BASIN BÜLTENİ Dışişleri Bakanı Çolak, Doha’ya gitti - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Dışişleri Bakanı Çolak, Doha’ya gitti
Tarih: 01.02.2016 > Kaç kez okundu? 1014

Paylaş


Dışişleri Bakanı Emine Çolak, resmi temaslarda bulunmak üzere Katar’ın başkenti Doha’ya gitti.

Bakan Çolak’a Doha temasları sırasında Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü Kemal Köprülü ve Özel Kalem Müdürü Hüseyin Özel’in yanısıra KTTO Başkanı Fikri Toros ve KTSO Yönetim Kurulu Üyesi Çavlan Paralik de eşlik ediyor.

Çolak, Doha temaslarına dün KKTC vatandaşı Taisir Mustafa ve Katarlı işadamları Khalifa Al Jassim ile Ahmad Al Shabi ortaklığında yeni kurulan Middle East Modified Butimen Co. şirketini ziyaretle başladı. Ziyaret sonrası Çolak, şirket sahiplerinin kendisi onuruna verdiği çalışma yemeğine katıldı. Çalışma yemeğinde, Kıbrıs’ta devam etmekte olan müzakere sürecini işadamlarına aktaran Çolak, şu anda var olan ve çözüm sonrasında da var olacak olan yatırım olanakları ile ilgili bilgi verdi. Çalışma yemeğinde ayrıca KTTO Başkanı Toros ve KTSO temsilcisi Paralik de Katarlı işadamlarını KKTC’de yatırım yapmaya davet ederek, KKTC ile Katar arasında halen var olan ticari ilişkileri genişletmenin yöntemleri üzerinde durdular.

Çolak akşam ise, KKTC Doha Temsilcisi Aytuğ Plümer’in onuruna verdiği yemeğe katıldı. Yemeğe TC Doha Büyükelçisi Ahmet Demirok’un yanısıra Doha’daki bazı yabancı büyükelçiler de katıldı.

Çolak, ikinci gün temaslarına ise, ilk olarak TC Doha Büyükelçisi Demirok’u makamında ziyaret etmekle başladı. Çolak daha sonra Körfez ve Ortadoğu’nun en büyük kültür merkezi Katara Kültür Köyü’ne resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Çolak ve heyeti, Katara Kültür Köyü Yöneticisi Dr. Khalid Ibrahim Al Sulati ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrasında Al Sulati Çolak’a kültür köyünü gezdirerek, burada düzenlenmekte olan uluslararası etkinlikler ile ilgili bilgi verdi.

Çolak ve heyeti, bugünkü temasları çerçevesinde Katar’ın en önemli işadamı ve Katar İşadamları Derneği Başkanı Sheikh Faisal bin Qassim Al Thani’yi de ziyaret etti. Çolak, Al Thani’ye Kıbrıs’ta çözüme ulaşılması halinde adada oluşacak olumlu atmosfer ile yatırım olanaklarının artacağını anlattı. Toplantıda söz alan KTTO Başkanı Toros ise, KKTC’de var olan yatırım olanakları ile ilgili bilgi verirken Katarlı işadamları ile ilişkilerini geliştirmek ve kurumsal anlamda işbirliği yapmak istemlerini de dile getirdi. Al Thani ise, Bakan’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Toros ve Paralik ile tanışmaktan çok mutlu olduğunu ve ilişkileri geliştirmek için temaslarının artarak devam etmesinin öneminin altını çizdi.

Çolak daha sonra ise, KKTC Doha Temsilciliği’nde bazı medya kuruluşlarına mülakat verdi.

Dışişleri Bakanı Çolak, bugün Doha temaslarına devam edecek.



Anastasiadis çözüm güvencesi verdi



Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, “ülke yönetiminde olduğu beş yıllık sürenin sonuna kadar, Kıbrıs’ın yeniden birleşeceğine dair güvence verdiği” belirtildi.

Rum haber kaynaklarına göre DİSİ kurultayına katılan ve burada konuşma yapan Anastasiadis, katılımcılara hitaben, “ülke yönetiminde olduğu 5 yıllık sürenin sonunda yine gururlu hissedeceklerini, çünkü en nihayetinde yeniden birleşmiş bir vatan teslim edeceklerini, bunun geleceği garanti edecek olan refah, Avrupai ve tamamen modern bir vatan olacağını” dile getirdi.

Anastasiadis, Kıbrıs müzakere sürecine de değindiği konuşmasında, önemli ilerleme yaşandığını, ancak geride önemli çalışma gerektiren çok şey bulunduğunu da söyledi.

Habere göre, Anastasiadis devamla sözlerini, “Kıbrıs sorununda bir anlaşmaya varıldığı zaman dahi, gerek tazminatlar, gerek yeniden inşa çalışmaları, gerek nüfus hareketleri, gerek barınma vs ile ilgili olacak hazır bir fona (paraya) sahip değilseniz, bir planı onaylamasını istemek için Kıbrıs halkına başvurmanız mümkün değildir” şeklinde sürdürdü.

“Üzerinde hem fikir olunan şeylerin, tam anlamıyla devletin devamlılığını güvenceye aldığını” da ifade eden Anastasiadis, öte yandan iki toplumun da endişeleri göz önüne alınmazsa, Kıbrıs sorununun çözümünün başarılamayacağını kaydetti.

“Kıbrıs sorununun çözümünün bu aşamasında en güçlü silahın, Kıbrıs’ın AB üyesi bir devlet olması olduğunu” da savunan Anastasiadis, AB ilke ve değerlerinin yaşayabilir ve işler çözüm umutları meydana getirmekte olduğunu ve bu çözümün vatandaşları, geriye kalan Avrupalılarla eşit hale getireceğini ifade etti.

Halkın, çözüm için referandumda oyunu vermeden önce, çözümün içeriğinden tam anlamıyla haberdar olacağını da dile getiren Anastasiadis, “çözümü getirecek olanın sloganlar değil, kararlılık, argümanlar ve bir toplumun diğer topluma güveneceği zamanın en nihayet geldiğine dair mantık olduğunu” sözlerine ekledi.



Özyiğit: “Geliniz, bölünmüş adamızı yeniden birleştirerek, bölgemize örnek olacak barış, dostluk ve güzelliklerin simgesi yapalım”



Toplumcu Demokrasi Partisi(TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, Kıbrıs adasının yeniden birleştirilmesi için Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlara çözüm için “kararlılık” gösterme çağrısında bulundu. Özyiğit, “Hangi din, dil ve etnik kökene mensup olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları, geliniz, bölünmüş adamızı yeniden birleştirerek, bölgemize örnek olacak barış, dostluk ve güzelliklerin simgesi yapalım” dedi.

Özyiğit, TDP ile Demokratik Seferberlik Partisi’nin (DİSİ), adanın yeniden birleştirilmesi ve barış vizyonuna yönelik güçlü mesaj vermek amacıyla bugün Lefkoşa’da düzenlediği festivalde DİSİ Başkanı Averof Neofitu ile birlikte birer konuşma yaptı.

Özyiğit ile Neofitu, ara bölgede başlayıp, önce Güney Lefkoşa’da, daha sonra da Kuzey Lefkoşa’da devam eden etkinliğin açılışında, adanın yeniden birleştirilmesi isteklerini ortaya koymak için, 2 tuval üzerinde bulunan Kıbrıs adası resmindeki ara bölgeyi boyadı. Siyasi parti liderleri tuvale, Türkçe ve Rumca “adayı birleştirebiliriz” yazdı.

Etkinliğin ikinci ayağı Güney Lefkoşa’da Ledras Caddesi üzerinde, üçüncü ve son bölümü de Büyük Han civarında gerçekleştirildi. Her iki tarafta yer alan etkinlikte, Maronit Korusu ve İki Toplumlu Koro şarkılar söyledi. İki Toplumlu Müzik ve Dans Grubu ile İki Toplumlu Folklor Grubu göseri sahneledi. Etkinlikte Kıbrıslı ressam, fotoğrafçı ve seramikçilerin eserleri de sergilendi.

Bölgedeki vatandaşlarla da sohbet eden Özyiğit ile Neofitu, Büyük Han’da birlikte kahve içti. Etkinlik süresince Özyiğit’e eşlik eden LTB Başkanı Mehmet Harmancı da onlara katıldı.

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, hem Ledra Caddesi, hem de Büyük Han yakınlarında yaptığı her iki konuşmada da, adanın yeniden birleştirilmesi çağrısını yeniledi. Özyiğit, “Hep birlikte irademizi ortaya koyalım, kararlılık ve samimiyetimizden asla ödün vermeyelim ve Akdeniz’in benzersiz güzellikteki bu adasını yeniden birleştirelim” dedi.



İki Toplumlu Koro’ya Güney Kıbrıs’ta yasak



İki Toplumlu Koro’nun Güney Kıbrıs’ta düzenlenen bir etkinliğe katılmasına Türkçe şarkı söyleneceği gerekçesiyle izin verilmedi.

Rum Haravgi gazetesinin haberine göre, AKEL Eğitim Komitesi Başkanı Hristos Hristofidis, Storvolo Lisesi’nde düzenlenecek bir etkinliğe katılacak olan İki Toplumlu Koro’ya, söyleyecekleri şarkıların birinin Türkçe olması sebebiyle etkinliğe katılma izni verilmediğini açıkladı.

Hristofidis, Rum Teknik Eğitim Öğretmenleri Hareketi ile KTOEÖS’ün ortaklaşa düzenledikleri bir etkinlikte yaptığı konuşmada, bu olayın Rum Eğitim Bakanlığı’nın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini de belirterek, Güney Kıbrıs’taki eğitim sisteminde demokratikleşmenin tersi bir durumu yaşandığını vurguladı.

Hristofidis, Eğitim Teknik Komitesi’ne de değinerek, bu komitenin ihtiyaç duyulması sebebiyle kurulduğunu ve komitenin üyeleri belirlenirken dahi kabul edilemez davranışların ortaya konduğunu ifade etti.



Trodos’taki Üs’ten bölgede casusluk



ABD ve İngiltere’nin, İsrail’in Doğu Akdeniz üzerinde uçan insansız hava araçlarının (heron) kodlarını kırıp pilotaj kabininden görüntü sağladığı ve 20 yıldır keşif uçuşlarından elde ettiği görüntüleri çaldığı haber verildi.

Güney Kıbrıs’ta yayınlanan Haftalık Kathimerini gazetesinin haberine göre, ABD ve İngiltere’nin, İsrail heronlarını hack’layıp keşif görüntülerini çaldığı haberinin Edward Snowden tarafından uluslararası medyaya sızdırıldığını yazdı.

Haberde, 1998’den beri üssü “Kıbrıs dağlarında” (Trodos) bulunan “Anarchist” kod isimli program aracılığıyla ABD ve İngiltere’nin; Mısır, Türkiye, İran ve Suriye’nin casus faaliyetlerini de gözlediği belirtildi.



Kasulidis "Taraflar ilk kez bu kadar ilerliyor"



Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, Kıbrıs sorununa çözüm bulunabileceğine inandığını ve tarafların ilk kez, daha önceden görüşülmemiş konularda da, bu kadar çok ilerlediklerini açıkladı.

Güney Kıbrıs’ta yayımlanan Alithia gazetesi, Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’le gerçekleştirdiği söyleşiye “çözüm planı iki liderin planı olacak” başlığı altında yer verdi.

Kasulidis, şu anki müzakerelerin bugüne kadarkilerden farklı olduğunu, Kıbrıslılara ait olduğunu ve daha önce olduğu gibi dıştan empoze bir anlaşma olmayacağını belirtti.

Yönetim, ekonomi ve AB konularında ilk kez ilerleme sağlandığını, çok zor bir konu olan mülkiyet başlığına geçilmesinin de, önceki süreçlerden daha fazla ilerlendiğinin göstergesi olduğunu kaydeden Kasulidis, “Mülkiyet, toprak ve garantiler konularındaki bazı zorlu konuların çözülmesi durumunda çözüme yaklaşıldığının söylenebileceğini” ifade etti.

Kasulidis, Türkiye’nin Kıbrıs sorununun çözümünü istediği yönünde mesajlar verdiğini, ancak bunun gerçekliğinin müzakere masasında ve de özellikle güvenlik konusu görüşüldüğünde ortaya çıkacağını iddia ederken, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun, Türkiye’nin garantiler konusunu görüşmeye açık olduğu şeklindeki tespitine de katıldığını vurguladı.



“Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs arasında yeni bir ittifak anlaşması yapılsın”



Rum yönetiminin, “Kıbrıs-Yunanistan ve Türkiye arasında yeni bir üçlü ittifak anlaşmasını görüşme niyetini ilettiği haber verildi.

Güney Kıbrıs’ta yayımlanan haftalık Kathimerini gazetesi haberi; “Yeni Üçlü İttifak Anlaşması Tezgahta” başlığıyla aktardı.

Habere göre, Rum yönetiminin önerdiği bu yeni üçlü ittifak anlaşması, Türkiye ve Yunanistan’ın Kıbrıs’ın bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne yönelik her saldırıyı göğüslenme görevi veren ve bu maksatla Ada’da askeri kontenjan bulundurmasını öngören üç ana vatan arasındaki mevcut İttifak Anlaşmaları’nı tasfiye edecek.

Önerilen anlaşma, taraf olan üç devlete eşit yaklaşacak. Ada’da, üçünün de (Kıbrıs, Türkiye, Yunanistan) katılacağı bir askeri karargah kurulabilecek, ancak Türk ve Yunan askeri varlığı olmayacak.



Özgürgün: “Halk, etrafa iyimserlik sergilenerek umut saçıldığını hayretler içinde izliyor”



Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs Türk halkının, Davos dönüşü Ocak ayının son liderler toplantısından sonra müzakere sürecine ilişkin yapılan açıklamalarda hâlâ daha iyimserlik sergilendiğini, etrafa umut saçıldığını hayretler içinde izlediğini bildirdi.

Özgürgün yazılı açıklamasında, Rum-Yunan ikilisinin her kademesindeki yöneticilerinin müzakereler sonrası varılacak çözümün şartlarını alenen açıklamasından sonra çözüm umudu taşımanın hangi akla hizmet ettiğini anlamanın mümkün olmadığını kaydetti.

İki halkın eşitliğine dayalı bir çözüm için müzakere masasında olması gereken Rum tarafının, Kıbrıs Türklerinin adadaki hak ve çıkarlarını yok sayarak komşu ülkelerle ittifak kurmasını iyi niyetle bağdaştırmanın en hafif deyimle “saflık” olacağını belirten Özgürgün, müzakere sürecinin seyrinden her fırsatta memnun olduklarını söyleyen Rum-Yunan yetkililerinin çözüm yönündeki haddini aşan taleplerini, Türk düşmanlığı üzerine kurgulanan senaryolarını göz ardı etmenin mümkün olamayacağını bildirdi.



Alithia: “İsrail’in üç seçeneği ve Kıbrıs”



İsrail’in, kendi doğal gazını Avrupa’ya nakletmek için, Mısır, Yunanistan ve Türkiye şeklindeki üç seçeneği gözden geçirdiği ifade edildi.

Güney Kıbrıs’ta yayımlanan Alithia gazetesi, İsrail basınına dayanarak, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun, geçtiğimiz Perşembe günü Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail arasında Lefkoşa Rum kesiminde gerçekleştirilen üçlü zirvenin ardından ülkesine dönüşünde, bu konu hakkında bilgi verdiğini yazdı.

İsrail’e ait üç seçeneğin de kendi aralarında bağlantılı oldukları ve bunlardan her birinin doğrudan veya dolaylı olarak, Rum kesimini de etkilemekte olduklarına dikkat çekildi.

Rum kesimi, Yunanistan ve İsrail’in, EastMed boru hattı seçeneğini incelemeye karar verdiklerini yazan gazete, bunun Güney Kıbrıs’ın sözde “Münhasır Ekonomik Bölgesi

(MEB)” ile İsrail MEB’inden Girit’e, oradan Yunanistan anakarasına, oradan da Avrupa’ya uzanacağını anımsattı.

Bunun, Enerji Birliği’nin başarılması için, Avrupa Komisyonu’nun geçen Kasım ayında onayladığı 195 projeden biri olduğunu kaydeden gazete, Perşembe günü Rum kesiminde gerçekleştirilen üçlü zirve sırasında, konuyla ilgili gelişmeleri takip etmesi için daimi bir bakanlar komitesi kurulmasının kararlaştırıldığını anımsattı.

İsrail’in, Türkiye seçeneği üzerinde çalışmakta olduğunu da kaydeden gazete, Türkiye’nin bütün bölge için bir enerji merkezi haline gelmeye çalıştığını belirtti.

İsrail Enerji Bakanı’nın, ülkesinin bu olasılığı gözden geçirmekte olduğunu vurguladığını ileten gazete, iki ülkenin, Mavi Marmara olayının akabinde, ilişkilerini iyileştirmek için bir anlaşmaya çok yakın olduklarını belirtti.

Anlaşmanın bir madde içerdiğini ve bu maddeye göre de, İsrail parsellerinden Türkiye’ye doğal gaz ihraç edilmesi için iki ülke arasındaki müzakerelerin derhal başlayacağını ileten gazete, Türkiye’nin Rusya ile yaşanan savaş uçağı düşürülmesi olayı ve iki ülke arasındaki ilişkilerin donma noktasına gelmesinin akabinde, doğal gaz ihracatı yapmak için başka piyasa arayışında olduğunu kaydetti.

Resmi ağızlardan da birçok kez vurgulandığı üzere, İsrail MEB’inden Türkiye’ye gidecek olan bir boru hattı inşa edilmesi için, ilk önce “Kıbrıs’ın” onayının gerekeceğini kaydeden gazete, çünkü bu hattın Kıbrıs sularından geçmesi gerekeceğini ifade etti.

Gazete Kıbrıs görüşmelerinin ileri aşamada bulunduğu bir sırada, böyle bir konunun daha sonraki bir aşamada gündemde olabileceğini ekledi.

Mısır seçeneğiyle ilgili olarak ise, durumun, İngiliz BG’nin Shell tarafından satın alınmasından sonra karmaşık hale geldiğini kaydeden gazete, İsrail’in “Leviathan” parselinin ortaklarının, 2014 yılının Haziran ayında BG ile bu şirketin Mısır’daki terminaline doğal gaz nakledilmesiyle ilgili ticari bir anlaşmaya ilişkin bir niyet mektubu imzaladıklarını anımsattı.

Tarafların satıştan önce bir anlaşmaya varılabilmesi için sürekli istişare içerisinde bulunduklarını kaydeden gazete, ancak bunun mümkün olmadığını belirtti.

Gazete BG’nin Shell tarafından satın alınmasının ardından, Shell’in taraflar arasındaki anlaşmayı tamamlama niyeti olup olmadığının ise şüpheli olduğuna dikkati çekti.

BG’nin Afrodit yatağıyla ilgili ticari bir anlaşmaya varmak için, Rum kesimiyle de yoğun müzakere içerisinde olduğunu anımsatan gazete, İngiliz şirketin geçtiğimiz haftadan bu yana Afrodit yatağının yüzde 35 hissesine sahip olduğunu belirtti.

BG’nin Shell tarafından satın alınmasının akabinde, Shell’in de Afrodit yatağının hissedarı olacağını kaydeden gazete, BG’nin gözden geçirdiği olasılıklardan birinin ise, Afrodit ile Leviathan yataklarından Mısır’daki terminaline ortak boru hattı olduğunu anımsattı.

Gazeteye göre, Yunanistan’ın Güney Kıbrıs’taki Büyükelçisi İlias Fotopulos ise Rum Haber Ajansı (KİPE)’ye verdiği demeçte, Güney Lefkoşa’da gerçekleştirilen üçlü zirve sırasında, bölgedeki tüm enerji konularını tam anlamıyla inceleyecek olan bir teknik komite kurulması kararının, önceden hazırlığı yapılan bir şey olmadığını, bunun üç liderin diyaloğuyla ortaya çıktığını dile getirdi.

Gazeteye göre Fotopulos, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun, “EastMed” boru hattı projesi ile “EuroAsia Interconnector” projesi konusundaki açıklamalarının çok önemli olduğunu da ifade etti.

Enerji ile ilgili tüm konuların teknik komitede ele alınacağını belirten Fotopoulos, Yunanistan'ın doğal gaz konusunda geçiş noktası olma potansiyelinin ise yüksek olduğunu sözlerine ekledi.

Kathimerini ise üçlü zirveyle ilgili yorum haberinde, Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail’in üçlü zirveler aracılığıyla tarih oluşturmakta olduklarını, aynı zamanda huzurlu/barışçıl bir gelecek inşa edilmesine yatırım yapmakta olduklarını yazdı.

Politis ise “EastMed” projesinin realist bir senaryo değil, siyasi bir öneriden ibaret olduğunu öne sürdü.

EastMed gibi bir boru hattı meydana getirilmesi olasılığının, iddialı bir projeden ibaret olduğunu kaydeden gazete, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun da açıkça ima ettiği üzere, bunun uygulanabilir olmayan sınırlara sahip olduğunu yazdı.



Federal Devlet’in güvenliğiyle ilgili seminer düzenlenecek



İki Toplumlu Suç ve Suçlara İlişkin Konular Teknik Komitesi’nin, Şubat ayı içinde, federal devletin güvenliği konulu bir seminer düzenleyeceği bildirildi.

Rum Alithia gazetesinin haberine göre, komitenin başkanı Andreas Kapardis, seminerde FBI’dan iki Amerikalı uzman ile bir Avustralyalı ve bir İngiliz uzmanın konuşma yapacağını söyledi.

Habere göre Kapardis, Kıbrıs sorununun federal çözüm zeminindeki olası bir çözümü için, tüm düzeylerde ön hazırlığın gerekli olduğunu kaydederken, komitenin kuruluşu, oluşumu ve hedefleri konusunda bilgi verdi.

Kapardis, Suç ve Suçlara İlişkin Konular Teknik Komitesi'nde, 2009 Eylül ayı ile 2015 Aralık ayları arasında, Rumların Kıbrıslı Türklerden 1989 vakayla ilgili işbirliği istendiğini, Kıbrıslı Türklerin de Rumlardan, 1402 vakayla ilgili işbirliği talebinde bulunduğunu söyledi.

Suç ve Suçlara İlişkin Konular Teknik Komitesi'nin en büyük başarısının, 2009 yılının Mayıs ayında oluşturduğu Temas Bürosu olduğunu belirten Kapardis, büronun, BM’nin desteğiyle günlük hizmet verdiğini kaydetti.



Türk katılım başlıklarının açılması ile ilgili olarak AB Komisyonu’ndan vetoyu dışlama senaryoları olduğu iddia edildi



Avrupa Komisyonu’nun, “Türk katılım başlıklarının açılmasını ileriye götürmek için, Rum Yönetimi’nin vetosunu aşarak, kendi görev-yetki sınırlarını aşmaya çalıştığı” ileri sürüldü.

Lefkoşa Rum kesiminin buna tepkisinin sert olduğunu ve bu durumu protesto ettiğini yazan Rum Fileleftheros gazetesi, Rum kesiminin, başlıkların açılıp açılmaması hakkının, üye devletlerin hakkı olduğuna işaret ettiğini aktardı.

Gazete geniş yer verdiği Brüksel çıkışlı haberinde, Avrupa Komisyonu’nun, arka planında Rum Yönetimi’nin tek taraflı bir şekilde dondurduğu 5 Türk başlığının açılması olan, AB-Türkiye “Politik Diyaloğu” sonucu olarak yayımlanan ortak açıklama çerçevesinde, müzakere başlıklarının açılmasıyla ilgili görev yetkilerini aşmaya ve üye devletlerin veto hakkını dışlamaya çalıştığını ileri sürdü.

Gazete, “Komisyon’un her türlü meydan okuma limitini aşarak”, Ankara ile olan ortak açıklamada “bu başlıkların açılmasını güvenceye almak amacıyla, hazırlık çalışmalarının 2016 yılının ilk üç ayında tamamlanmasına ilişkin taahhüdün tekrarlandığını savunduğunu” aktardı.



Ulaştırma Bakanlığı’ndan bir heyet Ankara’da temaslarda bulundu



Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Olgun Amcaoğlu başkanlığındaki Ulaştırma Bakanlığı heyeti Ankara’da temas ve incelemelerde bulundu.

Heyet, Türkiye Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Orhan Birdal, Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Fatih Turan, DHMİ Genel Müdürü Serdar Hüseyin Yıldırım, Sivil Havacılık Genel Müdürü Bilal Ekşi ve DHMİ Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ateş ile görüştü.

Temaslarda, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin havacılık alanındaki işbirliğinin önemi vurgulanarak, bundan sonra bu işbirliğinin nasıl daha da geliştirileceği yönünde görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca, iki ülke teknik heyetleri arasında da görüşmeler yapıldı



YDÜ EMİTT’e katıldı



Yakın Doğu Üniversitesi’nin (YDÜ), dünyanın en büyük beş turizm fuarından biri olan EMİTT’e katıldığı bildirildi.

70’e yakın ülkeden 4 bin 500 katılımcıyı bir araya getiren Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı-EMITT’e Turizm Bakanlığı şemsiyesi altında turizmde yetkili birlikler ve turizmcilerle birlikte katılan YDܒnün, KKTC’ye sağlık turizmi kapsamında daha fazla turist hastanın getirilmesine yönelik temaslarda bulunduğu belirtildi.

Fuar kapsamında pek çok ülke temsilcisi ile bir araya gelen YDÜ Turizm İşletmeleri Genel Müdürü ve YDÜ Hastane Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Savaşan'ın, başta Türkiye ile Orta Doğu ve Avrupa ülkeleri ile Kuzey Kıbrıs’ın genelde turizm, özelde ise sağlık turizmi alanlarında karşılıklı işbirliğinin geliştirilmesine yönelik umut verici temaslarda bulunduğu kaydedildi.



Rüya Taner Paris’te konser verecek



Kıbrıslı Türk Sanatçı Rüya Taner, aralarında Kıbrıslı Rum, Türk ve Yunanlıların da bulunduğu bir grup sanatçıyla bu akşam Paris’te konser veriyor.

Konser, Barış İçin Birleşen Sanatçılar Derneği’nin organizasyonuyla Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü Büyükelçisi Hüseyin Avni Botsalı himayelerinde gerçekleşecek.

Paris’teki Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü binasında yer alacak konserde, Taner’in yanısıra Türkiye' den Hüseyin Sermet, Yunanistan’dan Papagionis Theadorakis, Güney Kıbrıs’tan Cyprien Katsaris, ABD’den David Lively, İran’dan Nima Sarkechik ve Suriye' den Tambi Cimuk sahne alacak.





Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 1207
Bugün Tekil 198
Toplam Tekil 2565698
IP 54.162.151.77






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































19 Zi'l-ka'de 1440
Temmuz 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.002 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu