Kırım Tatarlarının Sürgünü Üzerinden 64 Yıl Geçti - Nail Aytar - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Kırım Tatarlarının Sürgünü Üzerinden 64 Yıl Geçti - Nail Aytar
Tarih: 29.11.2008 > Kaç kez okundu? 6921

Paylaş


Karadeniz’in kuzeyin de bulunan Kırım yarımadası tarihi kadimi bir Türk yurdudur. Türk ve Müslüman olan Kırım Tatarlarının anavatanıdır. Kırım Tatarları dünyadaki Türk halkları içinde kültür, dil ve tarih itibarıyla ortak paylaşımlarıyla Türkiye Türklerine en yakın olan aynı ev içindeki iki kardeş gibidirler.

Türk halkları Kırım’a Anadolu’dan yüzyıllar önce, daha 4. yüzyıldan itibaren yerleşmeye başlamışlardır. Hazar İmparatorluğu, zamanında dünyanın en güçlü devleti olan Altın Orda İmparatorluğu ve nihayet Kırım Hanlığı Kırım’da hâkimiyet sürdürmüş Türk devletleridir.

Fatih Sultan Mehmet Han zamanında Osmanlı Devleti’ne ittifak yolu ile bağlanan Kırım Hanlığı uzun yıllar kudretli bir devlet olarak dünya siyasetinde yer almıştır. Kırım orduları üç yüz yıl boyunca üç kıtada Osmanlıyla birlikte kanlarını dökmüşlerdir. Kırım Hanlığı 1783’de Rusya İmparatorluğu tarafından yıkılmış ve Kırım Tatarlarının vatanı Kırım Rus işgaline uğramıştır.

Kırım’ı Kırım Tatarlarından temizlemeye yönelik sistematik baskı ve zulümlerin neticesinde XIX. yüzyıl boyunca milyonlarca Kırım Tatarı kitleler halinde kardeş ve soydaş Türkiye’ye Kırım Tatarlarının tabiriyle Aktopraklara göçe mecbur kalmıştır. Her şeye rağmen, XX. yüzyıl başlarında bütün Türk dünyasını etkileyen bir millî uyanışı başlatan ve Aralık 1917’de de Türk ve İslâm dünyaları tarihinde ilk olarak bir cumhuriyeti hem de kadınlarında oy kullandığı seçimlerle gerçek demokratik bir parlamentoyu kuran Kırım Tatarları bunun bedelini işgali altına girdikleri Sovyet hâkimiyeti altında tarifsiz zulüm ve kıyımlara maruz kalarak ödediler.

Nihayet 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım Tatarları’nın evlerine zorla giren Sovyet askerleri onlara 10-15 dakika içinde evlerini terk etmelerini emrettiler. Kadın-erkek, genç-yaşlı demeden bütün Kırım Tatarları hayvan vagonlarına tıkılarak kapılarını da üzerlerine kilitlediler. Genç erkekleri cephede savaşırken çoğu yaşlı kadın erkek ve çocuklardan oluşan Kırım Tatarları ne olduğunu bile anlayamadan ölüme gönderildiler. Kırım’da tek bir Kırım Tatarı dahi bırakılmadı. Arabat isimli köyde unutulan ve sürgün vagonlarına bindirilemeyen Kırım Tatarları bir gemiye bindirilerek Karadeniz açıklarında batırıldı ve onlarda bu şekilde imha edildi.

Sürgün bir halkın bir yerden başka yere mânâsına gelmiyordu. Aksine Kırım Tatarlarının toptan yok edilmesi amaçlanmıştı. Onun için de, bu sürgün fiili her birinde oturacak yer dahi kalmayacak şekilde 300’ü aşkın insanın doldurulduğu hayvan vagonları içinde asgarî 20-25 gün hemen hiç kapılar açılmaksızın, hiç yemek su verilmeksizin, cesetler dahi boşaltılmaksızın gerçekleştirilmişti. Analar ölü çocukları kucaklarında günlerce yolculuk yaptılar. Bu talihsiz Türk halkı Orta Asya’daki sürgün yerlerine vardığında nüfusunun yaklaşık yarısını (%46,3) feci şekilde kaybetmiş durumdaydı. Sağ kalanlar da uzun yıllar bomboş Orta Asya çöllerinde, Sibirya’da pek çoğunun galip çıkamadığı bir hayatta kalma mücadelesine girdiler. Kamp yaşamı sürdürmeye mecbur bırakılan Kırım Tatarları bulundukları yerden 3-5 km dışarıya çıkarken bile izin almak zorundaydılar.

Bizzat 18 Mayıs 1944 sürgünü de, ortaya çıkan belgelerin ortaya koyduğu şekilde doğrudan Türkiye ile alâkalıdır. O dönemde Türkiye’yle bir savaşı kaçınılmaz gören Stalin Türkiye’ye bağlılığı bilinen etnik unsurları Türkiye sınırları civarından boşaltmayı ve düpedüz yok etmeyi amaçlamıştı. Yani bu insanlar yalnızca Türk soyundan olmaları ve Türkiye’ye duydukları büyük bağlılık itibarıyla yok edilmek istenmişlerdi.

Sürgünlerin değil Kırım’a dönmeleri, onlara vatanlarına hatırlatacak her türlü işaret dahi kesinlikle yasaktı. Kırım Tatarları tarihte hiç var olmamışlarcasına kitaplardan onlara ait her şey çıkartıldı, Kırım’da Türklere ait hemen hemen her eser ve 1500 civarında cami yok edildi. Kırım Tatarlarının evleri, tarlaları Sibirya’dan getirilen Ruslara dağıtıldı. Kırım’a dönme teşebbüsünde bulunan sayısız Kırım Tatarı da Sovyet döneminde çok ağır hapis cezalarına ve işkencelere maruz kaldılar.

Kırım Tatarları tamamen tek başlarına büyük bedeller ödeyerek Sovyet devletine karşı sürdürdükleri inanılmaz bir mücadeleyle 50 yıl sonra da olsa kısmen Kırım’a dönmeyi başardılar. Buna rağmen hâlâ daha eski Sovyet sınırları içindeki Kırım Tatar nüfusunun yaklaşık yarısı başta Özbekistan olmak üzere muhtelif Orta Asya ülkelerinde sürgünde olup, ekonomik ve siyâsî imkânsızlıklar yüzünden Kırım’a dönememektedirler. Hâlen Kırım’a dönebilmiş bulunan yaklaşık 300.000 Kırım Tatarı yok edilmek istenen varlıklarını ve kültürlerini vatanlarında tekrar kurabilmek için Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu liderliğinde olağanüstü bir mücadele vermektedirler. Bu büyük sürgün ve soykırımın üzerinden 64 yıl geçmiş olmasına rağmen yaralar sarılamamış Vatanına dönen Kırım Tatarları başta oturacak ev, yaşamını idame ettirecek iş bulamamaktadır. Vatanda yaşamını devam ettiren Kırım Tatarları anadilleri ile eğitim alamamakta dini ve kültürel bir asimilasyon politikası ile mücadele etmektedirler. Türk Dünyasını aydınlatan “Dilde, Fikirde, İşde Birlik” düsturunun sahibi İsmail Gaspıralı’nın yurdu Kırım var olma mücadelesine devam etmekte ve hepimizin desteklerini beklemektedir.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 17
Dün Tekil 767
Bugün Tekil 715
Toplam Tekil 1637776
IP 54.87.119.171






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































5 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Üstümüze kılıç çekilmedikçe, ülkemize girilmedikçe, teb'ama cefa edilmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez. (Fatih Sultan MEHMET)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.098 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu