DAVUTOĞLU KİME HİZMET EDİYOR? - Dr. Tahir Tamer KUMKALE - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









DAVUTOĞLU KİME HİZMET EDİYOR? - Dr. Tahir Tamer KUMKALE
Tarih: 29.12.2013 > Kaç kez okundu? 1373

Paylaş


Ermeni soykırım yalanları konusunda Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu; T.C Devletinin milli politikalarının ağzıyla değil, küresel güçlerin çıkarları doğrultusunda konuşmaktadır.



Özgür (!) basınımız, Bakan Davutoğlu’nun Karadeniz Ekonomik İşbirliği toplantısı için Ermenistan’ın başkenti Erivan’a giderken verdiği ılımlı mesajları dile getiriyor...



“ Türkiye ile Ermenistan arasında 2009’da ilişkilerin normalleşmesi için imzalanan protokollerin iki ülkede de buzdolabına konmasından 3 yıl sonra dün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) bakanlar toplantısına katılmak için Erivan’daydı. Davutoğlu; Tehciri benimsemiyoruz, gayriinsani bir uygulama. ‘Adil hafıza’ ile taraflardaki dirençli kolektif bilinci yıkabiliriz. Buzu çözeyim derken altında kalabilirsiniz. Diyor.”



Ermeni Tehciri esnasında Ermeni soykırımı yapıldığını dünyada söyleyecek en son insan Türkiye’nin dışişleri bakanıdır. Oysa Bakan Davutoğlu; “Evet biz soykırım yaptık. Bende Diaspora Ermenileri gibi Osmanlı Devletinin Tehcir yoluyla soykırım yaptığını düşünüyorum.” Diyor..



Bir laf vardır “Ölmüşüzde ağlayanımız yok “ Evet ölmüşüz. Üzerimizde de ölü toprağı var. Yıllardır verdikleri şehitler ve uyguladıkları başarılı politikalar ile Türkiyenin Ermeni Politikalarını başarıyla savunan tecrübeli diplomatlarımızın bilgi birikimi ne yazık ki bakan Davutoğlu’na aktarılamamış. Ne demeli bilmiyorum. Allah bu millete acısın diyerek Tehcir konusunu özetliyorum.



Arapça asıllı bir kelime olan TEHCİR, "Bir yerden başka bir yere göç ettirmek, yer değiştirip hicret ettirmek” anlamındadır. Savaş zamanı Ermeni isyan ve katliamlarına önlem almak amacıyla Talat Paşa Hükümetinin başlattığı ve Osmanlı Mebusan Meclisinin uygun gördüğü yer değiştirme faaliyeti her yerde değil, cephelerin güvenini tehlikeye sokan başlıca iki bölgede uygulanmıştır.



Bunlardan birincisi, Kafkas ve İran cephesinin gerisindeki Erzurum, Ağrı, Van, Bitlis dolaylarıdır. Diğeri ise, Arap yarımadasında Sina cephesi gerisi yani Mersin-İskenderun bölgeleridir. Dış kaynaklı Ermeni tedhiş komitelerinin baskı ve tahrikleri ile Ermeniler, her iki bölgede de düşmanla işbirliği yapmış, onların hareketlerini kolaylaştıracak faaliyetler icra etmişlerdir. Başlangıçta Tehcir sadece iki bölgeyi kapsamıştır. Bilahare düşmanla işbirliği yapan, Ermeni komitacılarına yataklık yaparak devlete karşı isyan eden diğer vilâyetlerdeki Ermenileri de kapsayacak şekilde tehcir genişletilmiştir.



Tehcir Kararı tüm Ermenilere uygulanmamıştır. Katolik ve Protestan Ermenilere, Osmanlı ordusunda subay olan ve sıhhiye sınıfında görevliler ile Osmanlı Bankası ve konsolosluklarda çalışan Ermenilere Tehcir uygulanmamıştır.



Öte yandan, hasta, özürlü, sakat ve yaşlılar ile yetim çocuklar ve dul kadınlar sevke tabi olmamış, yetimhaneler ve köylerde koruma altına alınarak ihtiyaçları devletçe ‘Göçmen Ödeneği’ üzerinden karşılanmıştır. Daha sonra bunlar arasından da zararlı faaliyetleri tesbit edilen bazı aileler de göçe tabi tutulmuşlardır.



İngiliz ile Fransızların destek ve yönlendirmesiyle Ermeniler, birtakım sahte ve uydurma belgelerin arkasına gizlenerek, dünya kamuoyunu Ermeni tehcirinin soykırım amacıyla yapıldığı şeklinde kandırmayı başarmışlardır. Üç yüz binden, üç milyona kadar değişen rakamlarla ifade edilen Ermeni katliamının hiçbir resmi ve geçerli dayanağı mevcut değildir. Çünkü Osmanlı başkentini üç yıldan fazla işgal altında bulunduran İngiliz ve Fransızlar, Osmanlı arşivini didik didik etmelerine rağmen Ermenilere soykırımı ispat edecek hiçbir belgeye rastlamamışlardır. Cezalandırmak maksadıyla Malta adasına sürüp yargıladıkları Osmanlı bürokratlarını suçlayacak delil bulamamışlardır.



Eğer Osmanlı Devleti Ermenileri soykırıma tabi tutmak isteseydi. Onların yerlerini değiştirmek zahmetine katlanmadan bulundukları bölgelerde kolaylıkla soykırıma tabi tutardı. Böylece kafile güvenliği, iaşe ve ibadesi işleri için asker ayırmaya, ve çok ihtiyaç duyduğu bir zamanda yaptığı pek çok maddi fedakârlıklara ihtiyaç kalmazdı.



Burada soykırım değil, tam tersi bir ırkı ve milleti soykırımdan koruma gayreti vardır. Devlet, bir yandan cephe gerisinde güvenliği sağlarken asıl amacı kendi tebası olan Ermeni vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamaktı.



Nitekim 1915 Mayısında başlayıp 1916 Ekimine kadar devam eden göç ettirme ve yeniden yerleştirme sırasında, tüm imkânsızlıklarına rağmen alınan olağanüstü tedbirler ile, zor savaş şartlarına rağmen tehcire tabi Ermenilerin can ve mal güvenliğini sağlamak için âdeta yeni bir cephe açmış gibi çok ağır idarî, askerî ve malî yükler altına girmiştir.



Diaspora Ermenilerinin ‘Ermeni soykırımının yıldönümü’ diyerek her yıl anma yaptıkları 24 Nisan devlet aleyhine faaliyette bulunan ve masum halkı katleden 2345 çete mensubu Ermeni’nin yargılanmak üzere tutuklandıkları tarihtir. Aslında bu tarihin, sözde soykırımla ve "Tehcir” uygulamasıyla hiç ilgisi yoktur.



Tehcir uygulaması esnasında Ermenilerin iddia ettiği gibi 1.5 milyon Ermeni ölmemiştir. Osmanlı Devletinin resmi kaynakları ve istatistikler 1915’te bütün Osmanlı topraklarında yaşayan Ermeni toplumunun nüfusunun 1.250.000 civarında olduğunu göstermektedir. Bugün tarihçilerin incelemesine açık olan Osmanlı Devlet arşivinde kaç Ermeni'nin Tehcir/yer değiştirme uygulamasına tutulup bulundukları yerden çıkarıldığı ve ne kadarının sağ salim yeni yerleşim bölgelerine ulaştığı da belgeleriyle bulunmaktadır.



1914 yılı nüfus sayımına göre, Osmanlı tebası olan Ermenilerin nüfusu 1.221.850' kişidir. Yer değiştirmeye tabi tutulmayan nüfus ise toplam 167.778'dir. 9 Haziran 1915'te başlayıp 8 Şubat 1916 tarihinde sonuçlanan yer değiştirme uygulaması esnasında 391.040 kişi yerleştirilecekleri bölgelere sevk edilmiş, bunlardan 356.084 kişisi yerleşim bölgelerine ulaşmıştır.



Yani, Ermenilerin yer değiştirme uygulaması sırasında verdiği kayıpların toplamı 35.000 kişi kadardır. Tehcire tabi olan nüfus içerisinde yer alan ve tehcir esnasında Halep bölgesinde yaşayan 26.064 Ermeni vatandaşımız 35.000'den çıkarıldığında geriye 10 bin kişilik kayıp kalmaktadır.



Buna göre Ermenilerin tehcir (yer değiştirme) sırasında verdikleri toplam kayıp en fazla 10 bin kişiden ibarettir. Bunlar da, iddia edildiği gibi devlet güvenlik güçleri tarafından plânlı soykırıma tabi tutulmamıştır. Bütün bu zaiyat savaş şartlarının yarattığı asayişsizlik sebebiyle eşkiya gruplarının saldırıları sonucu meydana gelmiştir..



Osmanlı Devleti; yer değiştirme uygulaması ile savaş şartları altında her an ölüm tehlikesi ile burun buruna gelebilecek olan yüz binlerce Ermeni yurttaşının hayatını kurtarmıştır. Nitekim yeni bölgelere yerleştirilen Ermeniler sağ ve salim olarak yaşamlarına devam ederken, Rus ordusu saflarında Türklere karşı savaşan Ermenilerin pek çoğu savaş esnasında ölmüşlerdir.



Tehcir uygulaması saklı-gizli değildir. Tehcirin her safhası tamamen yabancı diplomatların ve heyetlerin gözleri önünde ceryan etmiştir. Tehcirin güvenli geçmesi için alınan fiziki güvenlik tedbirleri yanında çok ciddi maddi harcamalar da yapılmıştır. Göçmenlerin; sevk, yerleştirme ve geçimlerinin sağlanması için 1915’de 25 milyon, 1916 yılı sonuna kadar ise 230 milyon kuruş harcandığı resmi belgelerde vardır..



“Yer Değiştirme Kanunu”, 1 .6. 1915 günü dönemin Resmi Gazetesi Takvim-i Vekâyi’de yayımlanıp yürürlüğe girmiş ve hemen uygulama başlatılmıştır..



Osmanlı Hükümeti, 15 Mart 1916’dan itibaren vilâyetlere ve sancaklara gönderdiği genel bir emirle, görülen idarî ve askerî ihtiyaç üzerine başlatılan zorunlu Ermeni göçünün durdurulduğunu bildirmiştir.



Birinci Dünya Savaşı'nı müteakip tehcire tabi tutulan Ermeni yurttaşlardan isteyenlerin tekrar eski yerlerine iade edilmeleri için bir kararname çıkarılmıştır. 4 Ocak 1919'da Dahiliye Bakanı Mustafa Paşa'nın Başbakanlık makamına gönderdiği yazıda, Ermenilerden dönmek isteyenlerin eski yerlerine nakledilmeleri konusunda ilgili makamlara emir verildiği ve gereken bütün önlemlerin alındığı belirtilmektedir.



Özetle, Tehcir uygulaması Osmanlı devletinin utanacağı değil, aksine kendi tebasının can ve mal güvenliğini korumak amacıyla yürüttüğü başarılı bir yer değiştirme faaliyetidir. Bunu da en iyi bilmesi gereken kişi T.C. Dışişleri Bakanıdır.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 12
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 84
Toplam Tekil 1639626
IP 54.166.112.64






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu