Gazeteci-Yazar İsa Kayacan’dan İLESAM’da “Dil Yanlışlarımız” konulu konferans - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Gazeteci-Yazar İsa Kayacan’dan İLESAM’da “Dil Yanlışlarımız” konulu konferans
Tarih: 16.05.2013 > Kaç kez okundu? 1511

Paylaş


ANKARA(Ece Ajans)-Gazeteci-Yazar İsa Kayacan, kısa adı İLESAM olan ve merkezi Ankara’da bulunan Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği Genel Merkezi Salonunda, 11 Mayıs 2013 tarihinde “Dil Yanlışlarımız” konulu bir konferans verdi.

İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız’ın açış konuşmasından sonra, Prof. Dr. İsa Kayacan, Dil yanlışlarımızdan değişik örnekler vererek; Teşekkür ederim yerine teşekkür etmek istiyorum diyerek tereddüt belirttiğimizi, gayret ve çaba sarf etmek istiyorum, hürmet ve saygılarımı sunarım, yasa ve kanunlar diyerek benzer kelimeleri yan yana kullandığımızı anlattı ve sözlerine şöyle devam etti:..

TRT’nin sabah haberlerinden: “Mersin’de şiddetli esen rüzgâr ve yağmur nedeniyle dört katlı bir bina çöktü”. Bu cümledeki ‘esen’ sıfatı rüzgâra aittir. Şiddetli esen yağmur yanlış bir kullanımdır. Bazı özel TV kanallarının haberlerinde, haberde adı geçenler için ‘sayın’ kelimesini kullanmaları yanlıştır. Ne zamandan beri haberlerde bu kelime kullanılıyor?

‘Yılancı kadını yılan soktu’ cümlesi yanlıştır. Yılan sokmaz, ısırır. Duş almak, alkol almak, yemek almak… Oysa duş yapılır, alkol içilir, yemek yenilir. TGRT haber spikeri 03 Ekim 2002 tarihli, saat 12.00 haberlerinde; “Erol Evcil askerliğini yapmak üzere Antalya’nın Burdur kazasında bulunan birliğine teslim oldu” cümlesini kullandı. l923 yılında İl olan Burdur, nasıl oluyor da, Antalya’nın kazası oluverdi? Biz anlayamadık!...

İsa Kayacan’ın dil yanlışlarımızla ilgili onlarca örnek vererek tamamladığı konuşmasından sonra, İLESAMGenel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız tarafından İsa Kayacan’a ; “Türk Basın hayatına, Türk kültürü ve Türk edebiyatına yapmış olduğunuz hizmetlerden dolayı İLESAM Genel Merkez Yönetim Kurulu olarak teşekkür eder, başarılı çalışmalarınızın devamını dileriz” yazılı plâket verildi.

Murat Duman’ın yönettiği şiir dinletisi bölümünde, şairler anne konulu şiirleri başta olmak üzere, değişik konulardaki şiirlerini okudular.

Bu bölümde, İsa Kayacan’ın torunu 8.sınıf öğrencisi Nazlı Aykut’ta, “Bir Anne Şarkısı” ve “Bayrağım” adlı şiirlerini okudu.

Nazlı Aykut’un Bir Anne Şarkısı adlı şiiri şöyle:

Gözlerin bana, duygu verir,

Saçların bana, pırıltı verir,

Ellerin bana, sıcaklık verir,

Annemsin, canım annemsin,

Güzel annemsin,

En önemlisi, benim annemsin,

Ve bir meleksin.

İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız, Nazlı Aykut’a; “İLESAM’ın kültürel faaliyetlerine katkılarınızdan dolayı teşekkür eder, ilim ve edebiyat alanındaki hizmetlerinizin devamını dilerim” metninin bulunduğu katılım belgesi vererek, Nazlı’nın devam etmesi halinde gelecekte iyi bir şair olacağını ifade etti.

Gönderen PROF. DR. İSA KAYACAN zaman: 02:52 Hiç yorum yok:

Konuk Yazar: Hayrettin İVGİN





KONUK YAZAR:

AZERİ FİKİR ADAMI FERHAT MİRZA’NIN

ULUSLARARASI BAŞARISI

Hayrettin İVGİN

Türk edebiyatı "Özdeyiş" biçiminde ifade edilen bir kavram bulunuyor. Bu bileşik ve Türkçe olan kelimeyi; bir ahlak ilkesini veya genel bir yargıyı, düşünceyi, duyguyu; kısa ve kesin bir biçimde özetleyen, anlatan, genellikle kim tarafından söylendiği bilinen özlü söz olarak tanımlayabiliriz. Arapça'da bunun karşılığı "vecize" olarak verilir. "Kelâmlar" olarak da bilinir. Ama Batıda özdeyişin karşılığı Fransızca ad olan "Aphorisme (Aforizma)" olarak söylenir. Aforizma kelimesi bir süre Osmanlıca'da ve Türkçe'de (19. yüzyıl ve 20. yüzyılın başında) kullanılmıştır.

Dilimize "Özdeyişler" olarak çevrilen Hipokrates'in "Apharismoi" adlı (İÖ V. yy.) eseri, her satırı bir olayı açık ve özlü bir biçimde aktaran öğütlerden oluşmuştur. Kos Okulunun tıp kavramını özetleyen bu eser; XVIII. yüzyıla kadar Batı tıp okullarında ders kitabı olarak okutuluyordu.

La Rochefoueauld'nun 1664'te "Reflexions ou Sentences et Maximes Morales" başlığı altında ve kendi adını vermeden yayımladığı bir metin bulunuyor. Bu metin "Düşünceler veya Hükümler ile Ahlaki Özdeyişler" adıyla Türkçeye de çevrilmiştir. Çünkü La Rochefoueauld; hemen karşılık gören iyilikleri, insanı anında ünlü yapan erdemleri (faziletleri) acımasızca kınıyordu. “Maksimes” ve “aforizma” kavramları Batıdan dilimize ve sosyal bilimlerimize girerek, bizleri de “özdeyiş” kavramına çekmiştir.

Ben bunları anlatırken; “Türk düşünce sisteminde hiç Özdeyiş kavramı yoktu” diye bir kanaata varılmasın. Eski Türklerde "Sav" olarak adlandırılan bir kök kelime vardı. Sav; öne sürülen ve savunulan bir düşünce için söylenirdi. Eş anlamlısı (dava), (tez) olarak sözlüklerimizde yerini almıştır. Mantık ilminde buna "müddea" denirdi. Tanıtılması gereken önerme ve tezdir savlar. Bir şeyi kendisine dayanarak, kendini delil olarak gösteren tanıtmalara sav denir. Nasıl oldu bilemiyorum ama; sav kelimesi, giderek “söz, atasözü, darbımesel, atalarsözü, vecize” kelimelerinin karşılığı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Oysa; “vecize” Arapça bir sıfattır, "kısa ve anlamı etkili" demektir. Bu sıfat "söz" kelimesinin önüne gelerek bir tamlama oluşturur. Arapça olan, "vecazet" kökünden gelen bu vecize sıfatı, Türkçede "özdeyiş" olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Ama "atasözü" ve "atalarsözü"nün anlattığı kavram farklıdır. Atasözü; uzun deneme ve gözlemler sonucu söylenmiş ve halkın malı olmuş, öğüt verici nitelikteki anonim sözlerdir. Arapça karşılığı "darbımesel"dir. Özdeyiş veya Kelâm'ın ise söyleyeni bellidir. Gerçi söyleyen şahsın uzun deneme ve gözlemlerinin sonucudur ama bireyseldir.

Özdeyişlerin bireysel olması, o sözlerin değerini düşürmez. Hatta sözlerin sağlamlığı ve doğruluğu, söyleyen şahsın yücelmesine sebep olur.

Türk Dünyası Araştırmaları Uluslararası İlimler Akademisinin (TDAUİA) akademik üyesi, fahri profesör Ferhat Mirzayev; günümüz özdeyiş ekolünün kurucusu niteliğinde olan bir Azeri fikir adamıdır. Çünkü ilk Kelâmlar (Özdeyişler) kitabını 1997 yılında yayımlamıştır. Bu kitabı aynı yıl içinde Rusçaya da çevrilmiştir. Özdeyişleri, Kelâmlar adıyla 1998 ve 2000 yıllarında da kitap halinde yayımlanmıştır. "40 Kelâm 40 Kıt'a" adlı yayımı da özdeyiş ekolü çerçevesinde ortaya koyduğu çalışmadır.

Kelâmlar kitabı; 2009 yılında, yeniden genişletilmiş biçimde 2010 yılında Rusça’ya, 2011 yılında İngilizce yayımlanmıştır. Hannover şehrinde faaliyet gösteren Avrupa Doğa Bilimleri Akademisince geçtiğimiz yıl İngilizce ve Almanca olarak yeniden yayımlanmıştır.

Çağdaş özdeyiş ekolünün kurucusu, kelâm ve fikir adamı Ferhat Ahmed Ali oğlu Mirzayev 11 Şubat 1950 tarihinde Bakü şehrinde doğdu. İnşaat mühendisidir. Devlet Halk Kontrolü Şube Başkanı görevinde bulundu. 1995 yılından itibaren kurucusu olduğu “Azerbiznes” Hayriye-Üretim-Ticaret Şirketinin Başkanıdır.

Toplumun yazar, filozof ve ilim adamı olarak tanıdığı Ferhat Mirza eserlerinden dolayı Azerbaycan Milli İlimler Akademisinin Felsefe ve Hukuk Enstitüsünün Genel Kurulunun kararıyla din ve felsefe ilimleri doktoru fahri payesiyle ödüllendirilmiştir. Uluslararası Ekoenergetik Akademisinin ve aynı zamanda Azerbaycan Tarih Kurumunun akademik üyesidir.

Azerbaycan Yazarlar Birliğinin, Rusya Yazarlar Birliğinin ve Azerbaycan Gazeteciler Birliğinin üyesidir.

Türk Dünyası Araştırmaları Uluslararası İlimler Akademisinin Akademik üyesi ve Fahri Profesörüdür.

2008 yılında “Uluslararası Altın Yıldız Madalyası’yla ödüllendirilmiş ve yılın kültür adamı seçilmiştir.

Avrupa Doğa Bilimleri Akademisi onun kitabını iki dilde (İngilizce, Almanca) yayımlamış, bu kitab “Yılın Kitabı” seçilmiştir. Ayrıca Ferhat Mirza “Taçlı Büyük Yıldız Madalyası” ile de ödüllendirilmiştir.

Türk dünyasının önemli bir şahsiyeti olan Prof. Dr. Ferhat Mirza, Dünya Söz Akademisinin de kurucularındandır.

Kendisini kutluyor, Türk fikir dünyasına sağladığı hizmetlerinin devamını diliyoruz.

***

LÜTFEN!.. AŞAĞIDAKİ LİNK-İ TIKLAYINIZ...

İLESAM'DA KONFERANS: "DİL YANLIŞLARIMIZ"





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 12
Dün Tekil 828
Bugün Tekil 763
Toplam Tekil 1638652
IP 54.205.150.215






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































6 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
(Alpaslan TÜRKEŞ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.694 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu