Çukurova Üniversitesine Tahsis Edilen Arazilerin Tahsislerinin Kaldırılması ve Adana Kentinin Gelişimi Hakkında Görüş - Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Çukurova Üniversitesine Tahsis Edilen Arazilerin Tahsislerinin Kaldırılması ve Adana Kentinin Gelişimi Hakkında Görüş - Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ
Tarih: 11.02.2013 > Kaç kez okundu? 1533

Paylaş


Çukurova Üniversitesine Tahsis Edilen Arazilerin Tahsislerinin Kaldırılması ve Adana Kentinin Gelişimi Hakkında Görüş

Prof. Dr. İbrahim Ortaş,

Çukurova Üniversitesi, iortas@cu.edu.tr



Tartışma yoksa üniversite de yoktur

İki haftadadır cukurovaoed@googlegroups.com,ortamında bazı öğretim üyeleri üniversite arazileri üzerindeki tahsisin kaldırılması konusunu tartışıyorlar. ve özellikle de konu hakkında geniş bilgi talep ediliyorlar. Özelliklede Ziraat Fakültesi dışında tartışmayı başlatan hocalarımızın süreçten rahatsız olduklarını ve konu ilgili doğrudan bilgi edinmek istediklerini belirtiyorlar. Doğal olarak üniversitenin arazi sorunu salt üst yönetimlerin sorunu değil, tüm üniversitemizin, Adananın hatta insanlığın ortak sorunudur. Bu nedenle konunun acilen bütün yönleri ile kamuoyu ile paylaşılması ve herkesin doğru bir şekilde bilgilendirilmesi gerekmektedir. Tartışmayı hem üniversitemiz hem de Adananın sağlıklı gelişimi için çok önemsiyorum.



Maliye Bakanlığı Üniversiteye Arazi Üzerindeki Tahsisi Tek Taraflı Olarak Kaldırdı

Konu değişik vesileler ile kamuoyunun bilgisine sunulmuş olmakla birlikte daha net anlaşılması bakımından yeniden sorunu tanımlamakta fayda bulunmaktadır. Söz konusu süreç 31/03/2011 tarihinde Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin (ABTÜ) kuruluşu ile başlayan süreçte üniversiteye kampüs yeri arayışı ile ateşlendi. Elimize ulaşan bilgiye göre Çukurova Üniversitesi yönetiminin bulunmadığı, ancak Maliye, Kalkınma ve Milli Eğitim Bakanlıkları Müsteşarları, YÖK Başkan Vekili, Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürü, ABTÜ Rektörü, Adana Belediye Başkan Vekili ve Adana Valilisi’nden oluşan kurul yeni üniversite yerleşkesi için aşağıda belirtilen alanı uygun gördüğünü belirtmiş ve kurul üyeleri de imza koymuşlardır. Kurulun teklifinden sonra Maliye Bakanlığı adına Adana Defterdarlığı tahsisi Çukurova Üniversitesinde olan Adana İli Sarıçam ilçesi Balcalı Mevkiinde, üniversitemiz yerleşkesinde bulunan, mülkiyeti Hazineye ait, 203 ada 4 parsel numaralı 414,428 m2 yüzölçümlü taşınmaz ile mülkiyeti hazineye ve üniversitemize ait, 203 ada 2 parselde kayıtlı 1.376.257,55 m2 yüzölçümlü taşınmaz hazine hissesine karar verilmiş denilmektedir. Bunu takiben Çukurova Üniversitesi konuyu İdare Mahkemesine taşımış ve tahsisin kaldırılması durdurulmuş. Maliye avukatları konuyu yeniden dava etmişler ancak mahkeme yeniden tahsisin Çukurova Üniversitesinde kalması yönünde karar vermiştir.



Gerek Adana’daki sivil toplum örgütleri ve gerekse mahkemenin kararı ile davanın üniversite lehine olduğu düşüncesi ile üniversitenin arazilerine bir daha talepte bulunulmaz düşüncesindeydik. Maliye Bakanlığı Sayın Bakan Mehmet Şimşek beyin 12.12.2012 tarih ve B.07.0.MEG.0.13.00.00.310/01 3121-106857 sayılı yazısı ile Çukurova Üniversitesi yerleşkesinde Turunçgil Gen Bahçesi alanının da bulunduğu “203 ada, 2 parsel nolu ve 1376.257,55 m2 yüzölçümlü taşınmazın 685.240,00 m2’lik kısmı ile yine 203 ada, 4 parsel nolu ve 414.428,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın Çukurova Üniversitesine olan tahsisinin kaldırıldığını ve tahsisi kaldırılan alan Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesine kampüs kurmak üzere tahsis edilmiştir” ifadesi ile konu yeniden gündeme gelmiş oldu.



Tahsisin Kaldırılması Üniversite Özerkliğini Hiçe Saymaktır

Yukarıda belirtildiği gibi ilgili bakanlık müsteşarları ve YÖK Başkan Vekilinin Çukurova Üniversitesinin rızasını almadan üniversiteye bırakılan alan üzerindeki tahsisi kaldırmasına karar vermeleri her şeyden önce üniversite özerkliğini hiçe saymaktır. Üniversite tüzel kişiliğini dikkatte almadan kendisine tahsisli üzerinde eğitim ve araştırma yapılan bir alanın elinden alınması özerkliğe vurulmuş bir darbedir.

Söz konusu arazilerin üniversitenin elinden alınması, binlerce genetik materyalin elden çıkarılması, tarım topraklarının elden çıkarılması Ziraat Fakültesinin kamuoyundaki itibarının zayıflatılması, üniversitemizin kamusal görevini saygınlıkla yapmasına engel olacak ve bu durumda bütün taraflar, başta ülkemiz zarar görecektir. 1980’li yılarda güçlü bir üniversite öngörüsü ile buraya gelen nitelikli bilim insanlarının yarattığı etki ile halen üniversitemiz 170 üniversite içinde ilk 16-20. sırada bir üniversite konumundadır.

Biyolojik çeşitliliğin yok olduğu, bitki genetik materyalinin korunmadığı, toprağın amaç dışı kullanıldığı bir ortamda yaşamın da sağlıklı olmayacağı açıktır. İnsanlığın geleceği toprak ve bitki zenginliğinin varlığına bağlı olduğunu tarihsel bir görev olarak bilen bilim insanları için toprağın amaç dışı kullanımı temel ilkelerimiz ile çelişmekte olup amaç dışı kullanımı kabul edilemez.



Üniversitenin Görüşü ve Rızası Olmadan Araziler Üzerindeki Tahsisin Kaldırılması Üniversiteye de Adana’ya da Zarar Verecektir.



Adana için artıları ve eksileri yeterince tartışılmadan yeni üniversite için alınan karar Adana için zararlıda olabilir. Değişik vesilelerle ifade edildiği gibi yeni üniversitenin Ç.Ü. yanı başına kurulması bölgeyi sağlıksız bir büyümeye yönelecek ve artan talep ileride üniversite arazileri ve çevredeki diğer tarım topraklarının yerleşime açılmasına neden olacaktır. Bu nedenle Adananın yararına yeni bir cazibe merkez yaratmak ve önünü açmak için yeni Adana BTܒenin Adana'nın kuzey batısında tarımsal potansiyeli düşük araziler üzerine kaydırılması Adana için daha yaralı olacağını birçok bilim insanının düşündüğünü görüyoruz.

Adananın geleceğini planlayan yerel ve mülkü erkânın Adananın gelişmesine öncülük etmek istiyorsak ileride problem oluşturacak kentin gelişiminin önünü kapatacak girişimlerden kaçınmak ve daha uzun erimli projeksiyonlar geliştirmek gerekir. Bunun için geniş bir tartışma ve kamuoyu görüşünün alınmasında yarar bulunmaktadır.

Yaşanan gelişmeler doğadan, ekolojiden ve çevre bilincinden yoksun, aynı zamanda toprak değerleri ve mevzuatına aykırı şekilde, dahası bölgenin en gelişmiş üniversitesi ve bünyesindeki Ziraat Fakültesinin görüşleri alınmadan siyasal zorla el konulması bilimsel bir kuruma karşı yapılmış büyük bir haksızlığın ötesinde bu toprak değerleri, Adana ve Çukurova için de büyük bir kayıptır.



Kamu Yararı Tahsisin Çukurova Üniversitesinde Kalmasını Gerektiriyor

Yerleşik konumdaki Çukurova üniversitesi ulusal ve uluslararası alandaki taahhütleri gereği üniversitemiz kuruluş ilkesini geliştirerek bölgesel bir üniversite olarak rüştünü ispatlamış olup söz konusu kamusal görevini yerine getirmesi için tahsis edilen arazi üzerindeki genetik materyal dahil, tarımsal araştırma alanlarının bilimsel araştırma ve eğitim amacı ile üniversitede kalması gerekir. Aksi durumda ulusal ve uluslararası alanda kamusal görevi zedelenmiş olacaktır. Bu bağlamda söz konusu tahsisin üniversitede olması kamu yararının en iyi şekilde korunmasını sağlamaktadır. Yeni üniversite Çukurova Üniversitesinin himayesinde kurulmuş olup yeni üniversitenin kentin bir başka bölgesinde kurulması, güçlenmesi üniversitesizin de sevinçle karşılayacağı bir durum olacaktır. Bu alan üzerinde kurulması durumunda ise ister istemez yapılaşma paralel olarak gelecektir.

Maliye Bakanlığının tahsisi kaldırma yazısında kamu yararı ilkesinin dikkate alınması savı ileri sürülmüş ve başka bir üniversite yerleşkesi için kaynak tasarrufunda bulunulduğu belirtilmiştir. Kamu yararı dikkate alınacaksa mevcut hali ile üzerinde binlerce değişik bitki türü bulunan ve halen Adana’nın akciğeri olan kente sağlıklı nefes aldırtan ekili dikili alanın öncelikle kurulu planlı ve yerleşik üniversite olan Çukurova Üniversitesi tasarrufunda kalmasını gerektirmektedir. Kaldı ki yeni kurulan üniversitenin bu genetik varlığı ve tarımsal araştırmaları sürdürecek Ziraat Fakültesi de yoktur.

.



Ayrıca konunun modern kent anlayışı, sağlıklı toprak yönetimi, bilimsel ve insani anlayışla çözülmesini beklenirken hukuki yollara başvurulmasının bile bir şekilde baskılanmaya çalışılması ayrıca çok düşündürücüdür.



Sonuç olarak,

1. Mevcut hali ile dünyada sınırlı miktarda olan tarım topraklarının amaç dışı kullanımı bilimsel ilkelere aykırıdır. Yasal olarak da 5403 sayılı yasaya göre Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununa göre "Sulu Mutlak Tarım Arazisi" ve "Sulu Dikili Tarım Arazisi" niteliğindeki alanlar için alternatifi olmadıkça amaç dışı kullanıma açılamaz. Söz konusu alanın bina ve benzeri yerleşim yerine dönüştürülmesi bu bakımdan toprak koruma kurulu tarafından mutlaka yasaya uygun görülmeyecektir.

2. Adana gibi plansız gelişen bir kent için Çukurova Üniversitesi yerleşkesi önemli bir hava alma koridoru görevi yapmış ve kentin sağlığına katkıda bulunmuştur. Korunması ileride daha iyi anlaşılacaktır.

3.İç içe iki üniversitenin varlığı üniversite çeşitliliği açısında da uygun değildir. Her üniversite Adana’ya farklı bir çeşitlilik ve zenginlik katmalıdır. Bu nedenle farklı mekânlarda farklılıklar oluşturmaları önemsenmelidir. İyi düşünülmemiş bir yapılanama ileride Adananın gelişimini olumsuz da etkileyebilir.

4. Adana kentinin trafiği özelikle Seyhan-Yüreğir arasında sorunlu olmakta iki üniversitenin aynı alanda olması, kent trafiği açısından sorunlu bulunmaktadır. Bu konu başta kent yöneticilerinin öncelikli alanı olmalı sonrada bizler gibi zamanın önemli bir kısmını trafikten geçirenler için ileride daha da sorun oluşturacaktır.

5. Üniversite özerkliğine saygı gösterilmelidir. 1969 yılında üniversite kurulsun diye Çukurova Üniversitesine hibe edilen bu alanların bugün üniversitenin bilgisi dışında elinden alınması üniversite özerkliği ve tüzel kişiliğine karşı yapılmış bir haksızlıktır.



Bir kez daha yeni ABTܒsine karşı değiliz, yerleşke için istenen yerin tarım toprağı olması ve üniversite ve kent kültürüne katkı yapmamasına karşıyız. Tarıma uygun olmayan bir alanda kentin planlanmasına uygun gelecekte kente zenginlik katacak bir şekilde yeni bir yerleşkenin bulunması önemlidir. Adana kentinin küçük hesaplar ile değil daha gelişmiş, refahı yüksek, yaşanabilir bir kent için sağlıklı planlamaya dayalı bir yapıya kavuşması gerekir. Ranta değil insan ve doğaya önem veren yaşanılabilir ve yönetilebilir bir kent için Çukurova Üniversitesi yerleşkesinin bütünlüğü korunmalıdır. Özetle ilgililerin bu konuya bilimsel ve ekolojik açıdan önem vererek karar vermelerini bekliyoruz.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 825
Bugün Tekil 88
Toplam Tekil 1635619
IP 54.158.83.210






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ben sadece asil bir ailenin evladı olmakla değil, fakat asil bir milletin evladı olmakla gururluyum.
(ATİLLA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.692 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu