MASADAN KAÇMAMAK DA BİR BAŞARIDIR AMA… - Necdet SİVASLI - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









MASADAN KAÇMAMAK DA BİR BAŞARIDIR AMA… - Necdet SİVASLI
Tarih: 14.11.2012 > Kaç kez okundu? 1809

Paylaş


BAŞKENT GÜNLÜĞÜ / NECDET SİVASLI



e.mail: necdetes@mynet.com



MASADAN KAÇMAMAK DA



BİR BAŞARIDIR AMA…



Kıbrıs’ta iki toplum arasında yapılan müzakereler, bir sonuç vermeden bitmişti. O dönemlerde bir toplantıda KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile kısa bir görüşme yapmıştık. Bize “Hiçbir zaman masadan kalkan ve kaçan taraf olmayacağız. Biz, haklıyız ve haklarımızı da masada savunmaya devam edeceğiz” demişti. Biz de çözümün her zaman müzakereler sayesinde ortaya konulabileceği görüşündeyiz. Bu süreç uzamış olsa bile, masada uzlaşma en doğru, en barışçı yoldur. Ne olursa olsun, masadan kaçmamanın da bir başarı olduğunu çok yakından bilenlerdeniz. O nedenle Eroğlu’nun iki toplum arasındaki sorunların masada müzakerelerle çözülmesi gerektiği görüşünü de sonuna kadar destekliyoruz.



KKTC Derviş Eroğlu, KKTC’nin kuruluşunun 29.yıldönümleri nedeni ile adaya gelen yabancı gazeteci konuklarla birlikte oldu. Görüşmeler yaptı, kendisine yöneltilen soruları da yanıtladı. Yeni dönemde de Güney Kıbrıs yönetimi ile limiti konmuş müzakerelere hazır olduklarını, masadan kaçan taraf olmayacaklarını söyledi. Eroğlu “ Mühim olan zihniyetlerin değişmesidir. Liderlerin çözüm iradesini ortaya koyup, halkını anlaşmaya hazır hale getirmesi gerekir. Güney Kıbrıs’ın halen KKTC sınırları içindeki yerleşim birimleri için belediye başkanı seçmesi halkı çözüme hazırlamaz” dedi.



EROĞLU NELER DİYOR?



KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun yaptığı açıklamalardan bazı bölümleri sizlerle paylaşalım:



“ KKTC, sadece Türkiye tarafından tanınsa da bir devlette olması gereken tüm unsurlara sahiptir. 1974 sonrası oluşan coğrafyada devlet kurmamıza rağmen bugün görüşmelere halen açık olduğumuzu söylüyoruz. KKTC, kurulmasından sonra da müzakerelere devam edilmiştir. Ancak, hazırlanan tüm planlar, Türk tarafının tüm iyi niyetlerine rağmen Rum tarafından reddedilmesinden dolayı federal çözüm amaçlı müzakereler başarılı olamamıştır. Bugün de devam eden müzakereler sırasında Güney Kıbrıs’ta 6, KKTC’nde 3 lider değişmiştir. Göreve yeni başlayan tüm Rum liderler barış meleği olarak lanse edilmiş, ancak masaya oturunca hepsi aynı davranış içinde olmuşlardır. Burada liderlerin değişmesi değil, zihinlerin değişmesi önemlidir. Ortaya çıkan metinler, hep Rum tarafınca reddilmesine rağmen, dünya ise anlaşma istemeyen tarafın Rum tarafı olduğunu görmezden gelmesi düşündürücüdür. “



RUM TARAFI SIRTINI BM VE AB’YE DAYADI



Bu noktada asıl sorgulanması gereken bizce şudur:



Bugüne kadar iki toplum arasında bir anlaşma sağlanamadı. Buna rağmen Kıbrıs Rum tarafı AB’ye nasıl alındı? Aslında, bu AB’nin kuruluş ve işleyiş hedeflerine de aykırı değil mi? AB, Güney Kıbrıs Rum tarafını üye yaparak hem işleyişi biçimini çiğnemiş, hem de çifte Standard uygulamıştır. Eroğlu, bu konuları da gündeme taşımalı ve sıcak tutmalıdır. Görülüyor ki, Batı bütün hatları ile Rum’lara destek veriyor cesaretlendiriyor, arka çıkıyor. Özetleyecek olursak, açıktan ayırımcılık yapılıyor. Müzakere masasında da KKTC tarafı sadece Kıbrıs Rum tarafı ile mücadele etmiyor.



Çünkü nereden bakılacak olursa olsun, Rum tarafı hem BM, hem AB şemsiyesi altındadır. KKTC ise halen ambargo altında ezilmeye çalışılıyor. Bu durum karşısında Rum’ların hem BM, hem de AB tarafından anlaşmalara teşvik edilmesi, baskı yapılması gerekiyor. Bunu da göremiyoruz. Bunun, sadece Eroğlu’nun çabaları ile gerçekleşmesi oldukça güçtür. Türkiye, BM ve AB için devreye girip, çözümsüzlüğün sona erdirilmesinde ağırlığını koyabilmelidir. Bunu da yapamıyoruz. O halde Başbakan Erdoğan’ın, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun “Bölgesel güç” olma iddiaları nerede kalıyor? “Bölgeyi artık biz dizayn edeceğiz” iddiaları nerede kalıyor? Böylesine hayati bir konuda bir ağırlığınız yoksa bu söylemlerin bir anlamı olabilir mi?



AMGARGO KALKMADIKÇA…



Biz, bugüne kadar KKTC ile ilgili olarak yazdığımız yazılarda yavru vatana uygulanmakta olan ambargonun kaldırılması, en azından yumuşatılması gerektiğine değindik. Bu konuda ilk olarak Türk Dünyası’nın harekete geçmesi gerektiği görüşümüzü de vurguladık. Bugün, bu konudaki görüşüm sürüyor. Eğer, KKTC’ye uygulanan ambargo kaldırılır, BM’de KKTC’nin tanınması yolunda çalışmalar yapılırsa Rum tarafının uzlaşmasız tutumunda da bir yumuşama olacağı görüşündeyiz. Yoksa bu koşullar altında müzake masasından bir sonuç almak mümkün değildir. Kendimiz de fazla kandırmayalım.



Müzakere masasından kaçmamak hiç kuşkusuz bir erdemdir, başarıdır ama bunlardan hiçbir sonuç alınamıyorsa bunun da pek anlamı kalmaz. Önemli olan, müzakere masasında Rum tarafını ikna edebilecek ve tuşa getirecek ortamların sağlanmış olmadır. Sanırız işte biz bugüne kadar bunu başaramadık.





Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 15
Dün Tekil 790
Bugün Tekil 204
Toplam Tekil 1639746
IP 54.146.176.35






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































8 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Benim Hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.406 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu