Zulüm, sömürü, açlık ve sefalet... - Dr. Burhan ÖZFATURA - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Zulüm, sömürü, açlık ve sefalet... - Dr. Burhan ÖZFATURA
Tarih: 11.11.2012 > Kaç kez okundu? 1634

Paylaş


Ne yazık ki; sömürü düzeni, çok uzun asırlardan bu yana, artan bir tempoda devam etmektedir. Dünyanın her tarafında, açlık ve sefalet kol gezmektedir. Bu vahşete, zulme karşı çıkabilecek bir güç de ortada gözükmemektedir.



1- Kimdir bu sömürücüler, zalimler? ABD, Rusya, İsrail, tüm Avrupa ülkeleri, Çin, Japonya. Tümü eşkiyalıkla zenginleşmiş; Asya'yı/ Afrika'yı/ Avustralya'yı/ Orta ve Güney Amerika'yı/ hatta Antartika'yı, velhasıl tüm Dünya'yı sömürmüş; şimdi de gözünü Uzay'a dikmiş ülkeler.



Bunlar her yolu, her metodu mübah saymış; milyonlarca can kıymış ve kıymakta olan zalimlerdir. Sömürü düzeni, son hızıyla ve acımasızca devam etmektedir. Milyonlarca Afrika'lı, Asya'lı, Orta ve Güney Amerika'lı (ve Meksika'lı), Filistin'li, Uygur Türkleri başta olmak üzere Türk toplulukları açlıktan kırılmaktadır.



Birleşmiş Milletler, NATO, Dünya Ticaret/ Sağlık Örgütü vb. kuruluşlar, IMF, Dünya Bankası, NAFTA, AB vb. teşkilatlarının tümünün asli görevi, bu soygunculara hizmet vermektir. Sömürücülere uşaklık etmektir.



2- Bu insafsız gürûh için herşey mübahtır.



a) Teröre destek verirler, ülkeleri bölerler, harpleri kışkırtırlar, Dünya'nın her tarafını huzursuz kılarlar.



-İşte Türkiye'nin durumu. Terörün verdiği zararın hesabı yapılamaz. Hele can kayıplarının bedeli hiç ölçülemez.



50 yılı aşkın bir süredir; bir Ermeni komitacası terör örgütü, maşa olarak ülkemize büyük zararlar vermekte; ABD/ İsrail ve AB'nin taşeronluğunu ifa etmektedir.



-İşte dünya silah ticaretinin muazzam tutarları. 2011'de, tam 85,3 Milyar Dolara ulaşmıştır. (İşin bir de kayıt dışı, illegal boyutu vardır.)



Bunun yüzde 79'u (Dünyanın bir no.lu karıştırıcısı, empreyalisti) ABD'ye aittir (yüzde 79). Rusya'nın payı yüzde 6, Çin'in yüzde 3, Batı Avrupa'nın yüzde 6'dır.



-İşte; Irak'ın/ Suriye'nin/ Afganistan'ın/ Pakistan'ın/ Cezayir-Tunus-Libya-Yemen, velhasıl tüm İslam dünyasının durumu. İşte, silah harcamaları yüzünden iflas etmiş Yunanistan. (Hala da Almanya-Fransa vb. ülkeler, verecekleri kredinin önemli bir bölümü ile silah alınması için baskı yapmaktadırlar.)



Afrika'nın her tarafında kan akıyor, masumlar ölüyor. Bu sayede, hem sömürü düzeni sürüyor hem de silah ticareti artıyor.



b) Sömürgeciler; sömürecekleri ülkelerin yönetimlerini satın alırlar. Ya da zorla dikte ederler. Bilahare, yüksek faizle, büyük tutarlı krediler verirler. Bu paranın, kendi firmalarınca verimsiz ve pahalı yatırımlara kanalize edilmesini sağlarlar. Böylece o ülkeyi tam bir ipotek altına alır, tüm yeraltı ve yerüstü zanginliklerini sömürürler. Faiz yükü ve borç ödemekle bitmez.



c) Biyolojik savaş,hastalıkları yayma, vb. insani olmayan tüm metodlar mübah sayılır. GDO faciası, en önemli, en yıkıcı silahların başında gelmektedir. Ebola/ Kuş gribi/ Kırım-Kongo hastalığı vb. hastalıkların tümü, laboratuar ürünüdür. Hem istenmeyen topluluklar tasfiye edilmekte hem de ilaç vurgunu yapılmaktadır.



d) Toprak kiralama yolu, bir diğer sömürü aracıdır. Afrika bu yolla tam bir açlığa mahkum kılınmaktadır. (Afrika'nın en zengin kaynaklarına ve verimli topraklarına sahip Somali'nin durumu, tam anlamı ile içler acısı bir örnektir. Aynı facia, Haiti'de yaşanmış, Fransa tarafından iliğine kadar soyulmuştur.)



e) Kültür emperyalizmi, ayrı bir silahtır. Özellikle gençlerin beyni yıkanmakta; lüks/ israf/ uyuşturucu/ kumar/ içki/fuhuş vb. kötülükler işlenmekte; milli ve manevi değerler yıpratılmaktadır.



En acıklı örneklerinden biri, maalesef yine Türkiye'dir. (Çevresine bakan bana hemen hak verecektir. İsrafın boyutlarını, obeziteyi, çöpe atılan ekmekleri, dökülen yemekleri, lüks tutkusunu, hızla artan fuhuş/ alkol/ uyuşturucu/ kumar illetlerini, hızla erozyona uğratılan milli ve manevi değerleri görecektir.)



3- Sömürücülerin icraatlarına; bir de altyapı yetersizliği sebebiyle daha şiddetle hissedilen kuraklık/ sel/ deprem vb. afetleri de ilave edersek; sömürülenlerin işinin nekadar zor olduğunu daha iyi idrak edebiliriz.



Peki bu düzene nasıl karşı çıkacağız? Ana merkezde, İlluminati denen, Siyonist ekibin bulunduğu bu çekirdek ekibin (Rockefeller, Roschild, Gates, Monsanto, Cargill vb. ailelerin) inşa ettiği zincirleri nasıl kıracağız?



1- Ülkesini, halkını, insanlığı seven herkes kendisini görevli sayacaktır. Dönen dolapları her yerde, her fırsatta dile getirecektir. Çıkar uğruna (yöneticisi, medyası, işadamı vs. olarak) bu zalimlere hizmet etmeyecektir.



2-Milli ve milletlerarası bir dayanışma ortamı sağlanması için azami gayret gösterilecektir. Bunun için başta İslam alemi olmak üzere her yerde halka dayanan, halka hesap veren, dış güçlere kulak asmayan yönetimler göreve getirilecektir. Tam demokrasinin mücadelesi verilecektir.



3- Bakınız, İslam dini ne mükemmel örnekler vermektedir. Kurban Bayramı fakirler için ne güzel imkanları sağlamıştır. (Eskiden, Hac'da kesilen kurbanlar çukurlara gömülürdü. Şimdi İslam Kalkınma Bankası kanalı ile tüm fakir ülkelere aktarılmaktadır. Türk hayırseverler de, dünyanın dört bir tarafında kurban bağışlamışlardır. Diyanet kendi başına çok güzel hizmetler vermiştir.)



İsraf ve lüksü terketmeliyiz. Komşusu aç iken tok uyuyan bizden değildir; Hadis-i Şerif'ini devamlı hatırlamalıyız. Zekat/ Fitre/ Karz-ı Hasen (faizsiz borç verme) / Sadaka görevlerini ihmal etmemeliyiz.



Gelişmiş ülkelerin fiyatları yüksek tutmak için denize döktüğü veya toprağa gömdüğü gıdalar ile tüm açların doyabileceğini unutmamalıyız.



Elimizle, dilimizle, kalbimizle bu sömürü düzenine karşı mücadele vermeliyiz...







Yorumlar








Aktif Ziyaretçi 12
Dün Tekil 825
Bugün Tekil 159
Toplam Tekil 1635690
IP 54.147.236.192






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































3 Rebiü'l-Evvel 1438
Aralık 2016
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Ben sadece asil bir ailenin evladı olmakla değil, fakat asil bir milletin evladı olmakla gururluyum.
(ATİLLA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.789 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

Sayac

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu