YOLLARIN SENFONİSİ - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









YOLLARIN SENFONİSİ - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 24.06.2013 > Kaç kez okundu? 1573

Paylaş


Yollar medeniyettir, ‘yolsuzluklar’ ise medeniyet düşmanlığı…



Derdini yollara söyleyenlere; yollar, muhakkak bir yol gösterirler…



Yollar, pek çok kralın, aslında ‘çıplak’ olduklarının ispatlandığı yerlerdir.



Bir dost diyor ki; yollar, her dâim özgürlüktür; özgürlükler de birer yol…



Demişler ki; ‘gittiği yolun farkında olmayanlar, ancak tesadüflerin yolcuları olurlar’.



Yollara düşülmedikçe tatillerin hiçbir önemi yoktur. Tatiller, ancak yollarla birlikte olurlarsa ‘tatil’ olurlar.



Kalem, kâğıda düşünce, yollar yolculuğa başlar; yolcular, yollarda ve seyyahlar, yolların derinliğinde kaybolmaya başlar.



Tarihin derinliklerinden Korkut Ata şöyle diyor: Sen sen ol, el sözüyle yola çıkma... El sözüyle yola çıkan, el yolunda yorulur.



Sadi Şirazî bir zamanlar şöyle demişti: ‘yolda lâf atmak değil, adım atmak lâzım. Yürümedikten sonra lâfın mânâsı olmaz’.



Etrafınıza şöyle bir bakın, sayısız yollar vardır; ‘yanlış yol’ yoktur, ‘yanlış adam’ vardır, ama ‘adam’ olan, ‘doğru yol’u talep eder.



Yolun nereye ‘gittiği’ veya ‘gitmediği’, hattâ yerinde ‘durup-durmadığı’ hiç önemli değildir; önemli olan, yolun bizzat kendisidir.



Yolların pek çok güzel meziyetleri vardır. Mesela; ‘marifet iltifata tabidir. İltifat edilmeyen meta zayidir’ anlaşışını çok severler.



Pir Sultan Abdal bir zamanlar şöyle demişti: Hâlimizi hâl eyledik/Yolumuzu yol eyledik/Her çiçekten bal eyledik/Arıya saydılar bizi…



Yollara birlikte çıkanların bir kısmının, bir süre sonra içinden çıktıkları yumurtayı beğenmeyerek nankörlük yapmaları, en basit patika yol tarafından bile nefretle karşılanır.



Her bataklıktan kurtulmak için bir çıkış yolu muhakkak vardır; ama bataklıktan kurtulmak ‘istiyormuş gibi’ yapanlara, yol bulunmaz. Onlar hep bataklıkta kalmaya mahkûmdurlar.



Kelimeler ve cümleler bazen bazı şeyleri anlatırlar; ama yollar yok mu o yollar… Onlar bazen susar ve hiçbir şey anlatmazlar. Sadece lisan-ı hâl ile ‘yolculardan ârif olan anlar’ derler…



Kişinin yürüdüğü yolda ‘yalnız kalması’ veya ‘yalnız bırakılması’, onun sadakatinin bir belgesidir. Kendisini ‘yalnız bırakanlar’ ise ‘adamlıktan’ ve ‘insanlıktan nasibi olmayanlar’dır.



Yolların, yeşillikler içinden, ırmaklar üzerinden, vadilerden, kuş uçmaz kervan geçmez ıssız dağ başlarından veya uçsuz bucaksız çöllerden geçmesinin bir farkı yoktur. Yollar, hep yoldurlar ve kendilerini hizmete çağıran yolculara hizmet ederler.



Yollar, sağanak yağmurları, karları, fırtınalı havaları, şimşekleri ve yıldırımları severler. Kapılarını hiçbir zaman, hiç kimseye kapamaz ve üzerlerini hiç örtmezler. Müşfiktirler ve kendilerine sığınacak olanları hiç bir zaman reddetmez, hep bağırlarına basarlar.



Yollar, kâinat tarihinin sâdık hâfızasıdırlar. Birlikte yolculuk yaptıkları mahlûkat ve insanoğullarını kodlar, şifreler ve zamanı gelince bu şifre ve kodları çözerek tarihe, ebedî arşivine tevdi ederler. Böylece insanlarla insancıklar ve insan-kılıklılar ayırt edilirler.



Yollar, tüm insanlar için bir milâttır. Yola çıkmadan önce ve yola çıktıktan sonra… Evlenmeden önce ve evlendikten sonra… Çocuk sahibi olmadan önce ve olduktan sonra… Ankara’da çok önemli bir göreve getirilmeden önce ve getirildikten sonra, yani Ankara’dan önce ve Ankara’dan sonra…



Her çeşidiyle yollar, samimi olarak sefere çıkmış seyyahların, dava adamlarının, gezginlerin ve yolcular için emin mekânlardır. Onlar üzerinde engellerin, tümseklerin, sürat kesicilerin ve çok çeşitli bariyerlerin olması, yolların eminlik vasfını değiştirmez. Ancak, içten pazarlıklılar, yola çıktıklarını yolda değiştirenler, yoldan sapanları ve sapıtanlar bu kuralın dışındadırlar. Onların yolun neresinde, hangi kilometresinde veya hangi mola yerinde, hangi engele toslayacağı belli olmaz.



Âhh, yollar ah…



Saliha Malhun diyor ki: yolcu, yolunda gerektir dostlar… Çünkü yolcu; “zübdei âlemsin sen” deyişin sırrınca, aslından haberdar olan kişidir. Yolcu, güvensizlik vadilerinde çok eğleşmez! Hemen atlar eşikten! İki konak sonra daha büyük bir güvensizlik okyanusu çıkabilir önüne! Durak yok. Yüzecek ve o okyanusu da boğulmadan geçecek! Yolcunun yoldaşı "Yâr" ise elbet bu yolda varlığı âteş gibi yanıp imbiklerden süzülecek! … Salik için tam da bu yolculuk hâli başlı başına bir eylemdir! Belki bu yolculuk, dünya zamanı ile ölçüldüğünde oldukça uzun gözükse de, uzay zamanında bir göz açıp kırpmalık kadar kısa… Öyleyse, hep yürümeli insan, takılıp kalmamalı. Ayağına bir taş değdi ise, ‘bu benim felsefe taşımdır’, deyip eğilip bakmalı değil mi o taşa, bir aynaya bakar gibi! Ve sarılıp öpmeli; sen, benim bu sonsuzluk yolunda edindiğim en iyi tecrübemsin. Ya takılmasaydın ayağıma, ya çıkmasaydın engelime! Ben bu yolları nasıl yürür, nasıl bilirdim?!..



Hâsıl-ı Vel Kelâm:



Yollar, hep yol,

Yolcular da hep yolcudurlar.

‘Yorularak dinlenmek’

Ancak yollarda olur.

Allah hiç kimseyi ‘yoldan’ çıkarmasın!



Gerisi lâf û güzaf…





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 25
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 800
Toplam Tekil 1641155
IP 54.167.149.128






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.597 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu