Stratejik ve Ekonomik Açıdan Kaya Gazının Önemi ve Türkiye’de Kaya Gazı Çalışmaları - Mustafa Nuri SUNGUR - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Stratejik ve Ekonomik Açıdan Kaya Gazının Önemi ve Türkiye’de Kaya Gazı Çalışmaları - Mustafa Nuri SUNGUR
Tarih: 30.11.2015 > Kaç kez okundu? 1881

Paylaş


Dünya’da insan nüfusu sürekli artarken aynı zamanda insan ihtiyaçları da hızla artmaktadır. İhtiyaçların artışı nüfus artışından çok daha hızlı hareket etmektedir. Dolayısıyla yeryüzünde bulunan ve sınırlı olan bütün kaynakların ömrü de hızla azalmaktadır.



Dünya’da kıt bulunan kaynakların başında ise enerji gelmektedir. Dünyadaki bütün gelişmelerin kaynağında ise yine enerji vardır. Enerjiye olan ihtiyaç teknolojinin de gelişmesiyle sürekli katlanarak artmakta ve enerjisiz şekilde hiçbir teknoloji çalışmamaktadır. İnsan ihtiyaçlarının doyumsuzluğu neticesinde artan tüketim çılgınlığı, ham madde ve enerji tüketimini de maksimum düzeylere çıkardı. Gelişmelerin bu şekilde devam etmesi ile birlikte yerelde ülke nüfusunu ve genelde dünya nüfusunu kontrol altında tutmak için enerji koridorlarına ve enerji kaynaklarına sahip olmanın önemi tartışılmaz bir üstünlük olmaya başladı. Bu şekilde enerji konusunda etkin ve varlık sahibi ülkeler dünyaya hakim hale gelerek söz sahibi oluyor.



Türkiye açısından enerji potansiyelini değerlendirdiğimizde ülkemiz birçok enerji kaynağına sahip olsa da bunları işleme, çıkarma ve kullanma yönünden oldukça zayıf ve dışa bağımlı halde varlığını sürdürmektedir. Son 10 yılda ülkemizde yaşanan olumlu gelişmeler neticesinde ülkemizdeki refah düzeyi yavaş yavaş artarken istikrar ile birlikte daha önce hiç giremediğimiz sektörlerde varolmaya başladık. Ekonomik olarak kendini düze çıkartan ülkemiz istikrar ile birlikte kendi ihtiyaçlarını da kendisi üretme gayreti içerisine girmesiyle özellikle enerji alanındaki dışa bağımlılığımız göze çarpmaya başladı. 2006 yılında Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan doğal gaz krizi sonrasında batı hattından gelen doğal gazın azalması, İran’ın teknik sorunlar ve iç tüketimini karşılayamadığı gerekçeleriyle ihraç ettiği doğal gazı kış aylarında kesmesi, yeterli depolama kapasitesine sahip olmayan Türkiye’nin boru hatlarından gelen doğal gazda arz sıkıntısı yaşamasına neden oldu. Bu durum Türkiye’yi özellikle doğalgaz üretimi ve depolanması konusunda düşünmeye ve çalışmalar yapmaya itti.





Türkiye gelişen ekonomisi ile dünyanın önemli enerji tüketicileri arasında yer almaktadır. 2013 yılında Türkiye’nin 120 milyon tpe olan birincil enerji arzında doğal gaz % 31 ile birinci sırada yer alırken, petrol % 28 ile doğal gazı takip etmiştir. Doğal gaz tüketiminde de dışa bağımlılık oranının yüksekliği bakımından ham petroldekine yakın bir durum söz konusu olup, daha önce de bahsedildiği üzere, Türkiye gaz talebinin % 98,8’i ithalatla karşılanmaktadır. Türkiye’de 2014 yılında 49,8 milyar m3 doğal gaz tüketilmiş ve bu rakamın % 1’i (502 milyon m3 ) ülke içi üretim ile karşılanmıştır. Tüketilen doğal gazın yaklaşık % 50’si ise elektrik üretimi için kullanılmaktadır. 2014 yılı Türkiye doğal gaz ithalatının ülkelere göre dağılımında Rusya % 56’lük oran ile birinci sıradadır. Bu ülkeyi İran (% 19), Azerbaycan (% 9) ve Cezayir (% 9) takip etmektedir.



Dolayısıyla bu gelişmelerin her biri enerji ihtiyacını karşılamada alternatif olan kaya gazı ile alakalı çalışmaların başlamasına sebep oldu. Petrol ve doğalgaz üretiminin yetersizliğinden dolayı neredeyse %92 oranında dışa bağımlı olan Türkiye’nin acilen kendi enerjisini kendi üretmesi gerekmekteydi ve bununla alakalı çalışmalar hızlandırılmaya başlandı. Son dönemde yerli enerji üretime yönelik özellikle nükleer enerji, güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, hidroelektrik enerji üretim santralleri kurulması yönünde önemli teşvikler açıklanmış ve bu yönde ciddi çalışmalar başlatılmıştır. Ancak bunlar Türkiye’nin enerji talebini karşılayacak ve enerji bağımlılığını azaltacak boyutta kaynaklar değildir.



Yıllardır bilinen ancak çıkarılamayan kaya gazı çalışmaları, Rusya’nın enerji konusunda dengeleri bozmaya yönelik hamlelerinin ardından doğalgaz ihtiyacı bakımında ithalatçı olan Amerika tarafından hızlandırıldı ve üretimi arttırıldı. ABD’nin piyasaya kaya gazını sürmesi ile birlikte enerji piyasasında dengeler değişmeye başladı. ABD’deki çalışmaları yakından takip eden Türkiye de enerjide dışa bağımlılığını azaltmak için kaya gazı çalışmaları başlattı. Yapılan araştırmalar sonucunda kaya gazı rezervlerinin ümit verici olması 2023 hedefleri olan ülkemiz açısında büyük önem taşımaktadır. Enerjiyi ithal eden konumda olan ülkemiz özellikle doğal gaz kaynakları bakımından ihtiyacının yalnızca %2’ye yakın kısmını kendi üreterek gidermekte ve %98 oranında dışa bağımlı şekilde karşılamaktadır.



Kaya gazı ile ilgili çalışmalar istenilen düzeyde netice vermesi ile birlikte devem eden yıllarda ülkemizin enerji konusunda dışa bağımlılığı ortadan kalkacak ve uluslar arası alanda daha çok söz sahibi olacaktır. Enerji konusunda bu kadar dışa bağımlı olmamız beraberinde ülkemizi uluslar arası krizlerden daha da etkilenir hale getiriyor. Krizlerden beslenen çıkar gruplarının varlığı dünyada olduğu gibi ülkemizde de belirgin şekilde hissedilmektedir.



Kaya gazı kısa dönemde Türkiye’nin enerji sorununa bir çözüm olmayabilir. Kaya gazı çıkarma projesi sürdürülebilir hale gelmeli ve hazır halde tutulması gereken uzun soluklu bir projedir. Kaya Gazı üretimi ile birlikte enerji bağımlılığımız azalarak kademe kademe enerji ithalatı yavaşlayıp cari açığımız kapanacaktır. Ülkemizin 2023 hedeflerinin gerçekleşmesinde önemli bir açığı kapatacak olan Kaya gazı çalışmaları 2023 yılında sanayileşmiş ilk 10 ülke arasına girmek ve lider ülke olmak isteyen Türkiye’nin, bu hedefe ulaşmasında önemli bir rol oynayacaktır.



Her geçen gün artan petrol ve doğal gaz ihtiyacının yurtiçi kaynaklardan karşılanması yönündeki faaliyetler kapsamında, yeterince aranmamış basenlerde ve özellikle Karadeniz ve Akdeniz'deki deniz alanlarında son yıllarda yapılan çalışmalar büyük bir ivme kazanmıştır. Kaya gazı konusunda ilk olarak jeolojik araştırmaları yapan ülkemiz rezerv tespitlerinin ardından kaya gazı çıkarma konusunda uzmanlaşan ABD ve Kanada’ya eğitim için Türk uzmanları gönderdi. Yeni bir alan olması nedeniyle yeterli bilgi ve uzman eksikliğini gidermek için. Çalışmalarını tamamlayarak Türkiye’ye dönen bu heyet sahaya inerek çalışmalara başladı. Diğer taraftan, tüm dünyada doğal gaz piyasası dinamiklerini yeniden şekillendiren ankonvansiyonel gazın Türkiye'de aranmasına ve üretimine yönelik çalışmalara Güneydoğu Anadolu ve Trakya bölgelerinde devam edilmektedir.



Kaya Gazı Rezervimiz 20 Trilyon Metreküp

Doğalgazın ülkemize maliyeti 1000 metreküp için yaklaşık 500 ABD doları. Her yıl 50 milyar doların üzerinde enerji ithalatı yapan Türkiye'nin ise başka kaynaklar tarafından tahmini kaya gazı rezervi ise 20 trilyon metreküp civarındadır. Enerjide dışa bağımlı olan Türkiye için bu rakam dahi 40 yıllık ihtiyacının karşılanması anlamına gelmektedir.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Eski Bakanı Taner Yıldız, Eylül 2013'te, Türkiye’de 4.6 trilyon metreküp rezervi tespit edilen kaya gazı için yürütülen çalışmaları duyurmuştu.

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi, Uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği (IAEE) Seçilmiş Başkan Gürkan Kumbaroğlu ise, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ciddi miktarda kaya gazı rezervi bulunduğunu belirterek yedi yıllık tüketime denk gelen gaz potansiyeli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kumbaroğlu’na göre Güneydoğu Anadolu ve Trakya Bölgeleri’nin yanı sıra Karadeniz, Doğu Anadolu, Tuz Gölü civarı ve Toroslar, Türkiye’de kaya gazı olduğu düşünülen diğer alanlar olarak ön plana çıkıyor. Enerji uzmanlarına göre ise Türkiye’nin üretilebilir kaya gazı rezervi 1.8 trilyon metreküp olarak hesaplandığı söyleniyor.

Doğal gaz ihtiyacımızda mevcut durum

Türkiye’nin 2004 yılında 22,5 milyar metreküp olan doğal gaz tüketimi 2011 yılında 43,8 milyar metreküp 2014 yılında ise 49 milyar metreküpe yükselmiştir. Türkiye’nin 2015 yılındaki doğalgaz tüketiminin ise 51 milyar metreküpe ulaşabileceği öngörülmektedir.

2014 Yılı Kaynak Ülkelere göre Doğal Gaz İthalat Miktarları (milyon Sm3 )

Rusya -İran – Azerbaycan - Cezayir -Nijerya -Diğer Toplam

26.975 -8.932 -6.074 -4.179 -1.414 - -1.689 - 49.262

Kaya Gazını çıkarma maliyetinin önemi var mı?



Ülkemizde çalışmaları hızla artan ve üretim aşamasında olan kaya gazının çıkarılmasının maliyeti konusunda henüz net bir bilgiye ulaşamadık. Edindiğimiz bilgilere göre Polonya’daki Pomerania bölgesinde her bir kaya gazı arama kuyusu 30-35 milyon dolara mal oluyor. Kuyuların maliyetleri ise bölgelerin veya ülkelerin arazi yapısı ve derinliğe göre değiştiği için bu rakamların kuyudan kuyuya değişmekte. Rice Üniversitesi’ne bağlı Baker Enstitüsü Enerji Araştırmaları Merkezi kıdemli direktörü Ken Medlock ABD’deki 8 milyon dolarlık bir kaya gazı kuyusuyla (Haynesville) aynı özelliklere sahip Polonya’daki bir kuyunun maliyetinin 14 ila 16 milyon dolar arasında olduğunu söylüyor. Maliyetleri etkileyen bir diğer faktörde tecrübe eksikliği ve gerekli ekipmanın olmayışı olarak görülüyor. Türkiye’nin de coğrafî yapısını ve ekipman ihtiyacını düşündüğümüzde fiyatların ABD’den çok Avrupa’ya yakın olacağını söyleyebiliriz. Kuyular açıldıktan sonra çatlatma maliyetinin ise kuyu başına 200 ila 500 bin ABD doları civarında olacağı belirtiliyor.

Doğalgaz ihtiyacı bakımından dışa bağımlı olan ülkemizin kaya gazı konusunda maliyetleri fazla dikkate almaması gerekmektedir. Doğalgaz ekonomik olarak ülkemize büyük katkı sağlayacağı gibi aynı zamanda stratejik açıdan da çok önemlidir. Geçmişte yaşadığımız gibi, olası bir kriz durumunda ithalat yaptığımız komşu ülkeler gazı kesmekle tehdit edip fiyatların artmasına neden olabiliyor. Öncelikli olarak bütün rezervler tespit edilmeli alt yapıları oluşturulmalı ve kullanılabilir hale getirilmelidir. Enerjinin uluslar arası bir güç olduğu günümüzde bu piyasada bizlerde ülke olarak varolmalı ve söz sahibi olmalıyız. Enerji ithal ettiğimiz ülkelerin iç işlerimize müdahale ettiği durumlarda bağımlılığımızdan dolayı ülke olarak keskin tavırlar koyamıyoruz. Aksi halde enerji konusunda dışa bağımlılığımız tamamen ortadan kalksa ülkemizdeki terörü desteklediğini düşündüğümüz Rusya ve İran gibi ülkelere tavrımız daha sert olabilir ve benzer hamleleri de onların ülkelerinde yapabilirdik. İşte enerji ve benzeri bağımlılıklarımız ülke olarak bizleri bazı gerçekleri görmezden gelmeye mecbur bırakıyor.



Sonuç olarak;

2014 yılı doğal gaz ithalatı 2013 yılında göre %8,82 oranında artmış ve 2014 yılında da bu artış devam edecektir. Türkiye’nin enerji açığının giderilmesine destek olacağını düşünülen kaya gazı üretiminin sürdürülebilir hale getirilerek uzun dönemde Türkiye’yi enerji bakımında bir güç merkezi haline getirebilir.



Kaya gazı üretimi sonucunda Rusya ve İran başta olmak üzere birçok devlete olan bağımlılığımız ortadan kalkacak. Bu ülkeler ile temaslarımız bizim adımıza daha tavizsiz olacaktır. Petrol gibi Kaya gazı rezervlerinin daha çok ülkemizin doğusunda olması bölgede yaşanan terör vb. olumsuz gelişmelerin neden hiç bitmediğini gözler önüne sermektedir. Bu kaynakları aktif hale getirerek uluslar arası çıkarcı ülke ve şebekelerin bölge ile alakalı hesaplarından vazgeçmeleri sağlanmalıdır. Zaten terör vb. karışıklar ülkemizin bu ve bunun gibi birçok kaynağının değerlendirilmemesi için bir araçtır.



Doğal gaz depolama ve üretim kapasitesi arttırılmalı bütün kaynaklar potansiyel halde bekletilmelidir. Enerji ve bunun gibi birçok alanda maliyetler bahane edilmemeli yatırımlar stratejik olarak düşünülmelidir.



Doğal gaz konusunda bölgenin gücü olan Rusya ve İran’a karşı alternatif ihraç eden ülke olarak bölgedeki çıkarlarımızı daha çok koruyabiliriz. Ermenistan, Gürcistan, Yunanistan gibi ülkelere İran ve Rusya’dan daha ucuza gaz satarak bu ülkeleri stratejik olarak oyunun dışına atabiliriz.



Ülkemiz enerji bakımından kendi kendine yeter hale geldiği zaman cari açığımız kendiliğinden kapanacak insanlarımızın refahı artacak ülkemiz kaos senaryolarından uzaklaşacaktır. Zamanla kaya gazı üretim maliyetlerinin düşmesi genel olarak enerji fiyatlarını da aşağı yöne çekecektir. Türkiye enerji pazarı olmaktan kurtulacak farklı alanlara yoğunluk gösterecektir.



Kaya gazı üretimine geçmemizle birlikte muhtemel çevreci tepkileri önceden öngörerek gerekli karşı propaganda hazırlıkları yapılmalı ve sözde çevrecilerin gerçekte uluslar arası enerji kuruluşlarının çıkarlarına göre hareket ettikleri gözler önüne serilmelidir. Bu gibi gelişmeler dikkate alınarak kaya gazının çıkarılması konusunda yapılacak olan çalışmalar doğayı koruyarak gerçekleştirilmeli kaş yaparken göz çıkarılmamalıdır.



Son olarak dünyanın merkezi ve coğrafyalar arası geçiş noktası olan ülkemiz doğal olarak enerji kaynaklarına ve koridorlarına hakim noktadadır. Uluslar arası enerji hatlarının geçişleri ve dağıtımları ülkemiz üzerinden yapılmakta ve her geçen yıl ülkemizin cazibesi daha da artmaktadır. Dağıtım konusunda 3. Ülke pozisyonunda olan devletimiz kendi yer altı kaynaklarını verimli ve etkin kullanması ile birlikte enerji alanında direk üretici ve satıcı pozisyona geçecektir. Ülkemizi hem Pazar hem de 3. Ülke olarak kullanmak isteyen devletler ve uzantılı şirketleri enerji kaynaklarımızın kendimiz tarafından çıkarılması ve üretilmesi konusunda her zaman köstek olmaktalar ve olmaya devam edecekler. Ülkemiz ne zaman bu gibi konularda geliştirecek olsa karşımıza her zaman terör vb. olaylar çıkmaktadır. Bu olayları çıkartanların arkasında ülkemizin gelişmesi durumunda ekonomik ve stratejik zarar gören ülkelerin varlığı bilinmektedir. Dolayısıyla kaya gazı rezervlerinin de yoğun şekilde olduğu söylenen ve birçok enerji kaynağının bulunduğu Doğu Bölgelerimizde terör olaylarının sürekli devam etmesinin sebeplerini buna bağlamaktayım. Dikkat edildiği zaman görülecektir ki nerede bir kaynağımız varsa oraya ‘fitne’ ekilmiştir. Bunun için kaya gazı çıkartmak ülkemiz açısından önemli bir milli görevdir. Bıçak sırtı bir dönemden geçtiğimiz bu yıllarda kaya gazının ve diğer kaynaklarımızın kendi gücümüzle çıkartılması ülkemizin dünya devleri arasına girmesinin ilk adımı olacaktır. Ülkemiz zaten doğal olarak dünya devleri arasında fakat bağımlı hale getirilmiştir. Doğal kaynaklarımızı kendimiz üretip kullanıp satarak tarihin bize yüklediği misyonu yeniden devralarak yeniden dünyada söz sahibi bir ülke olacağız.





Gazeteci-Yazar

Mustafa Nuri Sungur











Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 32
Dün Tekil 900
Bugün Tekil 630
Toplam Tekil 2673395
IP 34.204.173.45






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































21 Safer 1441
Ekim 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Sevgim - Millete!
Vurgunluğum - Azadlığa ve adalete!
itaatim - Hocalarıma!
Borcum - Dostlarıma ve meslektaşlarıma!
Nefretim - Yalancılara ve iki yüzlülere!

(Ebülfez ELÇİBEY)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 6.914 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu