BİZ TÜRKLER, ORDU-MİLLET OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ.. (4) - Dr. Tahir Tamer KUMKALE - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BİZ TÜRKLER, ORDU-MİLLET OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ.. (4) - Dr. Tahir Tamer KUMKALE
Tarih: 20.09.2013 > Kaç kez okundu? 1455

Paylaş


Türk vatanının ve Türklük camiasının şan ve şerefini, iç ve dış her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni her an yapmaya hazır ve hazırlanmış olduğuna benim ve büyük milletimizin tam bir inan ve itimadımız vardır - Gazi Mustafa Kemâl Atatürk-(1938)



Ak Parti’nin yanlış politikaları yüzünden komşuları ile savaşın eşiğine geldiğimiz bu günlerde 36 yıl her kademesinde görev aldığım Türk ordusunun gerçek gücünü dosta-düşmana göstermeğe devam ediyorum. Bu şekilde bizi sömürge yapmaya çalışan küresel mimarların beyinlerine “Bizden korkmaları gerektiğini, Türk milletin sandıkları kadar sahip ve güçsüz olmadığını” vurgulamak istiyorum. Bugün dünyada hiç bir ülkenin askerinde rastlanılmayan ve kamuoyunca yeterince bilinmeyen pek çok olumlu özellik Türk askerinde mevcuttur. Bunun sebep ve sonuçlarını ana başlıkları ile şu şekilde sıralayabiliriz;





TÜRK ORDUSU ÇOK ETKİLİ BARIŞ GÜCÜ TECRÜBESİNE SAHİPTİR :



Türk Askeri bugün sadece anavatanında değil, dünyanın pekçok ülkesinde gerek Birleşmiş Milletler Barış Gücü olarak ve gerekse karşılıklı ikili antlaşmalarla eğitim ve öğretim vermek amacıyla görev yapmaktadır. Somali, Kosova, Arnavutluk, Bosna, Azerbaycan, Filistin, Irak, Afganistan, Lübnan bunlardan bazılarıdır. Somali ve Afganistan’da Korgeneral rütbesinde subaylarla Birleşmiş Milletler Barış Gücüne dahi birliklerin emir ve komutasını üstlenmiş ve komutanlar görevini başarıyla tamamlamıştır.







TÜRK ORDUSUNUN KOMUTA KADEMESİ HER TÜRLÜ İKLİM VE ARAZİ ŞARTLARINDA MUHAREBE TECRÜBESİNE SAHİPTİR:



Eğitim ve öğretimin en faydalı ve başarılı olanı bizzat muharebe şartlarının yaşanılarak yapılanıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri, Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile günümüzün en zor muharebe şekli olan denizaşırı Müşterek Amfibi Harekâtı başarı ile icra etmiştir. Barış Harekatına fiilen katılan subay ve astsubaylarımız bu savaşta edindikleri tecrübelerini emir ve komuta ettikleri kıt’alara aktarmışlardır.



Bu personelden bir kısmı ordu üst komuta kademesinde görev yapmıştır. Bu çok özel tecrübeler Ortadoğu gibi stratejik coğrafyada görev alan bir ordu için küçümsenemeyecek çok önemli bir kazançtır. Tecrübe edilerek ve bizzat yaşanarak mermi yağmuru altında öğrenilen hususlar ve alınan tecrübeler nesilden nesile aktarılarak yaşatılmaktadır. Bu özel deneyimin Türk ordusuna önemli bir güç kazandırdığı düşmanlarımızca çok iyi bilinmektedir.







TÜRK ORDUSU, GAYRİNİZAMİ HARP KONUSUNDA DÜNYANIN EN TECRÜBELİ KADROLARINA SAHİPTİR:



Kıbrıs Barış Harekatı’nın kazandırdığı klasik ve konvansiyonel silahlarla muharebe yapma tecrübesi yanında ülkede son kırk yıldır sürdürülen anarşi ve terör tehdidine karşı verilen mücadele Türk Ordusu Gayri Nizami Harp konusunda dünyanın en tecrübeli tek ordusu haline dönüşmüştür.



Bugün dünyanın bütün ülkelerini tehdit eden uluslararası tedhiş ve terörizm olayları ile şehir ve kır gerillası uygulamalarına karşı fiilen muharebe ederek, binlerce şehid ve gazi vererek başarılı olunmuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri; bu alanda bütün ülkelere eğitim verebilecek bilgi birikimine, tecrübeye, kitap ve dokümana ve yetişmiş personele sahiptir.



Ulaşılan bu eğitim tecrübesi ile günümüzde Batı sınırındaki bir birliğimiz emir almasını müteakip en geç 24 saat içinde Irak sınırına intikal edip sınırötesi operasyonlara fiilen katılabilmektedir. Birliklerimiz bütün yurt sathında tüm muharip sınıflarda bu eğitim seviyesine ulaşılmıştır. Bu husus küçümsenmeyecek ve dünyada benzeri görülemeyen önemli bir kazanım olarak değerlendirilmektedir.







TÜRK ORDUSU KENDİ MİLLİ SİLAH SANAYİ’Nİ KURMUŞTUR:



Atatürk döneminde kendi tankını, topunu, uçağını kendisi yapabilen bir kaç ülkeden biri haline gelen Türkiye, NATO’ya girişini takiben Harp Sanayi faaliyetini durdurmuştur. NATO standartlarına uyum adı altında verilen ABD yardımları ile Türk Harp Sanayii fabrikaları kapatılmıştır. 1974 Kıbrıs Barış Harekatını takiben ABD’nin askeri ambargosu sonucunda Türkiye adeta silkelenmiş, özüne dönmüş ve yeniden kendi silahını ve teçhizatını bizzat yapma faaliyetini başlatmıştır.



2013 yılına gelindiğinde ise Türkiye artık kendi milli silah sanayini kuran ülkeler içinde yer almaktadır. Silah alan değil, silah satan ülkeler arasına girmiştir.



Ankara’da TAİ’de (TUSAŞ-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.) imal ettiğimiz F-16 savaş uçaklarımız, helikopterlerimiz, CASA ulaştırma uçaklarımız, AY Sınıfı modern denizaltılarımız, muharebe gemilerimiz, hücumbotlarımız, Türkiyenin deniz ve hava sahalarını gururla korumaktadır.



ASELSAN (Askeri Elektronik Sanayi) ile başlayan elektronik teçhizat ve sistem üretimimiz bugün dünya standartları ile boy ölçüşebilecek seviyeye çıkmıştır. Elektronik sistemlerimizin imâlatı kadar bakım ve idamesini sağlayacak duruma gelinmiştir. Tankımızı, topumuzu, havanımızı, (ZPT) zırhlı personel taşıyıcılarımızı, zırhlı ve tekerlekli muharebe araçlarımızı, çok namlulu roketatarlarımızı, uzun menzilli füzelerimizi, motorlu araçlarımızı artık hiç bir destek ve yardım almadan kendi mühendislerimiz kendi fabrikalarımızda imal edebilmektedir. Bugün kıtalarımızdaki silahların pek çoğunun isimleri yabancı isim değildir. Silahlarımız artık silahı imal eden mühendislerimizin ismini taşımaktadır.



Terk erin kullandığı bütün silah ve teçhizatı yanında giyim, kuşam, iaşe ve ibadesini sağlayan bütün ihtiyaçlarını yine kendi fabrikalarımızda üretiyoruz. Bugün Ordumuz 1974 yılında Kıbrıs’a çıktı diyerek ambargo konulan ordu değildir. Artık büyük ölçüde savunma sanayiini kurmuştur. Barış gücü olarak görev yaptığımız ülkelerde Türk bayraklı malzemeler başarıyla kullanılmaktadır.







TÜRK ASKERİ, ERİNDEN MAREŞALİNE KADAR “METHETÇİK” İSMİ İLE TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN ANITLAŞTIRILMIŞTIR.:



Ülkemizin her karış toprağı Mehmetçik kanı ile sulanarak vatanlaşmıştır. Dökülen kanların timsali ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde ve Mehmetçiklerin güvenliği altında milletimiz hür ve bağımsız olarak egemenliğini sürdürmektedir.



Dünyanın hiç bir ülkesinde toprakları için şehit ve gazi ünvanı alarak hayatını milletinin ve devletinin varlığı için feda eden bu kadar inançlı insana rastlanmamıştır. Türk milleti sadece Çanakkale Savaşında vatan topraklarının her kilometrekaresi için 270 evlâdını şehit olarak toprağa vermiştir. Şehit bedenlerinin meydana getirdiği büyük tepelerin önünde düşman durdurulmuş, şehit kanından oluşan göllerde boğulmuşlardır. Bu topraklar için canlarını feda edecek yeni Mehmetçikler ise her geçen gün çığ gibi artarak çoğalmaktadır. Yeni Mehmetler daima atalarına lâyık olmanın heyecanı ile gururunu taşımaktadırlar.







ASKERİ OKULLARIMIZ VE EĞİTİM MERKEZLERİMİZ ULUSLARARASI ÇAĞDAŞ EĞİTİM VEREN KURUMLAR HALİNE ERİŞMİŞTİR:



Bugün Harp Akademilerimiz başta olmak üzere Harp Okullarımız, Askeri Liselerimiz, Sınıf Okulu ve Eğitim Merkezlerimizde Türk Askeri’nin yanında dost ve müttefik pek çok ülkenin subay ve astsubayları eğitim görmektedir. Bütün askeri eğitim kurumlarımız modern askerlik ilminin bütün modern gereklerini uluslararası düzeyde karşılayabilecek bir eğitim seviyesine ulaştırılmıştır.







TÜRK ORDUSUNUN MUHAREBE İÇİN HAZIRLIK SEVİYESİ DÜNYA ORDULARININ STANDARTLARININ ÇOK ÜZERİNDEDİR:



Türk Kara Kuvvetleri bütün Piyade birliklerini tamamen mekanize hale getirmiştir. Ağır ve hantal Tümen ve Alay teşkilatları kaldırılarak vurucu gücü yüksek, hareket kabiliyetli zırhlı ve mekanize tugay ve taburlar haline dönüşerek günümüz hızlı ve çevik muharebelerine uygun bir yapıya geçilmiştir.

Ayrıca sayıları artan ve savaş tecrübeleri çok yüksek olan Kara Havacılık Birlikleri vasıtasıyla Kara Kuvvetlerimiz kendi yakın hava savunmasını Türk Hava Kuvvetlerine ihtiyaç duymadan kendisi temin edebilmektedir. Helikopterlerle süratle ve emniyetle havadan bir seferde tugay çapında birlikleri intikal ettirecek bir seviyeye ulaşılmıştır. Klasik muharebe eğitimi dışında, bütün birliklerimiz gayrinizami harp şartlarında ilave eğitim alarak güçlendirilmiştir







HARP AKADEMİLERİNDE KARA, DENİZ, VE HAVA KURMAY SUBAYLARI MÜŞTEREK EĞİTİM ALMAKTADIR:



Kara, Deniz, Hava ve Jandarma subaylarının bir arada okudukları Harp Akademileri'nde; Türk kurmay subayları, askeri tarih biliminin derinliklerinden gelen tecrübeler yanında modern askeri bilgi ve teknolojisi ile de yoğurulmaktadır. Türk ordusu modern harbin gerekli kıldığı her türlü bilgiye haiz subaylarımızla her geçen gün daha da güçlenip kuvvetlenmektedir.



Dünyada dört kuvvete mensup subayların bir çatı altında eğitim gördüğü başka eğitim müessesesi yoktur. Bu subayların bu çatı altında oluşturdukları arkadaşlık ve kardeşlik duygusu meslek hayatlarının bundan sonraki yıllarında da aynen devam etmektedir. Kara, Deniz, Hava ve Jandarma birliklerimizin tek bir yumruk gibi müşterek hedefe hareket etmelerinde bu husus önemli bir etken teşkil etmektedir. Eğitimin hasılasının alındığı EFES Serisi Müşterek Amfibi Tatbikatlarla dünyanın en zor harekatı olarak bilinen Müşterek Harekat konusunda dünya standartlarının çok üstünde olduğumuz dünyaya ispat edilmektedir..







TÜRK ORDUSU GİDEREK PROFESYONELLEŞMEKTEDİR:



Uzman er ve erbaşlık sistemi ile modern silah ve araçlarla gerçekleştirilecek günümüz muharebelerine kısa sürede intibak etme yanında profesyonel askerlik uygulamasına da adım atılmış olup eğitim, bakım ve beka konusundaki gücümüz arttırılmıştır.



Görüldüğü gibi yukarıda sadece ana başlıklarını vermekle yetindiğim hususlar Ordumuzun gerçek gücünü yansıtmaktadır. 2013’de eriştiğimiz gerek klasik muharebe ve gerekse gayri nizami harp tecrübesi, kendi imalatımız olan silah ve gereçlere olan vukufiyeti, mevcut insan gücünü gerçek bir silah haline getirmektedir. Bu durum millete huzur ve güven duygusu, dostlarımıza cesaret, düşmanlarımıza korku vermektedir.



DEVAM EDECEK * * * * * * * * * * *





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 271
Toplam Tekil 1640626
IP 23.23.50.247






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.098 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu