ZİYA GÖKALP VE KÜRTLER – Dr. Feridun Yıldız - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ZİYA GÖKALP VE KÜRTLER – Dr. Feridun Yıldız
Tarih: 28.09.2009 > Kaç kez okundu? 3277

Paylaş




28.09.2009



Kendilerine göre Türkiye”de bir “Kürt sorunu” olduğunu iddia edenler, bu sorunun sorumlusu olarak cumhuriyetin kuruluş felsefesini ve Türkiye Cumhuriyeti”nin kurucu kadrolarını görürler.

Cumhuriyetin kuruluş felsefesi “Türk Milliyetçiliği”dir. Diyarbakır doğumlu büyük Türk Milliyetçisi ve sosyologu Ziya Gökalp, İsmail Gaspıralı ve Yusuf Akçura”dan devraldığı Türk Milliyetçiliği ideolojisini geliştirerek Türkiye Cumhuriyeti”nin kuruluş felsefesi haline gelmesini sağladı. Bu sebepten dolayı Cumhuriyetimizin kurucusu olan Mustafa Kemâl Atatürk, “Benim ruh bedenimin babası, Ali Rıza Bey, heyecanlarımın babası Namık Kemal, fikirlerimin babası Ziya Gökalp”tir” demiştir.

Ziya Gökalp, Diyarbakır”da Vilâyet Matbaası”nda basılan, kendisinin sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü olduğu haftalık dergi “Küçük Mecmua”nın 5 Haziran 1338 (1922) Pazartesi tarihli ilk sayısında yayınladığı “Türklerle Kürdler” isimli makale ile Kürtlere bakış açısını ortaya koymuştur.

Ona göre, Türklerle Kürtler “Misak-ı Millî”nin birbirlerinden ayrılması mümkün olmayan ortak canlı organlarıdır:

“Millî-Misâkımız bize etnografik bir hudut çiziyor. Bu hududun içine alınan yerler nerelerdir? İki milletin yani Türklerle Kürdlerin sakin oldukları yerler. Milli programımız, yeni arazimizin haricinde nasıl hiçbir Türk köyün kalmasına rıza göstermiyorsa, hiçbir Kürd aşiretinin yahud köyünün buradaki Kürd milletinden ayrı düşmesine de razı olamaz. Bundan dolayıdır ki Musul”da, Bağdat”ta Kürdlerle yahud Türklerle meskûn ne kadar sancaklarla kazalar varsa hepsini Anavatana kavuşturmak vatanî vazifelerimizin en mühimlerindendir. Bugün Anavatan”dan uzak düşmüş bir “Kürd-Irakı” ile bir “Türk-Irakı” var: Bunlar Anadolu içtimaî uzviyettinin koparılması mümkün olmayan canlı uzuvlarıdır. Millî Misâkımız”ın Türklerle Kürdlere aynı kıymeti, aynı ehemmiyeti vermesi gösteriyor ki bu iki millet arasındaki vefa bağları, sadakat rabıtaları her türlü tasavvurun fevkinde bir samimiliğe malikdir.”

Gökalp Kürtleri Türklerin uzun bir geçmiş beraberliğe sahip kardeşleri olarak görür:

“Devletimiz Kürdler yüzünden hiçbir rahatsızlığa uğramadı. Türk nasıl olur da bu kadar samimi bir kardeşin, bu kadar hukuk-perver bir arkadaşın emsalsiz vefakârlıklarını, sayısız fedakârlıklarını unutabilir?”

“… Bu iki millet, bin seneden beri ayni toprakda aynı mefkûreler içün elele vererek mücahede eylemişlerdir. Bu hakikati kim inkâr edebilir?”

Gökalp Türklerle Kürtlerin kardeşliğini birbirlerine benzemelerine dayandırır:

“Türkler”le Kürdler”in içleri birbirine benzediği gibi, dışları da benzer. Türk yahud Kürd milletine mensup bir adamı gördüğünüz zaman, bunun Kürd mü yoksa Türk mü olduğunu simasından tanıyamazsınız. Halbuki başka milletlerden bazılarına mensup ferdlerin ilk bakışda hangi kavimden olduklarını simalarından pek kolay anlayabilirsiniz. Simaların birbirine benzemesi, yekdiğerine karşı kan kaynaması içün başlıca sebebdir. Kendimize benzeyen bir çehre, kendimize benzeyen bir ruh demek değil midir? Karşılıklı bir itimadın doğması içün, kalblerdeki mefkûrelerin müşterek olması kâfi değildir. Tabiatın sâf evlâdları olan geyikler, kuşlar, balıklar da kendi nev”ilerinden olanlarla olmayanları yalnız şekillerinden tanımıyorlar mı?”

Gökalp bölgenin gerçek sorununu yıllar öncesinden görerek, Kürtlerin en büyük kusurlarının onların feodal aşiret yapıları olduğu görüşünü savunur.

“Kürdler”in medeniyyetce bir kusuru varsa, bazı kısımlarının hâlâ aşîret halinde kalmasıdır.

…

Gerek Elcezîre”de, gerek Irak”da Çöl ile Kürdler ve Türkmenler arasında blok havzalar yapılacak olursa, az zamanda bütün aşiretler kendiliklerinden hazerîliği (yerleşikliği) isteyeceklerdir. zaten, Büyük Millet Meclisi de bu aşîretlerin iskânına karar vererek Hükûmeti icrasına memur etmişdir.”

Gökalp”e göre Türkler ve Kürtlerin bu coğrafyada salimen yaşamalarının tek şartı birbirlerini sevmeleridir:

“Hulâsa, Türkler”le Kürdler bin senelik müşterek din, müşterek tarih, müşterek bir coğrafya neticesi olarak hem maddî, hem manevî bir suretde birleşmişlerdir. Bugün ise müşterek düşmanlar, müşterek tehlikeler karşısında bulunuyorlar. Bu tehlikelerden ancak müşterek bir azim ile kurtulabilirler. O hâlde büyük bir kanâ”atle diyebiliriz ki bu iki milletin birbirini sevmesi her iki taraf içün hem dinî, hem siyasî bir farizedir.”

Ziya Gökalp makalesini yıllar sonra Atatürk-Gökalp çizgisini takip ederek Türk Milliyetçiliğinin siyasi bir partide temsil edilmesini sağlayan merhum Alparslan Türkeş”in, “Doğulusuyla, batılısıyla, memleketimizin insanları birbirinin kardeşleridir. Kürtçe konuşan kardeşlerimiz ne kadar Kürt”se, biz de onlar kadar Kürt”üz; biz ne kadar Türk”sek, onlar da bizim kadar Türk” söylemine benzer bir cümle ile bitiriyor:

“Kürdleri sevmeyen bir Türk varsa Türk değildir, Türkleri sevmeyen bir Kürd varsa Kürd değildir.”







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 936
Bugün Tekil 104
Toplam Tekil 1642275
IP 54.87.114.118






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































11 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Yabancı kültürlere girmek demek, onun hakimiyetine girmek demektir.
(Mete'nin Oğlu)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.406 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu