BASIN BÜLTENİ Liderler bugün bir araya geliyor - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Liderler bugün bir araya geliyor
Tarih: 06.11.2015 > Kaç kez okundu? 1151

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amacıyla yürütülen müzakereler çerçevesinde bugün yeniden bir araya geliyor.

Ara Bölgede müzakereler için tahsis edilen binada yer alacak görüşme saat 18.00’de başlayacak.

2 Kasım Pazartesi günü gerçekleştirilen görüşme gibi bu görüşmenin de basına kapalı yapılması planlanıyor.

Liderlerin Kasım ayı içerisinde en az 6 görüşme yapması kararlaştırıldı.

Bugünden sonra 18, 20, 23 ve 25 Kasım’da da Liderler bir araya gelecek. Ayrıca müzakerecilerin de, her gün bir araya gelmesi bekleniyor.





Fischer: “Kıbrıs sorununun çözümü AB ve uluslararası camia için önemli hedeftir”



Avusturya Devlet Başkanı Heinz Fischer Kıbrıs sorununun çözümünün AB için önemli olduğunu vurguladı.

Rum Alithia gazetesinin haberine göre, resmi ziyaret için Güney Kıbrıs’ta bulunan Heinz Fischer önceki gün Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’le görüştü.

Rum Başkanlık Sarayı’nda Fischer ve Anastasiadis arasında baş başa başlayan, daha sonra iki tarafın heyetlerinin de katılımıyla devam eden görüşmede ikili ilişkiler, AB ve uluslararası alandaki işbirlikleri, Kıbrıs sorunu, AB’nin çözümde oynayabileceği rol, mülteci krizi, Ukrayna’daki durum ve enerjiyle ilgili Doğu Akdeniz’deki gelişmeler ele alındı.

Görüşme sonunda eğitim, kültür ve sanat alanlarında karşılıklı anlayış memorandumu imzalandı. Memoranduma Rum Eğitim ve Kültür Bakanı Kostas Kadis ile Avusturya Eğitim ve Kadın Konuları Bakanı Gabrielle Heinisch imza attı.

Anastasaiadis ve Fischer görüşme sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi. “AB’nin aktif katılım ve desteğinin, özellikle müzakerelerin yoğun bir aşamaya girdiği bu dönemde hayati önem taşıdığını” söyleyen Anastasiadis “Kıbrıslılar açısından insan hakları ve temel özgürlüklerin en iyi koruyucusu ve garantisi Avrupa Birliği’dir” dedi.

Anastasiadis, Avusturya Devlet Başkanı’na AB’nin çözüm çabalarındaki rolünün önemini anlattığını belirterek “Kıbrıs sorunu Avrupa sorunudur” dedi.

Fischer de Kıbrıs’taki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek “Zaman geçer de sonuç çıkmazsa bir daha ne zaman çözüme bu kadar yaklaşılacağını kimse bilemez. Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi AB ve uluslararası camia için önemli hedeftir” dedi.

Müzakerelerin ümit verici göründüğüne de işaret eden Fischer “Anastasiadis ve Kıbrıslı Türk liderin Kıbrıs vatandaşlarının ve Avrupa’nın menfaatine bir anlaşmaya varacaklarından umutluyum” dedi.

Gazete, görüşme sonrasında Anastasiadis’in Fischer ve heyeti onuruna verdiği yemekte ise Avusturya Devlet Bakanı’nın “bir çözüm Kıbrıs’a birçok kapı açabilir” dediğini haberine ekledi.

Rum Politis gazetesinin haberine göre, Anastasiadis, basın toplantısında Fischer’in ziyareti sırasında arkeolojik anıtları ziyaret etme ve Lokmacı karşısındaki Ledra Caddesi’nde yürüme fırsatı bulacağını söyledi.

Ledra Caddesi’nin adını, Helenistik dönemde aldığına işaret eden Anastasiadis “Kıbrıslı Türklerin ve Rum tüccarların 1974’e kadar birlikte olduğu bir yerdi. Ara bölge ile zorla bölündü ve Berlin duvarının yıkılmasından 30 yıl sonra Lefkoşa, Avrupa’nın ve dünyanın son bölünmüş başkenti olduğunu hatırlatıyor” ifadelerini kullandı.



Akıncı: “Çözüme halklar karar verecek”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, çözüm için sadece liderlerin imzasının yeterli olmayacağını belirterek, kendilerinin bir anlaşma imzalayacağı noktaya varabilmesi dileğinde bulundu ve “Çözüme halklar karar verecek” dedi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Bağımsızlık İttifakı heyetini kabulünde yaptığı konuşmada

Kıbrıs konusunda çok hassas bir dönemine girildiğini vurgulayan Akıncı, Kıbrıs Türk halkının verdiği sorumluluğu hakkıyla yerine getirmek için ekibiyle birlikte var güçleriyle çalıştıklarını söyledi.

Akıncı, kasım ayı içerisinde toplam 6 görüşme yapacağını, 4 farklı ülkenin Dışişleri Bakanlarının Kıbrıs’a geleceğini ve en az 3 tanesinin kendisini makamında ziyaret edeceğini anlatarak, Türkiye’yle yakın istişare içinde olduklarını, TC Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun ve görevlendirilecek bakanın en kısa sürede ziyaretini beklediğini söyledi.

Türkiye’yle her konuda işbirliği içerisinde olduklarını, Türkiye’nin sadece Kıbrıslı Türkler için değil, bölge için de son derece önemli bir ülke olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, Türkiye’nin de adada bir çözümü arzuladığını kaydetti.

Akıncı, “Hiçbir zaman ‘ne olursa olsun bir çözüm’ün peşinde olmadık” diyerek, eşitliğin, özgürlüğün ve güvenliğin temin edileceği bir çözüm istediklerini vurguladı.

Çözümün nasıl olacağının parametrelerle belirlendiğini söyleyen Akıncı, önceden yapılanları çöpe atmadığını, zemin kabul ettiğini ifade ederek, kendisinden önce yapılanlara örnekler verdi.

Akıncı, iki kesimliliğin1992 yılında BM Güvenlik Konseyi kararıyla tescil edildiğini anımsatarak, çözümle sadece AB değil BM parametrelerini de hayata geçirmeyi hedeflediklerini söyledi. Akıncı, iki kesimliliğin herhangi bir şey öne sürülerek ortadan kaldırılamayacağını vurguladı.

Kendisinin uzun zamandır söylediği ancak inandırıcı bulunmayan ‘aylar içinde çözüm olabilir” söylemini dün Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis’in “mayıstan önce de çözüm olabileceği” şeklinde dile getirdiğini ifade eden Akıncı, “Herkesin gönül huzuruyla onaylayabileceği bir çözüm için çalışıyoruz. Umarım herkes gereken dersi almıştır. Aynı şeyler bir daha yaşanmasın” diye konuştu.



Medya Etik Kurulu, Mülteciler ve benzer mağdurlarla ilgili 7 maddeyi ilkelerine ekledi



Medya Etik Kurulu, mültecilerle ve benzer durumdaki mağdur insanlarla ilgili 7 ayrı kural belirleyerek ilkelerine ekledi, konuyla ilgili kavramlara açıklık getirdi ve medya çalışanlarını ilgili haberlerde özenli davranmaya çağırdı.

Medya Etik Kurulu’nun yazılı açıklamasında, söz konusu kararın gerekçeleri şöyle ifade edildi: “Medyada işlenen konularda ulusal ve uluslararası hukuka uygun bir terminoloji kullanılması ve uygunsuz terimlerin kullanılmasından kaçınılması; bu kategoriye giren insanlar hakkında hatalı, basitleştirilmiş veya çarpıtılmış bilgiler yaymaktan sakınılması; bu kategoriye giren insanlardan biri suç işlemiş olsa bile suçla doğrudan bir bağlantısı yoksa suçu işleyenin ‘mülteci’, ‘sığınmacı’ veya ‘göçmen’ olduğunun haber ve yorumlarda belirtilmemesine hele de vurgulanmamasına ayrıca milliyet veya dininin haberde belirtilmemesine azami özen gösterilmesi; bu kategoriye giren insanlardan biri, suç işlediği zaman olayı sansasyonel boyutlara çekmeden olaya herhangi bir Kıbrıslı karışmış gibi konunun ele alınmasına özen gösterilmesi; herhangi bir Kıbrıslıya uygulanan ‘masumiyet karnesi’nin bu kategoriye giren tüm insanlar için de kullanılmasına özen gösterilmesi; medyaya konuşmak isteyen bu kategorideki insanların tanınmayacağı tedbirlerin alınmasına özen gösterilmesi ve ister kendilerinin isterse geride kalmış akraba ve yakınlarının mağdur edilmemesine azami dikkat edilmesi; iletişim fakültelerindeki öğrencilere sığınmacılar, mülteciler, göçmenler ve insan ticareti mağduru olan insanlar hakkında aydınlatıcı bilgiler verilmesine özen gösterilmesi.”

Medya Etik Kurulu’nun açıklamasında, konuyla ilgili terminolojiler hakkında da bilgi verildi ve basın mensuplarının bu terminolojilere özen göstermesi istendi.

Açıklamada, terminolojiler şöyle ifade edildi:

“Sığınmacı: Vatandaşlığı olan ülke dışındaki başka bir ülkede, 1951 mültecilerle ilgili Cenevre Sözleşmesi’ne dayanarak mülteci statüsü veya başka uluslararası koruma biçimleri için başvuruda bulunmuş kişidir. Bu kişiler sığınmacıdır ve yetkililer başvurularıyla ilgili nihai bir karar verene kadar ev sahibi ülkede, yasal bir yabancı olarak ikamet etme hakkına sahiptir. Dolayısıyla, sığınmacılar ev sahibi ülkeye, kimlik belgesiz ya da düzensiz bir şekilde, örneğin ev sahibi ülkeye hem düzensiz göçmenlerden hem de potansiyel mültecilerden oluşan ve “karışık göç akımları” olarak adlandırılan akımlar yoluyla girmiş olsalar dahi düzensiz göçmen değildirler.

Mülteci: 1951 yılı mültecilerle ilgili Cenevre Sözleşmesi’ne dayanarak, kendisine mülteci statüsü verilmiş bir kişidir. Konvansiyonun 1. maddesi, bir kişiyi “mülteci” olarak şöyle tanımlar: “Irk, milliyet, sosyal bir gruba veya siyasi bir düşünceye mensup olma nedenleriyle zulüm göreceği konusunda haklı gerekçelere dayanan korkusu olup da milliyetinin ait olduğu ülkenin dışında olan ve böyle bir korku nedeniyle o ülkenin korumasından yararlanamayan veya yararlanmak istemeyen kişidir.” Kişilere mülteci statüsünün verilebilmesi için kişilerin bireysel olarak o zulmün mağduru olduklarını ispat etmeleri gerekmektedir.

İnsani koruma lehtarı: Bireysel olarak zulme maruz kalmadığı için 1951 Sözleşmesi’ne göre tam olarak mülteci olarak tanımlanmayan ancak silahlı çatışma, genel şiddet ve yaygın insan hakları ihlallerinden ötürü ülkesine geri gönderildiği takdirde vahim tehlike altında kalacağı için koruma ihtiyacı duyan kişidir. Avrupa direktifleri bu tür bir korumayı ikincil koruma olarak adlandırır.

İnsan ticareti mağduru: Kaderlerini insan kaçakçılarına bırakmaya karar veren düzensiz göçmenlerden farklı olarak, başka bir ülkeye götürülmesi için rıza göstermemiş olan veya bunun için rıza göstermiş olsa dahi, verilen böyle bir rızanın, insan kaçakçılarının zorlayıcı ve hileli eylemleri ve/veya kişiyi kurban haline sokan veya kurban haline sokma tehdidi içeren suiistimal sonucunda hükümsüz kılınmış durumdaki bir kişidir. İnsan kaçakçıları, başka kişileri sömürü amacıyla kontrolü altında tutmayı amaçlar. “Sömürü”den kasıt, başkalarının fuhuş yapmalarının sömürülmesi veya diğer cinsel sömürü biçimleri bağlamındaki sömürü, zorla çalıştırma (angarya), esaret ve esaret benzeri uygulamalar, kulluk veya bedeninin organlarının alınmasıdır.

Göçmen: İş ve daha iyi ekonomik koşullar arayışıyla ülkesinden kendi isteğiyle ayrılmayı seçen kişidir. Mültecilerden farklı olarak göçmenler, güvenlik kaygıları olmadan evlerine geri dönebilirler.

Düzensiz göçmen: İtalya’da sıklıkla tanımlandığı gibi, ‘gizli’ (kaçak) göçmen: a) bir ülkeye sınırda tespit edilmekten kaçınarak girmiş, b) bir ülkeye düzenli bir şekilde girmiş ancak vizesinin süresi dolunca ayrılmamış, ya da c) varış ülkesinden tahliye kararı çıktıktan sonra ülkeyi terk etmemiş kişidir.”



Çolak, TAK Yönetim Kurulu’nu kabul etti



Dışişleri Bakanı Emine Çolak, Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) Yönetim Kurulu’nu kabul etti.

Dışişleri Bakanı Emine Çolak, göreve geldiği günden bu yana TAK yetkilileriyle birçok görüşme gerçekleştirdiğini hatırlatarak, ajansın yaşadığı sorunları çözmek için atılması gereken adımlar olduğunu kaydetti.

Çolak, mevcut sorunlardan bazılarının kendisinin göreve gelmesinden önce ortaya çıktığını ancak bunları çözmek için çalışacağını da ekledi.

Kabulde konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Emin Akkor, yeni oluşturulan Yönetim Kurulu olarak görüş alışverişinde bulunmak, TAK’ın nasıl daha ileriye taşınabileceğini tartışmak ve ajansın yapısal sorunlarıyla ilgili bilgi vermek üzere bu görüşmeyi talep ettiklerini kaydetti.

TAK Yönetim Kurulu; Müdür Neriman Saygılı, BRTK Müdürü Mustafa Tosun, Cumhurbaşkanlığı temsilcileri Emin Akkor ve Aysu Basri Akter, hükümet temsilcileri Bekir Azgın (CTP) ve Emir Ersoy (UBP), Ana muhalefet (DP) temsilcisi Ersin Görsay, en fazla üyeye sahip meslek örgütü (Gazeteciler Birliği) temsilcisi Ali Baturay ve en fazla üyeye sahip sendika (Kamu-İş) temsilcisi Emir Ertorun'dan oluşuyor.



BKP: “Toplumlararası ilişkilerin geliştirilmesinin, liderlerin elini güçlendireceğine inanıyoruz”



Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP), toplumlararası ilişkilerin geliştirilmesinin Kıbrıs sorunun çözümünde liderlerin elini güçlendireceğine inandıklarını ifade etti.

BKP Dış ilişkiler Sekreteri Salih Sonüstün yaptığı yazılı açıklamada, “Dün olduğu gibi bugün de güney Kıbrıs’taki çözüm ve barış yanlısı tüm örgütlerle ilişkilerimizi güçlendirerek, ortak hareket alanı oluşturmak için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Liderlerin sosyal ve kültürel etkinliklere katılmasının görüşme sürecine de katkıda bulunduğuna inandıklarını ifade eden Sonüstün, “Çözüme giden yolda hem bireysel bazda, hem de örgütler bazında yapılacak çok iş vardır” dedi.

Müzakere konularından garantiler ve toprak konusuna da değinen Salih Sonüstün, garantiler ve toprak konularının çözümünde, her iki tarafın da akılcı bir yol izlemesinin şart olduğunun altını çizdi.

Sonüstün, “Her iki toplum liderleri, siyasiler ve tek tek tüm bireyler, uluslararası hukuk normlarının geçerli olacağı, temel insan haklarının uygulanacağı, demokratik, adil bir sistemin kurulduğu, barış, huzur ve istikrarın sürekliliğinin sağlandığı bir geleceği yeni nesiller için inşa etmek için mücadele etmelidir” dedi.



Özyiğit, Meyer ile görüştü



Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, Güney Afrikalı eski baş müzakereci ve eski Adalet Bakanı Rolf Meyer’i kabul ederek görüştü.

Genel Merkez’de gerçekleşen görüşmede, Kıbrıs konusu, devam eden müzakere süreci ve gündemdeki konulara yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.

Görüşmede, TDP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Mehmet Burhan da hazır bulundu.



CTP ve AKEL heyetleri mülkiyet konusunu görüştü



Kıbrıs sorununa çözüm bulma amacıyla liderlerin sürdürdüğü müzakerelere destek verme adına ortak komite oluşturan CTP ve AKEL’in heyetleri önceki gün ikinci kez bir araya geldi.

CTP Genel Merkezi’nde yaklaşık 2 saat süren görüşmede heyetler, mülkiyet başlığıyla ilgili belirlenecek kriterleri ele aldı.

Görüşmeye, CTP’den MYK üyeleri; Muhittin Tolga Özsağlam, Fazilet Özdenefe, Güzelyurt milletvekili Mehmet Çağlar ve Parti Meclisi üyesi Çiçek Göçkün katılırken, AKEL adına Politbüro üyeleri Tomazos Çelebis, Christos Christophides ve Merkez Komite Üyesi Stavri Kalopsidiotou katıldı.

Komite, üçüncü toplantısını 18 Kasım’da AKEL Genel Merkezi’nde gerçekleştirecek.



İrlanda’dan Kayıp Şahıslar Komitesi’ne 25 bin Euro bağış



İrlanda, Kayıp Şahıslar Komitesi’ne 25 bin Euro bağışta bulundu.

Kayıp Şahıslar Komitesi yazılı açıklamasında, dün yapılan bağış için İrlanda’ya teşekkürlerini sundu ve bununla İrlanda’nın komiteye 10 yıl içerisinde toplam 275 bin Euro’luk mali destekte bulunmuş olduğunu bildirdi.

Açıklamada, bu bağışın bir çok aileyi etkileyen belirsizliğe son vermek amacıyla komitenin kalıntıların mümkün olan en erken zamanda kimliklerinin tespit edilmesi ve ailelerine teslimi hedefine katkı yapacağı kaydedildi.

Kayıp Şahıslar Komitesi açıklamasında, bugüne kadar her iki toplumdan 614 kaybın kimlik tespitinin yapıldığı ve gömülmesi amacıyla ailelerine teslim edildiği de ifade edildi.



Trautmann, Akıncı’ya kitaplarını sundu



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından dün kabul edilen Sanatçı-yazar Heidi Trautmann, İngilizce ve Türkçe olarak iki dilde hazırladığı “Kuzey Kıbrıs’ta Sanat ve Yaratıcılık” kitabının ilk ve ikinci cildini, Akıncı’ya sundu.

Akdeniz-Avrupa Sanat Derneği (EMAA) tarafından basımı yapılan kitabın birinci cildinde plastik sanatçılar ve fotoğraf sanatçılarıyla söyleşiler ve eğitim kurumları ile üniversitelerin tanıtımları yer alıyor. İkinci cilt ise; edebiyat, tiyatro, müzik, dans ve karikatür sanatını kapsıyor.



EDON, Rum Eğitim Bakanlığı’nın okullara gönderdiği genelgeye tepkili



Güney Kıbrıs’taki AKEL’in gençlik örgütü EDON’un, Rum Eğitim Bakanlığı’nın Güney Kıbrıs’taki tüm okullara gönderdiği, EOKA ve Grivas müzelerinin okul gezileri programlarına dahil edilmesiyle ilgili genelgeye tepki gösterdiği bildirildi.

Rum Haravgi gazetesi, EDON’un Rum Eğitim Bakanlığı’nı, demokratik direnişi silmeye çalışmak ve tarihi çarpıtmakla suçladığını yazdı.

Habere göre EDON, yeni kuşak olarak şovenizm, ırkçılık ve faşizm zehiriyle beslenmeyi kabul etmeyeceklerini ifade etti.



Dikelya’daki mültecilerden protesto



Geçtiğimiz haftalarda balıkçı tekneleriyle Ağrotur Üssü’ne çıkan, ardından Dikelya Üssü’ne götürülen mültecilerin, yaşam koşullarını olaylı bir şekilde protesto ettiği belirtildi.

Rum Fileleftheros gazetesi, İngiltere'de yayımlanan The Guardian gazetesinin internet sayfasında yayımladığı, Dikelya’daki 103 mültecinin pazartesi günkü protestosundan görüntülerin olduğu video ve konuyla ilgili haberine değindi.

Videoda mültecilerin ayaklandığının, bir kişinin hayatına son vermeye çalıştığının, bir başka kişinin kanlar içerisinde olduğunun, iki çadırın ateşe verildiğinin görüldüğünü aktaran gazete, videoda mültecilerden birinin “biz insanız, hayvan değil” dediğini, bir çocuğun ise havanın soğuk olduğunu ve giyecek ayakkabısının olmadığını söylediğini belirtti.

Gazete, İngiliz Üsleri Basın Sözcüsü’nün, muhabirlerinin sordukları sorulara yanıt vermediğini de belirtti.

Edindiği bilgilere göre mültecilerin çadırlarda yaşadıkları için öfkeli olduklarını, İngilizlerin yaşadıkları yerin etrafına dış dünyayla iletişimi kesen siyah paravan çekmesinde rahatsız olduğunu belirten gazete, İngilizlerin, mültecilerin serbestçe dolaşmasına da izin vermediğini belirtti.

Edindiği başka bilgilere göre mültecilerin ayaklanmasının esas sebebinin, İngiliz Üsler makamının, mültecilerin masraflarını ödeyerek Rum Yönetimi’ne teslimi için müzakerelerde bulunması olduğunu kaydeden gazete, mültecilerin bu duruma karşı çıktığını ve Kıbrıs’ta İngiliz toprağına ayak basıkları için kendilerine İngiltere’de siyasi mülteci statüsü ya da siyasi sığınma verilmesi gerektiğini savunduklarını yazdı.

Gazete 12 mültecinin ise Güney Kıbrıs’a siyasi iltica talebinde bulunma niyetini dile getirdiği için üslerde başka bir alanda yaşadıklarını da belirtti.

Öte yandan Rum Politis gazetesi 115 mültecinin tutulduğu yerdeki durumun BM Mülteciler Yüksek Komiserliğini de düşündürdüğünü ve Guardian’ın önceki günkü haberinin ardından resmi bilgi istediğini kaydeden gazete, 115 mültecinin Rum Yönetimi’nde de “baş ağrısı” yarattığını yazdı.

Rum İçişleri, Dışişleri ve Adalet Bakanlıklarının önceki gün bir toplantı yaptığını ve Rum Yönetimi’nin, bulaşıcı hastalıklara ilgili kontrolden geçirilmeleri ve sicillerinin temiz olması şartıyla mültecilerin ağırlanmasını üstlenebileceğine karar verildiğini aktaran gazete, temiz sicil şartının tesadüf eseri konulmadığını; 115 mültecinden 13’ünün sicilinin temiz olmadığı ve/veya IŞİD de olabilecek uç grupların mensubu olduğuna dair bilgilerin bulunduğunu belirtti.



Boğulma tehlikesi geçiren 30 mülteci kurtarıldı



Ay Napa denizinde önceki gece aralarında çocukların da bulunduğu 30 mültecinin boğulma tehlikesiyle karşı karşıyayken kurtarıldığı haber verildi.

Rum Politis gazetesi Rum Arama ve Kurtarma Merkezi’nin akşam 20.00 civarlarında Suriye’den mültecileri taşıyan bir teknenin su aldığına dair bir çağrı alması üzerine tekne ve helikopterlerle kurtarma operasyonu düzenlendiğini yazdı.

İlk ekipler bölgeye ulaştığında geminin battığını tespit ettiğini ve mültecilerin denizin içinden çıkarıldığını aktaran gazete, saat 21.30’a kadar aralarında 5 çocuğun olduğu 30 mültecinin kurtarılarak hipotermi nedeniyle hastanelere götürüldüğü bilgisinin geldiğini belirtti.

Gazete teknede 50 kadar kişinin bulunduğu bilgisi nedeniyle operasyonun 21.30’dan sonra da sürdüğünü belirtti. Gazete diğer 20 kişi hakkında bilgi vermedi.

Bölgede Rum Yönetimi, Rum Milli Muhafız Ordusu, polis ve İngiliz Üsleri’ne ait tekne ve helikopterlerinin faaliyet gösterdiğini kaydeden gazete, güçlü rüzgar ve dalgaların operasyonu zorlaştırdığını belirtti.

Gazete Rum Sivil Savunma Teşkilatı’nın da alarma geçerek mültecilerin Kokkinotrimithia’da ağırlanması için hazırlık yapmaya başladığını aktardı.



KKTC'li piyanistten Bakü'de konser



KKTC'li piyanist Rüya Taner, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası perküsyon sanatçısı Dinçer Özer'le birlikte Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de konser verdi.

KKTC Bakü Temsilciliğinin düzenlediği konseri, Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi İsmail Alper Coşkun, Askeri Ataşe Tuğgeneral İhsan Başbozkurt, büyükelçilik çalışanları, Azerbaycanlı milletvekilleri ve çok sayıda davetli dinledi.

Konser öncesinde konuşma yapan KKTC Bakü Temsilcisi Sadettin Topukçu, piyanist Taner'in KKTC'nin ve Türkiye'nin ünlü sanatçılarından olduğunu, 70'ye yakın ülkede solo resitaller, oda müziği konserleri verdiğini ve orkestralar eşliğinde solist olarak yer aldığını söyledi.

Taner ve Özer, Vurgulu Renkler ismini verdikleri konsere, Ulvi Cemal Erkin'in, Zeybek adlı eseri ile başladı. Franz Liszt, Kamran İnce, Claude Debussy, Nazım Hidayetoğlu ve Sayram Akdil'den parçalar seslendiren sanatçılar izleyiciler tarafından büyük alkış aldı.



KKTC World Travel Market 2015 Turizm Fuarı’nda temsil ediliyor



KKTC, 2-5 Kasım tarihlerinde Londra’da düzenlenen ‘World Travel Market 2015” turizm fuarında temsil ediliyor.

Dünyanın ikinci büyük turizm fuarı olarak kabul edilen fuarda, Kuzey Kıbrıs turizmi, fuar alanına girişin en yoğun olduğu; “DLR Custom House” tren istasyonunda tanıtılıyor.

Tanıtım kapsamında istasyonuna Kuzey Kıbrıs’ı yansıtan 38 metre uzunluğunda poster, 14 adet “1.8 m X 1.2m” ve 38 adet “0.85 m X 1m” boyutlarında, toplam 53 tanıtım posteri asıldı.

Bu arada kampanya çerçevesinde İngiltere’de bulunan Turizm Bakanı Faiz Sucuoğlu, “DLR Custom House” tren istasyonunu ziyaret ederek ülkenin en güzide fotoğraflarıyla donatılan reklam panoları yanında Kuzey Kıbrıs reklamları ile donatılan siyah taksi konvoylarını da inceledi.

Bakan Sucuoğlu, fuardaki tanıtım ve reklamların yabancı ülke insanları arasında farkındalık yaratma adına önemli olduğunu belirterek, Kuzey Kıbrıs turizmi için büyük önem taşıyan İngiltere pazarının büyütülmesi için tanıtımlara devam edeceklerini söyledi.

Londra’nın sembolü haline gelen siyah taksilerde de reklam kampanyasının sürdüğünü belirten Bakan Sucuoğlu, kampanya kapsamında 130 taksinin yanlarına, araç içerisine, arka camlarına Kuzey Kıbrıs tanıtım posterleri asıldığı ayrıca sürücüler tarafından yolculara broşür dağıtımı yapıldığını kaydetti.

Sucuoğlu, yıl içerisinde taksi ile seyahat eden yolcu sayısının 10 bin olduğu ve bir seyahatin saatin ortalama 20 dakika sürdüğü belirterek, siyah taksi kullanımı ile yapılan “Dış Mekan Reklam Kampanyası” mesajlarının ulaştığı kişi sayısının büyük olduğuna vurgu yaptı.



5. Cumhuriyet Uluslararası Klasik Otomobil Rallisi hafta sonu yapılıyor



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kuzey Kıbrıs Klasik ve Spor Otomobil Kulübü Başkanı Semavi Aşık ile Başkan Yardımcısı Akın Demirağ’ı kabul etti. Kulüp yöneticileri, Akıncı’yı, bu yıl 5.’si düzenlenecek olan “Cumhuriyet Uluslararası Klasik Otomobil Rallisi” startına ve ödül yemeğine davet etti.

Bunun çok farklı bir uğraş alanı olduğunu dile getiren Akıncı, Aşık’ın yıllardan beri bu konuya gönül verdiğini, bu etkinliğin ülke tanıtımına katkı sağlayabileceğini söyledi.

Kıbrıs sorununun çözümüyle birlikte bu etkinliğin daha da geliştirilebileceğini, birlikte yapılabileceğini ve daha çok katılım sağlanabileceğini dile getiren Akıncı, “Her şeyimizi çözüm sonrasına ertelemek gibi bir durumumuz olamaz asla. Kendi çabamızla ve kendi alanımızda yapabileceğimizin azamisini yapmamız lazım, bu da onlardan bir tanesi” dedi.

Akıncı bu gibi etkinlikler ne kadar artırılırsa geleceğe o kadar iyi bir şekilde hazırlanılabileceğini de ifade etti.

Ziyarette konuşan Kuzey Kıbrıs Klasik ve Spor Otomobil Kulübü Başkanı Simavi Aşık da 4 yıldan beridir KKTC’nin kuruluşunun resmi kutlama etkinlikleri kapsamında Dışişleri Bakanlığı’nın sponsorluğunda Cumhuriyet Uluslararası Klasik Otomobil Rallisi düzenlediklerini kaydetti.

Bundan önceki etkinliklerin ödül yemeğine, dönemin devlet ve hükümet yetkililerinin eşleriyle birlikte katıldığını dile getiren Aşık, 8 Kasım Pazar günü yapılacak olan rallinin startına ve ödül yemeğine Cumhurbaşkanı Akıncı ve eşini davet etti.

Katılımın iyi olduğunu Türkiye ve Kıbrıs’ta yerleşmiş olan bazı klasik otomobil rallicilerinin kendi ülkelerini temsilen yarışa katılacaklarını kaydeden Aşık, su ana kadar İngiliz, İskoçyalı, Rus ve Tatar bazı rallicilerin kayıt yaptırdığını ifade etti.

Bu etkinliğin hem ülkenin tanıtımı açısından hem de ülkede güzel şeylerin olduğunun görülmesi açısından da iyi bir faaliyet olduğunu belirten Aşık, rallinin startının 8 Kasım Pazar günü sabah saat 10.00’da Dışişleri Bakanlığı önünde yapılacağını söyledi.







Enformasyon Dairesi







Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 26
Dün Tekil 1123
Bugün Tekil 557
Toplam Tekil 2561299
IP 54.92.148.165






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































15 Zi'l-ka'de 1440
Temmuz 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü, Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü.
(Hüseyin Nihal ATSIZ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 8.821 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu