BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Ortak paydalarımızın temeli; halkımızın mutluluğu ve huzurudur” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Ortak paydalarımızın temeli; halkımızın mutluluğu ve huzurudur”
Tarih: 14.01.2016 > Kaç kez okundu? 949

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs müzakere sürecinde bütün çalışmalarının halkın mutlu ve huzurlu geleceği için olduğunu söyledi. Akıncı, ortak paydalarının temelinin; “halkın mutluluğu, barış içinde huzurlu geleceği, gelecek kuşakların gelecek belirsizliğinden kurtarılması ve ülkede çok daha güzel günlere hep birlikte ulaşmaları” olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dün Kıbrıs müzakerelerinde gelinen son aşama ile ilgili milletvekillerini bilgilendirdi, sorularını yanıtladı ve görüşlerini dinledi.

Akıncı, Cumhuriyet Meclisi’nde çok yararlı bir görüşme yaptıklarını belirterek, Meclis başta olmak üzere sivil toplum, belediye başkanları, muhtarlar ve vatandaşlarla televizyon kanalları aracılığıyla bir araya gelip bilgilendirmeler yaptığını, halkla doğrudan ilişki kurduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Bütün yaptıklarımız, yapmaya çalıştıklarımız halk içindir, halkımızın mutlu, huzurlu geleceği içindir. Hangi düşünceden olursak olalım, Meclis’te hangi partiden olursak olalım ortak paydalarımız olduğuna inanıyorum. Bu ortak paydaların küçümsenemeyecek derecede büyük olduğuna inanıyorum ve bu ortak paydaların temeli halkımızın mutluluğudur.

Barış içinde huzurlu geleceğidir, gelecek kuşakların gelecek belirsizliğinden kurtarılmasıdır ve ülkemizde çok daha güzel günlere hep birlikte ulaşmamızdır.”

Akıncı, bugünkü (dünkü) toplantıyı bu hedefe giden yolda, yoğunlaşan müzakere sürecinde önemli adımlardan biri olarak nitelendirdiğini vurgulayarak, gerektiği her zaman milletvekilleriyle bir araya gelmeye devam edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, toplantıdayken Türkiye’de dün sabah İstanbul’da bir saldırının meydana geldiğini duyduklarını belirterek yaşamını yitirenlere başsağlığı, yararlılara sağlık diledi. Akıncı, terör olaylarının Türkiye’de bir an önce son bulmasını temenni etti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber de, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın müzakerelerin başlamasının ardından ikinci kez Meclis’i bilgilendirdiğini ifade ederek, bugün (dün) yaklaşık 7 saat süren toplantıda sadece müzakerelerde gelinen aşamanın konuşulmadığını, milletvekillerinin düşüncelerini, endişelerini aktarma fırsatı bulduğunu, müzakere sürecine katkı koyacak görüşlerini dile getirdiğini kaydetti.

Siber, güzel bir görüş alışverişi olduğunu, toplantıyı oldukça yararlı olarak gördüğünü belirterek, “Bu güzel adada mutlu, huzurlu, sağlıklı, geleceğe güvenle bakan insanlar olarak yaşamak ortak paydamızdır. Diyalogla anlaşarak konuşarak anlatarak iletişim kurarak bu çözüm yolunda, müzakere yolunda halkımız için en iyisini bulmaya çalışacağız” dedi.

Bu tür toplantıların oldukça verimli ve faydalı olduğunu vurgulayan Siber, müzakere tutanaklarının Meclis’e geldiğini, milletvekillerinin okuduğunu ancak birebir soru sorma ve yanıtını almanın önemine işaret etti.

Siber, ortak paydanın; gelecekte barış ve huzur içinde iki toplumlu iki bölgeli siyasi eşitliğe dayalı yaşayabilir bir çözüm olduğunu ifade ederek, Cumhurbaşkanı Akıncı’ya teşekkür etti, gelecekte güzel adımlar atılacağına inanç belirtti.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Siber, ayrıca Türkiye’de yaşanan terör saldırısını kınadı, Akıncı ile aynı duyguları paylaştığını ifade etti.



Eroğlu: “Ya erken seçime gidilecek ya da başka bir hükümet modeli aranacak”



3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, hükümetin su ve ekonomik iş birliği protokolü konusunda bir an önce uzlaşması ve Türkiye’yle anlaşması gerektiğini kaydederek, “Aksi takdirde ya erken seçime gidilecek, ya da başka bir hükümet modeli aranacak” dedi.

Katıldığı bir televizyon programında, güncel konuların yanı sıra su ve Kıbrıs konusunda da açıklamalarda bulunan 3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, su konusundaki tartışmaların ve açıklamaların Kıbrıs Türkü’ne zarar verecek boyuta ulaştığını ve bunun üzücü olduğunu söyledi. Eroğlu, “Hükümetin daha fazla uzatmadan bu konuyu karara bağlaması gerek. Bu noktada UBP’nin tavrını ortaya koyması şart” ifadesine yer verdi.

“Büyükelçiliğin yanlış açıklamalar karşısında dayanamayarak su konusundaki gerçekleri açıklamasını nasıl buldunuz?” şeklindeki bir soruya Eroğlu, şu yanıtı verdi:

“Büyükelçiliğin talimat almadan böyle bir şeyi yapması mümkün değildir. Belli ki bir noktaya gelinmiş ve talimat verilmiştir ama Büyükelçilik yerine Türkiye’den bir bakanın veya Başbakan Yardımcısı’nın yapması daha doğru olurdu, nitekim sonra Sayın Türkeş bir açıklama yaptı.”

Hükümetle ilgili soruları yanıtlayan ve UBP’nin CTP ile koalisyona girmesini değerlendiren Eroğlu şunları söyledi:

“Ben CTP ile koalisyona karşıydım. Genel Başkan’ın yerinde olsam böyle bir hükümete girmezdim, ancak parti yönetimiyle diyalog bulunmadığı, görüşüm sorulmadığı için bu konuda ortaya bir tavır koyma gereği duymadım.

UBP, bu hükümette küçük ortak durumunda yer alıyor. CTP sanki tek başına iktidardaymış gibi davranıyor yorumları ortaya çıkıyor. Ben herhalde bugün partinin içinde olanların hepsinden çok daha eski UBP’liyim, kuruluşundan bu yana hep UBP’deyim. UBP’nin zarar görmesini istemem. Gelişmeler beni üzüyor.”

Bugünkü koşullarda erken seçim kararı almanın zor olduğunu da ifade eden Eroğlu, halkın 13’üncü maaşların ödenmemesi, söz verilenlerin yapılmaması nedeniyle faturayı sadece CTP’ye değil, UBP’ye de kestiğini belirtti.

Eroğlu, Kıbrıs konusundaki soruları da yanıtladı.

“Rum tarafının tutumu değişmedi, dolayısıyla bu yıl içinde bir çözüme varılması gibi bir olasılık görmüyorum” diyen Derviş Eroğlu, “Rum tarafının her konuda Türk tarafının kabul edemeyeceği noktalarda ısrar ediyor” ifadesine yer verdi.

Çok dikkat edilmesi çağrısında da bulunan Eroğlu, bir soru üzerine Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin yer almadığı bir çözüme “evet” denilemeyeceğini, bunun kırmızıçizgi olduğunu vurguladı.

Bunun Meclis’te oy birliğiyle alınan kararla kesinleştirildiğini, böyle bir antlaşma ortaya çıkarsa kendisinin de “evet” demeyeceğini söyleyen Eroğlu, “Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin yer almadığı bir anlaşmayı halkın reddetmesi için elimden geleni yaparım” dedi.

Derviş Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ya da NATO’nun garantisi ile bir yarar sağlanamayacağı 1995’te Srebrenica’da görüldü. Birleşmiş Milletler kamplara topladığı Boşnakları korumadı ve 8 bin 300 kişi katledildi.

42 yıldır Kıbrıs’ta barış Türk askerinin varlığı ile devam ediyor. Türk askerinin bir antlaşma sağlansa da adada kalması şart. Kıbrıs Türkü’ne saldırma niyetinde olmayan Rumların bundan rahatsızlık duymaması gerekir.”



Atun: “Su CTP’nin kararsızlığı yüzünden kullanılamıyor”



Ekonomi, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sunat Atun, halkın refahının artması ve tarım sektörünün canlanması için Türkiye’den gelen suyun artık kullanılması gerektiğini kaydederek, suyun hükümet ortakları Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin “kararsızlığı yüzünden” henüz şebekeye verilemediğini savundu.

AS TV'de Emin Akkor’un konuğu olduğu programda, soruları yanıtlayan Atun, Türkiye’den suyun hükümet ortakları Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin “kararsızlığı yüzünden” henüz şebekeye verilemediğini, Ulusal Birlik Partisi’nin ise bu konuda “2010’da hangi noktadaysa bugün de yine aynı nokta olduğunu” söyledi.

Tarımcının büyük bölümünün kullandığı suyun kalitesiz ve pahalı olduğunu ifade eden Atun, “Halkımızın refahının artması, tarım sektörünün canlanması için Türkiye’den gelen bu suyun artık kullanılması gerekiyor. Bu saatten sonra bunun aksini biz halkımıza anlatamayız” dedi.

Su konusunda; hiçbir siyasi makamdan emir almadan, kendi doğrularını uygulayan bir yapı içerisinde olan Rekabet Kurulu gibi bir model oluşturulabileceğini kaydeden Atun, “Suyun dağıtımı, tahsilatı ve bunun için gerekli yatırımı özel şirket yapar, devlette belediyeler ile birlikte gerekli kontrolü ve düzeni sağlar” dedi.

Su konusunda kendilerinin ortaya koyduğu modelin, Türkiye ile imzalanan 2013-2015 dönemini kapsayan ekonomik programda da bulunduğunu kaydeden Atun, Meclis’te grubu olan 3 büyük partinin de bu antlaşmaların altına imza attığını belirtti.

Türkiye ile imzalanan üç yıllık ekonomik ve mali işbirliği protokollerine de değinen Atun, 2013-2015 ve 2016-2018 dönemlerine ait ekonomik ve mali işbirliği protokollerinin, 2011’de hazırlanan ekonomik protokolün ruhuna uygun bir şekilde kaleme alındığını; protokollerde yapılması ön görülen ama yapılamayanların bir sonraki protokole aktarıldığını, 2013-2015 dönemine ait ekonomik protokolde yapılamayanlarda 2016-2018 ekonomik protokolüne aktarılacağını söyledi.



“Birleşik Bir Kıbrıs Mümkündür" konulu 2. açık oturum yarın yapılıyor



Avrupa Komisyonu Kıbrıs Temsilciliği ile Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösteren Sosyal Reform Derneği’nin (OPEK) düzenlediği ”Birleşik Bir Kıbrıs Mümkündür" konulu açık oturumların ikincisi yarın yapılıyor.

Yarın, AB Evi’nde düzenlenecek açık oturumda Emekçi Halkın İlerici Partisi (AKEL) Genel Sekreteri Andros Kiprianu ile Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit konuşacak.

Avrupa Komisyonu Kıbrıs Temsilciliği Başkanı George Markopouliotis ile OPEK Yönetim Kurulu Üyesi Larkos Larkou’nun açılış konuşmalarını yapacağı toplantı, gazeteci Yiannis Antoniou’nun moderatörlüğünde, Yunanca, Türkçe ve İngilizce olmak üzere 3 dilde gerçekleşecek ve simultane tercüme de yapılacak.

İlk açık oturum 15 Aralık’ta Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) Başkanı Averof Neofitu ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat’ın katılımıyla düzenlenmişti.



Sefçoviç: “Doğu Akdeniz AB’nin önemli enerji sağlayıcısı olabilir”



AB Enerji Komiseri Maros Sefçoviç Doğu Akdeniz’in doğru kalkındırılması durumunda AB’nin önemli enerji sağlayıcısı olabileceğini belirtti.

Rum Politis ve diğer gazeteler, Güney Kıbrıs’a resmi ziyarette bulunan AB Enerji Komiseri Maros Sefçoviç’in önceki gün Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ve Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis’le görüştü.

Gazete, Sefçoviç’in Lakkotripis’le gerçekleştirdiği görüşmede Güney Kıbrıs ve bölgenin AB’nin enerji güvenliğinin sağlanmasına katkısı ve doğal gaz kaynakları ile boru hatları konularının ele alındığını belirtti.

Habere göre Sefçoviç basına açıklamasında, Doğu Akdeniz’i Avrupa’nın enerji güvenliğinin sağlanması açısından çok önemli gördüklerini ve bu enerji kaynaklarının bölgenin ve Avrupa’nın yararına gelişmesi için Güney Kıbrıs’la çok yakın işbirliği yapılması gerektiğine inandıklarını ifade etti.

Doğal gaz kaynaklarının gelecekte Avrupa’ya taşınması konusundaki düşüncesinin sorulması üzerine ise Sefçoviç, söz konusu doğal gaz yataklarının miktarının binlerce milyar metreküp olduğunu, Avrupa’nın yıllık tüketiminin 400-400 milyar metreküp olduğunu belirterek bu çerçevede Doğu Akdeniz’deki yatakların öneminin görülebildiğini vurguladı.

Sefçoviç, bundan sonraki gelişmelerin, bu kaynakların miktarının gerçekten ne kadar oluğunun kesinleşmesi ve gerek bölge gerekse Avrupa için bunların değerlendirilmelerinin en ekonomik yolunun bulunması olduğunu belirtti.

Sefçoviç ayrıca, Komisyon’un Şubat ayında Avrupa için yeni sıvılaştırılmış doğal gaz stratejisini sunacağını ve bu stratejide Akdeniz’in çok önemli tedarik kaynaklarından biri olarak görüldüğünü vurguladı.

Gazete, Lakkotripis’in ise açıklamasında AB Komisyonu’nun Güney Kıbrıs için onayladığı üç proje aracılığıyla verdiği destek için Sefçoviç’e teşekkürlerini iletti.

Lakkotripis, Komisyonun desteklediği projelerden ilkinin “İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın elektrik şebekelerini birleştirecek Euro Asia Interconnector deniz altı kablo döşeme projesi, ikincisinin ise bölge yataklarının Girit üzerinden Yunanistan’a ulaşması için boru hattı döşeme projesi olduğunu” belirterek üçüncü unsurun ise iç engellerin kaldırılması olduğunu vurguladı.

Gazete, Sefçoviç’in ayrıca Rum Enerji, Ticaret ve Turizm Parlamento Komitesi ile Dışişleri ve AB İlişkileri Komiteleriyle de temaslarda bulunduğunu belirtti.

Rum Fileleftheros gazetesi ise, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in Sefçoviç’le görüşmesinde, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal gazdan faydalanması konusunun Kıbrıs sorununu çözmesi için teşvik olacağını söylediğini yazdı.

Habere göre, bazı şirketlerin Türkiye üzerinden borularda doğal gaz taşınması için Güney Kıbrıs’a başvurduklarını belirten Anastasiadis, Kıbrıs sorunu çözülmeden bunun mümkün olmayacağını da vurguladı.



DİSİ’nin seçim hazırlıklarını erteleme kararı tartışma yarattı



Rum DİSİ partisinin Mayıs ayında Güney Kıbrıs’ta yapılması öngörülen milletvekilliği seçimlerine hazırlık çalışmalarını erteleme çalışması başlatması, diğer partilerin Kıbrıs sorununa ilişkin eleştirilerine sebep oldu.

DİSİ milletvekili Nikos Tornaritis, yaptığı açıklamada, milli davanın seçimlerden daha önemli olduğunu dolayış ile Kıbrıs sorununda hareketlilik yaşanan bu dönemde milletvekili seçimleri hazırlıklarını Mart ayına ertelemeyi düşündüklerini ve parti liderliğinin bu öneriyi DİSİ’nin 31 Ocak tarihinde yapılacak kurultayında öne süreceklerini söyledi. Tornaritis ayrıca diğer partilere de çağrıda bulunarak Kıbrıs sorunu konusunu parti ve seçim yüzleşmelerinin dışında tutmalarını istedi.

AKEL Polit Büro üyesi Stefanos Stefanu ise DİSİ milletvekili Nikos Tornaritis’in yaptığı bu açıklamalara tepki göstererek, DİSİ partisinin geçtiğimiz yıllarda parti çıkarları uğruna Kıbrıs sorununu birçok kez feda ettiğini de belirterek, Kıbrıs sorununda başarıya ulaşılması durumunda, buna sevinecek ilk partinin AKEL olduğunu belirtti.

DİKO partisi ise yaptığı açıklamada: “Eğer Tornaritis yaptığı açıklamada Kıbrıs sorunundaki gelişmelerden dolayı milletvekili seçimlerinin ertelenmesi yönünde düşünceler olduğunu ima ediyorsa, müzakerelerde tam olarak neler yaşandığını bize söylemesi gerekir” dedi.

EDEK ve EURO.KO partileri de DİSİ’yi farklı izlenimler yaratmaya çabalamakla suçladılar.



Ağrotur Üssü’nden Suriye’ye füze saldırısı



Ağrotur Üssü’nde konuşlanmış olan İngiliz savaş uçaklarının, Pazar günü Suriye’ye ilk kez “Brimstone” füzeleriyle düzenlediği saldırı, dünkü Rum basını haberlerine de yansıdı.

Rum Haravgi gazetesi haberinde, İngiltere Hükümeti tarafından yapılan açıklamayı aktardı ve atılan füzelerin, Suriye’nin Rakka kentinde Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütüne ait bir konvoy, iki bina ve bir komuta merkezi ile bir petrol sahasını hedef aldığını yazdı.



Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş bugün anılıyor



Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, dördüncü ölüm yıldönümü dolayısıyla bugün düzenlenecek törenlerle anılıyor.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş için ilk tören Anıt Mezarı’nda yapılacak. Protokol sırasına göre çelenklerin sunulmasıyla başlayacak tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam edecek. Anıt Özel Defteri’nin imzalanmasının ardından tören, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın konuşmasıyla sona erecek.

İkinci tören ise, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek.

KKTC genelindeki tüm merkez camilerde saat 12.00’de Mevlid-i Şerif okunacak.

Denktaş Vakfı, Kurucu Cumhurbaşkanı Merhum Rauf Raif Denktaş’ın dördüncü ölüm yıldönümü kapsamında “Denktaş Gözüyle Görüşme Süreci” konulu panel düzenleyecek.





Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 22
Dün Tekil 1154
Bugün Tekil 30
Toplam Tekil 2566684
IP 34.229.113.106






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































20 Zi'l-ka'de 1440
Temmuz 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.192 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu