ÇAPUL’DAN ÖNCE ÇAPUL’DAN SONRA: MİLÂT - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









ÇAPUL’DAN ÖNCE ÇAPUL’DAN SONRA: MİLÂT - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 15.08.2013 > Kaç kez okundu? 1555

Paylaş


Güzel ülkem son yıllarda, geçmişte 500 yılda kat ettiği mesafeyi bir-iki ay içinde kat etti. Otoyollar, duble yollar, hızlı trenler, hızlı feribotlar, hızlı uçaklar ve hızlı toplu taşıma araçları ülke gündeminde hak ettiği yeri aldı. Aldı almasına da bu ‘almanın’ da bir bedeli olması gerekiyordu. ‘Bedel’ denmişse ill⠑parasal bir bedel’in olması gerekmiyor. Edebiyatta bedel, dilde bedel, ahlakta bedel, siyasette bedel ve ila ahir…



Bakın tespit edebildiğim ‘bedeller’ neler neler (argo kavram ve kelimeler için peşinen özür diliyorum):



— Çapul’dan önce erkeklerin hamile kadın kıyafetinde poz vermeleri görülmüş şey değildi. Çok şükür ülkem, Çapul’dan sonra bunu da gördü. Artık erkekler birbirlerine #direnhamile diye mesaj gönderiyorlar. Çağ atladık, Tayip üç çocuk istiyor, kadınlar vermiyordu. Şimdi erkekler de üçün birini verecek ve bu katkı ile 3 çocuk bulunacak.



— (Artık gerekmiyor ama özür dileyerek) Çapul’dan önce, ‘yavşak’, ‘puşt’, ‘piç’, ‘oruspu’, ‘ibne’, ‘dümbük’, ‘ayyaş’, ‘alkolik’, ‘sarhoş’, ‘biracı’, ‘lezbiyen’, ‘kıç’, ‘fahişe’ , ‘travesti’ ve benzeri kötü veya aşağılayıcı sıfat ve kelimeler, kullananlar tarafından otokontrolle, sansüre uğratılarak (…) kullanılırken, Çapul’dan sonra üzerlerindeki sansür ve örtüler kaldırılarak ‘şeffaf’ hale getirildi. Bu olumsuz sıfat ve nitelendirmeler, ‘normal birer hitap tarzı imiş gibi’ kullanılmaya başlandı. Edebiyatımız küfür ve müstehcen kelimelerle şeffaflaştı, kelime haznemiz daha da genişledi (!).



— Çapul’dan önce ülkemizde ‘homoseksüel’lerin, ‘biseksüel’lerin, ‘trioseksüel’lerin, ‘transseksüel’lerin, ‘gey’lerin, ‘lezbiyen’lerin, ‘ibne’lerin, ‘puştlar’ın, ‘pezevenk’lerin ve ‘orospu’lar ile onların ‘çocukları’nın varlıkları bilinir, ama göze pek batmazlardı. Çapul’dan sonra bunlar bir grup altında toplanıp bir Sivil Toplum Kuruluşu’ yani STK (!) oluşturdular. Varlıklarını tüm güçleriyle ülkemiz insanlarına tanıttılar. Kendilerinin de ülkede bir ‘söz sahibi’ olduklarını ortaya koydular. Böylece ülkemizin şanlı demokrasisi, bir hayırlı (!) kuruluş daha kazandı (!).



— ‘Çapul’dan önce bizler, demokrasinin en önemli araçlarından birinin ‘oy verme’ ve ‘sandık’ olduğunu sanıyorduk. Sandık’tan çıkan sonuca herkesin kabul edip ‘uyması gerekiyor’ diye biliyorduk. Ancak, Çapul’dan sonra, pankartlardan ve gösterilerden anladık ki, gazcıların, garibanların, makarnacıların, kömürcülerin ve benzerlerinin oylarının hiç bir hükmü yokmuş. Demokrasilerde ‘oy verme’, öyle sanıldığı gibi ‘önemli’ değilmiş… Meselâ, ülkedeki ‘makarnacılar’, ‘kömürcüler’, ‘yeşil kart sahipleri’ ve ‘garibanların’ oyları, tüm oyların %99’unu teşkil etse bile, yine de hükümleri olmazmış.



— Çapul’dan önce hükümetlere gösterilen reaksiyonların, protestoların, tepkilerin, devrimciliğin ve ilericiliğin (!) bir ‘raconu’ vardı. Hiçbir eylemde ellerindeki bira şişelerini dizerek T.C. yazan bir eylemci olmazdı. Bir süre sonra da yazdıkları TC’nin üzerine idrar dökenler görülmezdi. Çapul’dan sonra bunlar da görüldü. Kolilerle gösteri alanına kapitalistlerin ve ilerici sermaye sahiplerinin gönderdikleri bira kolileri taşındığına şahit olundu. Eylemleri destekleyen ‘makul insanlar’ın bile bir türlü çözemedikleri soru şu oldu: ‘Ayık kafa’ ile devrim yapamayanlar, acaba dumanlı ve ‘ayyaş kafa’ ile idrarla ıslanmış pantolonlar içinde, nasıl devrim yapıp hükümet düşürecekler?



— Çapul’dan önce, makul insanlar yapılanın doğru olup olmadığına göre karar verirlerdi. Çapul’den sonra çok acayip bir muhalefet anlayışımız gelişti: “Düşman gördüğünün pozisyonuna göre pozisyon belirleme”… Mesela birileri ‘AK’ derse, muhalefet muhakkak ‘Kara’; aynı şeye birileri ‘KARA’ derse, muhalefet hemen ‘AK’ denmeye başlandı. Yani söyleyeceğim o ki, muhalefetin kalitesi değişti. Artık muhalefet, birileri ‘yol yapmak güzeldir’ derse, “hayır, yol yapmak kötü ve tehlikelidir” demeye başladı. Aynı şekilde “yol yapmak kötüdür” denirse, bu defa hemen, “hayır, sen medeniyet düşmanısın. Yol medeniyettir” denmeye başlandı. Birileri kürtajı savunsa, dün kürtaj için yırtınan bir sürü tip, bu defa da kürtaja karşı çıkmaya başlayıp ‘insan hakkı’ndan bahsetmeye başlıyor. Tersi olursa, ‘sevişirim doğurmam, beden benim değil mi?’ demeye başlandı. Yani demem o ki, muhalefetin kalitesi çağı yakaladı.



— Çapul’dan önce ülkemizde kendisini ‘Solcu’, ‘Komünist’, ‘Sosyalist’, Dinsiz’, ‘Ateist’, ‘Deist’, ‘Teist’, ‘Budist’, ‘Katolik’, ‘Protestan’, ‘Ortodoks’, ‘Şamanist’ , ‘Fareye Tapan’, ‘hayvan-ist’ ve benzer sıfatlarla tanımlayanlar, oruç tutmazlar ve namaz da kılmazlardı. Bu durumu toplumda çok tabiî karşılanırdı. Çapul’dan sonra sayılanların tamamı, ‘antikapitalist Müslümanlar’ın önde gelen liderinin rehberliğinde ve toplu olarak, ‘oruç tuttular’ ve yine toplu olarak, ‘o antikapitalist Müslüman’ın imamlığında’ iftardan sonra cemaat halinde akşam namazı kıldılar. Hem de kendilerine yeni verdikleri sıfat olan ‘Yeryüzü Müslümanları’ olarak… Taksim edilmiş meydanda toplanarak namaz kılan grubun büyük kısmı, genel görüntüde, tadili erkâna riayet etmese de, çoğunun abdest aldığı görülmese de neticede saf tutup ‘namaz kıldılar’. Allah kabul eylesin. Ya Rabbim çok şükür sana… Belki de hayatlarında bir defa tekbir almayanlar da, Namaz kılmayanlar da, namaz nedir ne değildir bilmeyenler de, bu sayede namaz kılmaya başladılar. Oruçlarını bira ile açan olsa bile, sen affedicisin, onları görme ve affet. Bu kadar yapabildiler, sana inanmayanlar olsa da, içlerinde her gün sana küfredenler bulunsa da, sen onları Cennet’ine koy! İtiraz edeceklerini hiç sanmam. Ama yine de, en iyisini Sen bilirsin!



Benim zavallı ülkem!

Eğer ömrün olacaksa,

Sen daha neler göreceksin neler…



Bu da geçer Ya Hu.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 10
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 369
Toplam Tekil 1638258
IP 54.205.87.3






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu