Rol Vermek - Av. Suat Bulut - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Rol Vermek - Av. Suat Bulut
Tarih: 04.12.2008 > Kaç kez okundu? 2407

Paylaş


Rol vermek tabiri, psikoloji bilimin kavramlarından birisi olup, özellikle çocukların terbiyesinde kullanılan bir metot olmakta, bu metot sayesinde, çocuğun olumsuz ve uyumsuz davranışlarının tam zıddı özelliklere sahip olduğunu telkin ederek, istenilen davranış kalıbı ve niteliği kazandırılmaktadır.

Bu tarz yaklaşımların sadece çocuklar için değil idrak seviyesi çocuk kalmış yetişkinler için de kullanıldığı sabittir. Bunun en güzel örneği uzunca bir süredir, kendilerini yeni muhafazakâr ya da bir başka tabirle “neo- muhafazakâr” olarak adlandıran, yazar-çizer takımında görmek mümkündür.

Bu grubun medyada etkin olan liberallerle birlikteliği çerçevesinde, hakim medyada tutmuş oldukları önemli yerler sayesinde, çok ciddi bir bilgi kirlenmesine sebep olmaları ve toplumu üzerinde uzunca bir süredir devam ettirilen, psikolojik harekat sürecine yoğun katkıları, bu grubun iç dünyasına eğilmemizi gerekli kılmaktadır. Bu paradoksal durumun elbette ki değişik sebepleri vardır. İşte bu sebeplerin başında yazının başlığını da oluşturan “rol vermek “ kavramının söz konusu grubun ruh halinin izahı bakımından açıklayıcı bir imkan oluşturduğunu düşünmekteyiz.

Hayatlarının geçmiş dönemlerinde, sahip oldukları değerleri ve duruşlarını, “değişen dünya şartlarına uymak” , “küreselleşen süreçlere uyum sağlamak” adına inkar ederek, sosyo- politik ve kültürel güç odaklarından “ onay alma” ihtiyaçları had safhaya varan ve “artık adam yerine konulmak “ isteyen bu yazarların bu gün gelinen noktada “demokratlık”, “reformistlik” veya özgürlük savaşçısı “ sıfatlarını hak edebilmek için kendilerince kabul edilen ne kadar değer varsa bunlara ters düşmek pahasına emperyalizme hizmet etmeleri, sadece yabancıların (emperyalistler) ve onların yerli uzantılarının takdirlerini almak çabasından başka bir şey değildir.

“Küresel entelektüel hegemonya”nın – ki bu tabir Bronislav Gosoviç ‘e aittir.-etkisi altında kalan bu yazarlar, öylesine uç noktalara varmışlardır ki, aklı başında herkesin artık emperyalizmin yeni adı olduğu hususunda mutabık kaldığı küreselleşme hakkında, “ küreselleşmenin Kur’an ‘da var olduğu, küreselleşmenin dünyanın gelmiş olduğu bir üst aşama olarak algılanması gerektiği, nötr bir süreç olmakla bu sürece insani ve ahlaki boyutlar eklenmesinin gerektiği”ni anlatmaya başlamışlardır. Bu halleriyle ikinci sınıf bir konuma düştükleri ve emperyalist süreçlere teslim olduklarının farkında bile olmadan, bu ülkeye ve değerlerine zarar vermektedirler. Küreselleşmeye verdikleri destek bu süreci anlayamadıkları ve anlamlandırmadıklarını göstermektedir.

Şu husus özellikle bilinmelidir ki modernite veya modernleşme anlaşılmadan küreselleşme hakkında bir hükme varmak mümkün değildir. Oysa bu kalemlerin daha evvelce yazıp çizdiklerinden anlıyoruz ki bu konuda yeterli bilgi ve donanıma sahip değillerdir. Sadece küreselleşme hakkında Batı‘dan duyduklarını bilgi değil malumat düzeyinde ülkemiz insanlarına aktarmaktadırlar. Batı’dan gelen malumatlara maruz kalmış ve bunlarla ülkemiz insanlarının düşünce yapısını tahrip etmektedirler. Bu grupların ve bunların siyasi uzantıları yapmakta oldukları her icraatla, emperyalizme kolaylıklar sağlarken, ne acıdır ki Türkiye’de muhafazakâr değerlerin savunucusu oldukları propagandasını yapmakta ve maalesef bunda da başarılı olmaktadırlar.

Rahmetli Cemil Meriç ‘in aydını tanımlarken şöyle demişti; “Aydın maruz kalmaz seçer “. Bu kriteri tanım olarak alırsak bu gün aydın olabilmek veya bu sıfatla anılmak için milletine hakaret ederek Nobel alan ya da başka menfaatler kovalayan insanların ruh hallerini daha iyi anlayabiliriz. Bu insanlar küresel süreçlere teslim olmakla daha baştan kaybetmişlerdir. Çünkü yine Cemil Meriç aydını tanımlarken “ aydın mukaddesi olan insandır.” demek suretiyle bir başka kriter ileriye sürmüştü. Bunlar her fırsatta milletten yana olduklarını onun değerlerine sahip çıktıklarını ve bu milletin hakiki temsilcileri olduklarını iddia ededursunlar kendileri “ Firavunların ehramlarına taş taşıyan birer köle” durumuna düşmüşlerdir. Kendisini kurtaramayanların milletin kurtarıcılığına soyunmuş olmaları garip bir açmazdır. Kendilerini statükoya karşı olarak tanımlayan bu güruh, bütün faaliyetlerinde farkında olarak veya olmayarak, mukaddeslerine ve mukaddeslerimize darbe üstüne darbe indirmek hevesindedir.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 401
Toplam Tekil 1637462
IP 54.197.142.219






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.098 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu