Türkmenler öldürülmüyor mu? - Necdet SİVASLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Türkmenler öldürülmüyor mu? - Necdet SİVASLI
Tarih: 15.07.2014 > Kaç kez okundu? 1667

Paylaş


BAŞKENT GÜNLÜĞÜ / NECDET SİVASLI

e.mail: necdetes@mynet.com

Türkmenler öldürülmüyor mu?



Cumhurbaşkanlığı seçim gezilerini sürdüren Başbakan Erdoğan, AK Parti

Hükümeti’nin Suriye politikalarını eleştirenlere de yanıt veriyor.

Özellikle Suriye’den ülkemize sığınan ve sayıları bir milyonu geçen

sığınmacılar için “Ne yapmamız lazımdı? Bombalar altında ölmelerini mi

beklemeliydik? Onlara kucak açarak doğru bir hareket içinde olduk”

diyor.



Konuya insani yönden baktığımızda Erdoğan’a hak verebiliriz. Ancak,

Suriye’de aylardır zulüm gören, öldürülen, her önüne gelenin tokat

attığı Türkmenler için Hükümet olarak neler yapıldı, bunu da sormak

bizim hakkımızdır. Gelen yardım isteklerinin hiç birini duymadık,

soydaşlarımızı yalnız bıraktık, öldürülmelerini, yok edilmelerini

sadece seyrettik.



Kaldı ki, Türkmenler hem Suriye, hem muhalif, hem de IŞİD

militanlarınca kıyıma uğratıldı. Suriye’de iç savaşın başladığı günden

bugüne kadar bu topraklarda yaşayan soydaşlarımız için ne yapıldı?

Suriye Türkmenleri ilgilileri her açıklamalarında “Türkiye’den yardım

almadık, Türkiye bizi yalnız bıraktı” demediler mi?“Suriye’deki

Türkmenlere yardım malzemesi gönderiyoruz “diyenler neden bu

suçlamalara yanıt veremiyor?



Aynı oyun Irak’ta Musul, Kerkük, Tuzkurmatu’da da oynanıyor. Bir

yandan Barzani’nin baskısı, diğer yandan IŞİD’ın kelle alması ile

buradaki soydaşlarımız, belki de tarihte görülmemiş bir kıyımın içinde

oldular. Yerlerinden, yurtlarından kovuldular. Canlarını

kurtarabilenler Kürt bölgelerine sığınıp, sığınmacı durumunda kaldı.

Birçok Türkmen Köyü ortadan kaldırıldı. Öldürülenlerin başları

gövdelerinden ayrıldı. Bunları seyretmedik mi?



Başbakan, şimdi kalkmış, Suriye’den gelen sığınmacılar için mangalda

kül bırakmıyor. Adı geçen ülkelerde öldürülen, yok edilen, yardım

bekleyen Türkmen kardeşlerimiz için de aynı çaba neden gösterilmedi?

Bırakın onları kurtarmayı, kendilerini korumak için istedikleri

silahları, diğer insani yardım malzemelerini bile göndermedik. Adı

Türk olan kim olursa olsun, hangi noktada yaşarsa yaşasın öyle

görünüyor ki bazılarını ilgilendirmiyor. Arap milliyetçiliği ön planda

tutuluyor. Özellikle Türkmenlerin alevi olması her nedense düşman gibi

görülüyor. Mezhep ayırımcılığı yapmadıklarını söyleyenler hiç mi bu

tabloyu görmüyor?



Şimdi, Suriye’den gelen sığınmacılar kendileri için hazırlanan

kampların dışına taştılar. Büyük kentler başta olmak üzere her tarafa

yayıldılar. Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş gibi illerde olaylar da

çıkarıyor ve halkın huzurunu da kaçırıyorlar. Sığınmacılar arasında

çeşitli aşırı İslami terörist grupların adamlarının da var olduğu

söyleniyor. Suriye sınırı yolgeçen hanına dönmüş. Birçok ülkenin

ajanının da aynı bölgede faaliyette olduğu iddialar arasında. Zaten,

Suriye politikalarını eleştirenler, canlarını kurtarmak için

kaçanlardan değil, sınırdaki ve sınıra yakın yerleşim birimlerinde

faaliyet gösteren örgüt ve ajanlardan şikâyet ediyor,

rahatsızlıklarını dile getiriyor.



Bu satırlar yazılırken, konumuzu ilgilendirdiğinden Türkmen

Birliği’nden bize gönderilen “Kerkük’te Kanlı Petrol Savaşının Kirli

Oyunları” başlıklı yazıdan kısa bir alıntı yapıyoruz. Çünkü sadece

bugünkü AK Parti Hükümeti değil, geçmişteki hükümetlerin de Kerkük’e

ve Türkmenlere gerektiği gibi sahip çıkmadığını görmekteyiz.



“Anlaması güç olmayan husus ise, Kerkük petrollerinin, bağımsızlık

için Kürtlere gerekli olan ekonomik kaynağı sağlayacak olmasıdır.

Neçirvan Barzani'nin, "Kerkük'ü, petrolü için değil, geçmiş

acılarımızın şehri olduğu için istiyoruz" demesi de zaten kimseye pek

inandırıcı gelmiyor. Kürtlerin, Türkmen şehri Kerkük’te ne acıları

olabilir? Aslında Türkmenlere büyük acılar yaşatan Kürtlerdir.

Kürtler, 14-17 Temmuz 1959'da, Kerkük'ün sokaklarını Türkmenlerin

kanlarıyla kızıla boyadılar. Tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen

ve üç gün üç gece süren katliamda, yüzlerce Türkmeni acımasızca ve

hunharca katlettiler, kurşuna dizdiler, cesetlerin iplerle bağlayarak

caddelerde sürüklediler. “Kerkük Katliamı’nın” üstünden 55 sene

geçmesine rağmen acılarımız hala dinmedi. Türkmenlerin yerini yurdunu

işgal ettiler ve tüm haklarını gasp ettiler. Kürtler, Kerkük’ün yerel

halkı iseler neden Kürtler tüm dünyanın gözü önünde Kerkük’ün nüfus ve

tapu kayıtlarını imha ettiler, devlet dairelerini, okulları,

insanların evlerini, özel araçlarını ve iş yerlerini yağmaladılar?

İnsan kendine ait olan bir şehri talan edip, yağmalar mı hiç? Kürtler,

Kerkük'ün yerel halkı iseler tarih, medeniyet ve kültür mirasları

nerede? Yok.”

Gerek Suriye, gerekse Irak’daki Türkmenler ile ilgili geniş bir yazıyı

ve yorumlarımızı önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağız. Gerçekten

bugün bu soydaşlarımızın yaşadıklarını hiç kimse yaşamıyor. Üstelik

hiçbir ülke de kendi soydaşını bu kadar yalnız bırakmıyor.



e.mail: necdetbuluz@gmail.com

necdetes@mynet.com









Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 23
Dün Tekil 868
Bugün Tekil 497
Toplam Tekil 1935513
IP 54.166.199.178






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































2 Safer 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.002 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu