BASIN BÜLTENİ Akıncı Davos’ta - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı Davos’ta
Tarih: 19.01.2016 > Kaç kez okundu? 994

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İsviçre’nin Davos kentinde 20-23 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek “Dünya Ekonomik Forumu”na katılmak üzere bu sabah adadan ayrıldı.

Akıncı, Davos’ta bulunacağı sürede BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ve Rum lider Nikos Anastasiadis ile üçlü zirvede bir araya gelecek; Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu ve ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’la görüşecek. Akıncı ayrıca, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ve Nikos Anastasiadis’le birlikte Kıbrıs konusunda yapılacak panele konuşmacı olarak katılacak.

Temaslarının ardından 24 Ocak Pazar saat 20.40’ta KKTC’ye dönecek olan Cumhurbaşkanı Akıncı’ya Davos’ta, Özel Kalem Müdürü Cenk Gürçağ eşlik edecek.



Anastasiadis’ten “türkçe” jesti



Rum lider Nikos Anastasiades, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin resmi dillerinden biri olan Türkçe’nin “AB resmi dilleri arasında” yerini alması için çalışma başlattı. Anastasiadis niyetini Türk tarafına iletti.

Kıbrıs Cumhuriyeti AB üyesi olmasına rağmen, devletin iki resmi dilinden biri olan Türkçenin AB içinde resmi dil olması gündeme gelmemişti. Rum lider Anastasiadis, son liderler zirvesinde konuyu gündeme getirdi. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin resmi başvurusu sürecin başlaması için yeterli.

Anastasiadis, Rum bürokratlara, yasal süreci başlatmak için talimat verdi. Buna göre, izlenecek yol, AB’ye yapılacak başvuru, başvuru öncesi izlenecek süreç güneyde mercek altına alındı.

Rum liderliği, uzun yıllardır gündemde olan ancak adım atılmayan “resmi dil” konusunda iyi niyet çerçevesinde adım atmış olacak. Anastasiadis, bu adımın, çözüm sürecine pozitif etki yapacağını düşünüyor.(Havadis Gazetesi)



Davutoğlu, Cameron ile Kıbrıs’ı da görüştü



Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu, çalışma ziyareti için gittiği Londra'da, İngiltere Başbakanı David Cameron ile resmi konutunda bir araya geldi. Yaklaşık 1 saat süren görüşmede Kıbrıs’taki müzakere süreci de ele alındı. Başbakan Davutoğlu, Kıbrıs Sorunu'nun bu yıl, garantör ülke İngiltere'nin de desteği ile çözülmesini umduklarını belirtti.



Hristodulidis: “Garantili çoğunluk söz konusu değil”



Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis, “mülkiyet ve nüfus konularında garantili çoğunluğun söz konusu olmadığını” söyledi.

Rum Fileleftheros gazetesine göre, Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis açıklamasında, daha önceki sözlerinin EDEK’in açıklamasında çarpıtıldığını ve “ne mülkiyet ne de nüfus konularında garantili çoğunluğun söz konusu olduğunu bir kez daha yinelemek istediğini” söyledi.

Hristodulidis, “böyle bir şey, AB normlarının özünün ihlali anlamına geleceğini, bu yüzden de söz konusu olamayacağını” savundu.

Gazete bir diğer haberinde, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin Rum haber kaynaklarına Cuma günü yaptığı açıklamalara DİSİ’den destek geldiğini yazdı.

Habere göre DİSİ Yürütme Kurulu Üyesi Mihalis Sofokleus, Eide’nin “çözümün uygulanmasında boşluk oluşmaması ve çözümün maliyetinin Kıbrıslılara yüklenmemesi gerektiği” şeklindeki açıklamasına destek belirtti.



Sefcovic: "Güney gaz koridoru'nun hızlandırılması için planlar mevcut, "



Avrupa Komisyonu Enerji Birliği'nden Sorumlu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic, Türkiye ve Avrupa Birliği'nin (AB) stratejik ortaklıkları bulunduğunu vurgulayarak, "Güney Gaz Koridoru'nun hızlandırılması için planlar mevcut, büyük ve stratejik bir harita üzerinde seyredecek bu proje komşu ülkelerin kaynaklarıyla da bağlanabilir. Özellikle Doğu Akdeniz'deki rezervler bölgenin gaz arz güvenliği için büyük umut vadediyor" dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Sefcovic, sorumlu olduğu "Enerji Birliği" projesi için Türkiye ile işbirliği içerisinde olacaklarını ve geçen cuma günü AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır ile yaptıkları görüşmede bu işbirliğinin çok daha ileri seviyelere taşınabileceğini konuştuklarını anlattı.

Sefcovic, söz konusu işbirliğinin doğalgaz ve elektrik arz güvenliği ile Türkiye'nin karbonsuzlaştırılması, iç pazara açılması ve enerji sektörü için yeni teknolojilerin geliştirilmesi konularına kadar uzanacağını söyledi.

Her iki taraf için de stratejik önem taşıyan Azeri gazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşımayı planlayan Güney Gaz Koridoru'nun sonuca ulaşması için büyük bir çaba ortaya konulduğunu belirten Sefcovic, şöyle devam etti:

"Hem Türkiye hem de bizler bu projenin ne kadar büyük bir stratejik önem taşıdığı konusunda hem fikiriz. Projenin hızlandırılması için planlar mevcut. Büyük ve stratejik bir harita üzerinde seyredecek bu proje komşu ülkelerin kaynaklarıyla da bağlanabilir. Özellikle Doğu Akdeniz'deki rezervler bölgenin gaz arz güvenliği için büyük umut vadediyor. Birkaç gün önce Kıbrıs'taydım ve oradaki sahaları geliştirenler ve siyasilerle görüşüldüğünde bölgedeki doğal zenginliği nasıl daha ekonomik bir şekilde kullanabilecekleri üzerine çok fazla kafa yordukları görülebiliyor. Mısır, İsrail ve Kıbrıs'a yakın bu sahalar hem bu bölgenin ihtiyacını karşılamak hem de ihraç edilmesi için de büyük bir potansiyele sahip. AB'nin gaz arz güvenliği açısından da oldukça önem arz ediyor."

Sefcovic, AB içinde birbirine enter-konnekte olmuş gaz piyasaları oluşturmak istediklerini ve bu anlamda tüm potansiyel tedarikçilere açık olduklarını dile getirdi.

Önümüzdeki ay "Enerji Birliği" kapsamında gaz, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ve piyasa şeffaflığı konusundaki yeni yaklaşımlarını açıklayacaklarına dikkati çeken Sefcovic, şunları söyledi:

"LNG konusunda bir açılımımız olacak. LNG işine açığız, bu konuda küresel gelişmelerin parçası olmak istiyoruz. Piyasada her zamankinden daha fazla LNG tedarikçisi var. Daha öncesinde fiyat sebebiyle LNG ithalatı kısıtlı bir şekilde oluyordu. Ayrıca altyapımızın da düzelmesi gerekiyordu. LNG'nin AB piyasasındaki payını artıracağız. Amerika, Avusturalya, Ortadoğu ve Afrika'dan görüştüğümüz tedarikçi ülkeler var. Bu yeni yaklaşımımıza oldukça ilgili davranıyorlar. Şu anda terminallerimizin yüzde 20'sinden biraz daha fazla kapasitesini kullanıyoruz ama piyasaya girecek daha fazla LNG ile Baltık bölgesinde, Polonya'nın kuzeyinde ve Batı Balkanlar'da yeni terminaller yapmayı planlıyoruz.- "Rusya-Türkiye projelerini ilişkinin kalitesi belirleyecek"

Sefcovic, Paris İklim Zirvesi'nden (COP'21) çıkan kararların bu yaz uygulanması için ilk adımları atacaklarını ve AB'nin giderek daha modern, yenilikçi ve teknoloji ağırlıklı bir enerji sektörüne sahip olacağını anlattı.

AB'nin enerji portföyünde yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerjinin payının da sürekli olarak artacağına işaret eden Sefcovic, "Tüm bu değişim süreci doğalgaz tüketimimizin ne kadar olacağına ve hangi tedarikçi ülkelerin AB için kilit rol oynayacağına karar verecek. Doğalgaz da petrol gibi emtia haline geldi. Bu yüzden rekabet kuralları ve hizmet kalitesine bağlı olmak üzere tedarikçiler AB'de kendilerine yer bulabilecek" ifadelerini kullandı.

Sefcovic, düşük petrol fiyatları sebebiyle bu dönemin COP21 kararlarını uygulamaya başlamak için fırsat sunduğunu belirterek, "Çok uzun süre petrole yüklü miktarlar ödedik. Şu anda düşük seyrediyor fakat sonsuza kadar böyle gitmeyecek. O yüzden, sektörü dönüştürme ve karbonsuzlaştırma yolundaki çabalarımızın sürmesi gerekiyor. Bu dönem en azından kömür gibi fosil yakıtları portföyden çıkarmak için bir fırsat sunuyor" diye konuştu.

Gelecek 10 yıllık süreçte güneş ve rüzgar enerjisinin daha da yaygınlaşması için karar verici adımların atılacağını vurgulayan Sefcovic, Türkiye-Rusya ilişkilerine yönelik, "Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkinin geleceğine ülkeler kendileri karar verecekler. Rusya, Türkiye'nin doğalgaz ihtiyacının büyük bir kısmını karşılıyor. İki ülke arasında geleceğe dair tüm projeler ilişkinin kalitesine ve ülkelerin ekonomik çıkarlarına bağlı olarak şekillenecektir" değerlendirmesinde bulundu.



Hrisostomos: “Kilisenin KKTC’deki mallarını satma niyeti yok”



Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Hrisostomos, Kilisenin KKTC’deki mallarını satmaya niyeti olmadığını söyledi.

Rum Fileleftheros gazetesinde yer alan haberde, Hrisostomos’un, vatandaşların, KKTC’deki mallarını satmaya zorlanması olasılığına karşı olduğunu ifade ettiği de belirtildi.

Gazete’ye göre Hrisostomos, Kıbrıs sorununun çözümüyle birlikte, mal sahiplerinin KKTC’deki mallarını satmaya zorlanması durumunda, Rum kesiminde ortaya iki tip vatandaş çıkacağını da ifade etti.

“Mülkiyet ve Kıbrıs Türk tarafının istediği çoğunluklar” konusunda konuşan Hrisostomos, konuyu tartışanların, KKTC’de malı olan göçmenlere veya kiliseye, mal-mülklerini veya evlerini satmaya hazır olup olmadıklarını sormadığını dile getirdi.

Hrisostomos “satmak isteyecek olanlar için bedelin ne olacağı” sorusunu da sordu.

“Arzu edilen şeyin, herkesin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit vatandaşı olması olduğunu” dile getiren Hrisostomos, “ancak mal sahiplerini mülklerini satmaya zorlayacakları andan itibaren, bundan herkesin eşit olmadığı anlamının çıktığını” ifade etti.

Açıklamasında, Kilisenin KKTC’deki mallarını satmaya niyetli olmadığını da dile getiren Hrisostomos, Türk tarafının Kıbrıs’ta iki devlet amacında ısrar ettiğini iddia etti ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, referanduma plan taşımayacağına dair değerlendirmesini ortaya koydu.



Özyiğit: “Hükümet, ‘halk düşmanlığı’ yapıyor”



Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, dünyada ham petrol fiyatlarının son 10 yılın en düşük seviyesine inmesine karşın, Kuzey Kıbrıs’ta elektrik fiyatlarında halen indirime gidilmediğini, akaryakıtta yapılan üç kuruşluk indirimin ise olması gerekenin çok altında olduğunu kaydetti.

Özyiğit yaptığı yazılı açıklamada, son iki yıllık dönemde petrol fiyatları yüzde 200 oranında düşerken, bu düşüşün elektrik ile akaryakıt fiyatlarına yansıtılmadığını belirtti. Özyiğit, bunun resmen “halk düşmanlığı” olduğunu savundu.

CTP-UBP Hükümeti’nin dünyadaki ham petrol fiyatlarındaki gelişmelere göre, her 15 günde bir akaryakıt fiyatlarına, 3 ayda bir de elektrik fiyatlarına düzenleme yapma sözü verdiğini anımsatan Özyiğit, elektrik düzenlemesi ile ilgili sürenin yarın dolacak olmasına rağmen halen düzenleme yapılmadığını belirtti.

Akaryakıta yapılan düzenlemenin ise göstermelik olduğunu, petroldeki düşüşün fiyatlara yansıtılmadığını kaydeden Özyiğit, Türkiye’de geçen hafta 10 kuruşluk indirim yapılırken, KKTC’de sadece 3 kuruşluk indirim yapılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Özyiğit, dünyada ham petrol fiyatları düşmeden önce Türkiye’deki akaryakıt fiyatları ile KKTC’deki akaryakıt fiyatları arasında uçurum olduğunu, dünyada düşen ham petrol fiyatlarına paralel olarak, Türkiye’de peş peşe yapılan indirimlerle akaryakıtın litre fiyatının neredeyse KKTC’deki emsallerinin fiyatlarına yaklaştığını belirtti.

Tarım, sanayi ve ulaşıma kadar birçok sektörü etkileyen motorin fiyatlarında indirime gidilmemesinin de düşündürücü olduğunu ifade eden Özyiğit, hükümetin elde ettiği haksız kaynağı nerede kullandığını sordu.

Ham petrol fiyatlarının varilinin 115 ABD Doları olduğu zaman, o dönemki UBP Hükümeti’nin elektriğe yaptığı % 20’lik zammı eleştiren CTP’nin, 2013 yılında hükümet olur olmaz elektriğe % 30 zam yaptığını anımsatan Özyiğit, petrolün varil fiyatının bugün 115 Dolar’dan 30 Dolar’ın altına inmesine rağmen gerekli indirimlerin yapılmamasının, hükümetin halkını düşünmediğinin göstergesi olduğunu öne sürdü.

Türk Lirası’nın yabancı paralar karşısında 2015 yılında % 25 değer yitirmesi yanında, 4 yıldır yeterli maaş artışı alamayan çalışan ve emeklilerin ekonomik bakımdan çok zor durumda olduğunu, asgari ücretin yıllardır “sefalet” düzeyinden kurtarılamadığını söyleyen Özyiğit, açlık sınırının bugün için 2 bin 900 Türk Lirası olduğuna dikkat çekerek, hayat pahalılığına direkt etkisi olan akaryakıt fiyatları ile elektrik fiyatlarında gerekli indirimlerin yapılması gerektiğini kaydetti.



Türk diplomatlarının banka hesaplarının dondurulmasına protesto



Yurtdışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler Birliği (ATCA), İngiltere Yüksek Mahkemesi’nin, Rumların başvurusu neticesinde Londra’daki Türk diplomatların banka hesaplarının dondurulmasını; “Türk tarafını daha da baskı altına alma gayesi” olarak niteleyerek, “bu kötü niyetli davranışı ve kararı” protesto etti.

Bu konudaki endişelerini İngiltere Başbakanı David Cameron’a mektup göndererek dile getirdiğini belirten ATCA, kararın yeniden gözden geçirilmesi çağrısı yaptı.

ATCA, Kıbrıs’ta sürdürülen müzakereler kapsamında Mayıs veya Haziran ayında referanduma gidebileceğinin söylendiğini ancak Rum Meclisinde “vatandaş olan ve olmayan herkes 24 ay askerlik yapacaktır’ kararı çıkmasını da protesto etti.

ATCA KKTC Temsilcisi Kerem Hasan’ın imzasıyla yayınlanan açıklamada, bu gelişmelerin iyi niyetle bağdaşmadığını belirterek, bu gelişmeleri; “Rum fanatizminin bir devamı” olarak gördüklerini kaydetti ve bunların yetkililer tarafından süratle cevaplandırılması gerektiğini vurguladı.

Son günlerde İngiltere’deki Yüksek Mahkemenin, 7 Rum vatandaşının getirdiği KKTC’deki mülkler için verilen kararın ardından bunun katı sonuçlarının ve emsalin olabileceği konusunda da tedirgin olduklarını belirten Hasan, 7 Rum vatandaşının 2014-2015 yıllarında Taşınmaz Mal Komisyonu’nu atlayıp Anavatan Türkiye aleyhine Güney Kıbrıs’ta “sözde Kıbrıs Cumhuriyeti” mahkemesinin verdiği mülkiyet ile ilgili kararı uygulamak için İngiltere Mahkemesi’ne yaptıkları başvuru sonucunda Londra’daki Türkiye Büyükelçiliğinde çalışan bazı diplomatların banka hesaplarına ara emri alarak dondurma kararı aldığını kaydetti.

Hasan, bu kararı; “Rumların Türk tarafının tüm iyi niyetine rağmen, Kıbrıs Türk halkının aleyhine olan ve iki kesimli çözüm parametresini bertaraf etmeye çalışan Rum tarafının yeni mülkiyet projeleri” olarak gördüğünü belirtti ve bu davaların tesadüf olmadığını işaret etti.

Bu kararın; sadece iki halkın arasına daha fazla nifak tohumlarının ekilmesi değil, güven yaratıcı önlem çalışmalarına da darbe vuracak ve çözüm müzakerelerini de olumsuz etkileyeceğini ifade eden Hasan, kararın ayrıca iki kesimli çözümün temellerine de darbe koyduğunu kaydetti.

Kıbrıs’ta yıllardır yaşanan gerçeklerin ortada olduğunu ifade eden Hasan, “İngiliz Mahkemesi’nin veya başka bir AB üyesi mahkemesinin Uluslararası hukuka bakılmaksızın böyle bir kararı almasını şiddetle protesto ederiz” dedi.

Bu konudaki endişelerini İngiltere Başbakanı David Cameron’a mektup göndererek dile getirdiklerini de belirten Hasan, ayrıca kararın yeniden gözden geçirilmesi çağrısı yaptı.

Kararı “barışsever Kıbrıs Türk halkına yeni bir darbe” olarak gördüklerini ve protesto ettiklerini ifade eden Hasan, ayrıca Rum Meclisinin askerliği hem vatandaş olan hem de olmayanlar için 24 aya çıkarmasını da eleştirdi.

Hasan, bu konuda Rum tarafına gereken tepkinin verilmesini istedi.



İngiliz BG şirketine 12. parsel onayı çıktı



Rum Bakanlar Kurulu, İngiliz BG şirketinin Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde (MEB) bulunan 12. parsele ortak olarak girişine onay verdi.

Rum radyosunun haberine göre, dün toplanan Rum Bakanlar Kurulu, 12. parselde ve Afrodit yatağındaki hakların yüzde 70’ini elinde bulunduran Noble Energy şirketinin, hisselerin yarısı olan yüzde 35’lik kısmı İngiliz BG şirketine devretmesini onayladı.

Parselin yüzde 30’luk kısmının hisseleri ise İsrail’in Delek şirketine ait.



KKTC'li İş Adamlarından Bakü çıkartması



KKTC'li bir grup iş adamı, Azerbaycan'la iş olanakları araştırmak için Bakü'ye gitti.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çıralı başkanlığındaki heyet, Bakü temasları kapsamında Azerbaycan Türkiye İşadamları Birliği (ATİB) üyeleriyle görüştü.

KKTC Bakü Temsilcisi Sadettin Topukçu'nun da hazır bulunduğu toplantıda konuşan Ali Çıralı, amaçlarının iki ülke arasındaki ticari ilişkileri başlatmak ve güçlendirmek olduğunu söyledi. Azerbaycan ve KKTC arasındaki ticari ilişkilerin sıfır noktasında olduğunu ifade eden Çıralı, köklerin ve dilin aynı olduğu ülkeyle ticaret yapmanın kolay olacağını kaydetti.

Azerbaycan'a narenciye, peynir ve patates gibi tarım ürünleri ihraç etmek istediklerini bildiren Çıralı, buradan da bazı ürünleri ithal etmeyi düşündüklerini belirtti.

Sadettin Topukçu ise KKTC'nin ihraç ürünlerinin Azerbaycan'da pazar bulacağını düşündüğünü, burada üretilen bazı ürünlerin de Kıbrıs'ta satılabileceğini ifade etti.

ATİB Başkanı Cemal Yangın da iş adamlarına hitaben yaptığı konuşmada, Azerbaycan'ın Kıbrıs Türklerinin yabancılık çekmeyeceği bir yer olduğunu bildirdi.

Kıbrıs Türkü’nün siyasi hakkının dünya tarafından verilmediğini belirten Yangın, onların hak vermesini beklemeyeceklerini, onun yerine iş bağlarını geliştirip omuz omuza vererek yola devam edilmesi gerektiğini vurguladı. Ambargo altında olmanın Azerbaycan'ın Nahçıvan bölgesi örneğinde çok iyi bildiklerini söyleyen Yangın, ATİB olarak KKTC'li iş adamlarına her türlü desteği göstereceklerini ifade etti.



CTP Gençlik Örgütü’nden Selimiye Meydanı’nda barış ateşi



Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Gençlik Örgütü, Kıbrıs sorununun çözümü için yürütülen müzakerelerde liderlere olan desteğini belirtmek için geçtiğimiz akşam Lefkoşa Selimiye Meydanı’nda barış ateşi yaktı.

Etkinliğe, Tarım, Doğal Kaynaklar ve Gıda Bakanı Erkut Şahali, CTP Güzelyurt milletvekili Armağan Candan, CTP Lefkoşa İlçe Başkanı Rifat Arşehit, CTP Gençlik Örgütü Başkanı Şehan Tomgüsehan, CTP Gençlik Örgütü üyeleri, bazı Avrupa Genç Sosyalistler Birliği (YES) üyeleri ve partililer katıldı.

Merih Damdelen’in müzik dinletisinin ardından CTP Gençlik Örgütü Lefkoşa İlçe Başkanı Turgut Çalıcı bir konuşma yaptı.

CTP Gençlik Örgütü Lefkoşa İlçe Başkanı Turgut Çalıcı yaptığı konuşmasında, Kıbrıs’ta kalıcı ateşkes değil, kalıcı bir barış istediklerini vurguladı.

Kıbrıs adasının üzerinde yıllardır “emperyalist güçlerin söz söyleme emelleri” bulunduğunu belirten Çalıcı, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar olarak ortak vatan için birlikte mücadele ettiklerini ifade etti.

Gençler olarak savaşın ve birbirine kırdırılmış olmanın acılarını çok iyi bildiklerini kaydeden Çalıcı, ailelerinden ve çevrelerinden yıllarca savaş anıları dinlediklerini ve bu yüzden birleşik Kıbrıs’a hasret olduklarını söyledi.



KKTC Turizmi Norveç’te tanıtıldı



KKTC,15-17 Ocak tarihleri arasında Norveç’in Oslo kentinde düzenlenen Reiselivsmessen 2016 turizm fuarında tanıtıldı.

Özelde Norveç, genelde İskandinavya turist pazarına yönelik turizm tanıtım ve pazarlama çalışmaları yapılan fuarda, tur operatörleriyle görüşmeler yapıldı ve standı ziyaret edenlere KKTC turizmi hakkında bilgi verildi.

Turizm Bakanlığı’nın ilk kez katıldığı Reiselivsmessen 2016 Norveç turizm fuarında, özellikle Norveç, İskandinavya ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden tur operatörleri, hava yolu şirketleri, seyahat acenteleri, turizm yazarları, turizm teknolojisi üreten firmalar, restoranlar, turizm birlikleri, oteller, gemi turizmi şirketleri, turizm pazarlama şirketleri ve turizm sektöründe faaliyet gösteren birçok profesyonel yer aldı.





Yorumlar














Aktif Ziyaretçi 13
Dün Tekil 1113
Bugün Tekil 279
Toplam Tekil 2451823
IP 3.90.56.90






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:





































































15 Şaban 1440
Nisan 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Sevgim - Millete!
Vurgunluğum - Azadlığa ve adalete!
itaatim - Hocalarıma!
Borcum - Dostlarıma ve meslektaşlarıma!
Nefretim - Yalancılara ve iki yüzlülere!

(Ebülfez ELÇİBEY)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 9.059 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu