BASIN BÜLTENİ Çolak: “Kıbrıslı Türkler çözüm sürecine ne kadar destek verdiklerini, uluslararası arenada kendileri dile getirmeli” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Çolak: “Kıbrıslı Türkler çözüm sürecine ne kadar destek verdiklerini, uluslararası arenada kendileri dile getirmeli”
Tarih: 12.03.2016 > Kaç kez okundu? 758

Paylaş








Dışişleri Bakanı Emine Çolak, Kıbrıslı Türklerin çözüm sürecine ne kadar destek verdiklerini, sürece ne kadar katkı sağladıklarını, nasıl zorluklarla karşılaştıklarını, istek ve hedeflerini uluslararası arenada kendilerinin dile getirmesinin önemli olduğunu söyledi.

Ancak Rumların buna karşı bir tavır sergilediğini belirten Çolak, “Adanın paylaşılmasından bahsedilirken, Kıbrıslı Türklerin federal yapıda yerini alması için çalışmalar yapılırken Kıbrıslı Türklerin sesinin duyulmaması yönünde bir tavır sergilemek yapıcı değil, her şeyden öte gereksiz " dedi.

Avrupa Parlamentosu’nda temaslarda bulunmak üzere Strazburg’a giden ve Kıbrıslı Türk gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çolak, Kıbrıslı Rumların yurtdışı temaslarını olumsuz olarak algıladığını söyledi.

Bakan Çolak, "Onlara zarar vermeyi hedefler gibi, çözüm ve çözüm süreci aleyhine çalışırmışım gibi mi algılanıyor? Bilemiyorum ama bu ters tepiyor" şeklinde konuştu.

Kıbrıslı Türklerin bu konudaki girişimlerinin ne Kıbrıslı Rumlara ne de sürece zarar vermediğini vurgulayan Emine Çolak, "Aktivitelerimizi eleştirmeleri, engellemeye çalışmaları olumlu ve yapıcı değil, bu her şeyden öte gereksiz. Suçlama olarak değil ama bunu artık Güney'e aktarmak durumundayız. Kendim, partim, hükümetim ve toplumum böyle bir engeli ve negatif yaklaşımı hak etmiyor” dedi.

Dışişleri Bakanı Emine Çolak öte yandan, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporunda Kıbrıs konusunda talep edilen değişikliklerin endişe verici olduğunu kaydederek, “devam eden görüşmeleri koruyacak ve destekleyecek bir üslup kullanılması konusundaki görüşleri ilgililere ilettik” dedi.

“Bu önerileri getiren ve onu destekleyen taraf baskın ve etkili” şeklinde konuşan Çolak, raporda güvenlik ve garantiler konusunda bir başlık olmasına rağmen Türkiye'ye atfen “askerin adadan çekilmesi” gibi bir ifade kullanıldığını söyledi.

Çolak, “bu ifadenin çıkarılması iyimserlik olarak değerlendirilebilir ama rapora girmese de olurdu. Bizim için asıl mesele raporun şimdi olduğundan daha da kötü hale gelmesini engellemek, var olan havayı bozacak gerek içte gerekse dıştaki etkenleri mümkün mertebe minimize etmektir ” dedi.

Bakan Çolak, “temaslarda bulunduğumuz kişiler Kıbrıs sorununa ilgi duyuyor, sürecin detayını, sonraki aşamaları nasıl öngördüğümüzü soruyor. Kıbrıslı Türkler olarak duruşumuza kulak veriyor. Belki de en önemlisi kendilerinin bize nasıl destek olabileceğini sorması” diye konuştu.

Çolak, temasları çerçevesinde Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden ve Komşuluk Politikalarından Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Gabriella Battaini-Dragoni,Türkiye Dostluk Grubu, AP Sosyalist Grup Başkanı Gianni Pittella, AP Yeşiller Grubu Eş Başkanı Rebecca Harms ile ve Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri ile bir araya geldiğini aktardı.

AP’nin Türkiye rapor taslağı konusunda da bir değerlendirmede bulunan Dışişleri Bakanı Çolak, “Kıbrıs ile ilgili konunun basmakalıp ve her seneki raporun aynısı olması yerine şu an adada var olan durumu takdir ve teşvik eden bir düşünceyle kaleme alınmasını istediğimizi söyledik. Bunun için güçlü malzemeler olduğundan bahsettik” dedi.

Taslakta değiştirilmesini istedikleri noktalara değinen Bakan Çolak şöyle devam etti:

“Taslakta 10'uncu protokole atıfta bulunuyor. Bu, protokol 2004'te çözümsüzlük halinde Kıbrıs'ın üyeliğine karşın bazı tedbirleri içeriyordu. Çözüme ve geleceğe yönelik bir şeyden bahsederken 10'uncu protokole atıfta bulunmanın bir faydası olmayacağını, bunun rapora girmemesinin daha iyi olacağını görüşünü paylaştık… Her gördüğümüz yetkiliye ne olursa olsun süreci koruyalım ve destekleyelim çağrısında bulunduk.”

“Arzumuz hali hazırda başlanmış epeyi yol kat edilmiş, bir momentum kazanmış müzakere sürecinin neticesini görmektir” diyen Emine Çolak, “çağrılarımız nasıl seyreder ve raporun nihai şekli nasıl olur bilemeyiz” dedi. Çolak şöyle konuştu:

“Ekibimle ben burada hassasiyetlerimizi aktarma imkanı bulduk. Dinlendik, not edildik. En azından bizim görüştüğümüz kişiler raporun içine girip olumsuz etki yaratacak ifadeleri istemediklerini açıkça beyan etti.”

Bir soru üzerine, gözlemci statüsü konusunda da değerlendirme yapan Dışişleri Bakanı Çolak şöyle devam etti:

“Bunu gündeme getiriyoruz, en azından bunu bir argüman olarak söylüyoruz. Mağduriyetler veya bizim dezavantajımız çok, bu bir demokrasi sıkıntısıdır da. Bize diyorlar ki AB vatandaşısınız. Bizim hakkımızda karar alıyor, rapor hazırlıyor, finansman kararları üretiyorlar ama biz içinde yokuz. Bu da ayrı bir dilemmadır. Çözümle birlikte bu dilemmalar da ortadan kalkacak o bakımdan ben inanırım ki AB'de çözümü ister, istemeli de.”

Bir soru üzerine, AB’nin Türkiye'ye nasıl baktığı konusunda değerlendirme yapan Bakan Çolak, “Türkiye konusu AB'de gündemde. Mülteci konusu ve üyelik süreci konuşuluyor. Biz hiçbir zaman Türkiye'nin kendi içinde bir olumsuzluğu olmasını, bunun rapora dahil olmasını arzu etmeyiz, bu bizim faydamıza da değil. Türkiye ile ilgili hususların bize bire bir yansıması var mı, ben olduğunu düşünmem. Hatta devam eden süreci etkilemesi gerektiğini de düşünmem. Öyle bir tablo da yok” dedi.



Seibert: " AB-Türkiye Zirvesi'nde Türkiye’nin öneriler paketi AB ülkeleri tarafından olumlu bulundu”



Almanya Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, AB-Türkiye Zirvesi'nde Türk tarafının gündeme getirdiği öneriler paketinin AB ülkeleri tarafından olumlu bulunduğunu ve değerlendirmelerin sürdüğünü belirterek, “Ortak hedefimiz, gelecek hafta perşembe, cuma günlerinde yapılacak AB zirvesinde somut kararlara ulaşmak, bunun için çaba göstereceğiz” dedi.

Seibert, Federal Basın Merkezi’nde düzenlenen olağan basın toplantısında, sığınmacı krizi ve Türkiye ile işbirliği konularında soruları yanıtladı.

Brüksel’de 7 Mart’ta yapılan AB-Türkiye Zirvesi'nde Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından, sığınmacı sorunu, Türkiye’nin AB süreci ve vize muafiyeti konusunda gündeme getirilen önerilerin büyük memnuniyetle karşılandığını belirten Seibert, “Öneriler paketindeki çeşitli unsurlar ayrıntılar bir şekilde incelenecek, hedeflenen bunun 17-18 Mart’ta yapılacak AB zirvesinde karara bağlanması” dedi.

Önerilerin tüm hukuki yönlerinin de değerlendirilmekte olduğunu kaydeden Seibert, “Gelecek günlerde yapılacak görüşmeler ve müzakereler hakkında şimdiden bir şey söylemek istemiyorum. Ortak hedefimiz, gelecek hafta perşembe, cuma günlerinde yapılacak AB zirvesinde somut kararlara ulaşmak, bunun için çaba göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

AB ile Türkiye arasındaki işbirliğinin, Ege’deki insan kaçakçılığına son vermeyi amaçladığını, bunu başarıp sığınmacıların bir bölümünü yasal yollarla Avrupa ülkelerine kabul etmek üzerinde çalıştıklarını dile getiren Seibert, “Belirlenecek kontenjanlar dahilinde Türkiye’den sığınmacıların yasal yollarla AB’ye gelebilmeleri, onları kabul etmek isteyen AB ülkelerine dağıtılmaları öngörülüyor” şeklinde konuştu.

Göçmen kaçakçılığı ile mücadelede Türkiye ile Yunanistan arasında yakın işbirliğinin önemine dikkati çeken Seibert, Türk ve Yunan hükümetleri arasında 8 Mart’ta İzmir’de yapılan görüşmeleri de büyük memnuniyetle karşıladıklarını vurguladı.

Basın toplantısında sorular üzerine, Türkiye’nin en geç haziranda AB ülkelerine vizesiz seyahatin başlaması yönündeki talebini de değerlendiren Seibert, AB ile Türkiye arasında geçen yıl uzlaşmaya varılan ortak eylem planında, koşulların karşılanması durumunda vize serbestisinin sonbaharda başlamasının öngörüldüğünü, yeni önerilerde ise bunun öne çekildiğini hatırlattı.

Türkiye’nin AB adayı bir ülke olduğunu, bugüne kadar tüm aday ülkelerin vize serbestliği elde ettiklerini kaydeden Seibert, “Türkiye’nin vize serbestliği için karşılaması gereken kriterleri karşılayıp karşılamadığının daha hızlı bir şekilde incelenmesi söz konusu” dedi.

Sözcü, vize serbestliği için Türkiye’nin bu kriterleri karşılaması gerektiğini vurguladı.



Sizopulos, Ulusal Konsey tutanaklarını sızdırdı



Güney Kıbrıs’taki siyasi partilerden EDEK’in Başkanı Marinos Sizopulos, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı arasında anlaşmaya varılanlarla ilgili bilgilerin yer aldığı Rum Ulusal Konsey tutanaklarını açıkladı.

Rum radyosu, Sizopulos’un dün düzenlediği bir basın toplantısıyla açıkladığı tutanaklarda, Anastasiadis ile Akıncı arasında uzlaşıya varılan konularla ilgili bilgilerin yer aldığını duyurdu.

Sizopulos, Anastasiadis’in Rum Meclisi’nde Kıbrıs sorunuyla ilgili yaptığı bilgilendirmede, bazı konulardaki önemli bilgileri gizlemesinden ve halkın ne olup bittiğini bilmesinin gerektiğini düşünmesinden dolayı bu eylemi gerçekleştirdiğini söyledi.

Sizopulos’un bu eylemi, Rum Hükümeti’nin büyük tepkisine yol açarken; Sizopulos, doğru şeyi yaptığına inandığını, halkın müzakerelerde neler olup bittiğine dair doğruları bilmesi gerektiğini ve bütün siyasi sorumluluğu üstlendiğini ifade etti.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Sizopulos’un Ulusal Konsey tutanaklarını açıklamasının “kabul edilemez” olduğunu ve Sizopulos’un, gizli tutanakları “seçerek” yayınladığını belirtti.

Anastasiadis, konuyla ilgili yazılı açıklama yaparak, Sizopulos’un bu eyleminin, milli davada kalıcı bir çözüm için gösterilen çabaları sabote eden, kabul edilemez bir eylem olduğunu ifade etti ve bu durumdan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Rum Hükümet Sözcüsü Vekili Viktoras Papadopulos, Sizopulos’un bu eyleminden dolayı üzüntü ve öfke duyduklarını dile getirirken, Ulusal Konsey kurulduğu günden bu yana, Sizopulos’un tutanakları kamuoyuna yayınlayan tek politikacı olduğunu söyledi.

Papadopulos, Sizopulos’un, Rum Hükümeti’nin Ulusal Konsey tutanaklarını halka veremeyeceğini bilmesinden dolayı böyle bir eylem gerçekleştirdiğini kaydetti.

Papadopulos, Sizopulos’un bu eyleminin ayıplanacak bir eylem olduğunu ve bunu yaparak, Türk tarafının eline koz verdiğini iddia etti.

Rum haber kaynakları da, Sizopulos’un yayınladığı tutanaklarda, Anayasa Mahkemesi’nin oluşumu, AB yargı organlarına gönderilecek hukukçular, yeni devletin vatandaşlarının ayrılacağı kategoriler, mülkiyet, devletin oluşumu (Senato ve Federal Meclis) ve Kamu Hizmetleri Komisyonu’nun oluşumuna dair bilgiler bulunduğunu aktarıyor.



Çavuşoğlu: "Kıbrıs sorununun arkasına sığınmamak lazım"



TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye-Belçika Üçlü Bakanlar Toplantısının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada “Kıbrıs sorununun arkasına sığınmamak lazım. Çözüm olmadan kabul edilen Güney Kıbrıs Rum kesiminin de o kadar önemli konuları bile bloke etmesine izin verilmemesi gerekiyor. Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin hayat şartlarını iyileştirmek için yine birlikte hareket edeceğiz. Göç konusunda AB’ye yaptığımız teklif ve AB’nin bu konudaki düşüncelerine ilişkin biraz daha detaylı bilgiler verdik. Vize serbestisi ve yeni fasılların açılması gerekliliği gibi beklentilerimizi de dile getirdik.” dedi. (Gündem Kıbrıs)



Theoharus: “Kıbrıs, zaman içerisinde Kıbrıslı Türk azınlık da edinen bir Helen adasıdır”



Rum Avrupa Milletvekili ve Dayanışma Hareketi lideri Eleni Theoharus, “Kıbrıs’ın, zaman içerisinde yüzde 17-18’e yakın oranında bir Kıbrıslı Türk azınlık da edinen bir Helen adası olduğunu” iddia etti.

Rum Politis gazetesi haberinde, Theoharus’un önceki gün “Politis 107.6 “ radyosunda yaptığı konuşmasında “ Bu azınlığın elbette bütün hakları vardır ve hepimiz bu hakların güvence altına alınması için ölmeye de hazırız. Ancak bu, halkın büyük çoğunluğunu, ülkenin siyasi geleceğinin ne olması gerektiği iradesinden mahrum etmemeli” ifadesini kullandı.

Theoharus Atina’da yaptığı, “Yunanistan’la birleşme” açıklamasına değinirken bütün bunların hayatları boyunca kendilerini ayakta tuttuğunu, bir anda kesip atamayacaklarını söyledi, özetle şunları ekledi:

“Önceki nesiller Yunanistan’la enosis (birleşme) vizyonuyla büyüdü ve Kıbrıs sorununa adil çözümün bu olduğunu hissetti. Bugün seçme hakkımız olsaydı ve her vatandaş özgür tercih yapabilseydi o zaman ben de Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesine ‘evet’ oyu verirdim. Bu duygusal açıdan konumum budur. İyi bir vatandaşın duyguları olabilir ama bu ötekilere saygı göstermesine, onlar için mücadele etmesine ve onları korumasına engel değildir.”



Türklere hakaret eden Yunan vekil AP oturumundan kovuldu



Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye ile AB arasında imzalanması planlanan 'göçmen' anlaşmasının ele alındığı oturumda gergin anlar yaşandı.

Yunanistan'ın ırkçı Altın Şafak Partisi'nden Eleftherios Sinadinos, oturumda yaptığı konuşmada; "Türk, köpek gibidir. Vahşi görünür ama bir düşmanla karşılaştığında kaçar" dedi.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz bunun üzerine milletvekilinin salondan atılmasını istedi. Ardından da Sinanidos, görevliler eşliğinde dışarı çıkarıldı.

Schulz, Yunan vekili, "kırmızı çizgileri aştığı ve ırkçılığı kabul edilebilir kılmaya çalıştığı" için dışarı attırdığını söyledi. (Hürriyet Gazetesi)



Kasulidis: “Askeri olmayan garantiler aranıyor”



Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, askeri olmayan garantilerin arandığını iddia etti.

Rum Politis gazetesinde yer alan habere göre, PLUS’a demeç veren Yoannis Kasulidis, Kıbrıs’taki garantiler konusuna değindi ve Kuzey İrlanda örneğini vererek, orada sağlanan anlaşmanın, askeri unsurların kullanılmasını öngörmeksizin, Dublin ve Londra’yı garanti altına aldığını ifade etti.

NATO’nun, Kıbrıs sorunun çözümünün, garantisi olup olamayacağı şeklindeki bir soru üzerine Kasulidis, NATO’nun böyle bir şeyle ilgilenip ilgilenmediğini bilmediğini söyledi. Kasulidis, NATO’nun bu konuya ilgi duyması durumunda ise kendilerinin ortaya koyduğu tutumun, çelişki içereceğini, zira askeri değil siyasi garantilerin istendiğini belirtti.

Kasulidis, Türkiye’nin, güvenliklerine ilişkin olarak Kıbrıslı Rumların endişelerinin de dikkate alınması gerektiğini kabul etmesinin cesaret verici olduğunu ifade etti.

Yoannis Kasulidis, Türkiye’nin beş müzakere başlığının açılması talebine ilişkin olarak ise, böyle bir şeyin, Ankara’nın Güney Kıbrıs karşısındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi durumunda olabileceğini savundu.

Kasulidis ayrıca böyle bir şeyin, Kıbrıs sorununun çözüm planıyla birlikte anlaşma paketi içerisinde olabileceğini, bir diğer deyişle, 5 başlığın, referandumda çözümün onaylanmasına eş zamanlı olarak açılabileceğini ileri sürdü.



Akıncı, Volkan'ı kabul etti



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Mary Sigourney Ödülü’nü kazanan Kıbrıslı Türk Prof. Dr. Vamık Volkan'ı kabul ederek, kutladı.

Akıncı, kabulde, değerli bilim insanı, bilim dünyasına evrensel ölçekte katkılar yapan Prof. Dr. Vamık Volkan'ın, "içlerinden biri" olduğu için gurur kaynakları olduğunu vurguladı.

Volkan'ın sadece yazdığı kitaplarla değil, onun dışında, politik psikoloji anlamında verdiği uğraşlar, barış süreçlerine yaptığı katkılar ve Nobel Barış Ödülü adaylığına kadar geldiğini anlatan Akıncı, bunun şimdilik olmadığını ancak her zaman olabileceğini kaydetti.

Akıncı, Vamık Volkan'ın psikanaliz alanının Nobeli sayılan Mery Sigourney Ödülü’nü aldığını ve bu anlamda kendilerini onurlandırdığını belirterek, Volkan'ı kutladı ve daha önce faksla gönderdiği tebrik notunu yazılı olarak sundu.

Akıncı, ayrıca Vamık Volkan'a günün anısına plaket de verdi.

Prof. Dr. Vamık Volkan da, Cumhurbaşkanı Akıncı'ya, 1979 yılında Kıbrıs'ın kuşları ile ilgili yazdığı kitap ve 30-40 yıllık milletlerarası araştırmalarının özetini verdi.

Kabulde, Vamık Volkan’ın Eşi Elizabeth (Betty) Volkan, Cumhurbaşkanının Eşi Meral Akıncı ve Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Gürdal Hüdaoğlu ile Siyasi İşler ve Tarih Özel Danışmanı Meltem Samani de hazır bulundu.



Kilise, Rum yönetimine arazi veriyor



Rum Ortodoks Kilisesi papaz maaşlarına karşılık Rum yönetimine arazi veriyor. Verilecek arazinin yüzde 73’ünün KKTC sınırları içerisinde olduğu bildirildi.

Rum Fileleftheros, II. Makarios’un Şubat 1971’de -hem Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı hem de Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu olması hasebiyle- düzenlediği ancak bugüne kadar uygulamaya girmeyen; papazların maaş ödemelerine karşılık Kilise’nin Rum yönetimine arazi vermesiyle ilgili anlaşmanın güncellendiğini, yarın Rum Meclisi Genel Kurulu’nda oylanacağını yazdı.

Gazete Kilise’nin, papaz maaşlarına karşılık Rum yönetimine vereceği arazinin 15 bin 564 dönüm olduğuna dikkat çekti ve bahse konu arazinin yaklaşık yüzde 73’ünün bugün KKTC sınırları içerisinde bulunduğunu kaydetti.



Güney Kıbrıs Ürdün’e Büyükelçi atadı



Ürdün Kralı II. Abdullah, Güney Kıbrıs-Yunanistan-Mısır ve Güney Kıbrıs-Yunanistan-İsrail üçlü iş birliklerinin, büyük perspektifler yarattığını ve bu perspektiflerin, özellikle bölgede istikrar ve barış inşa edilmesi çerçevesinde, tüm ülkelerin menfaatine olduğunu söyledi.

Rum Fileleftheros gazetesinin haberine göre, Ürdün’e atanan yeni Rum Büyükelçi Nafsikas Krusti’nin güven mektubunu vermesi sırasında konuşan II. Abdullah, Güney Kıbrıs ile Ürdün arasındaki ilişkileri överken, bu ilişkilerin gelişmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Habere göre II. Abdullah, bu ilişkilerin mali ve ticari alanda da gelişmesi temennisinde bulundu.



KTSO’dan Hollanda ve İtalya Büyükelçilerine ziyaret



Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO), Hollanda’nın Lefkoşa Büyükelçisi Brechje Schwachofer ve İtalya’nın Lefkoşa Büyükelçisi Guidi Cerboni’yi ziyaret etti.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası, Avrupa Birliği kurum, kuruluş ve üye devletleri ile ilişkilerini daha da geliştirmek amacıyla yabancı ülke misyonlarına yönelik gerçekleştirdiği ziyaretler çerçevesinde yapılan görüşmelerde Oda Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çıralı, Dış Ekonomik İlişkiler Sorumlusu Çağlar Türk ve Dış İlişkiler Danışmanı Anıl Kaya hazır bulundu.

Oda heyeti, büyükelçiler ile Hellim’in AB Komisyonu nezdinde coğrafi işaret tescili, iki toplum lideri arasında gerçekleştirilen müzakerelerin son durumu ve AB ile Kıbrıs’ı ilgilendiren güncel konular hakkında görüş alışverişinde bulundu.



Turizm Bakanlığı ITB Berlin Turizm Fuarı’nda



Turizm Bakanlığı dünyanın en büyük turizm borsası olarak bilinen “ITB Berlin Turizm Fuarı”na katılarak ülke turizmini tanıtıyor.

9-13 Mart tarihleri arasında Almanya’nın Başkenti Berlin’de 50. kez gerçekleştirilen fuarda bakanlık yetkililerinin yanı sıra turizm sektörünün temsilcileri de yer alıyor. Turizm Bakanı Faiz Sucuoğlu da söz konusu fuara katılarak ülke turizmine katkı sağlayacak görüşmelerde bulunuyor.

Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen “ITB Berlin 2016” turizm fuarında, özellikle Almanya ve Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen tur operatörleri, hava yolu şirketleri, seyahat acenteleri, turizm yazarları, turizm teknolojisi üreten firmalar, restoranlar, turizm birlikleri, oteller, gemi turizmi şirketleri, turizm pazarlama şirketleri ve turizm sektöründe faaliyet gösteren birçok profesyonel yer alıyor.



Güney Kıbrıs İle İsrail askeri tatbikat yapıyor



Güney Kıbrıs ile İsrail, “Lefkoşa FIR Hattı” içerisinde, dün sabah itibarıyla, iki ülkenin hava ve kara araçlarının katıldığı bir askeri tatbikat yapmaya başladı.

Rum haber kaynaklarına göre, Rum Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “ONİSİLLOS-GEDEON 1- 2016” adı altında dün sabah başlayan tatbikatın 11 Mart’ta sona ereceği kaydedildi.

Tatbikat, Güney Kıbrıs ile İsrail arasında imzalanan “İkili Askeri İşbirliği Anlaşması Programı” çerçevesinde gerçekleştiriliyor.



Darbeci komandolar için Rum yönetiminin finansörlüğünde anıt dikiliyor



III. Makarios’a 15 Temmuz 1974’te düzenlenen darbe sırasında Makarios’a saldıran komandolar için “Konstantinu ve Eleni Mezarlığı”nda anıt dikiliyor. “Tüm Kıbrıs Demokratik Direnişçiler Derneği”nin ise Rum yönetiminin finansörlüğünde inşa edilmekte olan anıtı protesto etmeye hazırlanıyor.

Rum Haravgi gazetesi haberinde derneğin, “utanç anıtı” diye nitelediği anıtın “darbeye direnenlere hakaret” ve “tarihin tahrifi” demek olduğunu belirterek önümüzdeki cumartesi günü protesto eylemi yapacağını belirtti.

Habere göre dernek, cumartesi günü saat 11.00’de “Konstantino ve Eleni Mezarlığı”nda protesto eylemi düzenleyeceğini ve bu çerçevede, aynı mezarlıkta gömülü direnişçilerin mezarlarına çelenk konulacağını açıkladı. Dernek, Rum siyasi partileri ve demokrat kitleleri eyleme katılmaya çağırdı.





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 23
Dün Tekil 1032
Bugün Tekil 294
Toplam Tekil 1936342
IP 54.81.108.205






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Safer 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.811 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu