DEGİŞEN DÜNYADA TÜRKİYE - Süleyman GÖK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









DEGİŞEN DÜNYADA TÜRKİYE - Süleyman GÖK
Tarih: 30.09.2009 > Kaç kez okundu? 2452

Paylaş






Başlıktan da anlaşılacağı üzere 21.yy da dünya bir değişim içerisinde. Soğuk Savaş döneminden sonra dünyada tek kutuplu sistemin oluşması ve 200li yılların başlarında ABD”nin Irak ve Afganistan işgali ve sonrası gelişmeler, Şangay İşbirliği Örgütünün kurulması gibi faktörler dünyada yeni bir kutuplaşmanın olduğunu göstermektedir. Soğuk savaş”tan sonra karlı çıkan devlet hiç şüphesiz ABD. Bu noktaya nasıl gelindi diye bakacak olursak; Soğuk savaş dönemindeki Amerika Devlet Başkanlarının stratejilerine, çıkarlarına göre davranıp politikalar üretmelerine, başka devletlerle antlaşma imzalamalarına ve stratejik bakımdan önemli gördükleri ülkelere ekonomik yardım yaparak bu durumu sağlamıştır. Tabi bunların sebebinin en önemlisi o zaman ki Sovyet Rusya tehdidi.Rusya”nın güçlü olması,geniş bir coğrafyaya yayılması ve Avrupa”yı tehdit etmesi bu gelişmelerin doğmasına neden olmuştur.

Bugün gelinen noktada her gün gelişen ve değişen bir dünyada yaşamaktayız. Bugün buna Küreselleşme denilmektedir. Yani, artık eskinin ulus devletlerinin yerini ulus ötesi kurum ve kuruluşlarının aldığı, kapitalizm ve liberalizm”in en son aşaması bir kavramdır. Onun için bugün dahi bütün aydınlarımızın dilinden düşürmediği kelimedir. Bilgi-enformasyon devrinde yaşadığımız düşünüldüğünde artık herkes istediği kişileri takip edebilmekte, haberi olmadan dinlemekte, mesafeler uzaklıktaki eş, dostlarıyla konuşabilmektedir. Tabi bunların hem olumlu hem de olumsuz yanları vardır. İlk önce ulus devlet yapısının tehlikede olduğu bu çağda dünyada hakimiyet kurmak isteyen devletler yıkacakları devletlerin halklarının beyinlerini yıkamaktan başlarlar işine. Daha sonra aşama aşama gelişen projelerle devlet içeriden çökertilmiş olur.Yani kana mikrop yavaşça aşılanmış oluyor ve acı çektirmeden,hissettirmeden sonuca ulaşılıyor.Bugün geldiğimiz noktada işte tam burada başlamaktadır.Onun için hele ki coğrafi,stratejik bakımdan öneme sahip ülkeler her zaman büyük devletlerin iştahlarını kabartmışlar,onların tercihleri arasında olmuşlardır.Tarihe baktığımız zaman,bizim geçmişimiz olan Osmanlı İmparatorluğu ile savaşan,Sevr gibi antlaşmaları imzalamaya zorlayan,Wilson İlkeleri ile ülkemizde Ermeni gibi sorunları başlatan ve self-determinasyon ilkesini koyan ve bugün ülkemizin başını ağrıtan olayların başında gelen devletler ile bugün bizim dost bildiğimiz ülkeler arasında ne fark var?Hiç bir fark yok.O zaman onların stratejileri farklıydı,ama hedefleri aynıydı.Bugün daha ılımlı bir yol izleyerek aynı hedeflere ulaşmaya çalışmaktadırlar.İşte bu noktada bize düşen görev,akıllı ve gerçekçi bir politika izlemeli,milli değerlerimizi yok edecek,yıpratacak,misakı milli sınırlarımıza zarar verecek her türlü oluşumdan vazgeçmemiz gerekmektedir.Bu demek olmuyor ki içe kapalı bir toplum yapısını benimseyelim.Amacımız o değil,sadece kendimizden ödün vermeden bazı yöntemler izlemeli,dünyada bütün devletlerle görüşmeli,kimseye körü körüne bağlanmamalıyız.Fakat,ülkemizin şu anda içinde bulunduğu konjektürde dediğimiz olay ne kadar olur tartışılır.Çünkü,ekonomik,siyasal,kültürel her yönden bağımsızlığımızı yitirmiş bir devlet olan Türkiye”nin yapması gereken en önemli iş bağımsızlığını sağlamak.Daha sonra diğer olaylar kendiliğinden gelir.

Türkiye”nin önemli bir konumu olması dolayısıyla değişen dünya koşullarına göre misyon ve vizyonunu ayarlaması,uzman kadrosuyla her zaman yeniliklere açık,gericiliğe karşı,içte ve dışta sağlam temelli politikalar izleyerek Kurucumuz olan Gazi Mustafa Kemal”in verdiği yolda ilerlemek için,yurtta sulh,dünyada sulh anlayışını tekrarda uygulamak için,bağımsızlığımızı tekrar kazanmak için,ülkemizin yönünü sadece Avrupa”ya değil de diğer bölgelere de açılması gerektiğine inanıyorum.Onun için uluslar arası ilişkilerimizi tek boyutluluktan çıkartarak çok boyutluluğa getirmenin zamanı gelmektedir.Yapmacık ilişkilerle bu iş olmayacağı gibi göstermelik ilişkilerimizde devletimize zarar vermektedir.Bütün bunlar olurken tek sahip olmamız gereken misyon şu olmalıdır.Her ne yaparsak yapalım,Milli birliğimizi,bütünlüğümüzü,üniter yapımızı,ulus devletimizin işleyişini bozacak,hiçbir girişime izin vermemeliyiz.









Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 12
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 164
Toplam Tekil 1639706
IP 54.161.128.52






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.907 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu