BASIN BÜLTENİ Çolak: "Kıbrıslı Türklerin insan haklarını savunmak, onları kendi kimlikleriyle dünyaya kavuşturmak masadaki esas hedefimizdir" - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Çolak: "Kıbrıslı Türklerin insan haklarını savunmak, onları kendi kimlikleriyle dünyaya kavuşturmak masadaki esas hedefimizdir"
Tarih: 12.03.2016 > Kaç kez okundu? 762

Paylaş


Dışişleri Bakanı Emine Çolak, "Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulma çabalarımızın müzakere masasında devam ettiği bu dönemde, elbette Kıbrıslı Türklerin insan haklarını savunmak, onları kendi kimlikleriyle dünyaya kavuşturmak masadaki esas hedefimizdir" dedi.

Mersin Barosunda düzenlenen "İnsan hakları ve insan hakları bağlamında kadın hakları" konulu konferansta konuşan Çolak tüm insanların özgür ve onurlu bir yaşam sürdürebilmelerinin, insan hakları bağlamındaki en temel ve önemli hakları olduğunu belirten Çolak, bugün yaşanan çatışma, zorunlu göç, can kaybı ve özgürlük ihlalleri gibi konulara karşı ortak bir mücadele verilmesinin şart olduğunun ispatlandığını vurguladı.

"İnsan hakları, her bireyin hakkı olduğu kadar, bunun sağlanması da aynı zamanda her bireyin, her birimizin sorumluluğudur" diyen Çolak, fırsatların kullanılması, kaynakların ayrılması ve hizmetlere ulaşılmasında bireyin cinsiyetinin hiçbir öneminin olmadığını, kadının ve erkeğin eşit olduğunu dile getirdi.

Çolak, şunları kaydetti:

"Bir insan hakkı gereği olan cinsiyet eşitliği için daha yapılacak çok iş var. Kadınlar olarak yakın bir gelecekte tam anlamıyla eşit muamele görmenin imkansız olduğu söylenebilir. Ancak şu imkansız değil, kadınlar olarak kendimizi eşit görmek, saymak ve öyle davranmak, 'Ben kadın halimle bunu yapamam, burada yerim yok" düşüncesini zihnimizden silmek... Biz ancak kendimizi eşit görerek ve öyle davranarak eşit mücadele için savaşabiliriz. Cinsiyetimizi kendimize bir sınır veya kısıtlama olarak görmeyerek hayatımızı sürdürmeliyiz."

Çolak, Kıbrıs sorunu konusunda da belirsizliğin sona ermesini görmek istediklerini vurgulayarak, haksızlıkların sona erdirilmiş olmasının gelecek nesiller için en büyük hedefleri olduğunu kaydetti.

Türkiye dışında bir devlet tarafından tanınmadıkları için herhangi bir sözleşmeye taraf olmasalar da bir hukuk devletinin gereklerini yerine getirdiklerini belirtti.



Akıncı: “Barışın değerini erkeklerden çok kadınlar biliyor ve yüreklerinde hissediyor”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bütün deneyimlerle örneklerin barışın olmamasının en büyük acısını mevzilerdeki erkeklerden çok kadınlarla çocukların yaşadığını gösterdiğini belirtti. Akıncı, barışın değerini de erkeklerden çok kadınların bildiğini ve yüreklerinde hissettiğini söyledi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü çerçevesinde KKTC’ye davetli olarak gelen kadınları eşi Meral Akıncı ile birlikte kabul eden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 8 Mart’ta, yılın geriye kalan günlerinde unutulan sözler söylendiğine işaret ederek, bu söylenenlerin geriye kalan günlerde takibinin yapılmasının ve bazı sonuçlar elde edilmesinin önemli olduğunu söyledi.

Ülkede cinsiyet eşitliği anlamında atılan adımların yeni uyanışlar sağlaması, bilinçlenme getirmesi temennisinde bulunan Akıncı, en iyi yasalar olabileceğini ancak uygulama yoksa bunların bir anlamı olmadığını ifade etti.

Yoğun bir müzakere trafiği içerisinde olduklarını, hedeflerinin çözüm ve barış olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs sorununu iki tarafın da kabul edebileceği bir çerçevede sonlandırmak hedefinde olduklarını kaydetti.

Akıncı, bir anlaşmada özgürlük, siyasi eşitlik ve güvenlik kavramlarının önemine işaret etti. Müzakereler bağlamında ilk defa bir cinsiyet eşitliği komitesi kurduklarını söyleyen Akıncı, bu komitenin ilerideki anayasa ve yasalarda cinsiyet ayrımcılığının önüne nasıl geçilebileceği üzerinde çalıştıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı’nın eşi Meral Akıncı da konuşmasında, tüm dünyada olduğu gibi KKTC’de de cinsiyet eşitliği kavgası içerisinde olunduğunu ifade eden Akıncı, “Kadının bir toplumdaki statüsü, o verdiğiniz demokrasi mücadelesinde sosyal adalette ve ilerlemede büyük rol oynamaktadır” diye konuştu.

Meral Akıncı, kadının birlikte bir güç olduğuna inanç belirterek, örgütlenmelerin önemine işaret etti. Akıncı, barış süreçlerinde dünyanın ve bölgenin yaşadığı zorlukları aşmada da kadınların birlikteliklerinin olumlu olduğunu ve barışçıl adımlar atılmasına yarar sağlayacağını da kaydetti.



Akıncı, Todd’u kabul etti



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İngiltere’nin Kıbrıs’taki Yüksek Komiseri Damian Roderic Todd’u kabul etti. Görüşme ile ilgili olarak basına herhangi bir açıklama yapılmadı.



Davutoğlu, Schulz ve Çipras ile görüştü



TC Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Türkiye-AB Zirvesi öncesi Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz ve Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile görüştü.

Türkiye-AB Zirvesi için Brüksel'de bulunan Davutoğlu, Avrupa Konseyinde, mevkidaşı Çipras ile de bir görüşme gerçekleştirdi.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da katıldığı, görüşme basına kapalı gerçekleşti.



KKTC ile ilgili turizm reklamlarına Rumlardan tepki



Rum Turizm Örgütü’nün (KOT), Londra’daki havalimanlarında, otobüslerin üzerinde ve İngiliz basınında yapılan KKTC ile ilgili turizm reklamlarına tepki gösterdiği ve bu bağlamda bazı girişimlerde bulundu.

Rum Simerini gazetesi, örgütten bir yetkilinin gazeteye açıklama yaptığını ve KOT’un, üst temsilciliklerle işbirliği içerisinde, bu reklamların durdurulması için İngiltere’deki havalimanı makamlarına, belediye başkanlarına, Reklam Standartları İdaresi’ne ve seyahat acenteleri birliğine yazılı belgeler gönderdiğini yazdı.

Habere göre belgede, Londra’daki KKTC ile ilgili reklamlar kınanırken, “derhal durdurulmaları” istendi.



5 Kayıp kategorisi



Rum Yönetimi, çoğu 1979-1981 döneminde Lakadamya Askeri Mezarlığı’nda yaptığı kazılarda çıkardığı ve o zamandan beridir 60 kasa içerisinde Engomi’deki laboratuvarda bekleyen insan kalıntılarını, kimlik tespiti yapıp yakınlarına teslim etmek için sınıflandırma yaptı ve 5 kategoriden oluşan bir liste çıkarttı.

Rum Fileleftheros gazetesi haberinde Rum Yönetimi Başkanlığı İnsani Konular Sorumlusu Fotis Fotiu’nun emriyle yapılan sınıflandırma sonucunda oluşturulan 5 kategoriyi şöyle sıraladı:

1-Lakadamya Askeri Mezarlığı’nda yapılan kazılarda çıkartılan ve “daha iyi saklanmaları” için üzerlerine kimyasal sıkılan kalıntılar. Bunlar en büyük kategoriyi oluşturuyor. Bu kategoriden bazı kalıntı örneklerinin yurtdışındaki bir laboratuvara gönderildiğini ancak genetik inceleme yapılamadığını anlatan Fotiu, şimdi Viyetnam’da öldürülen askerlerin kalıntılarında kimlik tespitinde deneyim sahibi olan bir Amerikan ordu laboratuvarı bulduklarını söyledi. Fotiu Amerikan ordusuna ait laboratuvara 5 kalıntı örneği gönderdiklerini, olumlu sonuç alırlarsa bu laboratuvarla anlaşma yapacaklarını açıkladı.

2-Geçmişte Yunanistan’a gönderilmiş ancak Rum Genetik Enstitüsü’nün yanlış kimlik tespiti yapması nedeniyle ailelere yanlış kalıntı teslim edildiği saptandıktan sonra tekrar geri alınmış kalıntılar. Yunanistan’a gönderilen 43 kalıntıdan 30’u yanlış olduğu için geri alındı, 13 kalıntının daha geri alınması bekleniyor ancak aileler ‘daha sonra verilecek kalıntıların yakınımıza ait o lup olmayacağını nerden bileceğiz’ diyerek yeniden kazı yapılmasına müsaade etmiyor.

3-Geçmişte kimlik tespiti yapılıp ailelerine bildirilen ancak süreç içerisinde kimlik tespiti yapılan başka kalıntılarda bu kişilere ait kemikler de saptanan kalıntılar.

4-Lakadamya ve Konstantino ve Eleni mezarlıklarından çıkartılan 20 Yunan ve 8 Rum’a ait kalıntılar. Bu kalıntılardan genetik malzeme alınmasına karşın ailelerden, karşılaştırma yapılabilmesi için gerekli genetik malzeme alınamadı. Bu kalıntılardan bazılarının, o dönemde ölen ve gömülen (kayıp olmayan) kişilere ait olabileceği değerlendiriliyor.

5-8 kişiye ait olan ve bir kısmının kimlik tespiti yapılan kalıntılar.

Rum Haravgi gazetesi ise haberinde bugüne kadar 1974 döneminde kaybolan 472 Rum ve 78 Kıbrıslı Türk, 1963-67 döneminde kaybolan 9 Rum ve 71 Kıbrıslı Türkün kimlik tespiti yapıldığını yazdı.

Habere göre bugüne kadar Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) tarafından kazılan 289 alanda kalıntı bulundu, 247 noktada 815 Rum, 42 noktada da 275 Kıbrıslı Türk saptandı. KŞK tarafından kazı yapılan 711 alanda ise kalıntıya rastlanmadı. Şu anda 132 Rum ve 33 Kıbrıslı Türk’e ait kalıntıların antropolojik veya genetik analizi yapılıyor.

Antropoloji Laboravuarı’nın saklama alanında en az 70 Rum ve 91 Kıbrıslı Türk’e ait kalıntı bulunuyor. 80 Rum ve 3 Kıbrıslı Türk’e ait kalıntılarda antropolojik analiz yapılmış olmasına karşın henüz kimlik tespiti yapılmadı.

Yunan kayıplarla ilgili detaylar: 1963-63 dönemine ait 4, RMMO’da görev yapan Yunan kayıplar 13, Yunan Alayı’nda (ELDİK) görev yapanlar 59 olmak üzere toplam 77 kişi. 2’si ELDİK’te 2’si de RMMO’da görev yapan 4 kişi de, Rum Yönetimi’nce KŞK’ya sunulan kayıplar listesinden 2006’da çıkartılan 126 kişilik gruba ait. Bugüne kadar 1974’te kaybolan 15 ve 63-64’te kaybolan 13 Yunanın kimlik tespiti yapıldı.13 Yunan, Rum Yönetimi’nin kazı programında, 4 kişi de KŞK’nın kazı programında saptandı. Bu çerçevede bir de ‘126’ grubundan kimlik tespiti yapıldı.74’te kaybolan 60 ve 63-64’te kaybolan 1 Yunan için Yunan ailelerin DNA örneği bekleniyor.



Ara bölgede “Kadınlar barışın tesisine nasıl daha fazla katkı koyabilir” konulu panel



İki toplumlu Cinsiyet Eşitliği Teknik Komitesi himayelerinde Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü (UNFICYP) ve Dayanışma Evi, 10 Mart’ta “Kadınlar Barışın Tesisine Nasıl Daha Fazla Katkı Koyabilir” konulu panel düzenleyecek. Ara bölgedeki Dayanışma Evi binasında yer alacak olan panelde gazeteci, yazar, barış ve cinsiyet eşitliği aktivisti Sevgül Uludağ; cinsiyet eşitliği uzmanı Xenia I. Loizidou; ekonomi profesörü ve cinsiyet eşitliği uzmanı Fatma Güven-Lisaniler birer konuşma yapacak.





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 28
Dün Tekil 868
Bugün Tekil 497
Toplam Tekil 1935513
IP 54.166.199.178






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































2 Safer 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.311 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu