O KADAR ÇOK ŞEY… VE BİZLER… - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









O KADAR ÇOK ŞEY… VE BİZLER… - Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK
Tarih: 19.02.2013 > Kaç kez okundu? 1583

Paylaş


— O kadar çok şey biliriz (!) ki, mesel⠑katran’ kaynatılınca, onun ‘pekmez’ olacağını sanırız.



— ‘Putperest’ ve ‘putlara’ o kadar ‘karşıyızdır’ ki, büyük çoğunluğumuzun içinde ‘putlara karşı putlar’ vardır da, farkında olmayız!



— O kadar hayvan-severizdir (!) ki, yakalanan bir köpek balığına ‘canavar’ ve ‘katil’ gibi kötüleyici sıfatları yakıştırmakta bir sakınca görmeyiz.



— O kadar ahlâklı, o kadar ‘edep’ ve ‘âdap’ sahibiyizdir ki, yaptığımız her türlü ahlâksızlığın, edepsizliğin ve âdap-bilmezliğin farkında bile olmayız.



— O kadar çok ‘yol’ ve ‘yordam’ biliriz ki sayısı bilinmez. Ancak, öyle ki ‘yordamsızlığın’ ve ‘yolsuzlukların’ da birer ‘yol’ olduğunun farkında bile olmayız.



— O kadar dindarız (!) ki, devlet memuru olan bir imamımız, ‘namazda rükûda iken emekliliğim gelse, secdeye gitmeden emekli olurum’ diyebilmektedir.



— O kadar iyi seyircilerizdir (!) ki, oynayanların hep hatâ ve kusurlarını anında görür ve buluruz; ancak kendimiz oynağımızda, hiçbir hatâ ve kusuru kabullenmeyiz.



— O kadar tevazu (!) sahibiyizdir ki, yazdığımız kandil tebriklerine bile, kocaman kocaman, “Profesör, Rektör, Dekan, Vekil, Genel Müdür, Müdür” gibi unvanlarımızı büyük harflerle yazarız.



— Dost ve arkadaşlarımızı o kadar çok sever (!) ve sayarız (!) ki, onları rahatsız etmemek (!), işlerini engellememek (!) ve vakitlerini almamak (!) için aramak ve selâm vermek ihtiyacını hiç duymayız.



— Cep telefonlarını o kadar çok severiz ki… Hele hele gençlerimiz bunlara bayılırlar. Favorileri en son çıkan modellerdir. Karınları aç da olsa kuyruklarını dik tutar ve muhakkak bir AYFON–5 temin yollarını ararlar!



— Ramazan ayında iftar dâveti vermeyi o kadar çok severiz ki, bu dâvetleri lüks mekânlarda, 5 yıldızlı otellerde ve normal vatandaşın hiçbir zaman adım bile atamayacağı yerlerde varlıklı insanlara verir, sevap kazanır (!) ve mutlu oluruz.



— O kadar çok dindarız ki, abdesti bozan şeyleri, kutuplarda namazın nasıl kılınacağını ve orucun nasıl tutulacağını, seferi olma hallerini en ince ayrıntılarına kadar, ciltler dolusu kitaplarla tartışır, ama ‘imanı bozan’ şeyleri hiç tartışmayız.



— ‘Ölüm’ denen, hayatın ve kâinatın tek mutlak gerçeğinin, başkalarına her an gelebileceğine o kadar çok inanır ve iman ederiz ki… Ancak bu inancımız kendimiz için gerçekliğini kaybeder ve önümüzde daha çok ömrümüzün olduğunu düşünürüz.



O kadar çok severiz ki Allah’ı, O’nu hep gökyüzüne bakar oralarda ararız. Öyle ki, ‘Yukarıda Allah var’ deriz, ‘bizi oradan hep görüyor’ diye imada bulunuruz. Allah’ın mekândan münezzeh olduğunu ve gökyüzünde bile aramanın, O’na ‘sınır çizme’ anlamına geldiğinin farkında bile olmayız.



— O kadar çok vatanseverizdir (!) ki, ‘Vatan, Millet, Sakarya’ diye diye ömrümüzü harcar ve yıllarımızı eskitiriz. Fırsat geçip emelimize küçük bir kısmı ulaşınca da, onların üzerine oturur, kalkmak bilmeyiz. ‘Yasalara uygun’ olduğu için de onları ‘tapulu’ malımızmış gibi tepe tepe kullanır, ‘müktesep hakkım’dır deriz!



— O kadar ki, dünya nimetlerine hiç önem vermeyiz (!)… Ancak ‘dönerli bir makam’ bulunca da bizlere umut bağlayıp ‘koltuk’ verenleri, asıl görüşü ve onayı alınması gerekeni değil de, sözüm ona ehiller (!) ile istişare (!) ederek, onları terk etmekte hiçbir mahzur görmez, anında ‘iktisadî adam’, yani Latince seslendirilmesiyle, ‘homo-ekonomikus’ davranışı sergileriz.



— Toplumsal kuralları o kadar çok iyi biliriz (!) ki, meselâ kırmızı ışıkta geçer, yolda araç içinden dışarı sigara izmariti ve çöp atar, olur olmaz her yere tükürür, sakız atar, sokakta ve dolmuş içinde cep telefonu ile bağıra bağıra konuşur, herkese dinlenilmesi mecburi bir konferans veririz, ama medenî olduğumuzu (!) da göğsümüzü gere gerek ilân ederiz.



— O kadar kuvvetli (!), sağlıklı (!) ve dahi tutarlı (!) bir mantaliteye sahibizdir ki; Nurhayat Kızılkan’ın tespitiyle; “otomatiğe bağlanmış bir ‘ülkemiz kötü’ mantalitemiz oluşmuştur, ‘burada yaşanır mı? Deriz... “İşin tuhafı bunu söyleyenler, çoğunlukla hayatında başka bir ülkeye gitmemiş, mukayeseyi kendi gözü ile yapmamış insanlar arasından çıkar”...



— O kadar kavi ve sağlam demokrat, o kadar samimi milliyetçilerizdir ki, Necip Millet’imizin verdiği karara karşı boynumuz hep kıldan incedir (!). Onun verdiği her türlü kararın başımızın üzerinde yeri vardır (!). Ancak bu milletin % 95’inin verdiği bir karar, istediğimiz istikamette olmazsa, feryadı basarız ve o Necip Millet, ‘oduna-kömüre satılan’, ‘buzdolabı ve fırına tav olan’ ve ‘çıkarının esiri olan alçak millet’ haline gelir ve ‘tu kaka’ muamelesi görür. Varsa eğer ‘suç’, bunu hiçbir zaman başka yerlerde ve başka kişilerde aramayız.



— O kadar çok anma günümüz vardır ki hayatımızda, saymakla bitmez: Doğum ve ölüm günü, sevgililer ve nefretliler günü, analar ve babalar günü, erkekler ve kadınlar günü, kızlar ve oğlanlar günü, gençler ve yaşlılar günü, sakatlar, engelliler ve sağlamlar günü, doğrular ve eğriler günü… Ve evlilik günü gibi… Hepsini bunları çok, ama çok iyi biliriz…

Âhh, ah… Bir de, şu 'hesap günü’ denilen günü, yani ‘âhiret günü’nü bilebilseydik ne iyi olurdu!



Âhh, ah ki ne ah…

Ne bileyin ben, niye böyleyiz!

Siz biliyorsanız, siz söyleyin!





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 20
Dün Tekil 825
Bugün Tekil 443
Toplam Tekil 1635974
IP 54.167.165.157






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ben sadece asil bir ailenin evladı olmakla değil, fakat asil bir milletin evladı olmakla gururluyum.
(ATİLLA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu