DEVLETİN RANTI DENİZ! - Av. Özcan PEHLİVANOĞLU - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









DEVLETİN RANTI DENİZ! - Av. Özcan PEHLİVANOĞLU
Tarih: 21.12.2013 > Kaç kez okundu? 1386

Paylaş


Günlük sohbetlerde “devlet malı”, “saçı bitmemiş yetim hakkı”, “Beyt-ül Mal” gibi kavramlaştırdığımız toplumsal hazineden ibaret zenginliğimiz için çok sık kullandığımız yakışıksız bir deyim vardır “Devletin malı deniz, yemeyen domuz” gibi...

Bu deyimi, taşıdığı anlamı ve bunu uygulayanları hiç ama hiç sevmem!..

Devletin malını deniz gören ve bunu yemeye niyetlenen domuzlar, tarihte “dörtlü ittifak” olarak adlandırılan bir dayanışmayı sergilerler.

Bu “dörtlü ittifak”dediğimiz insan grupları birlikte hareket ettiği halde çoğu zaman bir araya gelmez. Hatta birbirlerine karşıymış gibi tavır alırlar. Her biri ayrı bir gruptur. Kendi içlerinde müthiş çatışmalar olur ama oyun kuralına göre oynandığında fazla gürültü çıkarmazlar. Ortak çıkarları söz konusu olduğunda, kolaylıkla bir araya gelip, birlikte hareket ederler.

Bu gruplardan ilki için; yağmayı, rüşveti, yolsuzluğu bizzat doğrudan gerçekleştirenlerdir diyebiliriz. Karşımıza kimi zaman; işadamı, müteahhit, sanayici, esnaf, çiftçi yada şirket, dernek, vakıf, kooperatif gibi yasal kimlikli, gerçek ve tüzel kişiler olarak çıkarlar.

İkinci grupta “mafya” sözcüğü ile niteleyebileceğimiz tipler vardır. Bunlar bazen yağma, rüşvet, yolsuzluk gibi işleri doğrudan kendi gerçekleştirir. Elde ettikleri yerleri kendi işletir, kiralar veya satarlar. Dikkatinizi çekmek istediğim diğer bir nokta da; bunların kimi zamanda birinci grupta yer alanları örgütlemesi ve elde edilen ranttan kendi payını almakla yetinmesidir. Çalışma yöntemleri açısından terör örgütlerini ve bazı dinsel yapılarıda bu grupta görebiliriz.

Üçüncü grup, politikacılardan oluşur. Uzmanların görüşüne göre; politikacıların bilgisi ve isteği dışında devlet malına türlü adlarla el uzatılması, ufak tefek bireysel olaylar dışında neredeyse imkansızdır. Politikacıların bu tavırlarına etki eden nedenlerin başında ise; partililere çıkar sağlama, ideolojik bağlantılı kuruluşların gelişip kökleşmesi için zemin hazırlama, partiye geri dönüşüm sağlayacak işadamlarına rant yaratarak partiyi iktidarda tutma sayılabilir.

Politikacıların; yolsuzluk, rüşvet ve yağma gibi olaylar karşısındaki tavırları, genellikle ilginç olmuştur. Bunları karşı taraf yaparken kendilerini çok namuslu, dürüst, vatansever ötekileri ise hırsız, soyguncu nitelemek gibi... Roller değişince, söylemler aynı kalmış ama söyleyenler yer değiştirmiştir.

Dördüncü grup ise bürokratlardır. Bunlar genellikle, emir makamında oturan, üst düzey bürokratlardır. Bürokrasi de bir yere gelebilmek için ya baştan beri politikanın içinde olmak yada politikacıya ilerisi için umut vermek gerekir. Bu kişiler yetkili makama geldiğinde, artık politikacı ile işbirliği yapmak zorundadır. Çünkü göreve; ehliyet ve liyakat esası ile gelmemiştir. Bu sebeple, bürokrasinin bahsettiğimiz kesiminin görevi; yolsuzluk, rüşvet ve yağmaya kılıf uydurmak hatta gerekirse planlamaktır.

Saydığımız bu dört grubun ortak noktalarından biri, maddi veya politik çıkar diğeri ise yasa tanımazlıktır.

Bütün bu yazdıklarımız; Türkiye’nin yüzyıllar boyunca karşı karşıya kaldığı gerçeklerden yalnızca birisidir.

Türk Milleti; yüzyıllardır milli ve manevi değerleri kullanılarak aldatılmıştır. İçinde yaşadığımız bu dönem de yaşanılanlarda ibret almamız gereken hadiselerdir.

Yanlışlıkları yapanlardan ziyade, bu yanlışlıkları türlü kılıflarla mazeret üreterek hoş görenlerin, yaptıkları asla kabul edilemez. Bir çıbanı patlatır cerahatı akıtabilirsiniz ancak çıban üreten hastalık daha bir çok çıbanların oluşumuna neden olur. “Benim hırsızım iyidir” anlayışı hastalıklı bir zihniyetin ifadesidir. Hele kendisine dini referans vererek siyaset yapan veya din adına konuşanların “gelişmenin rantı olur” iddiası, mütedeyyin insanları aldatma ve kandırmadan öte bir şey değildir.

Yolsuzlukların, rüşvetin ve yağmanın üstünün kapatılmaması için tek çözüm; halkın kendi malı olan devletin malına ve dolayısıyla istikbaline sahip çıkmasıdır. Gelin bunlara; devlet malının yenilemeyeceğini ve kursaklarında bırakacağımızı hep birlikte gösterelim...



Özcan PEHLİVANOĞLU

ozcanpehlivanoglu@yahoo.com

https://twitter.com/O_PEHLIVANOGLU





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 531
Toplam Tekil 1636825
IP 54.211.191.72






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.883 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu