İSPANYA BASK BÖLGESİ BAĞIMSIZLIK ÖRGÜTÜ (ETA) ve PKK - Dr. Tahir Tamer KUMKALE - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









İSPANYA BASK BÖLGESİ BAĞIMSIZLIK ÖRGÜTÜ (ETA) ve PKK - Dr. Tahir Tamer KUMKALE
Tarih: 30.08.2009 > Kaç kez okundu? 18514

Paylaş




Ordu istemeyen ve ordunun yüklediği maddi, manevi fedakârlığı göze aldırmayan bir millet esaret zincirini kendi eliyle boynuna geçirir.Gazi Mustafa Kemâl Atatürk-(1930)



Türkiyenin gündemini kaplayan Kürt açılımı ile birlikte PKK ile birlikte ETA ismini sıkça duymaya başladık. Türkiye topraklarında bağımsız bir Kürdistan devleti kurmak için çalışan PKK ile İspanya topraklarında bağımsız bir Bask devleti kurmak için çalışan ETAnın tek ortak vasıfları ikisinin de birer silahlı terör örgütü olmalarıdır. Her ikisi de merkezi hükümetle asimetrik bir savaş yaparak isteklerini kabul ettirmek istemişlerdir. Bunun dışında başka hiç bir benzerlikleri bulunmamaktadır.

Peki nedir bu ETA?

(Euskadı Ta Askatasuna) Bask Ayrımcı Harekatı; İspanyanın Bask Bölgesinin bağımsızlığı için, mücadele ettiklerini iddia eden bir terör örgütüdür. 1959 yılında Franco diktatörlüğüne karşı kurulan örgüt, zaman içinde kültürel hakların savunuculuğu yürütürken silahlı eylem biçimine yönelmiştir.

1979da hükümet tarafından Bask Bölgesinde yaşayan yaklaşık iki milyon kişiye önemli ölçüde özerklik tanınmasına rağmen tam bağımsızlık için silahlı mücadeleye devam etmişlerdir. Batasuna ismiyle bilinen ve şu an yasaklanmış durumda olan parti de örgütün siyasi kanadını oluşturmaktadır.

ETAnın Madrid Üniversitesinde, hepsi sol fikirli öğrencilerden oluşan gerilla üniteleri mevcuttur. Her ünite ortalama 200er öğrenciden oluşmuştur. Vur-kaç taktiği uygulayıp polislerle çatışmalara giren bu terörist grubun amacı; Franko rejimini devirip yerine Marksist-Leninist doğrultuda solcu bir rejimi kurmak, Bask bölgesini İspanyadan ayırıp, bağımsız bir devlet teşkil etmek ve doğrudan Avrupa Federasyonuna entegre edilmektir.

Uğrunda mücadele edilen Bask Bölgesi sorunu ve Bask Milliyetçiliği nedir?

Bask milliyetçiliğinin kökleri çok eskilere dayanmaktadır. Bask bölgesi halkı, Romalılardan beri kendi dilleriyle, Katolik köylü kültürleriyle, anavatanlarında eşitlikçi bir yapı içersinde yaşamışlar, ayrı bir siyasal varlık olarak 19.Yüzyılın ikinci yarısına kadar kendi parlamentoları, mahkemeleri, askeri güçleriyle, idari, mali, yasal yapılarıyla özerkliklerini muhafaza etmişlerdir. 19.Yüzyılda başlayan sanayileşme ve merkeziyetçiliğin hakim olmasıyla Bask bölgesinde kırsal alanla kentlerin çıkarlarının çatıştığı Karlist savaşları başlamış ve sonuçta Madrid yönetimince bölgesel yönetim sona erdirilmiştir. Kamuda Euskeranın (Bask dili) kullanılması yasaklanmıştır. Merkezi yönetimin artan baskıları sonucu Bask milliyetçiliği ortaya çıkmıştır.

Bask milliyetçiliği şiddet şeklinde başlamamıştır. 1895te kurulan ilk siyasi örgüt Partido Nacional Vasco (PNV)nun amacı, Bask halkını tek bayrak altında toplamaktı. İspanyada kanlı bir iç savaşın ardından 1936dan itibaren General Franco iktidarı ile Bask kimliği inkar edildi. Franco yönetiminin amacı Bask milliyetçiliğini büyümeden bastırmaktı. Basklıların tarihsel haklarını, özerk statülerini ve özerk kurumlarını kaldırdı, dilini yasakladı. Franco yönetimi Bask bölgesi üzerindeki baskılarını arttırdığı oranda Basklılar arasında milliyetçi - ayrılıkçı istekler de arttı.

1959a geldiğimizde, PNV den ayrılan bir grup üniversiteli genç “Euskadi ta Azkatasuno” (ETA)yı kurdu. ETA 1968e kadar ölümcül eylemler gerçekleştirmedi. Bu tarihten sonra ETA saldırılarına hedef olarak genellikle yüksek düzeyde görev yapan asker ve sivil bürokratları seçti. Franconun ölümünün ardından başa geçen Juan Carlos Bask sorununu demokratik yöntemlerle çözmek istiyordu. Demokratik adımı atarak 1978 de toplumun tümünün katıldığı bir anayasa yaptı. İspanyayı otonom bölgelerden oluşan bir devlet haline getirdi. Fakat bu ETAnın etnik kimlik ve güven sorununu çözmeye yetmedi. Ve ETA eylemlerini durdurmadı, artırdı.

ETAnın şiddet olayları karşısında hükümet, olağanüstü hal ilan etmiş ve askeri mahkemelerde, yakaladığı teröristleri ağır cezalara mahkum etmiştir. ETA örgütünün hedefleri arasında polis, güvenlik görevlileri, yüksek dereceli adalet görevlileri vardır. 1986da Fransanın ETA üyelerini sınırdışı etmesi üzerine eylemler İspanyada bulunan Fransızlara da yönelmiştir.

ETA örgütü, Kuzey İrlanda da terör faaliyetini sürdüren IRAnın en çok ilişkide olduğu sol örgütlerden biridir. Aralarında işbirliği olan iki örgüt 1972de Fransada, Breton Kurtuluş Cephesinin katılımıyla siyasi bir anlaşma imzalamıştır. Bu anlaşma bölgesel hareketli üç örgütün ortak politik görüşlerini belirlemek amacı ile yapılmıştır. ETAnın bölünerek ılımlılar, politik kanat ve askeri kanat olarak üçe ayrılmasından sonra, geçici Sinn Fein (IRAnın siyasi kanadı) ETAnın politik kanadı ile, geçici IRA (Askeri Kanat) ise ETAnın askeri kanadı ile işbirliğini sürdürmüştür. IRA ve ETA üyeleri sık sık bir araya gelmişlerdir.

Soğuk savaş döneminde ETA, Güney Yemen, Cezayir, Libya, Lübnan ve Nikaragua gibi ülkelerden eğitim desteği almıştır. Ayrıca İrlandanın IRAsı İtalyanın Kızıl Tugayları ve Filistinli gruplar ile yakın ilişki içerisinde olmuştur. ETAya en büyük desteği Fransada yaşayan Basklar vermiştir. ETAnın PKKyı uzun bir süre topraklarında barındıran Suriye ile de bağlantısı vardır.

ETA teröristlerinin 1970de Filistindeki El Fetih Kampında THKO/THKP-C örgüt mensupları ile birlikte eğitim görmeleri, 1984de Hamburgda dağıtılan ve çeşitli yerlere yapıştırılan bildirilerde "DEV-SOL, TKP/ML ve ETA" imzalarının bulunması Türkiyedeki terör örgütleriyle de yakın ilişki içerisinde olduğunu göstermektedir. 1968 yılından beri sürdürdüğü silahlı mücadelede 800den fazla kişinin ölümünden sorumlu tutulan ETA, AB tarafından 28 Aralık 2001 tarihinde kabul edilen "Ortak Terör Örgütleri Listesi"nde yer almaktadır.

1987 yılında ETA örgütü tarafından, bomba yüklü arabaların patlatılması yönteminin uygulanması, silahlı soygunlar ve zenginlerden baskı yoluyla toplanan "Devrim Vergileri" adı altındaki gelir kaynakları, Ocak 1988de hükümete ateşkes önererek, sorunlara karşılıklı görüşmelerle çözüm bulunmasını istemeleri ve yeniden şiddet eylemlerine yönelmeleri, halkın gözü önünde, çoluk-çocuğu ayırmadan öldüren cinayet şebekesine dönüşmesi, PKK örgütü ile eylem benzerliklerini ortaya koymaktadır.

ETAnın kırılma noktalarından biri 11 Mart 2004 Madrid saldırılarıdır. O tarihte Madridde üç ayrı tren istasyonunda bombalı saldırı düzenlenmiş ve 192 kişi ölmüş, binlerce kişi yaralanmıştı. ETAya maledilen bu saldırıyı El-Kaideden Ebu Hafs el Masri Tugayı üstlenmiştir. Saldırıdan sonra, “Amerikanın 11 Eylülü İspanyanın 11 Martı mı?” söylemleri ortaya atılmıştır. 11 Mart olayından üç gün sonra yapılan seçimlerin sonuçlarında iktidardaki Halk Partisinin (PP) olay üzerindeki tutumu etkili olmuştur. Bu saldırılarda olayı El-Kaidenin üstlenmesine rağmen ETAyı suçlayan PP, 8 yıllık iktidardan sonra seçimlerden mağlup ayrıldı. Gelişmeleri dikkatle izleyen 14 Martta Sosyalist İşçi Partisi (PSOE)ni seçti.

40 yıldır silahla mücadele eden ETA, 24 Mart 2006 tarihinde “ sürekli ateşkes” ilan etti. ETAnın bu kararı ülkede sevinçle karşılandı. ETAnın silah bırakmasında PSOE lideri Zapateronun Katalonya ile yaptığı yeni özerklik yasası da etkili olmuştur. Bu anlaşmaya göre; “siyasi bir varlık” olarak ulusal kimliği ve Katalonya ekonomisi üzerindeki kontrolü Katalonya meclisine teslim edilecektir. Katalanların herhangi bir azınlık değil, ayrı bir ulus olduğu resmen kabul edilirken, bu durumun hukuki değil, bölgeye has bir özellik olduğu da kayıtlara geçirildi. Katalonya ilk kez “millet” olarak nitelendirilirken Katalonya bölgesi içinde toplanan vergilerin dağıtım oranının, otonom yönetimden yana artırıldığı yeni statü gereği, adli, sosyal ve eğitim konularında da Katalonya Özerk Yönetiminin yetkileri arttırıldı.

İspanya hükümeti, ETAyı klasik bir terör örgütü olarak görme stratejisini değiştirmiş ve ETA ile mücadeleyi, Bask sorununu birlikte tutmuş ve bu sorunları genel bir demokratikleşme sürecinde çözmeye başlamıştır.

İspanyolların % 61i silah bırakma şartıyla masaya oturalım derken, %36ı da hiçbir şekilde müzakere istemiyor. Buna göre çoğunluk görüşmelerden yanadır. Görüşmeleri isteyen halk şiddetin ancak silahlar bırakılarak, şiddete son vererek, karşılıklı konuşarak, sorunları dinleyerek, eşit koşullarda uzlaşmacı yol izleyerek çözüleceğine inanıyor.

İspanyanın terörle mücadelede takındığı bu uzlaşmacı ve barışçı tavır dünyada terörle mücadelede birçok ülkeye model teşkil edebilir. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken bir husus da, bir ülkede uygulanan bir modeli başka bir ülkeye doğrudan alıp uygulamanın doğru ve mümkün olmayacağıdır. Bu nedenle yapılması gereken, o ülkenin ekonomik, sosyo-kültürel, siyasi alt yapısının boyutlarıyla ele alınmasıdır. Bugün Bask ülkesi, Franco faşizminin bitişinden beri bir halka verilebilecek neredeyse en geniş özerkliği yaşıyor. Dillerini de özgürce konuşup öğretiyorlar, kültürlerini de rahatça geliştiriyorlar.

ETAnın amacı, örgütlenmesi ve eylemkeri itibarıyla PKK terör örgütü ile benzerlik göstermesi bugün gelinen sonucunda örnek olarak alınması söylemlerini de beraberinde getirmektedir. Oysa eylem şekillerinin benzemesi sonuçlarının da ayni olacağı anlamı taşımamalıdır. Türkiyenin bulunduğu coğrafyada devletin bekası için üniter bir yapı zorunluluğu bulunmaktadır..





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 10
Dün Tekil 763
Bugün Tekil 257
Toplam Tekil 1636551
IP 54.163.147.69






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































4 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu