BASIN BÜLTENİ Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs sorununun çözümünde ısrarlı - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs sorununun çözümünde ısrarlı
Tarih: 20.11.2015 > Kaç kez okundu? 1199

Paylaş


Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras görüşmesinde Kıbrıs sorunuyla ilgili çözüm vurgusu yapıldı.Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Ahmet Davutoğlu “Kıbrıs'ta bir fırsat penceresi var, görüşmeler yoğun şekilde devam ediyor. Türkiye ve Yunanistan olarak Kıbrıs'taki müzakerelere pozitif katkıda bulunma noktasında ortak bir yaklaşımımız var artık sorunları çözmek için orta sahada top çevirmek yerine, birlikte neticeye ve skora ulaşmayı denemeliyiz” dedi.

Başbakanı Aleksis Çipras da "Kıbrıs'ta iki toplumu adil ve kalıcı çözüm bulmak amacıyla cesaretlendirmeye karar verdik" dedi.

41 yaşında olduğunu ve sürekli televizyonda 'adil ve kalıcı çözüm' sözlerini duyduğunu belirten Çipras, şunları söyledi:

"Şuanda karşımızda fırsat var. Olması gerekenden çok fazla olumlu olmak istemiyorum. Tedbirli olmak istiyorum. Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Parlamentosu kararları çerçevesinde Kıbrıs'ta her iki toplumun birleşik çatı, federasyon çatısı altında yaşayabilecekleri çözüme ulaşabilecek çözümü desteklememiz gerekiyor. Bu çözümün herkes ve Kıbrıs halkı tarafından kabul görmesi gerekiyor. Üçüncü ülkelerin teminatları, garantörlükleri olmadan sağlanacak çözüm olması gerekiyor"



Liderler biraraya geldi



Liderler, dün ara bölgede müzakereler için ayrılan binada biraraya geldi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, 16 Kasım’da Kıbrıslı Türklerin hedef alındığı olayları şiddetle kınadı ve bu gibi olayların devam etmekte olan müzakereleri engellemesine müsaade etmeyeceklerini belirtti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki İyi Niyet Misyonu Ofisi tarafından yayımlanan liderlerin ortak açıklamasında, 16 Kasım’da Güney Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklerin hedef alındığı “utanç verici” olayların “şiddetle kınandığı” kaydedildi.

Liderlerin, ırkçılık ve her ne alanda olursa olsun düşmanlığa karşı oldukları kaydedilen açıklamada, “Liderler, bu gibi kötü hareketlerin araştırılacağını ve cezasız bırakılmayacağının altını çizdi” denildi

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, olaylarda meydana gelen zararların karşılanacağını, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ise bu açıklamadan memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Açıklamada, “Liderler, bu gibi kabul edilemez olayların, özellikle büyük bir gayretle Kıbrıs sorununa çözüm bulmaya çalışıldığı bir dönemde, devam etmekte olan müzakerelerin geleceğini herhangi bir şekilde tehlikeye sokmasına müsaade etmeyecek” denildi.

Liderlerin bu ay içinde en az 6 görüşme yapması kararlaştırılmıştı. Bugünkü görüşmenin ardından liderlerin 20, 23 ve 25 Kasım’da da bir araya gelmesi planlanıyor.

Müzakereciler Özdil Nami ile Andreas Mavroyannis, liderlerden ayrı olarak hafta içinde çeşitli defalar bir araya geldi.



Cumhurbaşkanı Akıncı Eide ile görüştü



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ile görüştü.

Cumhurbaşkanlığında gerçekleşen görüşmede, Müzakereci Özdil Nami, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Erhan Erçin ve BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Lisa Buttenheim da bulundu.

Görüşmenin ardından BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel danışmanı Eide, basına açıklamalarda bulundu.

Eide, Kasım ayı içerisinde planlanan 6 liderler görüşmesinin üçüncüsünün tamamlandığını hatırlatarak, bunun uzun bir görüşmenin seri oturumları olarak algılanması gerektiğini kaydetti.

Liderler görüşmeleriyle ilgili yapılacak son görüşmenin ardından konuşmanın doğru olacağını ve şimdilik bu kurala bağlı kalmak istediğini belirten Eide, şimdilik söz konusu “uzun görüşme” fikrinin çok yapıcı olduğunu söyleyebileceğini, her görüşmenin sonucunu ayrı ayrı değerlendirmek yerine en sonunda söylenecek daha çok şey olduğunda konuşmanın doğru olacağını ifade etti.

Basın mensuplarından sabırlı olmalarını isteyen Eide, seri görüşmelerin sonunda yapılacak açıklamanın böylelikle daha “ilginç” olabileceğini kaydetti.

Pazartesi meydana gelen saldırı olayını her iki liderle değerlendirdiklerini ve her iki liderin düz ve açık bir dille olayı kınadıklarını ifade eden Eide, dün de ortak bir açıklamayla olayı kınadıklarını ve bu tür olayların barış sürecini rayından çıkarmayacağına olan inançlarını yazıya döktüklerini anımsattı.



Dışişleri Bakanı Çolak: “Kıbrıs birleşmeye ilk kez bu kadar yakın”



Dışişleri Bakanı Emine Çolak Londra temasları çerçevesinde “Reuters’”e verdiği mülakatta Kıbrıs'ın, 40 yıllık bölünmeyi sona erdirmeye hiç olmadığı kadar yakın olduğunu ve Kıbrıs'ın Türk ve Rum taraflarının, bir referanduma müteakip mayıs ayına kadar anlaşma metnini kabul edebileceğini ifade etti.

Çolak, "İhtiyatlı bir iyimserlik içerisindeyiz. Çözüme hiçbir zaman bu kadar yakın olmamıştık. Kıbrıs sorununun kolay bir sorun olduğunu düşünmüyoruz. Kolay değil ancak fırsat penceresinin var olduğunu düşünüyoruz, 2016 mayıs ayına kadar en azından müzakerelerin büyük kısmına ve anlaşma metnine başlama noktasına gelmeyi arzu ediyoruz ve bu mümkün," dedi.

Çolak, müzakereleri kolaylaştırmak amacıyla Kıbrıs Rum kesiminin 2016 mayısında yapılması planlanan seçimlerinin ertelenmesinin de "iyi bir şey" olacağını sözlerine ekledi.

2016 başlarında birleşme konusunda bir referandum olup olamayacağı sorusunu Çolak, "2016 yılı başlarında olabileceğini sanmıyorum ama 2016 yılı içinde olabilir. Olmaması için bir sebep görmüyorum," şeklinde yanıtladı.



Çolak, İngiliz parlamenterlerle biraraya geldi



Dışişleri Bakanı Emine Çolak Londra temasları çerçevesinde İngiliz Parlamentosu Kıbrıs Türk Dostluk Grubu üyeleri ile parlamentoda onuruna verilen yemekte bir araya geldi.

Çolak daha sonra İngiliz İşçi Partisi Gölge Dışişleri Bakanı Hilary Benn ve AB Bakanı Pat McFadden ile parlamentodaki ofislerinde görüştü. Çok samimi bir ortamda geçen toplantıda Bakan Çolak Benn ve McFadden’a müzakere sürecinde gelinen son aşama ile ilgili bilgiler verdi. İşçi Partisinin gelinen süreçte hem Birleşik Krallık Parlamentosunda hem de özellikle AB Parlamentosundaki Sosyalist Grupla Parlamentoda vereceği desteğin çok önemli olduğunu belirtti. Özellikle Kıbrıs konusu gündeme geldiğinde Kıbrıs Türk tarafının görüşlerinin de dinlenmesinin önemine dikkat çeken Çolak muhataplarından böylesi durumlarda Kıbrıs Türk tarafı ile temas etmelerini istedi.

Çolak ayrıca Kıbrıslı Türklerin amacının Kıbrıs’taki çözüm sürecini başarıyla tamamlayıp Federal Kıbrıs’a ulaşmak olduğunu da sözlerine ekledi.

Benn ve McFadden ise sürece desteklerinin güçlü bir şekilde süreceğini ve her zaman Kıbrıslı Türklerin görüşlerini dinlemeye ve onlarla temas etmeye hazır olduklarını belirtti.

Bakan Çolak temasları çerçevesinde Londra temsilciliğinde Kıbrıslı Türk Dernek temsilcileri ile de bir araya geldi. Toplantıda Bakan Çolak Kıbrıs’ta müzakerelerde gelinen son durum ile ilgili bilgiler vererek, dernek başkanlarının sorularını cevaplandırdı ve yaşadıkları birtakım sorunları da not etti.

Çolak, çeşitli gazete ve medya kuruluşlarının muhabirleri ile görüşmesinin ardından Londra temaslarını tamamlayarak Ada’ya döndü.



Omiru: “Neo-Faşist unsurların gerçekleştirdiği saldırılar, rezaleti ve Kıbrıs Helen siyasi kültüründe kara bir lekeyi teşkil ediyor”



Rum Simerini gazetesi, Rum Meclis Başkanı Yannakis Omiru, Rum öğrencilerin KKTC’nin kuruluş yıldönümünü “kınamak” gerekçesiyle Pazartesi günü düzenledikleri protesto yürüyüşü sırasında, gördükleri KKTC plakalı araçlara saldırması ve iki Kıbrıslı Türk’ü yaralamasına ilişkin hakkındaki gelişmeleri yorumlarken, “Neo-Faşist unsurların gerçekleştirdiği saldırıların, rezaleti ve Kıbrıs Helen siyasi kültüründe kara bir lekeyi teşkil ettiğini” belirtti.



Kiprianu: “Gözlerini kapatıp ELAM’a müsamaha gösterdiler”



Kiprianu, “Biz şikayette bulunduğumuz zaman, tüm siyasi dinamikler, buna karşı seferber olsaydı olgular şimdi daha farklı olurdu. Ama maalesef gözlerini kapatıp ELAM’a müsamaha gösterdiler” ifadesini de kullandı.

Rum Fileleftheros gazetesine göre, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, bir etkinlikte yaptığı açıklamada, AKEL’in neo-faşizmi meydana çıkarmaya ve bununla mücadele etmeye devam edeceğini ifade etti.



Özgürgün: “Anastasiadis’in ‘aptallar’ açıklaması 1960’lı yıllarda Makarios’un EOKA’cılara karşı kullandığı ‘aptallar’ ifadesi ile aynı”



Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, “Anastasiadis’in ‘aptallar’ açıklaması 1960’lı yıllarda makarios’un eoka’cılara karşı kullandığı ‘aptallar’ ifadesi ile aynı” dedi.

Özgürgün, Rum tarafının çözüm umutlarını canlı tutmaya ilişkin en küçük kaygı taşıması halinde, bir an önce Güney’de uygulanan şoven ve ırkçı eğitim sisteminden vazgeçmesi, insan hayatını acımasızca hedef alan her düşünceyi, her eylemi en sert bir şekilde lanetlemesi ve gerekli tedbirleri alarak sonuç alıcı icraatlar sergilemesi gerektiğini belirtti

UBP Genel Başkanı Özgürgün, UBP olarak Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Güney Kıbrıs’ta KKTC vatandaşlarına karşı sergilenen çirkin saldırılar karşısındaki kararlı tavrının yanı sıra, Alman Büyükelçisinin Alman Dışişleri Bakanı onuruna düzenlediği ancak adadaki gerçekleri göz ardı eden, Türk ve Rum taraflarının eşit statülerine hassasiyet göstermeyen resepsiyon davetine katılmayarak gereken tepkiyi göstermesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Özgürgün yaptığı yazılı açıklamada, tarih boyunca Rum-Yunan ikilisinin adanın tümüne sahip olma ülküleri “Enosis”ten vazgeçmediklerini, vazgeçmeyeceklerini Meclis kararına dönüştürerek gösterdiklerini ve bunun dünya kamuoyunun malumu olduğunu kaydetti.

Rum liderliğinin bu emellerine, Türk düşmanlığı üzerine kurgulanmış eğitim sistemlerinin yetiştirdiği nesillerle ulaşacakları hayalleri ile siyaset yaptıklarının da bilinen bir gerçek olduğunu belirten Özgürgün, “Çoğunluğu öğrenci, beyinleri yıkanmış Rum gençlerini faşist örgütlerine malzeme yaparken, zaman zaman kontrolü elden kaçırdıkları da bir vakadır” dedi.

Özgürgün şöyle devam etti:

“Güney Kıbrıs’ta EOKA’nın yerini alan ELAM örgütünün, KKTC ve Türkiye aleyhtarı eylemleri sırasında Kıbrıs Türklerinin mal ve canlarına yönelik saldırılarını ‘aptallık’, saldırganları da ‘aptallar’ olarak niteleyen Rum Lider Anastasiadis’in açıklamasında kullandığı ifadeler, üzüntüsünün gerçek nedenini göstermesine yetmektedir. Rum Lider, insanlık ayıbı bu olaylara maruz kalan vatandaşlarımızdan çok, Kıbrıs Türk Halkının Anavatan Türkiye’nin garantörlüğündeki ısrarını haklı çıkardığına, bu tür saldırıların adanın taksimine hizmet olduğuna üzüldüğünü belirtmiştir.

İki taraf arasında müzakere süreci devam ederken, Yunanistan yetkilileri ile birlikte adada garantörlüğün sonlandırılması kampanyaları yürüten Anastasiadis’in bugün ELAM’a karşı gösterdiği alınganlık, 1960’lı yıllarda Rum Lider Makarios’un EOKA’cılara karşı kullandığı ‘aptallar’ ifadesi ile duyduğu rahatsızlığın tıpatıp aynıdır. Makarios’a göre, gözü dönmüş EOKA Örgütünün faşist saldırıları, adada Türk varlığına son vermeye yönelik hazırlanan uzun vadeli sinsi planlarına zarar vermekteydi.

Bir kez daha hatırlatmakta yarar var, Rum tarafı çözüm umutlarını canlı tutmaya ilişkin en küçük kaygı taşıyorsa bir an önce Güney’de uygulanan şoven ve ırkçı eğitim sisteminden vazgeçmeli, insan hayatını acımasızca hedef alan her düşünceyi, her eylemi en sert bir şekilde lanetlemeli ve gerekli tedbirleri alarak sonuç alıcı icraatlar sergilemelidir.

Ulusal Birlik Partisi olarak, Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı’nın, Güney Kıbrıs’ta vatandaşlarımıza karşı sergilenen çirkin saldırılar karşısındaki kararlı tavrı yanısıra, Alman Büyükelçisinin Alman Dışişleri Bakanı onuruna düzenlediği ancak adadaki gerçekleri göz ardı eden, Türk ve Rum taraflarının eşit statülerine hassasiyet göstermeyen resepsiyon davetine katılmayarak, gereken tepkiyi göstermesini de memnuniyetle karşıladığımızı belirtiriz.”



Dört öğrenci hakkında tutuklama emri çıkarıldı



Rum polisinin, Lefkoşa Rum kesiminde Pazartesi günü öğrencilerin KKTC’nin kuruluş yıldönümünü “kınama” amacıyla düzenledikleri protesto etkinliği sırasında Kıbrıslı Türklere yapılan saldırılarla ilgili dört öğrenci hakkında tutuklama emri çıkardığı haber verildi.

Rum radyosunun haberine göre lise öğrencisi olduğu belirtilen söz konusu kişilerin kimlikleri, bölgedeki mağazaların kapalı devre kamera görüntülerinin incelenmesinin ardından belirlendi.

Haberde bilgilere göre öğrencilerden ikisinin ikiz kardeşler olduğu da belirtildi.



“Kıbrıs, İsraillilerin eğitim üssü”



Rum Simerini gazetesi “Kıbrıs İsraillilerin Eğitim Üssü” başlığıyla yayımladığı haberinde, hedeflenen şeyin iki ülke arasındaki eşgüdümün kolaylaştırılması, Rum kesiminin, İsrail Hava Kuvvetlerinin düzenli egzersiz uygulama yeri haline gelmesi, aynı zamanda İsrail Hava Kuvvetlerine bağlı uçakların Güney Kıbrıs’ta olabildiğince fazla uygulama yapabilmeleri için daimi bir tesis kurulması olduğunu yazdı.

“Israel Air Force” isimli internet sitesine göre, Güney Kıbrıs ile İsrail arasındaki ortak hava tatbikatlarının, gelecek yıl artış göstereceği haber verildi.

Gazete, iki ülke arasında Doğu Akdeniz bölgesinde enerji konusunda son yıllarda ortaya çıkan işbirliğinin, ortak tehditlerle baş edilmesi için, iki ülkenin güvenlik alanında koordine olmaları gereğini aşamalı olarak ortaya çıkardığını da belirtti.

Gazete, İsrail Hava Kuvvetleri’nin 2015 yılında Güney Kıbrıs’ta iki eğitim tatbikatı yaptığını ve hedeflenen şeyin 2016’da daha fazla tatbikat yapılması ve iki ülke işbirliğinin daha da güçlendirilmesi olduğunu yineledi.

Öte yandan gazete, kısa zaman önce “Lefkoşa FIR hattında”, İsrail ile Güney Kıbrıs arasında gerçekleştirilen “Onisilos/Gedeon” ortak tatbikatının ilk aşamasında, İsrail’in “Hornet” filosuna bağlı faaliyet gösteren “Apache Longbow” saldırı helikopterlerinin, Rum kesimindeki “MI-35” saldırı helikopterleriyle eğitim yaptıklarını yazdı.

Tatbikatın ikinci aşamasının ise daha büyük olduğunu kaydeden gazete, buna savaş uçakları, helikopterleri, UAV’lar aynı zamanda kargo uçaklarının katıldığını ekledi.



Steinmeier, Anastasiadis ve Kasulidis’le görüştü



Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier Kıbrıs’taki temasları çerçevesinde Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ve Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’le görüştü.

Rum Fileleftheros ve diğer gazeteler, Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier’ın önceki gün ilk olarak Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’le görüştüğünü, ardından da Dışişleri Bakanı Kasulidis’le yemekte bir araya geldiğini belirtti. Gazeteler, Steinmeier’ın daha sonra da Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yla görüştüğünü yazdı.

Gazete, Steinmeier’ın Anastasiadis ve Kasulidis’le gerçekleştirdiği görüşmelerde Kıbrıs sorunu, Türkiye’nin AB müzakere başlıklarının açılması, enerji ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.

Rum yetkililerin özellikle Türkiye’nin AB müzakere başlıklarının açılması konusunda Türkiye’nin Güney Kıbrıs karşısındaki sözde yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekliliğini ortaya koyduklarını belirten gazete, Steinmeier’in Rum tarafının tutumunu “anlayışla karşıladığını” iddia etti.

Steinmeier-Anastasiadis görüşmesinden sonra açıklamada bulunan Rum Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis, Türkiye’nin müzakere başlıklarının açılması konusundaki tezlerinin net olduğunu ve müzakere başlıklarının açılmasının Türkiye’nin tutumuna bağlı bulunduğunu öne sürdü.

Gazete, Almanya Dışişleri Bakanı’nın Rum mevkidaşıyla gerçekleştirdiği görüşmede ise Almanya’nın Kıbrıs sorununun çözüm sürecine katkı sağlaması konusunu gündeme getirdiğini belirtti.

Habere göre, Steinmeier, görüşme sonrasında açıklamada bulundu ve “Kıbrıs sorununun çözümü konusunda, kaçırılması durumunda belki de asla yeniden gelmeyecek tarihi bir fırsat bulunduğunu” ifade etti.

Steinmeier, ülkesinin “yeniden birleşme konusundaki bilgi ve deneyimlerini aktarmaya ve çözüm sürecine müdahil olanlara gerek AB, gerekse ikili düzeyde yardımcı olmaya hazır olduğunu” da vurguladı.

Rum Dışişleri Bakanı Kasulidis ise görüşme sonrasındaki açıklamasında, Steinmeier’la olası yeni işbirliği alanlarını ele aldıklarını, ayrıca Steinmeier’a Güney Kıbrıs’ın tek taraflı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde (MEB) bulunan doğal gaz yatakları, Mısır ve İsrail’le enerji işbirliği ve ekonomi konularında bilgi verdiğini belirtti.

Gazete ayrıca, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Steinmeier’la gerçekleştirdiği görüşmeyi “Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Sorunundaki Hassasiyetlerini Ortaya Koydu – Almanya Dışişleri Bakanı’na AB Dışında Kalmalarını Şikayet Etti” başlıkları altında yansıttı.

Rum Politis gazetesi ise konuya ilişkin haberinde, Akıncı’nın Steinmeier tarafından ara bölgede verilen resepsiyona katılmadığını belirterek Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu’nın açıklamasına yer verdi.



CTP ve AKEL örgütleri biraraya geldi



Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) ve AKEL arasında Kıbrıs sorununda yaşanan gelişmeler üzerine fikir alışverişinde bulunulması için düzenlenen konferans geçtiğimiz önceki gün Güney Lefkoşa’da yer alan Akaki köyünde gerçekleştirildi.

CTP’den verilen bilgiye göre, “Kıbrıs Konusunda Son Gelişmeler” başlıklı konferansa yaklaşık 50 kişi katıldı.

CTP Lefkoşa ve AKEL Lefkoşa ilçelerinin düzenlediği etkinlik iki buçuk saat sürerken, etkinlikte CTP adına MYK Üyesi ve Dış İlişkiler Sekreteri Muhittin Tolga Özsağlam, AKEL adına ise eski Hükümet sözcüsü ve AKEL Merkez Komite Üyesi Stefanos Stefanu konuşma yaptı.

Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için yürütülen müzakereleri değerlendiren iki parti örgütü, konuşmaların tamamlanmasının ardından Özsağlam ve Stefanu’ya sorular sordu.



BKP Avrupa Sol Partisi toplantısında sunum yaptı



Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP), gözlemci üye olduğu Avrupa Sol Partisi Yürütme Kurulu’nun, 13-15 Kasım tarihlerinde Madrid’de düzenlenen toplantısında Kıbrıs konusuyla ilgili sunum yaptı.

BKP Basın Bürosu’ndan verilen bilgiye göre, Parti’nin Dışilişkiler Sekreteri Salih Sonüstün’ün yaptığı sunumda, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik görüşmelerde Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum liderlerin ileriye doğru olumlu adımlar attığını, bazı başlıklarda yakınlaşmalar ve bir takım güven artırıcı önlemler konusunda uzlaşmalar sağladığını, ancak Kıbrıs sorununun yalnızca liderlerin çabası ile çözülemeyeceğini söyledi.

BKP’nin adada federal bir yapıda çözümün sağlanması için çalıştığını belirten Sonüstün, Avrupa Sol Partisi’nden çözüm sürecine daha aktif bir şekilde katkıda bulunmasını istedi.

Görüş ayrılıkları bulunan mülkiyet, toprak, nüfus, güvenlik ve garantiler konularında Liderlerin daha kararlı ve cesur adımlar atarak yakınlaşmalar sağlayabileceklerine inandığını belirten Sonüstün, tüm Kıbrıslıların ortak çıkarlarını gözeten ve Kıbrıs’ı yeniden birleştirecek bir çözüm hedeflediğini kaydetti.

Mayıs 2016’ya kadar kapsamlı çözüme ulaşmanın mümkün olduğuna da inandıklarını ifade etti.



“Mültecileri destekleyelim ancak Kıbrıs’ta kalmasınlar”



Kıbrıslıların, mülteciler konusunda hassas oldukları, ancak onların Kıbrıs’ta kalmasını istemedikleri haber verildi.

Rum Fileleftheros gazetesi BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Güney Kıbrıs Ofisinin, adada, Kıbrıslıların mültecilere bakış açılarıyla ilgili bir anket yaptırdığını yazdı.

Gazete ankete göre Kıbrıslıların (Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar) mülteciler ve göçmenler konusunda hassas olduğunu, ancak çoğunluğunun mültecilerin Kıbrıs’ta kalmaması ve onlara kolayca “Kıbrıs vatandaşlığı” verilmemesi gerektiği düncesine sahip olduğunu aktardı.

Kıbrıslıların, mültecilerin kendi ayakları üzerinde durmaları için ihtiyaçları olan yardımı almaları konusunda hemfikir olduklarını belirten gazete, ancak Kıbrıs’ın bir “istasyon” ülke olduğu ve mültecilerin ya vatanlarına geri dönmeleri, ya da başka ülkelere seyahat etmeleri gerektiğini düşündüklerini kaydetti.

Ankete göre birçok Kıbrıslı’nın, mültecilerin topluma katılmaları için desteğe ihtiyaçları olduğu algısına sahipken, demografi ve iş alanındaki rekabet konusunda fazlasıyla endişeli olduklarını belirten gazete, Yüksek Komiserliğin (anketle ilgili) raporunda, katılımcıların, Kıbrıs’ta çok fazla mültecinin olduğuna dair yanlış bir anlayış temelinde cevaplar verdiklerini kaydettiğini de aktardı.

Vatandaşlık verilmesi konusunda ise Kıbrıslıların yaklaşık yüzde 70’inin ülkenin demografik yapısını etkileyeceğinden mültecilere vatandaşlık verilmemesi gerektiğini düşündüğünü kaydeden gazete, yaklaşık yüzde 60’ının da çok kültürlülüğü desteklediğini ve mültecilerin kamplarda değil, toplum içerisinde yaşamaları gerektiğini düşündüklerini yazdı.

Gazeteye göre Kıbrıslıların neredeyse yarısı, mülteciler ve göçmenlerin Kıbrıs toplumuna katkıda bulunabileceğine dair inançlarını da dile getirdiler.



İki toplumlu staj programı başladı



Avrupa Birliği fonlarından desteklenen iki toplumlu staj programı “Leading by Example” çerçevesinde iş sahibi olmayan üniversite mezunu Kıbrıslı Türk ve Rumların bazılarının adanın her iki tarafında staj yapmaya başladığı haber verildi.

Rum Politis gazetesine göre, Rum Ticaret ve Sanayi Odası (KEVE) yetkililerinden Andonis Pashalidis, program çerçevesinde 5 Kıbrıslı Türk’ün Kıbrıs Rum şirketlerinde, 4 Kıbrıslı Rum’un da Kıbrıs Türk şirketlerinde çalışmaya başladığını belirtti.

Programa başvuruda bulunup, kabul edilen gençlerin 1 Kasım tarihinde çalışmaya başladığını söyleyen Pashalidis, her iki toplumdan 4’er kişinin yakın gelecekte çalışmaya başlayacağını belirtti. 3 Kıbrıslı Türk ve 4 Kıbrıslı Rum’un da daha sonra çalışmaya başlayacağı kaydedildi.

Pashalidis, toplamda, her iki toplumdan 12’şer gencin üç ay boyunca diğer topumda staj yapacağını söyledi.





Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 19
Dün Tekil 762
Bugün Tekil 307
Toplam Tekil 2458477
IP 18.212.239.56






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:





































































21 Şaban 1440
Nisan 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Tanrı nasip eder, ömrüm vefa ederse; Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım. Selanik de dahil Batı Trakya'yı Türkiye hudutları içine katacağım.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 9.775 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu