BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Kıbrıs’ta çözüme ulaşılmasıyla, bölgesel işbirliği alanı da açılacak” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Ara�t�rmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Kıbrıs’ta çözüme ulaşılmasıyla, bölgesel işbirliği alanı da açılacak”
Tarih: 07.04.2016 > Kaç kez okundu? 726

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ta adil federal kalıcı bir çözüme ulaşılması halinde, iki toplumun barış içinde geleceğe kavuşmasının yanı sıra, bölgesel işbirliği alanının da açılacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın 19’uncu Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşmada çözüm olması halinde Doğu Akdeniz’deki doğal gaz yataklarının kriz yerine, ortak yarar sağlayacağını söyledi. Akıncı, Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan arasında yeni işbirliği olanakları da doğacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı “Küçük Kıbrıs kendi sorununu çözmesi halinde barış ve işbirliğine büyük bir katkı sunabilecektir” dedi.

Akıncı, zirveye, ilki 16 yıl önce Başbakan Yardımcısı iken olmak üzere ikinci kez katıldığının altını çizerek, Marmara Grubu Vakfı’nı, dünyanın çeşitli yerlerinden insanları toplayarak, barış, işbirliği, birlikte kalkınma yolundaki hamleleri ve çalışmaları nedeniyle kutladı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, zirvenin tüm konularının güncel olmakla birlikte bazılarının acı, gözyaşını ve krizleri, bazılarının ise fırsatları anlattığını kaydetti.

Akıncı, globalleşen dünyada iletişim olanakları nedeniyle uzak kavramının artık geçerliliğini yitirdiğini anlatarak, coğrafi olarak ne kadar uzak olunsa da, bir ülkedeki finansal krizin tüm dünyayı etkilediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bir yerdeki patlayan bomba bedenimizi değilse de bizim de ruhumuzu parçalıyor, sahile vuran küçük cansız bedenler hepimizin yüreğini dağlıyor” dedi.

KKTC ve Kıbrıs adasının, bu acılı coğrafyanın hemen yanında olduğunu belirten Akıncı, “Bu kriz alanında fırsat sunan değişimi yaratmak için uğraşıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, zirvenin konu başlıklarıyla ilgili geniş kapsamlı konuşmasını bugün gerçekleştirecek.



Akıncı, Gül ve Türkeş ile görüştü



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İstanbul’da, Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştü; Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’le ise önce baş başa ardından da heyetlerin katılımıyla uzun bir toplantı gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 19. Avrasya Ekonomi Zirvesi sürerken yaptığı görüşmelerinde Kıbrıs müzakerelerinde gelinen aşama değerlendirilirken Ekonomik Protokol de ele alındı. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkeş’in görüşmede, KKTC’deki hükümetin bozulması veya kurulmasıyla ilgili olarak Türkiye hükümetinin ilişkilendirilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdiğini açıkladı. Akıncı, Türkeş’in Türkiye hükümetinin KKTC’deki hükümet oluşumlarına ya da bozulmasına müdahalesinin söz konusu olmadığını bildirdiğini, KKTC’nin kendi mekanizması içerisinde oluşacak bir hükümet modelinin kendilerinde de kabul göreceğinin altını çizdiğini kaydetti.

Akıncı, Türkiye hükümetinin tercihinin, müzakerelerde Cumhurbaşkanı’na katkı yapacak sorun çıkarmayacak bir hükümet modeli tercihi bulunduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 11. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Yardımcısı Türkeş ile görüşmesinin ardından temaslarını ve zirveyi değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Marmara Grubu Vakfı’nın davetiyle zirveye katıldığını belirterek, 16 yıl önce Başbakan Yardımcısı iken de zirveye katıldığını hatırlattı. Akıncı zirvede Bosna Hersek ve Makedonya Cumhurbaşkanları ile sohbet etme fırsatı bulduğunu Abdullah Gül ve Tuğrul Türkeş’le de görüştüğünü kaydetti. Dünkü açılışta kısa bir selamlama konuşması yaptığını anlatan Akıncı, bugünkü oturumda ise istemsiz göç ve terör belasıyla boğuşan dünya ve yakın coğrafya hakkında görüşleri sunacağını ifade etti. Akıncı zirveye katılış nedeninin zirveye görüşlerini sunmak olduğunu belirterek, zirvedeki kişilerle de temas imkanı olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Abdullah Gül ile görüşmelerinde durum değerlendirmesi yaptıklarını, yararlı bir görüş alışverişinde bulunduklarını, Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı döneminde Kıbrıs konusuna yakın ilgi gösteren Gül’ün bu ilgisinin sürdüğünü belirtti. Akıncı, Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’le uzun süren bir durum değerlendirmesi yaptıklarını, görüşmede Kıbrıs sorununu, müzakere sürecini ele aldıklarını, Ekonomik Mali Protokolle ilgili de yararlı bir görüşme yaptıklarını ifade etti.

Akıncı, Türkeş’in Kıbrıs’ta hükümetin istifasıyla ilgili olarak Türk hükümetinin ilişkilendirilmesiyle veya hükümet tercihleriyle ilgili bazı söylentilerin asılsız olduğunu ifade etmesini memnuniyetle karşıladığını kaydetti. Akıncı, “dolayısıyla bizim oradaki mekanizmanın çalışmasıyla çıkacak olan sonucun kendilerince kabul göreceğini, o konuyla ilgili herhangi bir tercihlerinin olamayacağını, bu hükümetin bu şekilde istifasıyla ilgili rollerinin olmadığını, çok açık ve net bir şekilde ifade etti” dedi ve şöyle devam etti: “Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgi duyduğu bir konu olarak bana aktardığı müzakere masasındaki Cumhurbaşkanı’na elbette katkı yapacak, sorun yaratmayacak bir hükümetin kendilerinin de tercihi olduğu şeklinde bir anlayış var, onu da şu anlamda söylüyorum, ne kadar sağlam bir hükümet olursa ikide bir de gerek sayısal anlamda gerekse başka türlü sıkıntı yaşanmayacak bir hükümet olursa bu aslında herkesin tercihi.

Akıncı, geçmişte Ankara kaynaklı hükümetlerin kurdurulduğunu ve bozdurulduğunu kaydederek, “Bunları biz yaşadık geçmişte o günlerin üzerinden yıllar geçmiştir. Bunun bu şekilde eskisi gibi olmamasını ben de isterim bir Cumhurbaşkanı olarak, Kıbrıs Türk halkının da aslında beklentisi budur. Kendi demokratik mekanizmalarımızı kendimiz işletmemiz lazım. Ankara’dan icazet alır gibi davranışlar içinde olmak ne Kıbrıs Türkü’ne yakışır ne de Türkiye’ye yakışır iki medeni devlet olarak evet Türkiye’nin yardımlarını alıyoruz. Türkiye ile yıllardır süremediğimiz sağlıklı ilişkiyi kurmak ve geliştirmek durumundayız” diye konuştu. Akıncı, Kıbrıs Türk halkının kendi ayakları üzerinde duran, kendi kendini yönetmesini beceren, kurumlarını iyi işleten, gelişen bir ekonomiyi çağdaş normlarda yaşatması ve yarışır olması gerektiğini, bunun için de Türkiye ile sağlıklı bir diyalog içerisinde olmak gerektiğini ifade etti. Akıncı “yoksa her şeyi Türkiye’den bekleyen Türkiye’nin işaretiyle hareket eden onun onayıyla oturan, onayıyla kalkan yapı hiçbirimizin arzu ettiği bir yapı değildir. Bu yapının ne bize ne Türkiye’ye yararı var. Bu yeni perspektifle yola devam etmemiz lazım” dedi.



Türkeş: “Türkiye KKTC’de, kendine yetebilen bir devlet yapısı oluşturulmasını amaçlamaktadır”



TC Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, “Türkiye, yapılan yardımlarla, KKTC’de, kendine yetebilen, küresel koşullara uyumlu, rekabetçi ve sürdürülebilir ekonomik düzen ile sağlam bir devlet yapısı oluşturulması amaçlamaktadır. Müzakere sürecinin KKTC için öneminin farkındayız. Hükümetimizin her durumda Kıbrıs Türkü'nün yanında olduğunu ve olmaya devam edeceğini bir kez daha teyit etmek isterim” dedi.

9. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin "Diyalogla İpekyolu Ekonomi, Enerji, İstemsiz Göç ve Terörizm" oturumuna katılan Türkeş, konuşmasında Türkiye ile KKTC arasındaki özel ilişkinin önemine işaret etti.

Türkeş, devam eden müzakere sürecinden bağımsız olarak, KKTC’ye her türlü, mali, ekonomik ve sosyal yardımları sürdürmeye kararlı olduklarını vurguladı.



Karbuz: "Görüşmelerinin iyiye gittiği bir dönemde, atmosferi sertleştirecek böyle bir ihaleye hiç gerek yoktu"



Akdeniz Ülkeleri Enerji Şirketleri Birliği (OME) Hidrokarbonlar Müdürü Dr. Sohbet Karbuz, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin adanın güneyindeki gaz sahalarını tek taraflı ihaleye açmasının Rus enerji şirketlerini de bölgeye çekme yönünde bir çaba olduğunu belirterek, "Rumlar, Akdeniz'de Rusları ‘gaza getirmenin’ peşinde. Ancak, Kıbrıs barış görüşmelerinin iyiye gittiği bir dönemde atmosferi sertleştirecek böyle bir ihaleye hiç gerek yoktu." dedi.

Karbuz, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin adanın açıklarındaki sözde münhasır ekonomik bölgesindeki 3 parselde, yeniden bir uluslararası petrol ve doğalgaz arama ruhsat ihalesine çıkması konusunda, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Rum yönetiminin adanın güneyindeki 6, 8 ve 10'uncu parsellerde ihale açmasının "diplomatik bir hata" olduğunu belirten Karbuz, "Kıbrıs Rum yönetimi, Türkiye'nin de hak iddia ettiği 6 numaralı parseli ihaleye açarak, buraya yeni bir oyuncu getirmeyi planlıyor, bu neden bir Rus şirketi olmasın? Geçmişte Gazprombank ve Novatek gibi şirketlerin buradaki sahalarla ilgilendiği ve tekliflerde bulunduğu biliniyor. Çünkü Rusya bir ayağının da orada (Akdeniz'de) olmasını istiyor. Bunu bilen Rumlar Akdeniz'de Rusları 'gaza getirme'nin peşinde" diye konuştu.

Karbuz, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin böyle bir hamleyle Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin mevcut halinden faydalanmaya çalıştığını savunarak, "Rum yönetimi böylece Türkiye'ye karşı yürüttüğü diplomatik savaşta yeni bir oyuncuyu daha bölgeye çekmeyi amaçlıyor." ifadesini kullandı.

Kıbrıs'ın açıklarındaki 6 numaralı parselin Türkiye tarafından TP'ye verilen bölgeyle çakıştığını anımsatan Karbuz, "İhale açılan parselde sondaj yapmaya değer bir yapı olabilir ama bu yöndeki tek yanlı çalışmaların Türkiye ile atmosferi sertleştireceği aşikardır. Böyle ihtilaflı bir bölgeyi, bile bile ihaleye çıkarmak yanlış bir hamledir. Özellikle adada kalıcı bir çözüme ulaşılması için görüşmelerin sıklaştığı ve umutların arttığı bir dönemde, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin aldığı karar olumsuz etki yaratacaktır. Yani Kıbrıs görüşmeleri bir şekilde iyiye gidiyordu, iyimser bir hava vardı, bir şekilde çözülür umudu artmıştı. Barış görüşmelerin iyiye gittiği bir dönemde, atmosferi sertleştirecek böyle bir ihaleye hiç gerek yoktu. Güney Kıbrıs'ın Rum lideri (Nikos) Anastasiadis, daha önce görüşme masasından tek taraflı kalkmasının ardından, şimdi de ihale sürecini başlatarak ikinci bir hataya imza atmıştır" değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kıbrıs Rum yönetiminin söz konusu parsellerin Mısır açıklarındaki Zohr doğalgaz sahasının yapısıyla benzerlik taşıdığını iddia ettiğini kaydeden Karbuz, "Bunlar sadece Kıbrıslı bilim adamları ile bazı özel şirketlerin yaptığı çalışmaların göstergesi niteliğini taşımaktadır." dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Rum kesiminin aldığı tek yanlı ihale kararına ilişkin 25 Mart tarihli açıklamasında, "Ülkemiz, yabancı şirketlerin deniz yetki alanlarımızda izinsiz hidrokarbon faaliyetlerinde bulunmasına, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da hiçbir şekilde izin vermeyecek, kıta sahanlığındaki hak ve menfaatlerini korumak için gerekli her türlü tedbiri alacaktır" ifadelerini kullanmıştı.



Meral Akıncı: “Toplumsal cinsiyet eşitliği barış kültürüne güçlü ışık tutar”



İstanbul’da devam eden 19. Avrasya Ekonomi Zirvesi kapsamında düzenlenen “Değişim Önderleri: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum” konulu toplantının açılışında bir konuşma yapan Meral Akıncı, değişimde olan dünyada toplumsal cinsiyet eşitliğinin her coğrafyada gündeme gelmesinin, barış kültürüne güçlü ışık tutacağını kaydetti.

Cinsiyet eşitliğinde farkındalığın artırılması sorumluluğunu erken yıllarda üstlendiğini kaydeden Akıncı, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Kuzey Kıbrıs kadınının profiline değinen Akıncı, Kuzey Kıbrıs kadınının kendilerine empoze edilen rolleri içselleştirdiklerini, küçük toplum olmanın “herkes ne der” sorusunun geçerli olmasına yol açtığını söyledi.

Akıncı, Kuzey Kıbrıs’ın kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğinde istenilen yerde olmasa da olumlu adımlar atıldığını vurgulayarak, bu adımlar hakkında bilgi verdi.

Kurucusu olduğu Kadından Yaşama Destek Derneği’nin (KAYAD) 20 yıldır önemli çalışmalara imza attığını belirten Akıncı, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın da toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin çalışmalara destek verdiğini ve kadınların her platformda önünün açılmasına katkıda bulunduğunu belirtti. Meral Akıncı Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için sürdürülen çalışmalar kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verdi.

Akıncı, sadece Kıbrıs’ta yaşayan kadınlar için değil, tüm coğrafyalardaki kadınlar için özgürlük, eşitlik ve güvenlik diledi.



Müzakereciler belgelerde çelişki olmaması için tezleri yeniden teyit ediyor



Rum Fileleftheros gazetesi, önceki günkü uzun görüşmede müzakerecilerin, belgeleri tarayıp, çelişkili olmaması için tezleri teyit çalışması yaptıklarını, bu çalışmanın, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in beklenen görüşmesi öncesinde dün de sürdürüldüğünü belirtti.

Habere göre önceki günkü müzakereciler görüşmesine Ada’da bulunan BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide de katıldı. Eide’nin, Ada’daki bazı unsurlarla bir dizi temasta da bulunacağı haber verildi.



Anastasiadis “Panama Papers” skandalı konusunda araştırma istedi



Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, “Panama Papers” adıyla tüm dünyada yankı uyandıran ve Güney Kıbrıs’taki bir bankanın da adının karıştığı kara para aklama skandalına ilişkin Güney Kıbrıs’ın son yıllarda vergi kaçakçılığı ve kara para aklanmasıyla mücadele konusundaki tüm uluslar arası iyileştirici uygulamaları benimsemiş olduğunu ifade ederken söz konusu skandalda geçen iddiaların araştırılması için tüm yetkili birimlere çağrıda bulundu.

Rum Politis gazetesi, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in konuya ilişkin dünkü açıklamasında, “Panama Papers” skandalına ilişkin iddiaların, “geçmişe ilişkin olsalar dahi endişe verici olduğunu” belirtti.



AKEL-DİKO zıtlaşması



DİKO partisinin, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun, Güney Kıbrıs’ın sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki (MEB)” parseller için 3’üncü tur ruhsat ihalesine çıkmasının seçim maksatlı olduğunu söylemesi üzerine yaşanan anlaşmazlıkta hükümetin yanında yer almasına, AKEL güçlü bir yanıt verdi.

Rum Politis gazetesi, DİKO Basın Sözcüsü Hristiana Erotokritu, DİKO’nun 3’üncü tur lisans ihalesine çıkılmasını doğru bulduğunu ve bu konudaki tepkileri, özellikle de içte AKEL’den gelen tepkileri kınadığını dile getirdi.

Gazeteye göre, “bazı kişilerin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sanki de Türkiye’nin iznine ihtiyacı varmış gibi faaliyet göstermesini istemesinin akla hayale sığmadığını” öne süren Erotokritu, “bu zihniyetle birlikte, Kıbrıs’ın enerji planlamalarının sona ermesi konusunda, yabancıların kötü niyetli isteklerinin güçlendiğini” ileri sürdü.

Gazeteye göre AKEL adına yazılı bir açıklama yapan Stefanos Stefanu ise, bir kez daha AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun açıklamalarının çarpıtıldığını söyledi.

AKEL’in hiçbir zaman sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” egemenlik haklarına karşı çıkmadığını ve bu hakkı tutarlı ve etkin bir şekilde desteklediğini dile getiren Stefanu, Kiprianu’nun eleştirdiği şeyin, sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” egemenlik haklarının iktidardakiler tarafından seçim maksatlı kullanılması olduğunu sözlerine ekledi.



Güney Kıbrıs ile Rusya arasında anlaşma imzalandı



Rum Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü, Büyükelçi Aleksandros Zinon’un Rusya’ya gerçekleştirmekte olduğu çalışma ziyareti çerçevesinde, önceki gün iki ülke arasında organize suçlarla mücadele edilmesinde işbirliği yapılması konusunda bir anlaşma imzalandı.

Anlaşmanın Rusya adına, Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksey Meshkov tarafından imzalandığını yazan Rum Fileleftheros gazetesi, gerçekleştirilen ikili istişarelerde Suriye ve Ukrayna’daki durum ile Orta Doğu’da terörle mücadele konularına vurgu yapılarak, uluslararası ve bölgesel konularla ilgili görüş alışverişinde bulunulduğunu belirtti.

Yapılan görüşmelerde, AB-Rusya ilişkilerindeki durumun ele alındığını da yazan gazete, Zinon’un Meshkov’u Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin müzakereler hakkında bilgilendirdiğini ekledi.

Rum Haravgi gazetesinde yer alan bir haberde ise, Rum Tarım Bakanı Nikos Kuyalis’in dün İsrail’de, Akdeniz’deki deniz çevresinin korunmasıyla ilgili olarak Güney Kıbrıs, İsrail ve Yunanistan arasındaki üçlü bir anlaşmaya imza attığı belirtildi.

Gazete, anlaşmanın, Akdeniz’in deniz çevresinin hidrokarbon çıkarma faaliyetlerinden ötürü oluşabilecek tehlikelerden korunmasıyla alakalı olduğunu belirtti.

Anlaşmanın üç devlet arasındaki işbirliği çerçevesine dahil olduğunu ve üç ülke arasındaki önemli anlaşmaların hayata geçirilmesinin başlangıcını teşkil ettiğini yazan gazete, anlaşmanın, bölgede gerçekleştirilen yoğun hidrokarbon çıkarma faaliyetleri ve denizin herhangi bir kazadan ötürü kirlenmesi tehlikesinden dolayı, oldukça önemli hale geldiğine vurgu yaptı.

Anlaşmanın, hidrokarbonlardan oluşabilecek ciddi deniz kirlenmesi olaylarıyla baş edilmesi için, bir acil durum planı hazırlanmasını öngöreceğini de kaydeden gazete, denizde ortak hazırlık tatbikatları yapılmasının da bu işbirliğinin bir sonucu olacağını ekledi.



Dombrovskis : “Avrupa Komisyonu, yeniden birleşmenin bütçeye etkilerini araştırıyor”



Avrupa Komisyonu Başkan Vekili Valdis Dombrovskis Komisyon’un yeniden birleşmenin bütçe ve diğer konulara yapacağı etkiler üzerinde çalıştığını açıkladı.

Rum Fileleftheros Gazetesi, Dombrovskis Rum Haber Ajansı’na verdiği mülakatta ekonomik uyum programından çıktığı için kutladığı Güney Kıbrıs’ı, halen var olan makroekonomik dengesizlikler yüzünden uyanık olmaya da çağırdı.

Komisyon’un Kıbrıs sorununun çözümü ve yeniden birleşmenin yapacağı etkiler için hazırlık yapıp yapmadığı sorusuna karşılık “Halen 2016 içerisinde olası birleşmenin etkilerini inceliyoruz” diyen Dombrovskis, Konsey olarak bu meseleyi gündemlerinin ilk sırasına aldıklarını söyledi.

Dombrovskis, yeniden birleşmeyle ilgili yetkileri kısa süre önce Komisyon Başkanı Juncker’in ve şahsının gözetimine aldıklarını hatırlatarak “İki tarafla sıkı temas içerisindeyiz. Prosedür, arzu ettiğimiz gibi olumlu sonuçlanırsa yapılması gereken çeşitli faaliyetleri ve konuları tartışıyor, teknik destek veriyoruz. O zaman Avrupa müktesebatı en kısa sürede, Kıbrıs hükümranlığının tamamında uygulanabilecek” dedi.

“Yeniden birleşme olursa, bütçe koşulları ne olacak?” sorusuna karşılık da Dombrovskis, “Bütçe konusunda iki toplumla bir senaryo yaptık ve federasyonun bütçesiyle ilgili çeşitli versiyonları tartıştık. Toplumların metodun uygunluğunu seçebilmesi ve gerekli bütçe yapılarını hazırlayabilmek için Kıbrıs’a yardıma hazırız” dedi.





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 19
Dün Tekil 565
Bugün Tekil 446
Toplam Tekil 1983032
IP 54.167.44.32






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































22 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.001 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu