BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Dönüşümlü başkanlık siyasal eşitliğimiz için şarttır” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Dönüşümlü başkanlık siyasal eşitliğimiz için şarttır”
Tarih: 18.09.2015 > Kaç kez okundu? 1268

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dönüşümlü başkanlığın siyasal eşitliğin kaçınılmaz sonucu olduğunu söyledi.

İki kesimli, iki toplumlu ve siyasal eşitliğe dayalı federal yapıya işaret eden Akıncı, “Kıbrıslı Türk’ün hiçbir zaman bu yapının başına geçemeyeceğini söylüyorsak, orada siyasi eşitlik yok demektir. Bu konuda ısrarlıyız. Bu konu gündemdedir. Sanıyoruz ki bir uzlaşmayla sonuçlanacaktır. Şu anda bu konuda bağlanmış bir durum yok. Olumlu şekilde bağlanmasını umuyoruz” dedi.

Akıncı, toprak, mülkiyet, yönetim ve güç paylaşımı, AB ve ekonomi gibi konularda iki tarafı tatmin edecek bir uzlaşıya varılması halinde garantiyle ilgili de bir çıkış bulunabileceğine inandığını ifade etti.

Garantinin iki toplumun müzakere sürecinde kendi başına çözebileceği bir konu olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Garantör konumda olan 3 ülkenin iki toplumla uzlaşması gerek. Bu alanda henüz yeni bir sunum yok. Eğer diğer alanlarda ciddi bir uzlaşma noktasına yaklaşırsak, bu konuda bir çıkış yolu bulunabileceğine inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum lider Anastasiadis’le bugün 9’uncu kez görüştüğünü de ifade ederek, başladıkları noktada olmadıklarını, olumlu yönde yol aldıklarını, birbirlerini suçlayan ve kendi pozisyonlarını tekrarlayan bir süreç yürütmediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’le ara bölgede yaptığı görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı’na dönüşünde basına açıklama yaptı, soruları yanıtladı.

Mustafa Akıncı, Nikos Anastasiadis yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiklerini kaydederek, mevcut durumu gözden geçirdiklerini anlattı.

Akıncı, “Bugüne kadar yapılan çalışmaları, müzakere heyetlerinin yürüttüğü çalışmalar sonrasında vardığımız noktayı çeşitli başlıklar altında bir kez daha gözden geçirdik. Tek bir noktaya yoğunlaşıp kalmış değiliz. Yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin liderler adına yaptığı açıklamaya işaret eden Akıncı, “Önümüzdeki süreçte daha yoğun bir çalışma temposuna girmeyi ve mümkün olan en kısa sürede çalışmalarımızı olumlu bir noktada sonlandırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, gelecek ay 12 Ekim ve 30 Ekim olarak saptanan 2 görüşmeleri olduğunu anımsatarak, “Müzakerecilerin daha sık buluşmaya devam edecek. Kendilerinden istediğimiz bazı çalışmalar var, onları da yapacaklar. Kasım ayıyla birlikte daha yoğun bir çalışma temposuna girmeyi hedefliyoruz” dedi.

Akıncı, bir soru üzerine, “Kasım ayında 4 defa ya da 5 defa buluşacağız diye kesin bir rakam koymadık. 6 da olabilir, 7 defa olabilir. Ya da 4–5 defa olamıyorsa aralıkta sıklaştırabilir. Çünkü yurtdışı programlar da söz konusu” ifadesine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı şöyle devam etti:

“Sayın Anastasiadis’in konumu, dünyada tanınmış olmanın gereği bizden daha sık seyahat etmek gibi bir durumu var, çok hoşlanmazsak da böyle bir gerçeklik var.

Ancak o da şunu farkındadır ki kasım ile aralık ayları bizim çok yoğun çalışmamız gereken aylar. Güney’deki seçimler nedeniyle mayıstan bahsettim. Tabi o tarihe kadar her şey bitmezse dünyanın sonu değil. Ama bir seçim var ve bu seçim yeni hassasiyetler demek. Mümkün olursa başlattığımız bu süreci en erken zamanda bitirmek, Sayın Anastasiadis’in de benim de arzumuzdur.

Kasım ayında birkaç günlüğüne benim de bir yurtdışı ziyaretim olacak. Araya ne kadar fazla görüşme sıkıştırabilirsek sıkıştıracağız. Ancak aralıkta da bunu devam ettireceğiz. Yetiyorsa ve bitiriyorsak ne ala, yetmiyorsa elbette ocakta da yoğun şekilde çalışacağız.

Hedefimiz, açıklanmamış, ortak metin hale getirilmemiş dahi olsa, bu tarihe kadar bir sonuca ulaşmak…”

Bir basın mensubunun “müzakerelerde nerdeyiz?” sorusu üzerine Akıncı, “Müzakerelerde 4 ay önceki noktada değiliz kesinlikle... Anastasiadis ile buluşmaya 11 Mayıs günü Ledra Palace’ta bir akşam yemeğiyle başladık. Bugün 9’uncu görüşmemizi yaptık. Kesinlikle olumlu yönde yol aldık” şeklinde konuştu.

“Elbette her konu çözümlenmiş, halledilmiş değildir” diyen Mustafa Akıncı, şunları kaydetti:

“Her şey halledilmiş olsa, müzakerelerin bittiğini ilan ederdik. Zor bir konuyu çözmeye çalışıyoruz. Yılların biriktirdiği, kalıplaştırdığı tutumlar, davranışlar, pozisyonlar var. Biz o pozisyonlardan ayrılıp makul bir noktada buluşmayı, anlaşmayı deniyoruz.”

Hedefin çözüm olduğunu vurgulayan Akıncı, “Her toplantı sonrasında birbirini suçlayan, kendi pozisyonunu tekrarlayan bir müzakere süreci yürütmüyoruz” diyerek şunları ekledi:

“Hedef çözüm olunca bu kolay bir süreç değil. Anlattığım tarz, geçmişte yaşanan tarz bir müzakere süreci çok kolay süreçti. Tarafların sürekli kendi pozisyonlarını tekrar etmeleri kolay bir süreçtir. Sonuç getirici değil. Biz zor ve doğru olanın peşindeyiz.”

“Ben karamsar değilim” diyen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, mesafe kat edildiğini gördüğünü söyledi ve şöyle konuştu:

“Zor başlıklar var. Mülkiyet gibi… Bu başlıklarda, daha yavaş gelişmeler olmasını beklemek doğru olur diye düşünüyorum. Sonuç almayı çok fazla geciktirmek gibi bir düşüncemiz de yoktur. Mayıs 2016’da Güney’de parlamento seçimleri yapılacak. Bizim tercihimiz o güne ulaşmadan Kıbrıs sorununda kapsamlı bir çözüme ulaşabilmektir. Çünkü ister istemez seçimler, başkanlık seçimi olmasa dahi hassas dönem demektir. Çalışmalara istesek de istemesek de etkisi olmaktadır. Mümkün olan en büyük ilerlemeyi ve mümkün olursa sonuca ulaşmayı Mayıs 2016’dan önce sağlamak tüm tarafların yararınadır.”

Bir basın mensubunun BKP ve AKEL heyetlerinin şehitliğe yaptığı ziyaretle ilgili sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Akıncı şunları söyledi:

“Geçmiş acılardan dersler çıkarmak Kıbrıs’ın geleceği için son derece önemlidir. Acı olaylar yaşandı. Muratağa-Atlılar-Sandallar da bizim tarihimize üzülerek anımsayacağımız acı bir olay olarak geçmiş bir katliamdır. Ne yazık ki, bunlar yaşandı...

Rum toplumunun acılarını da tanımak gerekir. Onlar da bu adada acılar çektiler ve bütün mesele bunlardan ders çıkararak yeni bir gelecek kurmaktır. Bizim yapmaya çalıştığımız da budur. Çözüm çabalarını sürdürürken birbirimizin acılarını tanımaya, diğer toplumun da ne hissettiğini anlamaya çalışmaya gayret ediyoruz.

Ben ilk günden beri verdiğim tüm mesajlarda buna özen gösteriyorum. Yaşanmışlıklar tek taraflı değil. Her iki tarafın da acıları vardır. Bu gibi acılar dönemler geçiren toplumlarda, ‘gerçek nedir, nerededir’ ve toplumların geçmişleriyle yüzleşmesini sağlamak için kurulan uzlaşma komiteleri vardır. Güney Afrika’da bu yapılmıştır. Yeri ve zamanı gelince Kıbrıs’ta da benzer yaklaşımlar olabileceğini düşünüyorum.

Hassas olan toplum kesimlerine yaklaşım gösterirken belki de daha dikkatli ve daha üsluba özen göstererek, belki onlarla diyalog kurarak, öncesinde ortamı hazırlayarak yaklaşmakta yarar vardır. Ama son tahlilde de yapılan işin yanlış olduğunu düşünmüyorum. Elbette kötü niyetle bir iş değil. İyi niyetle yapılmış bir iştir. Belli ki öncesinde biraz daha dikkatli hazırlıklar yapılması gerekiyor, bu tür durumların bir daha yaşanmaması için…”

“Nuland için ayrı bir gündem maddemiz yok”

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Victoria Nuland’ın yarın gerçekleştireceği ziyaretle ilgili soruyu da yanıtlayan Akıncı şunları kaydetti:

“Nuland için ayrı bir gündem maddemiz yok. Şu anda yaşadığımız neyse onunla da aynı şeylerle paylaşacağız. Ancak, Amerika Birleşik Devletleri sürece destek olduğunu söyleyen önemli bir ülke. Sürece ilgi göstermeleri doğal.

Nuland 11 Şubat 2014 uzlaşmasının sağlanmasına olumlu katkı koyan bir isim. Kendisine bizim bakış açımızdan olayın nasıl geliştiğini anlatma fırsatı bulacağız. Kıbrıs Türk halkının hassasiyetlerini onunla da paylaşmak isteriz elbette.

Hedefimizin her iki tarafın da kaygılarını dikkate alan bir çözüm olduğunu kendisiyle paylaşacağız. ABD’nin de çözüme katkı yapabileceği alanlar elbette ki vardır.

Bu süreç bir BM sürecidir, AB süreci olmadığı gibi, bir ABD süreci de değildir. AB’nin oynayacağı olumlu roller olduğu gibi, inanıyorum ki ABD de bu sürece katkısını koyabilir. Tarafların kabul edebileceği çerçevede...”

Nuland ile ilgili soruyu yanıtlarken, Doğu Akdeniz’de istikrarın ne kadar önemli olduğuna işaret eden Akıncı şunları da söyledi:

“Doğu Akdeniz’de bir enerji olayı var. Bu Amerika’nın da değer verdiği, benim de çok önemsediğim bir konu.

Doğu Akdeniz’de bulunacak yeni ek kaynaklarla birlikte Kıbrıs’ın doğal gazının muhtemelen İsrail gazıyla da birleştirilerek belki gelecekte, Türkiye’nin Mısır ve İsrail ile ilişkilerinin gelişmesine paralel olarak bir enerji koridorunun yaratılması… Bu doğal gazın Türkiye üzerinden Avrupa Birliği’ne taşınmasını, bunun yanı sıra ekim ayı sonunda Türkiye’den gelmesini beklediğimiz suyun ileride kapasite artırımına da giderek Kıbrıs’ın bütününde kullanılır hale gelmesi…

Belki gelecekte bu teknoloji yaşamını başarıyla sürdürürse, sürdürülebilir bir altyapı olduğu kanıtlarsa, ki öyle olacağını umuyoruz ve istiyoruz bunun belki buradan Ortadoğu’ya su aktarımına yeni yollar açabileceğini öngörerek Nuland’a daha büyük bir resim içinde Kıbrıs’ta çözümün ne kadar önemli olduğunun altını çizme fırsatımız olacak.

Yani konu sadece Kıbrıs noktası değil, bunun ötesindedir. Bu adada bir barış çevreye de olumlu yansımalar yaratacak diye düşünüyorum. Özellikle Ortadoğu’nun bugün içinde bulunduğu durumda...”

“Garanti edilecek şey federal yapıdır”

Bir basın mensubunun Rum Sözcü’nün garantiler ve dönüşümlü başkanlık konusundaki açıklamalarını işaret etmesi üzerine Akıncı şunları kaydetti:

“Garantilerle ilgili öteden beri söylediğim bir şey var. Aynen geçerlidir. Biz garantilerin, garanti edilecek olan şey ortaya çıktıktan sonra ancak gündeme geleceğini söylüyoruz.

Garanti edilecek şey federal yapıdır. O federal yapıyı oluşturur, garanti dışında kalan, toprak, mülkiyet, yönetim, güç paylaşımı, AB, ekonomi gibi bütün başlıklarda iki tarafı da tatmin edecek bir uzlaşmaya varırsak garanti konusunu da tarafları tatmin edecek çerçevede halledebileceğimize inanıyorum.

Henüz bu noktada değiliz. Garanti konusu iki toplum müzakere sürecinde kendi başlarına çözebilecekleri bir konu değil. Çünkü bu uluslararası niteliği olan bir anlaşma.

Yani ‘ben bu anlaşmadan çekildim’ diyen bir Yunanistan’ın bu tavrıyla bitmez bu konu. Garantör konumda olan 3 ülkenin de uzlaşması lazım, iki toplumla birlikte. Haliyle bu alanda yeni bir sunum yok. Size inancımı teyit ediyorum; eğer diğer alanlarda ciddi bir uzlaşma noktasına yaklaşırsak, bu konuda bir çıkış yolu bulunabileceğine inanıyorum.

Dönüşümlü başkanlığı biz siyasal eşitliğimizin kaçınılmaz bir sonucu olarak görüyoruz. Kıbrıs’ta bulacağımız federatif yapı iki kesimli, iki toplumlu ve siyasal eşitliğe dayalı olacağını söylediğimiz bu yapıda bir Kıbrıslı Türk’ün hiçbir zaman bu yapının başına geçemeyeceğini söylüyorsak, orada siyasi eşitlik yoktur demektir. Bu konuda ısrarlıyız. Bu konu gündemdedir. Sanıyoruz ki bir uzlaşmayla sonuçlanacaktır. Şu anda bu konuda bağlanmış bir durum yok. Olumlu şekilde bağlanmasını umuyoruz.”



Müzakereler yoğunlaştırılıyor



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, 30 Ekim’den sonra müzakereleri yoğunlaştırma kararı aldı.

Liderlerin dün ara bölgedeki görüşmesinden sonra bir açıklama yapan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, liderlerin, gelecek ayların çözüm süreci açısından kritik olduğuna inandığını belirtti.

Eide, liderlerin, 12 Ekim Pazartesi ve 30 Ekim Cuma günü görüşme yapma ve ardından görüşmeleri yoğunlaştırma ve toplantı sayısını artırma kararı aldığını açıkladı.

Liderlerin, kapsamlı bir çözüme ulaşmak için bıkmadan çalışma kararlılığını yineleyen Eide, liderlerin bugünkü görüşmede 4 ay önce başlayan müzakerelerde gelinen son aşamayı ele aldığını kaydetti.

Görüşmede, müzakerecilerin liderlere 1 Eylül’den sonra yaptıkları görüşmeler hakkında bilgi verdiğini kaydeden Eide, liderlerin görüşmecilerin çalışmalarını takdir ettiğini (benimsediğini), kat edilen yoldan memnuniyet belirtmelerine rağmen daha yapılacak çok işin olduğunu kabul ettiğini ifade etti.



Cumhurbaşkan Akıncı, Eide’yi kabul etti



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dün ara bölgede gerçekleştirilen liderler görüşmesinin ardından, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’yi kabul etti.

Basına kapalı yapılan görüşmeden çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Eide, çok iyi bir görüşme yaptıklarını, sabahki liderler görüşmesinde olduğu gibi başlıklar arasındaki çalışmalarla ilgili durumu ele aldıklarını söyledi.

Yoğunlaştırılmış müzakerelere başlayalı 4 ay olduğunu ifade eden Eide, 9 liderler, 40 da müzakereciler görüşmesi gerçekleştirildiğini, hemen her şeyle ilgili konuşulduğunu kaydetti. BM diplomatı, şimdi de tüm başlıkların üzerinden verimli bir çalışmayla geçtiklerini, bunun son derece yapıcı olduğunu ifade etti.

Liderlerin müzakerelerin ayrıntılı detaylarını açıklamak için doğru zamanı beklediklerini söyleyen Eide, gelecek aylarla ilgili yürütecekleri çalışmalara hazırlık konusunda; “neredeyiz ve ne yapıyoruz” sorularını yanıtlayacakları stratejik bir noktada bulunduklarını ifade etti.

Eide, bu sürecin gelecek aylar için önem taşıdığını, iki liderin de kendilerini müzakerelere adadıklarını, kaybedecek zaman bulunmadığını söyledi.

Espen Barth Eide, doğru yolda olduklarını ve kendilerini zorlu bir çalışmanın beklediğini ifade ederek, önümüzdeki süreci detaylı bir şekilde organize etmeye çalıştıklarını belirtti.

“İnsanların ne olduğunu ne zaman öğrenebilecekleri” sorusu üzerine Eide, bu konuda bir ikilem yaşandığını, ayrıntıların ne zaman açıklanacağına liderlerin karar verebileceğini, her şeyin birbiriyle ilgili olduğunu ifade etti.

Eide, tüm ayrıntılar açıklandığında konuyla ilgili her şey mükemmel şekilde oturabilecekken, sadece bir tek şeyin alınıp açıklanması durumunda ise,“herşeyin birbiriyle ilintili olduğu bir ortamda”, yanlış yansıtmalar ve anlaşılmalar olabileceğini ifade etti.

Eide, dinamik bir süreç bulunduğunu ve yapılan çalışmanın bütünlüğünün korunması gerektiğini ifade ederek, liderlerin anlaşılır bir şekilde her şeyi açıklayabilecek bir duruma gelmek istediklerini ve ondan sonra açıklama yapılabileceğini ifade etti. Eide, “Bunu anlayışlı karşılamak gerekli” dedi.



Cumhurbaşkanı Akıncı - Nuland ile görüşecek



ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Victoria Nuland, bugün saat 11.45’te Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile görüşecek.

Nuland’ın bu akşam adadan ayrılması bekleniyor.



Anastasiadis: “Kararlılığımız yoğun bir şekilde ve iyi niyetle çalışmak”



Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, kararlılıklarının, her iki tarafça kabul edilebilen bir anlaşmaya en kısa zamanda varmak için iyi niyetle ve yoğun bir şekilde çalışmak yönünde olduğunu ifade etti.

Rum radyosunun haberine göre, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasına yönelik müzakereler çerçevesinde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile görüşmesinin ardından Rum Başkanlık binasına dönüşünde bazı açıklamalarda bulundu.

Anastasiadis, dün yapılan görüşme çerçevesinde, bugüne kadar olan görüş birlikleri ve ayrılıklarını kaydettiklerini, liderlerin, böylelikle, akabinde, bütünlüklü görüş birliklerinden bahsetmelerine olanak sağlayacak koşullarının yaratılmasına yoğun bir şekilde odaklanabileceklerini belirtti.

Anastasiadis açıklamasında ayrıca böyle bir şey için erken olduğunu ancak, doğal olarak çözümlenmesi kolay olmayan sorunların da bulunduğunu ifade etti.

Rum haber kaynaklarına göre, mülkiyet konusuna girilip girilmediği şeklindeki bir soru üzerine Anastasiadis “Tüm konuları kapsayan derken, özlü konulardan biri olan mülkiyet konusunun ele alınmaması nasıl mümkün olsun” yanıtını verdi.



Anastasiadis: “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin federal yapıda bir devlete dönüşmesini istiyoruz”



Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Kıbrıs sorununun çözümü sonrasında kurulması planlanan iki toplumlu, iki kesimli federasyonun nasıl olacağına dair yaptığı açıklamada, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yürütülen diyalog aracılığıyla yeni federal yapıda bir devlete dönüşmesini istediklerini ve bu konuda siyasi parti başkanlarını belgeler ve bilirkişi raporlarıyla bilgilendirdiğini” söyledi.

Rum Filelefheros gazetesine göre, Anastasiadis “ BM kararlarında belirlendiği şekliyle siyasi eşitliğin uygulanacağı, iki bölgeli bir devlet olacak. Her iki toplum da kendi bölgesinde ilk söz hakkına sahip olacak. Vatandaşların hangi eyaletten olduklarına bakılmaksızın herkes için insan haklarının ve AB normlarının katı şekilde korunmasını her zaman göz önünde bulunduracağız” şeklinde konuştu.

Anastasiadis, “AB üyesi olan ve bir an bile AB üyesi olmaya ara vermeyecek; BM üyesi olan ve bir an bile üye olmaya ara vermeyecek; imzaladığı uluslararası anlaşmalar yürürlükte kalmaya devam edecek ve AB’nin diğer ülkelerinin gerisinde kalmayacak bir devletin dönüşüm yoluyla oluşması için müzakere eden iki toplumdan” söz etti.

İç siyasette kendisine yöneltilen “yeni bir strateji belirlenmesi” şeklindeki eleştirilere de değinen Anastasiadis, “Bugüne kadar bu yeni stratejinin ne olduğuna ilişkin hiçbir şey görmemesinin üzücü olduğunu” vurguladı.

Anastasiadis ayrıca, Türkiye’nin, Kıbrıs sorununun çözümünün kendi yararına da olacağını anlaması için hükümet ve siyasi güçler olarak yoğun çaba sarf ettiklerini öne sürdü.



Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı KKTC’ye geliyor



Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar bugün KKTC’ye geliyor.

Orgeneral Akar, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber ve Başbakan Ömer Kalyoncu’yu ziyaret edecek.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulisi Akar ’ı saat 15.40’ta kabul edecek.

Türkiye Genel Kurmay Başkanı Org. Hulisi Akar’a KTBK Komutanı Korgeneral İlyas Bozkurt, Genelkurmay Plan Prensipler (GNPP) Başkanı Korg. Salih Ulusoy, YKDH Daire Başkanı Tuğa. Mustafa Sözer ve Özel Kalem Müdürü Albay Ramazan Gözel eşlik edecek.



Sağlık Bakanı İzbul Ankara’ya gidiyor



Sağlık Bakanı Salih İzbul, Türkiye Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun davetlisi olarak bugün Ankara’ya gidiyor.

Türkiye Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile çarşamba günü saat 11.15’te görüşecek olan İzbul, bugün günü de Ankara’da çeşitli sağlık kurumlarıyla temaslar gerçekleştirecek.

Ankara’da Sağlık Bakanlığı’nda yer alacak görüşmede, iki ülkenin sağlık alanındaki işbirliğine ve sağlıkta yeni açılımların hayata geçirilmesine ilişkin işbirliği konuları ele alınacak.

Ayrıca Bakan İzbul, TC Sağlık Bakanı Müezzinoğlu’nu inşaatı tamamlanmak üzere olan Onkoloji Merkezi’nin açılış törenine de davet edecek.



“İnsanlık ve barış için ses vermeye çağrı” sloganıyla eylem yapılacak



Sendika, sivil toplum örgütü ve siyasi partilerden oluşan 21 örgüt, “İnsanlık ve Barış İçin Ses Vermeye Çağrı” sloganıyla Perşembe günü Kuğulu Park’ta saat 18.00’de eylem yapacak.

Örgütlerin ortak yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekilerek, savaşın kimseye fayda getirmeyeceğine, savaşlarda kazanan taraf olmadığına vurgu yapıldı.

Açıklamada, “Çünkü biliyoruz ki, kan ve gözyaşı ayrıcalıklı bir kesimin güç sahibi olmasını sağlarken, dili, dini, ırkı, etnik kökeni veya cinsiyeti fark etmeksizin tüm insanlığın kalbinde onanması zor yaralar açmaktadır. Çünkü biliyoruz ki, tarih savaş çığırtkanlığı yapanlara karşı inadına barış diyenlerin dirayetiyle örülecek ve demokratikleşme de böyle sağlanacaktır. Bu yüzdendir ki, hiçbir zaman ırkçı, faşizan ve milliyetçi bir tutum içine girmeyen, halklar arasında ayrım yapmadan barıştan vazgeçmeyen Türkiye halkları ile birlikte adalet, demokrasi ve insanlık için direneceğiz” ifadelerine yer verildi.

Örgütler açıklamada, “barış için atan her kalbi, barış için bakan her gözü, barış için düşünen her beyni, barış için nefes alan her canlıyı, barışı inşa etmek ve barış diliyle konuşmak, haykırmak için” eyleme katılmaya çağırdı.

Açıklamaya imza koyan örgütler şunlar: “Bağımsızlık Yolu – Baraka Kültür Merkezi - BKP - CTP Gençlik Örgütü – DAÜ-SEN - Doğu ve Güneydoğu Kültür Derneği - Feminist Atölye – Feminist Öğretmen İnsiyatifi – Jinen Bedeng - Kıbrıs Dem Genç - KTOEÖS - KTÖS - Kıbrıs Pirsultan Abdal Kültür Derneği – Kuir Kıbrıs Derneği – MAGEM - MAKAMER - Mesarya Kadın İnsiyatifi – POST RI - TDP – YKP- DEV-İŞ”



Merkezi Cezaevi’nin güvenliği ve personelin eğitimi konusunda çalışma başlatıldı



Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu, İçişleri ve Çalışma Bakanlığı ile işbirliği halinde, Merkezi Cezaevi’nin güvenliği ve personelin eğitimi konusunda çalışma başlattı.

Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu’nun Merkezi Cezaevi Yönetimi ve Gardiyanlar Birliği ile bir süredir yürüttüğü toplantılar sonucunda alınan kararlar çerçevesinde ilk adım atıldı.

Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu Başkanı Hasan Karaokçu başkanlığında, bir heyet Ankara’ya çalışma ziyareti gerçekleştirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Kenan İpek tarafından kabul edilen KKTC heyeti,

Başbakanlık Uyuşturucu ile Mücadele Komisyonu Başkanı Hasan Karaokçu, Türkiye Adalet Bakanı Kenan İpek’le yapılan görüşmede, Komisyonun bugüne kadar yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Ziyaretin amacının, elde edilen tecrübeler ışığında yapılan bu başarılı çalışmalardan en üst seviyede yararlanmak olduğunu kaydeden Karaokçu, bu konuda heyetine gösterilen üst düzeyde ilgi ve işbirliği anlayışı nedeniyle de Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Kenan İpek’e teşekkür etti.

Şu anda yeni bir cezaevine ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Karaokçu, daha önce atılan ve sonuçlandırılamayan bazı adımların ileriye taşınarak KKTC’ye yeni bir cezaevi kazandırılmasının en hayırlı çalışma olacağını vurgulayarak, bu konuda Bakan Kenan İpek’ten destek istedi.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım da, KKTC Merkezi Cezaevi’nde güvenlik önlemlerinde yaşanan sıkıntıların aşılması, psikolojik destek ve rehabilitasyon yönünden bazı adımların atılması; gerek cezaevi personelinin eğitilmesi, gerekse orada bulunan bağımlı bireylerin rehabilite edilerek topluma kazandırılması konusunda her türlü desteğe açık olduklarını vurguladı.



DAÜ, “7. Makineler, Hesaplamalar ve Evrensellik Konferansı”na ev sahipliği yaptı



“7. Makineler, Hesaplamalar ve Evrensellik Konferansı”, 9 – 11 Eylül tarihlerinde gerçekleştirildi.

DAÜ Akademik İşlerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Sözen ilk oturumda yapılan açılış konuşmasında, bu konferans aracılığı ile değerli bilim insanlarını DAܒnün ev sahipliğinde ağırlamaktan duydukları mutluluğu dile getirdi.

DAÜ Fen ve Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Konferans Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Rza Bashirov ise günümüzde çok sayıda bilimsel çalıştay, panel ve konferans düzenlendiğini, fakat bir bilimsel etkinliğin üniversitenin ve ülkenin tanınırlığına gerçek anlamda katkı sağlamasının katılımcı sayısından ziyade, etkinliğin kalitesi ve bildiriler kitabının uluslararası endeksler ve veri tabanları tarafından taranmasıyla ilintili olduğunu söyledi.



Ulaşılan kayıp sayısı 17’ye yükseldi



Lefkoşa’da Merkezi Cezaevi arkasındaki bölgede Kayıp Şahıslar Komitesi ekiplerince sürdürülen kazılarda ulaşılan kayıp sayısı 17’ye yükseldi.

Komitenin Kıbrıslı Türk Üyesi Gülden Plümer Küçük, ülkeyi olumsuz etkileyen toz fırtınası nedeniyle salı günü ara verilen kazı çalışmalarına cuma günü yeniden başlandı.

Cuma gününe kadar yapılan kazılarda 12 kişiye ait kalıntıları bulan ekiplerin son 3 günde gerçekleştirdikleri çalışmalarda 5 kişiye daha ulaşmasıyla cezaevi arkasındaki bölgede bulunan kayıp sayısı 17’ye yükseldi.

1974’te çatışmalarda ölen toplam 40-50 civarında Kıbrıslı Rum’un cenazesi, kamyonlarla BM aracılığıyla Ledra Palace’tan Güney Kıbrıs makamlarına verilmek istenmiş ancak reddedilince bir gece bekletildikten sonra Cezaevi bölgesine gömülmüştü.







Enformasyon Dairesi







Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 22
Dün Tekil 1123
Bugün Tekil 555
Toplam Tekil 2561297
IP 54.92.148.165






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































15 Zi'l-ka'de 1440
Temmuz 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü, Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü.
(Hüseyin Nihal ATSIZ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.096 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu