BASIN BÜLTENİ Ban, Akıncı ve Anastasiadis ile Davos’ta bir araya geldi - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Ban, Akıncı ve Anastasiadis ile Davos’ta bir araya geldi
Tarih: 22.01.2016 > Kaç kez okundu? 987

Paylaş


BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile Davos’ta bir araya geldi.

BM Kıbrıs Barış Gücü (UNFICYP) tarafından yapılan açıklamaya göre Ban, görüşmenin iyi geçtiğini ve bunun her iki Liderle birlikte gerçekleştirdiği ilk görüşme olduğunu kaydetti. Ban, 2015 yılının Mayıs ayında başladıkları müzakerelerde bugüne kadar ortaya koydukları çabaları doğrudan liderlerden duymak açısından iyi bir fırsat olduğunu da vurguladı.

Liderlerle müzakerelerde gelinen noktayla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yaptıklarını dile getiren Ban, Anastasiadis ile Akıncı’yı çabalarından dolayı övdü ve liderler tarafından yürütülen Kıbrıs müzakere sürecinde 8 ay içerisinde önemli ilerlemeler kaydedildiğini ve bunun siyasi istek olması halinde en zor konularda dahi uzlaşmaya varılabileceğini gösterdiğini kaydetti.

Aynı zamanda bazı hassas ve zor konuların hala çözülmemiş olarak durduğunun açık olduğunu ifade eden Ban, “Liderleri mevcut olumlu ivmeden yararlanmaları hususunda cesaretlendirdim” dedi ve farklı başlıklardaki çözülmemiş konuları ele almak için ilerlediklerinde bu cesaretin son derece gerekli olacağını belirtti.

Ban, Anastasiadis ile Akıncı’yı tüm Kıbrıslıların yararına olacak kapsamlı bir çözüme en erken zamanda ulaşmak için yorulmaksızın çalışmaya devam etmeleri için cesaretlendirdiğini de kaydetti.

Ban ilgili tüm uluslararası aktörlere, özellikle garantör ülkelere Kıbrıs’ın bölünmüşlüğüne son verecek serüvenlerinde Liderleri destekleme ve bu süreci hızlandırmak için ellerinden gelenin en iyisini yapma çağrısında da bulundu.

Ban Ki Moon, Davos’ta ayrıca Türkiye Başbakan Ahmet Davutoğlu ile bir araya geldi. Davutoğlu ve Ban Ki-Moon Kıbrıs müzakerelerine ilişkin görüş alışverişinde bulundu.



Akıncı ile Anastasiadis ilk kez uluslararası bir platformda Ada'nın geleceğini konuştu



Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Güney Kıbrıs Rum kesimi lideri Nikos Anastasiadis ilk kez uluslararası bir platformda Ada'nın geleceğini konuşarak el sıkıştı.

Akıncı ve Anastasiadis İsviçre’nin Davos kasabasında bu yıl 46'ncısı düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) ikinci günüde WEF Başkanı Klaus Schwab moderatörlüğünde "Kıbrıs'ı Birleştirmek" başlıklı özel oturumda bir araya geldi.

Toplantıda Cumhurbaşkanı Akıncı’nın yanında Anastasiadis de konuştu.

Rum lider Nikos Anastasiadis konuşmasında, “Avrupa derin bir krizden geçerken ve Kıbrıs’ın bulunduğu yakın bölgede trajik olaylar yaşanırken, ben ve Mustafa birlikte ülkemizi birleştirmek için çalışıyoruz” dedi.

Geçen yılın mayıs ayından bu yana her iki tarafın da yoğun şekilde görüştüğünü anlatan Anastasiadis, “Ülkemizi bölünmüş bir adadan ortak bir vatana dönüştürmek, birlikte yaşayabilmeyi sağlayabilecek, barışçıl bir işbirliğini oluşturacak bir anlaşmaya ulaşmaya çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

Kıbrıs müzakerelerinin olumlu bir havada ilerlediğine işaret eden Anastasiadis, “Kıbrıs probleminin tüm fasıllarını kapsayan görüşmeler, bazı önemli ve temel konularda farklıların devam etmesine rağmen birçok konuda birlikte hareket edilerek ortak bir anlayışla sonuçlandı" dedi.

Anastasiadis, Ada'daki sorunların çözümüne ilişkin görüşmelerin “adayı saran umut iklimi” çerçevesinde çözülmesi yolunda birlikte çalışmaya devam edeceklerini vurguladı, her iki toplumun hassasiyetinin dikkate alınacağını söyledi.

Avrupa Birliği’nin bugüne ilişkin birçok sorunun cevabını da içerisinde barındırdığını kaydeden Anastasiadis, “Kıbrıs’ın AB üyesi olduğunu ve olmaya devam edeceğini unutmayalım. Bu yüzden müzakere masasında tüm konulara AB prizması açısından yaklaşmalıyız” diye konuştu.

Birleşmiş bir Kıbrıs’ın AB karar alma sürecine yapıcı bir şekilde yer alma imkanını sağlayacağını vurgulayan Anastasiadis, “Bölgede hidrokabron kaynaklarının keşfedilmesi, işbirliği konusunda yeni fırsatlar ve sinerji yarattı. İnanıyoruz ki herhangi bir istisna olmaksızın bölgede enerji işbirliklerinin olması Doğu Akdeniz’i istikrar, güvenlik ve barış bölgesine dönüştürebilir. Aynı zamanda bu durum, AB için enerji güvenliğinin sağlanmasında nihai bir unsur haline gelebilir” dedi.

Ada'da ortak fırsatları vurgulayan Anastasiadis, “Enerji kaynaklarının ihtilaf kaynağı olmasına izin vermemeliyiz. Bunun yerine barış, istikrar ve bölgesel entegrasyon için katalizör olmasını sağlamalıyız” ifadesini kullandı.



Akıncı: “Biden ile yararlı bir görüşme gerçekleştirdik”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Davos temasları çerçevesinde dün ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’la görüştü.

Akıncı, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ile Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik görüş alışverişinde bulunduklarını ve yararlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.





Akıncı :“Siyasi eşitliğe olduğu kadar, Avrupa değerlerine dayalı iki kesimli bir federasyon yönünde kuvvetli kararlılığımız var”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğe olduğu kadar Avrupa değerleri ve ilkelerine dayalı iki kesimli bir federasyon temelinde çözüme ulaşmak yönündeki kuvvetli kararlılığı bulunduğunu söyledi.

Akıncı, aynı nesilden iki lider olarak, karşılıklı kabul edilebilir bir çözüme ulaşmak için yorulmaksızın çalıştıklarını ve bunun Adayı birleştirmek adına son çaba olduğunun farkında olduklarını söyledi.

İsviçre’nin Davos kasabasında gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu’nda “Kıbrıs’ın Birleştirilmesi” konulu panelde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ve Dünya Ekonomik Forumu’nun Kurucusu ve Başkanı Klaus Schwab birer konuşma yaptı.

Akıncı, yaptığı konuşmada, Kıbrıslı Türklerin 12 yıl önceki kuvvetli evet oyu verdiği BM planının Kıbrıslı Rumların çoğunluğunun onayını almadığı için çözüme ulaşılamadığını kaydetti.

Sonuç olarak, Kıbrıs’ın bölünmüş bir ada olarak AB’ye girdiğini ve Kıbrıslı Türklerinse dışarıda kaldığını kaydeden Akıncı, bu sefer, aynı nesilden iki lider olarak, karşılıklı kabul edilebilir bir çözüme ulaşmak için yorulmaksızın çalıştıklarını ve bunun Adayı birleştirmek adına son çaba olduğunu farkında olduklarını söyledi.

Akıncı “Çözümün iki topluma yarar sağlamanın yanı sıra, AB, Türkiye, Yunanistan ve gelecekteki birleşik Kıbrıs da dâhil olmak üzere tüm ilgili aktörler arasındaki ilişkileri de geliştireceğine ciddi şekilde inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Çözümle birlikte Doğu Akdeniz’de yeni keşfedilen hidrokarbon yataklarının çatışma ve gerilimden çok bir barış, istikrar ve işbirliği vazifesi göreceğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, Birleşik Kıbrıs’ın, doğalgazın AB’ye aktarımı konusunda en elverişli rota olduğu açıkça görülen Kıbrıs ve Türkiye üzerinden geçecek boru hatları için bir merkez işlevi görebileceğini vurguladı.

Türkiye’den hâlihazırda Kuzey Kıbrıs’a getirilmiş olan temiz suyun Adanın tüm nüfusuyla paylaşılabileceğini de belirten Akıncı, AB ve Orta Doğu elektrik şebeklerinin yine en verimli yol olarak Kıbrıs ve Türkiye üzerinden bağlaşımlı olmasının bir gerçeğe dönüşeceğini bildirdi.

Akıncı şöyle devam etti:

“Tüm bunlar ancak Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar birbirlerini gelecekteki ortaklar olarak görebildiği ve barış ve refahın hüküm süreceği, gelecek kuşakların aynı anlaşmazlık ve geçmişin belirsizlikleriyle karşılaşmayacağı birleşik bir Kıbrıs yaratmaya odaklandığı takdirde mümkün olabilir.

Biz, Kıbrıslılar olarak, tüm bunları gerçeğe dönüştürerek, bulunacak bir çözümün devam etmekte olan diğer anlaşmazlıklara bir ümit ışığı teşkil edebilmesini sağlayacak esas aktörlerin kendimiz olduğunu farkındayız.

Dolayısıyla, 53 yıldır devam eden bu sorunu sona erdirmek ve çalkantılarla sarsılan bölgemize refah ve güvenlik getirecek yeni ekonomik fırsatların önünü açmak için çok çalışmaya devam edeceğiz. Bu amaç doğrultusunda, teknik ve mali açıdan kuvvetli ve kolektif uluslararası desteğe ihtiyaç duyulacaktır.”

Akıncı, Kıbrıs sorununun çözümü için çalışmanın yanı sıra, daha iyi bir dünya yaratmak ve 2016 yılını sadece Kıbrıs sorununun çözümlenmesiyle değil, insanoğlunun çekmekte olduğu her türlü acıya karşı daha iyi işbirliği ve etkin faaliyetlerde bulunulacak bir yıl yapmak için acil olarak birlikte çalışılması gerektiğini de sözlerine ekledi.



Akıncı: "Kıbrıs’ta bu yıl referandum yapılabilir"



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ta çözüme ilişkin bu yıl içerisinde referanduma gidilmesinin mümkün olduğunu söyledi.

İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’na katılan Akıncı, Kıbrıs’ta çözüm müzakerelerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Akıncı, “Benim arzum hem referandumun olması hem de referandumdan iki evet çıkması. Bunun için çalışıyoruz. 2016 yılı artık Kıbrıs’ta bir çözüm yılı olmak durumunda” dedi.

Adada müzakerelerin yaklaşık yarım yüzyıldır sürdürdüğünü vurgulayan Akıncı, “Artık kendimizi, sağladığımız ilerlemelerle sonuca gidebileceğimiz bir noktada görüyorum. Evet her şey toz pembe değil. Çözümlenmesi gereken bazı önemli başlıklar var. Ama iyi niyet, irade ve makullük sınırları içerisinde kalmak, birbirine tahakküm etme anlayışından uzaklaşmak suretiyle, siyasal eşitlik içinde bir federal yapıyı kurmak mümkündür. O veriler elimizde var” değerlendirmesinde bulundu.

Akıncı, en kısa zamanda görüşmeleri tamamlayarak referanduma gidilebilmesi için gerekli şartları şu şekilde sıraladı:

“Biraz gayretle, daha yoğun çalışmakla, birbirimizi daha iyi anlamakla, birbirimizi geleceğin ortakları olarak görmeye başlamakla süreci tamamlayabiliriz. Kıbrıs’ın sadece bir topluma ait olmadığı gerçeğini anlayarak, iki toplumun siyasal eşitlik içerisinde Ada'nın yönetimini de toprağını da paylaşma becerisine inanarak, güvenerek, bu süreci tamamlayabiliriz diye düşünüyorum. O takdirde 2016 yılında bana göre mümkün olan en erken zamanda bir referandum sürecine girmemiz mümkündür. Bunu yaşamalıyız."

Kıbrıs’ta çözüme ilişkin görüşmelerde artık bir noktaya varılmasının gerekli olduğunun altını çizen Akıncı, karşılıklı anlayışın ve iradenin ortaya koyulması halinde makul bir çerçevede buluşulabileceğini vurguladı.

Akıncı, “Bu deneme bizim kuşağın son demesidir artık. Sayın Anastasiadis ile ben aynı kuşağın insanlarıyız. Eğer biz de bir federal çatı altında buluşmayı başaramazsak öyle inanıyorum ki gelecek kuşaklar artık başka seçenekler düşünecekler. Bu bilinçle koyulduğumuz bu süreçte olumlu yönde mesafeler aldığımızı söyleyebilirim” dedi.

Kıbrıs’ta tarafların çözüme ulaşması için görüşmelerin altı temel başlık altında devam ettiğine değinen Akıncı, “Bunların adını vermem gerekirse; yönetim – güç paylaşımı, ekonomi, Avrupa Birliği, mülkiyet konusu, toprak ve güvenlik – garanti başlıkları. Biz ilk dört başlıkta ilerlemeler sağladık. Hep geleneksel olarak ilk üç başlıktan bahsedilir, mülkiyet konusuna pek girilmezdi. Biz ona da girdik ve orada da olumlu gelişmeler sağlandı” diye konuştu.

Akıncı, müzakereler kapsamında "toprak ve güvenlik – garanti" başlıklarına henüz girilmediğini belirterek, “Güvenlik ve garanti başlıkları en son ele alınacak konu çünkü neyi garanti edeceğimiz önce ortaya çıkacak, ondan sonra garanti nasıl olsun diye konuşulacak. Üstelik bu sadece iki toplumun meselesi değil. Üç tane garantör ülke var ve bu uluslararası bir anlaşma. O bakımdan da beşli bir konferans ile en son ele alınacak bir konu olarak görünüyor” ifadelerini kullandı.

Akıncı, devam eden müzakereler kapsamında ilk beş başlıkta tarafların anlaşmaya varması halinde garanti-güvenlik başlığında da kabul edilebilir bir noktaya ulaşılabileceğine inandığını kaydetti. Akıncı, "Burada temel husus şudur; Kıbrıs Türk halkı, güvenliğini Türkiye’nin garantisinde görüyor. Bu herkesin bildiği bir gerçeklik" dedi.

Akıncı, “O referandumda bir şeye çok dikkat etmeliyiz. Geçen Kıbrıslı Türkler ‘evet’ dedi, Rumlar ‘hayır’ dedi, ‘her şeyi yapalım Rumların hayırını evete dönüştürelim’ gibi bir anlayış yeterli değil” değerlendirmesinde bulundu.

Müzakereler kapsamında her iki tarafın da kaygılarının giderilmesi, karşılıklı anlayışın oluşturulması gerektiğini dile getiren Akıncı, “Bunu başarabilir miyiz? Evet başarabiliriz. Mümkün olan en erken zamanda değişimin altında yatan neden şudur? Mayıs ayında güneyde milletvekili seçimleri var. Eğer bu olamıyorsa (çözüme ulaşılamıyorsa) dünyanın sonu değil. Süreç mayıstan sonra da devam eder. Ama 2016 yılı artık bu konuda ya bir çözüm yılı olacak ya da olamıyorsa artık taraflar da ‘bu iş olamıyor, başka çareler düşünülsün’ deme noktasına gelecekler” şeklinde konuştu.

Akıncı, taraflar arasında devam eden müzakereler kapsamında henüz hiçbir başlıkta tümüyle sonuca ulaşılmadığının altını çizerek, “Çözülmesi gereken unsurlar daha bazı başlıklarda bekliyor. Bunlar öyle inanıyorum ki aşama aşama devam edecek ve hepsi birlikte bitecek. Çünkü zaten yaklaşık ‘bütünlüklü çözüm’ yaklaşımdır. Tümüyle her konuda anlaşmadıkça herhangi bir başlık altında vardığınız parça çözümler geçerli olmuyor. En sonunda her şeye bakılacak, her iki taraf da ‘biz bununla yaşayabiliriz’ diyecek, o zaman noktayı koyacağız” dedi.

Akıncı şöyle devam etti:

"Özellikle artık toprak ve güvenlik-garantiler meseleleri sürekli her gün farklı bir yerde ve bitirinceye kadar devam edecek bir formatta olması lazım. Yüzdelikler ya da herhangi bir yer ismi ancak o formatta konuşulabilecek konulardır. Hemen ardından da güvenlik-garantiler konusu ele alınmalıdır. Şu anda tozpembe bir tablo çizemem size ama kapkaranlık bir noktada da değiliz. Ümitli olmak için ciddi nedenlerimiz var."

Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşılması yolunda enerji kaynaklarının “katalizör” görevi yapabileceğini belirten Akıncı, “Doğu Akdeniz’deki doğalgaz yatakları yeni bir dinamiktir. Eğer akıl yolunda buluşulursa çözüm için itici bir faktör olacak. Eğer buluşulamazsa maalesef yeni gerginliklerin kaynağını oluşturacak. Biz diyoruz ki akıl yolunda buluşalım” diye konuştu.

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Ada'da sürdürülebilir bir çözüme ulaşılması halinde Doğu Akdeniz’de fırsatların oluşacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Yakın zamanda düzelmeye başladığını gözlemlediğimiz Türkiye – İsrail ilişkilerinin de daha iyi bir noktaya gitmesi ile İsrail gazı ve Kıbrıs gazının birleştirilerek Kıbrıs üzerinden hem Türkiye’nin ihtiyaçları için Türkiye’ye sevkini hem de oradan Avrupa ülkelerinin ihtiyaçları için sevki olanağını bize getirecek."



Akıncı Dünya Ekonomik Forumu açılış yemeğine katıldı



Davos'ta bulunan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Dünya Ekonomik Forumu’nun kurucusu ve başkanı olan Profesör Klaus Schwab’ın davetlisi olarak eşi Meral Akıncı ile birlikte forumun açılış yemeğine katıldı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı çeşitli devlet ve hükümet başkanlarının da davetli olduğu yemekte, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore, Norveç Başbakanı Erna Solberg, İsveç Başbakanı Stefan Löfven, Belçika Kraliçesi Mathilde, Ürdün Kraliçesi Rania, Arjantin Dışişleri Bakanı Susana Malcorra, UNESCO Genel Direktörü İrina Bokova ve Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim ile buluşup sohbet etti.



Neofitu: “Bu, mevcut modelle son çözüm çabasıdır”



DİSİ Başkanı Averof Neofitu, “Bu, mevcut modelle son çözüm çabasıdır. Başaramazsak iki bölgeli iki toplumlu federasyonun sonu olacak” dedi.

Rum Simerini gazetesi, Neofitu’nun SİGMA TV’ye yaptığı açıklamaya yer verdi. Gazeteye göre, Neofitu, “Bu, Kıbrıs sorununun bu modelle son çözüm çabasıdır. Başarısız olursa, başka çabalar olmayacak demiyorum ama bu model temelinde olmayacak. Kıbrıs sorundan iç cephe de yoruldu, meseleyle uğraşanlar da.



Akıncı Prof. Dr. Vamık Volkan’ı kutladı



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dünyanın en prestijli bilim ödülleri arasında yer alan “Mary Sigourney Psikanaliz Ödülü”ne layık görülen Kıbrıslı Türk bilim insanı Prof. Dr. Vamık Volkan’a kutlama mesajı gönderdi.

Akıncı, Volkan’a gönderdiği mesajda, “2015 Mary Sigourney Psikanaliz Ödülü’nü almış olmanız her Kıbrıslı Türk gibi beni de gururlandırdı” dedi.

Volkan’ın değerli çalışma ve görüşlerinden yararlanmayı arzu ettiğini belirten Akıncı, mesajında şunları belirtti:

“Dünyanın en saygın bilim ödülleri arasında yer alan bu ödüle layık görülmeniz, şahsınızın genelde dünya ve özelde Kıbrıs için ne kadar büyük bir şans olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Politik süreçleri psikanalitik açıdan incelemeniz sadece mesleğiniz bakımından yeni bir çığır açmakla kalmadı; aynı zamanda müzminleşen Kıbrıs sorununun başka bir gözle irdelenmesi gerektiğini de hatırlattı.

Kıbrıs’ta çözüm amaçlı müzakereleri yürüten bir kişi olarak, Kıbrıs sorununun hem Kıbrıslı Türkler hem de Kıbrıslı Rumlar bakımından siyasal bir sorun olmaktan çok daha fazlasını ifade ettiğini gözlemliyorum.

Değerli çalışma ve görüşlerinizden daha ayrıntılı olarak yararlanmayı arzu ettiğimi belirtir, en kısa sürede buluşmak ümidiyle, bilim dünyasında çığır açan üstün başarılarınızın devamını dilerim.”



Yenel’in sözlerine tepkiler



Türkiye’nin AB nezdindeki daimi temsilcisi Büyükelçisi Selim Yenel’in, “Uzlaşılacak çözümden yeni bir federal ülke ortaya çıkacak, Kıbrıs Cumhuriyeti olmayacak” sözü Rum tarafında tepkilere neden oldu.

Rum Simerini gazetesi, Brüksel’de düzenlenen Türkiye-AB Karma Parlamento Toplantısı çerçevesinde Yenel’in, Dayanışma Hareketi lideri Rum Avrupa Milletvekili Eleni Theoharus’a cevaben söylediği sözleri “Brüksel’den Lefkoşa’ya ve Davos’a atılan bomba” diye niteledi.

Habere göre Theoharus, “Türkiye’nin tanımak zorunda olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti çözümden sonra da olacak” iddiasına karşılık Yenel “çözüm Annan planındaki gibi olmayacak çünkü Annan planında BM Genel Sekreteri tarafından doldurulacak beyaz sayfalar vardı. Şimdi referanduma sunulacak çözüm uzlaşılmış olacak. Aksi halde geçmeyecek. Çözümden, yeni federal bir ülke ortaya çıkacak. Kıbrıs Cumhuriyeti olmayacak” dedi.

Gazete “Nikos Anastasiadis ve Mustafa Akıncı Davos’ta Kıbrıs sorununda bundan sonra atılacak adımları görüşürken Selim Yenel Türkiye’nin Kıbrıs sorunundaki politikasını değiştiğini düşünenlere acil iniş yaptırdı” diye yazdı.



Eğitim Teknik Komitesi Kıbrıslı Türk Üyeleri ilk iç toplantısını gerçekleştirdi



Eğitim Teknik Komitesi’nin Kıbrıslı Türk üyelerinin ilk iç toplantısını dün gerçekleştirdi.

Toplantı Komite Eş-Başkanı Meltem Onurkan Samani başkanlığında Cumhurbaşkanlığında gerçekleştirdi.

Ortak toplantı öncesinde tanışma, iç-çalışma yöntemlerinin değerlendirilmesi ve görev bölüşümü için gerçekleştirilen toplantıda komitenin hedefleri üzerine fikir alış-verisi de yapıldı.

Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum liderler, ortak bir eğitim komitesi kurulması konusunda uzlaştıklarını 25 Kasım 2015 tarihindeki liderler toplantısında açıklamışlardı.

Uzlaşının ardından, Eğitim Teknik Komitesi’nde görevlendirilen 11’er kişilik listeler 14 Ocak 2016 tarihli liderler görüşmesinde teati edildi. Komitenin eş-başkanlıklarına Meltem Onurkan Samani ile Michalinos Zembylas getirildi.



Rum tarafı Türkçe için henüz Brüksel’e başvurmadı



Rum Yönetimi Sözcüsü Nikos Hristodulidis, Anastasiadis’in Rum devlet birimlerine, Türkçenin AB’nin resmi dilleri arasına katılmasını önerme ihtimalini araştırma direktifi verdiğini doğruladı “Ancak henüz Lefkoşa Brüksel’e böyle bir başvuruda bulunmadı” dedi.

Rum Fileleftheros gazetesi, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu’nun, Anastasiadis’in Türkçenin AB’nin resmi dilleri arasına alınması için çalışma başlatmasını “iyi niyetli inisiyatif” olarak nitelediği açıklamasının satırbaşlarını aktardıktan sonra Hristodulidis’in konuyla ilgili açıklamasına yer verdi.

Habere göre Hristodulidis, RİK’e yaptığı açıklamada “Başkan devlet birimlerine, Türkçenin AB’nin resmi diller arasına katılmasını önerme ihtimalini araştırma direktifi verdi ancak Lefkoşa henüz Brüksel’e böyle bir başvuruda bulunmadı. Bu konu geçmişte de tartışılmıştı ancak AB gereken ödenek yüzünden cevap vermemişti.”



Haciyannis Güney’deki Türk evlerinin mülkiyeti konusunu tartışmaya açtı



DİSİ Milletvekili Kiriakos Haciyannis, Güney’de kalan ve Rumların tamir ederek yerleştiği Türk evlerinin mülkiyeti konusunu tartışmaya açtı.

Rum Politis gazetesinin haberine göre Rum Meclisi “Göçmenler” Komitesi’nin göçmen evlerindeki sorunları ele aldığı önceki günkü toplantısında Haciyannis’in “harabe” diye nitelediği Köfünye’deki Kıbrıs Türk evlerinin üzerine ev inşa eden Rum “göçmenlerin” durumunu gündeme getirdi.



“Bölünmüş Başkentin Hayalet Havaalanı” PIK-1 TV’de yayınlandı



Kanal SİM yapımı olan ‘Bölünmüş Başkentin Hayalet Havaalanı’ belgeseli, Güney Kıbrıs’ın devlet televizyonu PIK tarafından gösterildi.

1974’ten bu yana kapalı tutulan Uluslararası Lefkoşa Havaalanı’nın tarihini, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla anlatan belgesel, PIK’in birinci kanalında, Rumca dublaj ile yayınlandı.

“Bölünmüş Başkentin Hayalet Havaalanı” 31 Ocak tarihinde ise PIK-2 kanalında gösterilecek.

2015 yılı başında yapılan ve nisan ayındaki gala gösterimiyle izleyiciye ulaşan belgesel, eylül ayında da Avrupa Parlamentosu’nda gösterilmişti.

Kıbrıs Türk ve Rum ticaret odalarının organizasyonuna Avrupa Parlamentosu’nun farklı gruplarına mensup üyeleri ev sahipliği yapmıştı.



Akama’da Kıbrıs Türk toprağında kamp alanı oluşturulmak isteniyor



Güney Kıbrıs’ta, Akama bölgesinde Afrodit Hamamlarının bulunduğu ve Kıbrıs Türk toprağı olan bir alanda kamp alanı oluşturulmasının isteniyor.

Rum Haravgi gazetesi söz konusu 32 bin 777 metrekarelik alanın ve geçen yıl isminin baş harfleri İ.İ. olan bir şahsa tarım amacıyla kiralandığını yazdı.

İ.İ.’nin burayı vekaletnameyle isminin baş harfleri M.K olan bölgede turistik bir işletme sahibi bir başka kişiye verdiğini aktaran gazete, bu kişinin bölgede kamp alanı oluşturmak için yetkili birimden izin istediğini belirtti.

Bilgilere göre söz konusu şahsın DİSİ Başkanı Avrof Neofitu ile akrabalık bağının olduğunu savunan gazete, devletin nasıl bu talebi inceleyebileceğini, Kıbrıs Türk malının kullanım amacının ne zaman tarımdan ticarete çevrildiğini, Kıbrıs Türk malının yönetiminin vekaletnameyle üçüncü bir şahsa devredilmesinin yasal olup olmadığını, Akama Yönetim Planı onay ve uygulanması askıda beklerken, bölgede kamp alanı oluşturmak için nasıl başvuruda bulunulabildiğini sordu.





Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 19
Dün Tekil 762
Bugün Tekil 307
Toplam Tekil 2458477
IP 18.212.239.56






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:





































































21 Şaban 1440
Nisan 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Tanrı nasip eder, ömrüm vefa ederse; Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım. Selanik de dahil Batı Trakya'yı Türkiye hudutları içine katacağım.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 8.821 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu