BASIN BÜLTENİ AKINCI: “ANAVATAN SEVGİSİ YÜREKLERDE OLAN BİR DUYGUDUR” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ AKINCI: “ANAVATAN SEVGİSİ YÜREKLERDE OLAN BİR DUYGUDUR”
Tarih: 30.04.2015 > Kaç kez okundu? 1322

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, kendileri için anavatan sevgisinin yüreklerde olan bir duygu olduğunu söyledi. Türkiye hükümetinin KKTC'deki seçimler sırasındaki duruşunun doğru bir tavır olduğunu vurgulayan Akıncı, ilk dış ziyaretini Ankara'ya yapacağını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Akıncı, AA muhabirine KKTC-Türkiye ilişkilerine yaklaşımı ve Kıbrıs sorununun çözümü konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Akıncı, Kıbrıs Türk halkının çıkarlarını gözeterek, Kıbrıs sorununda çözüm odaklı bir siyaset izleyeceğini söyledi. Kıbrıs müzakerelerinde taraflar arasındaki 11 Şubat 2014 mutabakatı çerçevesinde kalacağını ifade eden Akıncı, söz konusu uzlaşmaya Türkiye'nin ve Derviş Eroğlu'nun da onay verdiğini hatırlattı.

BM Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin 4 Mayıs'ta adaya geleceğini söyleyen Akıncı, Eide ile Kıbrıs müzakerelerinin bundan sonrasını ele alacaklarını belirtti.

Akıncı, toplumsal konulara duyarlı bir cumhurbaşkanı olacağını belirterek, "Partilerin içiyle değil toplumun içiyle ilgileneceğim" dedi. Bağımsız ve tarafsız bir cumhurbaşkanı olacağını dile getiren Akıncı, tüm partiler karşısında eşit mesafede duracağını ve tüm "renkleri" kucaklayacağını ifade etti.

TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER

Türkiye ile ilişkilerin karşılıklı saygıya dayalı, kişilikli bir ilişki olacağını düşündüğünü söyleyen Akıncı, "Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarında söz sahibi olmasını ve bu kurumları da iyi yönetmesini istiyorum. Kıbrıs Türk Hava Yolları'nda olduğu gibi kurumların batırılmasına şiddetle karşıyım. Her türlü ilişkide ne çatışmacı ne de teslimiyetçi bir çizginin izlenmesi taraftarıyım" diye konuştu.

Mustafa Akıncı, kendisinin Lefkoşa Belediye başkanı olduğu dönemde Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile iki toplumlu alt yapı projesini hayata geçirdiğini belirterek, aynı dönemde Ankara ile kardeş şehir ilişkisini de kendisinin oluşturduğunu söyledi.

"Anavatan sevgisi yüreklerde olan bir duygudur. Duygusal anlamı büyüktür" diyen Akıncı, anavatan duygusunun tarihten ve kültürel bağlardan gelen bir duygu olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

"KKTC diye bir devlet var. Bu devleti de tanıdım diyen bir Türkiye Cumhuriyeti var. Bu ilişkilere dikkat etmek gerekiyor. Çünkü kendi ayakları üzerinde duran, kendi kendini yöneten, duygusal anlam bir yana, kardeş ilişkisi içinde bir Türkiye isteyen Kıbrıs Türk toplumunun varlığı, Türkiye'nin aleyhine bir durum değil."

Akıncı, hedefinin, KKTC'nin kendi kendine yetebilen, kendi demokrasisini ve ekonomisi güçlendirme çabası sergileyen bir ülke haline gelmesi olduğunu belirterek, KKTC'nin bu sayede gelecekte federal bir yapı içinde Rumlar karşısında ezilmeden AB kurumları içinde yaşayabileceğini söyledi. "Benim arzum, benim hedefim bu" diyen Akıncı, Türkiye'nin bunu bir anlaşmazlık mesajı olarak algılamaması gerektiğini ifade etti. Akıncı sözlerini şöyle sürdürdü:

" Cumhurbaşkanı Erdoğan seçildiği günlerde bir yabancı basın mensubu beni aramış, 'Ne dersin?' demişti. Ben de 'Ne diyeyim, Türkiye halkının kararına saygı duymaktan başka ne diyebilirim' demiştim ve hem Erdoğan'ı hem de Türk ulusunu kutlamıştım. '(Muhabire) Nisan ayında bizim de seçimlerimiz var, bizde de kim seçilirse seçilsin, aynı saygının gösterilmesini bekliyoruz' demiştim.

Merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın "Türkiye'nin istemediği kişi buralarda Cumhurbaşkanı seçilemez" sözüne atıfta bulunan Akıncı, "Halbuki aslolan Kıbrıs Türk halkının istemediğinin seçilememesi olmalıydı" dedi.

Akıncı, "Yıllarca Türkiye'den yetkililer çeşitli dönemlerde şu ya da bu biçimde, şu ya da bu oranda seçimlerimize müdahil oldular. Bu kez Türkiye hükümeti böyle bir müdahalede zaten bulunmayacağını, hatta ima bile etmeyeceklerini söyledi. Bilhassa Bülent Arınç'ın ağzından da bu ifade edildi" dedi.

"Dün geceden beri kutlama mesajları alıyorum" diyen Akıncı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun yazılı olarak tebriklerini ilettiklerini, ayrıca Erdoğan, Davutoğlu, Meclis Başkanı Cemil Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve eski Meclis Başkanı Hikmet Çetin'in de kendisini arayarak tebrik ettiğini söyledi.

Akıncı, "Bu vesileyle onlara da teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Türkiye hükümetinin bu seçimlerdeki duruşu anlamında da bunun doğru bir tavır olduğunun altını çizmek istiyorum. Böyle devam etmelidir diye düşünüyorum" dedi.

ERDOĞAN İLE TELEFON GÖRÜŞMESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinin sorulması üzerine Akıncı, "Bir tebrik telefonu şeklindeydi. Sohbet ettik kısaca, çünkü zaten havaalanındaydı, ayrılmak üzereydi. Sohbette öne çıkan Türkiye'yi ziyaret konusu oldu. 'Herhalde Türkiye'yi ilk ziyaret edecek yer olarak seçeceksin' dedi. Tabi ki öyle olacaktır. Yemin töreni Perşembe günü olacak. Ondan sonraki süreçte de kendilerine en uygun zaman neyse, birlikte kararlaştıracağımız bir tarihte bu ziyareti gerçekleştirmekten memnuniyet duyacağım" diye konuştu.

MARAŞ SORUNU

Maraş denince, telle çevrilmiş ve 40 yıldır yılanlara terk edilmiş bir bölgeden bahsedildiğini belirten Akıncı, "Ben bunu üç ayaklı bir biçimde müzakere edelim ve sonuçlandırırsak yaşama geçirelim diye önerdim. Bu da vizyonumun bir parçasıydı" dedi.

Akıncı, buna toplumun da onay verdiğini belirterek, şunları söyledi:

"Kapalı Maraş, BM denetiminde sahiplenince yerleşime açılabilir. Tabi ki o zamana kadar yapılması gereken çok iş var orada. Gazimağusa Limanı’ndan doğrudan ticaret tüzüğü yaşama geçirilerek, Kıbrıslı Türklerin ürünlerinin de güneydekilerin olduğu gibi Avrupa pazarlarına gümrüksüz olarak girebilmesinin yollarının açılması ve aynı zamanda Ercan Havaalanı'na doğrudan uçuşların yapılabilmesini öngören bir paket üstünde oturalım, tartışalım, uzlaşma arayalım önerisidir benimki. Kapsamlı çözüme paralel olarak bunu önermekteyim. Kapsamlı çözümü unutalım, parça parça gidelim şeklinde değil, ama bir yandan da bu tür uzlaşmaları sağlayabilirsek, örneğin bir ortak teknik uzmanlar heyeti oluşturulabilir, orada çalışmalara başlayabilir. O binaların yüzde 80'i belki yıkılacak. Gecikmeden oranın planlanması lazım. Gazimağusa Limanı’nın incelenmesi lazım. Avrupa limanı olması için oraya AB'nin de yardımcı olması lazım."

"ORTAK İHTİYAÇ HİSSEDİLİRSE BAŞLANGIÇ NOKTASI OLACAKTIR"

Akıncı, Kıbrıs sorununun çözümünde iki tarafın da ortak ihtiyaç hissetmesi halinde bir başlangıç noktası olabileceğine dikkati çekerek, "Bir doğalgaz olayından birçok gerginlik ortaya çıktı. Bunlar bizi ancak gerginliğe taşır. Biz istikrar istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Başbakan Davutoğlu ile Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır'ın barış mesajlarına atıfta bulunan Akıncı, kendi inancına göre de artık Kıbrıs sorunu konusunda bir çözüme gitmenin akıl işi olduğunu dile getirdi. Akıncı, şunları söyledi:

"Kıbrıs Türk toplumunun haklarını sonuna kadar savunarak, bir çıkış yolunu şu ana kadar yerleşik BM parametreleri ki, buna Türkiye ve Yunanistan da onay vermiştir, bu şekilde bir çözümü sağlamaya çalışacağım, ama bunun altının dolması lazım. Çetin müzakereler gerektirecektir. Dolayısıyla var gücümüzle çalışacağız. Umudumuzu yitirmemize gerek yok. Anastasiadis'e telefon ettiğinde de söyledim. Onunla aynı jenerasyondanız. Keşke bizden önceki jenerasyonlar çözseydi bu sorunu, ama olmadı. Bizim jenerasyonda bunu çözemezsek, Kıbrıs sorununda gidişat bugünkünden daha kötü olabilir ve ayrılık daha da kökleşir diye düşünüyorum. Bundan da kimse yararlanmaz. Halbuki biz ortak yarar paydasında bir gelecek vaat ediyoruz. Kıbrıs Türk, Rum ilişkilerinin genişlediği ve Kıbrıs'ın gelecekte federal yapıda bir bütün olarak gelişeceği bir gelecek vaadidir benimki. Akılla, vizyonla çalışmak gerekir. Aynı akılcılığın diğer taraftan da gösterileceği umuduyla bunları söylüyorum."

"RUM TARAFI 'EGEMEN DEVLET' OLMA TUTUMUNU SONLANDIRMALI"

Akdeniz'den çıkan doğal kaynaklar konusuna da değinen Akıncı, Rum tarafının bugüne kadar izlediği "egemen devlet" olma tutumunun son bulması gerektiğini söyledi. Akıncı, daha derinlerdeki bir zenginliğin şimdiden kavgasını yapmak yerine, gelecekte o zenginliğin nasıl paylaşılabileceğinin akılcılığını sergilemek gerektiğini vurguladı.

Mustafa Akıncı, "Federal çözümde doğal kaynaklar da federal otoriteye ait olacak. Doğalgaz da onlardan biridir. Bunların oturup konuşulması lazım" diye konuştu.

Doğalgazın Türkiye üzerinden Avrupa pazarına gitmesinin çok doğru bir tercih olacağını ifade eden Akıncı, uzlaşılması halinde İsrail gazıyla birleştirilerek, Türkiye ve Yunanistan üzerinden Avrupa'ya gitmesinin en doğru yol haline geleceğini belirtti. Akıncı, uzmanların verdiği bilgiye göre, maliyetin, Rum lider Anastasiadis'in arzu ettiği sıvılaştırılma tesisi kurması fikriyle karşılaştırıldığında beşte bir oranında olduğunu belirterek, maliyetin dışında projenin zaman, hız ve paraya daha erken dönüşmesi faktörlerine vurgu yaptı.

"Son zamanlarda çözüm olduğu takdirde Türkiye'nin bu konuya itiraz etmeyeceği söylemi gelişmeye başladı" diyen Akıncı, Rum tarafının bunu olumlu bir not olarak değerlendirmesi gerektiğine dikkati çekti.

Akıncı, su konusunda da adanın topraklarının adil ölçüler içinde akılcılıkla paylaşılması gerektiğini kaydederek, "Suyu iki toplumun kullanabileceği şekilde bölüşme akılcılığını göstermemiz, sanıyorum en uygun ve tüm tarafların kazançlı çıkabileceği formüldür. Bundan sadece adadaki iki toplum değil, Türkiye ve Yunanistan da yarar sağlayacaktır diye düşünüyorum" diye konuştu.



KUZU: “AKINCI GİTSİN RUM TARAFINDA YAŞASIN”



A haber kanalında ‘Yüzde Yüz Siyaset’ programına katılan AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, yeni seçilen KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya çok sert eleştirilerde bulundu. Tayyip Erdoğan’ın Akıncı’ya ‘az bile’ söylediğini ifade eden Kuzu, “Neyine güvenip de bizimle kötü olmaya kalkıyor onu anlayamıyorum. Akıncı Rumları çok beğeniyorsa gidip Rum tarafında yaşasın” dedi.

Burhan Kuzu özetle şunları kaydetti:

‘‘Rum tarafı senin (Akıncı) gelmeni istiyorsa burada bir yamukluk var. Bu mantık çok yürümez. Bu mantıktan giderek eğer bizi AB’ye alırlar diye düşünüyorsa onu rüyasında görür. Kuzeyi AB’ye asla almazlar evvela onu bilsin. AB’nin geleceği yok. AB’nin demokrasisi hukukun üstünlüğü o konuda tamam kendi alacaklarımızı yerel olarak alırız. AB’nin ekonomik birlik olarak geleceği yok. Yeraltı kaynaklarını bitirmiş bir Avrupa nüfusu gittikçe tükeniyor. Savunması yok. ABD geliyor Ortadoğu’nun kafasına vuruyor ekmeğini alıp yiyor. Bunların savunması da yok. Neyine güvenip de bizimle kötü olmaya kalkıyor onu anlayamıyorum.

İnsan haddini bilir. Biz gelip Akıncı’ya şunu yap bunu yapma diye talimat verecek halimiz yok. Yunanistan, Rum’dan önce bize yakın olmalısın eğer ayakta kalabileceksen. Sana rağmen biz gelir seni kurtarırız. Cumhurbaşkanı Erdoğan Akıncı’ya az bile söylemiş.’’(Kıbrıs Postası)



AKINCI’NIN ÇALIŞMA OFİSİ’NDEN, KUZU’NUN SÖYLEMLERİNE YANIT



Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Akıncı’nın Çalışma Ofisi’nden AK Parti Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’nun söylemlerine yanıt geldi.

Yapılan açıklamada, Kıbrıs Türk halkının büyük çoğunlukla Akıncı’nın hem şahsına, hem vizyonuna onay verdiğine işaret edilerek, herkes, Kıbrıs Türk halkının iradesine saygı duymaya davet edildi.

“KKTC Seçilmiş Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Çalışma Ofisi” imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, Kuzu’nun bir televizyon kanalında yayınlanan programda Cumhurbaşkanlığı’na seçilen Mustafa Akıncı’ya yönelik ağır hakaretlerde bulunduğunun esefle öğrenildiği kaydedildi.

“ÇOK ÇİRKİN VE SEVİYESİZ”

Açıklamada, Kuzu’nun söz konusu söyleşisinde “Neyine güvenip de bizimle kötü olmaya kalkıyor. Onu anlayamıyorum. Akıncı Rumları çok beğeniyorsa gidip Rum tarafında yaşasın” diyerek, çok çirkin ve seviyesiz bir üslupla Akıncı ve onun şahsında Kıbrıs Türk halkına hakaret ettiği vurgulandı.

Açıklamada, bu hakaretin görünürdeki gerekçesinin, Cumhurbaşkanlığı’na seçilen Akıncı’nın, halkın talebi olan KKTC-TC ilişkilerinde karşılıklı saygıya dayalı kişilikli bir ilişkiyi ve Kıbrıs Türklerinin kendi kurumlarında gerçek söz sahibi olmalarının yolunun açılmasının gerekliliğini dile getirmesi olduğuna dikkat çekildi.

“Kendi kendine yeten ve kendi kendini yönetme becerisine sahip bir KKTC’nin gelecekte Federal Kıbrıs’ta ve AB kurumlarında çok daha sağlıklı bir konumda olacağı aşikârdır” ifadelerine yer verilen açıklamada, “Cumhurbaşkanımızın vizyonu da böylesi bir gelişmenin en kısa sürede sağlanarak, ekonomisi ve demokrasisi ile güçlü bir toplumsal ve kurumsal yapının oluşturulmasıdır” denildi.

Bu süreçte Türkiye ile sağlıklı ve verimli bir istişare ve işbirliği içerisinde bulunacak olan Cumhurbaşkanlığı’na seçilen Akıncı’nın en büyük güvencesinin Kıbrıs Türk halkı olduğuna da işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Kıbrıs Türk halkı büyük çoğunlukla Sayın Cumhurbaşkanımızın hem şahsına, hem vizyonuna onay vermiştir. Herkesi Kıbrıs Türk halkının iradesine saygı duymaya bir kez daha davet ediyoruz. Bunun yerine, hakaret yönüne gidilmesini esefle kınadığımızın bilinmesini istiyoruz.”



AKDOĞAN: “TÜRKİYE KUZEY KIBRIS'IN GELİŞMESİ İÇİN HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERDİ, VERMEYE DE DEVAM EDECEK”



Türkiye Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Cumhurbaşkanlığına seçilen Mustafa Akıncı'nın yeni görevinin kendisine hayırlı olması dileğinde bulunarak, Kuzey Kıbrıs'ın gelişmesi için bugüne kadar Türkiye'nin her türlü desteği verdiğini, vermeye de devam edeceğini belirtti.

Akdoğan, "Niye biliyor musunuz? Çünkü orası vatan toprağıdır. Anası veya yavrusu tartışması bir tarafa, vatan toprağı olarak görüyoruz biz orayı. Çünkü o toprakta, o vatan toprağında, bizim şehidimizin kanıyla orası yoğruldu. Bu yüzden rahatsız olanlar bu kelimelerden 'yavru' kısmından mı rahatsız oluyorlar bilmiyorum, 'vatan' dememizden mi rahatsız oluyorlar bilmiyorum ama orası bizim için vatan toprağıdır" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin KKTC'nin bağımsız bir devlet olarak tanınması için çaba gösteren öncelikli ülke olduğuna vurgu yapan Akdoğan, uluslararası zeminde, ikili görüşmelerde, Kıbrıs konusunu gündeme getirdiklerini kaydetti.



CTP-BG: “İKİ CUMHURBAŞKANI ARASINDAKİ TARTIŞMA MEVCUT DURUMU DAHA İYİYE TAŞIMAYACAK"



Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG) Merkez Yönetim Kurulu, Türkiye ile KKTC Cumhurbaşkanları arasında yaşanan tartışmanın mevcut durumu daha iyiye taşımayacağının açık olduğuna işaret etti.

CTP-BG, “Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Türkiye Cumhuriyeti ile sağlıklı, ortak çıkarları ilerletmek için dostluk ve kardeşlik temelinde sağlıklı ilişkiler geliştirilmesi noktasındaki hassasiyetine katılırken, bu konuda parti olarak üzerimize düşen sorumluluk çerçevesinde siyaset üretmeye devam edeceğimizin altını çizeriz” dedi.

CTP-BG Merkez Yönetim Kurulu, yazılı bir açıklama yaparak, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile KKTC Cumhurbaşkanlığına seçilen Mustafa Akıncı arasında önceki gün yaşanan tartışmayı değerlendirdi.

CTP-BG, çok kısa bir süre sonra yeniden başlaması öngörülen müzakerelerin hızlı bir çözümle sonuçlanmasını ve en kısa zamanda “Birleşik Federal Kıbrıs”ın Avrupa Birliği ailesinin eşit bir üyesi olarak bölgesel barışa aktif katkı sağlayacak bir ülkeye dönüşmesi için üzerine düşecek tüm görevleri yerine getirmeye hazır olduğunu vurguladı.

CTP-BG Merkez Yönetim Kurulu, 2004’ten beridir Kıbrıslı Rumların tek yanlı olarak bütün Kıbrıs adına Avrupa Birliği üyesi olduğunu anımsatan açıklamasında şunları kaydetti:

“Bu koşullarda, bir yandan Kıbrıs’ın eşit ortağı olarak Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği’nde eşit ilişkiler kurması ortak hedefi doğrultusunda Türkiye ile birlikte ortak bir çözüm mücadelesi yürütülüyorken, diğer taraftan iki Cumhurbaşkanı arasında ilişki biçiminin tartışılıyor olması Kıbrıs sorununun çözümüne dönük ortaya konan ortak tavrın uluslararası camiada sorgulanır bir noktada olmasına yol açma riski taşımaktadır. Diğer yandan, partimiz, kurulduğu günden beridir Türkiye ile ilişkilerin manevi ve kültürel ortak değerler zemininde sağlıklı bir temele oturtulması adına siyasi bir tavra sahiptir. Bu bağlamda, henüz Kıbrıs sorununun çözülmediği koşullarda da Kıbrıs Türk halkının demokratik varlığı ve gelişimi açısından kendi ayakları üzerinde durabilecek bir yapının oluşabilmesi için sosyal ve ekonomik gelişimimizi gözeten politikalar üzerinde durmaktayız. Bu açıdan da düşünüldüğünde, iki Cumhurbaşkanı arasında yaşanan tartışmanın mevcut durumu daha iyiye taşımayacağı açıktır. Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Türkiye Cumhuriyeti ile sağlıklı, ortak çıkarları ilerletmek için dostluk ve kardeşlik temelinde sağlıklı ilişkiler geliştirilmesi noktasındaki hassasiyetine katılırken, bu konuda parti olarak üzerimize düşen sorumluluk çerçevesinde siyaset üretmeye devam edeceğimizin altını çizeriz.”



BKP, TC CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I ELEŞTİRDİ



Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP), Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC’nin Türkiye ile ilişkileri konusunda yaptığı açıklamaları eleştirdi.

BKP Genel Sekreteri Abdullah Korkmazhan konuyla ilgili yazılı açıklamasında, Erdoğan’dan, Kıbrıs Türk toplumunun iradesine ve Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Akıncı’ya saygı göstermesini beklediklerini kaydetti.

Erdoğan’ın açıklamalarını “kabul edilemez” şeklinde tanımlayan Korkmazhan, “Sayın Akıncı’nın ortaya koyduğu vizyon Kıbrıs Türk toplumunca onaylanmış ve benimsenmiştir. Akıncı ve toplumumuza yönelik onur kırıcı açıklamaları protesto ediyoruz” dedi.

Korkmazhan açıklamasında Akıncı’ya destek bildirdi.



YKP, ERDOĞAN’I ELEŞTİRDİ



YKP Yürütme Kurulu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarını değerlendirdi.

YKP’den yapılan açıklamaya göre, parti yürütme kurulu, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Mustafa Akıncı’ya yönelik sözlerini eleştirdi.

YKP’nin, TC’den geldiğini iddia ettiği “dayatmalara, baskı ve aşağılamalara” karşı tavır geliştiren herkesle dayanışmasını ortaya koyduğu kaydedilen açıklamada, “YKP; Kıbrıs’ta, özgürlüğün, barışın ve birlikte yaşamanın dilinin ve pratiklerinin inşa edilmesinin önemini yineler ve herkesi bu anlayışa ‘dayatmalara’ karşı mücadele etmeye çağırır” denildi.



ELCİL: “KIBRISLI TÜRKLERİN KENDİ KENDİNİ YÖNETECEK BİLGİ BECERİ VE POTANSİYELİ VAR”



Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS)Genel Sekreteri Şener Elcil, Kıbrıslı Türklerin kendi kendini yönetecek bilgi beceri ve potansiyeli olduğunu söyleyerek, “Ankara’nın esiri olmak istemiyoruz” dedi.

Elcil yapığı yazılı açıklamada, Mustafa Akıncı’yı tebrik süreci, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kıbrıslı Türkleri aşağılayan sözlerinin” adada yaşanan gerçekleri tekrardan hatırlatması açısından önemli bir gelişme olduğunu savundu.

Akıncı’nın ortaya koyduğu görüşlerin, Kıbrıslı Türklerin büyük çoğunluğu tarafından kabul gördüğüne işaret eden Elcil, “Erdoğan’ın açıklamalarındaki ifadelerle Akıncı’yı hedef olarak gösterse de, aslında Akıncı’ya yapılan hareketi Kıbrıslı Türklere yapılan bir saldırı olarak değerlendirdiklerini” kaydetti.

“Recep Tayyip Erdoğan bize para verdiğini söyleyerek, adanın kuzeyinde her istediğini yapabileceğini vurgulamıştır” diyen Elcil, Erdoğan’ı eleştirdi.

Elcil şöyle devam etti:

“Erdoğan daha önce de yaptığı gibi adamızın üzerinde yaşayan insanları önemsemediğini, önemli olanın toprak ve Türkiye’nin çıkarları olduğunu tekrardan vurgulamış çözüm görüşmelerinde masada oturanın Kıbrıslı Türk olmasının önemsizliğini ortaya koyarak, Türkiye’nin Kıbrıs konusunda yetkili olduğunu tüm dünyaya açık açık ifade etmiş, Kıbrıslı Türklerin bugüne kadar yapılan görüşmelerde masaya bir kukla olarak oturduklarını vurgulamıştır.”

Elcil, karşılıklı saygı ve siyasi eşitler temelinde bir ilişki değil, “emir veren- emir alan” bir ilişkinin devam etmesinin Türkiye’yi yönetenler tarafından açıkça talep edildiğini savundu.

Akıncı’yı tebrik eden Elcil, şöyle devam etti:

“Bilinmelidir ki, Kıbrıs Türk toplumuna saygı duymayanlara biz de saygı duymuyoruz. Akıncı’ya yapılan saldırıyı tüm Kıbrıs Türk toplumuna yapılmış olduğunu ifade eder, Akıncı’nın yanında olduğumuzu vurgularız.”



KOÇ: “GÜCÜ YETİYORSA PUTİN'E, HOLLANDE'A, MERKEL'E YETİŞTİRSİN LAFI"



CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, "Cumhurbaşkanı esas, 24 Nisan olayları çerçevesinde dünyada Türkiye'ye karşı güçlü ülkelerin takındığı tavırları bir incelesin. KKTC Sayın Cumhurbaşkanına laf yetiştireceğine, gücü yetiyorsa Putin'e, Hollande'a, Merkel'e yetiştirsin lafı" dedi.

Seçim çalışmaları kapsamında partisinin seçim ofisini de ziyaret eden Koç, buradaki konuşmasında, Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Akıncı'nın açıklamaları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın buna karşılık sözlerinin hatırlatılması üzerine, "Cumhurbaşkanı esas, 24 Nisan olayları çerçevesinde dünyada Türkiye'ye karşı güçlü ülkelerin takındığı tavırları bir incelesin. KKTC Sayın Cumhurbaşkanına laf yetiştireceğine, gücü yetiştiriyorsa Putin'e, Hollande'a, Merkel'e yetiştirsin lafı. Oraya geldi mi süt dökmüş kedi, kendi gücüne göre birini buldu mu aslan. Bunu yemezler" yanıtını verdi.



TDP MYK CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNİ DEĞERLENDİRDİ



Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) genişletilmiş Merkez Yönetim Kurulu (MYK) önceki akşam toplanarak Cumhurbaşkanlığı seçim süreci ile seçim sonuçlarını değerlendirdi.

Genel Başkan Cemal Özyiğit başkanlığında gerçekleştirilen ve yaklaşık 3 saat süren toplantıda Cumhurbaşkanlığı seçim süreci ve sonuçlarının yanı sıra, TDP’nin önümüzdeki dönem çalışmaları ile yol haritası da konuşuldu.

Genel Sekreter Suphi Hüdaoğlu, TDP MYK’sı adına yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığı seçim süreci, toplumun ortaya koyduğu irade ve TDP’nin gerek seçim süreci, gerekse de önümüzdeki dönem izleyeceği yol haritasına yönelik etraflı bir değerlendirme yaptıklarını kaydetti.

Hüdaoğlu, TDP MYK’sının başlıca tespit ve düşüncelerinin şunlar olduğunu kaydetti:

“Kıbrıs Türk Halkı bu seçimlerde çok önemli bir irade sergilemiştir. Bu seçim, siyasal tarihimize demokrasinin zaferlerinden biri olarak geçecektir.

Akıncı’nın 4 maddelik; ‘çözüm odaklı siyaset’, ‘Türkiye ile sağlıklı ve kişilikli ilişki’, ‘tarafsız bir Cumhurbaşkanlığı makamı’ ve ‘toplumsal sorunlarda rehberlik edecek ve yol gösterecek bir Cumhurbaşkanlığı’ vizyonu değişik partilere ve değişik siyasal görüşlere mensup yurttaşların çoğunluğunun desteğiyle kabul görmüştür.

Mustafa Akıncı, halkın umudu olmuştur. Kendisinin üstlendiği bu büyük sorumluluğu hakkıyla yerine getireceğinden en ufak bir kuşkumuz yoktur. Gerek ilk turda, gerekse ikinci turda Mustafa Akıncı’yı açık şekilde destekleyen TDP’nin, çıkan sonuçtan gurur duyduğunu belirten Hüdaoğlu, ayrıca, bu süreçte BKP, CTP ve diğer demokrasi güçleriyle birlikte sergilenen dayanışmayı, bundan sonraki çözüm ve dönüşüm mücadelesi bakımından önemli bir aşama saydıklarını kaydetti.

“TDP olarak sandığa gitmeyen seçmenlerin vermek istediği mesajı da algılamış durumdayız” diyen Hüdaoğlu, bu çerçevede tüzük-program –parti içi eğitim ve örgütlenme bağlamında çağdaşlaşma ve güncelleme çalışmaları başlattıklarını söyledi.

Tüm bu unsurların yansıra, maalesef bundan önceki seçim dönemlerinde olduğu gibi, son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de rüşvet ve para karşılığında oy talep edildiği yönünde ciddi iddialar gündeme geldiğini dile getiren Hüdaoğlu, “hatta birkaç kişi YSK’ya ihbar edilmiştir” dedi.

“TDP olarak, hem rüşvet veya parayla oy talep eden, hem de para karşılığında oyunu satan kişilerin cezalandırılmasını, ayrıca seçme- seçilme haklarının sınırlandırılmasının gündeme gelmesini de talep etmekteyiz” diyen Hüdaoğlu, TDP’nin daha güzel yarınlar için verilmekte olan mücadeleye, bundan sonra çok daha güçlü bir moral ve inançla devam edeceğini vurguladı.



RATHKE, AKINCI'YI TEBRİK ETTİ



ABD Dışişleri Bakanlığı sözcülerinden Jeff Rathke, günlük basın toplantısında bir soru üzerine, adanın iki bölgeli, iki toplumlu federasyon olarak birleşmesi noktasında BM himayesindeki müzakere sürecini desteklemeye devam ettiklerini kaydetti.

"Mustafa Akıncı'nın, Kıbrıs Türk toplumunun lideri olarak seçilmesini kutluyoruz" diyen Rathke, Akıncı ile çalışmayı arzuladıklarını bildirdi.



ANASTASİADİS: “AKINCI’NIN SEÇİLMESİ ÜMİT YARATTI”



Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, “Kıbrıslı Türklere yönelik güven yaratıcı önlemler” diye isimlendirdiği düşünce ve kararlarını açıkladı.

Rum haber kaynaklarına göre Anastasiadis, yazılı yaptığı açıklamada, “görüşmelerin yeniden başlayacak olması ve müzakere sürecinde destekleyici olarak faaliyet gösterecek güven ortamı yaratma ihtiyacı” dolayısıyla “Kıbrıslı Türklere yönelik güven yaratıcı önlemler” öngördüklerini belirtti.

Anastasiadis, Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Akıncı ile gerçekleştirilecek ilk ortak toplantıda, Beşparmak Dağlarındaki 28 mayın tarlasıyla ilgili haritalar ve veriler verme niyetinde olduğunu açıkladı.

Güney Kıbrıs’taki Kıbrıs Türk toplumuna ait olan ve yabancı büyükelçiliklerin himayesi altında olmayan ibadet yerlerinin yönetimini Vakıflar İdaresi’ne verme kararı aldıklarını söyleyen Anastasiadis, Güney Lefkoşa’daki “Vatandaşa Hizmet Merkezleri”ne Kıbrıslı Türklere hizmette kolaylık sağlamak için Türkçe bilen personeller almayı planladıklarını kaydetti.

Anastasiadis, ayrıca, “Kıbrıs futbolunun birleşmesine yönelik gösterilmekte olan çabayı selamlıyorum ve çabaların en kısa sürede başarıyla sonuçlanmasını diliyorum” dedi.

Anastasiadis, “Akıncı’nın tüm Kıbrıs halkı, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında güven ve umut atmosferini destekleyecek önlemlerin benimsenmesine yönelik bir diyaloğa müdahil olma arzusunu, memnuniyetle saptadığını” da söyledi.



NAMİ: “İŞBİRLİĞİNİN EİT ÜYESİ ÜLKELER ARASINDA ÖZELLİKLE TİCARET, TURİZM VE EĞİTİME KATKI YAPMASINI DİLERİM”



Dışişleri Bakanı Özdil Nami dün başlayan Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Turizm Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada, Turizm Çalıştayı kapsamında ülkeye gelen EİT üyesi ülke temsilcilerini KKTC’de görmekten duyduğu memnuniyeti belirterek, çalıştayın üye ülkeler arasında işbirliği ile turizmin geliştirilmesine katkı yapmasını diledi.

“2004’TE KIBRIS TÜRK DEVLETİ ADI ALTINDA”

EİT etkinliklerine 1992 yılında katılmaya başlayan KKTC’nin teşkilat ve üye ülkelerle süregelen yakın ilişki ve işbirliği sonucu 2004 yılında “Kıbrıs Türk Devleti” adı altında katılımının kabul edildiği anımsatan Nami, işbirliğinin büyük potansiyele sahip EİT ülkeleri arasında özellikle ticaret, turizm ve eğitim alanlarında katkı yapması dileğini vurguladı.

KKTC’nin geçmişte de EİT etkinliklerine ev sahipliği yaptığını belirten Nami, bu etkinliklerin üye ülkelerle KKTC arasındaki bağı güçlendirmesi yanında halklar arasındaki dayanışmayı da artıracağını kaydetti.

EİT üyesi ülke temsilcilerine KKTC’nin ideal bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Nami, ülkenin yüksek eğitim alanında da güçlü eğitim kurumları bulunduğunu belirtti.

Nami, KKTC’de gerçekleşen EİT etkinliklerinin izolasyon altındaki Kıbrıs Türk halkının üzerindeki engellerin kaldırılmasına katkı yapacağına da işaret etti.

Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanı Serdar Denktaş da, turizmin KKTC ekonomisine yaptığı katkının önemine işaret ederek, EİT üyesi ülkelerle bu alanda işbirliğinin büyük önem taşıdığını kaydetti.

EİT’den turizm konusunda ortaya koyulacak hedefi yükseltmesini isteyen Denktaş, bu hedeflerin yakın gelecekte orta ve uzun vadeli projeler şeklinde hayata geçirilmesini talep etti.

KKTC’nin bu kapsamda eğitim, öğretim, araştırma hizmeti alanlarında katkı yapabileceğini ifade eden Denktaş, üniversitelerin ar-ge bölümleri, otel işletmecileri ve üye ülke temsilcileriyle birlikte yaratılacak sinerjinin turizmi canlandırabileceğine işaret etti.

Serdar Denktaş, el ele verilmesi halinde turizmde güzel işlerin başarılabileceğini de kaydetti.

EİT Genel Sekreter Yardımcısı Hayri Maraşlıoğlu ise yaptığı konuşmada, EİT Turizm Çalıştayı’nın KKTC’de gerçekleşmesinden duyduğu memnuniyeti belirterek, katkıda bulunanlara teşekkür etti.

Hızlı büyüyen bir sektör olan turizmin ülkelere büyük gelir ve istihdam sağladığını ifade eden Maraşlıoğlu, gelişen ülke ekonomilerinin itici gücü haline gelen turizm sektörünün küresel gayrı milli hasıla ile ihracatın yüzde 9’unu oluşturduğu vurguladı.

Maraşlıoğlu, EİT bölgesinin gelecekte turizmde de fonksiyonel olması için uğraş vermeye devam edeceklerini söyledi.





Yorumlar



















Aktif Ziyaretçi 10
Dün Tekil 815
Bugün Tekil 870
Toplam Tekil 2134546
IP 54.81.68.240






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Ramazan 1439
Mayıs 2018
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Asil yetimler anadan babadan değil, ilim ve ahlaktan yoksun olanlardır. (HZ. ALİ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2018 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 9.059 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu