YOLLAR ve YOLLAR - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









YOLLAR ve YOLLAR - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 05.10.2013 > Kaç kez okundu? 1447

Paylaş


* Yollar var ya, bu yollar; var olduklarından beri, o kadar çok seyyah yazar, çizer, şair, ressam ve hikâyeci-romancı edebiyatçı yetiştirmiştir de kimse bunun farkında bile değildir.



* Yollar, bazen olur ki, kendilerini ‘bulunmaz Hint kumaşı’ sanan zevat ile birlikte olabilirler; ama bir süre sonra bir Molla Kasım gelir ve o ‘bulunmaz kumaşları’, makasıyla param parça eder.



* Kendilerini kurtaramadıkları halde Vatan’ı, Millet’i ve Sakarya’yı kurtarmak (!) üzere yola (!) çıkan zavallılara; yollar, diğer yolcularla birlikte, sadece acır ve tebessüm ederler.



* Üzgün olmak istiyorsanız geçmişe yolculuk yapın; endişeli olmak istiyorsanız istikbâle yürüyün; şayet huzurlu olmak istiyorsanız hemen şimdi kendinizi dışarı atıp, yollara düşün!



* Yola çıkan insanlar, şayet yanılmışlarsa, yolculuk esnasında yanıldıklarını anlayabilirler; ancak, sadece aptallar ve egosu yüksek yaratıklar yanıldıklarının bir türlü farkında olmazlar.



* Yollar, kimlerin ‘adam’, kimlerin ‘adam kalitesi’nde olup olmadığını öyle güzel tespit ederler ki hiç yanılmazlar. ‘Adam’ların ‘adam’ olup olmadıklarını anlamak için onlarla yollara çıkmak, seyahat etmek gerek…



* Rahmetli Cemil Meriç diyor ki: nereye gidersen git, bulacağın aydınlık, zihninin aydınlığı kadar olacaktır. Demek ki zihin kapasitesi dar olanların, yollardan alabilecekleri fazla bir şey olmayacaktır.



* Tekmeyi yiyip, kırmızı kart ile fonksiyonsuz hale getirilip yol ve saha dışına şutlananlardan, dışlandıkları yollarla bağlarını (!) koparmamaları, ancak pişmiş kelleler ve gayri ahlâki duruş sahiplerinin işidir.



* Stabilize bir yolda, yol ile yolculuk yapan yolcular, yola iyi davranmıyorsa, o yollar, o yolcuların kendilerini çabucak terk edebilmeleri için tabiililiklerinin bozulup asfalt veya beton yapılmalarına razı olurlar…



* Nice yollar vardır ki, derin vadilere kadar uzanmışlardır. Bu vadilerde insanlar, üzerinden geçsin diye köprü inşa edeceklerine duvarlar örmüşler, yolları kapamışlar ve kendileri de yalnızlığa mahkûm olmuşlardır.



* Yollar, öyle mübarek mekânlardır ki, hüzün de taşırlar, tebessüm de; tatlı da taşırlar, acı da… İnsan da taşırlar, insancık da… Bunların ne ve kim olduklarını çok iyi bilirler; ama yine de kendine gelenleri reddetmezler.



* Yollar, “Vatan’ı, Millet’i ve Sakarya’yı kurtarmak için” yola çıkmış insanlarla doludur. Bu yolcuların bir kısmı, “Vatan, Millet, Sakarya” diye diye vatanı, milleti ve Sakarya’yı kirletmişler ve yaşanmaz hale getirmişlerdir.



* Yollara kendilerini atamayanlar, seyahat edemeyenler, yollardan ve yolculuklardan ürkenler ve korkanlar, gülme ile ağlama arasında kalmak gibi, hep bu dünya ile öteler-ötesi arasında ‘arada kalma’ya mahkûmdurlar.



* Yollar, içinden çıktıkları yumurtaları beğenmeyenleri, bir yerde yemlenip bir başka yere yumurtlayan mahlûkatı sevmezler ve onları nankör yaratıklar olarak nitelerler; ama yine de bu mahlûkata seslerini çıkarmazlar.



* Yolsuz kalmanın ve yolsuzlukların da bir yolu vardır. Herkesin bir yolu olduğu gibi… Kimileri kısa yolları, kimileri de uzun olanları severler. Kısa yollar, şu fâni âlemde, ömürleri boyunca, küçük hesaplarla uğraşanlar içindir.



* Yollar, ‘bekleme’yi ve ‘bekletme’yi hiç sevmezler. Yolların sürekli olarak ‘yolda’ olmaları gerekir. Hele hele, ‘bekleyin, 6 ay bekleyin, 1 yıl, o da olmazsa, ben sizi arayıncaya kadar bekleyin!’ diyen ekâbirleri, küstahları ve kendini beğenmişleri, hiç ama hiç ‘adam yerine’ bile almazlar.



* Yolların üzerinde meydana gelen çukurlara düşülmemesi için işaret koyanlar da, bu işaretler birilerinin ayaklarına dokunur endişesiyle onları kaldıranlar da, yolların ve yolcuların kadim dostlarıdır; ama kimse bunları fark etmez.



* Yollar, elif (|) gibi düz ve dosdoğru olan insanlar ve ‘yaratılış amacı’ dışına hiç çıkmayan canlılar içindir. Bir Lâz atasözü der ki; yol cidenundur, peşinden ağlayamam. Yüreğüm ahır değüldür; her öküzü, her ineği bağlayamam.



* Yollar, ‘dengeci’leri hiç sevmezler. ‘denge, denge’ diyerek, dengelerini kaybederek ‘dengesizleşenler’ ve ‘denge gözetiyorum’ diye ‘iyi’ ile ‘kötü’yü ‘aynı kefe’de değerlendirenler, özellikle gelecekten umutlarını kesmemiş sâbık ve sâkıt politikacılar, ‘yolların dostları’ olamazlar.



* Mazoşizm, insanın kendisine zulmetmesidir. Kendinize zulmetmeyin! Koala gibi olmayın, uyuşmayın ve tembellik yapmayın, yürüyün! Hep yürüyün! Yolları kendinize mekân tutun… Bilinir ki yürüyenler, hep iki günü bir olmayanlardır.



Ah yollar ah…

Kara gün dostu yollar…

Herkes, her yanlışı sana yükler.

Bir de masum olduğun bilinseydi, ne iyi olurdu sanki?

Dünya mı yıkılırdı?





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 631
Toplam Tekil 1638520
IP 54.205.8.87






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu