BASIN BÜLTENİ “Çözüm İçin her kapı zorlanacak” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ “Çözüm İçin her kapı zorlanacak”
Tarih: 16.08.2015 > Kaç kez okundu? 1257

Paylaş


Dışişleri Bakanı Emine Çolak yeni görevini “Uluslararası ilişkilerde Kıbrıslı Türkleri anlatmak için her kapıyı zorlamak” olarak gördüğünü söyledi.

Kıbrıs Gazetesine demeç veren Emine Çolak Kıbrıs’ta bir anlaşmaya varmak için müzakereler sürerken, Kıbrıslı Türkler olarak çözüm isteğimizi tüm dünyaya anlatmamız gerektiğini vurguladı. Müzakerelere dış temaslar bağlamında katkı yapabileceğini belirten Çolak, “Süreç yabancıların katkısıyla da dinamizm kazanıyor. Kıbrıslı Türklerin bu süreçte beklentilerini sıkıntılarını, nelerde takılabileceğini dünyaya anlatacağız” dedi.

Emine Çolak “Güvenlik ve Garantiler” konusunda ve İttifak Anlaşmaları’nda Kıbrıs’a ilaveten üç garantör devletin arasında uluslararası boyutta bir ilişki ağı olduğunu ifade etti. Çolak garantörlerin oturup bizim için karar verip bir şeyler imzalamaları yerine tepeden inme bir tavırdan ziyade toplumların duyduğu ihtiyaçların ele alınması gerektiğini belirtti. Bakan Çolak her iki toplumun duyduğu ihtiyaçlar ışığında ortak bir uzlaşıyla garantilerin ele alınması gerektiğini vurguladı.



Eroğlu, Su Temin Projesi kapsamında “son parçanın montajı” törenine katılacak



Türkiye Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, KKTC’ye Boruyla Su Temini Projesi kapsamında “son parçanın montajı” törenine katılmak üzere bugün adaya geliyor.

Saat 10.00’da Ercan Havalimanı'na varması beklenen Eroğlu, saat 10.30’da KKTC’ye Boruyla Su Temini Projesi kapsamında “son parçanın montajı” törenine ve proje hakkındaki sunuma katılacak.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Cumhurbaşkanlığı'nda saat 14.30’da, Başbakan Ömer Soyer Kalyoncu ile Başbakanlık'ta saat 15.15’de, Tarım, Doğal Kaynaklar ve Gıda Bakanı Önder Sennaroğlu ile de saat 16.00’da görüşecek olan Eroğlu, saat 18.30’da adadan ayrılacak.



Sözen: “Teknik çalışmalar için bir yıla daha ihtiyaç var”



Kıbrıs Postası’na değerlendirmelerde bulunan, Uluslararası İlişikler Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Sözen, Kıbrıs Müzakerelerinde bir ilerleme sağlandığını ifade etti.

Sözen Teknik anlamda yapılması gereken çok çalışma olduğunu, olası bir çözüm için en az bir yıla daha ihtiyaç olduğunu kaydetti. Sözen bir anlaşmaya varılması durumunda kurulacak olan federal devletin anayasasının ve yasalarının hazırlanması gerektiğini belirtti. Sözen anlaşma sürecine girerken iki toplumun çözüme ne kadar hazırlandığının önemli olduğunu belirterek bir dizi güven yaratıcı önlemlerle işbirliğinin artırılması gerektiğini söyledi. Sözen “Toplum karşılıklı işbirliğinin mümkün olduğunu görebilmelidir. Çözüme hazırlanmalıdır. Eğer bir federasyon kurulacaksa referandum zamanına kadar iki toplum arasında işbirliği artırılmalıdır” dedi.

Sözen müzakere masasında mülkiyet konusunda anlaşmaya varılmasının atılacak en önemli teknik adım olacağını belirterek iade, takas ve tazminat konularında malların kategorize esilmesi gerektiğini söyledi Sözen “Liderler mülkiyete daha yolun başında. Mallar içinde iademi, takas mı yoksa tazminat mı olacak henüz daha görüşülmedi. Bunu orijinal mal sahibimi yapacak yoksa şu andaki kullanıcımı? Tüm bunları belirlemek zaman alacak” dedi. (Kıbrıs Postası)



Tatar UBP Kurultayı ile ilgili düzenlemelerin açıklanmasını istedi



Ulusal Birlik Partisi(UBP) Genel Başkanlığı’na aday olacağını açıklayan Lefkoşa Milletvekili Ersin Tatar, UBP kurultayı süreci ile ilgili düzenlemelerin açıklanmasını istedi.

Ersin Tatar, UBP Olağan Kurultayına yönelik yaptığı yazılı açıklamada, partinin şu anki tüm yetkililerinden, bir an önce kurultay sürecinin nasıl ilerleyeceğini ve sonuca bağlanacağını halka açıklamalarını beklediklerini kaydetti.

Parti Genel Sekreteri ile üç İlçe Başkanının Hükümet’te bakan olarak görev aldığına işaret eden Tatar, “Bu arkadaşlarımız kurultaya kadar Bakanlıklarının yanı sıra partideki görevlerini sürdürecekler mi? Yoksa partide onların yerlerine görevlendirmeler mi yapılacak? “ sorusunu yöneltti.

Tatar ayrıca, yeni tüzük altında hangi üyelerle seçime gidileceğini, köy, mahalle örgüt seçimlerinin, ilçe kurultaylarının ne zaman yapılacağını, 4-5 bin üyeyle ile seçime gidilecekse oy kullanımı ve sayımının nasıl yapılacağının açıklanmasını istedi.

Kimsenin, tek adayla seçime gidilmesi gibi bir tutum içinde olmaması gerektiğini kaydeden Tatar, “Bu daha önce oldu ve sonucunda beklenen yarar sağlanamadı. Tekrar olmasına gerek yoktur” dedi.

Hiç bir şaibeye fırsat vermeden, dostluk ilişkileri zarar görmeden, Anayasa, yasalara ve UBP tüzüğüne uygun bir kurultay süreci yaşanmasının önemini vurgulayan Tatar, “Demokratik bir yarıştan sonra tüm aday ve ekipler kazananın etrafında kenetlenip birlik ve beraberliğin sağlanmasına destek vermelidirler” ifadelerini kullandı.



İzcan: “Analaşma tüm Kıbrıslıların mülkiyet hakkına ve temel insan haklarına saygılı olmalı”



Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) Genel Başkanı İzzet İzcan, Kıbrıs sorununda varılacak anlaşmanın tüm Kıbrıslıların mülkiyet hakkına ve temel insan haklarına saygılı olması gerektiğini belirtti.

Yazılı açıklamasında mülkiyet ve toprak başlığının Kıbrıs sorununun en önemli konularından olduğunu kaydeden İzcan, her iki liderin bireyin mülkiyet hakkını tanıdığını ve bu konuda ilke anlaşmasına vardıklarını dile getirdi.

Mülkiyet konusunun çözümünün iade, tazminat ve takas seçenekleri ile çözüme kavuşturulacağını, iade, tazminat ve takasın hangi mülke nasıl uygulanacağı konusunda kriterlerin belirleneceğini ifade eden İzcan, belirlenecek kriterlerin bireyin mülkiyet hakkını ortadan kaldırmayacağını, ancak şu anki kullanıcıları da dikkate alacağını vurguladı.

Haksız yere mülk alanları, ganimeti ve statükoyu savunmanın, Kıbrıs Türk toplumunun temel haklarını savunmak olmadığını kaydeden İzcan, “Çözüm istiyorsak, mülkiyet ve diğer konularda uluslararası hukuka ve adalete uygun hareket etmek zorundayız” dedi.

Kıbrıs Türk toplumun mülkiyet konusunda ödenecek tazminatları yalnız başına karşılamasının mümkün olmadığının altını çizen İzcan, “Kıbrıs sorununu yaratan başta dış güçler ile Kıbrıs’ın kuzeyindeki statükonun temellerini atan Türkiye Cumhuriyeti sorumluluktan kaçamazlar” görüşünü savundu.

Uluslararası hukuku ve AB kriterlerini yok sayarak kalıcı derogasyon (ayrıcalıklı sapma) talebinde bulunan çevrelerin aslında çözüm istemediğini kaydeden İzcan, “Çözüme gide süreçte geçici derogasyonlar uygulanabilir. Ancak, bölünmüşlüğün devamını ve yasakçı bir anlayışı öngören kalıcı derogasyonları reddediyoruz” dedi.



“Kıbrıs Türkiye’nin Hong Kong’u olabilir” diyen OEV Başkanına tepki



Rum Sanayici ve İşverenler Federasyonu (OEV) Başkanı Hristos Mihailidis’in, “Çin için Hong Kong ne ise çözümden sonra Kıbrıs’ın Türkiye için o olacağı” açıklaması Rum tarafında tepkiyle karşılandı.

Rum Simerini gazetesi, Rum yönetiminin ve Rum yatırımcı çevresinin “çözüm sonrası ekonomik mucize” söylemlerinin Güney’de ikna edici bulunmadığına işaret etti.

Rum yönetimi eski başkanlarından Yorgos Vasiliu’nun, “ ‘Kıbrıs’ı Akdeniz’in Singapur’u haline getirme’ hayali olduğunu, bu hayalin gerçekleşmediğini, şimdi OEV Başkanı’nın Hong Kong hayaline sıra geldiğini” yazan gazete “Hong Kong Çin’in askeri ve diplomatik himayesi altında yarı-otonom bir yerdir. Bazı ekonomi çevreleri ve örgütleri, hükümetin onayı ve müsamahası ile çözümden sonra ekonomik mucize gelecekmiş gibi gösteriyor” yorumunu yaptı.

Gazete Hristos Mihailidis’in önceki gün “Kıbrıs Türkiye’nin Hong Kong’u olabilir” açıklamasını savunurken “ülkemizin ezeli tezlerinin siyasi boyutundan hiç çıkmadık” diyerek Türkiye’ye yatırım faaliyetlerine başlamada ısrar ettiğini yazdı.

Habere göre Mihailidis’in açıklamalarıyla ilgili görüşü sorulan DİSİ “görüşlerine katılmıyoruz ama reddetmiyoruz da” dedi.

AKEL “Kıbrıs çözümden sonra da bağımsız devlet olmaya devam edecek. Sorun ekonomik nedenlerle çözülmemeli ama bu nedenler için de çözülebilir, çözülmelidir” görüşünü ortaya koydu.

DİKO Mihailidis’in sözlerini “kabul edilemez” buldu ve Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis ve AKEL’in, Kıbrıs sorununda uyguladıkları politika ile işledikleri ortam ve zihniyetin göstergesi olduğunu belirtti.

EDEK “bazıları Kıbrıs halkını, içeriğini kendilerinin bile bilmediği iki bölgeli iki toplumlu federasyon temelinde çözümün getireceği ekonomik menfaatlere ikna etme taşeronluğunu yapıyor” görüşünü ortaya koydu.

EURO.KO Rum ekonomik unsurlarının ve yatırımcılarının kendi işlerini yapması; siyaseti, bunun için seçilmiş kişilere bırakması gerektiğini belirtti.

Mihailidis’in sözlerini Ekologlar ve Çevreciler Hareketi “siyasi etkileri düşünülmeden söylenmiş yersiz sözler” diye nitelerken Vatandaşlar İttifakı “kınanası ve kabul edilemez” buldu.



Çevre Teknik Komitesi’nden “Ortak Ekolojik Dil” hedefiyle iki girişim



Kıbrıs sorununun çözümü müzakereleri çerçevesinde 5 yıl önce kurulan Çevre Teknik Komitesi’nin, “ortak ekolojik dil” hedefiyle, okullarda çevre eğitimi ve çevreyle ilgilenen gruplarla çevrebilimciler arasında iletişim sağlanması konularında iki girişimde bulunduğu bildirildi.

Rum Fileleftheros gazetesi, Çevre Teknik Komitesi Rum Başkanı Mihalis Loizidis’in, söz konusu iki hedefin, Eylül ayı itibarıyla uygulamaya konacağını söylediğini yazdı.

Gazete, Çevre Teknik Komitesi’nin yaklaşık 18 “concept notes”, yani önemli çevresel konularda bütünlüklü eylem paketi hazırladığını ve bunların arasında, çevresel eğitim, hava, su ve enerjiyle ilgili paketler bulunduğunu kaydetti.

Habere göre Loizidis, Rum Haber Ajansı’na (KİPE) yaptığı açıklamalarda, Kıbrıs’ta çevre konusundaki tüm boşlukları doldurabilmek ve bunun iki toplumlu olabilmesi için büyük bir ön çalışma yapıldığını ve yeni komiteyle, bu konuların tümünü tartışıp güncelleme yaptıklarını söyledi.

Loizidis, bu konulardan çevre eğitimi ve iletişimle ilgili olanları alıp, 15 gün önce uygulamaya konması için ileri götürdüklerini ve şu an uygulamaya konmasındaki detayları tartıştıklarını kaydetti.

Bu inisiyatifin iki avantajı bulunduğundan bahseden Loizidis, aynı tür çalışmalar yapanların bir araya gelme ve tanışma fırsatı bulacağını, ikinci aşamada da işbirliği yapıp boşlukları doldurabileceğini belirtti.

Loizidis, çevre çalışmaları için ilk aşamada yaklaşık 20 grup kurulmasının hedeflendiğini söyledi.



Anastasiadis, yaz tatili sonrasında Ulusal Konsey ve siyasal partileri bilgilendirecek



Rum Ulusal Konsey Sekreteri Pandelis Pandelidis, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri bildirmek üzere “Ulusal Konseyi” veya “Siyasi Parti Başkanları Konseyi”ni yaz tatilinden sonra toplayacağını açıkladı.

Bazı siyasal partiler ise mülkiyet meselesini öne çıkararak, bilgilendirme için tatil sonunu “çok geç” buldu.

Rum Simerini gazetesi, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın önceki gün düzenlediği basın toplantısı ve katıldığı Bakanlar Kurulu toplantısında bilgilendirme yaptığını hatırlattı. Gazete, Anastasiadis’in bu konuyu tatil sonuna bırakmasının ‘çok geç’ bulunduğuna işaret etti.

Habere göre, Ekologlar ve Çevreciler Hareketi, 40 metindeki siyah kalemle yazılı olanların kamuoyuna açıklanması ve Rum halkına izah edilmesi gerektiğine görüşünü ortaya koydu.

Gazete, “Ekologlar olarak bilgilendirmenin partilerle sınırlı kalmaması, vatandaşların da bilgilendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz” vurgusunu yaptı.

Basına sızanların ve BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin söylediklerinin büyük boşluklar ve soru işaretleri yarattığını kaydeden hareket, “Halk geleceğiyle ilgili saklananları bilmeli” görüşünü ortaya koydu.

Hareket, Rum Sözcü Nikos Hristodulidis’in, mal sahibinin hakkının kullanıcının hakkından öncelikli olduğu açıklamasından memnuniyet belirterek, Anastasiadis’ten, taahhütlerini yerine getirmesini beklediğine işaret etti, şunları ekledi:

“Bazıları, meşru ve mevzuata uygun şekilde, Kıbrıs Türk malı bulunduran ve kullanan Kıbrıslı Rum göçmenlerin de kullanıcı olarak görülebileceğini icat ediyor. Bbu kullanımın meşru olduğunu görmezden geliyor. Kıbrıslı Rum göçmenler yasadışı kullanıcılarla aynı kefeye konulamaz. Kıbrıs Türk malları başlığı açıldığında, göçmen olan-olmayan, iktidar partilerine yakın bazı Rumların Kıbrıslı Türk yasal mal sahiplerinin mülkiyet hakkı aleyhine skandal nitelikli imtiyazlar edindikleri ortaya çıkacak. Belki de kaygılanıp, kullanıcıların mal sahipleriyle eşitlenmesini isteme nedenleri budur.”

Vatandaşlar İttifakı, Kıbrıs sorunundaki icraatları nedeniyle Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ve hükümetine sert eleştiriler yönelterek, “hükümet için Kıbrıs sorunu hala istila ve işgal sorunu mu? Bu konuda bilgi versin” ifadesini kullandı, şunları ekledi:

“Bu tez mutlak gerçeklik ve hükümetin resmi tutumu ise mülkiyet meselesinin çözümüyle ilgili hukuk dışı simyacılığa katılmaktan vazgeçsin. İşgal ve mülkiyet meselelerini en bilimsel ve net şekilde düzenleyen Uluslararası Hukuka odaklansın. Mal sahiplerinin bütün haklarını istisna ve kriterler olmadan tam anlamıyla düzenleyen 1907 tarihli 4’üncü Lahey Sözleşmesi’ni ve 4 Cenevre Sözleşmesi’ni incelesin.”

EURO.KO ise mülkiyet konusunda Rum tarafının Rum Ulusal Konseyi’nin Eylül 2009’da oy birliğiyle aldığı karardan daha azını hiçbir şekilde kabul edemeyeceğini savundu, şu izahta bulundu:

“Yani, yapılacak herhangi bir düzenleme meşru mal sahiplerinin geri dönme, serbest yerleşim, işgal bölgelerindeki mallarını serbest kullanma ve faydalanma haklarını güvence altına almalı. Bu ilkeler Ulusal Konsey’de kararlaştırıldı, bizim tarafın kırmızıçizgileridir ve bizim tarafın mülkiyet konusundaki açıklamaları bu ilkeler temelinde olmalıdır.”



GKK Komutanlığı’na Uzun atandı



Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na tümgeneralliğe yükseltilen Tuğgeneral Erhan Uzun getirildi.

Korgeneral rütbesine yükselen Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlyas Bozkurt ise Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na atandı.

Terfiler ve yeni atamalar, 30 Ağustos itibarıyla geçerli olacak.



Akıncı, KTBK Komutanı Savaş’ı kabul etti



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 30 Ağustos itibarıyla orgeneral rütbesiyle 3. Ordu Komutanlığı’na atanan Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral İsmail Serdar Savaş’ı kabul etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı’ya veda ziyaretinde bulunan Korgeneral Savaş, üç yıllık görev süresini tamamlayarak görevini Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı görevini sürdürmekte olan Tümgeneral İlyas Bozkurt’a devredeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı’yı 14. Zırhlı Tugay Komutanı Tümgeneral Özkan Aydoğdu ile birlikte ziyaret eden Savaş, Tümgeneral Aydoğdu’nun da görev süresini yakında tamamlayacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, orgeneralliğe terfi eden Savaş’a görev süresi boyunca Kıbrıs Türk halkının huzuru ve güveni için verdiği hizmetlerden dolayı teşekkür ederek üstün başarılarının devamını diledi.



41 yıllık sır çözülüyor: NORATLAS bulundu



Rumlar, 1974 Barış Harekâtı sırasında yardımlarına koşan Yunan komandoları taşıyan nakliye uçağını ‘dost ateşiyle’ düşürdü. 32 Yunan komando başta uçakla birlikte gömüldü. Ailelerin talebi üzerine Yunanistan’a gönderilen kalıntıların başkalarına ait olduğu anlaşıldı. Şimdi AİHM kararının ardından kazı başlatan Rumlar, uçağının kuyruğuna ulaştı.

21 Temmuz 1974’te, Türk askerinin adaya çıkmasının ikinci gününde, Rumların tarihine ‘kara leke’ olarak geçen Yunan komandoları skandalı şöyle gerçekleşti: Lefkoşa’daki Rumların kontrolündeki tek havaalanını koruyan 195’inci uçaksavar taburu komutanı Yarbay Yannidis Konstantinos, gökyüzünde yaklaşan uçakları görünce “ateş” emri verdi. Türk uçakları zannetmişti. Uçaksavar taburu, uçaklardan birini düşürdü, 3’üne de ağır hasar verdi. Ancak vurdukları uçak, 15 uçaklık bir filoyla Girit’ten havalanıp yardıma gelen Yunan 1’inci komando alayının askerleriydi. Rumların düşürdüğü NORATLAS tipi küçük nakliye uçağında personel dahil 32 asker öldü, biri atlayarak kurtuldu. Rumlar uçaktan ölenleri kalıntılarını topladı, uçakla birlikte gömdü. Üzerine de Barış Harekâtı’nda ölen 449 Rum askeriyle birlikte Timvos Makedonitisa adlı askeri anıtı inşa etti.

1979’da, Yunanlı komandoların mezarları yeniden kazılarak naaşları Atina’ya gönderildi. Temsili mezarları Lefkoşa’daki askeri mezarlıkta kaldı. Yunanlı aileler aldıkları naaşları Atina’da bir başka askeri mezarlığa cenaze töreniyle defnetti. 1990’da çıkan dedikodular üzerine ailelerden bazıları mezarları açtırıp DNA testi yaptırdı. Ve skandal patladı. Naaşlardan en az 10’unun Yunan komandolara ait olmadığı ortaya çıktı. Yunan aileler AİHM’ye gitti. Dava geçen yıl sonuçlandı ve mahkeme Rum yönetimine, “Gerçek naaşları bulun” kararı verdi. Rumlar, bir yıldır devam eden kazıda dün ilk sonucu aldı. Yunan uçağının kuyruğunu bulan Rum yetkililer, bir ay içinde kemiklere de ulaşacaklarını açıkladı.

Rumların dost ateşiyle düşürdükleri nakliye uçağından sağ kurtulan tek Yunanlı komando Thanasis Zafiriu her yıl Güney Kıbrıs’a giderek, mezarlığı ve ölen arkadaşları için dikilen anıtı ziyaret edip çelenk bırakıyor. Zafiriu, 1974’te yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Lefkoşa havaalanı üzerindeydik. Büyük bir gürültü duydum. İlk önce pilotların öldüğünü anladık. El bombalarının olduğu sandık alev aldı. Birkaç saniye sonra uçağın sol kanadı alevlere büründü ve hızla yere doğru düşmeye başladık. Paraşüt yoktu. ‘Meryem Ana yardım et’ diye uçağın kapısını açtım ve 70 metre yükseklikten boşluğa atladım. Ayaklarım kırıldı ama sağ kaldım.” (Kıbrıs Postası)





Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 1123
Bugün Tekil 593
Toplam Tekil 2561335
IP 54.92.148.165






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































15 Zi'l-ka'de 1440
Temmuz 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü, Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü.
(Hüseyin Nihal ATSIZ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.001 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu