BASIN BÜLTENİ Bakan Çolak, CHP Dışişleri Komisyonu üyelerini kabul etti - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Bakan Çolak, CHP Dışişleri Komisyonu üyelerini kabul etti
Tarih: 28.01.2016 > Kaç kez okundu? 1066

Paylaş


Dışişleri Bakanı Emine Çolak, KKTC’de temaslar yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Dışişleri Komisyonu üyelerini kabul etti.

Görüşmede, CHP Dışişleri Komisyonu Başkanı Öztürk Yılmaz, kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs konusunda devam eden kapsamlı çözüm çalışmalarıyla ilgili yetkililerden bilgi almak istediklerini ifade ederek, CHP olarak yapabilecekleri her türlü katkıya da hazır olduklarını kaydetti.

Yılmaz, 2 gündür KKTC’de olduklarını ve çok verimli temaslar gerçekleştirdiklerini belirterek, bugünkü temaslarının ardından adadan ayrılacaklarını söyledi.

Dışişleri Bakanı Emine Çolak ise, TC’den resmi veya siyasi gruplardan bilgilendirme anlamında girişim gelmesinin önemine değinerek, KKTC hükümetinin TC’den herkese eşit mesafede diyaloğa açık olduğunu vurguladı.

“Burada olanları paylaşmak kadar Türkiye’deki siyasi dinamikler ve dışilişkiler hakkında da bilgi almak istiyoruz” diyen Çolak, Türkiye’yle bilgi alışverişini her alanda çok önemsediklerini söyledi.



Financial Times: “Akıncı ve Anastasiadis Nobel Barış Ödülü’ne aday olabilir”



Rum Simerini gazetesi, Financial Times’ın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Nobel Barış Ödülü’ne aday olabileceği görüşünü ortaya attığına dikkat çekti.

Gazete “Eşit Liderler Nobel Barış Ödülünü Paylaşabilir” başlığıyla aktardığı haberinde, Financial Times’ın Davos’ta olup bitenlere yer verdiği haberinde, iki liderin Nobel’e aday olabileceğini şu ifadelerle belirttiğini yazdı:

“Davos’a bu yılki Nobel Barış Ödülü’nün potansiyel iki adayı; Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Nikos Anastasiadis ve Kıbrıslı Türk ‘mevkidaşı’ Mustafa Akıncı katıldı. İki lider yıllardır bölünmüş olan Ada’yı yeniden birleştirecek anlaşmayı başarmada kararlılık belirtti.”

Habere göre, Financial Times son olarak Anastaiadis’in, “görüşülüp çözülmeyi bekleyen tek konu para değil, Türk askerlerinin ayrılması, garantiler, güvenlik anlaşmazlık noktası olmaya devam ediyor” dediği söyleşisine de atıf yaptı.





Cumhurbaşkanı Akıncı, Hollanda Büyükelçisi’ni kabul etti



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Güney Kıbrıs’taki Hollanda Büyükelçisi Brechje Schwachöfer’ü kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı’ndaki görüşmede, Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler ve Tarih Özel Danışmanı/Teknik Komiteler Genel Koordinatörü Meltem Onurkan Samani ve Dış İlişkiler Koordinatörü Deniz Birinci de hazır bulundu.



Hristodulidis: “Çözüm şeklini ve siyasi eşitliği kabul ediyoruz”



Rum Yönetimi Sözcüsü Nikos Hristodulidis Güney Kıbrıs’ta yayın yapan RİK televizyonuna yaptığı açıklamada çözüm şeklini ve siyasi eşitliği kabul ettiklerini söyledi.

Hristodulidis “Siyasi eşitlik temelinde Kıbrıs Türk oluşturucu eyaletinin, temsilcilerini seçerek, federal yapıya etkin katılımı olması gerekecek. Bu mantıkla Kıbrıs Türk oluşturucu eyaletine geri dönecek olanların oy hakları ortadan kalkmıyor ama oy haklarını başka türlü kullanacaklar. Dolayısıyla sarih çoğunluk olmayacak.”

Hristodulidis ABD ve Yunanistan’da uygulanmakta olan sistemleri de örnek gösterdi.



Siber: “Tüm üye ülkelerin izolasyonların kaldırılmasına katkıda bulunacak somut adımları atmalarını bekliyoruz”



Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üye ülkelerine, “daha fazla ertelemeden Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı izolasyonun kaldırılmasına katkıda bulunacak somut adımları atmaları” çağrısında bulundu.

Siber, Kıbrıs görüşmelerinin pozitif ivme kazandığına da vurgu yaparak, özellikle Kıbrıs’ta iki liderin çözüm yönünde çok olumlu mesajlar verdiğini ve 2016’da çözüm umudunun yüksek olduğunu işaret etti ve “50 yıldır süregelmekte olan Kıbrıs sorununun adil bir şekilde çözümlenmesi, çatışmalarla ve bunların sonuçlarıyla başa çıkmaya çalışan ve çatışmalardan yorulmuş bölgemiz için çok önemli bir gelişme olacaktır,” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber Bağdat’ta gerçekleştirilen 11. İslam İşbirliği Parlamentolar Arası Birlik Konferansı’nda (İSİPAB) “Gözlemci Üye Kıbrıs Türk Devleti” adına konuşma yaptı.

Meclis Başkanı Sibel Siber konferansta yaptığı konuşmada, üye ülkelere; “Haksız izolasyonların aşılmasına yardımcı olmak ve karşılıklı ilişkileri tüm alanlarda güçlendirmek üzere Kıbrıs Türk Devleti’yle olan etkin dayanışma ve yakın ilişkiyi güçlendirmek için tüm üye ülkelere çağrıda bulunuyoruz” diye seslendi.

Siber, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği’nin 11. Konferansında, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üye devletlerine hitap etmenin kendisi için ayrıcalık ve büyük bir onur olduğuna vurgu yaptı.

Üye ülkelere Kıbrıs Türk halkının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümetinin en içten selamlarını ileten Siber, şahsı ve heyetine gösterilen olağanüstü konuk severlik için Irak Cumhuriyeti’ne teşekkürlerimi sundu.

Siber ayrıca, Irak Temsilciler Konseyi ile İİT Parlamento Birliği’ne, bu önemli toplantıyı başarıya ulaştırmak için gösterdikleri ortak çabalardan ötürü teşekkür etti.

Bugün Müslüman dünyasının birçok bölgesinde büyük can kayıpları ve insanların yerlerinden edilmelerine yol açan savaşlar, çatışmalar ve terörizm yaşandığını belirten Siber, şöyle devam etti:

“Bugün buradayız çünkü başta Filistin, Suriye ve Irak olmak üzere Müslüman alemindeki kardeşlerimizi olumsuz şekilde etkileyen bu gelişmeler karşısında seyirci kalamayacağımızın farkındayız. Diğer konular yanında terörizm konusunun sadece ele alınmasının değil, bu sorunların etkin bir şekilde üstesinden gelinebilmesi için nelerin yapılması gerektiğini de konuşmanın zamanı çoktan gelmiştir ancak bu şekilde halklarımız hak ettikleri barış, istikrar ve zenginliğe kavuşabileceklerdir. Kıbrıs Türk Devleti olarak biz bu amaca ulaşabilmek için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız.” Sibel Siber, bölgedeki sorunlar nedeniyle, İİT şemsiyesi altında dünyadaki Müslümanların dayanışma içerisinde olmalarının daha da bir önem ve gereklilik kazandığını belirterek, bu konferansın Müslüman ülke parlamenterleri arasında daha güçlü bağlar kurulmasına ve ülkeler arasında dayanışma ve işbirliğinin daha da güçlenmesine vesile olacağını ümit ettiğini söyledi.

Siber, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği’nin Ocak 2015’te İstanbul’da düzenlenen 10. Konferansı’nda yayınlanan deklarasyonda diğer konular yanında “Haksız izolasyonların aşılmasına yardımcı olmak ve karşılıklı ilişkileri tüm alanlarda güçlendirmek üzere Kıbrıs Türk Devletiyle olan etkin dayanışmalarını ve yakın ilişkilerini güçlendirmeleri yönünde üye devletlere çağrıda bulunmalarından” dolayı minnettar olduklarını ifade etti.

Sibel Siber ayrıca İİT’nin 27-28 Mayıs 2015 tarihleri arasında Kuveyt’te düzenlenen 42. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nda, “Müslüman Kıbrıslı Türklerle etkin dayanışmanın güçlendirilerek yakın ilişkiler kurulması, Kıbrıslı Türklere maddi ve siyasi yardım sağlamak amacıyla onlara uygulanan insanlık dışı izolasyonun önüne geçilmesi ve her alanda ilişkilerin artırılması”; ayrıca “Ekonomik işbirliği, ulaşım ve turizm gibi alanlarda yatırım fırsatlarını araştırma amaçlı karşılıklı ziyaretler yapmaları ve Müslüman Kıbrıslı Türklerle kültür ve spor alanlarında ilişkilerini geliştirmeleri, öğrenci ve akademisyen değişimleri dahil, Kıbrıs Türk üniversiteleri ile işbirliğinin teşvik edilmesi” yönünde üye ülkelere çağrı yapan kararından memnuniyet duyduklarını kaydetti.

Kıbrıslı Türkler olarak İslam İşbirliği Teşkilatı ile ticari, eğitim ve kültür dahil pek çok alanda ve her seviyede uzun süredir devam eden ve geliştirmeyi başardıkları işbirliğinden onur duyduklarını belirten Siber, şunları söyledi:

“Ancak bu bağların daha da geliştirilmesi için halen daha pek çok yapılması gereken şey vardır. Keza, tüm bu memnuniyet verici gelişmelere rağmen ne yazık ki İİT kararlarında bahsi edilen geniş kapsamlı izolasyonlar Kıbrıslı Türklerin günlük hayatlarını etkileyen olumsuz bir durum olmaya devam etmekte ve yaşamın her alanında gelişmelerine mani olmaktadır.

Bu bağlamda, tüm üye ülkelerin söz konusu deklarasyon ve karar uyarınca daha fazla ertelemeden Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı izolasyonun kaldırılmasına katkıda bulunacak somut adımları atmalarını bekliyoruz.”

Meclis Başkanı Sibel Siber, üye ülkeleri “Kıbrıs’taki umut verici güncel siyasi gelişmelerle” ilgili olarak da bilgilendirdi.

Siber, müzakerelerin; “11 Şubat 2014 tarihli ortak açıklamada da öngörüldüğü üzere, adada iki tarafın siyasi eşitliğine dayalı, iki bölgeli, iki toplumlu ve iki eşit statüde kurucu devletten oluşan bir federasyon kurulması amacıyla” devam ettiğini belirterek, şöyle dedi:

“Görüşmeler son aylarda yoğunlaştırılmış ve birçok konuda ilerlemeler sağlanmıştır. Keza, yürütme, yasama ve yargı konuları neredeyse sonuçlandırılmış ve geriye kalan konuların tamamlanması için taraflarca büyük bir çaba sarf edilmektedir.

Birkaç gün önce adadaki iki liderin Davos, İsviçre’de düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu çerçevesinde Kıbrıs konusunda bir panele katıldıklarını ve BM Genel Sekreteri ile bir üçlü toplantı gerçekleştirerek müzakerelerde gelinine noktaya ilişkin değerlendirme yaptı.

Davos’ta iki lider de devam etmekte olan müzakerelere ilişkin pozitif mesajlar verdiler. Liderler, önümüzdeki ayların süreç için kritik olmasına ve daha ilerleme sağlanması gereken konular olmasına rağmen aylar içerisinde veya 2016’da çözüme ulaşılabileceği yönünde beklentilerini beyan etmişlerdir.

Cumhurbaşkanı sayın Mustafa Akıncı’nın Davos’ta söylediği üzere, bu çaba adanın yeniden birleştirilmesi için son fırsattır ve uluslararası toplum dahil tüm taraflar bu fırsatın kaçırılmaması ve bir anlaşmaya varılması için ellerinden gelen her şeyi yapmalıdırlar.

50 yıldır süregelmekte olan Kıbrıs sorununun çözümlenmesi hiç kuşkusuz çatışmalarla ve bunların sonuçlarıyla başa çıkmaya çalışan bölgemiz için çok önemli bir gelişme olacaktır. Kıbrıs sorununun çözümlenmesi zorlu sorunların dahi sonuçlandırılabileceğine dair umutların yeşermesine neden olmakla kalmayıp, çatışmalardan yorulmuş bölgemize çok özlenen barış ve istikrarı da getirecektir.”

Meclis heyeti KKTC’ye döndü

Irak'ın başkenti Bağdat’ta 11. İslam İşbirliği Parlamentolararası Birlik (İSİPAB) toplantısına katılan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber başkanlığındaki heyet, ülkeye döndü.

Siber başkanlığında milletvekilleri Hüseyin Erçal, Fikri Ataoğlu ve Hüseyin Angolemli’den oluşan Meclis heyeti, Bağdat’ta çeşitli temaslarda bulundu.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber ve milletvekilleri İSİPAB'a katılan birçok Meclis Başkanı ve heyetleri ile görüşme imkanı buldu.

Meclis Başkanı Siber, heyetler arası görüşmede, İslam ülkeleriyle ekonomik işbirliğinin ve turizmin geliştirilmesi için karşılıklı ziyaretlerin gerçekleşmesi ve daha yakın diyalog kurulmasının önemine dikkat çekti. Siber ayrıca, bir eğitim adası olan KKTC’de üniversitelerin uluslararası alanda tanınan diplomalarıyla çok başarılı mezunlar verdiğini kaydederek, üniversiteler arası akademik işbirliğinin ve değişim programlarının önemini belirtti. Siber, üniversitelerin uluslararası tanınmış diplomaları ile çok sayıda Müslüman öğrencinin tercih yeri olduğunu, ancak sayının daha da artması için üniversitelere ziyaretlerin önemi üzerinde durdu.

Siber, parlamentolar arası işbirliğinin, halkların birbirini tanımasına dostluğa ve çok ihtiyaç duyulan barışa hizmet edeceğini ve bunun için de karşılıklı parlamentolarda dostluk gruplarının oluşturulmasını arzu ettiğini söyledi.

Meclis Heyeti, Irak Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakanı ile de makamlarında ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi.



Kanbay: “Kıbrıs’ta çözüm bulunmasını isteyen dünya devletleri kendi menfaatlerini düşünüyor”





Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, Kıbrıs’ta çözüm bulunmasını isteyen dünya devletlerinin kendi menfaatlerini düşündüğünü söyledi.

“Bunu fanatiklik yapmak için söylemiyorum” diyen Büyükelçi, “Dünyada maalesef böyle bir gerçek var. Uluslararası kuruluşların hakimiyetini belli güçler ellerinde tutuyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki 5 daimi üye ülkenin ‘evet’i, ‘hayır’ı dünyada birçok şeyi etkiliyor” dedi.

Bu ülkelerin birbirleriyle çekiştikleri, ya da birbirlerinden çekindikleri için karşılıklı al-ver yaptığını ifade eden Kanbay, “Biri bir yerde katliam yapıyorsa öbürü ses çıkarmıyor, diğeri katliam yaparken o da ona ses çıkarmıyor. Birbirlerinin işlerini böyle yürütüyorlar. Onlar kavga ederken olan aradaki mazlum halka oluyor. Kıbrıs’ta sizin de yıllardır yaşadığınız budur” dedi.

Kanbay, “Dünyadaki yıldızların adada çözüm bulunması için ittifak içinde olduğu söyleniyor. Bunun nedenlerini adanın 500 kilometre, 1000 kilometre uzağına baktığınızda görebilirsiz. Dolayısıyla bu yıldızların Kıbrıslı Türklerin kara gözleri için ‘çözüm yapalım’ dediğine inanmıyorum. Menfaatleri, planları var. Kıbrıs’taki çözümde Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’nin siyasetinin dışında hiç kimse, ‘adadaki Türkler hakça, insanca yaşasın, haksızlıklar ortadan kalksın, Türk halkı bir daha zulümle, cinayetle, ayrımcılıklarla muhatap olmasın’ diye düşünmüyor. Ben buna inanmıyorum” dedi.

Adadaki iki halkın ilelebet zıtlaşma, sırt sırta dönme, çekişme ruhu ve bilinciyle yaşamasının huzur ve refah getirmeyeceğini de vurgulayan Kanbay, “Ben, Kıbrıs Türk halkının sadece Rumlara değil, tüm komşularına alicenaplıkla, iyi niyetle, hoşgörüyle ve iyi niyetle davrandıklarını biliyorum” dedi.

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği ile derneğin İskele Şubesi üyelerini kabul eden Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, Kıbrıs sorunu, müzakere süreci ve dünyadaki bazı gelişmeler konusunda değerlendirmelerde bulundu.



Rum Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi başkanlığını üstlenecek



Rum Dışişleri Bakanlığı’nın, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin dönüşümlü başkanlık görevini 22 Kasım 2016-19 Mayıs 2017 tarihleri arasında yürüteceği belirtildi.

Rum Dışişleri Bakanlığı Güney Kıbrıs’ın başkanlığı sırasında, gerek Güney Lefkoşa gerekse Strazburg’ta seminerler, görüşmeler, konferanslar ve bir dizi etkinlik düzenleneceğini yazdı.



Rum - Yunan Hükümetleri güvenlikte fikir geliştirme inisiyatiflerini sürdürüyor



Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu çerçevesinde yer alan çeşitli görüşmeler ve AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun İstanbul temasları ile güvenlik başlığı yeniden gündeme gelirken Rum ve Yunan hükümetlerinin bu konuda fikir geliştirme inisiyatiflerinin de sürmekte olduğu haber verildi.

Rum Fileleftheros gazetesi, müzakere prosedürünün sonunda görüşülecek olmasına karşın son günlerde gündemin ilk sırasına oturan güvenlik meselesinde formül arandığına işaret etti.

Gazete, Komiserler Mogherini, Stilianidis ve Hahn’ın TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile temaslarına işaret ederek, Brüksel’in de Kıbrıs sorununda aktif hareket ettiğini belirtti ve “AB, NATO ile işbirliğiyle bağlantılı ilave bir neden için de güvenlik konusuna ilgi gösteriyor” ifadesini kullandı.

Haberi “Garantilerle İlgili Sahne Kuruluyor” başlığıyla iç sayfasında detaylandıran gazeteye göre şu anda sahneyi, Rum ve Yunan hükümetlerinin güvenlikle ilgili inisiyatifleri ve Ankara’nın ‘değişim’ sinyalleri verme çabası oluşturuyor.

Habere göre AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu Rum Haber Ajansı’na (KİPE) yaptığı açıklamada, TC Başbakanı Davutoğlu ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile temaslarda bulunduğu İstanbul’dan dönüşünde, Kocas’ın Türkiye temaslarının önemine vurgu yaptı.

Kiprianu “Sayın Kocas fikir üretmeleri için uzman akademisyenler atadığı garantiler ve güvenlik konularında istisnai bir çalışma yaptı. Bazı fikirler üzerindeki çalışmalar başlangıç aşamasındadır ve bunlar Kıbrıs Rum tarafının kapsamlı görüş belirlemesine yardımcı olacak” dedi.

Kocas’ın İstanbul’da Çavuşoğlu ile yaptığı temasları, güvenlik konuları ele alındığından, önemli diye niteleyen Kiprianu , “Türkiye’nin artık garanti konularını görüşmekte olduğuna” dikkat çekti.

Kiprianu, Türkiye ve Yunanistan’ın, yani üç garantörden ikisinin görüşmesinden sonra güvenlik konusunda herhangi bir değişiklik olup olmayacağı sorusuna karşılık “Hayır, ama Yunanistan’ın Türkiye’yle görüşmesi, Türkiye’nin de görüşmeyi kabul etmesi önemlidir. Daha önce garanti ve güvenlik konularını görüşmeyi kabul etmiyordu” dedi.

Kiprianu, Cumartesi günkü İstanbul temaslarını değerlendirirken Türk muhataplarına, toprak başlığıyla bağlantılı mülkiyete ilişkin fikirler götürdüğünü ve bir sonraki aşama olan garantilerin müzakeresine ilerleyebilmek için mülkiyetin çözülmesi gerektiği görüşünü ilettiğini söyledi ancak Türk askerinin çekilmesi konusunu da görüşüp görüşmediği sorusunu cevapsız bıraktı.

Kıbrıs sorununun iç yönlerinde yetkinin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’da olduğunu söylerken Ankara’nın mülkiyete muhtemel katkısının ne olabileceği sorulduğunda ise Kiprianu, özetle şunları söyledi:

“Var olan bazı sorunlar aşıldı ve bu başlıkta ilerleme kaydedildi. Bunun ötesinde mülkiyete kapsamlı bir düzenleme bulunması önemlidir ki burada da zorluklar var ve Türkiye rol oynayabilir. Toprak mülkiyetle sıkı sıkıya bağlantılıdır ve bunu Çavuşoğlu’nun ağzından da işittim. Toprakta, Türkiye’nin oynayacak rolü olduğuna inanıyorum ve bu konuda, Başkan Anastasiadis’le istişare içerisinde bazı fikirler sundum.”

Gazete, Kiprianu’nun, sunduğu fikirlerle ilgili detay vermeyi reddederek “Dinlediler ve dikkate alınacağını umarım” demekle yetindiğini vurguladı.



Çelebis: “Garantiler konusu şimdilik nabız yoklama aşamasında”



Rum Politis gazetesi Kiprianu’nun Anastasiadis’e Cumartesi günü İstanbul’da yaptığı garantilerle ilgili temaslar ve Türkiye’nin Rum yönetiminin “niyetine ikna etmek için bazı somut adımlar atması gerektiği” mesajına verdiği cevap hakkında bilgilendireceğini yazdı.

Habere göre İstanbul ziyaretinde Kiprianu’ya eşlik eden AKEL Kıbrıs sorunu masası başkanı Tumazos Çelebis “Politis 107.6” radyosuna yaptığı açıklamada, “garantiler konusunun şimdilik araştırma (nabız yoklama) aşamasında olduğuna inanıyorum. Yunanistan, garantör güç kalmak istemiyor, İngiltere de bugünkü rolünün devamını gerekli bulmuyor ve fiilen Türkiye’ye baskı yapıyorlar” dedi.

Türkiye’nin, müzakerelerin son aşamaya gelmesinden önce niyetini açık etmeyeceği kanaatini ortaya koyan Çelebis “Türkiye müzakerelerin son aşaması olarak mülkiyet ve toprak başlıklarının kapatılmasını görüyor. Toprak ve garantiler, örneğin mülkiyet gibi teknik konular değil, büyük ölçüde karar alması nispeten daha kolay olan siyasi konulardır” ifadesini kullandı.

Çelebis, Türkiye’nin NATO garantilerini tercih ettiği yolundaki bilgiler sorulduğunda “Federal Kıbrıs’ın NATO değil AB üyesi olduğu şu anda Türkiye’de hiç kimse böyle bir şey konuşmuyor. Türk yetkililerin AB’nin rolüne karşı tavrı olumsuz değildi” cevabını verdi.



BM İşkenceyi Önleme Alt Komitesi Güney Kıbrıs’ta temaslar yapıyor



BM İşkenceyi Önlenme Alt Komitesi’nin Güney Kıbrıs’ta temaslar yaptığı bildirildi.

Rum Fileleftheros gazetesi, komite üyelerinin dün, Rum Meclisi Hukuk ve İnsan Hakları Komitesi üyeleriyle görüştüğünü ve Ombudsmanlık yetkilileriyle de bir araya geleceğini yazdı.

Haberde, komitenin, hapishane, sağlık merkezleri, mülteci misafirhaneleri gibi özgürlükten yoksun yerlerdeki koşulları araştıracağı ve Güney Kıbrıs’ın bu konuda aldığı tedbirleri inceleyeceği belirtildi.



Özyiğit: “Müzakereler artık adil ve kalıcı bir çözümle taçlanmalı”



Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile ekibinin yürüttüğü müzakerelere büyük önem ve destek verdiklerini belirterek, müzakerelerin artık adil ve kalıcı bir çözümle taçlanmasının zamanının geldiğini vurguladı. Özyiğit, varılacak çözümün yalnızca Kıbrıs’a değil, Ortadoğu ile bölgeye de örnek teşkil etmesi gerektiğine inandıklarını söyledi.

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, Türkiye’den gelen Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz başkanlığındaki Dışişleri Komisyonu heyetini kabul etti.

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, geçmiş dönemlerde çeşitli nedenlerle Türkiye’den adaya gelen heyetlerin yalnızca Cumhurbaşkanı ve hükümetin görüşlerini dinleyerek adadan ayrıldıklarını, ancak bunun doğru olmadığını, Türkiye’deki siyasi partilerin Kıbrıs’a gelerek farklı kesimlerden bilgi almaları gerektiğine inandıklarını, bu nedenle CHP’nin ziyaretini önemsediklerini belirtti.

Özyiğit; “Kıbrıs konusu bizler için yaşam konusudur. Kıbrıs sorununun çözümü de bizim için olmazsa olmazdır” dedi.

Uluslararası hukukun dışında bulunan bir yapı nedeniyle, kendi kendini yönetme, kendi kararlarını alma ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomik yapı oluşturma noktasında sıkıntılar yaşandığını belirten Özyiğit, Kıbrıs sorununun çözümünün bu açıdan da çok önemli olduğunu ifade etti. Özyiğit, Türkiye’deki tüm kesimlerle karşılıklı saygıya dayalı, eşitler düzeyinde bir ilişki istediklerini belirtti.

Kıbrıs sorununda çeşitli dönüm noktaları olduğunu, 11 Şubat 2014’te imzalanan ortak belgenin de varılacak olan çözümün parametrelerini belirlemesi açısından önemli olduğunu kaydeden Özyiğit, çözümün şeklinin de, 2 bölgeli, 2 toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı, tek egemenlik, tek vatandaşlık, uluslararası tek kimliği içeren federal bir yapı olacağını dile getirdi.

TDP’nin de aktif destek verdiği Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte yeniden başlayan müzakerelerin olumlu bir havada ilerlediğini belirten Özyiğit, “Esaslı konularda çok ciddi ilerlemeler var. Mülkiyet ve toprak konusundaki sıkıntıların da aşılacağını umut etmekteyiz” dedi.

Garantiler konusunda ise Özyiğit şunları kaydetti: “TDP olarak öncelikli hedefimiz çözümle birlikte adanın askersizleştirilmesidir. Buna İngiliz Üsleri de dahildir. Ancak şu da unutulmamalıdır, yaşanan acı olaylar nedeniyle bir geçiş dönemi yaşanmalıdır. Toplumlararası güven tam anlamıyla tesis edilene kadar, garanti sistemi devam etmelidir.”

Konuşmasında Türkiye’de yaşanan gelişmelere de değinen Özyiğit, “Türkiye’de bir iç savaş yaşanmaktadır. Bunun üzüntüsünü yaşıyor ve son bulmasını diliyoruz. Türkiye’nin kendi içinde de çatışmaların olmadığı, tüm halkların, tüm bireylerin en temel insan haklarından eşit ve özgürce yararlanabildiği demokratik bir Türkiye istiyoruz” ifadelerini kullandı.





TAPS Projesi başlıyor



Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Diadikasia S.A. Konsorsiyumu tarafından yürütülen ‘Yerel Paydaşların (İş Destekleme Kurumları dahil) Kapasitesinin ve Özel Sektörünün Rekabet Edebilirliğinin Geliştirilmesi Teknik Destek Programı - TAPS Projesi’, bugün başlıyor.

Proje, 09.30 – 15.30 saatleri arasında Lefkoşa’daki AB Bilgi Merkezi’nde gerçekleştirilecek etkinlikle başlatılacak.

TAPS’tan yapılan açıklamaya göre, özel sektörün ve Kuzey Kıbrıs’ta bulunan KOBİ’lerin geliştirilmesi için büyük önem taşıdığı belirtilen projenin ekonominin tüm seviyelerine (makro, meso ve mikro) etki etmesi hedefleniyor.

Projenin amaçları arasında; Kıbrıs Türk toplumunun ekonomik gelişimine ilişkin faaliyet gösteren ilgili kurumların kapasitesini güçlendirmek, kuluçka merkezleri, inovasyon merkezleri, kümeleme ve iş geliştirme merkezleri üzerine fizibilite çalışmaları yapmak ve yürütülmesi ile ilgili tavsiyelerde bulunmak, odaların ve özel sektörün gelişimi konusunda çalışan diğer paydaşların kapasitesini değerlendirmek, özellikle KOBİ’lerin finansa erişimine katkı sağlayacak finansal teşvikler önermek bulunuyor.



Kalibrasyon Laboratuvarı’nın kurulmasına ilişkin Ankara’da temas ve incelemelerde bulunuldu



KKTC’de kalibrasyon laboratuvarı kurulması ve KKTC standartların geliştirilmesi amacıyla Ekonomi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Ankara’da temas ve incelemelerde bulundu.

KTSO’dan yapılan açıklamaya göre, KTSO Başkanı Ali Çıralı ve Ticaret Dairesi Müdürü Nalan Nazlı’nın yer aldığı heyet Türk Standartları Enstitüsü (TSE),Türk Akreditasyon Kurumu, kalibrasyon laboratuvarları ve KKTC Ankara Büyükelçiliği’ni ziyaret etti.

Heyet, TSE ziyaretinde, Ekonomi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın kısmı hibe programı kapsamında oda bünyesinde kurulması öngörülen kalibrasyon laboratuvarı konusunda bilgi verdi.

KTSO Başkan Ali Çıralı, ziyaretlerde yaptığı konuşmada, ciddi gelişmeler yaşanmakta olan Kıbrıs müzakerelerinde yakın tarihte Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik referandum olabileceğini belirterek, bu kapsamda Kıbrıslı Türklerin AB müktesebatına uyum konusunda ciddi sıkıntılar yaşayabileceğini kaydetti.

TSE ile işbirliğini geliştirmek istediklerini ifade eden Çıralı, şöyle devam etti:

“Çözüme hazırlanmamız ne kadar önemliyse, çözümden sonra güçlü yapılarla ekonomimizi desteklememiz o kadar önemlidir. Odamızın TSE ile işbirliğinde kalibrasyon laboratuvarı kurma projesi bakanlığımızın kısmı hibe programları kapsamında destek almaya hak kazanmıştır. TSE’nin kalibrasyon konusunda AB’ye örnek olacak yapıları bulunmaktadır, Kıbrıs Türk üreticiler olarak TSE’nin bu konudaki bilgi birikimine ihtiyacımız var ve Kıbrıs’ta çözümün konuşulduğu bu günlerde TSE ile var olan işbirliğimizi geliştirmek arzusundayız”





Kaptan, hükümeti eleştirdi



KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan, “CTP-UBP Hükümeti’ni bir an önce hükümet olmanın gereği olan sorun çözmeye” çağırarak, “Mazeretler üreterek görevden kaçılamaz. Dayatmalarla memleket idare edilemez. Sorunlar masada ve diyalogla çözülmediği takdirde eylemler kapıdadır. Hükümeti uyarıyoruz” dedi.

Kaptan yazılı açıklamasında, büyük umutlar vadederek ülke yönetimine aday olan CTP ve UBP’nin, iktidara geldikten sonra umut yerine umutsuzluk yaşatırken, sendikaları dikkate almadan aldıkları kararlarla verimsizliği hedeflediklerinin görülmekte olduğunu savundu.

“Özel sektör çalışanları açlık sınırının altında çalıştırılırken Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplanıp yeni asgari ücretin belirlenmemesi özel sektör çalışanlarına ne kadar değer verildiğini gösteriyor” diyen Kaptan, şunları ifade etti:

“Yıllardan beridir kamu çalışanlarının verdiği mücadeleyi dikkate almayarak göç yasasını geçirenler ve değiştireceğini vadedip iktidar ortağı olanlar maalesef aradaki maaş farkını daha da açacak kararlar üretmekten kaçınmıyorlar. Bir taraftan protokol görüşmelerinde alım gücünde yaşanan gerilemeyi aşacak kararlar beklerken, yıllar öncesinden kalma hane halkı tüketici endeksinin rakamlarıyla 4.6 artış öngörüldü ve bu artış daha maaşlara yansımadan iğneden ipliğe tüm harçlara zam yağdı. Bu yetmezmiş gibi CTP-UBP Hükümeti, kamu çalışanlarını mesai saatlerinin değiştirilmesini gündeme getirdi. Gerekçe olarak ise kamunun verimsizliğini gösteriyorlar. Kendileri de biliyor ki verimsizliğin ana kaynağı çalışma saatleri değil, hizmetiçi eğitimlerin yapılmaması, çalışanla çalışmayanın ayırt edileceği sistemin kurulmaması, göreve gelenle gelmeyenin ayni muameleyi görmesi, çalışmayana ve işe gelmeyene ceza verilmeye çalışıldığı zaman da parti merkezlerinden müdahale edilmesidir. Bir önemli faktör ise doğru istihdam yapılmamasıdır. Çalışma saatleri bir bahanedir esas hedef hak yiyiciliktir.

CTP-UBP Hükümeti’ni bir an önce hükümet olmanın gereği olan sorun çözmeye davet ederiz. Mazeretler üreterek görevden kaçılamaz. Dayatmalarla memleket idare edilemez. Sorunlar masada ve diyalogla çözülmediği takdirde eylemler kapıdadır. Hükümeti uyarıyoruz.”





Turizm Bakanlığı: “İngiltere’de Kuzey Kıbrıs ile ilgili başlatılan reklam kampanyası etkili oldu”





Turizm Bakanlığı, İngiltere’de Kuzey Kıbrıs ile ilgili başlatılan reklam kampanyasının etkili olduğunu açıkladı.

Bakanlığın yazılı açıklamasında, reklam kampanyası başlamadan önce Turizm Bakanlığı’na ait welcometonorthcyprus internet sitesine ilginin kademeli olarak düştüğü; tanıtım kampanyasının ardından siteyi ziyaret edenlerin sayısında belirgin bir artış olduğu kaydedildi.

Bakanlığın Google arama motorundan aldığı istatistik verilere göre welcometonorthcyprus sitesinin ziyaretçi sayısı yüzde 94 arttı. Bunların yüzde 22’si sitede inceleme yaptı.

Veriler siteyi ziyaret edenlerin yüzde 102 oranında broşür talep ettiğini de gösterdi.

Aralık ayının sonunda İngiltere’de başlatılan kampanya devam ediyor.

Londra Stansted, Luton ve Manchester havalimanları başta olmak üzere, şehir merkezleri, siyah taksiler, metro istasyonları, iki katlı şehir otobüsleri, internet siteleri ve gazetelerde Kuzey Kıbrıs tanıtım kampanyası yapılıyor.





DPÖ “KKTC’de yerel yönetimler raporu” yayımladı



Başbakanlık Devlet Planlama Örgütü (DPÖ) 2006 -2014 dönemine ilişkin “KKTC’de Yerel Yönetimler Raporu” yayımladı.

http://www.devplan.org/ sitesinde yayımlanan 24 sayfalık raporda, 28 belediyeye ilişkin gelir-gider, personel sayısı ve nüfusuna ilişkin veriler, tablolar ve değerlendirmeler yer alıyor.

DPÖ Müsteşarı Ödül Muhtaroğlu, konuyla ilgili açıklamasında, 2006’da 163.6 milyon olan belediyelerin toplam gelirinin 2014’te 417,5 milyona TL’ye yükseldiğini; toplam gelirin GSYİH’ya oranının ise yüzde 4.10’dan, yüzde 4.71’e çıktığını belirtti.

Gelirlerde “Alınan Bağış Yardım ve Krediler” kaleminin en yüksek paya sahip olduğunu kaydeden Muhtaroğlu, “Alınan Bağış Yardım ve Krediler” kaleminin 2006-2014 döneminde toplam gelirler içerisindeki ortalama payının yüzde 52.9 olduğunu kaydetti.

Ödül Muhtaroğlu, gider kalemlerinde de en büyük kalemin “Personel Giderleri” olduğunu ve belediyelerin 2006 yılında 68.7 milyon olan personel giderlerinin 2014 yılında 179.4 milyona ulaştığına işaret etti.

Muhtaroğlu, personel giderleri kaleminin toplam giderler içerisindeki ortalama payının da yüzde 41.82 olduğuna dikkat çekti.

Belediyelerde 2014 yılında toplam personel sayısının 3 bin 293 kişi olduğuna işaret eden Muhtaroğlu, 2006 yılında 985 kişi olan kadrolu işçi sayısının 2014 yılında 2 bin 63 kişiye; kadrolu memurların söz konusu dönemde 206 kişiden 970 kişiye yükseldiğini kaydetti.

Muhtaroğlu, kadrosuz işçilerin 634 kişiden 242 kişiye, kadrosuz memurların 55 kişiden, 1 kişiye ve sözleşmeli memurların 492 kişiden 17 kişiye gerilediğine dikkat çekti.



Kuzey Kıbrıs turizmi Finlandiya’nın Helsinki kentinde 21-24 Ocak tarihleri arasında düzenlenen MATKA 2016 Turizm Fuarında tanıtıldı



Turizm Bakanlığı Basın Bürosu’ndan verilen bilgiye göre, KKTC standı kurulan fuarda, Turizm Bakanlığı’ndan bir heyet ile turizm sektörü temsilcileri, özelde Finlandiya ve genelde Nordik turist pazarına yönelik çalışmalar kapsamında Finlandiyalı ve diğer Nordik tur operatörleri ile görüşmeler de yaptı.

Fuarda, ülke plajları, doğası, kültürü, tarihi eserleri ve daha birçok turizm ürünü tanıtıldı.

Fuarda kurulan stantta Fince turizm genel bilgi broşürü, Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret etmek için 50 neden broşürü, turistik karayolları haritası, eko turizm broşürü, özel ilgi turizmine yönelik çeşitli broşürler, turistik tanıtım DVD’leri, kumaş heybe ile su sporları, eko-turizm, dağ bisikletçiliği broşürleri dağıtıldı.





Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 19
Dün Tekil 1111
Bugün Tekil 797
Toplam Tekil 2597447
IP 3.227.233.6






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































18 Zi'l-Hicce 1440
Ağustos 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk hakanları ve Türkmen Padişahları devlet işlerinde hatunun fikirlerini üstün tutar.
(NİZAM ÜL-MÜLK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 9.059 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu