AĞAÇ ve ORMAN SEVGİMİZ! - Dr. Tahir Tamer KUMKALE - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









AĞAÇ ve ORMAN SEVGİMİZ! - Dr. Tahir Tamer KUMKALE
Tarih: 30.10.2013 > Kaç kez okundu? 1430

Paylaş


Gerek ziraat ve gerekse memleketin servet ve umumi sağlığı bakımından ehemmiyeti muhakkak olan ormanlarımızı da modern tedbirlerle iyi halde bulundurmak, genişletmek ve azami fayda temin eylemek esas prensiplerimizden biridir. -Gazi Mustafa Kemâl Atatürk- (1922)







Ağaç ve orman konusu Türkiyenin son günlerdeki gündeminde çok fazla yer almaya başladı. Mayıs ayında İstanbulda Gezi Parkı’nın ağaçlarını korumak adına başlatılan olaylar tüm yurdu sarmıştı. Bu defa yine ağaç ve ormanı konu alan benzeri eylemler Ankara’da Ortadoğu Teknik Üniversitesinden başlayarak yine tüm kapladı. Olayların giderek tırmanacağı görülüyor.



Kurban Bayramının üçüncü günü sabaha karşı ODTÜ kampüsüne giren Ankara Büyükşehir Belediyesi araçları bir kaç saat içinde binlerce orman ağacını keserek kampüsün içinden geçen yol güzergahını açtı. Yolun geçtiği mahalle sakinleri ile Ortadoğu Teknik Üniversitesi öğrencilerinin tüm direnişlerine rağmen iş makinaları galip geldiler ve elli yılda oluşturulan ormanı dümdüz hale getirdiler.



Başkalarını bilemem ama , ODTÜ ağaçlarının sökülmesi operasyonu beni üzdü. Çünkü oraya fidan diken ve diktiğimiz fidanları sahiplenip belimizdeki matara suları ile yaşatmaya çalışan gençlerden biride bendim. 1964-1966’da Dikmen sırtlarındaki Harbiye’den haftalık yaya yürüyüş eğitimlerimizde bir şekilde mutlaka yürüyüş güzergahı içine ODTÜ alınırdı. Ve biz o zaman çöl görünümündeki ODTÜ arazisine gider daha önve diktiğimiz fidanları sulardık. Bir matra suyun bir ağacın hayatiyeti için değeri varmıydı? bilemiyorum. Ama bu uygulamanın bizim genç beyinlerimizde ağaç sevgisini aşılamak açısından çok iyi bir eğitim olduğunu çok iyi biliyorum. Nitekim gittiğimiz her kıtada fidan dikmek ve dikilmiş ağacı yaşatmak işlevini her subayın asli görevleri içinde kabul ettik.



İşte bu yüzden kışlalar yemyeşildir. Bu yüzden kesilen her ağaç bizi derinden yaralar.



Özetlersek, Türkiye bugün görünürde ağacına ağlıyor . Aslında insanların ağlamasının asıl sebebi ağaçlar değil. Ağaçlar tali sebep. Türk insanı ağaçlara değil dayatmacı zihniyete ağlıyor. İnsan yerine konmamasına, başkalarının kendi hakkında karar vermesine, fikirlerinin sorulmamasına başkaldırıyor.



Peki, insanlarımızın bu derece hassas olduğuna bugün şahit olduğumuz ağaç ve orman sevgisi ile ilgili ülkemizde genel durum nedir?



Biz gerçekten ağaçları çok mu seviyoruz ? Milletçe ve devlet yönetimi olarak konuya bakışımız ve uygulamalarımız yeterlimidir?



Bu soruların cevabını araştırdığımızda AĞAÇ ve ORMAN SEVGİSİ’nin sadece kağıt üzerinde kaldığını , uygulamada sınıfta kaldığımızı görürüz.



Ağaç insanoğlunun yaşantısı ile özdeşleşmiştir. Ülkenin yerüstü zenginliklerinin başında ağaç ve orman gelmektedir. Gerek meyvası ve gerekse günlük yaşantımızın her safhasından kullandığımız ürünleriyle ağaç insanoğlunun vazgeçemeyeceği değerlerdendir. İnsanlığa ve diğer canlı varlıklara sağladığı yararları sıralamaya bu sütunlar yetmez.



Ağaç ve Orman örtüsü ne yazık ki dünyanın her bölgesinde bulunmuyor. Her iklimde ağaç yetişmiyor. Dünyanın büyük bir kısmı değil ağaç yetişmesi, ot bile bitmeyen çorak arazilerden oluşuyor. Türkiyemiz, her ağaç cinsinin yetişebileceği çok mümbit topraklara, yeterli su kaynaklarına ve iklime sahip. Ülkemiz ağaca ve ormana gerekli değeri verebilse belkide sadece bu doğal kaynaklardan elde ettiği gelirler ile insanını daha refah içinde yaşatabilirdi.



Oysa hepimizin bildiği ve gördüğü gibi eskiden tamamen ormanlarla kaplı olduğunu tarih kitaplarında okuduğumuz ülkemiz genel anlamı ile ağaçsız bir görüntü vermektedir.



Peki ismini bile Ormandan alan bir bakanımız dahi bulunmasına rağmen ülkemiz neden ağaçsızdır. İşte bunun sebebini tamamen eğitimsizliğe devlet bürokratlarının denetimsizliğine ve işbilmezliğine bağlamamız mümkündür.



Oysa devletimiz ülkemizin her karış toprağının ağaçlandırılması için yasal bütün düzenlemeleri yapmıştır. Görevleri belirtmiştir. Görevlilere sorumluluklarını taksim etmiştir. Bundan sonra da verdiği görevleri kontrol ve denetlemek üzere bir bakanlık kurup başına bakan dahi atamıştır. Ama sonuç hiçde başarılı değildir. Çünkü hiç kimse görevini ve sorumluluğunu tam olarak bilmiyor. Zaten takip eden ve arayıp soran da yok. İşte sonuç bu..



Ülkemizin yemyeşil bir cennete dönüştürülmesi için her şey müsait. Havası, suyu, toprağı, eğitilmiş insanı ve bu insanları göreve sevketmek üzere hazırlanmış muhteşem bir Kanunu dahi var.



Aşağıya 23 Temmuz 1995 gün ve 4122 Sayılı "MİLLİ AĞAÇLANDIRMA VE EROZYON KONTROLÜ SEFERBERLİK KANUNU"ndan bazı maddeleri getiriyorum ve yorumu okuyuculara bırakıyorum..



Maksadım asla tenkit değildir. Yapılması gerekeni yapmayan ve yapmamakta direnen görevlilere görevlerini hatırlatmaktır. Sayın bürokratlarımızın mutlaka yapmak zorunda oldukları çok daha önemli görevleri vardır. Ama ağaçlarımız ve ormanlarımız da yurt kalkınmasında ve savunmasına çok önemlidir.



---------------------------------------------



Madde 1 - Bu Kanunun amacı; Devlet ormanlarında, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazilerde, göl ve akarsu kenarlarında, tüzel kişilerin mülkiyet ve tasarrufundaki arazilerde, orman sahasını ve ağaç servetini çoğaltmak, toprak, su ve bitki arasında bozulan dengeyi kurmak, geliştirmek ve çevre değerlerini korumak maksadıyla, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmalarına ait esas ve usulleri düzenlemektir.



Madde 4 - Kendilerine ait arazilerde veya tahsis yapılan, izin verilen, irtifak hakkı tesis edilen sahalarda; bu Kanun kapsamında ağaçlandırma ve erozyon kontrolü seferberliğine katılacak kamu kurum ve kuruluşları ile tüzel kişiler ve yapacakları işler aşağıda sayılmıştır.



a) Başbakanlık; Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü vasıtasıyla, sulama göletlerinin su toplama havzalarındaki tarım arazilerinde gerekli havza ıslahı tedbirlerini alır. Toprak erozyonunu önleyici, giderici ve azaltıcı tedbirler ile toprak ve su dengesinin kurulması ve korunmasını sağlar. Köy yolları kenarlarında tarım arazilerinde rüzgar erozyonunun önlenmesi için ağaçlandırma çalışmaları yapar. Rüzgar perdeleri oluşturur. Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya özel mülkiyetinde bulunan yabani fıstıklık, zeytinlik, harnupluk, makilik, çayır ve meraların geliştirilmesinde altyapı çalışmalarını yapar veya yaptırır.



b) MSB.lığı; Türk Silahlı Kuvvetlerine tahsis edilmiş Hazine arazileri üzerinde "Ordu Ormanları" kurar. Bu ormanların bakım ve korunması askeri birliklerce yapılır. Orman Bakanlığınca teknik yardım sağlanır.



c) İçişleri Bakanlığı; mülki hudutları dahilinde valilikler ve kaymakamlıklar vasıtasıyla ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmaları yapar. Özel İdare imkanlarını da kullanarak "Özel İdare Ormanları" kurar. Polis okullarında eğitim ve öğrenim gören polis adaylarına, her yıl üç adetten az olmamak üzere fidan diktirerek "Emniyet Ormanları" kurar. Bakım ve korunmasını yapar, yaptırır.



d) Milli Eğitim Bakanlığı; Orman Bakanlığınca, valiliklerce, kaymakamlıklarca ve belediyelerce tahsis edilen uygun yerlerde her öğrenciye her yıl 3 adetten az olmamak üzere fidan diktirerek "Okul Ormanları" kurar. Saha hazırlığı ile bakım ve koruma işleri araziyi veren kuruluşlarca yapılır.



e) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı; Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya özel mülkiyetinde bulunan yabani fıstıklık, zeytinlik, harnupluk, makilik, çayır ve meraların geliştirilmesi çalışmalarını yapar..



f) Turizm Bakanlığı; turizm bölge, alan ve merkezlerinde ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmaları yapar ve yaptırır. Bu yerlerin bakım ve korunması Orman Bakanlığının teknik işbirliği ile sağlanır.



g) Çevre Bakanlığı; ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışması yapılmasını gerekli gördüğü yerlerde ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmalarını yapar veya yaptırır. "Çevre Ormanları" kurar. Bu yerlerin bakım ve korunması Orman Bakanlığı ile işbirliği içerisinde sağlanır.



h) Üniversiteler; kampusleri içinde mülkiyeti kendilerine ait veya tahsis edilen, izin verilen veya irtifak hakkı tesis edilen sahalarda, eğitim süresince her öğretim üyesi ve öğrenciye her yıl üç adetten az olmamak üzere fidan diktirerek "Üniversite ve Fakülte Ormanları" kurar. Bakım koruma ve işletilmesini yaparlar.



Bu kanun ile görev verilenlerin listesi çok uzundur. TRT Kurumu, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Elektrik Üretim-İletim Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü, TCDD, DSİ Genel Müdürlüğü Türkiye Selüloz ve Kağıt Sanayii Genel Müdürlüğü, Orman Ürünleri Sanayii Anonim Şirketi, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü, PTT Genel Müdürlüğü, ETİBANK Genel Müdürlüğü, Belediyeler, Köy tüzel kişilikleri, Odalar, Meslek Kuruluşları, Birlikleri, Sendikalar, Vakıflar, Dernekler, Spor Klüpleri, Gönüllü Kuruluşlar ve Benzeri Teşekküller, Büyük İşletmeler ve bu sayılanlar dışında kalan kamu kurum ve kuruluşları ile tüzel kişiler de bu Kanun kapsamında ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmaları ile sorumlu tutulmuşlardır.



Bu kuruluşlar bu kanunla kendilerine verilen görevin yüzde onunu yerine getirselerdi ülkemizde ağaçsız tek karış toprak kalmazdı. Kurulacak orman ürünleri sanayii ile ülkemizin ekonomisi borçla yönetilmekten kurtulurdu..



Peki neden yapılmıyor ?...



Yorum sizlerin..





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 23
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 531
Toplam Tekil 1640886
IP 54.161.168.87






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.503 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu