BASIN BÜLTENİ Anastasiadis: “Milli Muhafız Ordusu, Türk Askeri adada oldukça vatandaşın güvenliğini korumakla yükümlü” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Anastasiadis: “Milli Muhafız Ordusu, Türk Askeri adada oldukça vatandaşın güvenliğini korumakla yükümlü”
Tarih: 12.09.2015 > Kaç kez okundu? 1251

Paylaş


Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Türk askeri adada kaldıkça, Rum Milli Muhafız Ordusu’nun (RMMO) birincil görevinin, vatandaşın güvenliğini ve barışı güvence altına almak olacağını söyledi.

Rum Alithia gazetesinin haberine göre, RMMO Komutan Yardımcısı Korgeneral Andreas Papadopulos’un görev süresinin uzatılmasının akabinde, önceki sabah Rum Başkanlık Sarayı’nda düzenlenen törende konuşan Anastasiadis, RMMO’nun reorganizasyonu ve çağdaşlaşmasının tamamlandığını kaydetti. Anastasiadis, her ne kadar Kıbrıs sorununun çözümü için diyalog içerisinde bulunsalar da, Türk askerinin tüm varlığıyla adada bulunmaya devam ettiğini ve RMMO’nun, vatandaşın güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu belirtti.

Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği “Münhasır Ekonomik Bölge” içerisindeki hidrokarbon yataklarının yarattığı perspektiften de bahseden Anastasiadis, RMMO’nun “MEB” ile ilgili tüm çıkarları güvence altına alabilecek etkin bir şekilde işlev göstermesi gerektiğini kaydetti.

Anastasiadis, mültecilere de değinerek, görevlerinin, mülteci akımını sadece Orta Doğu’ya yakın bir ülke olarak değil, AB üyesi ülke olarak da göğüslemek olduğunu söyledi.

RMMO Komutan Yardımcısı Korgeneral Papadopulos da, şu ana kadar büyük bir sorumlulukla sürdürdüğü görevini, bundan sonra da aynı şekilde devam ettireceğini ifade etti.



Liderler din adamlarıyla bir araya geliyor



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis perşembe günü adada topluluğu bulunan dinlerin liderleriyle bir araya geliyor.

Liderlerin adadaki 5 dinin temsilcisiyle ara bölgedeki Ledra Palace Otel’de gerçekleştireceği görüşme saat 12.00’de başlayacak.

Görüşmeye, Kıbrıs’taki dini liderler arasındaki diyalog kurma hedefiyle çalışmalarda bulunan İsveç Büyükelçiliği ev sahipliği yapacak.

Liderler, İsveç Büyükelçiliği’nin girişimiyle, çeşitli vesilelerle Din İşleri Başkanı Prof. Dr. Talip Atalay, Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Hrisostomos II, Maronit Başpiskoposu Dr. Youssef Souif, Ermeni Başpiskoposu Varoujan Herkelian ve Latinlerin temsilcisi Papaz George Kraj ile bir araya gelmişti.

Görüşmeyi takip edecek basın mensuplarının yarın saat 12.00’ye kadar BM Barış Gücü Sözcülüğü’ne isimlerini bildirmesi gerekiyor.



Rum Bakan Hasikos’un Hristiyan mültecilerin kabul edileceği yönündeki açıklaması tepkilere neden oldu



Rum İçişleri Bakanı Sokratis Hasikos’un, önceki sabah bir radyo kanalına yaptığı Güney Kıbrıs’ın Hristiyan mültecileri misafir etmeyi arzuladığı yönündeki açıklaması tepkilere neden oldu.

Rum Politis gazetesi, Rum İçişleri Bakanı Sokratis Hasikos’un, “AB üyesi ülkelerde, mülteci kabul etme kotası çerçevesinde Güney Kıbrıs’ın, gerek kendilerine gerekse Hristiyanların kendisine kolaylık sağlaması açısından Hristiyan mültecileri misafir etmeyi arzuladığı” ifadelerini kullandığını, bu açıklamanın özellikle sosyal medyada büyük tepki çektiğini, ayrıca uç tezler şeklinde addedildiğini yazdı.

Habere göre Hasikos daha sonra ise yazılı bir açıklama yaparak sözlerine ilişkin izahatta bulundu.

Hasikos, AB üyesi Akdeniz ülkelerinin karşı karşıya kaldığı mülteci krizinin göğüslenmesine yönelik AB içerisinde mülteci-göçmen kabul kotasına ilişkin yapılan görüşmelerde, mülteci konularına ilişkin AB Komiserinin, kabul kriterleri hakkında belirli parametreleri ortaya koyduğunu, başka beş AB üyesi ülkenin, kamuoyu önündeki açıklamalarında pratik nedenlerden dolayı Hristiyan mülteci-göçmen kabul etmeyi tercih ettiklerini söylediğini belirtti.

Hasikos, yapmış olduğu açıklamanın kotalarla ilgili olduğunu ifade ederken yapılan eleştirileri de “haksız” şeklinde nitelendirdi.

Güney Kıbrıs’ın kurtarma ve mültecilerin kabulü konusunda pratikte sadece hazır olduğunu değil sonuç vericiliğini de ortaya koyduğunu belirten Hasikos, bunun, dini veya uyruk ayrımı olmaksızın yapıldığını da söyledi.

DİSİ yaptığı açıklamada, Güney Kıbrıs olarak kendilerinin, din ve uyruktan bağımsız olarak mülteci-göçmen konusunda özellikle hassasiyete sahip olduklarını belirtti.

AKEL açıklamasında Hasikos’un açıklamalarının kabul edilemez olduğunu ifade etti.



Akıncı “Güçleri birleştirme” çağrısı yaptı



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, önceki akşam Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, ile birlikte açılışını yaptıkları “Glafkos Klerides Sergisi”nin açılışında yaptığı konuşmada,

Kıbrıs’ta her iki toplumun da kabul edebileceği bir anlaşmaya en erken zamanda ulaşılması için “güçleri birleştirme” çağrısında bulundu.

Akıncı, Malala Yousafzai’nin “Evrensel barışı yaratmanın tek yolunun sadece beyinlerinizi eğitmekten değil kalplerinizi ve ruhlarınızı da eğitmekten geçtiğine inanıyorum” sözünü hatırlattı

Açılışta Vakıf Başkanı Costas Severis, Glafkos Klerides’in kızı Keti Kleridis, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis birer konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı konuşmasında, Keti Kleridis’e ölümünün ardından iki yıl sonra babasının eşyalarını kültür, eğitim, barışçı varoluş, Kıbrıs’taki iki toplumun bir birini anlaması, işbirliği yapmasına katkı sağlamayı amaçlayan “Görsel Sanatlar ve Araştırma Merkezi”ne bağışlamasından dolayı minnetlerini iletti.

Bu sergi gibi aktivitelere inancını belirten Akıncı, her iki tarafın da kabul edebileceği bir anlaşmaya en erken zamanda ulaşılması için güçleri birleştirme çağrısında bulundu ve “Beyrut’ta Denktaş ile Kleridis arasında başlayan müzakereler 1968’den bu yana 47 yıldır sürüyor” dedi. Akıncı, bu sefer İthaka’ya olan yolculuklarının daha kısa olmasını istedi ve geçmiş yolculuklardan birçok şey öğrenmiş olmaları gerektiğini ve kendilerine “Sisiypus”un kaderini değiştirecek gerekli determinasyonu ortaya koyma şansının verilmesini istedi.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis de konuşmasında, Kleridis’in yaşam okulunun adanın birleştirilmesi ve halkın da barışçıl şekilde varoluşuna yönelik olduğunu dile getiren Anastasiadis, kalıcı barışın adada köklenmesini hayatının sonuna kadar savunduğunu vurguladı.

Aynı vizyonu savundukları Akıncı’yla açılışta olmanın bir ayrıcalık olduğunu söyleyen Anastasiadis, ortak vizyonlarının Kıbrıs’ı modern, etnik, kültür, dinsel ve dilsel işbirliği ve varoluşun bulunduğu bir ada haline dönüştürmek olduğunu kaydetti. Anastasiadis bu vizyonlarını gerçeğe dönüştürmenin en büyük arzuları olduğunu da ifade etti.

Anastasiadis, “kabul edilmez” statükonun sonlanması ve adayla halkların birleşmesi umudu bulunduğunun altını da çizdi.

Severis Vakfı Başkanı Costas Severis ise konuşmasında, Akıncı’nın sergi açılışına katılmasının Glafkos Klerides’in kişilik ve vizyonunun adayı bölen farklılıklardan bağımsız olarak büyük bir birleştirici güç olduğunun mesajını verdiğini belirtti.

Glafkos Kleridis’in kızı Keti Kleridis de konuşmasında, babasının Kıbrıs ve tüm “Kıbrıslıları” çok sevdiğini ve en büyük arzusunun adanın yeniden birleştiğini görmek olduğunu kaydetti. Kleridis, şimdi liderlerin adanın birleşmesine yönelik bağlılıklarını ve bu sona ulaşmak için yoğun bir şekilde çalıştıklarını görmenin kendisini çok mutlu ettiğini belirtti.



Akıncı: “Hedef iki toplumun onaylayabileceği bir çözüm üzerinde mutabakat sağlamak”



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bir kabulünde, müzakere sürecinde hedefin, “iki toplumun da gönül huzuru içinde onaylayabileceği bir çözüm üzerinde mutabakat sağlamak” olduğunu belirtti.

Akıncı, sözlerine şöyle devam etti:

“Çünkü yıllar içerisinde pekişmiş pozisyonlar vardır, bu pozisyonları yaklaştırmak çaba, uğraş, iyi niyet ve karşılıklı anlayış ister. Tüm bunları elde etmek için var gücümüzle uğraşıyoruz.

Umarım önümüzdeki süreçte Kıbrıs Türk halkına onaylayabileceği bir çözüm modelini önerebilecek bir noktaya ulaşırız.

Aynı şekilde Rum toplumu da bu çözümden aradığını bulabilsin, çünkü çözüm tek taraflı gelmeyecek. Eğer sadece bir taraf olumlu görür, diğer taraf bunu olumsuz görürse o zaman yine hedefe varmamış olacağız.

Geçmişte yüzde 65 oranında ‘evet’ diyen Türk toplumuna karşı yüzde 76 oranında ‘hayır’ diyen bir Rum toplumu gerçeği ile karşı kaşıya kaldık. Şartlar belki değişmiştir ancak burada önemli olan, iki tarafı da tatmin edecek ortak paydayı yaratabilmektir.

Bu kolay bir uğraş değil ama niyetimiz budur. Umarım Rum tarafı da aynı niyet ve kararlılıkla olaylara yaklaşır ve bu sonuca ulaşırız. Temennimiz budur.”



Avrupa Komisyonu 2012 yılında sunulan Hellim kararnamesini reddetti



Avrupa Komisyonu’nun, 2012 yılında, dönemin Ticaret Bakanı Neoklis Silikiotis tarafından sunulan, hellim üretiminde kullanılacak oranlarla ilgili kararnameyi reddettiği bildirildi.

Rum Alithia gazetesi, Rum Tarım Bakanı Nikos Kuyalis’in, Silikiotis’in, hellim üretiminde keçi, koyun ve inek sütü karışımının kullanılmasını öngören bir kararname sunduğunu ve Avrupa Komisyonu’nun bu kararnameyi reddettiğini söylediğini yazdı.

Haberde, Kuyalis’in, hellim dosyasının Avrupa Komisyonu’nun bu kararından etkilenmeyeceğini belirttiği kaydedildi.



Taşkentli aileler şehitlerini toprağa vermek istiyor



Taşkent Kayıp Yakınları Komitesi, ara bölgedeki Kayıp Şahıslar Komitesi (CMP) laboratuvarını ziyaretlerinden sonra komite adına Erdinç Erdağlı tarafından, yapılan açıklamada, ailelerin bir an önce kayıplarının kimliklendirme çalışmasının tamamlanmasını ve şehitlerini toprağa vermeyi istedikleri vurgulandı.

Kayıpların tespitinde kullanılmak üzere kan örneğini 12 yıl önce verdiklerini, kazıların ise 8 yıl önce başladığını ifade eden Erdağlı, “Oldukça acı verici ve yıpratıcı bir süreç geçirdik. Kayıplarla ilgili sürecin bu kadar uzamasının en büyük nedeni Rum Yönetimi’nin samimiyetsizliği ve uzun yıllar toplu mezarların yerini tespit etmelerine rağmen açmaya yanaşmamalarıdır” dedi.

Laboratuvarda, 1974 yılında Taşkent katliamında öldürülen ve kalıntılarına 2014 yılı Ocak ayında Güney Kıbrıs’taki Pareklişa bölgesinde ulaşılan şehitlerin kalıntılarının bulunduğunu belirten Erdağlı, ziyarette, Kayıp Şahıslar Komitesi Kıbrıslı Türk Üyesi Gülden P. Küçük ve diğer görevliler tarafından kayıpların kalıntılarının kendilerine gösterildiğini ve bilgilendirildiklerini anlattı.

Erdağlı, kendilerine, kazı çalışmaları ve şehitlerle ilgili yürütülen diğer çalışmalar hakkında da bilgiler sunulduğunu, soru sorduklarını ve yanıt aldıklarını ifade etti. Erdağlı, şöyle devam etti:

“Taşkentli kayıp yakınları olarak en çok merak ettiğimiz, kayıplarımızın tümüne ulaşıldı mı? Kimliklendirme çalışmaları ne zaman sonuçlandırılacak? Defin işlemlerini ne zaman yapabileceğiz? 2007 yılındaki kazılarda Yerasa bölgesinde kalıntılara ulaşılan DNA analizleri sonucunda kimlikleri belli olan birinci grup şehitlerimizi geçen yıl 15 Ağustos 2014’te toprağa vermiştik. Çok istememize rağmen 83 şehidimizin tümünü de aynı gün toprağa vermemiz maalesef mümkün olmamıştır. Nedeni ise ikinci grup kayıplarımızın bulunduğu Pareklişa bölgesindeki toplu mezarın açılmasının gecikmesiydi.”

Erdağlı, sınır kapılarının daha yeni açıldığı Temmuz 2003 tarihinde, Rum Yönetimi’nin Türk kayıp yakınlarına yönelik yaptığı çağrılara uyarak; Taşkentli kayıp yakınları olarak ara bölgede bu amaç için iki toplumlu olarak faaliyet göstermesi planlanan C.I.N.G. hastanesine giderek DNA tespitleri için kan örnekleri verdiklerini ifade etti.

Erdağlı, Rum hükümet yetkililerinin taahhütlerine rağmen kan örneklerini uzun zaman ellerinde tutup, kazı çalışmalarına başlamak için oldukça isteksiz davrandıklarını ve taahhütlerini yerine getirmediklerini kaydetti.



Siber, Abhazya Cumhuriyeti Eğitim Bakanı Kakoba’yı kabul etti



Meclis Başkanı Sibel Siber, Abhazya Cumhuriyeti Eğitim Bakanı Adgur Kakoba ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Meclis Başkanı Sibel Siber, heyetin ülkede yaptığı ziyaretlerden olumlu izlenimler elde etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, iletişimin dünya barışındaki önemini vurguladı.

Yapılan ziyaretlerde halkların birbirini tanımasını önemsediklerini dile getiren Siber, 50 yıldır Kıbrıs sorunuyla yaşayan bir ülke olarak görüşmelerin çözümle sonuçlanmasını diledi.

Abhazya Eğitim Bakanı Adgur Kakoba da kabulde yaptığı konuşmada, KKTC’nin de Abhazya Cumhuriyeti gibi yeni bir devlet olduğunu söyleyerek, hükümetle özellikle eğim alanında var olan işbirliğinin geliştirilmesi için ziyarette bulunduklarını kaydetti.

Adada oldukları süre içerisinde yararlı temaslarda bulunduklarını dile getiren Kakoba, KKTC’nin tanınmamış olmasına rağmen eğitim alanında dünyanın her yerinde tanınmış olduğunu belirtti.







Enformasyon Dairesi







Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 1203
Bugün Tekil 281
Toplam Tekil 2718819
IP 3.234.210.89






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































23 Rebiü'l-Evvel 1441
Kasım 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Vatan ne Türkiyedir Türklere ne Türkistan,
Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: TURAN
(Ziya GÖKALP)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 9.775 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu