Türk Milleti artık karar vermeli, Türk-müsün-Türkiye-limi? - Emrah BEKCİ - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Türk Milleti artık karar vermeli, Türk-müsün-Türkiye-limi? - Emrah BEKCİ
Tarih: 04.03.2013 > Kaç kez okundu? 2049

Paylaş


29 Ekim 1923 te, Cumhuriyet ilan edilir iken Ankara’da bir devrim yapılmıştı.







O yenilik ve daha emekleyen Cumhuriyet rejimi, ruhen sinir uçlarına kadar hastalanmış bir azınlık kitlenin üzerine tesis edildi.







Çoğunluk milli kitle, devrimleri ve genç cumhuriyete ayak uydurup, devletin kuvvetli hale gelmesi için çalışır iken, hasta olan azınlıktaki kitlesel bölüm, tedavi olamadığı-olmak istemediği için ağır travmalar geçirmekteydi.







1944 yıllarına gelindiğinde, hasta olan kitlenin hastalığı bulaşıcı hale büründü. Artık zihinlerinde taşıdıkları ödemleri kaldıramaz hale geldiler ve bu ödemler, vücutlarının dışlarına sirayet etmeye başladı, 1960 lar da bedenler korkmaya başladı.







Millet olarak sosyal ve kültürel genetik kodlarımızdan dolayı, yakın teması çok sevdiğimizden midir, yoksa, Cuma günleri cami cemaatinin kalabalığından mıdır bilinmez.







Ödemi dışa vuran hastalık, cumhuriyetin ve milli kimliğin temelini oluşturan genel kitle ile ilk bulaşmalarını yaşamaya başladı.







1978-1980 yıllarında, içerideki tıbbi müdahale yetersiz kalınca memleket dışarıdan destekle tıbbi operasyon geçirdi.







1980 sonrası müşahede de olan, 29 EKİM 1923 te, sadece baş ağrısı çeken azınlık kitle, 1980 sonrası müşahede tedavi bekleyen ve hasta olan, zehirlediği bünyeleri toparlayıp yanına kattı.







Günümüze kadar genel milli kitleyi, zihnen gayri milli hale getirip, arka kapılarda etnik azınlık kitlenin önemini ön panda tuttu.







Ön kapıdan milliyetçiliği, ırkçılık olarak değerlendirip, inançsal düzeyde İslam’ın esaslarını da ayaklar altına aldı.







Geçmişte I-Murat zamanında kurulup, II-Mahmud zamanında zorla kaldırılan, devşirme Yeniçeri Ocakları mantığı izlendi.







Yalnız unutulan iki durumu fark edemediler-edemiyorlar halen;







Birincisi; Kaşgarlı Mahmud’un tarihe düştüğü şerh dir.







‘’ Ant içerek söylüyorum, ben Buhara’nın sözüne güvenilir imamlarının birinden ve ayrıca Nişaburlu bir imamdan işittim, ikisi de senetleriyle bildiriyorlar ki peygamberimiz kıyamet alametlerini, ahir zaman karışıklıklarını ve Oğuz Türklerinin ortaya çıkacaklarını söylediği sırada ‘’ Türk dilini öğreniniz; çünkü onların uzun sürecek egemenlikleri vardır’’ buyurmuştur.Bu hadis doğruysa –sorumluluğu kendilerinin üzerine- Türk dilini öğrenmek çok gerekli bir iş olur; yok, bu söz doğru değil ise o zaman akla göre gereklidir.’’(Kaşgarlı Mahmud / Divanu Lugati’t Türk / Çeviren: Mustafa S.KAÇALİN)







İkincisi; Millet Devletlerin asimile olamayacağı gerçeği. Yukarıdaki hadiste, ‘’OĞUZ TÜRKLERİ’’ demektedir. Yani asil bir IRKTAN bahisdir.







Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, gençliğe hitabında ‘’Ey Türk Gençliği’’ derken, özellikle ‘’TÜRK’’ demiştir, ‘’TÜRKİYE VATANDAŞI’’ dememiştir.







Bunun nedeni, Peygamberimizin hadisini, bildiğinin delilidir.







Ülke içerisindeki ‘’TÜRK MİLLETİ’’ artık bir karar vermeli, ‘’TÜRKMÜSÜN-TÜRKİYELİMİ’’.







Saygılarımla





Emrah BEKCİ



Araştırmacı Yazar









Yorumlar



















Aktif Ziyaretçi 19
Dün Tekil 909
Bugün Tekil 477
Toplam Tekil 2136854
IP 54.196.110.222






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by: