızın Türkiye ile bir ilgisi yok tabii. Benim partimin eski bir kararı var, 'başkanlık sistemine karşıdır' diye. Dolayısıyla bunların yeniden ele alınması gerekiyor."

Talat bir öğrencinin, "Türkiye ve KKTC birbirine bağlı olması gerekirken, Ada'da Türk kimliğine karşı bazı olumsuz ifadeler eylemler gözlemliyoruz, Rumlarda da böyle bir durum var mı?" sorusu üzerine, Rum halkının Yunanistan'a karşı silahlı savaştığını, Rum Cumhurbaşkanı'nın BM güvenlik konseyi toplantısında Yunanistan Kıbrıs'ı işgal etiğini söyleyerek yardım çağrısında bulunduğunu ve 1974 darbesinden sonra Kıbrıslı Rumlar ile Yunanistan'ın arasının hiç iyi olmadığını anlattı.

Türkiye'nin Ada'ya hiç böyle bir eylem yapmadığı için ciddi bir sıkıntı yaşanmadığını aktaran Talat, "Kıbrıs'ta her görüşten insan görürsünüz, münferit küçük grupları görürsünüz. Kıbrıs'ta demokrasi var kimse kusura bakmasın KKTC'de Türkiye’yi sevmeyen insanlar da eylem yapacaksa yapar. Burada bir sorun yok. Önemli olan bunun toplumda yaratacağı etkidir. Zaman zaman Türkiye'den gelen hatalı çıkışlar oluyor, o çıkışlar da bazı tepkiler topluyor. Biz de hatalı şeyler oluyor. O da Türkiye'de tepki topluyor ama bunlar konuşma, tartışma düzeyinde. Bunlar ciddi bir çelişki değil diye düşünüyorum. Türkiye ile Kıbrıslı Türklerin ilişkilerini ciddi bir şekilde bozacak, yaralayacak ciddi bir olay şu ana kadar olmamıştır." diye konuştu.

Talat, "Ada'da tamamen çözüm sürecinin tıkanması durumunda ana vatana bağlanma gibi bir durum olabilir mi?" sorusu üzerine Türkiye'ye bağlanma ihtimalinin kendi düşüncesine göre olmadığını söyledi.

İlhak durumunun dünyada kabul görmediğini ifade eden Talat, "Rusya'nın Kırım'ı ilhakını kimse tanımadı. 1984 yılında Güvenlik Konseyi 'Maraş'ı iskân edemezsiniz' dedi. Biz hala Maraş'ı telleri kapalı tutuyoruz, iskân bile edemiyoruz. Başka alternatifler o gün tartışılır ama bizim önümüzdeki süreç çözümdür, olmazsa yine tartışacağız. Tabii bizi tek destekleyen ülke olan Türkiye ile işbirliği içinde bazı adımlar atacağız." dedi.

Konferansa katılmak üzere gittiği Aydın'da Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nu da ziyaret eden Talat, Kıbrıs'taki müzakere sürecinde yılsonuna kadar bir sonuca varmayı umduklarını söyledi

Talat, ziyarette yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorununda uzun soluklu bir çözüm bulma maratonu yaşadıklarını ifade ederek, bu süreçte bazı gelişmelerin lehte, bazılarının ise aleyhte sonuçlanabildiğini ifade etti.

Güney Kıbrıs'taki ekonomik sıkıntıların çözüm sürecini destekleyen bir ortamı yarattığına işaret eden Talat, şöyle konuştu:

"Güney Kıbrıs'ta seçimler olması nedeniyle bir yavaşlama görüyoruz ama her şeye rağmen ilerlemeler devam ediyor, yakınlaşmalar artıyor. En önemlisi geçmiş yıllardan farklı olarak Güney Kıbrıs'ta ekonomik ve siyasi koşullar Kıbrıs sorununda çözüme daha yatkın bir toplum ortaya çıkmasına yol açıyor.

Rum ekonomisi büyük sarsıntı yaşadı. Daha önceki 'Kıbrıslı Türkler yoksuldur, biz zenginiz, zenginliklerimizi bölüşmek istemiyoruz' gibi yaklaşımlar ortadan kalktı. Çözümle adanın yabancı yatırımcı çekeceği, böylece zenginleşeceği düşüncesi hâkim olmaya başladı, bu nedenle şartlar daha uygun görünüyor. Biz de çalışıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanının ve ekibinin yürüttüğü çalışmaya en büyük desteği veren hükümet bizim hükümetimiz oldu. Gerçi son dönemde bir hükümet bunalımı yaşıyoruz ama en büyük parti konumundayız, var gücümüzle çözüm sürecini desteklemeye devam edeceğiz. Güney'de mayısta seçimler var, umudumuz seçimlerden sonra yılsonuna kadar bir sonuca varmak."

Talat, Türkiye'nin de bu konuda kendilerine destek olduğunu, bundan dolayı teşekkür ettiklerini de dile getirdi.



Başpiskopos Hrisostomos: “Çözüm olacağına hiçbir zaman inanmadım”



Rum Alithia gazetesi, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos’un önceki gün bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “Kıbrıs sorununun çözüleceğine hiçbir zaman inanmadığını” söylediğini yazdı.

Habere göre Hrisostomos, “Türklerin her şeyi istediğini, bu yüzden çözüme ulaşılabileceğine hiçbir zaman inanmadığını” söyledi.

Hrisostomos, Kıbrıslı Rumların “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dağılmasını değil, çözüm istediklerini” iddia ederek “Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dağılmasını istediğini, Türkiye’ye bu iyiliği yapmayacaklarını” belirtti.

Hrisostomos: “Eğer devletin sahte olmamasını, devlet olmasını istiyorlarsa tüm vatandaşlara hizmet edecek doğru bir devlet kurmamıza karar vermeliler. Eğer Kıbrıslı Türkler ve özellikle de Türkiye bu noktaya varmazsa, devlet sahte devlet, Kıbrıs Cumhuriyeti de Kıbrıs Cumhuriyeti olacak” şeklinde konuştu.



Fotiu: “Annan Planı’nın dönmesi saygısızlık”



Rum Fileleftheros gazetesi, İnsani Konular ve Dış Rumlar’dan Sorumlu Başkanlık Komiseri Fotis Fotiu’nun, New York’ta Cumartesi günü düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, Annan Planı’nın dönmesinin saygısızlık olduğunu söylediğini yazdı.

Habere göre Fotiu, Rum Hükümeti’ni temsilen katıldığı toplantıda, katılımcıları Kıbrıs sorunundaki son gelişmelere dair bilgilendirirken, müzakerelerde birtakım ilerlemeler sağlandığını, fakat büyük farklılıkların hala var olduğunu öne sürdü.

Fotiu, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, dönüşümlü başkanlığı ve ara çözümü kabul etmeyeceğini, ayrıca Güzelyurt iade edilmeden, toprak konusunun çözülmüş sayılmayacağını kaydetti.



Kavazoğlu ve Mişaulis anıldı



Derviş Ali Kavazoğlu ve Kostas Mişaulis’in, öldürülüşlerinin 51’inci yıl dönümünde, önceki gün, Güney Lefkoşa ve Dali’de düzenlenen etkinliklerle anıldığı belirtildi.

Rum Haravgi gazetesi, Kavazoğlu ve Mişaulis’in anılması etkinliklerine yüzlerce kişinin, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların katıldığını yazdı.

Habere göre AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, etkinlik çerçevesinde yaptığı konuşmada, ülkenin ve halkın yeniden birleşmesinin bir halkın, borcu ve adağı olduğunu ifade etti.

Kavazoğlu ve Mişaulis’in kişiliklerine ve vizyonuna da övgülerde bulunan Kiprianu, AKEL için Kıbrıs sorununun çözümünün, “işgal” veya herhangi bir üçüncüyle değil Kıbrıslı Türk vatandaşlarla onurlu bir uzlaşma sağlanması anlamına geldiğini belirtti.

Gazete, DEV-İŞ Başkanı Hasan Felek’in de etkinliğe katılarak konuşma yaptığı yazdı.

Habere göre Felek konuşmasında, amacın, siyasi eşitlik temelinde, tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kimlikle, birleşik federal bir Kıbrıs olduğunu ifade etti.

Felek, Kavazoğlu ve Mişaulis’in anısının, mücadelelerinde yaşayacağını belirtirken, faşizme karşı savaşarak yaşamlarını yitiren Kavazoğlu ve Mişaulis’i saygı ile andıklarını söyledi.





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 24
Dün Tekil 753
Bugün Tekil 834
Toplam Tekil 1983830
IP 54.221.76.68






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































27 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Körler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.716 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu