BASIN BÜLTENİ Erenköy Direnişi’nin 51. Yıldönümü düzenlenen törenle anıldı - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Erenköy Direnişi’nin 51. Yıldönümü düzenlenen törenle anıldı
Tarih: 16.08.2015 > Kaç kez okundu? 1262

Paylaş


Erenköy Direnişi’nin 51. yıldönümü ve direnişte şehit düşenler, dün Erenköy’de düzenlenen törenle anıldı. Erenköy’deki törene katılmak üzere KKTC’nin birçok bölgesinden yaklaşık 2 bin kişi minibüslerle bölgeye ulaştı. Konvoyun Rum Pirgo köyü içinden geçtiği sırada bazı noktalara sınır kapılarının açılmasını talep eden pankartlar asıldığı gözlemlendi.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs Türk halkının özgürlük, eşitlik ve güvenliğini sağlayacak bir çözüm istediklerini kaydetti.

Çözüme sadece liderlerin değil, halkın karar vereceğini söyleyen Akıncı, “Bu; hükümet, Meclis, sivil toplum örgütleri ve halkın tüm kesimleriyle el ele yürüyeceği bir süreçtir” dedi.

Törene Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhuriyet Meclisi Başkan Vekili Ünal Üstel, Başbakan Ömer Kalyoncu, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Temsilcisi Tümgeneral Sadık Piyade, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Vekili Tuğgeneral Erdinç Korkuter, Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri, anamuhalefet Demokrat Parti-Ulusal Güçler Genel Başkanı Serdar Denktaş, bazı bakanlar ve milletvekilleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ile şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı.

Törende sırasıyla Erenköy Mücahitler Derneği Başkanı Kutlay Keço, Yenierenköy Belediye Başkanı Mesut Yıkıcı ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı birer konuşma yaptılar.

Konuşmaların ardından şehitlerin kabirleri ziyaret edilerek, çiçekler sunuldu. Tören, müzelerin gezilmesi ile sona erdi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı törende yaptığı konuşmada, yarım yüzyıl önce, yüksek öğrenim gören gençlerin, eğitimlerini bırakıp Erenköy’e çıktıklarını söyleyerek, “Kıbrıs Türk halkının özgürce yaşaması için bu ateş çemberi içinde canlarını feda ettiler. Onları saygı, minnet ve rahmetle anıyorum” dedi.

Bu fedakârlığın, Kıbrıs Türk halkının bu topraklarda hak ettiği yaşama kavuşması için yapıldığını vurgulayan Akıncı, “Onlar burada bir destan yazdılar. Her yönden kendilerinden kat be kat üstün güçlere direndiler. Kıbrıs Türk halkına hak ettiği yaşamı vermek şehitlere borcumuzdur” dedi. Müzakerelere de değinen Akıncı, Kıbrıs Türk halkının özgürlük, eşitlik ve güvenliğini sağlayacak bir çözüm istediklerini kaydetti.

Çözüme sadece liderlerin değil, halkın karar vereceğini söyleyen Akıncı, “Bu; hükümet, Meclis, sivil toplum örgütleri ve halkın tüm kesimleriyle el ele yürüyeceği bir süreçtir” dedi.

Henüz bir referandum noktasında bulunulmadığını, o noktaya gelinmediğini söyleyen Akıncı, o noktaya varıldığında halkın çözüme karar vereceğini ve karar vermek için yeterli zaman diliminin sağlanacağını ifade etti.



Dışişleri Bakanı Emine Çolak: “Vizyonum Cumhurbaşkanı’nın yürüttüğü sürece katkı koyabilmek”



Dışişleri Bakanı Emine Çolak, Dışişleri Bakanı olarak vizyonunun Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Kıbrıslı Rum Lider Nikos Anastasiadis’in sürdürdüğü müzakere sürecinde, Cumhurbaşkanı Akıncı’yı talep ettiği her konuda desteklemek olduğunun da altını çizdi. Vizyonun ikinci ayağının buna paralel olarak Kıbrıs Türk tarafının çözüm istenci ve bu yönde yürüttüğü çalışmaları dış dünyada ve özellikle Avrupa Birliği’ne anlatarak, Kıbrıs Rum tarafının da bu yönde hareketlendirilmesini desteklemek olduğunu vurguladı.

Bakan Çolak Kıbrıs Postası’na verdiği demeçte vizyonu konusunda şu açıklamayı yaptı:

“Dışişleri Bakanlığı’nda bilgi, eleman, ne varsa, Sayın Cumhurbaşkanı’nın yürüttüğü sürece, böyle bir talepte bulundukça, desteği ve o katkıyı verebilmek. Bu benim için çok önemli. Burada bilgili ve tecrübeli elemanlar, uzmanlarımız varsa, onlar çok önemli olur çalışma gruplarında. Biliyorsunuz masada sadece 2 lider ve müzakereciler yok. Onların yanında ekipler var, onların altında değişik komiteler var. AB, ekonomik konulardır, insani konulardır, mülkiyet... Ben Dışişleri bakanı olarak, bu konularda, Dışişleri nezdinde faydalı olabilecek elemanlarımızın, sürece bir şekilde katkı koymasının aracısı olmak istiyorum. Vizyonun ikinci bacağı dış dünyaya açılmak, mümkün olabildiğince her yere ulaşmak. Özellikle Kıbrıs’ta devam eden bu süreç, bu olumlu iklim, bu bizi barış yönünde teşvik eden yeni gelişmelerin, dışarıda anlatılması, dışarıya yansıtılması çok önemli. AB ülkelerinin merkezine gitmesi, doğrudan Brüksel’e, AB’nin merkezine bu mesajın gitmesi gerekiyor. Amerika’da, Körfez ülkelerimde, diğer Arap ülkelerinde ilişkilerimizin tazelenmesi ve bu yeni gelişmeleri bire bir aktarmamız vizyonun ikinci bacağı.

Burada da esas düşünce, bizim ne kadar istekli ve bu yönde kararlı olduğumuz yanında, aynı istek ve kararlılığı Kıbrıs Rum toplumundan da görmeye ihtiyacımız olduğunu dışarıda da anlatmak. Çünkü biz onlarla konuşuyoruz ama onlar başkalarıyla da konuşuyor. Daha da resmi düzeyde, diplomatik kontaklarda... Gönül arzu eder ki onlar da desin Kıbrıslı Türkleri dinledik, siz ne yapıyorsunuz, nasıl bir gayret içindesiniz? Dolaylı bir teşvik veya yönlendirme...”

Bakan Çolak, vizyon çerçevesinde Dışişleri Bakanlığı’nın yürütülen Kıbrıs müzakerelerine ne derece aktif katılabildiğinin ve nasıl bir çalışma izlediğinin sorulması üzerine ise, Müsteşar Erhan Erçin’in müzakere heyetindeki pozisyonu nedeniyle de bakanlığın müzakere sürecinin içinde yer aldığının altını çizdi.

Bakan Çolak, Kıbrıs müzakerelerinde kazanılan ivme düşünüldüğünde, Kıbrıs Rum tarafının dış temsilcilik açılması konusunda hala engellemesi olup olmadığının sorulması üzerine ise, mevcut durumun devam ettiğini ifade etti ve bu anlamda da yeni bir güvenin inşasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Bakan Çolak şöyle dedi:

“Diplomatlarımızla görüştüğümüzde diyorlar ki burada farklı bir hava eser ama bizim olduğumuz ülkelerde durum aynı. Kıbrıslı Rumların katı tutumlarıyla karşılaşırız. Bunun yumuşadığını görmeyi arzu ederiz. Bu en büyük Güven Yaratıcı Önlem olacaktır. Bir diplomatımız, bir sanatçımız veya bir akademisyenimiz yurt dışına gittiğinde, karşısında pankartlar veyahut onun o etkinlikte bulunmasına itirazlar şeklinde bir tavırla karşılaşmamak, bizim için en büyük Güven Yaratıcı Önlem olurdu.”

Bakan Çolak devamında ise Kıbrıs sorununun devamının mevcut durumu sağladığına işaret ederek, barışı halkların yapacağına ve Kıbrıslı Türklerin mağduriyetin giderilmesinin barışı inşa etmede önemine vurgu yaptı.

Bakan Çolak şöyle konuştu:

“Tabii ki gerek Kıbrıslı Rumlar gerek biz, Kıbrıs sorunu çözümlenmedikçe, kendi pozisyonumuzu koruyacağız. Bu da Kıbrıs Rum politikasıdır. Kıbrıs Türk devletinin direk veya dolaylı olarak tanınma tehlikesine karşı çok paranoyak derecesinde koruyucudurlar. Aynı şekilde biz de Kıbrıslı Türkler olarak izolasyonlara, ambargolara, Kıbrıslı Türklerin haklarının gasp edilmişliğine karşı mücadeleye etmeye, bunun ne kadar haksız olduğunu dünyaya anlatma yönündeki tavrımızı devam ettireceğiz. Ama dediğim gibi gönül arzu eder ki adadaki iklim biraz daha fazla dışarıya da yansısın ve birbirimize en azından o sivriliği biraz daha yumuşatalım. Çünkü bir Kıbrıslı Türk’ün bu örneği verdiği karşı tavırlarda, birey olarak yara alır, mağdur olur, rencide olur. Yara alan, mağdur olan ve rencide olan bireyin barışa bakış açısı da mutlaka endişeli olacak.

Neticede barışı kiminle yapacağız? Barışı neyle yapacağız? Hepimizin oy vereceği bir referandumla yapacağız. Kıbrıslı Türk bireyin üzerinde, Kıbrıs Rum toplumunun yaptığı hareketlerin etkisi ve aynı zamanda Kıbrıslı Türklerin de Kıbrıslı Rum bireyin üzerindeki etkisi önem arz eder. Sivriliği, düşmanlığı ve yaklaşımları yumuşatmak durumundayız. Aksi takdirde barış sürecine olumsuz yansır. Belki de bizim de Dışişleri Bakanlığı olarak bu konuyu yeniden ele alıp değerlendirmemiz lazım.”

“Travmayı atlatamadık”

Bakan Çolak Kıbrıslı Türklerin Annan Planı’nda yaşanan travmayı da atlatamadığının altını çizerek, şöyle dedi.

“Çünkü gerçekten Kıbrıslı Türklerin derin bir travması var Annan Planı döneminde. Çok inandık, çok çalıştık, çok destekledik, başarısız oldu ve onun faturasını ödeyen biz olduk. Kıbrıs Rum tarafı ödüllendirildi. Referandumdan 1 yıl sonra tek başına AB’ye girdi. Atlattık diyemem topluma, travması çok büyüktü. Ne şahıs olarak, ben kendim kişi olarak ne de toplum olarak bunu atlatmadık. Aşırı iyimser olamayız, temkinliyiz elbette ama irade de önemli. Hem temkinli olacaksınız, toplumunuz için en iyi koşulların pazarlığını yapacaksınız, ama aynı zamanda da bunun mümkün olduğuna inanmanız lazım. Ben toplumu koruyan tedbirleri de bu anlaşmanın içine monte ederim, toplumumu da ikna ederim...”

“En çarpıcı yanı Türkiye’nin verdiği güçlü destek”

Bakan Çolak, yeni Dışişleri Bakanlığı vizyonuyla Türkiye’yle yürütülecek ilişkilerin nasıl şekilleneceğinin sorulması üzerine ise, sanılanın aksine Türkiye’nin Dışişleri Bakanlığı’na büyük bir desteği olduğunu ve empoze diye bir durumun söz konusu olmadığını kaydetti.

Türkiye’nin çözüm sürecinde her türlü desteğe hazır olduğunu ifade eden Bakan Çolak, şöyle dedi:

“Türkiye’yle KKTC arasındaki ilişki oturmuş durumdadır. Orada belirsizlik görmem. Uzun zamandır çok güçlü bağlar var. Benim için en çarpıcı yanı onların verdiği güçlü destektir. Bizim küçük bir devlet olmamız, olanaklarımız da az. Onların büyük bir devlet olarak dünya çapında gelişmiş diplomasileri, çok yaygın temsilcilikleri olmasından dolayı bize her zaman destek olabiliyorlar. Bizim dışarı giden elemanlarımız için dost diplomat olması hasbiyle bu destek sürer. TC Dışişleri Bakanlığı aynı şekilde..

20 Temmuz kutlamaları vasıtasıyla ilk günden çok güzel bir fırsat oldu. Onunla (Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu) bire bir konuşma imkanım oldu. Neye ihtiyacımız olursa katkı vermeye hazırlar. Empoze veya hükmetme gibi bir tavır hissetmedim. Şu an onların da ortak vizyonu olan Kıbrıs’ta barışı, Kıbrıs’ta çözüme ulaşmak için onların vereceği desteğin mesajını aldım ben. Bu sürecek.”

İlk ziyaret Ankara’ya

Bakan Çolak, geleneksel ilişkilere çerçevesinde ilk ziyaretin de Ankara’ya yapılacağını ifade ederek, “İlk yapacağımız resmi ziyaret de Ankara’ya olacak şekilde hazırlık içerisindeyiz. Türkiye’nin kendi iç sıkıntıları var ve dış politikalarında sıkıntı gidermesi gereken noktalar var. Türkiye Dışişleri şu an biraz meşgul ama biz ilk fırsatta oraya da gidip, hangi alanlarda onlardan yardım alacağımızı konuşmak isteriz. Somut bir tarih bekliyoruz. Bizim için Türkiye çok çok önemli. Biz dünyanın merkezi görürüz ya biz Türkiye’nin merkezi de değiliz” dedi.



Kıbrıslı Türkler’in Erenköy’e geçişleri ve barikatın açılması için eylem yapıldı



Kıbrıslı Türklerin, 8 Ağustos Şanlı Erenköy Direnişi ile direniş sırasında şehit düşenleri anmak için dün Erenköy’de yapılan etkinlik ve törenlere katılmak amacıyla, kara ve deniz yoluyla bölgeye gerçekleştirdiği ziyaret ile bir grup Kıbrıslı Türk ile Rum’un Erenköy Barikatı’nın açılması için önceki gün Pirgo’da düzenledikleri ortak etkinlik dünkü Rum gazetelerinde de yer buldu.

Rum Fileleftheros gazetesi, “Erenköy’de Hemen Şimdi Sınır Kapısı” başlıklı haberinde, Poli Hrisohus ve Dillirga bölgesi sakini Kıbrıslı Rumların, Yeşilırmak sakini Kıbrıslı Türklerle işbirliği içerisinde “Erenköy Barikatı’nın” açılması için dün Pirgo’da “barışçıl” bir protesto gösterisi yaptıklarını yazdı.

Bölge sakinlerinin Pirgo meydanında toplandığını yazan gazete, Kıbrıslı Türklerin de Erenköy’e gitmek için buradan geçtiklerini belirtti.

Öte yandan gazete, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, Erenköy barikatının açılması isteğini benimsemekte olduğunu ve bu gidişata yönelik çabalarını sürdüreceğini söylediğini iletti.

Anastasiadis’in bu güvencesinin, Poli Hrisohus Belediye Başkanı Angelos Georgios Odisseos’a gönderdiği yanıt mektubunda yer aldığını yazan gazete, mektubun, Rum Başkanlık Sekreteri Pandelis Pandelidis tarafından imzalandığını kaydetti.

Gazete, mektupta, konunun geçmişte 3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun gündemine getirildiğini, şimdi ise yeniden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve sınır kapılarıyla ilgili yetkili teknik komitenin gündemine getirildiğinin dile getirildiğini belirtti.

Gazeteye göre, Anastasiadis mektubunda, sınır kapılarının açılması konusunun sürekli ve denetim gerektiren bir süreçten ibaret olduğunu ve hükümetin bu çerçevede, Erenköy barikatının da en kısa zamanda açılmasının mümkün hale gelmesi için çabalarını sürdüreceğini sözlerine ekledi.

Gazete, mektubun Pomo ile Aşağı Pirgo-Dillirga muhtarlarına da iletildiğini, öte yandan Pomo, Aşağı Pirgo Dillirga muhtarları ile Poli Hrisohus belediye başkanının ise birkaç gün önce Erenköy barikatının açılması konusunda Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e mektup gönderdiklerini anımsattı.

Öte yandan gazete, Kıbrıslı Türklerin 112 minibüsle Yeşilırmak kapısından geçerek Erenköy’e gittiklerini aktardı.

Simerini gazetesinde yer alan haberde ise, AKEL ile Rum Ekologlar ve Çevrecilerin ise Erenköy barikatının açılması için düzenlenen ortak etkinliğe destek belirttikleri ifade edildi.



Cumhurbaşkanı Akıncı “Cumhurbaşkanlığında 100 gün” toplantısı düzenliyor



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhurbaşkanlığı görevini devraldıktan sonra geçen sürede gerçekleştirdiği icraatları “Cumhurbaşkanlığı’nda 100 Gün” toplantısında değerlendirecek.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu’nun açıklamasına göre, “Cumhurbaşkanlığı’nda 100 Gün” toplantısı 11 Ağustos Salı günü Lefkoşa’da düzenlenecek.

Tüm basın mensuplarının davetli olduğu toplantı saat 10.00’da Lefkoşa Merit Otel Konferans Salonu’nda yer alacak.



TDP gençlik örgütü ile NEDİSİ ortak deklarasyon imzaladı



Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Gençlik Örgütü ile Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) Gençlik Örgütü NEDİSİ’nin ortak deklarasyon imzaladığı bildirildi.

TDP Gençlik Örgütü Dış ilişkiler Sekreteri Armağan Aktan ile NEDİSİ Başkanı Petros Demetriou tarafından imza konulan ortak deklarasyonun, genel anlamda Kıbrıs sorununun, 11 Şubat 2014 tarihinde imzalanan ortak metinde de belirtildiği gibi, iki toplumlu, iki bölgeli, siyasi eşitliğe dayalı federal çözümle sonuçlanması yönündeki kararlılık ile barış, işbirliği ve karşılıklı dayanışmayı içerdiği belirtildi.

TDP’den yapılan açıklamaya göre, ortak deklarasyon gerçekleştirilen NEDİSİ kurultayında imzalandı.

TDP Genel Başkanı Özyiğit, her iki toplum liderinin barış için yoğun çaba harcadığı bu dönemde, kendilerine düşen görevin her platformda yeniden yakınlaşmayı, iki toplumun birbirini daha çok tanımayı, anlamayı, birbirinden daha çok şey öğrenmeyi ve ortak bir gelecek kurmak için el ele verip çalışmayı gerektirdiğini vurguladı.

Çözüm ve barış güçlerine düşen görevin çözüm yönünde cesur ve kararlı adımlar atmak olduğunu belirten Özyiğit, “Zaman, geçmişte yaptığımız hatalardan sıyrılma ve akılcı yaklaşımlarla siz gençlerimize daha güzel bir Kıbrıs bırakmak için gerçek adımları atma zamanıdır. Kıbrıs’ın kaderi yeniden bir bütün olmaktır” dedi.

Kongrede TDP Gençlik Örgütü ile NEDİSİ arasında imzalanan ortak deklarasyonda şunlar vurgulandı:

“Kıbrıs sorununun hızlı, adil ve kapsamlı çözümünün önemine inanıyoruz. Sürmekte olan müzakere sürecinin, 11 Şubat 2014 tarihinde imzalanan ortak metinde de belirtildiği gibi, iki toplumlu, iki bölgeli siyasi eşitliğe dayalı Federal çözümle sonuçlanmasının destekçileriyiz. Çözümün ötesinde, barış, işbirliği ve karşılıklı dayanışma fikrini kucaklarız. Kıbrıs’taki gençlerin dileklerinin, huzurlu ve birleşik bir Kıbrıs olduğunu gözlemliyor ve bunu içtenlikle selamlıyoruz.”

Ortak deklarasyonda ayrıca şunlara yer verildi: “Bu adanın farklı kimliklerini, paylaşılan ve ayrı ayrı olan değerlerini ve geleneklerini saygıyla karşılarız. Adanın ayrı ve ortak tarihini bütünsel bir yaklaşımla anlayarak, bunun kültürel ve sosyal etkileşim üzerindeki etkisinin yanı sıra, sivil haklar ve siyasi özgürlükler, toplumsal ilerleme ve siyasal hareketler üzerindeki rolünü kucaklarız.

Adamızı birleştirmek için, iki liderin çözüm yönündeki kararlılığını ve sergiledikleri üstün çabayı onaylar ve destekleriz. Statükoyu ve neden olduğu adaletsizliği reddediyoruz. Bizler, hukukun üstünlüğü ile yönetilen ve herkese eşit fırsatlar sunan bir gelecek istiyoruz.

Güven artırıcı önlemlerin tüm Kıbrıslıların bir araya getirmedeki önemini vurgularız. Bu kapsamda liderlerimize, kademeli planlama, ekonomik ve teknik yol haritası uygulanması ile Maraş'ın yeniden inşasına yönelik adımlar atma çağrısında bulunuruz. Adada yaşam hakkını, istikrar ve refahı korumak için yeni bir güvenlik çerçevesine olan isteğimizi vurgularız. Bu adanın gençliğinin ortak vatanımızın geleceği için en iyi gelecek sunduğunun bilinciyle barış yönünde çalışmak üzere iki lideri teşvik ederiz.”



ELAM ve Hrisi Avgi Bakana “Hainler federasyoncular”



Güney Kıbrıs’taki Paralimni mezarlığında düzenlenen bir anma etkinliğinde olay çıktı. Rum haber kaynakları, etkinliğe katılan aşırı sağ “ELAM” ve “Hrisi Avgi” (Altın Şafak) örgütleri mensuplarının, etkinliğe katılan Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis ile Tarım Bakanı Nikos Kuyalis’e, siyasi parti temsilcilerine ve yerel yetkililere küfür ettiklerini belirtti.

ELAM ve Hrisi Avgi mensuplarının, etkinliğe katılan Rum Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis’e küfür etmelerinin dışında su şişesi de fırlattıkları, aynı zamanda “hainler, federasyoncular ve haydutlar” diye bağırdıkları da belirtildi.

Haberde, anma etkinliğinin yarıda kesildiği ifade edildi.



Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtdışı koordinasyon ofisinin kurulmasına ilişkin anlaşma Resmi Gazete'de yayımlandı



Türkiye ile KKTC arasında geçen yıl imzalanan Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurtdışı Koordinasyon Ofisinin Kurulması ve Faaliyetlerine İlişkin Anlaşma onaylanarak TC Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, 12 Mart 2014 tarihinde imzalanan ve 22 Temmuz'da Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan anlaşma, Türkiye ile KKTC'nin gençlik ve spor alanlarında gelişmelerine katkı sağlamak amacıyla mümkün olan en üst düzeyde işbirliğini geliştirmelerini öngörüyor.

Anlaşma çerçevesinde Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurtdışı Koordinasyon Ofisi'nin, gençlik ve spor alanlarında program ve projeler hazırlamakla, mevcut projeleri denetlemekle yükümlü olduğu belirtildi.



Turizm Bakanlığı yarım kalmış otellerin tamamlanması ve faal durumdaki tesislerin modernizasyonu için “faiz iadesi katkısı” desteğini sürdürüyor



Turizm Bakanlığı, yarım kalmış otellerin tamamlanmasına ve mevcut tesislerin modernizasyonu ile yarım kalmış olanların tamamlanması yatırımlarına yönelik “faiz iadesi katkısı” desteğine devam edileceğini belirterek, Ekonomi Bakanlığı ve 3 banka ile ortak protokole imza koyduğunu açıkladı.

Protokol uyarınca, krediler 2 yıl ödemesiz ve toplam 7 yıl vadeli olacak.

Turizm Bakanı Faiz Sucuoğlu yazılı açıklamasında, 4 yıldan beri uygulanmakta olan, ancak, kapsamı “Y ( K- I ) 702 – 2015 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı” ile genişletilen “yarım kalmış otellerin tamamlanması ve faal durumdaki otellerin modernizasyonu ile tevsii yatırımlarına verilen faiz iadesi katkısı destek programının uygulanmasına” yönelik ilk etapta söz konusu 3 banka ve Turizm Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı arasında protokol imzalandığını kaydetti.



Doğal gaz konusundaki işbirliklerinin derinleştirilmesine yönelik adımlar bekleniyor



Rum kesimi, Yunanistan, Mısır ve İsrail arasında, doğal gaz konusundaki işbirliğinin derinleştirilmesine yönelik olarak, önümüzdeki Eylül ayında önemli adımlar atılmasının beklendiği haber verildi.

Rum Fileleftheros gazetesi, “Doğal Gazla İlgili Üçlü İşbirliğinin Derinleştirilmesi” başlığıyla manşete çıkardığı haberinde, önümüzdeki Eylül ayında New York’ta gerçekleştirilecek olan iki paralel üçlü istişareyle, bahse konu dört ülkenin, Doğu Akdeniz bölgesindeki enerji koşullarını değiştirmeyi hedefleyen süreci ve yol haritasını belirleyeceklerini kaydetti.

Gazete elde ettiği bilgilere dayanarak, önümüzdeki Eylül ayında New York’ta gerçekleştirilecek olan BM Genel Kurul toplantısı çerçevesinde, bahse konu dört ülkenin dışişleri bakanlarının, yakında gerçekleştirilecek olan iki zirve toplantısına hazırlık yapmak için temaslarda bulunacaklarını belirtti.

İlk üçlü zirvenin, Rum kesimi, Yunanistan ve Mısır dışişleri bakanları arasında gerçekleştirileceğini yazan gazete, bunun büyük olasılıkla önümüzdeki Ekim ayında Atina’da yapılacak olan yeni zirve toplantısı için hazırlık teşkil edeceğini ifade etti.

İkinci üçlü zirvenin ise, Rum kesimi, Yunanistan ve İsrail arasında olacağını belirten gazete, bunun ise üç ülkenin lideri arasında Lefkoşa Rum kesiminde gerçekleştirilmesi beklenen zirve toplantısının hazırlığının yapılmasını amaçladığını kaydetti.

Öte yandan haberde, bu dört ülkenin, enerji ve doğal gaz ticaretiyle ilgili bütün argümana diğer ülkelerin de dahil edilmesiyle, aralarındaki işbirliğini derinleştirmeye yönelik hareketlerde bulunduklarını da ekledi.







Enformasyon Dairesi







Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 1138
Bugün Tekil 252
Toplam Tekil 2634081
IP 18.207.136.184






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































18 Muharrem 1441
Eylül 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü, Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü.
(Hüseyin Nihal ATSIZ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.001 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu