SARIKAMIŞ’TA ŞÜHEDA’NIN HUZURUNDA - Yrd. Doç. Dr. Abbas KARAAĞAÇLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









SARIKAMIŞ’TA ŞÜHEDA’NIN HUZURUNDA - Yrd. Doç. Dr. Abbas KARAAĞAÇLI
Tarih: 14.01.2013 > Kaç kez okundu? 1695

Paylaş


İstanbul Yeşilköy Atatürk havaalanında bekleme salonundayız. Etrafım heyecanlı gençlerle dolu. Giyim kuşam, sırt çantaları, yanlarında ki hocaları, ellerinde al bayrağımız Kars’a uçacak uçağı bekliyorlar. Çoğunluğu Denizli’den gelmiş. Belli ki bu heyecanlı gençlerimiz Gençlik ve Spor Bakanlığımızın öncülüğünde gerçekleştirilecek olan, “Gençlik Şüheda İle Yürüyor” etkinliğine katılmak için yola çıkmışlardır. Uçağımız gökyüzünde fırtınalı havada, demir bir kartal misali türbülanslara meydan okurcasına ilerleyip, karla kaplı yüksek dağların diyarı, Doğu Anadolu bölgesine yaklaştıkça beni de gençler gibi heyecan sardı. Ayaklarımızın altında uçsuz bucaksız, karla kaplı geniş ovalar ve gökyüzüne meydan okurcasına yükselmiş dağların zirvesini geçerek, Kars havaalanına iniyoruz. Soğuk iklimin sıcak insanları bizi sevgiyle karşılıyorlar.

Organizasyon büyük gruplar halinde otobüslere binerek 60 km ilerde ki Sarıkamış’a doğru yola çıkıyoruz. Anma toplantısının ilk gün etkinlikleri çerçevesinde düzenlenecek olan açılış toplantısı için yüksek bir tepeye kurulu toprak oteline geliyoruz. İlk dikkatimi çeken soğuğa, fırtınaya aldırmadan, bembeyaz kamuflaj kıyafetleri ve botlarıyla dimdik, değim yerindeyse çakı gibi Mehmetçiklerimiz, ellerinde silahlarıyla hakim noktalarda katılımcılara güven duygusu veren sağlam duruşlarıyla dikkatimi çekiyor. Belli ki eksi 25 derece soğuk, fırtına ve diğer olumsuz şartlar, Mehmetçiklerimizin çelik iradelerine en küçük bir olumsuz tesiri olmamaktadır.

Etrafta Sarıkamış şehitlerini simgeleyen kardan yapılmış dev heykeller izleyenleri derinden etkilemektedir. Etkinliğin yapılacağı toplantı salonu Sarıkamış şehitleriyle ilgili fotoğraflar, yazılar ve pankartlarla doludur. Fuayede ise Sarıkamış destanını simgeleyen heykeller, görenlerin ilgisini çekmektedir. Toplantı salonu hınca hınç doludur. Türkiye’nin yanı sıra Türk Dünyası’ndan da pek çok katılımcının bulunduğunu gözlemliyorum. Değerli bakanlarımızın da katıldığı protokol konuşmalarının ardından Sarıkamış olayını gösteren belgesel filmin gösterimi sırasında salondaki kitlenin yaşadığı duygusal anlara şahit oldum. Hepimizin kalbinde ki üzüntü, gözlerimizden yaş olarak akmakta, İstiklal şairimizin duygulu şiirleri beraberinde sunulan bu hüzünlü görüntülerle şehitlerimizin acısını kalbimizin ta derinliklerinde hissetmemizi sağlamıştır.

Tören sonunda diyanet işleri başkanlığımızın Türk Tasavvuf Musikisinin verdiği muhteşem konser ise törende bambaşka bir hava yaratmıştır. Bizim grup, yani Türk Dünyası gönüllüleri ve Türk Dünyası’ndan gelen katılımcılar olarak buradan anma etkinliklerinin yapılacağı tören alanına gittik. 50 kişinin üzerinde bulunan aktivist grubumuz, Kars Valiliği, Serhat Boyları Derneği ve Türksoyla İpek Yolu Dergisinin daveti üzerine burada bulunmaktaydık. Organizasyonu söz konusu kuruluşlar gerçekleştirmekteydi. Tören alanında birçok çadır kurulmuştu. Bizim çadırımız, yani Türk Dünyası çadırı ise tören alanının ortasında al bayrağımızın yanı sıra Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Azerbaycan, KKTC ve diğer Türk boylarının bayrak ve flamalarıyla süslenmişti.

Sarıkamış şehitlerini anma törenimiz gece saat 21:00’den itibaren çadırın önündeki alanda eksi 25 – 30 derece soğukta, yağan lapa lapa kar altından Kanal Bengü Türk’ten canlı olarak bütün Türkiye’ye ve Dünya’ya yayınlanmaya başladı. Türksoyla İpek Yolu Medya grubunun başkanı, Türk Dünyası’nın çağdaş Evliya Çelebi’si, başarılı televizyoncu ve gazeteci, sevgili dostum Seyfullah TÜRKSOY ve ekibinin özverili ve gayretli çalışmaları sayesinde bütün olumsuz hava şartlarına rağmen iki saat boyunca tören alanında ki canlı yayınımız başarıyla sürmüştür. Sevgili dostum Seyfullah TÜRKSOY canlı yayında Türk Dünyası’nın çeşitli bölgelerinden anma törenlerine katılmak üzere gelenlerin duygu ve düşüncesini yansıtmıştır. Canlı yayın esnasında yağan şiddetli kar, çıkan fırtına jeneratörlerle sağlanan elektrikte çıkan arızalar törenin güzelliğine gölge düşürememiş, tam tersine şehitlerimizin ne denli zor coğrafi şartlarda mücadelelerini sürdürdüğünü bir kez daha bize hatırlaşmıştır.

6 Ocak’ta ise anma törenlerinin gerçekleşeceği genel etkinlikler çerçevesinde tekrar Kars’tan Sarıkamış’a ulaşmaya çalışıyoruz. Ulaşım yollarının yetersizliği günlerdir yağan karın yollarda birikmesi ve on binlerce gönüllünün tören alanına doğru harekete geçmesiyle birlikte Sarıkamış’a giden yollar tıkanmış, binlerce otobüs, minibüs ve özel araç yollarda takılıp kalmıştır. Ülkenin her tarafından anma törenlerine katılmak üzere gelen gençler, izci grupları, sivil toplum hareketleri, sivil kurtarma ekipleri, erkekli – kadınlı ellerinde flamaları, gönüllerinde şehitlerimiz, kara fırtınaya aldırmadan tören alanına doğru hareket halindeler.

Yollar tıkandığından dolayı anma törenlerinin başlangıç noktasına kadar ortalama 8 – 10 km yürümek gerekiyor. Büyük bir heyecanla bu yolu yürüyerek başlangıç noktasına ulaştık. Burada kurulan çadırlarda sıcak çay, üçüncü ordumuzun küçük bir erzak çantası, yine Gençlik Bakanlığımızın ay yıldızla süslenmiş, atkı ve eldiven takımı, katılımcılara dağıtıldıktan sonra 9 kilometrelik yürüyüş başlamış oldu. On binlerce genç Allahuekber Dağları’nın zirvesine doğru yürüyüşe geçtiler. Zirveye doğru ilk 4 km yüksek eğimli, etrafı dev çam ağaçlarının oluşturduğu ormanlar arasından devam eden zorlu bir aşamadır.

2200 rakımına kadar olan bu aşamaya ulaşmak, yürüyüşün en zorlu kısmını oluşturmaktadır. Eksi 35 dereceye varan soğuklukta fırtına ve tipide bayır yukarı yürümek her an daha da zorlaşmakta, zirvenin sonuna doğru adımlar milim milim atılmaktadır. Düşünüyorum şuanda kalın ve kışlık giysiler üzerimde, dün gece sıcak bir otelde istirahat etmişim, sabah mükellef bir kahvaltı yapmış, araçla tören alanı yakınlarına kadar gelmiş birisi olarak zirveye tırmanmakta bu denli zorlanıyorsam, günümüzden 98 sene önce canım şehitlerimiz yazlık elbiseler, ayaklarında kışlık bot olmadan günlerdir yarı aç yarı tok, üzerlerinde onlarca kilo ağırlığında silah, mermi ve diğer askeri teçhizatla nasıl bir insanüstü özveri ve fedakârlıkla bu zirveyi tırmandılar. Günlerdir yollardaydılar, her an düşmanla karşı karşıya gelecekleri düşüncesiyle tabiatın bu acımasız ve zor şartlarında eksi 35 derecede Allahuekber Dağları’nda vatanın istikbali, bağımsızlığı ve onuru için disiplin içerisinde zirveye doğru adım adım, istikrarla ve güvenle yürüdüler.

Kuşkusuz ölüme meydan okudular, tabiatın zor şartlarına meydan okudular. Fedakârlık ve kahramanlıklarıyla Sarıkamış Destanını yazdılar. Bizlere ve gelecek nesillere vatan savunması, onur, şeref ve insanlık dersi verdiler. Yürüyüş devam ediyor, adım adım zirveye yaklaşıyorum. Şehitleri hatırladıkça daha da kararlı bir tutumla zirveye varmak istiyorum. Güzergah üzerinde bizim grubun ev sahipliğini yapan Serhat Boyları Derneği Genel Başkanı, sevgili dostum; sayın Muharrem YILDIZ ve MHP Ankara Milletvekili değerli stratejist; sayın Dr. Sinan OVAN’LA karşılaşıyoruz. Biraz birlikte yürüyerek şehitleri anıyor ve o günkü zor koşulları değerlendiriyoruz. Sayın başkanım ve değerli milletvekilim kararlı adımlarla zirveye doğru yürümektedirler. Etrafımda heyecanla, şevkle, soğuğa ve fırtınaya aldırmadan birbirleriyle şakalaşarak yürüyen gençleri görünce umudum katlanıyor.

Şehitlerin acısından duyduğum hüzün ülkemin geleceğine dair umutla ve şevkle pekişiyor. Uzak coğrafyalardan veya bu bölgeden gelerek Sarıkamış Şüheda’sını anmak için bu dağlara koşan gençlerin kalplerindeki heyecanı ve vatan sevgisini yüzlerinde ki tebessümden ve zor koşullara meydan okurcasına kararlı adımlarla zirveye doğru ilerlemelerinden anlamak için kâhin olmaya gerek yoktur. Zira bu çocuklar kahraman Sarıkamış şehitlerinin torunlarıdır. Bir gece önce televizyondaki canlı yayında da söylediğim gibi, Anadolu’nun Türkleşmesinde çok önemli km taşları söz konusudur. Bunlar 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi, 1453 İstanbul’un Fethi, 1914 Sarıkamış Hareketi, 1915 Çanakkale Destanı ve tabi Kurtuluş Savaşımızdır. Anadolu’nun tapusu, bu savaşlarda bedeli kanla ödenerek tescil edilmiştir.

Söz konusu destanların çoğu zaferle sonuçlanırken Sarıkamış’ta sayıları 60 bin ile 90 bin arasında olduğu tahmin edilen Mehmetçik, tabiatın zor ve acımasız şartlarına yenik düşmüş, düşmanla karşı karşıya gelmeden şahadet mertebesine yükselmişlerdir. Muhtemelen önümüzdeki yıllarda bu olay tarihçiler tarafından daha derinlemesine araştıracak ve muhtemelen şu anda vakıf olmadığımız yeni bilgiler ortaya çıkacaktır; ama her ne olursa olsun Sarıkamış şehitlerimizin anısı her zaman Türk milletinin gönlünde en değerli yeri tutacak ve milletçe her zaman bu vatan evlatlarına minnettarlığımızı sonsuza kadar sürdüreceğiz.

Allahuekber Dağlarının zirvesine ulaşıp, Mehmetçiğin şehit düştüğü ve halen toplu mezarlarda uyuyan şehitlerimizin yüksek hatıra ve anısı karşısında saygımızı dile getirip, Fatiha’mızı okuduktan sonra, Sarıkamış’a doğru yürüyüşümüz devam ediyor. Bitiş noktasında yine Türk Dünyası çadırında etkinliğimiz devam ediyor. Bütün katılımcılarda olduğu gibi hepimizde hüzünle karışık bir huzurlu ruh haliyle Sarıkamış’ı bir dahaki yıl, tabi en önemlisi 2015 Sarıkamış Destanının yüzüncü yılında tekrar buluşmak üzere Sarıkamış’tan ayrılıyoruz. Kentin çıkışında Sarıkamış şehitleri anıtı önünde mola vererek topluca Fatiha okuyup, şehitlerimizin önünde saygı duruşu yaptıktan sonra Kars’a geri dönüyoruz.

Bu şehitlik “Allahuekber Dağı Şehitliği Anıtı” Sarıkamış’a 6 km uzaklıkta, Kars – Erzurum yolu üzerinde yer almakta, Sarıkamış harekâtında şehit düşen askerlerin anısına Kültür Bakanlığı tarafından yaptırılan görkemli bir abidedir. 10 Ekim 1996’da ziyarete açılmıştır. Üzerinde 500 şehidin adının yazılı olduğu bir anıtsal sütun bulunmaktadır. Dönemin büyük heykeltıraşçılarından Prof. Dr. Takut ÖKTEM tarafından yapılmıştır.

Bu şehitliğin yanı sıra 1968 yılında yapılan” Batı Kışla Şehitliği Anıtı” yine 1957 yılında on sekizinci kolordu komutanlığı tarafından yaptırılan “Yukarı Sarıkamış Şehitliği Anıtı” yanı sıra “Dikenliği Tabya Şehitliği Anıt Mezarı”, “ Makineli Tüfek Şehitliği”, “Turangöl Şehitliği Anıtı”, “Ağababa Şehitliği Anıtı”, “Yayıklı Köyü (Divik) Kırklar Şehitliği Anıtı”, “Dik Yayla Şehitliği Anıtı”, “Millet bahçesi Meçhul Asker Anıtı”, “Çakırbaba Şehitliği Anıtı”, “Yağbasan Şehitliği Anıtı”, Mescidli (Deliktaş) Şehitliği Anıtı”, “Tekçam Şehitliği anıtı”, “Soğanlı Dağı Şehitliği Anıtı”, “Hamamlı Şehitliği Anıtı”, “Ersinik Yaylası Şehitliği Anıtı”, “Bardız Geçidi Şehitliği Anıtı”, “Fırın Tepe Şehitliği Anıtı”, “Allahuekber Dağı Meçhul Asker Şehitliği Anıtı” da çeşitli dönemlerde Sarıkamış şehitlerinin anısına yaptırılmış görülmesi gereken önemli manevi mekânlarımızdır.

Nasıl ki İstanbul’da İstanbul’un Fethi’ni ses ve ışık gösterileriyle bize gösteren İstanbul Panorama 1453 Müzesi, Çanakkale Şehitliği ve tabyaları görmemiz gereken milli bilinç ve şuurumuzun pekişmesinde ve gençliğimizin vatan sevgisiyle yoğrulmasında önemli ve görülmesi gereken mekânlar var ise yukarıda listelemeye çalıştığım Sarıkamış şehitleriyle ilgili anıtlarda ziyaret edilmesi gereken yerlerdir.

Gece Serhat Boyları Derneğinin katılımcıların onuruna Grand Ani Otelinin toplantı salonunda verilen yemeğin ardından değerlendirme toplantısı yapılıyor, ülkemizde ki Türk Dünyası Dernekleri, Balkan Türkleri ve diğer Türk Devletlerinden gelen temsilciler duygu ve düşüncelerini dile getirerek, anma törenlerini değerlendiriyor ve bir daha ki yıllarda tekrar buluşmak üzere sözleşiyor, ertesi gün ise başta Abu’l Hasan HARAKANİ hazretlerinin türbesi olmak üzere Kars’ın görülecek yerlerini gezdikten sonra Kars’tan ayrılıyoruz.

Son olarak bu organizasyonun başarılı olarak gerçekleştirilmesine öncülük eden Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, Kars Valiliğimize , Türk Dünyası Gurubumuzu Kars’ta büyük bir misafirperverlikle ağırlayan Kars Serhat Boyları Derneği Genel Başkanı sevgili dostum sayın Muharrem YILDIZ ve Türksoyla İpekyolu Medya Gurubu Başkanı sevgili dostum sayın Seyfullah TÜRKSOY ve ekiplerine şükranlarımı sunuyorum.

*Giresun Üniversitesi, İİBF Öğretim Üyesi

BİLGESAM Orta Asya Enstitüsü Direktörü

Kara_agacli@yahoo.com





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 27
Dün Tekil 813
Bugün Tekil 799
Toplam Tekil 1641154
IP 54.167.149.128






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































9 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Onlara Allah Türk Adını verdi ve Onları yeryüzüne hakim kıldı.
(Kaşgarlı MAHMUT)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu