MAKܒDEN: Asım’ın Sesi - Prof. Dr. İsa KAYACAN - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









MAKܒDEN: Asım’ın Sesi - Prof. Dr. İsa KAYACAN
Tarih: 31.01.2013 > Kaç kez okundu? 1756

Paylaş


Kısa adı MAKÜ olan, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi başarılı eğitim tablosuyla göz doldurmaya devam ediyor.

Yenilerde bir bülten, dergi geldi MAKܒden. “İstiklalden İstikbale Asım’ın Sesi” adıyla, pırıl pırıl baskısı ve zengin içeriğiyle ciddi bir yayın, bülten, dergi özelliği taşıyor. Hele, Burdur çıkışlı olunca, mutluluğumu artırdı her Burdur sesi, Burdurlu sesi gibi.

104 büyük sayfayla yazı ve haberleriyle “işte dergicilik” dediğimiz Asım’ın Sesi, devletimizin kurucusu yüce Atatürk’ün bir fotografı ve; “Dünyada her şey için medeniyet için, başarı için en gerçek yol gösterici, ilimdir, fendir” cümlesiyle başlayan uzunca bir görüşle söze başlanmış.

Mehmet Akif Ersoy’un bir fotoğrafı ve şiirlerinden aşağıdaki dörtlükle devam edilmiş:

Alınız ilmini Garb’ın, alınız san’atını,

Veriniz hem de mesainize son süratini.

Çünkü kabil değil artık yaşamak bunlarsız;

Çünkü milliyeti yok san’atın, ilmin; yalnız.

Rektör, Prof. Dr. Mustafa Saatcı’nın bir sunuşu, takdimi var “Korkma” başlığıyla. Bir yerinde; “Genç Üniversitemiz bir ilke daha imza atamanın haklı gururunu bültenimizin ilk sayısı ile yaşıyor. Üniversitemiz açmış olduğu ve eğitim verdiği her biriminde iddialıdır ve bu iddiası her geçen gün artarak devam edecektir. ‘Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi yaparsa iyisini yapar’ sözü bizim sloganımız olacak ve bu doğrultudaki çalışmalarımız hız kesmeden devam edecektir” denilişi, dikkat çekiyordu. Gerçekten, MAKÜ bizim için, Burdurlular için bir gurur tablosudur. Kurulmadan önceki heyecan ve gayretlerimizi hatırlıyor, bugünlerdeki sevinç, mutluluk ve gururla birleştiriyoruz.

Asım’ın Sesi’nin ilk sayısı masamda. Sahibi: Prof.Dr. Mustafa Saatcı. Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Doç.Dr. Zafer Gölen, Yayın Koordinasyonu: Burcu Doğan, yedi isim ve imzadan oluşan yayın kurulu var. Diğer alanlarda görev yapan isimlerin varlığında da sözedelim. Bülten içinde, dergi içinde imzaları bulunanlardan sözedelim bir sıralama ile:

Doç.Dr. Zafer Gölen, Yrd. Doç. Dr. Nihat Karaer, Şevkiye Kazan Nas, Yrd. Doç.Dr.Kadir Şeker, Yrd. Doç.Dr.Hatice Ekinci, Yrd. Doç.Dr.Hüseyin Metin, vd. Bu arada, dergi içindeki Üniversite çıkışlı haberler geniş olarak karşımıza çıkıyor. Bir anlamda, habercilikle de Üniversite bünyesindeki olup-bitenler gözler önüne serilmiş oluyor.

Böyle bir bültenin, derginin yayınlanmaya başlaması, MAKÜ açısından önem ve anlam taşımaktadır. Bu sevinç ve mutluluğumu burada belirtmek, kaydetmek istiyorum.

GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Değişimi başlatanların ilk işi, alışkanlıkları ortaya çıkarmaktır; onları değiştirmeye çalışmak değil. (Gary Hamel)

2. Bütün devletler hazımsızlıktan ölür. (Napoleon)

3. Bugünün işinin dünün metodları ile yapabileceğine inanmıyorum. (Nelson Jackson)

4. Bir iş açmak çok kolaydır; zor olansa onu açık tutmaktır. (Çin atasözü)

5. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak saldırı, hiç saldırmamaktan daha kötüdür. (Atatürk)



Gülpınar Dergisinde Edebi portreler

Prof. Dr. İsa KAYACAN

Araştırma, inceleme.. Sonunda değerlendirme olarak ortaya konulanların zorluğunu kabul edenlerdenim.

Dr. Salih Okumuş, Sabit Bayram imzalı “Gülpınar Dergisinde Edebi Portreler” adlı araştırma 192 sayfayla Ordu’da Serüven Kitap yayınları arasında Günyüzü görmüş.

Güzide Gülpınar ve Bilal Taranoğlu çiftinin evlatları gibi büyütüp, aylık yayınlanışıyla 349. sayısına ulaşan, kültür, sanat ve edebiyat dergisi ‘Gülpınar’ın başlangıç yıllarından kapanış yıllarına kadar sayfalarında imzası bulunan kalem sahibi olarak söylemek isterim ki: Güzide Taranoğlu, kızlık soyadı olan ‘Gülpınar’ı bir dergi adıyla Mayıs 1976’da yayınlamaya başlar. Burada, Güzide hanımın yanında, dimdik duran, dağ gibi görüntüsüyle destek olan rahmetli eşi Dr. Bilal Taranoğlu’nun varlığı Gülpınar’ın doğuşunu, yaşayışını sağlamıştır.

Sabit Bayram, Güzide Taranoğlu, Gülpınar Dergisi’yle ilgili araştırmalarını sürdürürken Ankara’daki araştırmalarında yardımcı olma gayretim olmuştu. Elimizdeki, masamızdaki ‘Gülpınar Dergisinde Edebi Portreler’ adlı kitabın önsözünde, Gülpınar dergisiyle ilgili bazı bilgiler veriliyor. Bir yerinde:

-‘Çalışmamızda, derginin 1976-2005 (1-39) sayılarını esas aldık. Bazı bölümlerde özellikle konuşa açıklık getirmek için başka kaynaklara başvuru gereğini duyduk. Derginin muhtelif sayılarındaki bazı edebi şahsiyet incelemelerine yüzeysel ve kitap tanıtımı şeklinde olmaları nedeniyle yer vermedik’ deniliyor.

Gülpınar Dergisinin 348 sayısında 1848 farklı yazar ve şairin olduğu ifade ediliyor. Derginin edebi muhitinde dikkati çeken en önemli ismin, derginin kurucusu Güzide Taranoğlu olduğunun altı çiziliyor.

Ayrıca, Enver Tuncalp Rüştü Burlu, H. Fethi Gözler, Burhan Sadık Yalçın, Ahmet Ayberkin, Abdülkadir Güler, Abdullah Satoğlu, İbrahim Agâh Çubukçu, İsa Kayacan, Mualla Anıl, Hüsnü Yurdusev, Yılmaz Aybar ve Muhsin Durucan’ın dergiye en çok yazı kazandıranlar oldukları vurgulanıyor.

Yedi bölümde incelenen, sayfalara aktarılan Gülpınar Dergisi incelemelerinde; Klasik edebiyata mensup şairler, Halk Edebiyatına mensup şairler, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e yeniliğin temsilcileri, dış Türkler ve yabancılar, Bilim insanları, müzisyenler ve ressamlar, başlıkları altındaki görüşlerle çok önemli ve kalıcılığı yüksek görüşler ortaya konulmuş. Sonuç bölümü ve kaynakça başlıkları altında da detaylı bilgi ve bilgiler sergilenmiş.

Sonuç başlığı altında verilenlerden bazı görüşler: Gülpınar, ilk sayısından son sayısına kadar Milli edebiyat anlayışından ayrılmaz. Milli kültür ve şuurun savunuculuğunu yapar. Gündemi belirlemek, büyük etkiler uyandırmak gibi iddiaları bulunmayan Gülpınar, daima sessiz ve derinden giderek, bilhassa gençlere bir okul olur, denilişi doğru bir tespittir.

Sayfalarda, bölümlerde, yazıları incelenenlerin, kısa cümlelerle ve dipnot olarak verilişi bilimsel bir çalışmanın ortaya konuluşunu göstermektedir. Gülpınar Dergisi ve Güzide Taranoğlu için önemli, anlamlı ve kalıcı bir çalışmayı gerçekleştirdikleri için Dr. Salih Okumuş ve Sabit Bayram adlı araştırmacılığımızı kutluyor, tebriklerimi sunuyorum. Araştırmanın, 13, 14, 15, 16, 20, 21, 61, 93, 104, 105, 108, 119, 123, 126, 130, 182, 183. sayfalarıyla, kaynakça bölümünde İsa Kayacan yayınlarından söz edildiği için, mutluluk duyduğumu belirtiyor teşekkürlerimi sunuyorum.





Hacıbektaş Veli Kültür Derneğinden üç kitap

Prof. Dr. İsa KAYACAN

Merkezi Hacıbektaş/Nevşehir’de bulunan Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği yayınları arasında Günyüzü görmüş üç ayrı kitap var masamda. Bu kitaplar, değerli dostum Hayrettin İvgin tarafından bana ulaştırıldı. Kitaplar sırasıyla:

1.ULUSLARARASI HACIBEKTAŞ AŞURE GÜNÜ

Kitap, Merkezi Ankara’da bulunan Kültür Ajans’da hazırlanmış 128 sayfalık kitabın sunuşu, Hacıbektaş Veli Kültür Derneği 2. Başkanı Mustafa Özcivan’a ait. Buranın bir yerinde, “Aşure hep birleştirici olmuştur. Aşure hep paylaşmanın simgesi olmuştur. Anadolu Aleviliğinin olmazsa olmaz ritüellerinden en önemlisidir aşure; Muharremin 10. günü başlayan Hz.Hüseyin’in şahadeti anısına tutulan matem orucunun bitiminde yapılan ve dualanarak dağıtılan bir anma çorbasıdır, anma tatlısıdır” deniliyor.

Önsöz Prof. Dr. Hayrettin İvgir’e ait. İvgin hoca, “Bu kitap; özellikle Aşure konusunda gerçekleştirilen panelin konuşmalarını içermektedir” diyor. Panele konuşmacı olarak; Hasan Klavuz, Doç.Dr. Nezaket Hüseynova, Doç.Dr. Robert Langer, Cavit Mürtezaoğlu, Necati Şahin, Ekber Goşalı Yolcuyev, Piri Ere, Hıdır Temel, Doç.Dr. Rıza Yıldırım, Fevzi Ekrem Terzioğlu, Prof. Dr. Hayrettin İvgin, Abdülali Mücazi, Şemsettin Küzeci.

2. ULUŞLARARASI HALK OZANLARI HACIBEKTAŞ BULUŞMASI

Hacıbektaş Veli Kültür Derneği yayınlarının 6. olarak 208 sayfayla yayınlanmış. Önsöz, Hacıbektaş Veli Kültür Derneği Başkanı Nafiz Ünlüyurt’a ait. Önsözün girişinde, “Büyük ozan Mahsuni anısına düzenlenen etkinlikle başlatılan fuluslararası Halk Ozanları Hacıbektaş Buluşması, bu yıl da Aşık Daimi anısına düzenlenen anlamlı bir etkinlikle yürüyüşünü sürdürdü” deniliyor.

Şiir yarışması ve sonuçlarından sözediliyor. Birinci İsmail Nar, İkinci Feyzullah Seçkin, Üçüncü Selami Yağar. Ayrıca mansiyon alanlar da var. Bir de panel gerçekleştirilmiş. Kemal Bülbül’ün sunuculuğunda değişik kişilerin konuşmaları ve panelist olarak ortaya koydukları görüşler var kitap içerisinde.

UĞUR MUMCU’YA SAYGI VE FAİLİ MEÇHULLER

Hacıbektaş Veli Kültür Derneği yayınlarının 4 ncüsü olarak kitaplaştırılmış. 96 sayfayla şekillendirilen kitap, Uğur Mumcu’ya saygı ve faili meçhiller adıyla gerçekleştirilen panelin sözleriyle geniş bir fotoğrafı olarak görülüyor.

İlk sayfalarda, Ali Kaim, Fikri Sağlar, Prof.Dr.Hayrettin İvgin imzalarıyla ortaya konulan görüşlerle başlıyor. Panelin sunucusu Ali Kaim. Konuşmacılar var değişik isim ve imzalardan meydana gelen. Kitabın arka sayfalarında da fotoğraflar var yine panelle ilgili.

Kitabın arka sayfasında, Uğur Mumcu’nun ünlü sözü, hatırlatması yeralıyor. Bu söz: Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenen bir suçtur.(U. Mumcu)

GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Değişimi başlatanların ilk işi, alışkanlıkları ortaya çıkarmaktır; onları değiştirmeye çalışmak değil. (Gary Hamel)

2. Bütün devletler hazımsızlıktan ölür. (Napoleon)

3. Bugünün işinin dünün metodları ile yapabileceğine inanmıyorum. (Nelson Jackson)

4. Bir iş açmak çok kolaydır; zor olansa onu açık tutmaktır. (Çin atasözü)

5. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak saldırı, hiç saldırmamaktan daha kötüdür. (Atatürk)





Samsunlu Aşık Kemali Bülbül’de dünyasını değiştirdi

Prof. Dr. İsa KAYACAN

Vefatla aramızdan ayrılanların ardından yazmak, görüşlerimi ortaya koymak beni hep üzmüştür, tarifi mümkün olmayan duygulara kapılmışımdır, karmaşık düşünceler beni sımsıkı sararken, nefes alamaz hale gelmişimdir.

Ankara’daki uzun süren yıllarında, hep birlikte olduğumuz, bugün yetişmiş torun sahibi olmuş çocuklarının minik yaşlarından itibaren Samsunlu Aşık Kemali Bülbül dostluğunu yaşamaya başlamış birisi olarak, Kemali Bülbül isminin, imzasının yanında ayrı bir yeri ve önemi olduğunu hep yaşayageldim.

Ankara’daki yıllarını tamamlayıp, doğum yeri Samsun’a döndüğü günden itibaren de, hemen her hafta, hatta haftada birkaç kez telefonla görüştüğümüzü, genellikle benim özel hayıtmda değişiklik olup olmadığını sıklıklı sorduğunu, “Kabahat sende, sen tembel davranıyorsun” diye yorum ve sitemde bulunduğunu hatırladıkça, onun dostluğunun ne kadar önemli ve candan olduğnu görmenin sevinç ve üzüntüsüyle yaşadığımı belirtmek istiyorum. Şimdi, rahmetli Samsunlu Aşık Kemali Bülbül’ün biyografisine bakalım:

SAMSUNLU AŞIK KEMALİ BÜLBÜL

Samsunlu Aşık Kemali Bülbül’ün asıl adı Kemal Bülbül’ür. Annesinin adı Zekiye, Babasının adı ise Recep’tir. 10 Mart 1928 tarihinde Samsun’un Kavak ilçesi Kozansıkı köyünde dünyaya geldi. 1939 yılında babasını, 1943 depreminde de birçok yakınını kaybetti. İlkokuldan sonra okuma imkanı bulamadı. Depremin köydeki hayatı alt-üst etmesinden sonra Samsun merkeze geldi.

Burada Cavit Coşkun dere’nin yayınladığı “Ali Baba” Gazetesinde muhabirliğe başladı. 1946 yılında ilk şiir kitapçığı “Kırık Sesleri” yayınladı. Aynı yıl İstanbul’a giden Kemal Bülbül’ün basın-yayın dünyasıyla ilişkisi artarak devam etti. Burada “Türk Çocuklarına Ahlaki Öğütler-1949) ve “Güzel İstanbul’dan İlhamlar-1950” yayımladı. 1950 yılında “Kore Destanları” adlı kitabını yayımladı. Ocak 1951’de “Torun” adlı iki sayı yanlayabildiği mizahi gazetyei çıkardı. 1951 başlarında Samsun’a geri döndü ve 11 Şubat 1952 tarihinde Hanife hanımla evlendi.

Samsun’da yayınlanan “Büyük Cihat” adlı gazetenin sorumlu müdürlüğünü üstlenen, şiir ve yazılarını yayınlamaya başlayan, 1952 yılında Yazı İşleri Müdürlüğünü üstlendiği “Vicdan Sesi” Gazetesinin yayımını başlatan Kemal Bülbül, bazı yazılarından dolayı mahkemelerde yargılandı.

1961 yılı başlarında Ankara’ya gelen, bazı gazetelrde çalışan, Kemali Bülbül 1970 yılında Tarım Kredi Kooperatiflerinde çalışmaya başladı. 1972 yılında Emlak Bürosu açtı. 1974 yılında, Halk Ozanlarını Tanıtma ve Eserlerini Yaşatma Derneğinin Kurucuları arasında yeralan Kemali Bülbül, 1975 yılında siyasetle ilgilenmeye başlayarak, Milliyetçi Hareket Partisinin 2. Başkanı, 1974 yılında da MHP’nin Kavak Belediye Başkan adayı oldu.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde işçi olarak beş yıl çalışan 1993 yılında SSK’dan emekli olduktan sonra tekrar Samsun’a dönen Kemali Bülbül, Türk Kooperatifçilik Kurumu Folklor Araştırmaları Kurumu v e Türkiye İlam ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği başta olmak üzere onlarca kuruluşun üyeleri ve yöneticileri arasında yer alan Kemali Bülbül 14 ayrı kitap yayınladı. Hayatı, sanatı ve şiirlerinin yer aldığı 418 sayfalık Dr. Şahin Köktürk’ün araştırıp yayınladığı “Samsunlu Aşık Kemali Bülbül” adlı kitap da, Kemali Bülbül geniş olarak ve bilimsel açıdan geniş olarak anlatıldı.

Samsunlu Aşık Kemali Bülbül, 23 Eylül 2012 tarihinde sabaha karşı Samsun’da vefat etti. Aynı gün 23.09.2012) Samsunda Büyük Camide öğle namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra Kıran Köyü mezarlığında toprağa verildi.

Murat Duman’dan “Nerdesin?”

Prof. Dr. İsa KAYACAN

04 Eylül 2012 tarihinde ameliyat olmam nedeniyle, duygularını mısralara döken şair, araştırmacı Murat Duman’ın “Atatürk Araştırma Hastanesinde ağır bir ameliyat geçiren saygı değer edebiyatımızın unutulmaz ustası, gazeteci, şair, yazar ve daha önemlisi edebiyat aşığı mükemmel insan, aşağıda yazdığım şiirin her kelimesini fazlasıyla hak eden Prof. Dr. İsa Kayacan hocama sonsuz saygılarımı sunarken sağlıklı olarak aramızdaki o güzel köşesinde okurlarına kavuşmasını yüce Allahtan niyaz ediyorum (Murat Duman, Ankara 06.09.2012) notu ve duyguları için teşekkür ediyorum, “Neredesin?” başlıklı şiirini aşağıya alıyorum efendim:



NEREDESİN?

Prof. Dr. İsa Kayacan hocama ithaftır

Şu rüzgarlı sokağın rüzgarı esmez oldu,

Gözlerim seni arıyor hocam şemdi nerdesin..?

Sohbetler dil vermiyor hasretin kalbe doldu,

Yüzlerim seni arıyor hocam şimdi nerdesin..?



Hastaneye sermişsin yaraların derinde,

Sevenlerin hüzünlü gamlanır kederinde,

Okurların köşende seni bekler seferinde,

Sözlerim seni arıyor hocam şimdi nerdesin..?



Kimlere teslim ettin, sevgi dolu köşeni,

Sakın asla kaybetme ilim sunan neşeni,

Bizlerden uzak kalsın yanlış yolda koşanı,

Hazlarım seni arıyor hocam şimdi nerdesin..?



Yanından ayrılmadı iki yavrun Filiz Gül,

Babalar sevilmez mi onların değirin bil,

Gündüz gece başında perişan hem de sefil,

Hazlarım seni arıyor hocam şimdi nerdesin..?



Sapa sağlam ayakta ömür sür kana kana,

Allah’ım şifa versin sen lazımsın cihana,

Bu dünya çok fanidir yazalım haktan yana,

Gizlerim seni arıyor hocam şimdi nerdesin..?



Dumanoğlu hüzünde haktan sağlık diliyor,

Yine sohbet edeceğiz inan kalbim biliyor,

Ahdi vefa bilmeyen sahte dostlar gülüyor,

Nazlarım seni arıyor hocam şimdi nerdesin..?

*

Not: İsa Kayacan’a yazılan 281. şiir



GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Dünyada ümit bir direktir. (Fuzuli)

2. Her istediğini elde edememek, mutluluğun ayrılmaz bir parçasıdır. (B. Russel)

3. İnsan uçurumun kenarına varmadan kanatlanmaz. (Kazancakis)

4. Her ferdi, hatta her topluluğu, hoşlandığı yem ile avlarlar. (H. Rahmi Gürpınar)

Orhan Şaik Gökyay 2012 Ödülü Osman Baş’a verildi

Prof. Dr. İsa KAYACAN

Ödüllerin yerli yerince verilmesi halinde, anlamı oluyor, ses getiren bir değerlendirme olarak görülüyor.

02 Aralık 1994 tarihinde vefatla aramızdan ayrılan edebiyatımızın ünlü şair ve yazarlarından, Devlet Sanatçısı Orhan Şaik Gökyay’ın aziz anısını yaşatmak için, 2001 yılında eşi Ferhunde Gökyay ve öğrencisi Kudret Ünal tarafından ihdas edilen “Orhan Şaik Gökyay Şiir Ödülü” 2012 yılındaki başarılı yayın çalışmaları nedeniyle, Yeni Türk Şiiri Şairi eğitimci, yazar Osman Baş’a verildi. Bu kararın isabetli bir değerlendirme olduğunu buradan hemen kaydedip, Osman Baş kardeşimizi kutlayalım.

Prof.Dr. İsmail Parlatır’ın başkanlığında, Prof. Dr. Naciye Yıldız, Nail Tan, Hayrettin İvgin ve Kudret Ünal’dan oluşan seçici kurulun, ödül için başvuran 22 şiir kitabı üzerinde yaptıkları değerlendirme sonunda, 2012 yılında Akçağ yayınları arasında Günyüzü gören “Har-ı Bülbül” adlı şiir kitabı dolayısıyla ödülün şair Osman Baş’a verilmesi kararlaştırılıyor.

Orhan Şaik Gökyay 2012 Şiir Ödülü, geçtiğimiz günlerde, Gazi Üniversitesi Konferans salonunda düzenlenen törenle Osman Baş’a verildi. Osman Baş kimdir, kısaca bir göz atalım:

1959 yılında Tokat’ta doğdu. Liseyi Pamukpınar Öğretmen Lisesinde, Eğitim Enstitüsünü Sivas’da bitirdi. Hakkari Yüksekove Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, Erbaa Endikpınar köyü Karayaka kasabasında öğretmen ve yönetici olarak görev yaptıktan sonra, 1994 yılında Gazi Üniversitesi Eğitim Birimleri Fakültesi Eğitim Yönetimi Teftişi Planlaması ve Ekonomisi Bölümünden mezun oldu. Tokat Milli Eğitim Müdürlüğünde İlköğretim Müfettişi olarak görev yaparken, 15 Temmuz 2002 tarihinde Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı Bakü TİKA program Koordinatörü olarak gönderildi. 14 Mart 2003 tarihine kadar Bakü’de başarılı hizmetler verdi. Azerbaycan’daki görevi sırasında fahri doktor unvanı alan Osman Baş, halen Ankara Milli Eğitim Müdürlüğünde, İl Eğitim Denetmeni olarak görevini sürdürüyor.

Karabağ’da Şuşa şehrinin hemen yakınında, Çıdır Ovası’nda, Har-ı Bülbül isimli bir çiçek yetişiyor. Osman Baş’ın şiir kitabının adı bu çiçekten gelmektedir. Çıdır ovasında Har-ı Bülbül şimdi Ermenilerin işgali altındadır.



GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Dünyada ümit bir direktir. (Fuzuli)

2. Her istediğini elde edememek, mutluluğun ayrılmaz bir parçasıdır. (B. Russel)

3. İnsan uçurumun kenarına varmadan kanatlanmaz. (Kazancakis)

4. Her ferdi, hatta her topluluğu, hoşlandığı yem ile avlarlar. (H. Rahmi Gürpınar)



















Aydın’dan ‘Şafak’ Gazetesi

Prof. Dr. İsa KAYACAN

Gazetelerimizle ilgili seri yayınımızı sürdürürken bugün gündemimizde olan gazete, Aydın ilimiz merkezinde yayınlanan ‘Şafak’ Gazetesi:

Şafak Gazetesinin 1001 ve 1006 ncı sayıları masamda. 12 normal sayfayla Günyüzü gören, okurlarıyla buluşan Şafak Gazetesinin sayfalarına dönmeden önce, kimliğine şöyle bir bakalım:

İmtiyaz sahibi: Yalçın Yıldırım, Sorumlu yazı işleri müdürü: Muhammet Ali Rıza Öziş, Tlf: 0542 537 66 70

Şafak Gazetesinde yerel, bölgesel haberler ağırlıklı olarak karşımıza çıkıyor. Yalçın Yıldırı, Ganimet Yıldırım, İsa Kayacan, Nevzat Laleli, Nurullah Aydın, Mustafa Nevruz Sınacı, Erhan Tığlı, imzalı makaleler dikkat çekiyor.

Önce şafak Gazetesinde yerel, haber.erden bazı başlıklar aktararak devam edelim istiyorum efendim:

- Nazilli Birlik’te neler oluyor?/ Wıkı skandal/Vekilleri geren tartışma/En hayırlı hizmet,

- Kuşadasında göz kamaştıran düğün/1500 öğrenciye eğitim yardımı/NATO’dan ABD gezisi,

- Üç açılış birden/İMO’dan seminer/Zam protestosu/Terör lanetlendi/Demirdöküm’de değişim rüzgarı Nezille’de esti,

- Otel plajları halka açılacak/’Sabuncu Mehmet’vefat etti. Çine Mehmet Tuncer’i uğurladı,

- Çin’de yol eylemi/İtfaiye haftası kutlandı/Koruma amaçlı imar planı, Anıtlar Bölge kurulunda onaylandı, sorun çözüldü.

- Bir tarih yok oluyor/Kuşadasında 2. marka otel/Altınkaya ailesinin mutlu günü/Türk-Yunan ticaret işbirliği,

- Aydın ürünleri tanıtıldı/Az konuşur çok iş yapar/Araziler hacizli ve ipotekli.vd.

Sıra makale yazarlarından birer ikişer cümle almaya geldi.

1- Nazilli Belediyespor 3. ligde şampiyon olarak 2.lige yükseldi. Belediye Başkanı Haluk Alcık’ın bu başarıda büyük payı var. Öncelikle kutluyorum (Yalçın Yıldırım)

2- Yazmak kolay mı, zor mu bilmem ama tehlikeli iştir. Çünkü her yazdığınızla birilerini kızdırabilirsiniz (Ganimet Yıldırım)

3- Yıllardır gözlediğim bir gerçek Dursun Erkılıç’la ilgili. O, pek çok haberin içine, şiirsel anlatımlar da yerleştirir( İsa Kayacan)

4- Son zamanlarda ülkemizde ve dünyada acayip (bilinmeyen) şeyler olmaktadır (Nevzat Laleli)

5- Kurucu unsurun 1923’lerde dünyaya verdiği: ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ mesajı, esas itibariyle ‘Hızır ol cenge her daim, ister isen âlemde sulh-ü salâh’ anlamında (Mustafa Nevruz Sınacı)



GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Dünyada ümit bir direktir. (Fuzuli)

2. Her istediğini elde edememek, mutluluğun ayrılmaz bir parçasıdır. (B. Russel)

3. İnsan uçurumun kenarına varmadan kanatlanmaz. (Kazancakis)

4. Her ferdi, hatta her topluluğu, hoşlandığı yem ile avlarlar. (H. Rahmi Gürpınar)



Kürtlerin (Kürt Türklerinin) Sosyo-politiği

Prof. Dr. İsa KAYACAN

Tamer Abuşoğlu, Gaziantep ilimiz merkezinden sesleniyor. Yayınladığı kitaplarıyla dikkat çeken bir isim ve imza. Önce bize ulaşan şiir kitaplarının sayfaları arasındaki gezintilerimiz sonucu gördük ki, Tamer Abuşoğlu güçlü bir şair, güçlü öe kalıcı eserlerin altına imza atan bir kalem sahibi.

Son yayınladığı ve bize gönderdiği kitabının tam adı: Büyük Oğuz çadırının gölgesindeki Kürtlerin (Kürt Türklerinin) Sosyo-Politiği.

112 sayfalık kitap, merkezi Ankara’da bulunan Yıldız Yayıncılık kitapları arasında Günyüzü görmüş.

Elimizdeki kitap, Tamer Abuşoğlu’nun 15. kitabı olarak karşımıza çıkıyor. Abuşoğlu’nun iki sayfalık bir önsözü var 5 ve 6. sayfalarda yeralan. Buranın bir yerinde: “İki kutuplu dünya düzeneğinin gerekleriyle Soğuk savaş yıllarına ait koşulların yerini alan Batı Bloğu’nun hegemonyacı anlayışını birbirine çırptığınızda elde edeceğiniz elektrik günümüz koşullarını izah etmeye yetecektir” deniyor.

Kitabın adı olan cümlenin altında, 7. sayfanın üst kısmındaki başlangıç cümleleri: CIA’nın Ortadoğu Masasına bağlı uzmanlar tarafından kurgulanmış düzmece bir tarih ve laboratuar ortamında üretilmiş yeni ve sun’i milletler”..

Kitabın içindekiler bölümüne baktığımızda, gördüğümüz bazı başlıkların sıralanışını şöyle görmekteyiz:

Kürtlerin Türklüğü/Zazaların Türklüğü/Kürt dilinin Türkçeye yakınlığı ve kök birliği/Kürtler ve Türkler, Hutular ve Tutsiler/Kürtleri özgürleştiren Kemalist devrimlerdir/Bölücü Kürtçülüğün Emperyalizmle ittifakı,

Kürtlerin milli kahramanı Mustafa Kemal’dir/Abdullah Öcalan’ın Şeyh Sait itirafı/Türklerin ikinci milletleşme serüvenine PKK’nın sağladığı katkı,

Kürk-Ermeni ve Haçlı ittifakı/Toprak reformuna duyulan ihtiyaç/Ermenilerin Türkiye’yi kündeye getirme çabaları/Sovyet tarihçi Zavriyev’in tespitleri/İsyanların ana karakteristiği, işbirlikçi genetik yatkınlık,

Sovyetlerin öngörüsü/Gürcü komünistlerin karşı devrimci Kürt isyanlarına cevabı vd.



GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Öğüt, insanın cevabını bildiği ama unutmak istediği soruyu sormasıdır. (Erica Jong)

2. Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin. (Nazım Hikmet)

3. Evren atomlardan değil hikayelerden meydana gelmiştir. (Muriel Rukeyser)

4. Bir babanın çocuklarına verebileceği en büyük hediye annelerini sevmektir. (Anonim)





















Aydın Efesi Dergisi

Prof. Dr. İsa KAYACAN

Dergilerin sayfalarındaki gezintimi sürdürüyorum. Bir anlatım, yayın serisi içinde ele aldığım dergilerden biri, bugün gündemimde olanı, Aydın ilimiz merkezinde iki ayda bir yayınlanan, kültür, sanat, edebiyat dergisi: ‘Aydın Efesi’ adlı olanı efendim.

Aydın Efesi Dergisinin 9 ncu sayısı masamda. Kimliğine bakıyorum: Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Şükrü Öksüz, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Güner Dokuyucu, Genel Koordinatör: Ali Haydar Öztürk, Sayman: Savaş Sarıkaya, Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü: Mehmet Orhan, Reklam Müdürü: Özlem Algün Akdağ. Yedi kişilik bir yayın kurulu var. Şimdi elimde, masamda bulunan Aydın Efesi Dergisi sayısında imzaları bulunanlardan bazı isim ve imza sıralayalım herhangi bir ayırım yapmadan:

Şükrü Öksüz, İsa Kayacan, Hayrettin İvgin, Tülay Sarayköylü, Nurdane Uzun,Yücel İpek, M. Kemal Yılmaz, Muammer Akman, Erhan Tığlı, Erkan Acar, Yılmaz Gül, Mustafa Berçin, Osman Karaarslan, Durak Turan Düz, Engin Çır, Mehmet Işılak vd.

Şükrü Öksüz ‘Bizden size’ başlığıyla genel bir değerlendirme yapıyor, geride kalan günlerle ilgili etkinliklerden, sanat ve edebiyat olaylarından örnekler vererek bir yerinde: “Dergimiz profesyonel ve amatör bütün yazar ve çizerleri sayfalarına davet etmektedir. Kar amacıyla çıkarılmadığı için telif hakkı talep etmeyen kültür, sanat ve edebiyatla uğraşan akademisyenlerin ve tüm araştırmacı yazarlarımızın eserlerini bekliyoruz” diyor.

Güner Dokuyucu her sayısındaki yazısında ayrı ayrı konular üzerinde duruyor, elimdeki dergi sayısındaki yazısında, “Dr.Hidayet Sayın’ın üçüncü deneme kitabı yayınlandı” haberinden sözediyordu.

Derginin 5.sayfasında yeralan, Söke’den Tülay Sarayköylü’nün üç dörtlükten meydana gelen ‘Tutku’ adlı, başlıklı şiirinden:



İlmek ilmek örmüş kader ağını,

İnce ince işlemiş seni gönül bendime,

Senin gibi titrer gönül bacası,

Bir papatya falı tuttum kendime.



Bitmeyen emelim oldun bu yolda,

Alevlendin küllerinden doğdun sonunda,

Bütün gücüm ile tutundum sana,

Al beni, muhabbetle sar kollarında.



Aydın Efesi Dergisi her sayısında, daha gelişmiş olarak karşımıza çıkıyor. Tebriklerimi sunuyorum.



GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası özgürlüktür. (Mustafa Kemal Atatürk)

2. Aritmetik, ayakkabılarını çıkarmadan yirmiye kadar sayabilmektir. (Mickey Mouse)

3. Sevgililerin birbirinden bıkmamalarının sebebi, hep kendilerinden söz etmeleridir. (La Rochefoucauld)

4. Kaç yaşında olduğunu bilmeseydin, kaç yaşında olurdun? (Satchel Paige)

‘Bolu Gündem’ ve ‘Kerkük’ün Sesi’ Gazeteleri

Prof. Dr. İsa KAYACAN

Gazetelerin sayfalarındaki gezintimi sürdürüyorum. Bugün iki gazete var masamda. Bu gazeteler sırasıyla:

BOLU GÜNDEM GAZETESİ

10 sayfayla günlük yayınlanıyor 8725. sayısı masamda Bolu Gündem gazetesinin. Sahibi M.Süha Alparslan, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Ayşegül Topçu.

Aykut Karagüzel, Mustafa Namdar, Aydın Hitit imzalı makaleler dikkat çekiyor. Şimdi Bolu Gündem’in masamda bulunan sayısından bazı haber başlıkları aktaralım:

-Su kesintileri Bolu halkına zulüm/Elektrik direğine çarpan karı koca ağır yaralandı/Bolu’da 6 yılda 755 kişi evlenmekten vazgeçti/Çimento yüklü tır devrildi: 1 yaralı/Yola savrulan 6 koyun kayboldu/Gölcük tabiat parkı incelendi/Kaplıcalarda bakım ve onarım çalışmaları başladı vd.

Makale yazarlarından birer ikişer cümle nakledelim şimdi:

1- Ben bu şehirde yaşamaya başladığım günden beri her maçta bu cümleyi duyarım: Boş yere hayal kurma kardeşim (Aykut Karaüzel)

2- İster bilek, ister fiziki güç, ister bilgi, ister ekonomik güç. Kim ne derse desin bunlar geri kalmış toplumlarda birey üzerinde kurulacak baskıda yardımcı faktörlerdir (Mustafa Namdar)

3- II.etap çalışmaları başladı. Karaçayırdaydık, Ali dışında tam kadro. Fazla sıkmadan ortaya tempoda bir çalışma (Aydın Hitit)

KERKÜK’ÜN SESİ GAZETESİ

Bartın’da 8 sayfayla aylık yayınlanıyor. Masamda 35 ve 36. sayıları bulunan “Kerkük’ün Sesi”Gazetesi, Kerkük sevdasıyla dolu bir anlayışla yayınlanıyor. Sahibi: Güngör Yavuzaslan, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Göngör Yavuzaslan. Yönetim Merkezi: Kırtepe Mhl. Lütfiye Mhl. No:15 Bartın.

Kerkük’ün Sesi Gazetesinin elimizde, masamızda bulunan iki sayısındaki haber başlıklarından bazı seçmelerle devam edelim:

Cephede ‘Hicran’ yasarı/Kardeşliğin belgesidir/Alptekin unutulmadı/Türkmen bayrağı Karadeniz’de dalgalandı/Telafer sınır kapısı istiyor/Suriye Türkmenleri hedefte/Irak’lı Türkmenler kardeşlerimizdir/Ahmet Tuzlu “Dost elinin bülbül sesi”/Doğu Türkistan’a veda değil özgürlük,

Çin polisi Doğu Türkistan’da evlere baskın yapmaya başladı/Hollanda’da Türkler ciddiye alınmıyor/Urumçi’yi unatmadık/Türkmen şehitlerinin hesabı sorulsun/Şifreye 36. paralel/Kerkük Türkmen beyini bekliyor: Bahçeli bayram namazını Kerkük’te kılacak/Ahıska Türkleri zor durumda /Kerkük şehitleri unutulmadı/Batı Trakya davasının büyük müdafi Dr. Sadık Ahmet/Bayraktar Ebulfeyz Elçibey vd.

Rait Aslan’ın makalesinden: Cumhuriyet bayramı nedeniyle Kerkük’te insanlar sevinç içinde ve şenliklere katılmak için hazırlık yapmışlar. Şehrin cadde ve sokakları süslenmiş. İnsanlar mutlu ve bir o kadar da heyecanlıymışlar.



GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası özgürlüktür. (Mustafa Kemal Atatürk)

2. Aritmetik, ayakkabılarını çıkarmadan yirmiye kadar sayabilmektir. (Mickey Mouse)

3. Sevgililerin birbirinden bıkmamalarının sebebi, hep kendilerinden söz etmeleridir. (La Rochefoucauld)

4. Kaç yaşında olduğunu bilmeseydin, kaç yaşında olurdun? (Satchel Paige)



Alanya’dan ‘Güncel Sanat’ Dergisi

Prof. Dr. İsa KAYACAN

Dergilerimizle ilgili yaptığım genel değerlendirme, bu çerçevede sayfalarında gezdiklerim. Bunların bir düzen içerisinde ortaya konuluşu. Bugün gündemimde yeralan dergi, Antalya ve Alanya çıkışlı “Güncel Sanat” Dergisi efendim.

Derginin kimliğine bakıyorum öncelikle: İmtiyaz sahibi: Hasan Hüseyin Bayır, Yazı İşleri Müdürü: Mehtap Üzümcü, Genel Yayın Yönetmeni: Arslan Bayır, Sanat Danışmanı: Mustafa Oral. Yazışma: P.K. 66 Alanya-Antalya. Tlf:0532 409 45 21, Hukuk Danışmanı: Av.Mehmet Öztop. Yurt içinde ve yurt dışında temsilcilikleri var. Ayrıca hakem heyeti bulunan bir dergi Güncel Sanat.

Sunuş yazısı, başyazısı, derginin yayın prensiplerinden sözeden cümlelerden oluşuyor. 20 nci sayısı masamda olan Güncel Sanat’ın sayfalarında imzaları bulunanlardan bazılarının sıralanışı şöyle:

Arslan Bayır, Arzu Kök, Abdülkadir Güler, Mehmet Önder, Turan Kayıkçı, Adnan Sungur, Aynur Şahin, Şahin Karaman, Dilek Ayan, Hamdi Alp, Refik Uğur, M. Kemal Yılmaz, M.Türker Acaroğlu, Yılmaz Uçar, Serpil Baş vd.

Arslan Bayır, Makedonya yolculuğundan söz ediyor, uzun uzun anlatıyor. Bir yerinde: “Makedonya Balkanların Güneyi’nde eski Yugoslavya’nın parçalanmasından sonra ayrılan 1993’te bağımsızlığa kavuşmuş ve fazla savaş görmeyen toprak açısından küçük bir ülke” DİYOR. Ohri’yi görünce, güzelliği karşısında dayanamayan Arslan Bayır, bir de şiir yazıyor. Birkaç mısrası bu şiirin:

Ohri’yi gördüm bir güzel,

Ohri çok güzel,

Ohri de bir güzel,

Ohri bir başka güzel.

Ohriyi güzel, bir başka güzel.

Ohri güzel, Ohrili güzel..

Güncel Sanat Dergisinin sonraki sayfalarında, yazılar araştırma ve değerlendirmeler yeralıyor. Abdülkadir Güler hocanın, Alim Gerçel’e ithaf ettiği “Dost var” başlıklı, adlı şiiri derginin 20 nci sayfasında yeralıyor. Bu şiirden:

Dost var,

Yaz sıcağında,

Tas tas sunulan,

Harman yerinde, güneş en tepede,

Ağustos’ta beklenen bir içim su gibidir.

Güncel Sanat Dergisi kendi çizdiği yayın anlayışı doğrultusunda ilerlemektedir. Aldığı yayın sayı mesafesi önemlilik içindedir. Tebriklerimi sunuyorum efendim.



GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası özgürlüktür. (Mustafa Kemal Atatürk)

2. Aritmetik, ayakkabılarını çıkarmadan yirmiye kadar sayabilmektir. (Mickey Mouse)

3. Sevgililerin birbirinden bıkmamalarının sebebi, hep kendilerinden söz etmeleridir. (La Rochefoucauld)

4. Kaç yaşında olduğunu bilmeseydin, kaç yaşında olurdun? (Satchel Paige)







Lüleburgaz’dan ‘Hürfikir’ Gazetesi

Prof. Dr. İsa KAYACAN

Gazetelerimizin sütunlarında, sayfalarındaki gezintimi sürdürüyorum. Bugün gündemimde, masamda, Lüleburgaz’da günlük yayınlanan “Hürfikir” Gazetesi var. Burada bir parantez açtıktan sonra, devam etmek istiyorum: (Anadolu’da, babadan oğla intikal eden gazetelerin hemen hemen tamamında, evlatlar, kendilerine göre bir yayın politikası çiziyorlar, babaların gazetecilik anlayışından, onların dostlarından, yazar arkadaşlarından uzaklaşıyorlar, adeta yok sayıyorlar, gazete gönderme bir yana, bir çırpıda unutuveriyorlar, kendi doğrularıyla yayın yapmanın yanlışlığını yaşayıp gidiyorlar. Anadolu’da bunun onlarca örneği var).

Hürfikir Gazetesinin 14 bin 442 ve 14 bin 507 nci sayıları masamda. Bu iki sayının sayfalarında gezmek istiyorum: İmtiyaz Sahibi: Murat Mahir Altan, Yazı işleri Müdürü: Fırat Çalışkan.

14 bin 442 nci sayısında Hürfikir Gazetesi 51 nci yayın yılında merhaba dediğine ilişkin, mutluluk ve onur haberiyle okurlarının karşısına çıkıyordu. 4 Temmuz 1962’deki ilk sayısının görüntüsü, gazetenin kurucusu rahmetli Mahir Altan’ın fotoğrafı bir canlılık görüntüsü sergiliyordu. 10 sayfalık normal boyutlu Hürfikir Gazetesinin elimizdeki birinci sayısında, Remzi Yeşilyurt, imzası yanında, Hikmet Aksoy dostumuzun karikatürlerinden bir örnek yer alıyordu.

Elimizdeki ikinci sayısı Hürfikir Gazetesinde, Müjdat Erarslan, Ertan Bayer imzalı makaleler karşımıza çıkıyordu. Şimdi, elimizdeki iki sayılı Hürfikir gazetesinden bazı haber başlıkları aktarmak istiyoruz efendim:

- Mutluyuz, gururluyuz, yarım asrı geride bıraktık/Kırkpınar etkinlikleri başladı/Sivas olayları protesto edildi,

- 4 Temmuz 1962 tarihinde merhum Mahir Altan tarafından kurulan gazetemiz bugünkü sayısıyla 50 nci yayın yılını doldurarak 51 nci yılına giriyor.

- TSO’da mantolama/11 evrak komisyonlara devredildi/Kadınlar Lüleburgaz’da buluşacak/Pınarhisar’da kız kavgası,

- Yüz yıllık acı, kitaplaştı/Yeşilçam şarkıları Perşembe akşamı/Kızılay TIR’ına yoğun ilgi/Gaziler günü kutlandı/Gazi aileleriyle sıcak sohbetler.

Şimdi makale yazarlarından kısa kısa cümleler nakledelim:

1- Türkçe olimpiyatları 2003 yılından beri düzenlenmektedir. Türkçe olimpiyatları sözlü ve yazılı medya kuruluşlarında çok farklı değerlendirmelere tabi tutulmuştur, (Remzi Yeşilyurt)

2- Sorduğu sorularla ülke gündemini etkiledi. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in o hepimizi güldüren “Bizim biber gazımız doğal. İçinde hiçbir katkı maddesi yok” cevabının çıkmasını sağladı (Ertan Bayer)

3- Gandi’nin 7 ölümcül günah listesi (Müjdat Erarslan)



GÜNÜN SÖZLERİ:

1. Öğüt, insanın cevabını bildiği ama unutmak istediği soruyu sormasıdır. (Erica Jong)

2. Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin. (Nazım Hikmet)

3. Evren atomlardan değil hikayelerden meydana gelmiştir. (Muriel Rukeyser)

4. Bir babanın çocuklarına verebileceği en büyük hediye annelerini sevmektir. (Anonim)





KONUK YAZAR:

BURDUR’UN SAZ VE SÖZ USTALARI–2

İsmail YAĞCI

16 Ocak 2013 günü saat 14.00 de tarafıma gönderilen kitabı aldım. Kitabın adı; “BURDUR’UN SAZ VE SÖZ USTALARI-II “ Memleket sevdası, bizim en büyük varlığımızdır. Kitabı incelerken; memleketin buram buram kokusunu alıp, kültürel değerlerimizi tekrar yaşarken, Burdur yörenin bir ferdi olmanın gururunu duydum.

Değerli okurum; kitabın arka yüzünde: ”kitaplar yayınlandıkları gün, ay ve yıllarda getirdikleriyle önem kazanırlar. Sonraki zaman dilimi içerisinde, ya aranırlar ya da tozlu raflarda kalarak, unutulup giderler.

Folklorumuzun ve Teke yöresi’nin başkenti; Akdeniz ve Ege Bölgeleri’nin merkezi Burdur’un, değişik yönleriyle anlatılması, Burdur çıkışlı Saz ve Söz Ustalarının tespit edilebilenlerinin biyografileriyle bir araya getirilmesi, Araştırmacı, Gazeteci – Yazar İsa Kayacan tarafından gerçekleştirilme çalışmalarının 2. si olan bu kitap, içeriği, Burdur ve Burdurlu bilgileri itibarıyla tarihe ışık tutacaktır.

Civanmert insanların yaşadığı, Efelerin, Zeybeklerin harman olduğu, yöre sanatçılarının türkülerini coşkuyla okuduğu, boyu küçük, sesi büyük sipsinin Anayurdu, Kütüphane ve Antik kentler şehri Burdur’un bilinen, bilinmeyen yönlerinin anlatıldığı bu kitap uzun araştırmalar sonucu ortaya konulması bakımından önem taşımaktadır…” ibaresi kitabın özünü anlatmaktadır.

792 sayfalık Kitabın 167. sayfasında; Burdur il Genel Meclisi üyesi, Gölhisar Gündem Gazetesi imtiyaz sahibi ve mensubu durumunda olduğu Gölhisar’a hizmet için kendini adayan, vatandaşın sorunlarını devamlı omuzunda hisseden, örnek bir aile reisi olan Bülent Okunakol’u görmekteyiz.

Kitabın 196. sayfasında; biyografim ve “Benim Güzel Burdur’um”adlı şiirim bulunmaktadır. Ayrıca 484. sayfasında “Neden Atatürk” adı altında hazırladığım özlü sözlü şiirler antolojisiyle ilgili görüşlere yer verilmiştir. 598. sayfasında da Antalya radikal haber internet ve Gölhisar Gündem gazetesinde yazdığım “Türk’ün sesi Kardelenimiz Prof. Dr. İsa Kayacan’a sahip çıkalım” başlıklı yazım görülmektedir.

Memleketimizin değerlerini anlattığım; gerek şiirin, gerekse yazımın, bu güzel kitabın altın sayfaları arasına alınmasından dolayı şükranlarımı sunarım.

Gelecek nesillere ışık tutacak bu eserin; titizlikle hazırlanmasını sağlayan, Burdur Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ve başarılı çalışmalarıyla ünü Anadolu sınırlarını aşmış, bütün Türk dünyasının sesi soluğu olmuş, değerli üstat, memleketin onuru gururu Prof. Dr. İsa Kayacan’a teşekkürlerimi sunar, çalışmalarında başarılar dilerim.



BENİM GÜZEL BURDUR’UM



Yaylalı yeşil dağları,

Meyveli üzüm bağları,

Çiçekleri ovaları,

Çalışkan insanları

Benim güzel Burdur’um!



Yapraklı barajı suları süzdürür,

Güneşi de ekinleri güldürür.

Gölü dikkuyrukları yüzdürür

Benim güzel Burdur’um!



Meyvesi bol suyu berrak,

Semaları güneşten ak,

Dirmil de buzlu kaynak,

Benim güzel Burdur’um!



Çayırları zümrüt gibi,

Çiçekleri bir tül gibi,

İnsanları bir gül gibi,

Benim güzel Burdur’um!





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 21
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 771
Toplam Tekil 1640313
IP 54.161.241.199






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu